Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/160

Karar No

2025/143

Karar Tarihi

18 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/160 Esas
KARAR NO : 2025/143

DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 06/03/2023
KARAR TARİHİ : 18/02/2025

Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı araç ile davalı ... A.Ş'nde trafik sigortalı olan ve davalı ... idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu davalı ...'ın %100 kusurlu bulunmuş olduğunu, müvekkilinin uğradığı zararı davalı sigorta şirketi tarafından aracın hasarlı kısımlarının parçalarının değiştirilmesi suretiyle giderilmiş olduğunu, fakat müvekkiline ait araçta parçalarının değiştirilmesi suretiyle giderilmiş olduğunu, fakat müvekkiline ait araçta meydana gelene hasar neticesinde müvekkilinin aracın değer kaybına uğramış olduğunu, müvekkilinin aracında kaza nedeniyle meydana gelen değer kaybı miktarının tespiti için bir ekspere başvurarak değer kaybı raporunun alınmış ve bu raporda göre müvekkiline ait araçta 19/07/2022 tarihinde meydana gelen kaza sonrasında 60.000,00-TL değer kaybı meydana geldiğinin tespit edilmiş olduğunu, bu rapor doğrultusunda sigorta şirketine taraflarınca arabulucuk başvurusunda bulunulduğunu, ancak davalıların, arabuluculuk son tutanağından da anlaşılacağı üzere değer kaybını karşılamamış olduğundan, işbu davayı açmak zorunda kaldıklarını, müvekkili şirkete ait araçta kaza nedeniyle meydana gelen değer kaybı miktarının tespit edilmek suretiyle değer kaybına ilişkin tazminatın sigorta şirketinden ve diğer davalıdan dava tarihinden itibaren uygulanacak en yüksek reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; tazminat talep eden araca ait hasarın tespiti için 19.08.2022 tarihinde ekspertiz raporu düzenlenmiş ve düzenlenen ekspertiz raporu uyarınca tazminat talep eden araç üzerinde 25.000,00-TL tutarında hasar tespit edilmiş olduğunu, akabinde müvekkili tarafından davacının kasko şirketi ... Sigorta A.Ş.'ne 28.12.2022 tarihinde 30.261,00-TL, 30.01.2023 tarihinde 871,00-TL ve 29.03.2023 tarihinde 898,00-TL olmak üzere toplam 32.030,00-TL'lik bedel ödenmiş olduğunu, daha sonradan davacı tarafından alınan 07.02.2023 tarihli ayrı bir raporda 60.000,00-TL değer kaybı tespit edilmiş olduğunu ve müvekkili tarafından davacının talebi kabul edilmediğinden uyuşmazlığın Yargıya intikal etmiş olduğunu, somut olayda, talep konusu değer kaybı bedeli alacağının, aracın söz konusu trafik kazası olmadan evvelki 2 kez kazaya karışmış ve onarılmış hali ile varsa, işbu trafik kazası sonrası onarım ve montaj işlemlerinin tamamlanması akabindeki piyasa değerine göre basit bir hesaplama ile ortaya çıkarılabilir bir miktar olduğunu, davacının, yargılama sırasında celp edilecek belge, resim vs. deliller doğrultusunda yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonrasında değer kaybı alacağının miktarının belirlenebilir hale geleceği şeklindeki iddiasının, alacağın zaten dava tarihinde belirlenebilir olması itibarıyla kabule şayan olmadığını, huzurdaki davada davacının, müvekkilinin sigortalısının haksız fiil sorumlusu olduğunu, hukuka aykırı fili, kusuru, zararı ve illiyet bağını ispatla yükümlü olduğunu, davacının ancak bu unsurları ispat ettikten sonra müvekkiline karşı talepte bulunabileceğini, somut olayda salt sigortalının kusurlu olduğunun ifade edildiği kaza tespit tutanağına dayanarak kusur yönünden bir tespit yapılmasının ve hüküm kurulmasının mümkün olmadığını, bir trafik kazasındaki kusur oranı hususu hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerden olduğundan bu hususun bilirkişiye tespit ettirilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, sigortalının kusurunun olduğu varsayımında dahi müvekkilinin oluşan zarardan yalnızca sigortalısının kusuru oranında sorumlu olacağını, davacının haksız fiil sorumluluğuna dayanarak müvekkili sigorta şirketinden talep ettiği hasar ve değer kaybı bedellerinin reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafından dayanılan eksper raporunda gösterilen değer kaybı hesaplamasının tam anlamıyla hukuka aykırı olduğunu, değer kaybı hesaplaması sanki kazaya karışan araç o ana kadar herhangi bir kaza yapmamış gibi (hasarsız gibi) hasarsız ikinci el rayiç bedelinin dikkate alınmış olduğunu, halbuki dava konusu aracın daha önceden de kazaya karışmış ve aracın karıştığı bu kazaların TRAMER kayıtlarında mevcut olduğunu, somut olaydaki aracın kaza tarihi itibariyle 67.000 km'yi devirmiş, modeli ve kullanılmışlık düzeyi de dikkate alındığında aracın çoğunluğu sol ön çamurluk kısmında olan hasar sebebiyle iddia edildiği kadar bir değer kaybının kabulünün mümkün olmayacağını, davacının değer kaybı alacağı bulunmadığını ve dolayısıyla davacının herhangi bir faiz alacağının da doğmamış olduğunu, söz konusu faiz alacağının kabul edildiği düşünülse dahi, faizin davacı yanın dilekçesinde de talep olunduğu üzere dava tarihinden itibaren işleyeceği sabit olmakla birlikte, söz konusu davanın haksız fiile dayanması sebebiyle işleyecek faiz türünün de yasal faiz olması gerektiğini, ... plakalı aracın, müvekkili sigorta şirketi tarafından ... nolu ZMS/Trafik Sigorta Poliçesi ile sigorta teminatı altına alınmış olup, anılan poliçe uyarınca maddi sigorta teminatının araç başına 50.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, müvekkilinin söz konusu kazaya ilişkin olarak 32.030,00-TL'lik hasar onarım bedeli ödemiş ve hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte teminat limiti dikkate alındığında, yalnızca 17.970,00-TL'lik bir sorumluluğunun söz konusu olabileceğini, teminat kapsamını aşan tutar bakımından müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasından dolayı usulden reddine, aksi halde talep miktarının düzelttirilerek eksik harcın tamamlattırılması için kesin süre verilmesine, davanın esastan reddine, davacının değer kaybı talebinin tamamen reddine, değer kaybından davalının sorumlu olduğuna kanaat getirilirse, Mahkemece ve bilirkişi marifetiyle tespit ettirilecek kusur oranında ve yine tespit ettirilecek değer kaybı bedelinden, davalı müvekkilin hali hazırda ödediği hasar bedeli ve poliçe kapsamında sorumlu olmadığı tutarın mahsup edilmesine, davacının faiz talebinin tamamen reddine, faiz talebinin kabul edilmesi halinde dava tarihinden itibaren yasal adi faizin uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Cevap: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracıyla 19.07.2022 tarihinde meydana gelen kazadan dolayı ... plakalı araca çarpması neticesinde kazanın meydana geldiği, kazada kusurlu bulunmasından dolayı tarafına değer kaybı davası açıldığı, o tarihte ... A.Ş.’de ... nolu poliçesinin mevcut olduğu, değer kaybının trafik sigortasından talep edilmesi rica ettiği, açılan davanın ödemesini kabul etmeyerek gereğini yapılmasını talep etmiştir.
Davacı vekili 18/11/2024 tarihli değer arttırım dilekçesinde özetle; davalarının belirsiz alacak davası olduğunu, alınan bilirkişi raporu ile değer kaybı tazminatının net 45.000,00-TL olduğunun tespit edildiğini, bu itibarla bilirkişi raporu uyarınca arttırılmış talepleri doğrultusunda davalarının kabulüne, tüm alacakları yönünden kaza tarihi itibariyle bankalarca uygulanan en yüksek reeskont avans faizi uygulanarak ödenmesine ve yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
.... ve ... tarafından hazırlanan 12/03/2024 tarihli bilirkişi raporu,
... Sigorta Anonim Şirketi'nden hasar dosyaları ve poliçeler,
... Sigorta Anonim Şirketi'nden ... numaralı hasar dosyası,
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden poliçe ve hasar bilgisi, kaza tespit tutanağı bilgisi, eksper rapor bilgisi,
... Anonim Şirketi'nden poliçe, ayrı ayrı dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, 19/07/2022 tarihli maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle ... plaka sayılı araçta oluşan değer kaybının karşı araç sigortacısı ve sürücüsünden tahsiline ilişkindir.
Dava Türüne İlişkin;
6100 sayılı HMK'nın 107. maddesinde ''(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.
(2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir.
(3) Ayrıca, kısmi eda davasının açılabildiği hâllerde, tespit davası da açılabilir ve bu durumda hukuki yararın var olduğu kabul edilir. '' hükmü düzenlenmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16/04/2019 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, somut olay bakımından davacının belirsiz tazminat alacağı davasına konu ettiği aracında oluşan değer kaybının varlığının ve miktarının belirlenebilmesinin ancak yargılama sırasında delilerin toplanıp değerlendirilmesinden yani 6100 sayılı HMK'nın 107/2 maddesinde belirtildiği gibi tahkikattan sonra mümkün olabilecektir. Bir başka anlatımla değer kaybının miktarının tespiti bilirkişi incelemesini gerektirmektedir. Bu nedenle davacının iddia ettiği zararın dava tarihi itibariyle miktar ve değerinin tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin davacıdan beklenemeyeceği kabul edilmelidir. Belirtilen nedenlerle, davacının davaya konu taleplerinin belirsiz alacak davasına konu olabilecek nitelikte olduğu ve dava tarihi itibariyle zararın miktar ve değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin davacıdan beklenemeyeceği anlaşılmakla HMK’nın 107. maddesine uygun olarak, aradaki hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar veya değeri belirtmek suretiyle dava açabileceği sonucuna varılmıştır. Nitekim bu doğrultuda davacı vekili tarafından sunulan 18/11/2024 tarihli dilekçenin dava değer artırım dilekçesi olarak kabul edilmesi gerektiği, dava dilekçesinde dava tarihinden itibaren faiz talep edilmişse de değer artırım dilekçesinde kaza tarihinden itibaren faiz talep edildiği, talep gibi değer artırım dilekçesindeki faiz başlangıç tarihinin değerlendirilmesi gerektiği (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Dairesi ...Esas ... Karar) kabul edilmiştir.
Haksız Eyleme ve Somut Olaya İlişkin;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesinde "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." düzenlemesi yer almaktadır.
Görüleceği üzere haksız fiil sorumluğundan bahsedilebilmesi için; fiil, hukuka aykırılık, illiyet bağı ve zarar unsurlarının tümünün birlikte gerçekleşmesi gerekir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
Somut uyuşmazlıkta, * Hadisenin, 19/07/2022 tarihinde davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki, kendi adına tescilli, davalı ... A.Ş. tarafından 26/02/2022-26/02/2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere maddi zararlarda araç başına azami 50.000,00-TL iken 01/07/2022 tarihinden itibaren 100.000,00-TL'ye yükseltilmiş limitli ... numaralı ZMS (Trafik) sigorta poliçesi ve dava dışı ... Sigorta A.Ş. tarafından 18/11/2021-18/11/2022 vadeli ... numaralı kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alınmış, ... plaka numaralı hususi minibüs ile seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde seyir halinde olan sürücü Selman Kantar'ın sevk ve idaresindeki, davacı ... Ltd. Şti. adına tescilli, ... A.Ş. tarafından 16/05/2022-... ... numaralı ZMS (Trafik) ve ... Sigorta A.Ş. tarafından 16/05/2022-16/05/2023 vadeli ... numaralı kasko sigorta poliçeleri ile teminat altına alınmış, ... plaka numaralı hususi otomobille çarpışması neticesinde iki araçlı ve maddi hasarlı trafık kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır.
Kusura ve Davaların Sorumluluğuna İlişkin;
Toplanan deliller ışığında tanzim edilen bilirkişi raporu ile, olayda yönetimindeki ... plaka sayılı hususi minibüs ile vaktin gündüz, hava ve görüşün açık olduğu, görüşe engel bir durumun bulunmadığı meskun mahalde bölünmemiş-iki yönlü 1405/5. sokak yolunu takiben düz seyir halinde iken olay mahalli olan + tipi dört yönlü kontrolsüz kavşak kesimine geldiğinde dik istikamette ilerlemeden önce fren tedbiri ile durup sağından yaklaşan taşıt trafiğini gereği gibi etkin şekilde kontrol etmesi gerekirken aksine davranarak tehlikeleri ön görmeyen, zamanında fren tedbiri ile yavaşlamadan mevcut hızını koruyarak ön tedbirsiz yaklaşan, yolu ve çevresini gereği gibi etkin şekilde kontrol etmeyen, sağından emniyetle duramayacak mesafede yaklaşan diğer otomobili, konumunu, hız ve mesafesini dikkate almayan, dağınık dikkatle kontrolsüz ilerleyerek ilk geçiş hakkını engelleyen, çıkış için uygun anı ve tehlikesiz şartların oluşmasını beklemeyen, olası kaza tehlikesini savuşturmak adına zamanında etkili fren veya direksiyon manevra tedbiri uygulayamayan, uyguladığı anda ise hız, süre ve mesafe nedeniyle etkisiz kalan, dalgın, kontrolsüz, dikkatsiz, özensiz ve tedbirsiz davranan davalı sürücü ...'ın %75 (yüzde yetmişbeş) oranında asli kusurlu olduğu; ... plaka sayılı hususi otomobil ile vaktin gündüz, hava ve görüşün açık olduğu, görüşe engel bir durumun bulunmadığı meskun mahalde bölünmemiş-iki yönlü .... sokak yolunu takiben düz seyir halinde iken olay mahalli + tipi dört yönlü kontrolsüz kavşak kesimine geldiğinde solundan gelen minibüs sürücüsüne nazaran ilk geçiş hakkına sahip olmasına rağmen bu hakkını kullanırken aksine davranarak müteyakkız olmayan, tehlikeleri ön görmeyen, yolu ve çevresini gereği gibi etkin şekilde kontrol etmeyen, zamanında fren tedbiri ile yavaşlamadan mevcut hızını koruyarak ön tedbirsiz yaklaşan, solundan emniyetle duramayacak mesafede yaklaşan diğer minibüsü, konumunu, hız ve mesafesini dikkate almayan, olası kaza tehlikesini savuşturmak adına zamanında etkili fren veya direksiyon manevra tedbiri uygulayamayan, uyguladığı anda ise süre ve mesafe nedeniyle etkisiz kalan, dalgın, kontrolsüz, dikkatsiz, özensiz ve tedbirsiz davranan sürücü ...'ın ise %25 (yüzde yirmibeş) oranında tali kusurlu olduğu kanaatinin bildirildiği, bilirkişi raporunda kusura ilişkin yapılan tespitlerin dosya kapsamı ile uyumlu olup denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 15.6.2011 tarih ... Esas...Karar, 22.2.2012 tarih ... Esas ...Karar, 16/1.2013 tarih ... Esas... Karar, Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 20/05/2013 tarih ...Esas ... Karar). Dolayısıyla, trafik kazası nedeniyle davacının zararından davalı sigorta şirketinin, sigortalı sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu amirdir. Zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunda ispat külfeti davalı sigorta şirketi üzerinde olup, sigorta şirketinin zararın poliçe kapsamı dışında kaldığını somut deliller ile ispat etmesi gerekir. Ancak buna yönelik bir iddia ve ispat söz konusu olmadığından davalı sigorta şirketinin de zarardan tam sorumlu olduğu kabul edilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, açıklanan hükümler uyarınca, davalı sigorta şirketinin, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortaladığı ... plaka sayılı araç sürücüsünün kusuru nispetinde yani %75 oranında meydana gelen zarardan sorumluluğu bulunduğu, davalı sürücünün ise haksız eylemi gerçekleştirmesi sebebiyle tam sorumluluğu bulunduğu, Karayolları Trafik Kanunu'nun 88.maddesinde yer alan "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur" düzenlemesine göre davalıların sorumluluklarının kanun gereği müteselsil olduğu, davalı sigorta şirketinin poliçedeki araç başı maddi hasar sorumluluğunun 100.000,00-TL sınırlı olduğu, yapılan ödeme iddiasına ilişkin delil sunulmadığından sorumluluğun toplam poliçe limiti dahilinde olduğu açıktır.
Değer Kaybı Hesabına İlişkin;
Araçta kaza sebebiyle oluşacak değer kaybı, aracın kaza sonrası onarımından sonraki değeri ile hasarsız değeri arasındaki farkı ifade eder (Yargıtay 17.Hukuk Dairesi ... Esas... Karar). Anayasa Mahkemesi'nin 09/10/2020 tarihli 2019/40 Esas... Karar sayılı ilamıyla, 2918 sayılı KTK'nın 90.maddesinin 1.cümlesinde yer alan '...ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda...' ibaresi ve 2.cümlesinde yer alan ''...ve genel şartlarda...'' ibaresi iptal edilip, yürürlüğünün durdurulmuş olduğu, 7327 sayılı Kanun'un 18.maddesi ile 09/06/2021 tarihinde, 2918 sayılı KTK'nın 90/1.maddesi 1.cümlesinden sonra eklenen ''a)Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak'' ibaresi de göz önüne alındığında değer kaybının bu kriterlere göre hesaplanacağı, başka bir ifade ile değer kaybının, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olduğu, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınarak belirlenmesi gerektiği (Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 07.03.2016 tarih ... Esas ... Karar) kabul edilmektedir.
Dosya kapsamında anılan ilkeler ve yerleşik kararlar dikkate alınarak tanzim edilen bilirkişi raporu ile, aracın kazadan önceki kazasız ikinci el piyasa rayiç değerinin 560.000,00-TL olduğu, kaza sonrası ise onarılmış haliyle değerinin 500.000,00-TL olduğu, bu durumda davalılardan değer kaybının 60.000,00-TL olması gerektiği, davalı sürücünün %75 oranında kusurlu olması nedeniyle davalılardan değer kaybı talebinin 45.000,00-TL olabileceği, Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi yanıtı, aracın eski tramer kayıtları doğrultusunda bilirkişi raporunda yapılan tespitlerin denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu ve nisbi metoda göre hesaplama yapıldığı, bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere, davacının maliki olduğu araçta kaza nedeniyle meydana gelen ve illiyet bağı bulunan değer kaybı olan toplam 60.000,00-TL'nin dikkate alınması gerektiği değerlendirilmiştir.
Temerrüde ve Faize İlişkin;
2918 sayılı KTK'nın 98/1, 99/1.maddeleri ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B.2-b.maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğünün bulunduğu, davalı sürücü yönünden ise herhangi bir ihtar yahut ihbara gerek kalmaksızın haksız eylem tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği, bununla birlikte, davacı aracın hususi araç olduğu, ticari taksi olmadığı anlaşıldığından talep gibi yasal faizin hesaplanması gerektiği (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4.Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar) anlaşılmıştır.
Tüm Dosya Kapsamına İlişkin;
Yukarıda izah olunan gerekçelerle, taraf iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu, taraflarca ibraz edilen ve mahkememizce celp edilen deliller ile tüm dosya kapsamı nazara alınmak suretiyle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
Davanın KABULÜ ile,
1-Araç değer kaybı alacağı olan 45.000,00-TL'nin, davalı ... yönünden haksız eylem tarihi olan 19/07/2022 tarihinden, davalı ... Anonim Şirketi yönünden ise temerrüt tarihi olan 30/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (davalı ... Anonim Şirketi bakiye poliçe limiti olan 100.000,00-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... Şirketi'ne verilmesine,
2-Kabul edilen dava değeri (45.000,00-TL) üzerinden alınması gereken 3.073,95-TL harçtan başlangıçta peşin alınan 179,90-TL peşin harç, 770,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 949,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.124,05-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 179,90-TL peşin harç, 770,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 949,90-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 5.948,75-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalılar tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/02/2025

Katip

Hakim

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim