mahkeme 2022/820 E. 2024/279 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/820
2024/279
2 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/820 Esas
KARAR NO : 2024/279
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/11/2022
KARAR TARİHİ : 02/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında bir ticari ilişki söz konusu olduğunu, müvekkili şirketin davalı şirketten 262.494,34 TL alacağı bulunduğunu, karşı taraf firma, müvekkilin alacağını uzun bir süre sürüncemede bıraktığını, müvekkili tarafından zaman zaman karşı firma nezdinde muhatabın bulunamadığını, ödeme yapmayan karşı tarafa ... 27. Noterliğinin ... tarih ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiğini, borçlu firmanın ... adresindeki genel merkeze gönderilerek cari hesabın kat edildiği ve cari hesap mutabakatındaki 262.494,34 TL'nin müvekkiline ödenmesinin ihtar edildiğini, buna rağmen herhangi bir ödene alınamadığını, taraflarına dönüş yapılmadığını, müvekkili şirket alacağa ilişkin olarak 16/03/2022 tarihinde ... 26. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibinin başlatıldığını, 17/03/2022 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğunu, anlaşma sağlanamadığını, .. 26. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibinin devamına, davalının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesi ve delil listesi HMK'nın emredici hükümlerine gereğince usulüne uygun olmadığını, dava dilekçesinde iddia ve beyanları ispat ile mükellef olup, delillerin sunması gerektiği halde dava dilekçesi içinde, davaya konu olayı ve taleplerini ispatlayan yeterli belge ve delil sunulmadığını, müvekkili şirketin pl, sat-öde, konsinye ve toplu alım şeklinde ürün tedarik ettiği birden farklı tür tedarik sözleşmesi tipi olduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin uzun süredir devam etmekte olduğunu, davacı iade alınmayan ürünleri mülkiyetinin davalıya geçeceğini bildiğini, davacı taraflar arasında sözleşmeler yokmuş gibi ... 26. İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyası ile alacağından icra takibine geçerek, davalı müvekkili şirkete ödeme emri gönderildiğini, davalı müvekkili şirketin, taraflar arasındaki sözleşmeye göre tahakkuk etmiş olduğunu borcun bulunmadığından borca itiraz edildiğini, likit olmayan alacak için icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
... tarafından hazırlanan 25/05/2023 tarihli bilirkişi raporu.
... tarafından hazırlanan 12/09/2023 tarihli bilirkişi ek raporu ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alındı.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, cari hesap alacağına ilişkin yürütülen ... 26. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bilindiği gibi sulh görülmekte olan bir davanın taraflarının karşılıklı anlaşma ile dava konusu uyuşmazlığa son vermeleridir. Sulh sözleşmesi mahkeme önünde yapılabileceği gibi mahkeme dışında da yapılabilir. Taraflar, mahkeme dışında yapmış oldukları yazılı bir sulh sözleşmesini mahkemeye verirler ve buna (yazılı sulh sözleşmesine) göre davada sulh olduklarını bildirirlerse, bu yazılı sulh sözleşmesinin mahkemeye verildiği duruşma tutanağına yazılır (HMK.m.154,3/f). Bu halde, mahkemeye verilen yazılı sulh sözleşmesinin ayrıca tutanağa geçirilmesine (yazılmasına) gerek yoktur. Çünkü duruşma tutanağında eklendiği yazılı olan belgelerin içeriği de tutanak metni hükmündedir (HMK.m.154,4). Ancak bu halde, mahkemeye verilen yazılı sulh sözleşmesinin duruşmada tarafların önünde okunması, okunduğunun da duruşma tutanağına yazılması ve ondan sonra tutanağın (m.154,3/ç’ye göre) taraflara (veya sulh için yetkili vekillerine) imza ettirilmesi gerekir. Böylece, mahkeme dışı sulh, mahkeme içi sulha dönüşür. Mahkeme önünde sulh şarta bağlı olarak yapılabilir. Sulh sözleşmesinin şarta bağlı olarak yapılmış olması halinde, mahkemenin, böyle bir sulh sözleşmesine dayanarak esas hakkında karar (hüküm) vermesi imkansızdır. Çünkü şarta bağlı hüküm verilemez. Taraflar şarta bağlı şekilde sulh olmakla, davaya son vermek istediklerinden, başka bir deyişle davanın takibinden vazgeçtiklerinden (HMK.m.123), bu halde mahkemenin “karar verilmesine yer olmadığına” biçiminde bir kararla davayı sonuçlandırması gerekir (HMK.m.315,1).
Sulh şarta bağlı değilse sulh üzerine mahkemenin vereceği karar, tarafların talebine göre iki şekilde olabilir:
a)Taraflar, mahkemenin, sulhe (sözleşmesine) göre bir karar vermesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verilir (HMK.m.315,1). Taraflar sulhu tespit etmesini isterlerse, o zaman mahkeme, sulhu HMK.m.154,3/ç’ye göre tutanağa geçirir ve “karar verilmesine yer olmadığı” (HMK.m.315,1/c.2) biçiminde bir kararla davanın son bulduğunu tespit etmekle yetinir. Çünkü, davanın sahibi taraflardır ve hâkim onların talebinden fazlaya karar veremez (HMK.m.26).
b)Taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, mahkeme, sulh sözleşmesine göre bir karar (hüküm) vermek zorundadır. Özellikle tarafların, aralarındaki uyuşmazlığın esaslı noktalarında sulh olmaları halinde, bunun bütün ayrıntıları ile birlikte bir mahkeme kararında (hükmünde) belirtilmesini istemelerinde hukuki yararları vardır.
Taraflar sulh olurken aynı zamanda yargılama giderleri hakkında da bir anlaşmaya varmışlarsa, mahkeme, tarafların anlaşmasına göre tarafların ödeyecekleri yargılama giderlerini sulh nedeniyle davayı sona erdiren kararında belirtir. Taraflar, sulh sözleşmesinde yargılama giderlerinden söz etmemişlerse mahkeme, yargılama giderleri üzerinde de bir anlaşmaya varmaları için taraflara bir imkân verir. Taraflar, yargılama giderleri hakkında bir anlaşmaya varamazlarsa mahkeme, yargılama giderlerini, sulh sözleşmesindeki (kısmi) kabul ve feragat edilen miktarlar oranında taraflar arasında paylaştırır (HMK.m.326,2); yani taraflardan birini, o oranda yargılama gideri ödemeye mahkûm eder. Taraflardan biri (veya her ikisi) davayı bir vekil (avukat) vasıtasıyla takip etmiş ise, mahkeme, karşı tarafı (veya her iki tarafı) sulh sözleşmesindeki kabul ve feragat oranında vekâlet ücreti ödemeye mahkûm eder (HMK.m.323,1/ğ; 326,2). Bu vekâlet ücretine, tarifeye göre hükmedilir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacı vekili ile davalı vekili arasında e imzalı olarak düzenlenen 21/03/2024 tarihli "borç kabul ve ödeme protokolü" başlıklı protokol uyarınca sulhün sağlandığı, tarafların sulh sözleşmesi yapmaya yetkili oldukları, imzalanan sulh protokolünün içeriğinin icra takibine konu alacak istemine ilişkin olduğu, tarafların talepleri de dikkate alınarak sulh protokolüne göre karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür. Somut olayda, taraflar arasında yapılan sulh sözleşmesinin mahkeme dışı sulh niteliğinde olduğu ve tarafların karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi yönünde talep birliği içinde bulundukları anlaşılmaktadır. Taraf vekillerinin imzalarının sözleşmede yer aldığı görülmüştür. Ayrıca sulh sözleşmesi içeriğinden, tarafların yargılama giderleri hususunda tam olarak anlaşmaya vardıkları da tespit edilmiştir.
Açıklanan bilgiler ışığında, taraflar arasında tanzim edilen sulh sözleşmesine istinaden mahkememizin “konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı” biçiminde bir kararla davayı sonuçlandırması gerektiği kanaatine varılmakla, mahkeme dışı sulh sözleşmesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : İzah olunan nedenlerle;
1-Konusuz kalan davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL harçtan başlangıçta peşin alınan 3.170,28-TL peşin harcın mahsubu ile fazla olan 2.742,68-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya veya vekiline iadesine,
3-Protokol uyarınca davacı ve davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri talebi olmadığı anlaşıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, yapılan masrafların taraflar üzerinde bırakılmasına,
4-Protokol uyarınca davacı ve davalı tarafın vekalet ücreti talebi olmadığı anlaşıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00-TL arabuluculuk sarf ücretinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
6-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde re'sen ilgili tarafa veya vekillerine iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki (2) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
02/04/2024
Katip
Hakim
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.