mahkeme 2020/566 E. 2026/4 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2020/566

Karar No

2026/4

Karar Tarihi

5 Ocak 2026

T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ

DOSYA NO : 2020/566
KARAR NO : 2026/4

DAVA : KAYIT KABUL
DAVA TARİHİ : 13/10/2020
KARAR TARİHİ : 05/01/2026

Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile davalı borçlu şirket arasında 01.01.2015 tarihinde Taşıt Tanıma Sistemi sözleşmesi imzalandığını, yakıt alımları yapıldığını, bu alımlara karşılık düzenlenen fatura bedelleri ödenmediğinden ... 34. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası (asıl alacak + işlemiş faiz toplam 228.811,47.-TL) üzerinden icra takibi başlatıldığını, borcun 104.800,00.-TL'lik kısmına itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, davalının asıl alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, müvekkilinin davaya konu icra takibi nedeniyle borcu bulunmadığını, talep edilen ticari faiz oranının da fahiş ve hukuka aykırı olduğunu, alacak likit olmadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden icra inkâr tazminatı talep edilemeyeceğini belirterek, davanın reddine, icra takibine konu alacağın %20’sinden az olmamak üzere davacı şirket aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; ticari mal satım ilişkisine dayalı borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Davacının ... 34. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 31/05/2017 tarihinde, davalı aleyhine, Taşıt Tanıma Sözleşmesi ve 16 adet faturaya dayanarak, 205.558,12.-TL asıl alacak, 23.253,35.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 228.811,47.-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (Örnek No:7) ödeme emrinin borçlu/davalıya 02/06/2017 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 09/06/2017 tarihinde borcun 104.800,00.-TL'lik kısmına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da 13/10/2020 tarihinde 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde 104.800,00.-TL asıl alacak üzerinden huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı kabul edilmiştir.
Taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı tartışma konusu değildir.
Çözümlenmesi gereken sorun, davacının dava ve icra takibine konu ettiği fatura içeriğindeki malları davalıya teslim edip etmediği, teslim etmiş ise alacağının miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;
Taraf defterleri üzerinde inceleme yapmaya ihtiyaç bulunduğundan ve bu iş uzmanlık gerektirdiğinden, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememizce davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için talimatla alınan 29.12.2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Bilirkişi tarafından davalının muhasebecisi Mehmet Yüksel ile telefon ve email yazışmaları ile temas kurulmuşsa da e-defter şeklinde elektronik sistemlerde tutulan 2015 - 2016 - 2017 - 2018 - 2019 - 2020 yıllarına ait davalıya ait ticari defterlerin davalı şirketin uğradığı siber saldırı sonrası tümüyle yok olduğu bilgisinin verildiği, defterlerin ibraz edilmemesi nedeniyle incelenemediği, dosyadaki belgelere göre, davalı tarafından Gelir İdaresine aylık olarak verilen Ba Bildirimlerinde söz konusu alış faturalarının beyan edildiğinin beyannamelerden tespit edildiği, keza davacı/satıcı tarafından düzenlenen faturalara VUK’na göre düzenleme tarihinden itibaren 8 gün içerisinde itiraz edilmesi ve düzeltilmesinin, iptalinin talep edilmesi mümkünken, davalı taraf itiraz etmemiş, anılan faturalar ve üzerinde yazılı alacak tutarlarının kesinleştiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Davalı vekili de defterlerinin kaybolduğu, zayi belgesi verilmesi davalarının da reddedildiği belirtilerek defterlerin ibraz edilemeyeceğini söylemiştir.
