mahkeme 2023/225 E. 2023/1006 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/225
2023/1006
29 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/225
KARAR NO : 2023/1006
DAVA : Konkordatonun Feshi
DAVA TARİHİ : 25/10/2022
KARAR TARİHİ : 29/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan konkordatonun feshi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; bankalarında borçlu ... Ltd. Şti. hakkında, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ... Esas ... Karar sayılı dosyasından yapılan konkordato yargılaması sonucunda konkordatonun tasdik edildiğini, borçlu şirket açısından mahkeme tarafından alacaklarının 464.644,08-TL'lik kısmının kabul edildiğini, 03.05.2021 tarihli kararda, "... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı olan... Ltd. Şti.'nin konkordato projesinin İİK m.305 hükmü uyarınca tasdikine; davacının, konkordatoya tabi olan borçlarının İİK m.306 hükmü uyarınca ve revize ön proje gereği alacakların %100'ü olmak üzere tamamının ödenmesine; bu alacaklar ile ilgili herhangi bir faiz ödemesi yapılmamasına, davacı ... Şti.'nin konkordatoya tabi borçlarının, mahkememizce tasdik kararının verildiği tarihten itibaren bir yılı ödemesiz dönem olmak üzere, borçlarını ödemek üzere talep ettiği 60 aylık (5 yıllık) sürenin ilk bir yılı ödemesiz olmak üzere, konkordatoya tabi borçların alacaklılarına ilk taksit ödemesinin, konkordatonun mahkememizce tasdik olunduğu tarihten itibaren ödemesiz geçecek bir yıllık sürenin bitiminden sonra, -bir sonraki yılda tasdik kararının kesinleştiği güne isabet eden günde başlamak üzere- 60 ayda yıllar itibariyle aşağıda açıklanan gibi artan tutarlarda ödenmesine; bunun neticesinde 1.yılda ödemesiz geçecek dönem olmak üzere, 2.yılda toplam borcun %6'sının ve 12 eşit taksitte, 3.yılda toplam borcun %12'sinin ve 12 eşit taksitte, 4.yılda toplam borcun %20'sinin ve 12 eşit taksitte, 5.yılda toplam borcun %26'sının ve 12 eşit taksitte, 6.yılda toplam borcun %36'sının ve 12 eşit taksitte ödenmesine; davacı borçlu şirketin rehinli alacaklılara olan borçlarının İİK m.308/h uyarınca yapılandırılması noktasında talep olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, konkordato tasdik kararının kesinleşmesine gerek olmaksızın konkordato tasdikinin 03/05/2021 günü saat: 15:12 itibariyle sonuç doğurmasına..." şeklinde karar verildiğini, konkordato projesi kapsamında tasdik edilen ödeme planında bulunan, 03.05.2022 tarihinde ödenmeye başlanması gereken ve bu tarihe kadar ödenmesi gereken taksitlerin hiçbirinin ödenmediğini beyan ve gerekçelerle borçlu firmanın konkodatonun tasdiki ile ödenmesine karar verilen projede belirtilen ödeme planına uymaması ve banka alacağının ödenmemiş olması nedeniyle konkordatonun feshine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesi sunmadığı, davayı inkar eden konumda olduğu açıktır.
Dava konkordatonun kısmen feshine ilişkin olarak açılmıştır.
Davacının, 25/10/2022 tarihi itibariyle mahkememizin... E.sayılı konkordato tasdikine dair karar ile ilgili kısmen fesih niteliğinde olan konkordatonun feshi talebinde bulunduğu, tasdik kararının 03/05/2021 tarihli olup karar ile ilgili istinaf taleplerinin BAM tarafından red olunduğu, ancak akabinde BAM kararının Yargıtay 6.HD tarafından kaldırılmak suretiyle 10/10/2022 tarihi itibariyle bozma kararının verildiği, ancak bu davanın açıldığı tarih itibariyle ise bozma ilamına uyulup uyulmadığı noktasında henüz İDM tarafından bir karar verilmediği, adı geçen konkordato dosyasının bozma ilamı sonrası ve UYAP üzerinde yapılan incelemelere göre mahkememizin 2022/843 Esas numarasını aldığı, akabinde bu dosya üzerinde yapılan yargılamada 09/12/2022 tarihi itibariyle bu defa bozma ilamına uyulduğu, bozma ilamına uyulduğu an itibariyle mevcut yargısal uygulamada da kabul olunduğu üzere konkordato tasdikine dair mahkememizin 2019/42 E.sayılı kararının hukuken ortadan kalktığı tartışmasızdır.
İlk derece mahkeme kararının bozulmasıyla birlikte artık mahkememizce yeni bir hüküm verilmesi gereceği açıktır. Nitekim konkordato tasdikine ilişkin bulunan mahkememizin 2019/42E.sayılı dosyasının yapılan incelemesinde adı geçen bozma kararına mahkememizce uyulmuş ve akabinde Mahkememizin 2022/843E.sayılı dosyasına istinaden bu defa ve yeniden 17/01/2023 tarihi itibariyle ve temyiz yolu açık olmak üzere yeniden tasdik kararı oluşturulmuştur.
Bilindiği üzere konkordatonun kısmen feshi için, tasdik kararının kesinleşmesinin beklenmesi veya somut olayda olduğu üzere konkordatonun tasdiki ile sonuç doğması halinde konkordato tasdiki kararı kesinleşmeksizin fesih davası açılabilmesinin gerekli ve mümkün olduğu somut olayda kabul edilmiştir. Zira, konkordato feshi kararı kesinleşmeksizin sonuç doğurduğu halde konkordato projesi uyarınca kendisine ifada bulunmayan alacaklının kanunun kendisine tanımış olduğu konkordatonun kısmen feshi davası açamayacağını kabul etmek öncelikle kanunun lafzına aykırıdır. Kanun bu yönde davacı aleyhine bir düzenleme içermemektedir. Aksi düşünce davacının hak arama hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğurur. Bir başka deyişle konkordato projesi uyarınca ifada bulunulmayan alacaklının fesih davası açamayacağını veya konkordato kararının kesinleşmesini beklemesi gerektiğini ileri sürmek menfaatler teorisine de aykırıdır. Taraflar arasındaki hak ve borçların denkleştirilmesi açısından, konkordato kararı şeklen kesinleşmeden aleyhine sonuç doğan alacaklının, konkordato projesi uyarınca kendisine ifada bulunulmaması durumunda kısmen fesih dava açamaması hukuka aykırılığın devamına izin vermek anlamına gelecektir. Kanun, davacıya böyle bir fedakârlık da yüklememiştir.
O halde somut olayda davacının, konkordato projesi uyarınca kendilerine ifada bulunulmadığı yönünde vakıalara dayanmış olması karşısında konkordatonun kısmen feshi davası açma konusunda dava tarihi itibariyle aktif sıfatı ve dava açma hakkı olduğu, bir kısım doktrin görüşlerinin aksine olsa da kabul olunmuştur. Elbette feshe konu kararın somut olayda olduğu üzere yargılama sırasında usulen ortadan kalkması halinin ayrıca ele alınması gerekir.
Konkordatonun kısmen feshine esas olan tasdik kararına yönelik istinaf talebi BAM tarafından esastan reddolunmuş, Yargıtay tarafından ise BAM kararı kaldırılarak ilk derece mahkeme kararı bozulmuş, bu bozma ilamına ise mahkememizce uyulmuştur.
Bozma ilamının içeriği dikkate alındığında konkordatonun tasdik edilmemesi gerektiği noktasında "sınırlayıcı" içerik taşımaktadır. Bir başka deyişle Yargıtay'ın bozma ilamı "araştırmaya sevk edici" nitelik taşımamaktadır. Bu itibarla feshi istenilen konkordato tasdik kararına ait dosyadaki uyulan Yargıtay bozma ilamı nedeniyle, konkordatonun tasdikine yönelik bir araştırma yapılması gerekmediği açıktır. Bir başka deyişle adı geçen dosyada konkordato tasdik kararının verilmesi artık bozma ilamına uyulması sonucunda hukuken ve kesin olarak imkânsız hale gelmiştir. Bu itibarla bu aşamadan sonra konkordato tasdikine bağlı olan tüm hukuki sonuçlar açık ve kesin olarak hukuken ortadan kalkmıştır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki kısmen feshi istenen konkordato, 03/05/2021 tarihinde tasdik olunan konkordato tasdik kararıdır. Oysaki bozma kararına uyulmuş olduktan sonra feshi istenen bu tasdik kararının kesinleşmeyeceği hukuken ortaya çıkmıştır. Nitekim yukarıda açıklandığı üzere, mahkememizdeki yargılama sırasında bu defa ...E.sayılı dosyasına istinaden ve yeniden 17/01/2023 tarihi itibariyle tasdik kararı verilmiştir. Burada önemli olan husus doktrinde de kabul olunduğu üzere konkordatonun feshine ilişkin hususların, tasdik kararından sonraki sebep ve vakıalara dayanmasıdır. Halihazırda ve mahkememizdeki bu davada hüküm tarihi itibariyle dava dilekçesine konu olmayan başka bir tasdik kararı hukuken ortaya çıkmıştır. Bu kararın tarihi, esas numarası, karar numarası farklı olduğu gibi bozma ilamı çerçevesinde oluşturulan hüküm fıkrası dahi farklıdır.
O halde dava dilekçesine konu edilen ve feshi istenen tasdik kararının kesinleşmeyeceği açık olmakla artık bu yönden davanın reddolunması gerektiği mahkememizce kabul olunmuştur.
Nitekim Yargıtay 6.HD 2022/4950E. 2022/5860K.sayılı kararında;
(...)
Asıl ve birleşen davalar İİK’nın 308/e maddesi uyarınca açılan konkordatonun kısmen feshi istemine ilişkindir.
Konkordatonun kısmen ya da tamamen feshi için kesinleşmiş bir konkordato tasdik kararının bulunması gerekir. Mahkemenin gerekçesinde bu hususun aksini savunmuş olmasında isabet bulunmamaktadır. Ancak konkordatonun tasdik kararı yargılama aşamasında kesinleşmiş olduğundan bu konuda bozma yapılmamış, somut olaydaki diğer gerekçeler doğrultusunda verilen kararda isabet bulunması nedeneniyle kararın onanması gerekmiştir"
şeklindeki gerekçe ile kısmen fesih için en azından yargılama aşamasında da olsa kesinleşmiş bir tasdik kararının varlığını aramaktadır. Nitekim Yargıtay'ın adı geçen kararından sonra ise birçok bölge adliye mahkemesi tarafından da bu karar benimsenmiştir. (Antalya 11.HD 2023/417E. 2023/937K., İzmir BAM 17.HD 2021/1637E. 2021/1507K, Kayseri BAM 6.HD 2023/1243E. 2023/1325K.sayılı ve benzeri kararlar)
Somut olayda da olduğu üzere bu davaya esas olan ve kesinleşmemiş tasdik kararı, kanun yolu aşamasında ortadan kalkmıştır. Tasdik kararı kesinleşmeden davacının dava açabilmesinin mümkün olduğu mahkememizce kabul edilmekle birlikte bir anlamda özel dava şartı niteliğindeki kesinleşmiş bir konkordato tasdik kararının en azından hüküm tarihi itibariyle varlığını aramak gerekecektir. Aksi takdirde hukuken ortadan kalkmış, esas numarası, karar numarası ve karar tarihi ve en önemlisi hüküm fıkrası dahi değişmiş, ortadan kalkmış bir kararın feshi söz konusu olacaktır ki bu düşünce usul kurallarına da aykırıdır. Nitekim doktirnde de kısmen feshe konu olan tasdik kararı kesinleşmemiş ise davanın reddolunacağı gereceği benimsenmektedir. (Hakan Pekcanıtez/Güray Erdönmez, 7101 Sayılı Kanunla Yürürlüğe Giren Konkordato Hükümlerinin Değerlendirilmesi Bankacılar Dergisi, Sayfa 148; M.Serhat Sarısözen, Konkordato, 5.Baskı, Ankara, Sayfa 56; Ömer Ulukapı, Konkordatonun Feshi, 1.Baskı, Konya, Sayfa 2018; Taner Emre Yardımcı, Konkordatonun Bağlayıcılığını Sonlandırmak Üzere Yapılan Başvurunun Hukuki Niteliği, Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Cilt 6. Sayı 201-202, Sayfa 913)
Hal böyle olunca davacının bu davayı açmış olduğu tarih itibariyle dava açmakta haklı olduğu bir an için kabul olunsa dahi yargılama sırasında fesih talebine esas tasdik kararının esas numarası, karar numarası ve karar tarihi itibariyle ortadan kalkmış olduğu, hüküm fıkrasının değiştiği, bu suretle talebe konu tasdik kararının kesinleşme şartının bir anlamda özel dava şartının yerine gelemeyeceği aşikardır.
Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır. Davayı kazanan taraf davasını bir vekil vasıtası ile takip etmiş ise, haksız çıkan (davayı kaybeden) taraf yargılama gideri olarak vekalet ücretine de mahkum edilir. (HMK 323/1-ğ) Kural olarak, haksız dava açan veya haksız olarak aleyhine dava açılmasına sebebiyet veren kişi, bütün yargılama giderlerinden sorumlu olacaktır. Ancak, kusuru olmaksızın hakkında dava açılan ve aleyhine hüküm verilen tarafın aleyhine vekâlet ücreti hükmedilmesi ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulması doğru değildir. Bu anlatım çerçevesinde somut olaya bakıldığında davalı hakkında kesinleşmiş bir tasdik kararı mevcut olmadığı için davacının davasının reddine karar verilmiştir. Buna göre davacının, dava açtığı tarih itibariyle kesinleşmiş bir tasdik kararı olmasa dahi dava açabileceği mahkememizce benimsenmiş ise de en azından fesih davasının görülmesi aşamasında dava şartı niteliğinde olan tasdik kararının kesinleşmesi gerekmektedir. Oysaki somut olayda bu kararın kesinleşmeyeceği kesin ve açık olarak ortaya çıkmıştır. Artık bu şartlarda tasdik kararının kesinleşme şartı oluşmadığından bu haliyle fesih davasının görülebilmesi mümkün değildir. Bir başka deyişle davacı bu duruma rağmen derhal dava açmayı tercih etmekle usulen sonuçlarına katlanacaktır.
Yapılan açıklamalar karşısında konkordato tasdik kararının kesinleşme şartı oluşmadığından davacının davasının reddine dair karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Konkordato tasdik kararının kesinleşme şartı oluşmadığından davacının davasının reddine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 80,70TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından harcanan 3.000,00 TL bilirkişi ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde bakiye avansın iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren on günlük süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul BAM nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere vekillerin huzurunda ve oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.