Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/820

Karar No

2025/100

Karar Tarihi

10 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ

DOSYA NO : 2021/820
KARAR NO : 2025/100

DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/12/2021
KARAR TARİHİ : 10/02/2025

Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 25.06.2018 tarihli ...Kanal Entegrasyon Sözleşmesi yapıldığını, sözleşme doğrultusunda davacı şirket tarafından kurulumlar ve hizmetler davalı şirkete sunulduğunu, sözleşmelerde davacı taraf Servis Sağlayıcı, davalı şirket ise .../Şirket olarak adlandırıldığını, ...Sözleşmesinde, Servis Sağlayıcısı olan davacı, ...'nin işletmekte olduğu xml veya json teknolojisini destekleyen otel rezervasyon web sitesini ... sistemine entegrasyonunu gerçekleştireceği, bu şekilde Servis Sağlayıcısı'nın anlaşmalı olduğu oteller Servis Sağlayıcısı'nın sunduğu ...'a fiyat ve kontenjan girdiğinde, bu bilgilerin otomatik olarak ...'nin sistemine girilmesinin sağlanacağı, ...'den rezervasyon geldiğinde ise, otomatik olarak bu rezervasyonları ...'a düşmesi sağlanacağı, bu entegrasyonun çift yönlü entegrasyon olduğu belirtildiğini, yine aynı sözleşmenin ...'nin Hak ve Yükümlülükleri ile İşletme Sorumluluklarını düzenleyen 2.a maddesinde, davalı ...arasındaki entegrasyonun çalışabilmesi için yazılımsal olarak ..., ... ve ...desteklemesi zorunlu olduğu, ...'nin kendi sistem veya sunucu veya yazılımlarında oluşabilecek hatalardan sorumlu olduğu belirtildiğini, davacı şirket sözleşmelere uygun olarak gerekli sistemleri kurmuş, ... dosyası hazırlanarak, davalı şirkete gönderildiğini, davacı şirket tarafından verilen hizmetlere karşılık olarak kesilen faturalar, davalı şirkete gönderilmiş, davalı şirket pandemi nedeni ile sözleşmeyi yenilemeyeceklerini bildirmiş ve hizmet bedeli olan faturayı ödemediğini, taraflar arasındaki sözleşmelere uygun olarak davacı tarafından gerekli işlemler yapılmasına rağmen, davalı şirket tarafından hizmet bedelleri davacı şirkete ödenmemiş ve maillerde sözleşmeye uygun olarak verilen hizmet karşılığı olan fatura bedelinin ödenmesi talep edilmesine, —davalı şirket sözleşmelerde belirtilen üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmediğini, davacı şirket tarafından hizmet bedeli olarak kesilen faturalar, karşı tarafça haksız olarak iade faturalar kesilmiş olması ve kesilen faturaların sisteme düşmesi nedeni ile davacı tarafından yeniden faturalar kesilmek durumunda kalındığını, 27.06.2020 tarihinde kesilen ... nolu faturaya karşı sürekli iade faturalar kesilmiş ve muhasebe kayıtlarında bu şekilde fatura tekrarları oluştuğunu, davacı şirket tarafından, kdv'siz olarak kesilen 3.600 EURO tutarlı.. numaralı faturanın iadesinin yapılması konusunda davalı şirketle yazışmalar yapılmış ve kdv'li olarak kesilen 4.248 EURO fatura bedelinin ödenmesi talep edilmiş, ancak davalı şirket iade faturayı kesmediği gibi fatura bedelini de ödemediğini, davalı şirket iade faturayı kesmediği için ekte sunulan cari hesapta davacı şirket alacağı 7.848,00 EURO gözüktüğünü, ... 27. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile davalı aleyhine yapılan icra takibine, davalı şirket tarafından niyetli olarak itiraz edilmiş ve takip durduğunu, taraflar arasındaki sözleşmelerinin Hizmet Bedelini düzenleyen 9. maddelerinde, ücretlerin fatura tarihinden itbaren 7 gün içinde ödeneceği, faturaların üzerinde de zamanında ödenmeyen faturalar için aylık 965 gecikme bedeli uygulanacağı düzenlendiğini, davacı şirketin kullanmış olduğu muhasebe programı üzerinden davalı şirkete faturalar kesilerek gönderilmiş, davalı şirket bir kısım ödeme yapmış ancak İcra takibine konu olan fatura alacağı ödemediğini, davalı şirketin icra dosyasına yaptığı itraz yerinde olmadığını, davalı şirket icra dosyasında yapmış olduğu itirazında hiçbir dayanak bildirmediğini, karşı taraf fatura içeriklerine itiraz etmediğini, davalı şirketin itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek, itirazın iptalini ve davalının % 20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevabında; İcra takibinin yetkili icra müdürlüğünde yapılmadığını, müvekkilinin