Mahkememizce davacının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için alınan 12.08.2022 tarihli heyet bilirkişi raporunda özetle; Davacının ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2015 - 2016 - 2017 - 2018 - 2019 - 2020 yılı ticari e-defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, e-beratların alındığı, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir.
Bilirkişi heyeti; davalı tarafın -huzurdaki davanın tümüne itiraz etmiş olsa da- icra takibine kısmi itirazda bulunduğu, ayrıca 37.000.- TL itiraz tarihinden sonra ödeme yaptığı, davacının icra ve dava dosyasına sunduğu –talep edilen alacak meblağını oluşturan- faturalara davalı tarafın bir itirazda bulunmadığı. T.C. Gelir İdaresi Başkanlığının paylaştığı bilgilere istinaden davacı tarafın düzenledikleri faturaları, davalı tarafın Mali idareye beyan ettiği, BA Bildirimlerinde beyan ettiği ve mutabık oluklarından hareketle, davalının faturaları muhasebede kayıtlarına almış olabileceği tespit edildiği, davacının bu dava özelinde, takip tarihi 31.05.2017 itibari ile Cari Hesaptan kaynaklı (66.245,82- 15.04.2018 tarihli -64,20 TL düşülünce=) 66.181,62 TL davalı taraftan alacaklı olacağı, sektörel değerlendirmede Davalının alım yaptığı belirtilen (EK-2) 25 adet işlemin araçların depo kapasitesi üzerinde olduğu için şüpheli alım olarak değerlendirildiği, elektronik sistemle yapılan bu alımların Davacı firma tarafından netleştirilmesi gerektiği, aksi halde bu alımların tutarı 29.445,74 TL olup bu tutara işleyen faizin de değerlendirmeye alınması gerektiği, davacı tarafından düzenlenen 5 Adet Araç Kimlik Ünitesi faturasının tutarı 2.543,58 TL olup bu ariyetlerin talep edilmesine rağmen iade edilip edilmediğine dair talep / itiraz vb. bir bilgi dosyada mevcut olmadığı, ariyetlerin davacı firma tarafından iade edilmemesi durumunda tutarların müşteriye fatura edilmesi hem akdedilen sözleşme hem de sektörel açıdan uygun olduğu, ariyetlerin iade edilmesi durumunda ise ilgili tutarların ve bu tutarlara yansıyan faizlerin cari borçtan düşülmesi gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Mahkememizce alınan 12.03.2023 tarihli heyet bilirkişi EK raporunda özetle; Borçlu tarafından kabul edilen ve itiraz edilen miktarlara göre hesaplama yapıldığında; İcra dosyasının tetkikinde takibin muhatabı davalı tarafın, 09.06.2017 tarihli dilekçe ile talep süresinde yapılan itirazın İcra Dairesince kabul edilerek 16.06.2017 tarihinde takibin bakiye 124.011,47 TL için devamına karar verildiği, davalı tarafın ayrıca 17.06.2017 tarihinde anılan dosyaya (EFT ile) 37.000.-TL tutarında bir meblağ yatırmış olduğu, İcra Dairesinin de takip dosya masraflarını düştükten sonra bakiye 34.576,50 TL'nı davacı vekili hesabına intikal ettirdiği, davacı tarafından 31.05.2017 tarihinde anapara ve işlemiş faiz olarak toplam 228.811,47 TL için takip başlatılmış olup davalı tarafından 104.800.-TL tutara itiraz edilmiş olup 124.011,47 TL davalı vekili tarafından kabul edildikten sonra 17.06.2017 tarihinde dava dosyasına 37.000.-TL ödemiş olup (Davacı hesaplarına 34.576,50 TL'a geçmiştir.) kalan tutar (124.011,47 TL - 37.000.- TL=) 87.011,47 TL olacağı, hesaplanan ve C.1 (87.368,54 TL) ve C.2 (87.011,47 TL) maddelerinde detay belirtildiği üzere davalı tarafın itiraz ettiği şekilde kalan 87.368,54 TL'a dan 31.05.2017 takip tarihi ile davacının alacağı olacağı, her iki tarafında takip tarihi itibari ile bu tutarda küçük bir farkla (Davacı Takip tutarı / 87.368,54 TL & davalı tarafın kabul ettiği tutardan kalan tutar / 87.011,47 TL & 357,07 TL Fark) MUTABIK oldukları yönünde görüş bildirilmiştir.
İtirazlar üzerine alınan 25.06.2024 tarihli bilirkişi heyet ek raporunda özetle; Davacının 31.05.2017 takip tarihi itibariyle, takip tarihinden önce davalının toplamda 68.800,00.-TL ödemesi olduğunu, bu ödemeler düşüldüğünde davacının alacağının takip tarihi itibari ile 136.758,12.-TL alacaklı olduğunu, takip tarihi itibariyle davacının Ana Para 136.758,12 TL + Faiz 23.610,42 TL= 160.368,54.-TL alacağının bulunduğu, davalının takip tarihinden sonra (01.06.2017 – 26.07.2017 tarih aralığında) toplam 70.576,50 TL ödemesi bulunduğunu, bu miktardan önce faiz ödemesi yapılacağından kalan 46.966,08 TL'nin davalının ana para borcuna mahsubunun gerektiği, buna göre davacının Anapara Alacağının (136.758,12 TL – 46.966,08 TL=) 89.792,04 TL olacağı, davalı taraf 17.06.2017 tarihinde 37.000.- TL ödemiş olmakla beraber davacı hesaplarına 34.576,50 TL geçildiğini, (37.000.- TL – 34.576,50 TL=) Eksik tutarın 2.423,50 TL olduğunu, davalının 17.06.2017 tarihinde ödediği tutardan davacı hesaplarına kesinti sonrası geçilen tutardan kaynaklı 2.423,50 TL'nin hesaplanan 89.792,04 TL’dan düşüldüğünde alacak miktarının (89.792,04.-TL – 2.423,50.-TL=) 87.368,54 TL olacağı, borçlu tarafından kabul edilen ve itiraz edilen miktarlara göre yapılan hesaplamada ise; icra dosyasının tetkikinde takibin muhatabı davalı tarafın, 09.06.2017 tarihli dilekçe ile talep edilen alacağın 104.800,00.-TL tutarındaki kısmına itiraz edildiği, süresinde yapılan itirazın icra dairesince kabul edilerek 16.06.2017 tarihinde takibin bakiye 124.011,47 TL için devamına karar verildiği, davalı tarafın ayrıca 17.06.2017 tarihinde anılan dosyaya (EFT ile) 37.000,00.- TL tutarında bir meblağ yatırmış olduğu, İcra Dairesinin de takip dosya masraflarını düştükten sonra bakiye 34.576,50 TL’nı Davacı vekili hesabına intikal ettirdiği, davacı tarafından 31.05.2017 tarihinde anapara ve işlemiş faiz olarak toplam 228.811,47 TL için takip başlatılmış olup davalı tarafından 104.800.- TL tutara itiraz edilmiş olup 124.011,47 TL davalı vekili tarafından kabul edildikten sonra 17.06.2017 tarihinde dava dosyasına 37.000,00.-TL ödemiş olup (davacı hesaplarına 34.576,50 TL’a geçmiştir.), kalan tutarın (124.011,47 TL – 37.000,00.- TL=) 87.011,47 TL olacağı, her iki hesaplama yöntemi arasında 357,07 TL fark olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Mahkememizce raporlar yeterli görülmediğinden bir başka SMM bilirkişi görüşüne başvurulmuş, SMM Bilirkişi ...25.06.2024 tarihli bilirkişi raporunda; 31.05.2017 takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 140.506,98 TL Yakıt ve Araç Kimlik ücretlerinden kalan fatura alacağı, 17.597,63 TL işlemiş faizi ile 3.507,59 TL faiz faturaları dahil olmak üzere 161.162,20 TL alacaklı olduğu, takipten sonra davalının yapmış olduğu 36.000 TL ödemelerin haricen davacı tarafa yapıldığı, ayrıca davalının icra müdürlüğüne yapmış olduğu 37.000 TL ödemenin tahsil harcı düşülerek davacıya ödendiğinin mevcut olduğu, Takip sonrası dava öncesi yapılan davalı ödemeleri sebebiyle davacının yapmış olduğu masraflar, ücreti vekalet ve ödeme tarihlerine kadar hesaplanan faiz TBK 100 kapsamında önce faiz ve masraflara sayılmak suretiyle yapılan hesaplamalar neticesinde 31.10.2020 Dava tarihi itibariyle 115.484,98 TL asıl alacak ve 182.548,53 TL dava tarihine kadar işlemiş faiz olmak üzere toplam 298.033,50 TL davacı alacağı hesaplandığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Ancak, dosya bilirkişide iken davalı vekilinin vekillik sıfatlarının kalmadığı, zira davalı şirketin 05.07.2023 tarihinde iflasına karar verildiği yönündeki beyan dilekçesi verdiği 19.12.2023 tarihli celsede anlaşılmıştır.
Bunun üzerine iflas kararının kesinleşip kesinleşmediği, 2.Alacaklılar toplantısının yapılıp yapılmadığı, davacının iflas masasına başvurup başvurmadığı yönünde araştırmaya geçilmiştir.
Davalı şirket hakkında 30.12.2020 tarihinde ... Asliye Ticaret Mahkemesinde Doğrudan Doğruya İflas davasının açıldığı, mahkemece 05.07.2023 tarihinde davalı şirketin iflasına karar verildiği, davalı vekilinin hükmü istinaf etmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23.Hukuk Dairesinin 01/11/2023 tarih ve... E. ... K. sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine kararı verildiği, karara karşı davalı vekilinin temyiz kanun yoluna başvurması üzerine, Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 15/01/2024 tarih ve ...E...K. sayılı ilamı ile "Mahkeme kararının hükmü fıkrasının 1.bendinin hükümden çıkarılmasına, yerine "1-... Ticaret Sicil Müdürlüğüne ... sicil numarası ile kayıtlı ... Şirketinin İFLASINA, iflasın 05/07/2023 günü saat 12:25 itibariyle AÇILMASINA," ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilerek hükmün Onanmasına karar verildiği, verilen kararın kesin olması nedeniyle hükmün, 15/01/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bu arada davacı vekilinin ...İcra Dairesinin... iflas dosyasına başvurarak müvekkilinin iflas tarihi olan 05.07.2023 tarihi itibariyle 198.889,28.-TL asıl alacak, 601.468,69.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 830.237,87.-TL alacak kayıt talebinde bulunduğu, iflas idaresinin 24.05.2024 tarih ve 158 sayılı kararı ile alacağın nizalı (ihtilaflı) alacak olarak 4.sıraya kaydedildiği anlaşılmıştır.
Davanın Kayıt Kabul (İflasta Sıra Cetveline İtiraz) davasına dönüşmesi nedeniyle, BKMM bilirkişi ...'den davacının, davalı şirketten 05.07.2023 iflas tarihi itibariyle ana para ve işlemiş faiz hesabı yapılarak iflas tarihi itibariyle toplam borcun hesaplanması açısından ek rapor istenmiştir.
Mahkememizce alınan 25.06.2025 tarihli bilirkişi ek raporunda;
Davalının davadan sonra iflas etmiş olması sebebiyle ek raporda kayıt kabule konu olacak tutar kök raporda BK 100 kapsamında yapılan hesaplama sonrası kalan anapara 115.484,98 TL üzerinden ve iflas tarihine kadar hesaplanan işlemiş faiz 330.926,15 TL (Dava tarihine kadar işlemiş faiz 182.548,53 TL + dava tarihinden sonra iflas tarihine kadar işlemiş faiz 148.377,63 TL toplamı) olmak üzere toplam 446.411,13 TL'nin kayıt kabule konu edebileceği tutar olarak hesaplanmıştır.
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelince;
Davacının, taraflar arasında imzalanan 01.01.2015 tarihili Taşıt Tanıma Sistemi sözleşmesi imzalandığı, sözleşme gereği yakıt alımları yapıldığı, bu alımlara karşılık düzenlenen fatura bedelleri ödenmediğinden ... 34. İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyası ile 31/05/2017 tarihinde, 205.558,12.-TL asıl alacak, 23.253,35.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 228.811,47.-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatmıştır. Davalı borçlu borcun 104.800,00.-TL'lik kısmına ve faize itiraz ederek takibi durdumuş, mahkememizde itirazın iptali davası açılmıştır.
Dava devam ederken davalı şirket hakkında ...Asliye Ticaret Mahkemesinin 30.12.2020 tarihinde "Doğrudan Doğruya İflas" davası açılmış, mahkemece 05.07.2023 tarihinde davalı şirketin iflasına karar verilmiş hüküm Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23.Hukuk Dairesinin 01/11/2023 tarih ve ...E. .... K. sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddi ve Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 15/01/2024 tarih ve ...E.... K. sayılı ilamı ile hükmün "iflasın 05/07/2023 günü saat 12:25 itibariyle AÇILMASINA," ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilerek hükmün Onanmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporları ve ek raporları sonunda, davacının toplam alacağının faizler ile birlikte 161.612,20.-TL olduğu, takip tarihinden sonra yapılan ödemeler (01.06.2017 tarihinde 16.000,00.-TL, 05.06.2017 tarihinde 20.000,00.-TL, 17.07.2017 tarihinde 35.316,50.-TL) TBK.nun 100.maddesi kapsamında yapılan hesaplama sonunda kalan anapara borcunun 115.484,98 TL (İcra vekalet ücreti ve masraflar dahil), iflas tarihine kadar hesaplanan işlemiş faiz tutarının 330.926,15 TL (Dava tarihine kadar işlemiş faiz 182.548,53 TL + dava tarihinden sonra iflas tarihine kadar işlemiş faiz 148.377,63 TL toplamı) olmak üzere iflas masasına kaydı gereken tutarın 446.411,13.-TL olduğu anlaşılmıştır. Bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekilinin takibe konu 205.558,12.-TL asıl alacak üzerinden faiz hesabı yapılması yönünden, davalı vekilinin ise iddia edildiği kadar borcun olmadığı, işlemiş faiz ve faiz oranının hukuki dayanağı olmadığı yönünden bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ise de bilirkişi raporlarında da işaret edildiği üzere takip öncesi ve sonrası müflis borçlu tarafından kısmi ödemeler yapıldığı, raporlarda bu ödemelerin ayrıntılı olarak gösterildiği, vekalet ücreti ve takip masraflarının hesaplamaya dahil edildiği, itirazların soyut olup doyurucu gerekçe içermediği gözlendiğinden taraf vekillerinin beyan ve itirazları yerinde görülmemiş, 6100 sayılı HMK.nun 30.maddesinde hakime bir görev olarak yüklenen "Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür." hükmü gereği dava ve usul ekonomisi gözetilerek ek veya yeni bir heyetten rapor almaya gerek duyulmamış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın KABULÜNE,
446.411,13.-TL alacağın ... İflas Müdürlüğünün ...İflas sayılı dosyasına istinaden açılan iflas masasına 4.sıradan KAYIT VE KABULÜNE,
1-Alınması gereken karar ve ilam harcı 732.00-TL olup, peşin alınan 645,67-TL harcın mahsubu ile bakiye 86,33 TL harcın DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
2-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 842,30-TL, bilirkişi ücreti 19.300,00-TL'den oluşan 20.142,30-TL yargılama gideri ile 54,40-TL başvuru harcı, 645,67-TL peşin harç toplamı 20.842,37-TL yargılama giderinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACI TARAFA VERİLMESİNE,
3-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE,
5-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı Kanuna göre davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 05/01/2026

KATİP - HAKİM -
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim