Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/841
2025/101
10 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2022/841
KARAR NO : 2025/101
DAVA : ALACAK (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/11/2018
KARAR TARİHİ : 10/02/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen ALACAK davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili Tüketici Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle; Davacılar murisi Müteveffa ... (TC:...) dava dışı ... bankası A.Ş ... Şubesinden kredi kullandığını, son kredi kullanımını ve 06/09/2017 tarihli ... Sigorta poliçesinin düzenlenmesinden sadece 4 gün sonra 10/09/2017 tarihinde ani kalp durması nedeni ile vefat ettiğini, ...'nün vefatından sonra mirasçıları olan davacılar davalı sigorta şirketine ölüm tazminatının ödenmesi talebi ile başvurduklarını, ancak 21/03/2012 tarihinde Nazofarenks kanseri (üst yutak kanseri) bulgusuna rastlanıldığını, tazminat talepleri yükümlülüğüne aykırı davranıldığı reddedildiğini, müteveffanın bu hastalık ile ilgili bir tedavi görmediğini, sadece tespit edilen bir iki küçük kitlenin takibe alındığını ölüm nedeni olan ani kalp durması olup Nazofarenks Kanseri (üst yutak kanseri) arasında bir illiyet bağının olmadığını, davalı sigorta şirketi basiretli bir tacir gibi davranmadığını asgari özen yükümlülüğüne ve yönetmeliğin amir hükümlerine uygun davranmadığını müvekkillerini zarara uğrattığını, ...yat Sigortası kapsamında olan (26.12.2016-25.12.2017 tarihli, ... poliçe numaralı ve 55.498,05.-TL vefat teminatlı, 01.10.2016-30.09.2017 tarihli, ... poliçe numaralı ve 31.989,00.-TL vefat teminatlı, ... tarihli, ... poliçe numaralı ve 155.250,00.-TL vefat teminatlı olmak üzere toplam=) 242,373,05.-TL'nin müvekkillerine (davada daini mürtehin ... Bankası A.Ş olup, müvekkillerin davaya konu kredi borçlarını yasal takibe uğrama korkusu ile ödemekte olduklarından, dava sonucunda ödemedikleri kısımların daini mürtehine ödenmesini, ödeme yaptıkları kısımların ise kendilerine ödenmesi kaydı ile) ölüm tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesini, ancak genel ekonomik zorluklar neticesinde söz konusu bankaya vadesi gelen taksitle ödenememiş olup, dava sonuçlanıncaya kadar ... Bankası A.Ş'ye olan kredi ödemelerin tedbiren durdurulmasını, müvekkilleri hakkında icrai işlem yapılmamasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... A.Ş vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile davacı murisleri arasındaki dava, Sigorta Hukuku ve bu bağlamda ... Sigortaları Türk Ticaret Kanununda düzenlenmiş olup, mutlak ticari dava niteliğinde olup, bunun için Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, sigorta sözleşmesinin müvekkili ile ... bankası arasında düzenlendiğinden husumetin bankaya yöneltilmesi gerektiğini, pasif husumet ehliyetlerinin olmadığını (Emsal: Yargıtay 11. HD'nin 27.02.2003 gün ve ... E. - ...K., 17. Hukuk Dairesi'nin ... E. - ... K.), sigorta sözleşmesi uyarınca kanser hastalığına bağlı vefatın sözleşmenin 12. Maddesi ile 'Teminat Dışı Haller' kısmında sigorta teminatı kapsamı dışında olduğunu, sigortalının mevcut hastalığını bilmesine rağmen beyan formunda bunu bildirmeyerek beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığını, davacıların iddialarını kabul etmediklerini belirterek davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; ... Sigorta Sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasında dava dışı sigortalı müteveffanın dava dışı ... bankası A.Ş ... Şubesinden kredi kullandığı ve krediler nedeniyle dava dilekçesinde belirtilen hayat sigortası poliçelerinin düzenlendiği, primlerin ödendiği, dava dışı bankanın dain-i mürtehin olduğu, kredi borçlusunun 10.09.2017 tarihinde kalp krizinden vefat ettiği hususlarında taraflar arasında tartışma bulunmamaktadır.
Çözümlenmesi gereken sorun, davacıların murisi ...'nün ölüm nedeni olan ani kalp durmasının, vefattan önce tedavi gördüğü Nazofarenks Kanseri (üst yutak kanseri) arasında bir illiyet bağının olup olmadığı, müteveffanın söz konusu kanser hastalığı nedeniyle kalp krizi geçirip geçirmediği, illiyet bağı var ise tazminat talebinin sigorta teminat kapsamında olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;
Dava konusu poliçelerin incelenmesinde 10.maddede dava dışı ... bankası A.Ş. ... Şubesinin dain-i mürtehin olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle 30.12.2022 tarihli tensibin 3 nolu ara kararı ile dava dışı bankadan davaya muvafakatlarının bulunup bulunmadığı sorulmuş, verilen 12.01.2023 tarih, ... nolu ve... Esas ... Hk konulu cevabi yazıda "Mahkemenizde görülen davanın dilekçesi incelenmiş olup ... (TC ...)'nün kredileri kapalı olduğundan herhangi bir alacağımız bulunmamaktadır." denilmiştir. Cevabi yazıda açıkça muvafakat verilmese de murisin bankaya borcunun bulunmadığı belirtildiğinden açık muvafakat şartı aranmamıştır.
Davacıların murisinin ölüm nedeni olan ani kalp durmasının, vefattan önce tedavi gördüğü Nazofarenks Kanseri (üst yutak kanseri) arasında bir illiyet bağının olup olmadığı, müteveffanın söz konusu kanser hastalığı nedeniyle kalp krizi geçirip geçirmediği, bu rahatsızlığın (Nazofarenks (üst yutak) kanseri) ne zaman başladığı ve ilk teşhisin hangi tarihte konulduğu, hususunda İstanbul Adli Tıp Kurumu başkanlığından rapor istenmesine karar verilmiş, ...Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ...İhtisas Dairesi 29.11.2023 tarih ve 7892 sayılı raporu ile "Kişi ile ... A.Ş. arasında 6.9.2017 başlangıç tarihli hayat sigortası poliçesi düzenlenildiği, sigorta düzenlenmesinden 4 gün sonra 10.9.2017 tarihinde öldüğü bildirilen ... oğlu 1951 doğumlu ... hakkında düzenlenmiş olan dava dosyasının tetkikinde;
1)Adli dosyada kayıtlı bilgilerde;
Kişi ile ...A.Ş. arasında 6.9.2017 başlangıç tarihli hayat sigortası poliçesi düzenlenildiği kayıtlı olduğu,
2)Tıbbi belgelerden kişiye ... Fak Hastanesi’nde 7.3.2005 tarihinde yapılan Lenf nodu-pankreas-dalak biyopsi işlemi sonrası alınan materyalin histopatolojik incelemesi sonucu düzenlenen 31.3.2005 tarihli patoloji raporu ile kişiye “T Hücreli anaplastik büyük hücreli lenfoma” tanısı konulduğu, takip eden dönemde bu tanıya uygun takip ve tedavilerinin yapıldığı,
... Hastanesi’nin 12.7.2016 tarihli takip kaydında; toraks BT stabil, batın BT stabil (dalak lojunda 11 mm nodülarite, sol inguinalde 2.5 cmlik fasya defekti, Boyun BT stabil, boyun LAP larında regresyon) “ tarif edildiği,
3)Dosya kapsamına yeni eklenen ...Lüleburgaz Devlet Hastanesi’nin 10.9.2017 tarihli Acil Poliklinik epikriz raporunda kişinin hastane aciline solunumu ve dolaşımı durmuş olarak getirildiği, yeniden canlandırma işlemleri yapıldığı, arrest kaydı bulunduğu, dosya kapsamında kişinin ölüm sebebi ve mekanizmasını açıklayacak ölüm anına ait ekg, eko, kardiak enzim tetkiki bir tıbbi belge bulunmadığı, dosya kapsamındaki kan laboratuar tetkiklerinin kişinin arrest olmasından sonraki değerler olduğu, zamanında otopsi yapılarak dokularda makroskobik, mikroskobik incelemeler ile toksikolojik analizler de yapılmamış olduğu cihetle;
Mevcut bulgular ile kişinin kesin ölüm sebebi ve mekanizmasının tespit edilemediği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde rapor vermiştir.
Tarafların itirazları üzerine bu kez 29.04.2024 tarihli celsede; Mahkememizin 24.04.2023 tarihli celsesinin 7 nolu ara kararı ile "...Davacıların mirasçısının müteveffa Zekeriya Küllü'nün ölüm nedeni olan ani kalp durmasının vefattan önce tedavi gördüğü nazofarenks kanseri (üst yutak kanseri) arasında bir illiyet bağının olup olmadığı, müteveffanın söz konusu kanser hastalığı nedeniyle kalp krizi geçirip geçirmediği..." hususunda rapor istendiği, verilen raporun sonuç kısmının 3 nolu bendinin sonunda "...Mevcut bulgular ile kişinin kesin ölüm sebebi ve mekanizmasının tespit edilemediği .."nin bildirildiği, bu görüşün mahkememizde ve davalı tarafta illiyet bağı yönünden tereddüde neden olduğu, bu nedenle "...ölüm nedeni olan ani kalp durmasının vefattan önce tedavi gördüğü nazofarenks kanseri (üst yutak kanseri) arasında bir illiyet bağının olup olmadığı, müteveffanın söz konusu kanser hastalığı nedeniyle kalp krizi geçirip geçirmediği, mevcut raporda ulaşılan sonucun illiyet bağının tespit edilemediği veya bu konuda kesin bir şey söylehnemeyeceği şeklinde yorumlanıp yorumlanamayacağı...." hususunda talebimizi karşılar şekilde ek rapor istenmesi için İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 1.İhtisas dairesine müzekkere yazılmasına karar verilmiş, 24.05.2024 tarih ve 3591 sayılı raporla aynı şekilde cevap verilmiştir.
Buna göre;Davacıların murisi müteveffa ...'nün ölüm nedeni olan ani kalp durmasının vefattan önce tedavi gördüğü nazofarenks kanseri (üst yutak kanseri) arasında bir illiyet bağının olup olmadığı, müteveffanın söz konusu kanser hastalığı nedeniyle kalp krizi geçirip geçirmediği tespit edilememiştir. Dolayısıyla davalı sigorta şirketinin dayanağı olan, kalp krizinin kanser sonucu oluştuğu ispatlanamamış durumdadır. Bu nedenle tazminat hesabı yapılması için sigortacı bilirkişiden bilirkişi raporu alınmıştır. Davcıların murisinin yukarıda açıklandığı üzere dava dışı dain-i mürtehin ... Bankasına borcu kalmadığı, bu nedenle muvafakatına ihtiyaç olmadığı anlaşıldığından bankacı bilirkişinin görüşün ve hesaplama yapmasına ihtiyaç duyulmamıştır.
Mahkememizce alınan 05.12.2024 tarihli bilirkişi raporunda; hukuki tasnif ve takdiri mahkemeye ait olmak üzere; Meydana gelen ölüm hadisesinin poliçe vadesinde meydana geldiği ve davalı şirketin vefat tazminatından sorumlu olacağı, Dain-i Mürtehin bankanın alacağının bulunmaması halinde azami poliçe teminatı toplamının 242.737,05.-TL olduğu, beyan edilmeyen hastalıklar sebebiyle davalı şirketin sorumluluğunun ağırlaştığı ve alınan prim ile alınması gereken prim farkının hesaplanması durumunda davacıların talep edebileceği tazminat tutarının 182.052,79.-TL olacağı, er bir davalının 1 pay oranında miras hakkına sahip olduğu ve 1 paya tekabül eden tazminat tutarının 45.513,19.-TL olacağı, davalı şirketin 15.05.2018 tarihinden itibaren mütemerrit olacağı ve faiz sorumluluğunun başlayacağı yönünde görüş bildirilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalardan sonra somut olaya gelince;
Sigorta sözleşmesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1401/(1). maddesinde: "Sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun, meydana gelmesi hâlinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği sözleşmedir. Sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun, meydana gelmesi hâlinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği sözleşmedir." şeklinde tanımlanmıştır.
Sigorta ettiren; prim ödeme, doğru beyanda bulunma, ağırlaşan rizikoyu bildirme, rizikoyu bildirme, rizikodan sonra zararı azaltma ve kurtarma yükümlülüğü altındadır.
Sigortacı ise; TTK'nin 1421/(1) maddesi gereğince; "Aksine sözleşme yoksa, sigortacının sorumluluğu primin veya ilk taksidinin ödenmesi ile başlar; kara ve denizde eşya taşıma işlerine ilişkin sigortalarda, sigortacı, sözleşmenin yapılmasıyla sorumlu olur." hükmü gereğince poliçe verme ve riziko gerçekleştiğinde sigorta tazminatı ya da bedelini ödeme yükümlülüğü altındadır.
Sigorta sözleşmeleri iyi niyet sözleşmeleri olup, taraflar sözleşme kurulması aşamasında birbirlerini aydınlatma yükümlülüğü altındadır. "Aydınlatma Yükümlülüğü" başlıklı TTK 1423. Maddesi: “Sigortacı ve acentesi, sigorta sözleşmesinin kurulmasından önce, gerekli inceleme süresi de tanınmak şartıyla kurulacak sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri, sigortalının haklarını, sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere bağlı bildirim yükümlülüklerini sigorta ettirene yazılı olarak bildirir. Ayrıca, poliçeden bağımsız olarak sözleşme süresince sigorta ilişkisi bakımından önemli sayılabilecek olayları ve gelişmeleri sigortalıya yazılı olarak açıklar.
Aydınlatma açıklamasının verilmemesi hâlinde, sigorta ettiren, sözleşmenin yapılmasına ondört gün içinde itiraz etmemişse, sözleşme poliçede yazılı şartlarla yapılmış olur. Aydınlatma açıklamasının verildiğinin ispatı sigortacıya aittir.
Hazine Müsteşarlığı, çeşitli ülkelerin ve özellikle Avrupa Birliğinin düzenlemelerini dikkate alarak, tüketiciyi aydınlatma açıklamasının şeklini ve içeriğini belirler." hükmünü haizdir.
Yukarıda açıklanan madde hükmüne göre poliçenin sigortalıya tesliminden sonra sigortalı tarafından 14 gün içinde itiraz edilmemişse poliçede belirtilen şartlarla geçerli hale geleceği düzenlenmiştir.
6102 sayılı TTK'nun 1435. maddesinde "Sigorta ettiren, sözleşmenin yapılması sırasında bildiği veya bilmesi gereken tüm önemli hususları sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. Sigortacıya bildirilmeyen, eksik veya yanlış bildirilen hususlar, sözleşmenin yapılmamasını veya değişik şartlarda yapılmasını gerektirecek nitelikte ise, önemli kabul edilir. Sigortacı tarafından yazılı veya sözlü olarak sorulan hususlar, aksi ispat edilinceye kadar önemli sayılır" denilmek suretiyle; sigorta ettirenin, sözleşmenin kurulması sırasındaki doğru beyan yükümlülüğünün kapsamı düzenlenmiştir.
Doğru beyanda bulunmama halinde 6102 Sayılı TTK’nin 1439. maddesinde hükme bağlandığı üzere: "(1)Sigortacı için önemli olan bir husus bildirilmemiş veya yanlış bildirilmiş olduğu takdirde, sigortacı 1440. maddede belirtilen süre içinde sözleşmeden cayabilir veya prim farkı isteyebilir. İstenilen prim farkının on gün içinde kabul edilmemesi hâlinde, sözleşmeden cayılmış kabul olunur. Önemli olan bir hususun sigorta ettirenin kusuru sonucu öğrenilememiş olması veya sigorta ettiren tarafından önemli sayılmaması durumu değiştirmez.
(2)Rizikonun gerçekleşmesinden sonra, sigorta ettirenin ihmali ile beyan yükümlülüğü ihlal edildiği takdirde, bu ihlal tazminatın veya bedelin miktarına yahut rizikonun gerçekleşmesine etki edebilecek nitelikte ise, ihmalin derecesine göre tazminattan indirim yapılır. Sigorta ettirenin kusuru kast derecesinde ise beyan yükümlülüğünün ihlali ile gerçekleşen riziko arasında bağlantı varsa, sigortacının tazminat veya bedel ödeme borcu ortadan kalkar; bağlantı yoksa, sigortacı ödenen primle ödenmesi gereken prim arasındaki oranı dikkate alarak sigorta tazminatını veya bedelini öder." düzenlemesi yer almaktadır.
Sigorta sözleşmesi kurulurken sigortalıya yüklenen doğru bilgi verme (ihbar) yükümlülüğünü düzenleyen 6102 sayılı TTK 1435, 1439 ve 1440. maddeleri her ne kadar mal sigortalarına ilişkin bulunmakta ise de, Yargıtay'ın yerleşik kararları ile hayat sigortalarında da uygulanmaktadır. Hatta anılan bu düzenleme, ... Sigortası Genel Şartlarının C-2.2. maddesi ile sözleşme hükmü halini almıştır. ... Sigortası Genel Şartlarının C-2.2. maddesi düzenlemesine göre sigorta şirketinin sorusu üzerine veya her hangi bir soru sorulmadan (dolayısı ile buna ilişkin bir form doldurulmadan) sigortalı, sözleşmesinin yapılması sırasında kendisinin bildiği ve sigortacının sözleşmeyi yapmamasını veya daha ağır şartlarla yapmasını gerektirecek bütün halleri sigortacıya bildirmekle yükümlüdür.
Müteveffanın dava dışı ... bankası ... şubesinden tarımsal krediler kullandığı, bu krediler nedeniyle yukarıda belirtilen ve raporda açıklanan hayat sigorta poliçelerinin düzenlenmiştir. Dava dışı ... Bankası'nın krediler nedeniyle poliçelerde Dain-i Mürtehin olarak yer almıştır. Davacıların murisi borçlu ... 10/09/2017 tarihinde ani kalp durması nedeni ile vefat etmiştir. ... 4. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu mirasçılık belgesine göre geriye davacılar mirasçı olarak kalmıştır. ...'nün vefatından sonra mirasçıları olan davacılar davalı sigorta şirketine ölüm tazminatının ödenmesi talebi ile başvurdukları ancak taleplerinin 21/03/2012 tarihinde Nazofarenks kanseri (üst yutak kanseri) bulgusuna rastlanıldığı belirtilerek tazminat talepleri beyan yükümlülüğüne aykırı davranıldığı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Murisin sağlık beyan formunda herhangi bir sağlık sorununun olmadığını beyan ettiği görülmüştür.
Adli Tıptan alınan rapora göre murisin tedavi gördüğü kanser rahatsızlığının ölüm nedeni olan kalp krizi ile arasında tam bir kesinlik, illiyet bağı tespit edilememiştir. İlliyet bağının ispatı davalı sigorta şirketi üzerinde olduğundan, ölüm sebebi olan kalp krizine kanser hastalığının sebep olmadığı kabul edilmiştir.
Müteveffa sigortalının sağlık beyan formunda kanser hastalığını gizlediği de bir gerçektir. Beyan edilmeyen hastalığı ile ölüm sebebi arasında illiyet bağı bulunduğu ispatlanamasa da davalı sigortacının beyan edilmeyen hastalıklar sebebiyle sorumluluğunun ağırlaştığı, bu nedenle tazminatın alınan prim ile alınması gereken prim oranında proporsiyona göre ödenmesi gerekeceği muhakkaktır. Genel uygulamada alınması gereken ile alınan prim arasındaki farkın % 25 oranında olduğu kabul edilmektedir (Emsal; Yargıtay 4.HD.nin 13.06.2023 tarih ve ... E.... K.).
Bilirkişi raporunda da işaret edildiği üzere davalı şirketin poliçe teminatları kapsamında sorumluluğunun (55.498,05.-TL + 31.989,00.-TL + 155.250,00.-TL =) 242.737,05.-TL olduğu anlaşılmaktadır. % 25 proporsiyon indimi (242.737,05.-TL : 4=) 60.684,26.- TL düşüldüğünde davacıların talep edebileceği tazminat miktarının ve davalının sorumluluğunun 182.052,79.-TL olduğu kabul edilmiştir.
Davalı şirketin vefat tazminatı sorumluluğunun 182.052,79.-TL olacağı hesaplanmıştır.
Davalı sigorta şirketi (...A.Ş.) ... Bankası ... Şubesine yazdığı 15.05.2018 tarihli yazılarında tazminat ödemesi yapılmayacağını bildirdiğinden, davalı şirketin bu tarih itibariyle temerrüde düştüğü kabul edilmiştir.
Bu aşamada davacı vekili bilirkişi raporuna itirazında sağlık beyan formundaki "HAYIR" yazısının müteveffanın eli ürünü olup olmadığının araştırılmasını, yazı incelemesi yapılmasını istemiş ise de dava dilekçesinde yer almayan bu iddia, davanın basit yargılamaya tabi olması nedeniyle HMK.nun 319.maddesinde belirtilen iddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağına aykırılık oluşturduğundan kabul edilmemiştir.
Raporda tazminat miktarı davacıların paylarına göre hesaplama yapılarak her bir davacı için ayrı ayrı belirlenmiş ise de talep bu yönde olmadığından taleple bağlı kalınarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın KISMEN KABULÜNE,
1-15.05.2018 tarihinden geçerli yasal faizi ile birlikte 182.052,79.-TL tazminat alacağının davalıdan alınarak DAVACILARA VERİLMESİNE,
Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE,
2-Alınması gereken karar ve ilam harcı 12.436,02-TL olup, peşin alınan 4.145,34-TL harcın mahsubu ile bakiye 8.290,68-TL karar ve ilâm harcının DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafça yapılan posta ve tebligat masrafı 546,35-TL, bilirkişi ve ATK faturası ücreti 13.298,00-TL toplamı 13.844,35-TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre hesaplanan 10.383,26-TL yargılama gideri ile ilk dava açma gideri (başvuru harcı, peşin harç toplamı) 4.226,04-TL'nin toplamı 14.609,30-TL yargılama giderinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACILARA VERİLMESİNE, BAKİYESİNİN DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (kabul olan dava değeri üzerinden) 30.000,00-TL maktu vekâlet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACILARA VERİLMESİNE,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (reddolan dava değeri üzerinden) 30.000,00-TL maktu vekâlet ücretinin DAVACILARDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.10/02/2025
KATİP
HAKİM
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.