adresinin ...'da bulunması sebebiyle yetkili icra müdürlüğü nezdinde itirazda bulunduklarını, yetkili icra müdürlüğünde yapılan bir takip olmadığından huzurdaki davanın HMKnın 114 maddesinin 2. fıkrası ve 115. maddesinin 2. fıkrası kapsamında dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, müvekkil şirket ile davacı şirket arasında 25.06.2018 tarihinde ... Sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin anlaşmalı olduğu oteller ile kurduğu rezervasyon sisteminin, davacı şirketin anlaşmalı olduğu otellerle kurduğu ... sistemine entegrasyonun sağlanması ile davacının anlaşmalı olduğu oteller ... sistemine fiyat ve kontenjan girdiğinde bunların otomatik olarak müvekkil şirket tarafından görülebilir olmasının sağlanması konusunda anlaştıklarını, bu entegrasyon hizmetinin karşılığında müvekkili şirketin senelik minimum 3600 Euro + KDV tutarını davacıya ödemeyi ve yapılan her rezervasyondan % 1'lik komisyonun -toplam komisyon miktarının 3600 Euroyu aşması durumunda - davacı tarafından müvekkil şirkete iade edilmesinin kararlaştırıldığını, sonrasında ise 2020 yılında tüm dünyayı etkisi altına alan pandemi sebebiyle müvekkil şirketin iştigal alanı olan turizm sektörünün olumsuz etkilenmesiyle birlikte otel rezervasyonlarının dibe çekildiğini, bu nedenlerle davacı tarafa ... tarihinde ... 13. Noterliğinin ... Yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, sözleşmede belirlenen hizmet bedeline ilişkin maddelerin yeniden gözden geçirilmesi ve senelik asgari ödemelerin iptal edilmesi için karşı taraf görüşmeye davet edildiğini, yine taraflar arasındaki sözleşmenin "Sözleşmenin Süresi" başlıklı 6. maddesine uygun olarak... tarihinde ... 13. Noterliğinin ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin bitiş tarihi itibari ile yenileme irademizin bulunmadığı davacı tarafa bildirildiğini, Covid-19 pandemisi sebebiyle davacıdan, dava konu faturaya konu bir hizmet alınmadığını, dosyaya BA/BS formları sunulmadığını, ihtarname ile sözleşmenin bazı hükümlerinin gözden geçirilmesi için davacı taraf davet görüşmeye davet edildikten sonra, davacı tarafça herhangi bir hizmet verilmemiş olmasına rağmen müvekkil şirkete fatura kesildiğini, fatura ve içeriği kabul edilmeyerek iade edildiğinde yeniden fatura düzenlenerek gönderildiğini, bu faturanın da iade edilmesine rağmen tekrar tekrar fatura düzenlenerek gönderildiğini, düzenlenen tüm faturaların müvekkil şirketçe iade edildiğini, davacının tekrar tekrar fatura düzenleyerek göndermesinin de iyi niyet kuralları ile bağdaşmayacağını, icra takibinde asıl alacağa aylık %5 faiz uygulanmış olmasının da kabul edilebilir olmadığını belirterek haksız ve hukuki dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; ticari hizmet satım ilişkisine dayalı sözleşmeden kaynaklanan borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Davacının ... 27. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 03/09/2021 tarihinde, davalı aleyhine, 31.03.2021 tarih, ... nolu, 4.248,00.-EUR bedelli faturaya dayanarak, 4.248,00.-EUR asıl alacak, 1.047,84.-EUR işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.295,84.-EUR üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya 17/09/2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 24/09/2021 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da 13/12/2021 tarihinde 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde 5.295,84.-EUR toplam alacak üzerinden huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı ve dava dilekçesine ekli sözleşmenin varlığı tartışma konusu değildir.
Çözümlenmesi gereken sorun, sözleşmeye konu hizmetin verilip verilmediği, verilmiş ise davacının alacağının bulunup bulunmadığı, var ise miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;
Öncelikle davalı vekili icra takibinde borca itiraz ederken icra dairesinin yetkisine itiraz etmemiştir. İcra dairesinin yetkisi kesinleştiğinden artık itirazın iptali davasında cevap dilekçesinde ilk itiraz olarak ileri sürülemez. (Emsal; Yargıtay 15. HD.nin ... E. ... K.ile Yargıtay 17. HD.nin 27.01.2016 tarih ve ... E.... K.aynı dairenin 27.01.2016 tarih ve ... E. ... K.vb). Bu nedenle icra dairesinin yetkisine yapılan itiraz bu aşamada yerinde görülmemiştir.
Taraflar arasında imzalanan 25.06.2018 tarihli sözleşmenin 9 maddesinde sözleşme süresi 3 yıl olarak belirlenmiştir. Fiyatlandırma Modeli bölümünde Senelik minimum ücretin 3.600 Euro + KDV olduğu, faturalama ve ödeme bölümünde, ... komisyon ücretlerini her ay gönderilecek fatura mukabilinde, senelik ücreti ise her sene başında gönderilecek fatura mukabilinde faturanın takibinden itibaren 7 gün içinde ödeneceği kararlaştırılmıştır. Sözleşme içeriğinde gecikme faiz oranına ilişkin açıklamaya rastlanmamıştır. Ancak, takip talebine konu dayanak faturada aylık % 5 faiz uygulanacağı belirtilmiştir.
Davalı tarafın defterlerinin incelenmesi sonucunca alınan 29.06.2022 tarihli bilirkişi raporuna göre; Davalının ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2018-2019-2020-2021 yıllarına ait ticari defterlerinin elektronik ortamda tutulduğu, e-defter beratlarının alındığı, TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir.
Davalı defter kayıtlarına göre; Dava ve takip konusu alacağın dayanağı olan 31.03.2021 tarihli ... sıra nolu 4.248,00.-Euro (41.595,14.-TL) bedelli faturanın davacı şirket adına alacak olarak kaydedildiği, davalının bu fatura karşılığında davacı adına 31.03.2021 tarihli ... sıra nolu 4.248,00.-Euro (41.595,14.-TL) bedelli iade faturası keserek takip konusu alacağın dayanağı olan fatura borcunun kapatıldığının ve bu nedenle de davalı şirketin takip konusu alacağın dayanağı olan faturaya istinaden takip tarihi itibariyle bir borcunun (kayıtlara göre) olmadığı tespit edilmiştir.
Davacı tarafın defterlerinin incelenmesi sonucunca alınan 07.02.2024 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre; Davalının ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2020-2021 yıllarına ait ticari defterlerinin elektronik ortamda tutulduğu, e-defter beratlarının alındığı, TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir.
Davacının kayıtları uyarınca 2020 yılı öncesindeki ticari ilişkiye ilişkin Euro bazında borç / alacak mevcut olmadığı, davacı tarafından 27.06.2020 - 31.03.2021 tarihleri arasında 4 adet 4.248,00 Euro ve 3 adet 3.600 Euro bedelli olmak üzere 7 adet fatura tanzim edilerek davalı borcu olarak kaydedildiği, karşılığında davalının tanzim ettiği 5 adet iade faturasının davalı alacağı olarak kaydedildiği ve Euro yardımcı kayıtlar uyarınca 7.484 Euro davalı borcu bulunduğu tespit edilmiştir. Tarafların kayıtları arasındaki uyuşmazlığın nedeninin, davacı sunulan yardımcı Euro kayıtlarına göre davalı tarafından davacıya tanzim edilen 1 adet 3.600 Euro iade faturasının ve son tanzim ettiği faturadan sonra davalının 31.03.2021 tarihinde tanzim ettiği 4.248 Euro tutarındaki faturanın davacıda olmamasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından senelik bedel olarak 4.248,00.-Euro talep edilmiştir. Davalı taraf bu bedele itiraz etmektedir. Taraflar arasında 25.06.2018 tarihli sözleşme kapsamında davacının davalıya verdiği hizmetin karşılığı olarak belirlenen ücret ödemesinin 3. Döneme kadar tanzim edilen faturaların ve yapılan ödemelerin kayıtlarda bulunduğu ve süregeldiği bilirkişi tespit edilmiştir.
Teknik bilirkişi tarafından fatura dönemini kapsayan teknik hizmetin davacı tarafından verildiği hususunda yapılan incelemelerin ve davalının bildirdiği covid nedeniyle sözleşme ile ilgili bildirdiği revize ve diğer hususlarda nihai takdirin mahkemeye ait olduğu belirtilerek, mahkemece davacının 25.06.2018 tarihli sözleşme uyarınca 3. döneme ilişkin tespit edilenler uyarınca sözleşmede belirlenen tutarı talep edebileceği yönünde kanaat oluşması halinde takip tarihi itibariyle 4.248,00 Euro davalıdan alacaklı olduğu, mahkemece alınan ek raporda da söz konusu faturanın taraflarca BA/BS formları ile vergi dairesine bildirildiği, davalının indirim talebinin gerekçeleri ile birlikte hukuki tavsifi ve nihai değerlendirme sonucuna göre farklı bir hususun mahkemede kanaat oluşması halinde yıllık bedel üzerinden yine takdirin mahkemeye ait olacağı belirtilmiştir.
Faiz konusunda ise; Mahkemece davacının talebinin yerinde görülmesi halinde bir faiz hesap yapılması istendiği durumda, taraflar arasındaki sözleşmede fatura bedellerinin 7 gün içinde ödeneceğinin mevcut olduğu, ancak sözleşmede gecikmeye ilişkin herhangi bir faiz oranı bulunmadığı, fatura altında mevcut faiz oranının uygulanabileceği yönünde kanaat oluşması halinde faizin 1.040,47 Euro olarak hesaplandığı belirtilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalardan sonra somut olaya gelince;
Taraflar arasında 25.06.2018 tarihli ...Sözleşmesi imzalandığı konusunda tereddüt yoktur. Sözleşmenin imzalandığı andan itibaren süregelmiş, taraflar arasında tartışma olmamıştır. Bu arada davalı tarafından hizmetin alınamadığı, ayıplı oyduğu, sıkıntılar yaşandığı konusunda davacıya çekilmiş bir ihtarname yoktur. Teknik açıdan bilirkişi raporunda yapılan değerlendirmede de davacı şirketin sözleşmede belirtilen işlemlerin hepsini tam ve eksiksiz olarak yaptığı sistemin sürekli olarak işleme-işletmeye açık tutulduğu, davacı ile davalı şirketler arasında sözleşme ile belirlenen sistem çalıştığı, davalının yapılan sözleşmede istediği ve kurulan sistemin çalışmasından kaynaklı bir şikayeti bulunduğuna dair bir yazışma/ mail görülmediği belirtilmiştir
Sorun, 2020 yılı başında başlayan ve tüm Dünya'ya yayılan pandemi sürecinde tüm Dünya çapında ve ülkemizde yaşanan ekonomik ve ticari sorunlardan kaynaklanmaktadır. Zaten davalı vekilinin cevap dilekçesinde de dayandığı gerekçe bundan ibarettir. Bu nedenle davacıya gönderdiği ... 13.Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile Covid-19 pandemisi nedeniyle işlerin yavaşlaması sebep gösterilerek faturanın iade edildiği ve edimlerin ifasında aşırı güçlük nedeniyle sözleşmedeki maddeleri yeniden gözden geçirmeye davacıyı davet ettiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafın bu davete ve ihtarnameye cevap vermemesi üzerine ... 13.Noterliğinin ... tarih ve .. yevmiye nolu ihtarnamesi ile sözleşmenin bitiş tarihi itibariyle (25.06.2021) yenilenmeyeceğini ihtar etmiştir.
Öyle ise Davalının savunmaları doğrultusunda Covir-19 pandemisinin davaya dayanak sözleşme edimlerinin yerine getirilmesinde davalı açısından aşırı güçlük oluşturup oluşturmadığını değerlendirmek gerekmektedir.
Bilindiği üzere Covid 19 vakası ilk kez 01.12.2019 tarihinde görülmüş, bir kaç ay içerisinde dünyanın çeşitli yerlerinden vakaların yayıldığına dair haberler gündemi işgal etmeye başlamıştır. Şubat ayı başlarında komşu ülkelerde vaka sayıları görülmeye başlamış, 11.03.2020 tarihinde ilk vaka görülmüş, 15.03.2020 tarihinde ilk ölüm gerçekleşmiştir. Neredeyse 1 yıla yakın bir süreç geçtikten sonra 19.11.2020 tarihinde davalı tarafından sözleşmenin gözden geçirilmesi talebiyle davacı tarafa ihtarname gönderilmiş, akabinde 09.03.2021 tarihinde sözleşmenin artık yenilenmeyeceği davacıya bildirilmiştir.
Öncelikle mücbir sebep, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu"nun "İfa imkânsızlığı" başlığı altında 136.maddede düzenlenmiştir. Buna göre; Borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkânsızlaşırsa, borç sona erer. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde imkânsızlık sebebiyle borçtan kurtulan borçlu, karşı taraftan almış olduğu edimi sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri vermekle yükümlü olup, henüz kendisine ifa edilmemiş olan edimi isteme hakkını kaybeder. Kanun veya sözleşmeyle borcun ifasından önce doğan hasarın alacaklıya yükletilmiş olduğu durumlar, bu hükmün dışındadır. Borçlu ifanın imkânsızlaştığını alacaklıya gecikmeksizin bildirmez ve zararın artmaması için gerekli önlemleri almazsa, bundan doğan zararları gidermekle yükümlüdür.
Mücbir sebep, teori ve uygulamada genel olarak “borçlunun faaliyet ve işletmesi dışında meydana gelen, genel bir davranış normunun ya da borcun ihlaline, kaçınılmaz ve mutlak şekilde neden olan, öngörülmesi ve karşı konulması mümkün olmayan olağanüstü bir olay” olarak tanımlanmaktadır. Mücbir sebebin unsurlarından biri de öngörülemezliktir. Covid 19 vakalarının ilk görülmeye başladığı 01.12.2019 tarihinden sonra sözleşmenin gözden geçirilmesi talebi arasında neredeyse 1 yıl boyunca görsel ve yazılı medyada 24 saat bu konuda haberler, gelişmeler yayımlanmış, bilim adamlarının görüleri ve endişeleri tartışma proğramlarına taşınmıştır.
Ortada TBK.nun 136.maddesinde belirtilen ifa imkansızlığından ziyade, otel rezervasyonlarının azalması nedeniyle davalı işletmenin yaşadığı ekonomik sıkıntılar dolayısıyla ifanın yerine getirilmesindeki zorluklardan söz etmek mümkündür. Bu zorluklar Dünya çapında her işletmede mevcut olan sıkıntılardır. Kimi sektörler bu durumdan bazılarına göre daha fazla etkilenmiş ise de 1 yıl boyunca Dünya tamamen içine kapanmamış, tüm sektörler ve ekonomi durmamıştır. Gerçekten de Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 25.01.2022 tarih ve ... E. ... K.sayılı kararında Suriye'de yaşanan iç savaşın mücbir sebep niteliğinde olmadığına işaret etmiştir. Bu nedenle davalının savunmalarına itibar edilmemiştir.
Tarafların defter kayıtlarına ve beyanlarına göre taraflar arasında ticari ilişki olduğu, davacının usulüne uygun defter kayıtlarına göre davalıdan 31.03.2021 tarih, ... nolu, 4.248,00.-EUR bedelli (taraflarca BA/BS formları ile vergi dairesine bildirilen) fatura nedeniyle alacaklı olduğu kabul edilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun "Tacir Olmanın Hükümleri" başlıklı 18.maddesi gereğince her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir.
Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır.
Davacı her ne kadar icra takibinde işlemiş faiz de talep etmekte ise de davalının TTK.nun 18/3 ve TBK.nun 117.maddeleri doğrultusunda temerrüde düşürüldüğüne dair bir belge ibraz edilmediğinden, sözleşmede faiz öngörülmediği, faturada yazan ve davacı tarafça belirlenen faiz oranının uygulanamayacağı düşünüldüğünden bu talebi kabul edilmemiş, likit (belirlenebilir) olduğu anlaşılan faturaya dayalı asıl alacak üzerinden davalının haksız itirazı nedeniyle takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın KISMEN KABULÜNE,
1-Davacının ... 27. İcra Müdürlügünün ...sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE,
Takibin 4.248,00.-EUR asıl alacak (işlemiş faiz çıkartılmak suretiyle) üzerinden DEVAMINA,
Asıl alacağa 3095 sayılı yasanın 4/a.maddesi gereğince devlet bankalarının yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına değişken oranlarda ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden takip tarihi itibariyle hesaplanacak faiz UYGULANMASINA,
İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) olan alacak (4.248,00.-EUR x 9.8817.-TL=41.977,46.-TL) üzerinden % 20 hesabıyla 8.395,49.-TL İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
2-Alınması gereken karar ve ilam harcı 2.867,48-TL olup, peşin alınan 628,31-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.239,17-TL karar ve ilâm harcının DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafça yapılan posta ve tebligat masrafı 556,00-TL, bilirkişi ücreti 4.000,00-TL toplamı 4.556,00-TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre hesaplanan 3.654,54-TL yargılama gideri ile ilk dava açma gideri (başvuru harcı, peşin harç toplamı) 687,61‬-TL'nin toplamı 4.342,15‬-TL yargılama giderinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, BAKİYESİNİN DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
4-Davalı tarafça yapılan 50,00-TL posta ve tebligat masrafı yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre hesaplanan 9,89-TL yargılama giderinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE, BAKİYESİNİN DAVALI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (kabul olan dava değeri üzerinden) 30.000,00-TL maktu vekâlet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (reddolan dava değeri üzerinden) 10.354,44‬-TL vekâlet ücretinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE,
7-Taraflarca tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa İADESİNE,
8-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul/red oranına göre 1.058,82-TL'sinin davalıdan, 261,18-TL'sinin davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.10/02/2025

KATİP

HAKİM

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim