mahkeme 2023/219 E. 2024/392 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/219

Karar No

2024/392

Karar Tarihi

21 Mayıs 2024

T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/219 Esas
KARAR NO : 2024/392

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/03/2023
KARAR TARİHİ : 21/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... isimli şahıs şirketi ile havalandırma üzerine imalat montaj ve satış işi yaptığını, her ne kadar şahıs firması olarak faaliyet yürütülüyor ve esnaf kaydı var ise de, müvekkilinin bilanço esasına göre defter tuttuğunu, her iki tarafın tacir olduğunu, dava konusu iş tarafların ticari işletmesiyle ilgili olduğunu, görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu, davalı, müvekkilinin firmadan ... işyerinde bulunan restoranın imalat bölümüne bir havalandırma tesisatı kurması talep ettiğini, bu kapsamda firma ... tarih ve ... numaralı faturanın içeriğinde yer alan malları davalının iş yerinde götürerek gerekli montajını yaparak davalının talep ettiği havalandırma tesisatını yaptığını, müvekkilinin davalıdan ödeme talep edince davalı önce bazı emiş problemleri olduğunu, beyan etmesi üzerine müvekkili firma çalışanları gidip gerekli müdahaleleri yaptığını, akabinde davalı bu kez belediyenin kendilerine çalışma ruhsatı vermediğini, zira yapılan havalandırma tesisatının yanında bir de baca olması gerektiğini, aksi taktirde çalışma ruhsatı verilemeyeceğini, müvekkilinin uzun süre davalının restoranının bulunduğu bina sakinleri tarafından restorana baca yapılması için muvafakatname vermesini, baca yapılmasını, ruhsat alınmasını vs. beklediğini davalının sürekli bina sakinlerinden muvakatname alamadığını, iş yerini açamadığını gibi mazeretler ileri sürerek ödemeyi geciktirmeye devam ettiğini, davalı firmanın, müvekkili ile görüşmeleri yürüten ... isimli kişiye bir kısım ödemeler yaptığını, makina iade edeceğini ama öncelikle bu ödemelerin iadesini talep ettiğini, müvekkilinin bu kişiye yapılmış bir ödeme var ise de bu ödemenin kendilerine gelmediğini, kendilerine yapılmış bir ödemenin olmadığını, ... isimli kişiyle ilişkilerinin iç ilişkileri olduğunu, davalının bu tavır ve tutumunda ısrar ettiğini, müvekkilinin haricen .... isimli kişiyle yaptığı görüşmede, kendisine 30.000 TL civarında bir ödeme olduğunu, ancak bu ödemeleri makineye istinaden yapılmadığını, kendisinin davalıya verdiği başkaca iş ve hizmetler nedeniyle alındığını, havalandırma tesisatıyla ilgisinin bulunmadığını, kendisinin de davalıdan ayrıca alacaklı olduğunu, kendi alacağının da ödenmediğini, icra takibinden sonra ... arabuluculuk bürosu ... Büro dosya numaralı ve yine ... Arabuluculuk dosya numarasıyla yürütülen arabuluculuk sürecinden de netice alınamadığını, anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, fazlaya dair her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının borçlu olması, yargılamanın alacağı zaman davalının kötü niyetli itirazı, alacaklarının her hangi bir teminat altına alınmamış olması, şirket ortağının yabancı olması, işyeri çalıştırma ruhsatlarını almamış olmaları ve bu nedenle her an yerinin kapanacak olması gibi nedenler he birlikte değerlendirildiğinde, ileride davalının mal kaçırması halinde müvekkilinin hak ve alacaklarına kavuşmasının imkansız hale geleceğini, mahkemenin teminatsız ve uygun göreceği nakti bir teminatla şimdilik dava dilekçelerinde belirtilen değer üzerinden davalının malvarlığının ihtiyaten haczine, davalarının kabulü ile davalının ... 2. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasına yaptığı haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline, takibin takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, davalının haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz etmesi ve alacaklarının likit olması nedeniyle asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama masraflarının ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava dilekçesinde her ne kadar davalının kendisinden restoranı için mufak bölümüne bir havalandırma tesisatı kurmasını talep ettiğini belirttiğini, fakat davalının davacıyla hiçbir şekilde iletişim kurmadığını, kendisinden böyle bir talepte de bulunulmadığını, davalı müvekkilinin davacıyla telefonda görüşmediğini, havalandırma cihazı ile ilgili bir talepte bulunmadığını, karşılıklı olarak bir araya gelmediğini, davalı müvekkilinin bir arkadaşı vasıtasıyla ... bölgesinde tesisat işleriyle uğraştığını, havalandırmayı kendisinin temin edebileceğini söyleyen ... isimli şahıs ile tanıştığını, Kökal Şimşek isimli bu şahsın kendisinin havalandırma cihazını temin edebileceğini ve tesisatını da kendisinin yapacağını müvekkiline belirttiğini, ... bölgesindeki birçok restoran ve cafeyle de çalıştığını söyleyen ... ile anlaştığını, kendisinden havalandırma cihazını getirip takmasını istediğini, müvekkilinin bu işlemler karşılığından ...isimli şahsa 119.000 TL ödeme yapacağını taahhüt ettiğini, bu ödemenin 34.606,22 TL'sini banka transferiyle gerçekleştirdiğini, 2022 Ağustos ayında ad 37.000 TL elden ödeme yaptığını, elden yapılan ödemeye ve diğer ödemelere ilişkin olarak ödemelerin ... tarafından alındığını gösteren imzalı evrakın da sunulduğunu, havalandırma cihazının restorana getirilmesi ve tesisatının yapılması konusunda yapılan toplam ödeme 71.606,22 TL olduğunu, cihazın montajının yapılmasından sonra havalandırmanın anlatıldığı gibi çalışmadığını, hamburgerlerden çıkan dumanı tam olarak içine çekmediğini tespit eden müvekkilinin, ...'i aradığını, cihazın iyi çalışmadığını, gelip kontrol etmesini talep ettiğini, cihazı kontrol eden ... parasının geri kalanını temin edebilmek için hiçbir sorun olmadığını, cihazın olması gerektiği gibi çalıştığını söylediğini, ... ve davalı müvekkilinin arasında geçen tüm konuşmalara tanıklık eden, 2022 yılında belirli bir dönem restoran müdürü olarak çalışmış olan ...'ın da bu hususlara ilişkin olarak tüm bildiklerini tanık olarak anlatmak istediğini, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
... tarafından hazırlanan 17/10/2023 tarihli bilirkişi raporu,
... tarafından hazırlanan 14/05/2024 tarihli bilirkişi ek raporu,
Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden davacı ...'e ait ticari işletme kaydı,
... 2. İcra Dairesi'nin ... İcra dosyasının tüm UYAP kayıtları,
... Vergi Dairesi Başkanlığı'ndan 2017-2018-2021-2022 yıllarına ait gelir vergisi beyannamelerinin birer sureti,
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, davacı tarafından davalı aleyhine fatura alacağının tahsili amacıyla yürütülen ... 2. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamı isteminden ibarettir.
İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:
1-İlamsız takip yapılmış olması,
2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,
4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.
Somut olayda, ... 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının tetkikinde; alacaklı davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 27/12/2022 tarihinde, 140.420,00-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının 25/11/2022 tarihli ... sayılı fatura alacağı olarak gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 11/01/2023 tarihinde tebliği üzerine yasal süresinde olan 16/01/2023 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca ve fer'ilerine itiraz edildiği, buna ilişkin taraflara tebliğ yapılmadığı ve bu sebeple eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde olan 27/03/2023 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222.maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Dosya kapsamında sunulan deliller uyarınca tanzim edilen bilirkişi kök ve ek raporu ile, tarafların ticari defter ve kayıtlarının taraflar lehine delil niteliğine haiz olduğu, davacı tarafın dava ve icra takibine konu ettiği alacağın dayanağı olan 25/11/2022 tarihli ... numaralı 140.420,00-TL tutarlı e-arşiv faturasını ... tarihinde ... yevmiye numarasıyla ticari defterlerinde kayıt altına aldığı, davalı şirketin ise dava ve icra takibine konu olan faturayı ticari defterlerinde kayıt altına almadığı, davacının uyuşmazlık konusu faturayı 25/11/2022 tarihinde ... mail adresine gönderdiği, ... Ticaret Odası kayıtlarına göre ... isimli kişinin davalı şirketin eski ortaklarından olduğu ve şirket müdürü olarak münferiden temsile yetkili olduğu, cevap dilekçesinde davalı tarafın davacı ile arasında ticari bir ilişki olmadığını belirttiği ve nitekim taraflar arasında takip tarihinden evvel süregelen ilişki bulunmadığı hususları tespit edilmiştir.
Kural olarak takip dayanağı faturaya itiraz edilmemesi akdi ilişkinin varlığının kanıtı değildir. Bu nedenle akdi ilişkinin inkarı halinde faturayı düzenleyen kimsenin bu ilişkinin varlığını da kanıtlaması gerekir. Ayrıca taraflar arasında sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura sayılmaz ve bu belgeye itiraz edilmemesi de bir sonuç doğurmaz (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 19/09/2018 Tarih 2017/19-915; 1338). Bir sözleşmeye dayanarak açılan davada fatura düzenleyen kimsenin sözleşmenin varlığını kanıtlaması gerekir. Akdi ilişki davalı tarafından inkar edildiğine göre, davalı akdin varlığını 6100 sayılı HMK'nın 200 ve sonraki maddeleri uyarınca yöntemine uygun kanıtlamalıdır (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 28/02/1997 Tarih ..., ... Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesi ...Esas...Karar). Zira fatura sözleşmenin kurulması aşaması ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir (... Bölge Adliye Mahkemesi 31.Hukuk Dairesi ... Esas... Karar).
Tüm dosya kapsamı uyarınca değerlendirme yapıldığında, taraflar arasında süregelen bir ticari ilişki bulunmadığı, davalı tarafın dava dışı ... ile anlaşma yaptığını beyan ederek davacı ile olan akdi ilişkiyi inkar ettiği, davacı tarafın bu doğrultuda sözleşmeyi ve fatura konusu edimini ifa ettiğini ispat etmesi gerektiği, oysa salt faturanın tebliğ edilmesinin davalı açısından hukuki olarak sonuç doğurmayacağı, zira davacının akdi ilişkiyi ve edimini ifa ettiğini 6100 sayılı HMK'nın 200 ve sonraki maddeleri uyarınca ispat edemediği, kaldı ki davalı tarafa faturanın usulüne uygun olarak tebliğ edildiğinden bahsedilemeyeceği, zira taraflar arasında süregelen bir ticari ilişki olmadığı ve sözleşme ibraz edilmediği için hangi adrese yapılan tebliğin hüküm ve sonuç doğuracağı belli olmadığından davalı şirkete usulüne uygun olarak bir tebliğ yapılması gerektiği, oysa faturanın daha önceden yazışma yazılmayan elektronik posta adresine gönderiliği ve davalının kayıtlı elektronik posta adresine gönderilmediği anlaşılmakla, ispat yükü üzerinde olan davacı tarafça davalı taraftan alacaklı olduğu usulüne uygun olarak ispat edilemediğinden sübut bulmayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve takdire bağlı aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptaline ve takibin devamına yönelik davanın REDDİNE,
2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL harçtan başlangıçta peşin alınan 1.695,93-TL peşin harcın mahsubu ile fazla olan 1.268,33-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 4.224,50-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 250,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davalı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 22.467,20-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde re'sen ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/05/2024

Katip ...

Hakim ...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim