mahkeme 2022/881 E. 2024/391 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/881
2024/391
21 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/881 Esas
KARAR NO : 2024/391
DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ : 09/02/2016
KARAR TARİHİ : 21/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından ...adresinde bulunan iş yerinin 10/12/2014 - 10/12/2015 tarihleri arasında sigortalandığını, 23/06/2015 tarihinde yağış sonucu şehir kanalizasyon sisteminin yetersiz kalması nedeniyle su baskını tarihinde yağış sonucu şehir kanalizasyon sisteminin yetersiz kalması nedeniyle su baskını yaşandığını, su baskını nedeniyle sigorta kapsamında 02/07/2015 tarihinde 38.850,00 TL tazminat ödendiğini, 6102 Sayılı TTK'nın 147/2 maddesi uyarınca hasarın oluşmasında davalı kurumun sorumlu olması nedeniyle sigortalıya ödenen tazminatın davalı kurumdan talep ve rücu hakkı doğduğunu, davanın kabulü ile 02/07/2015 tarihinden işleyecek yasal avans faiziyle birlikte 38.850,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı cevap dilekçesinde özetle; Açılan davanın bir tazminat davası olduğunu, TBK'nın 41. maddesine göre tazminatın sorumluluğunun doğması için gerekli şartların söz konusu davada müvekkili idare yönünden doğmadığını, sigortalının ... Yönetmeliğine uygun hareket etmediğinin, olayın oluş şeklinin yağmursuyu kanalı olmaması nedeniyle gerçekleştiğini, ayrıca hasar geldiği yerde yapılan incelemede atıksu hatlarından herhangi bir tıkanıklığın oluşmadığının tespit edildiğini, aleyhe açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı yana bırakılmasını talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
... ve ... tarafından hazırlanan 09/02/2024 tarihli bilirkişi heyet raporu,
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ödemiş olduğu hasar tazminatının 6102 sayılı TTK'nın 1472.maddesi uyarınca ve halefiyet ilkesi gereğince hasara sebep olduğunu iddia ettiği davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472.maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. 6102 sayılı TTK'nın 1472.maddesinden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir.
Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür.
Somut uyuşmazlıkta, davacı sigorta şirketi ile dava dışı ... Ltd. Şti arasında 10/12/2014-10/12/2015 tarihlerini kapsayan işyeri paket sigorta poliçesi düzenlendiği, 23/06/2015 tarihinde riziko adresi olan "..." adresinde su baskını meydana geldiği, davacı sigorta şirketinin sigortalısına 02/07/2015 tarihinde 38.850,00-TL hasar ödemesi yaptığı, davacı tarafından, sigortalı işyerinin bulunduğu bina önündeki rögarın tıkanması ve bu sırada yağan yağmur sularının ana yolda yetersiz olan kanallardan taşarak sigortalı işyerinin bodrum katının içerisine sirayet etmesi sonucunda oluştuğunu ve oluşan hasardaki sorumluluğun davalı idare ... Gn. Md.'de olduğunu iddia ederek ödenen tazminatın davalıdan rücuen tahsilini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalının sorumluluğu bulunup bulunmadığı teknik bir mesele olduğundan dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporu ile, su baskının kanalizasyon sisteminden değil yağmur suyu akışından kaynaklandığı, sorumluluğun ilçe belediyesinde olduğu, yağmur suyunun uzaklaştırılması ana arterlerde Büyükşehir Belediyesi'nin, ara sokaklarda ise İlçe Belediyesi'nin sorumluluğunda olduğu, ancak dava konusu su baskını olayında 23/06/2015 tarihinde yaşanan aşırı yağmur yağışı neticesinde; dava konusu su hasarının meydana geldiği işyerinin yer aldığı binanın bodrum katının yol seviyesi ile aynı kotta bulunması, bahçe katı ile yol seviyesi arasında yoldan akan sel sularının içeriye girmesini engelleyecek herhangi bir engelin bulunmaması, yoldan sel sularının rahatlıkla içeriye girebildiğinin tespit edilmesi, binanın dışında bulanan ve binayı çevreleyen yollardan akan sel sularının binanın bodrum kat bahçesinden içeriye dolması, binanın rögar sisteminin yeterli olmaması sebebiyle suların iş yerine girerek iş yerine ve içerisinde bulunan emtialara hasar verdiği, bodrum katta bulunan işyerinin önünden geçen yolların bağlantı şekilleri ve kotları dikkate alındığında yoldan akan sel sularının rahatlıkla içeriye girmiş olduğu, bodrum kata dışarıdaki yollardan giren sel sularının bodrumdaki bahçe katına girmesini önleyecek hiçbir tedbirin, önlemin ilçe belediyesince sokak kapsamında ve mülk sahipleri tarafından taşınmazlarının parsel sınırında önlem alınmaması sonucunda suların bahçe katına girerek bodrum katlarındaki işyerine girmesi sonucunda zararın meydana geldiği, olayın sorumlusunun gerekli tedbirleri almayan mülk sahipleri olduğu, davalı ...'nin ve ilçe belediyesinin olayın meydana gelmesinde bir kusurunun bulunmadığı kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Yapılan açıklamalar karşısında; dava dışı sigortalının iş yerinde meydana gelen su baskınında, hasara şehir kanalizasyon sisteminin yetersizliğinin sebep olduğu davacı tarafından ispat edilemediğinden (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi 2020/1623 Esas 2023/926 Karar) ve davalının kusursuz sorumluluğu bulunmadığından davalının sorumluğuna gidilemeyeceği, başka bir anlatımla davacı sigorta şirketinin 6102 sayılı TTK'nın 1472.maddesi uyarınca sigortalısının haklarına halef olarak zararın rücusunu davalıdan talep edemeyeceği anlaşılmakla, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu da dikkate alınmak suretiyle ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
1-Davanın REDDİNE,
2- Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcının, başlangıçta yatırılan 663,47-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla yatan 235,87-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve e-duruşma ile katılan davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/05/2024
Katip
Hakim
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.