mahkeme 2022/217 E. 2023/998 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/217

Karar No

2023/998

Karar Tarihi

27 Aralık 2023

T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/217 Esas
KARAR NO : 2023/998

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/03/2022
KARAR TARİHİ : 27/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava : Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davacının fazlaya ve faize ilişkin hakları saklı olmak üzere takip tarihi itibarıyla 328.932,05 TL alacağı olduğunu, davalı şirkete ait muhtelif plakalı araçlar ile muhtelif tarihlerde ücret ödemeksizin ihlalli geçişler yaptığını, geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerine 6001 Sayıl Kanun 'un 30. maddesinin 7. fıkrası gereğince ihlâlli geçiş tarihinden itibaren on beş günlük süre içerisinde geçiş bedellerini cezasız olarak ödeyebilme imkanı verilmekte ise de; işbu davaya konu ihlalli geçiş ücretlerini ödemediğini, geçiş ücretinin süresi içerisinde ödememesi üzerine davacı şirketçe davalı aleyhine ... 7.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ödenmeyen geçiş ücretleri ve geçiş ücretlerine 6001 Sayılı Kanun' un 30/5. maddesi uyarınca tahakkuk ettirilen gecikme cezâsı alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu şirketin borcun tamamına faize, faiz oranına her türlü ferilerine süresinde itiraz ederek takibi durdurduğu, davalıların itirazları zaman kazanma amacı ile haksız ve kötü niyetle yapılmış olduğundan süresi içerisinde itirazın iptali açıldığı, HGS/OGS hesabını müsait tutmak ve geçiş ücretini ödemeye yetecek bakiye bulundurmak davalının sorumluluğunda olduğu, hesabı müsait olmayan ve geçişe ilişkin banka provizyon sorgusu olumsuz dönen davalının OGS/HGS etiketinden geçiş ücretinin çekilemediği ve ücret ödenmeyen geçişler için geçiş ücreti ve bu geçiş için ceza bedeli borçları tahakkuk ettirildiğini, dosya kapsamındaki ihlalli geçiş tarihlerinde cezalar hakkında sorgulama yapılabilecek kanalların açık olduğu, ... Bankası ... Barıkası web sitesi ve mobil uygulamalar üzerinden hem sorgulama hem de davacı şirkete sanal post aracılığı ile kredi kartı ve banka kartı vasıtasıyla ödeme yapılabildiğini, davacının gerek 6001 sayılı Kanun uyarınca gerekse de başkaca ilgili mevzuat kapsamında ihlalli geçiş yapan araç sahiplerine ihlali geçiş yapıldığına ilişkin herhangi bir bildirim yapma yükümlülüğü bulunmadığını, İİK 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatı şartları oluştuğu, davalı şirket aleyhine alacak ile birlikte %20 İcra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığından dava açmaktan başka yol kalmadığını, davanın kabulüne, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; 2016-2017 tarihlerinde davalı araçların tamamında ... Bankasından temin edilen OGS sistemi kullanıldığını, davacı şirketin dosyaya sunmuş olduğu geçiş dönemlerinde davalı şirket araçlarının bir kısmının HGS, bir kısmının OGS kaydına rastlanırken, kimi araçların OGS/HGS kaydı bulunmadığının gözüktüğü, bu geçiş sistemleri nitelikli incelendiğinde davacı şirketin sistemsel hataları olduğu, aynı aracın çok yakın vakitlerde birbirinden bağımsız gişelerden geçiş yapıldığının görüldüğü, davacı şirketin sunmuş olduğu delillerinde geçiş ücretlerini ve ceza bedellerini Excel tablosu içerisinde sunmuş olduğu bu kayıtlar üzerinde oynama yapılabileceği gibi gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, araçların OGS sistemi olmasına rağmen HGS sisteminden ihlalli geçiş ve cezai işlem görmesinin kabul edilemeyeceğini, davalı şirket araçlarının 21.12.2017- 27.10.2017 tarihlerinde satıldığını, davalı şirketin bu araçların satımını yaparken noterde araç üzerinle bulunan tüm şerhleri kaldırdığını ve tüm ödemeleri ... Vergi Dairesine ödediğini, araçların HGS/OGS borçları bulunması durumunda satış işleminin yapılamadığını, davalı şirket olarak bu araçların satışını yaparken tüm borçları ödediğini, ancak delillerin davalı şirketin ofisinin taşınması esnasında ... plakalı aracın çalınması ile ulaşılamaz hale geldiğini, davacının ... 7. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında 328.932,05 TL aslı alacak (geçiş Ücreti ve cezai bedel) olarak icra takibi başlatılmış olsa da delil listesindeki geçiş dökümünde asıl alacak 149.852,75 TL olarak gözüktüğünü, davacının sunmuş olduğu geçiş dökümünü kabul etmemekle beraber davacı şirketin tamamen kötü niyetli başlatılmış olduğu icra takibindeki alacağını kanıtlayamadığını, davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
... 7. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyası, ... Arabuluculuk Bürosu'nun... Arabuluculuk dosyası, ihlalli geçişin yapıldığına dair geçiş dökümü, davalı şirketlere ait araçların trafik sicil kayıtları, ihlalli geçişlere ilişkin fotoğraflar, provizyon sorgu kayıtları, cari hesap kayıtları celp edilmiş incelenmiştir.
Dosya, Karayolu Taşımacılık/ SMMM konusunda uzman bilirkişi ...'a tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 17/11/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak; "... Davalının, davaya konu araçlardan ..., ..., ..., ..., ... plakalı araçların 21.12.2017 ve 27.10.2017 tarihlerinde satıldığını, HGS/OGS borçlarının Maslak Vergi Dairesine ödenerek kapatıldıktan sonra araç devir-satış işlemlerinin yapıldığını, ilgili plakalı araçların HGS/OGS borçlarının olmaması gerektiğini iddia ettiği, gerek ... Vergi Dairesinde gerekse Nakil Vasıtaları Vergi Dairesi nezdinde davalı tarafından davaya konu plakalar için HGS/O6GS borcu ile ilgili bir ödemenin olmadığı, davaya konu HGS/OGS geçiş üdreti ceza bedellerinin Genel Hükümlere davacı şirket tarafından tahsil edilmesi gerektiği, dolayısı ile devir-satış tarihinde devir edildiği beyan edilen araçların HGS/OHS borçlarının tahsilde yetkili davacı şirkete ödenmesi gerektiği, davalının ..., ..., ..., ..., ... plakalı araçların KSS/OGS borçlarının ödendiğini belgeler ile ispat etmesi gerektiği, Davalının sahipliğinde olan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... plakalı araçlar ile 01.09.2016 - 02.11.2017 tarihleri arasında, davaya konu bir kısım araçların OGS hesaplarının iptal edildiği, diğer araçların HGS cihazının olduğu, HGS hesaplarında yetersiz bakiye olması, HGS ürünü olmadan geçiş yapılması nedenleri ile geçiş ücretinin alınamadığı, HGS ürünlerinin kara listeye alındığı, HGS ürününün kullanıma kapatıldığı, ürünün kara listeye alınmasından sonra yapılan geçişlerin ücretleri alınamadığından ihlalli geçiş olarak tahakkuk ettirildiği, Dava dosyası içeriğinde mevcut delillerin ve davacının CD içeriğindeki Geçiş Görüntüleri ile İhlalli Geçiş Provizyon sorgulama listesinde görülen geçişlerin ve banka hesap hareketlerinin incelenmesi sonucunda, davalının sahipliğinde olan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... plakalı araçlar ile 01.09.2016 - 02.11.2017 tarihleri arasında işletme hakkı davacı şirkette olan yollardan ücret ödenmeksizin 971 kez ihlalli geçişler gerçekleştirdiği, davalının araçlarına 30.466,55 TL Geçiş Bedeli, yasa gereği dört katı Geçiş Cezası 119.386,20 TL olmak üzere toplam 149.852,75 TL tahakkuk ettirildiği, yasa değişikliği öncesi 10 katı ceza tahakkuk ettirildiğinden borç tutarının ... 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı ilamsız İcra takip tutarı ile uyumlu olmadığı, yasa değişikliği sonrası Gecikme cezalarının 4 katı olarak hesaplanması sonucu takip konusu alacağın azaldığı, Sayın Mahkemece itirazın iptaline ve takibin devamına karar verildiği takdirde Davacının, 6001 sayılı yasa BAM ve yaygın Yargıtay kararları gereği davalıdan 30.466,55 TL Geçiş Bedeli, yasa gereği dört katı Geçiş Cezası 119.386,20 TL olmak üzere toplam 149.852,75 TL asıl alacağı talep edebileceği, davacının takip dosyasında takip tarihine kadar işlemiş faiz talep etmediği, takip tarihinden sonra faiz cinsi ve oranını belirtmeden işleyecek faizi talep ettiği, faiz cins ve oranı ile ilgili nihai hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu ..." şeklinde tespit edilmiştir.
Dosya, davalı vekilinin itirazları doğrultusunda ek rapor alınmak üzere Karayolu Taşımacılık/ SMMM konusunda uzman bilirkişi ...'a tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 10/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak; "... Davalının, davaya konu araçlardan ..., ..., ..., ..., ... plakalı araçların 21.12.2017 ve 27.10.2017 tarihlerinde satıldığını, HGS/OGS borçlarının .... Vergi Dairesine ödenerek kapatıldıktan sonra araç devir-satış işlemlerinin yapıldığını, ilgili plakalı araçların HGS/OGS borçlarının olmaması gerektiğini iddia ettiği, gerek Maslak Vergi Dairesinde gerekse Nakil Vasıtaları Vergi Dairesi nezdinde davalı tarafından davaya konu plakalar için HGS/OGS borcu ile ilgili bir ödemenin olmadığı, davaya konu HGS/OGS geçiş ücreti ceza bedellerinin Genel Hükümlere davacı şirket tarafından tahsil edilmesi gerektiği, dolayısı ile devir-satış tarihinde devir edildiği beyan edilen araçların HGS/OHS borçlarının tahsilde yetkili davacı şirkete ödenmesi gerektiği, davalının ..., ..., ..., ..., ... plakalı araçların HGS/OGS borçlarının ödendiğini belgeler ile ispat etmesi gerektiği, Davalının sahipliğinde olan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... plakalı araçlar ile 1.09.2016- 2.11.2017 tarihleri arasında, davaya konu bir kısım araçların OGS hesaplarının iptal edildiği, diğer araçların HGS cihazının olduğu, HGS hesaplarında yetersiz bakiye olması, HGS ürünü olmadan geçiş yapılması nedenleri ile geçiş ücretinin alınamadığı, HGS ürünlerinin kara listeye alındığı, HGS ürününün kullanıma kapatıldığı, ürünün kara listeye alınmasından sonra yapılan geçişlerin ücretleri alınamadığından ihlalli geçiş olarak tahakkuk ettirildiği, dava dosyası içeriğinde mevcut delillerin ve davacının CD içeriğindeki Geçiş Görüntüleri ile İhlalli Geçiş Provizyon sorgulama listesinde görülen geçişlerin ve banka hesap hareketlerinin incelenmesi sonucunda, davalının sahipliğinde olan ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ... plakalı araçlar ile 1.09.2016- 2.11.2017 tarihleri arasında işletme hakkı davacı şirkette olan yollardan ücret ödenmeksizin 971 kez ihlalli geçişler gerçekleştirdiği, davalının araçlarına 30.466,55 TL Geçiş Bedeli, yasa gereği dört katı Geçiş Cezası 119.386,20 TL olmak üzere toplam 149.852,75 TL tahakkuk ettirildiği, yasa değişikliği öncesi 10 katı ceza tahakkuk ettirildiğinden borç tutarının ... 7. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı ilamsız icra takip tutarı ile uyumlu olmadığı, yasa değişikliği sonrası Gecikme cezalarının 4 katı olarak hesaplanması sonucu takip konusu alacağın azaldığı, Sayın Mahkemece itirazın iptaline ve takibin devamına karar verildiği takdirde Davacının, 6001 sayılı yasa BAM ve yaygın Yargıtay kararları gereği davalıdan 30.466,55 TL Geçiş Bedeli, yasa gereği dört katı Geçiş Cezası 119.386,20 TL olmak üzere toplam 149.852,75 TL asıl alacağı talep edebileceği, davacının takip dosyasında takip tarihine kadar işlemiş faiz talep etmediği, takip tarihinden sonra faiz cinsi ve oranını belirtmeden işleyecek faizi talep ettiği, faiz cins ve oranı ile ilgili nihai hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Davacının sunduğu 2 ayrı CD’de yer alan geçiş görüntüleri çok sayıda olduğu için sehven eksik olduğu anlaşılmamış olup, davalının itirazı doğrultusunda yapılan detaylı inceleme sonucunda, Plaka ekstresinde 971 adet geçiş olmasına rağmen geçiş görüntülerinin toplam 935 adet olduğu, bazı plakalar ile ilgili 36 adet geçiş görüntüsünün CD içeriğinde yer almadığı, Geçiş görüntüleri ile eşleşen 935 adet ihlalli geçişlerin 29.088,05 TL geçiş bedeli, 114.245,80 TL dört katı gecikme cezası olmak üzere toplam 143.333,85 TL olduğu, Geçiş görüntüleri olmayan ihlalli geçişlerin 1.378,50 TL geçiş bedeli, 5.140,40 TL dört katı gecikme cezası olmak üzere toplam 6.518,90 TL olduğu, Sayın Mahkemece Davacı yanın geçiş görüntülerini 36 adet eksik beyan etmesi nedeni ile 36 adet geçişi ispatlayamamış olacağına hükmedildiği takdirde takibin 143.333,85 TL üzerinden devam etmesi gerekeceği,
36 adet Eksik Geçiş görüntülerin davacı yanca tamamlatılması ile ilgili nihai hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu ..." şeklinde tespit edilmiştir.
Dosya, davacı vekilinin itirazları doğrultusunda ek rapor alınmak üzere Karayolu Taşımacılık/ SMMM konusunda uzman bilirkişi ...'a tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 24/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak; "... Davacının en son sunduğu CD içeriğinin incelenmesi sonucunda geçiş görüntüsü olan 960 adet Geçişlerin Geçiş Bedelinin 30.436,75 TL, dört katı Gecikme Cezasının 119.267,00 TL olmak üzere toplam borcun 149.703,75 TL olduğu, Geçiş görüntüleri olmayan 11 adet ihlalli geçişlerin geçiş bedellerinin 29,80 TL, dört katı gecikme cezalarının 119,20 TL olmak üzere toplam 149,00 TL olduğu, 11 adet Eksik Geçiş görüntülerin davacı yanca tamamlatılması ile ilgili nihai hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Sayın Mahkemece 11 adet geçiş Görüntülerinin ikmal edilmesine karar verdiği takdirde davacının Geçiş Görüntülerinin tamamını değil, sadece listede belirtilen geçiş görüntülerini sunması gerektiği, Davacının takip dosyasında takip tarihine kadar işlemiş faiz ve KDV talep etmediği, takip tarihinden sonra faiz cinsi ve oranını belirtmeden işleyecek faizi talep ettiği, Sayın Mahkemenin Davacının talep ve iddiaları doğrultusunda hüküm kurması halinde, taleple bağlılık ilkesi gereği, 971 adet geçiş için 149.852,75 TL talep edebileceği, davacının taleplerinin nihai hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Sayın Mahkemenin Davacını sadece görüntüsü olan geçişlerin bedelini talep edeceği yönünde hüküm kurması halinde taleple bağlılık ilkesi gereği 960 adet geçiş için 149.703,75 TL talep edebileceği, davacının taleplerinin nihai hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu ..." şeklinde tespit edilmiştir.
Dosya, davacı vekilinin talepleri doğrultusunda üçüncü kez ek rapor alınmak üzere Karayolu Taşımacılık/ SMMM konusunda uzman bilirkişi ...'a tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 20/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak; "... Davacının en son sunduğu CD içeriğinin incelenmesi sonucunda geçiş görüntüsü olan 960 adet Geçişlerin Geçiş Bedelinin 30.436,75 TL, dört katı Gecikme Cezasının 119.267,00 TL olmak üzere toplam borcun 149.703,75 TL olduğu, Geçiş görüntüleri olmayan 11 adet ihlalli geçişlerin geçiş bedellerinin 29,80 TL, dört katı gecikme cezalarının 119,20 TL olmak üzere toplam 149,00 TL olduğu, Davacı vekilinin dava dosyasına sunduğu CD içeriğinde beş adet görüntünün olduğu, sunulan görüntülerin tespit edilen 11 adet görüntülerin plakaları, tarihleri ve IGB numaraları ile örtüşmediği, Davacının işletmesinde olan köprü ve otoyollardan yapılan ihlalli geçişlerin öncelikle geçiş sırasında ücreti alınamayan araçların görüntülerinin kayda alınması sonucu tespit edildiği, bu verilerin sistem tarafından listelendiği, dolayısı ile sunulan ihlalli geçiş listesi ile görüntülerin eşleşmesi gerektiği, Davacının 149.852,75 TL asıl alacak tutarına itirazı olmadığı, İlk geçiş tarihi 01.09.2016 tarihi ile 30.09.2021 takip tarihi arası Avans Faiz Oranlarının değişkenlik gösterdiği, en yüksek faiz oranı olan %19,50 üzerinden hesaplama yapılsa bile davacının bilirkişi raporuna itirazındaki “hesaplamaların bunun üzerinden yapıldığında takip talebinde belirtilen miktar ile örtüşeceği” iddiasını karşılayacak 328.932,05 TL seviyesine ulaşılamayacağı, dolayısı ile takipte talep edilen asıl alacağın gecikme cezasının 10 katına göre yapılan hesaplama soncunda ortaya çıkan toplam bedel olduğu takipte işlemiş faiz ve KDV talep edilmediği, Davacının takip dosyasında takip tarihine kadar işlemiş faiz ve KDV talep etmediği, takip tarihinden sonra faiz cinsi ve oranını belirtmeden işleyecek faizi talep ettiği, davacının “3065 sayılı Katma Değer Vergisi Yasası'nın 24/c maddesinde ; “Vade farkı, fiyat farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerler.” in matraha dahil olduğu ifade edildiği, Uygulamada İcra-İflas Yasası kapsamında takibe alınan borçların tahsili aşamasında 3095 sayılı kanuni faiz ve temerrüt faizine ilişkin kanun hükümleri çerçevesinde icra daireleri tarafından hesaplanmak suretiyle yürütülen faizler; katma değer vergisine tabi olduğu, yasal düzenlemeler çerçevesinde icra yoluyla tahsil edilen veya açılan davalarda mahkemeler tarafından hükmolunan faiz alacakları katma değer vergisine tabi olup, temerrüt faizi üzerinden katma değer vergisi hesaplanması yasaya uygun olduğu” ve “asıl alacağa takip tarihine kadar işlemiş faiz ile takip tarihinden sonra 29.06.2018 tarihine kadar %9,75 avans faizin; değişikliğin gerçekleştiği 29.06.2018 tarihinden sonra ise %19,50 avans faizin uygulanması gerektiği” yönündeki taleplerinin nihai hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Sayın Mahkemece itirazın iptaline karar verildiği takdirde; Sayın Mahkemenin Davacının talep ve iddiaları doğrultusunda hüküm kurması halinde, 971 adet geçiş için 149.852,75 TL talep edebileceği, davacının faiz ve KDV taleplerinin nihai hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu Sayın Mahkemenin Davacının sadece görüntüsü olan geçişlerin bedelini talep edeceği yönünde hüküm kurması halinde 960 adet geçiş için 149.703,75 TL talep edebileceği, davacının faiz ve KDV taleplerinin nihai hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu ..." şeklinde tespit edilmiştir. Denetime açık ve gerekçeli bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
Dava, ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı şirketin işletme hakkına sahip olduğu köprü ve otoyollardan davalı şirkete ait araçların geçiş ücreti ödemeksizin kullanım yaptığı, davacının geçiş ücreti ile 6001 sayılı Kanundan kaynaklanan cezalarının tahsili amacıyla davalı hakkında ilamsız icra takibi başlattığı, ... 7. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlunun ödeme emrine itiraz ettiği, ödeme emrine itiraz dilekçesinde davacı şirkete herhangi bir borcunun olmadığı savunmasında bulunduğu görülmüştür.
6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun'un 30. maddesinde geçiş ücretini ödememe ve güvenliğin ihlali hali düzenmiş, 1. fıkrasında "Genel Müdürlük işletimindeki otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yaptığı tespit edilen araç sahiplerine Genel Müdürlük tarafından, geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücretinin dört katı tutarında idarî para cezası verilir. Bu maddenin yedinci fıkrasına tabi olmak üzere, ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beş gün içinde, idari para cezasının tebliğ edilip edilmediğine bakılmaksızın, geçiş ücreti ile birlikte geçiş ücretinin bir katının idari para cezası olarak ödenmesi halinde idari para cezası bir kat verilmiş sayılır ve bu ceza için ayrıca tebligat yapılmaz. Bu takdirde idari para cezasından 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 17 nci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan indirim hükmü uygulanmaz."
3. fıkrasında "Bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen idarî para cezaları ile geçiş ücretleri ve ikinci fıkrasında yer alan idarî para cezaları tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir. Bu sürede ödenmeyen geçiş ücretleri ve idarî para cezaları 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre ilgili vergi dairesi tarafından takip ve tahsil edilir. Vergi daireleri tarafından tahsil edilen geçiş ücretleri, tahsilâtın yapıldığı ayı takip eden ayın sonuna kadar Genel Müdürlük hesaplarına aktarılır.",
5. fıkrasında "4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin dört katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir.(Ek cümleler: 1/7/2022-7417/53 md.) Bununla birlikte, bu maddenin yedinci fıkrasına tabi olmak üzere ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlerden, ödemekle yükümlü oldukları geçiş ücreti ile birlikte bu ücretin bir katı ceza tahsil edilir. Ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beşinci günden sonra ise geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte dört katı tutarında ceza, araç sahibine ücret toplama sistemlerinde tanımlı olan bilgiler doğrultusunda, en az on beş gün önceden kısa mesaj, e-posta, ihbarname, e-devlet bildirimi vb. yöntemlerinden en az biriyle bilgi verilir. Bu tutar genel hükümlere göre tahsil edilir.",
6. fıkrasında "4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından ücretsiz geçiş yapan araçlar, işletici şirket tarafından bu maddenin yedinci fıkrasında öngörülen sürenin bitimini takip eden ilk iş gününde en yakın trafik kuruluşuna bildirilir."
7. fıkrasında "Geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapanlardan, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere, bu maddenin birinci fıkrası ile beşinci fıkrasında belirtilen cezalar uygulanmaz. Otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yaptığı tespit edilen yabancı plakalı araçlara uygulanan idari para cezaları için bu fıkrada belirlenen on beş günlük süre beklenmez. (Ek cümle:23/7/2020-7252/9 md.) Ancak, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi halinde idari para cezası tahsil edilmez." şeklinde düzenlenmiştir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, ihlalli geçişlerin yapıldığı tarih itibariyle ihlalli geçiş yapan araçların tamamının davalı şirket adına kayıtlı olduğu, bu hususun dosyaya celp edilen ruhsat ve trafik sicil kayıtları ile sabit olduğu, davalı cevap dilekçesinde her ne kadar bir kısım araçların ihlalli geçiş tarihinden sonra satıldığını ve bu nedenle geçiş ücretlerinden doğan sorumluluğunun sona erdiğini savunmuş ise de; 6001 s. Kanunun 30/5. maddesi hükmü uyarınca ihlalli geçiş ücretlerinden ve ceza tutarlarından ihlalli geçiş tarihi itibariyle araç sahibi olan şahısların sorumlu olduğu, dolayısıyla bir kısım araçlar daha sonra satılmış olsa bile bu durumun davalı bakımından borcu sona erdiren bir sebep olmadığı, davalının 6001 s. Kanunun 30/5. maddesi hükmü uyarınca geçiş ücreti ve ceza bedellerinden sorumlu olmaya devam ettiği, davacı tarafa bu bedelleri ödemesi gerektiği anlaşılmış, savunmalarına itibar edilmemiştir.
Diğer taraftan; geçiş ücreti ödemeksizin ihlalli geçiş yapılması halinde dört katı tutarında ceza uygulaması yapılmasının dayanağı bizatihi 6001 s. Kanundan kaynaklandığından, yasal düzenlemenin aksine mevcut cezanın hukuka aykırı olduğundan bahsedilemez. Geçiş ücreti ödemeksizin otoyol veya köprüyü kullanan davalının 15 günlük süre içinde ödeme yapması halinde herhangi bir cezaya maruz kalmayacağı da, yukarıda değinilen Kanunun emredici hükmüdür. Dolayısıyla bu cezanın tahakkuk edilmesine engel olmak ve 15 günlük süre içinde geçiş ücretinin ödenmesi imkanına sahip olan davalının bu hak ve imkanı kullanmayarak kendisine ihbar yapılmadığını ileri sürmesi ve cezayı ödemekten kaçınmaya çalışması dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmektedir. Esasen, yasal olarak davacı şirketin ihlalli geçişlere ilişkin davalıya bildirim ya da ihtar gönderme mecburiyeti bulunmamaktadır. Anayasa Mahkemesinin 2017/166E. 2018/8K. sayılı kararında somut norm denetimi ile "cezanın iptaline yönelik başvuru" Anayasa Mahkemesi tarafından reddedilmiştir. O halde, süresi içinde ödeme yapmayan davalının asıl alacak tutarının dört katı tutarında olan ceza miktarından sorumlu olduğu ve ödemesi gerektiği konusunda duraksama bulunmamaktadır.
Uyuşmazlığın halli, teknik inceleme ve nitelikli hesaplama gerektirdiğinden alanında uzman kara yolu taşımacılık uzmanı / mali müşavir bilirkişi vasıtasıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi tarafından sunulan 17/11/2022 tarihli kök raporda özetle, 971 adet ihlalli geçişin bulunduğu, yasada yapılan değişiklik uyarınca 10 kat cezanın 4 kata düşürülmesi sebebiyle davacının geçiş ücreti ve gecikme cezası ile birlikte takip tarihi itibariyle davalıdan toplam 149.852,75 TL alacaklı olduğu hesap edilmiştir.
Ancak, davalı vekili işbu kök rapora karşı itirazda bulunmuş, rapordaki tespitlerin aksine davacı tarafından sunulan CD içinde 971 adet değil, 917 adet ihlalli geçiş kaydının olduğu, dolayısıyla yapılan araştırmanın ve raporun eksik incelemeye dayandığını belirmiştir. Mahkememizce, eksik incelemeye dayalı işbu kök rapor hükme esas alınmamış, davalı vekilinin somut itirazları kapsamında ek rapor alınması yoluna gidilmiştir.
Bilirkişi tarafından sunulan 10/05/2023 tarihli birinci ek raporda, yeniden yapılan incelemede davacı tarafından 971 adet ihlalli geçiş ve görüntü kaydı bulunduğu bildirilmesine rağmen, sunulan CD içinde 36 adet görüntünün bulunmadığı, bu bağlamda 935 (971-36=935) adet ihlalli geçişin bulunduğu, yasada yapılan değişiklik uyarınca 10 kat ceza 4 kata düşürüldüğünden davacının geçiş ücreti ve gecikme cezası ile birlikte takip tarihi itibariyle davalıdan toplam 143.333,85 TL alacaklı olduğu hesap edilmiştir.
Ancak, bu sefer davacı vekili işbu ek rapora karşı itirazda bulunmuş, rapordaki tespitlerin aksine CD içinde eksik geçiş görüntüsünün bulunmadığı, teknik aksaklığa sebebiyet verilmemesi bakımından görüntülerin yer aldığı CD'nin tekrar sunulduğu bildirilerek yeniden inceleme yapılması talep edilmiştir. Mahkememizce, 19/07/2023 tarihli Ara Karar oluşturulmuş, davacı vekili tarafından görüntüleri içeren CD' ler dosyaya yeniden sunulduğundan, dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bu nedenle eksik incelemeye dayalı işbu birinci ek rapor da hükme esas alınmamış, davacı vekilinin somut itirazları kapsamında ek rapor alınması yoluna gidilmiştir.
Bilirkişi tarafından sunulan 24/09/2023 tarihli ikinci ek raporda özetle, davacı tarafından sunulan CD'ler üzerinde yapılan incelemede davacı tarafından 971 adet ihlalli geçiş ve görüntü kaydı bulunduğu bildirilmesine rağmen sunulan CD'ler içinde yine 11 adet görüntünün bulunmadığı, bu bağlamda 960 (971-11=960) adet ihlalli geçişin bulunduğu, yasada yapılan değişiklik uyarınca 10 kat cezanın 4 kata düşürülmesi sebebiyle davacının geçiş ücreti ve gecikme cezası ile birlikte takip tarihi itibariyle davalıdan toplam 149.703,75 TL alacaklı olduğu hesap edilmiştir. (11 adet eksik görüntü, raporun 5. sayfasında araç plakası, işlem numarası, ihlalli geçiş tarihleri de ayrı ayrı ve tablo halinde gösterilmiştir)
Davacı vekili işbu ikinci ek rapora karşı da itirazda bulunmuş, ayrıca yargılamanın bu aşamasında ilk kez icra takibinde bulunmamasına rağmen İşlemiş Faiz ve KDV alacaklarının da hesap edilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce 01/11/2023 tarihli celsede, ikinci ek rapora dikkat çekilmiş, 11 adet eksik görüntünün ibraz edilip edilmeyeceği davacı taraftan sorulmuş, davacı vekili ikinci ek raporda belirtilen ve raporun 2. ve 5. Sayfalarında detayları gösterilen 11 adet eksik görüntüyü ibraz edeceğini bildirmiş, nitekim 13/11/2023 tarihli dilekçe ekinde bahse konu CD dosyaya sunulmuş, mahkememizce eksik tahkikat yapılmaması için dosya yeniden bilirkişiye tevdi edilmiş, işbu ikinci ek rapor da hükme esas alınmamış, davacı vekilinin talebi uyarınca üçüncü kez ek rapor alınması yoluna gidilmiştir.
Bilirkişi tarafından sunulan 22/11//2023 tarihli üçüncü ek raporda özetle, davacı tarafından son sunulan CD'nin açılarak incelendiği, ancak ikinci ek raporda belirtilen 11 adet eksik görüntüye ilişkin kayıtların bulunmadığı, CD içinde bulunan görüntülerin eksik olduğu bildirilen 11 adet görüntü (araç plakası ve işlem numarası ) ile örtüşmediği tespit edilmiş, ikinci ek rapor ile aynı sonuca varılarak üçüncü ek raporda da davacı tarafından 971 adet ihlalli geçiş ve görüntü kaydı bulunduğu bildirilmesine rağmen sunulan CD'ler içinde 11 adet görüntünün plaka, tarihler ve İGB numaraları örtüşmediğinden (971-11=960) 960 adet ihlalli geçişin bulunduğu, yasada yapılan değişiklik uyarınca 10 kat cezanın 4 kata düşürülmesi sebebiyle davacının geçiş ücreti ve gecikme cezası ile birlikte takip tarihi itibariyle davalıdan toplam 149.703,75 TL alacaklı olduğu hesap edilmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki, 22/11/2023 tarihli üçüncü ek rapora mahkememizce itibar edilmiş, işbu ek raporun ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli olması, tüm itirazların kapsam şekilde karşılandığı rapor niteliğinde bulunması, eksik tahkikat ve incelememe içermemesi, ayrıca hesaplamaya yönelik taraflarca da itiraz bulunulmadığından, somut olayda davacı tarafça ispatlanmış 960 adet ihlalli geçiş olduğu kabul edilerek, geçiş ücreti ve para cezası olmak üzere takip tarihi itibariyle davacının 149.703,75 TL Asıl Alacak tutarı kadar alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır.
Davacı vekili üçüncü ek rapordan sonra, eksik 11 adet görüntüye ilişkin geçiş tarihlerinin 6-7 yıl öncesine ait olduğunu, bu nedenle muhafazasının zor olduğunu bildirmiş, davalının geçişlere itirazının olmadığını söyleyerek 971 adet ihlali geçişin kabulü gerektiğini söylemiş ise de; bu beyanına itibar edilmemiştir. Şöyle ki; ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklanan eldeki itirazın iptali davasında, alacağın varlığını ve miktarını ispat yükü, bu kapsamda ihlalli geçişler yapıldığını (geçiş sayısı, geçiş ücretleri, vs..) davacının ispatlamakla yükümlü olduğu, ispat edilemeyen ihlalli geçişlere yönelik olarak davalı taraftan bedel / alacak talebinde bulunulmasının mümkün olmadığı, öte yandan davalının geçişlere itirazda bulunduğu, itirazının olmadığı iddiasının esasen doğru olmadığı, nitekim bu suretle ispat külfetinin davalı tarafa da yükletilemeyeceği, davacının 11 adet ihlali geçişi ispat edemediğinden beyanına itibar edilmemiştir, mahkememizce 22/11/2023 tarihli üçüncü ek rapor hükme esas alınmıştır. .
... 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde; davacının 19/11/2017 takip tarihi itibariyle davalıdan toplam 328.932,05 TL alacak için genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine giriştiği, davacı / alacaklının icra takibinde Asıl Alacak ( Geçiş ücreti + Para Cezası) dışında özellikle İşlemiş Faiz ve KDV alacağı isteminin bulunmadığı, İşlemiş Faiz ve KDV alacağının takibe konu edilmediği görülmüştür.
Davacı vekili ikinci ek rapora karşı sunduğu itiraz dilekçesinde, yargılamanın bu aşamasında ilk kez icra takibinde olmamasına rağmen İşlemiş Faiz ve KDV alacaklarının da hesap edilmesini talep etmiştir. Aynı yöndeki beyan ve talep üçüncü ek rapordan sunulan 01/12/2023 tarihli dilekçede de tekrar edilmiştir. Basit yargılama usulüne tabi eldeki davada, iddianın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı dava açılmasıyla birlikte başladığından (HMK 319/1), tahkikat aşamasında ikinci ek rapordan sonra sunulan "İşlemiş Faiz ve KDV alacaklarının da hesap edilmesi" talep dilekçesi iddianın değiştirilmesi ve genişletilmesi yasağı kapsamındadır. Öte yandan, davalı vekili duruşmadaki beyanlarında iddianın değiştirilmesi ve genişletilmesine muvafakatlerinin olmadığını açıkça beyan etmiştir. Kaldı ki, az yukarıda ifade edildiği üzere, eldeki itirazın iptali davasında icra dosyasında davacının İşlemiş Faiz ve KDV alacağı, icra takibinde bulunmamaktadır. İtirazın iptali davalarında, mahkeme icra takibi ile sıkı sıkıya bağlı olup, bu bağlılık öncelikle alacak tutarı, türü ve alacak kalemlerine ilişkin olduğundan, icra takibinde esasen İşlemiş Faiz ve KDV talep edilmediğinden takiple sıkı bağlılık kuralı gereğince davacının işlemiş faiz ve KDV alacağının hesap edilmesine ilişkin talepleri açıklanan nedenlerle yerinde görülmemiştir.
Bu aşamada, para cezasının takip tarihinden sonra Yasal değişiklik yapılarak 10 kat tutardan, 4 kat tutara düşürülmesi sebebiyle ayrıca açıklama yapılması zorunludur. Davacı tarafından başlatılan 19/11/2017 tarihli icra takibinden sonra, 6001 s. Kanunun 30/5. maddesinde 16/05/2018 tarihinde Yasal değişiklik yapılmış, anılan Yasa hükmünde belirtilen 10 kat tutar ceza, 4 kat olarak değiştirilmiştir. Dolayısıyla, icra takibinde geçiş ücreti + 10 kat para cezası toplamı olarak talep edilen 328.932,05 TL alacak miktarı, Yasal değişiklikle geçiş ücreti + 4 kat para cezası toplamı 149.852,75 TL olduğundan; bahsi geçen yasal değişiklikle 328.932,05 TL - 149.852,75 TL = 179.079,30 TL'lik kısım için Yasa değişikliğinden kaynaklanan fark ortaya çıkmıştır. Şu halde, davacı tarafından icra takibi başlatıldıktan sonra, Yasa hükmünde yapılan değişiklikle ortaya çıkan 179.079,30 TL fazla alacak miktarı yasa değişikliğinden kaynaklanan sebeple konusuz kalmış olup, bu tutar hakkında mahkememizce karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir. (Aynı yönde emsal bkz. İSTANBUL BAM 17. HD. 2019/2658 E. 2023/30 K. ). Öte yandan; davanın devamı sırasında, dava konusu alacağın ödenmesi, menkul malın davacıya teslim edilmesi, gayri menkulün tahliye edilmesi gibi nedenlerle veya davanın açılmasından sonra yürürlüğe giren yeni bir kanun yada Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı nedeniyle davanın konusuz kalması mümkündür. Davanın konusuz kalması halinde, mahkemece; yargılamaya devam edilerek davanın açıldığı tarih itibariyle hangi tarafın haklı olduğunun tespit edilmesi, o taraf lehine yargılama giderleri ve vekalet ücretine karar verilmesi gerekir. Başka bir deyişle, yürürlüğe giren yeni Yasa nedeniyle konusuz kalan davada, yeni Yasanın yürürlüğe girmemiş olması halinde, davanın açıldığı tarih itibariyle haklı olan ve davasını avukat ile takip eden taraf lehine "maktu vekalet" ücretine hükmedilmesi, yargılama giderlerinin ise karşı taraftan tahsiline karar verilmesi gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18.11.2009 tarih, 2009/18-421 E.-2009/526 K. sayılı ilamında "Dava tarihinde davasında haklı bulunan davacının, sonradan yürürlüğe giren yasa nedeniyle haksız duruma düşmesi söz konusu olmadığından, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği" belirtilmiştir. Şu halde, davacının fazlaya ilişkin talebinin davanın açılmasından sonra yürürlüğe giren yeni bir kanun nedeniyle konusuz kaldığı, davacının dava tarihinde fazla kısım yönünden haklı olduğu gözetildiğinde yargılama giderlerinden davalının sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır. ( Aynı yönde emsal bkz. İSTANBUL BAM 17. HD. 2019/3908 E. 2023/929 K.; İSTANBUL BAM 17. HD. 2019/3519 E. 2023/677 K.; İSTANBUL BAM 17. HD. 2019/2658 E. 2023/30 K.; İSTANBUL BAM 17. HD. 2018/754 E. 2021/116 K ).
Yapılan açıklamalar karşısında;
Dosyaya sunulan kamera görüntüleri, İGB geçiş listesi ve provizyon kayıtları uyarınca davalıya ait araçların köprü ve otoyollardan geçiş ücreti ödemeksizin 960 kez ihlalli geçiş yaptığının sübuta erdiği, bu kapsamda davalıya ait araçların ödenmemiş ihlalli geçişlerinin bulunduğu, kara yolu taşımacılık uzmanı ve mali müşavir bilirkişi vasıtasıyla yapılan incelemeler sonucunda araçların hesabında yeterli bakiye bulunmadığı, araçlarda otomatik ödeme talimatının söz konusu olmadığı, bazı araçlarda OGS / HGS hesabının olmadığı, yeterli miktarda yükleme de yapılmadığınından ürünlerin kara listeye alındığı, on beş günlük provizyon süresince hesabın sürekli olarak kontrol edildiği ancak dava konusu geçişlerin hesap bakiyesi yeterli olmadığından tahsil edilemediği, nihayetinde dava konusu yol ve köprü ücretlerinin davalıdan tahsil edilemediği sübuta ermiş olup, mahkememizce hükme esas alınan 22/11/2023 tarihli bilirkişi 3. ek raporu ile alacağın varlığı ve miktarı ispat edilmiştir.
... 7. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra dosyasında; davacının 19/11/2017 takip tarihi itibariyle davalıdan Asıl Alacak ( Geçiş ücreti + 10 kat Para Cezası) olarak toplam 328.932,05 TL alacak için genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine giriştiği, ancak icra takip tarihinden sonra 16/05/2018 tarihinde 6001 s. Kanunun 30/5.maddesinde yapılan yasal değişiklikle 10 kat tutar cezanın "4 kat" olarak değiştirildiği, Yasadan kaynaklanan nedenle fazla kısım olan 179.079,30 TL'lik tutarın konusuz kaldığı, bu nedende fazla kısım hakkında mahkememizce (miktarı hükümde ayrıca gösterilerek) karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği, davacının 971 adet ihlalli geçiş iddiasının bulunduğu, geçiş ücreti + 4 kat para cezası olmak üzere toplam asıl alacak tutarının raporda belirtildiği ve taraflarında da kabulünde olduğu üzere 149.852,75 TL olduğu, ancak mahkememizce yargılama sürecinde alınan raporlar, sunulan ihlalli geçiş görüntüleri, İGB bildirim listeleri uyarınca 11 adet geçişin görüntüsünün tespit ve ispat edilmediği, bu nedenle davacının ispatlayamadığı geçiş bedelini davalıdan talep hakkının da bulunmadığı, bu bağlamda sunulan ve ispat edilen ihlalli geçiş sayısının 960 adet olup geçiş ücreti + 4 kat para cezası ile birlikte hak kazanılan toplam asıl alacak tutarının 149.703,75 TL olduğu anlaşılmakla, gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli 22/11/2023 bilirkişi üçüncü ek raporu doğrultusunda davanın kısmen kabul kısmen reddine, dava konusu alacağın likit ve muayyen olduğu İİK 67/2. maddesindeki yasal koşullar oluştuğundan davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmiş, davalının kötü niyet tazminatı ve para cezası uygulanmasına yönelik taleplerinin ise davacının icra takibinde kötü niyetli olduğu davalı tarafça ispat edilemediğinden ve fazla kısım için yasal değişiklik söz konusu olduğundan davalının kötüniyet tazminatı ve para cezası taleplerinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere);
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;
1-Davalının ... 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile; takibin 149.703,75 TL Asıl Alacak üzerinden takip talebinde gösterilen şartlarla DEVAMINA, davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
2-Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla, hükmedilen asıl alacağın (149.703,75 TL) %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-6001 sayılı Kanunda yapılan yasal değişiklik uyarınca, geçiş ücretinin 10 katı tutarındaki cezanın 4 katı olarak değiştirilmesi sebebiyle takipteki toplam alacak tutarı içerisinde yer alan kısım (179.079,30 TL ) bakımından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
4-Davalının kötü niyet tazminatı ve para cezası uygulanması taleplerinin yasal koşulların oluşmaması sebebiyle REDDİNE,
5-Kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 10.226,26 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 3.972,68 TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 6.253,58 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 3.972,68 TL peşin harç, 129,00 TL posta ve tebligat masrafı ile 4.250,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.351,68 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre (konusuz kalan fazla kısım için davacının haklılığı nazara alınarak) hesaplanan 8.347,89 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kalan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
7-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (149.703,75 TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi uyarınca belirlenen 23.952,60 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8-Davalı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (149,00 TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2. maddesi uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin reddedilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 149,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
9-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden Yasa değişikliği sebebiyle konusuz kalan kısım (179.079,30 TL ) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, (İSTANBUL BAM 17. HD. 2018/754 E. 2021/116 K.)
10-6183 sayılı Kanuna göre dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin tarafların haklılık durumlarına göre; (konusuz kalan fazla kısım için davacının haklılığı nazara alınarak);
a) 1.319,40 TL'sinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
b) 0,6 TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
11-HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 27/12/2023

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim