Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/13
2026/77
29 Ocak 2026
T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/13 Esas
KARAR NO : 2026/77
DAVA : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi), İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 03/01/2023
KARAR TARİHİ : 29/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından, müvekkilin mezkür kullanım yerinde kaçak elektrik kullanıldığı iddiası ile...tarihli ve ... numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı (ek-5) düzenlendiğini ve bu tutanağa dayanılarak tanzim edilen 15.12.2022 tarihli, ... no'lu ve 683.238,97-TL lik kaçak elektrik tüketim faturası ve 15.12.2022 tarihli, ... no'lu ve 308.830,59-TL'lık ek tüketim faturası ile müvekkil adına toplam 992.069,56-TL kaçak elektrik tüketim borcu tahakkuk ettirilmiş olduğunu, ... tarih ve ... sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren ve somut uyuşmazlıkta uygulama yeri olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin “Kaçak Elektrik Enerjisi Tespit Süreci” başlıklı m.43/5 hükmü ise “Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesi esastır.” yönünde düzenleme içermekte olduğunu, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği, kaçak elektrik enerjisi tespit sürecinde tanzimini öngördüğü (m.43) kaçak elektrik tespit tutanağının aksi ispatlanıncaya kadar geçerli belge olduğuna dair herhangi bir düzenleme içermediğini , bu yönde düzenleme içeren herhangi bir hukuk normun da olmadığını, özel hukuk tüzel kişisi olan davalı şirket tarafından, tarafı olduğu uyuşmazlıkta tek taraflı olarak düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağı, HMK.m.204 hükmüne göre aksi ispatlanıncaya kadar geçerli resmi senet niteliğinde delil niteliğinde olmadığını, emsal nitelikli başkaca Yargıtay içtihatlarına” göre de, davalı şirket, haksız fiil nitelikli kaçak elektrik kullanım iddiasını ispatla yükümlü olduğu gibi, davalı şirket tarafından tek taraflı olarak düzenlenen ve müvekkil şirketin temsil ve ilzama yetkili temsilcisinin imzasını içermeyen kaçak elektrik tespit tutanağı, kaçak elektrik kullanım iddiasını ispata elverişli ve yeterli delil vasfında olmadığını, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olmadığını, yönetmelik hükümleri özellikle “Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesi esastır.” şeklindeki düzenleme ile menfi tespit davalarındaki genel kural birlikte değerlendirildiğinde; ispat yükü, abonesi olan davacının sözleşme hükümlerine aykırı olarak kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden davalı şirkete ait olduğunu, davacı müvekkil şirket tarafından, haksız ve mesnetsiz iddianın aksine kaçak elektrik enerjisi kullanılmamış olduğunu, müvekkilin, davaya konu faturalar ile tahakkuk ettirilen kaçak elektrik bedelinin tamamından sorumlu ve borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiğini, davacı müvekkilin, davalı tarafından düzenlenen 15.12.2022 tarihli, ... no'lu ve 683.238,97-TL bedelli ve 15.12.2022 tarihli, ... no'lu ve 308.830,59-TL bedelli faturalar ile borç olarak tahakkuk ettirilen toplam 992.069,56-TL'nın şimdilik 500,00-TL kısmından borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin görevleri kapsamında yapılan denetimlerde davalının "..." adresinde kaçak elektrik kullandığı tespit edilmiştir. 13.12.2022 tarihli ...seri numaralı “Yapılan kontrollerde Kayıtlı sözleşmeli sayacın şebeke giriş ...'sinden harici hat çekilerek kaçak elektrik kullanıldığı tespiti" gerekçesi ile kaçak/usulsüz elektrik tüketim tespit tutanakları tutulduğunu ve kaçak kullanıma ilişkin tahakkuk eden bedelin tahsili için davalı borçlu adına fatura düzenlendiğini, davalı tarafça perakende satış sözleşmesi imzalanmadan, kesilen elektriğin açılması, kuruma kayıtlı olmayan sayaçtan enerji kullanılması sebepleri ile mevzuatın ilgili maddelerine aykırı hareket edildiğini, davacının kaçak elektrik kullandığının sabit olduğunu, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği uyarınca yapılan rutin araştırmalar esnasında davalının mevzuata aykırı şekilde elektrik kullandığı tespit edildiğini Kanun çerçevesinde işlem yapıldığını, yapılan işlem neticesinde davacıya faturalar tahakkuk ettirildiğini, müvekkil şirketin görevleri kapsamında yapılan denetimlerde davalının "..." adresinde kaçak elektrik kullandığı tespit edildiğini, ...tarihli ... seri numaralı kaçak tutanağında kaçak tespitini yapan kaçak/usulsüz kullanım tutanağında imzası bulunan tutanak münzilerinin imzaları dışında davacı şirketin çalışanı olan ...'ın da imzası bulunmakta olduğunu, kaçak elektrik kullanımına ilişkin fotoğraflar ve video kayıtları bulunmakta olduğunu, gerek kaçak tutanağı gerekse de açak elektrik kullanımına ilişkin fotoğraflar ve video kayıtları ile davacı şirketin kaçak elektrik kullandığını, kaçak/usulsüz kullanım tutanağında imzası bulunan tutanak münzilerinin imzaları dışında davacı şirketin çalışanı olan ...'ın da imzası bulunmakta olduğunu, bu duruma rağmen kaçak tutanağında ki tespitlere davacı şirketin itirazda bulunmaması da davacının iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunun göstergesi olduğunu, Yargıtay kararlarında kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğu belirtilmekte olduğunu, müvekkili kurum tarafından tutulan kaçak elektrik tutanağına ve kaçak elektrik faturasında davalı borçlunun ödemesi gereken kaçak elektrik faturası açıkça ortada olduğunu, davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaate ise davacının diğer tüm talepleriyle, haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine borçlunun alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur.
Davacının elektrik kullanan şirket, davalının ise görevli tedarik şirketi sıfatıyla trafo üzerinden elektrik veren şirket olduğu, davalı şirketin ise harici hat çekildiği iddiası ile kaçak elektrik kullanıldığını belirtmek suretiyle tutanak düzenleyen konumunda olduğu, davacının bu tutanağa karşı menfi tespit davası açtığı tartışmasızdır.
Taraflar arasında tartışmalı olan husus davalı tarafından düzenlenen kaçak elektrik tutanağına konu olacak şekilde davacı tarafından kaçak elektrik kullanılıp kullanılmadığı, fotoğraf, video ve tutanak olarak davalının dayanmış olduğu delillerin Yargıtay uygulaması da gözetildiğinde birbiriyle uyumlu olup olmadığı, davalının mahallinde kurulu olan tesisata ilişkin olmak üzere kurulu güç yönünden dahi beyanlarının bulunduğu dikkate alındığında davacının kaçak elektrik kullanımına dair vakıanın teknik açıdan anlaşılır olup olmadığı , özellikle Yargıtayın uygulaması gereği bu davaya konu olan kaçak elektrik kullanımı uyuşmazlığı noktasında tarafların sıfatı, iddia ve savunmaları, tahakkuk yapılması gereken tarih itibariyle yürürlükte olan yönetmelik ,kurul kararları gibi mevzuat ile mevcut sözleşme hükümlerine göre tahakkukların denetlenmesi sonrası kaçak tutanağa ilişkin tespit tarihi itibariyle yürürlükte olan mevzuatın ne olduğu, bu tespite göre doğru şekilde kaçak tüketim tahakkuku yapılmasını gerektirir hal ve fiili durumun teknik olarak olup olmadığı, buna göre hesaplanması gereken tahakkukun ne olduğu, davacının dava konusu yaptığı 992.069,56-TL bedelin kaç TL'sinden teknik olarak borçlu olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Deliller toplandıktan sonra mahallinde keşif yapılmış iki tanığın beyanı alınmış ve bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.
15/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda "Detayları raporda verildiği şekliyle kaçak hattın termik manyetiş şalter üzerinden sayaç hariici geçirildiği, ancak kaçak hat üzerinde 79,79 kW'lık cihaz bulunmasının teknik gerekçelerden dolayı mümkün olmadığı, kaçak hat üzerinde ... ekibinin akım ölçümlerine göre 15,5 kW'lık elektrikli cihaz bulunabileceği görülmektedir. Dosyadaki bilgilere göre davacı taraf işyerini 26.08.2022 tarihinde resmi olarak devir almıştır. Bu durumda kaçak hat davacıdan çok önce faaliyettedir. Davacı taraf işyerini kullanmaya başladığında mevcut olan tüm okul araç, gereç ve elektrik tesisatını devir alarak kullanmaya başlamıştır. Ayrıca, davacı tarafın elektrik tesisatını kullanmaya başladığında, harici hattı bilmesi ve tespit etmesi mümkün değildir. Bu nedenle davacı taraf için yapılan kaçak tespitinin ve kaçak elektrik faturasının iptal edilmesi gerektiği, davacıya 26.08.2022-13.12.2022 tarihleri arası için sayaçta kaydedilmeyen günlük 15,5 kW güç üzerinden normal tüketim faturası düzenlenmesi gerektiği kanaatine varılmıuştır. Buna göre, davacıya tahakkuku yapılması gereken ek tüketim faturası aşağıda düzenlenmiştir. 26.12.2022 son ödeme tarihli ek tahakkuk elektrik faturaşı: Ek tahakkuk süresi : 26.08.2022 - 13.12.2022 -tarihleri arası 109 gün Enerji miktarız 109 gün x 15,5 kW x 8 h/gün - 13.516 kWh Düşük Enerji bedeli : 638,76 kWh x 1,478864 TL/kWh - 944,65 TL. Düşük Enerji bedeli : 12.877,24 kWh x 1,809848 TL/kWh - 23.305,85 TL. Dağıtım bedeli : 13.516 kW x 0,332383 TL/kWh - 4.492,48 TL. BTV : 0,05 x (944,65 4 23.305,85 ) TL. - 1.212,53 TL. Toplam 29.955,51 TL. KDV : 0,18 x 29.955,51 TL. - 5.391,99 TL. FATURA BEDELİ : 35.347,50 TL. Son ödeme tarihi : 26.12.2022 Neticede, dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacının harici hattan hiçbir şekilde haberinin olmasının mümkün olmadığı, bu nedenle kaçak tutanağı ve buna istinaden düzenlenen tahakkuklardan sorumlu olamayacağı, davacının sorumlu olduğu dönemde sayaçta kaydedilmeyen elektrik enerji miktarının 13.516 kWh, bunun parasal karşılığının 35.347,50 TL olduğu" demişlerdir.
Birinci bilirkişi heyetinin kök raporuna yapılan itiraz sonucu alınan 15/04/2024 tarihli ek raporda davacının elektrik enerjisinden sorumlu olduğu 35.347,57-TL'nin tanzim edilen 992.069,56-TL lik faturadan mahsup edildiğinde davacı tarafın 956.722,06-TL den borçlu olmadığının tespiti gerektiğini rapor etmişlerdir.
Mahkememiz dosyası ile birleşen ... 15.ATM ... Esas sayılı dosyanın bu dosyadan tefrikine 08/02/2024 tarihli celsede karar verilmiştir.
Dava devam ederken davacı ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında ihtirazi kayıtla 1.446.320,50-TL'yi davalı ... adına icra dosyasına ödemiş olup sunulan 31/05/2024 tarihli dilekçe ile davanın istirdat davası olarak devamına karar verilmesini talep etmiştir.
İkinci bilirkişi heyeti sunmuş olduğu 28/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda "Tutanak tarihi itibariyle ki davacı tüketimi, ELEKTRİK PİYASASI TÜKETİCİ HİZMETLERİ YÖNETMELİĞİ madde 42-b hükmü doğrultusunda kaçak elektrik tüketimidir. Yukarıda kaçak ve kaçak ek tahakkuk başlıklar altında değerlendirme yapılmıştır. Kanaatimiz, dosya kapsamına sunulan 15.12.2023 tarihli bilirkişi raporu doğrultusundadır. İlgili raporda 1,5 ceza katsayısı uygulanmamıştır. Oysa tutanak tarihi itibariyle ki davacı tüketimi kaçak elektrik tüketimi olduğundan, kullanıcı konumundaki davacının tutanaktan sorumlu tutulabileceği, bu nedenle de hesaplamalarımıza 1,5 ceza katsayısı uygulanmıştır. Tutanak kayıtlarına geçen “çekilen akım değerlerine göre belirlenen güç”, mevzuatta dikkate alınması istenen harici hat üzerindeki güç bakımından tereddütsüz değerdir. Üstelik bu değer (harici hat üzerindeki akımlara göre belirlenen) bilirkişilerce mahallinde tespit edilen güç değeri ile de orantılıdır. Bu nedenle mevzuatça da bu tespit desteklendiğinden kaçak tahakkuk hesaplamalarında 15,56 kwatt güç değeri dikkate alınması gerekeceği kanaatine varılmıştır. Önceki bilirkişi raporları ile asıl dosyada davalı ... vekilinin itirazları bakımından yukarıda başlık açılarak değerlendirme yapılmıştır. Yukarıda tutanak tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili hükümleri huzurdaki dava konusu tutanak için tek tek uyarlanmış olup, davacının 76.729,74 TL. Kaçak tahakkukundansorumlututulabileceğikanaatinevarılmıştır.¸
Davacı tarafın 915.339,82 TL. menfi tespit talebi olabileceği,
BİRLEŞEN DOSYA BAKIMINDAN;
Takibin, 76.729,74 TL. (asıl alacak) * 447,59 TL. (gecikmiş gün faizi) *80,57 TL. (Faiz KDV si) olmak üzere toplam 77.257,90 TL. üzerinden davalı ...Ltd. Şti. adına devam edebileceği," görüş ve kanaatini sunmuşlardır.
Her iki rapor arasında (1.heyet ve 2.heyet:15/12/2023 ve 28/07/2024) tek fark birinci raporun kaçak elektrik hesabına göre yapılmayıp 2.raporun kaçak elektrik olması nedeniyle 1,5 kat uygulanması nedeniyle olup 2.bilirkişi heyeti aradaki farkın nedenini 24/03/2025 tarihli ek raporunda izah etmiştir. Davacının dava konusu yere gelmeden önce de kaçak elektrik kullanımı olduğundan kendisinden önceki dönemden sorumluluğu olmayıp sadece dava konusu yerde bulunduğu dönem için sorumluluğu mevcut olup her iki bilirkişi heyeti de buna uygun (yani sadece bu dönemi esas alarak) hesaplama yapmıştır. Harici hat çekilerek kaçak elektrik kullanıldığı sabit olduğundan 2.heyetin raporu esas alınmıştır.
Davacı taraf önce birleşen sonra tefrik edilen ... 15.ATM ...Esas sayılı dosyanın açılmasına sebep teşkil eden ... İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasına 26/09/2023 tarihli tahsilat makbuzu ile 1.446.320,50-TL 'lik ödeme yapmıştır. Bu ödemeyi yaptıktan sonra verdiği dilekçede davayı istirdat davası olarak devam edilmesini istemiştir. Eksik harç tamamlanmıştır.
İcra dosyasına ödeme yapıldığından ödeme tarihi itibariyle önceki heyetin belirlediği değer esas alındığında istirdatı gereken miktarın tespiti için 3.bilirkişi raporu alınmıştır.
10/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda" Davacının sorumlu olduğu asıl borç miktarının 76.729,74 b» olduğu, Bu tutar üzerinden takip öncesi ve sonrası avans faizinin uygulanması gerektiği, Takip sonrası faiz kalemlerine KDV ilavesinin hukuken mümkün olmadığı, KDV'nin yalnızca mal veya hizmet teslimine ilişkin işlemlerle sınırlı olarak dikkate alınabileceği, Bu kapsamda, Davacı ...Ltd.Şti.'nin, dosya kapsamında ödemekle yükümlü olduğu toplam borç miktarı 104.589,15- b olup, yaptığı toplam 1.446.320,50 b ödeme neticesinde, davalı ... A.Ş.'den istirdata konu edeceği (geri isteyeceği) fazla ödeme miktarı 1.341.731,35 b olarak hesaplanmıştır."denilmiştir.
Davacı vekili de istirdat davasını son rapora göre ıslah etmiştir. Islah dilekçesi ile davacı son bilirkişi raporuna uygun olarak 1.347.615,57-TL'nin ödeme tarihi olan 26/09/2023 tarihinden itibaren işleyen avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde 26/09/2023 tarihli tahsilat makbuzu ile 1.446.320,50-TL'nin davacıdan tahsil edildiği anlaşılmıştır. Yine aynı icra dosyasında bulunan aynı tarihli reddiyat makbuzu incelendiğinde tahsil edilen bu paradan tahsil harcı, cezaevi harcı kesildikten sonra 1.335.442,79-TL'nin davalı ...'a icradan ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla menfi tespit davasından dönüşen istirdat davası gereğince son bilirkişi raporu ile belirlenen 1.341.731,35-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyen faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerekir. Taraflar tacir olup davacı istirdat davasında avans faizi talep ettiğinden bu talebi kabul edilmiştir. Yine davacı taraf menfi tespit davası açarken icra tazminatı istemiş ise de davalı taraf kötü niyetli olmadığından davalı aleyhine tazminata hükmedilmemiştir.
HÜKÜM;Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının menfi tespitten istirdat davasına dönüşen davasının KABULÜ ile, 1.341.731,35-TL'nin ödeme tarihi olan 26/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davalı kötüniyetli olmadığından icra tazminatı talebinin REDDİNE,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 91.653,66-TL harçtan peşin olarak yatırılan 179,90-TL + 16.762,16 TL tamamlama harcı +6.071,84 TL tamlama harcı olmak üzere toplam 23.013,90 harcın mahsubu ile 68.639,76 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 23.013,90 TL harç, 2.600-TL ATGV ücreti, 500,75 TL posta ve tebligat masrafı 15.000-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 41.114,65-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereği hesaplanan 205.842,39 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalı tarafından harcanan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde bakiye avansın iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 29/01/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.