Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/187

Karar No

2026/76

Karar Tarihi

6 Şubat 2026

T.C.
İSTANBUL
22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/187
KARAR NO : 2026/76

DAVA:Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:04/09/2025
KARAR TARİHİ:06/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdindeki "..." plakalı araca ait ... poliçe numarasıyla sigortalı araç ile ...sevk ve idaresindeki "..." plakalı araçların çarpışması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, kaza da meydana gelen 106.000,00-TL bakiye pert bedeli tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davada zamanaşımı süresinin dolduğu, bu bakımdan davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, davanın belirsiz alacak talebi olarak açılmasında hiçbir hukuki yarar bulunmadığını, bu nedenle davanın usulden reddini talep ettiklerini, müvekkili şirket tarafından tüm sorumluluk yerine getirildiğini, başkaca bir sorumluluğunun bulunmadığını, 14/11/2022 tarihinde davacı hesabına 110,500.00-tl pert bedelinin ödendiğini, davacı ile mutabık kalınarak araç rayiç ve sovtaj değeri tespit edilmiş olup davacının bu aşamada ödenen tutara itiraz etmesi haksız ve kötü niyetli olduğunu, huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
DELİLLER
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/... Esas sayılı dosyası, kaza fotoğraflar, kaza tespit tutanağı, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve tüm dosya kapsamı.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ VE GEREKÇE
Dava, davalı sigorta nezdinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalı davacıya ait ... plakalı aracın bakiye hasar bedeline ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Mahkememiz taraflar tacir olduğundan görevli ve yetkilidir.
6102 sayılı TTK'nun 1421. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu, anılan yasanın 1409. maddesinde, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığının ispat yükünün sigortacıya ait olduğu düzenlenmiştir.
Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.3.3.1.2. maddesinde; "onarım masraflarının sigortalı taşıtın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşması ve aynı zamanda eksper raporu ile taşıtın onarım kabul etmez bir hale geldiğinin tesbit edilmesi durumunda, araç tam hasara uğramış sayılır. Aracın tam hasara uğraması halinde, sigortacının azami sorumluluk haddini geçmemek üzere, hasar anındaki sigorta değeri ödenir. Bu durumda aracın Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin ilgili maddesi hükümleri doğrultusunda hurdaya ayrıldığına dair hurda tescil belgesi sigorta şirketine ibraz edilmeden araç sahibine sigorta tazminatı ödenmez. Değeri tamamen ödenen araç ve aksamı, talep ettiği takdirde sigortacının malı olur." hükmüne yer verilmiştir.
Kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan davalar, TTK'nun 1420/1. maddesi gereğince iki yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Nitekim, zamanaşımı süresinin iki yıl olduğuna ilişkin bu düzenlemeye, Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının C.10. maddesinde de aynen ve açıkça yer verilmiştir.
İki yıllık zamanaşımı süresinin başlangıcı ise alacağın muaccel olduğu tarihtir. Zarar sigortalarında, alacağın muaccel olduğu gün, sigortalının rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği günden itibaren başlayan beş iş günü olan ihbar süresinin son günüdür.
KTK'nun 109. maddesinin ilk fıkrasında, yine bir haksız eylem niteliğindeki trafik kazalarından doğan tazminat taleplerinin tabi bulunacağı zamanaşımı süresi yönünden Türk Borçlar Kanunun'daki haksız fiil düzenlemesinden farklı, özel bir hüküm getirilmiş; bu tür tazminat talepleri için açılacak davalar yönünden zamanaşımı süresi iki yıl olarak belirlenmiştir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise, davanın cezayı gerektiren bir eylemden doğması ve ceza kanununun bu eylem için daha uzun bir dava zamanaşımı süresi öngörmesi halinde, bu sürenin maddi tazminat talebiyle açılacak davalar için de geçerli olacağı hükme bağlanmıştır.
KTK'nun 109/2. maddesindeki uzamış ceza davası zamanaşımı süresinin uygulanabilmesi için, tedavi giderleri ve/veya ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemi gibi, yaralama veya ölüm ile ilişkili bir olaydan (dolayısıyla haksız eylemden) zarar gören tarafın açtığı bir dava olması gerekir. Kasko sigortası nedeniyle maddi tazminat talebinin dayanağı ise, sigorta ettiren ve sigortacının tarafı olduğu sözleşmedir. Anılan hükümde geçen "maddi tazminat talepleri" kavramı ile kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan araç hasarına ilişkin davadaki maddi tazminat talebinin ilişkilendirilmesi mümkün değildir. KTK'nun 109/2. maddesi kapsamında haksız eylem nedeniyle zarar gören üçüncü kişi veya kişiler, zararlarının karşılanması bakımından zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında sigortacıya başvuruda bulunabilirlerse de, kasko sigorta sözleşmesine dayalı olarak hiçbir zaman “sigortacı kasko şirketine”, hukuki sorumluluğuna dayanarak başvuramazlar.
Haksız eylemin özel bir türü olarak düzenlenen KTK'nun 109/2. maddesindeki yaralamadan veya ölümden dolayı zarar gören üçüncü kişilerin alacak hakkı yönünden açılacak davalarda, haksız eylem aynı zamanda ceza kanunu bakımından suç oluşturmakta ve daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmekte ise, uzamış ceza davası zamanaşımı süresi uygulanabilir ise de, kasko sigorta sözleşmesine dayalı tazminat davaların bu madde kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, uzamış ceza davası zamanaşımı süresi uygulanamayacaktır. Bu durumda kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan ve araç hasar bedeli, araç mahrumiyet zararı istemine konu tazminat taleplerinde uygulanacak dava zamanaşımı süresi iki yıldır (Emsal Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 13/02/2019 tarih ve 2016/10047 Esas 2019/1448 Karar sayılı ilamı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22/12/2010 tarih ve 2010/17-664 Esas 2010/689 Karar sayılı içtihadı).
TTK'nun 1446/1. maddesinde sigorta ettirenin rizikonun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildireceği hükme bağlanmıştır. Kasko sigortası genel şartları B.1. maddesinde ise sigorta ettiren rizikonun gerçekleşmesi halinde rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği tarihten itibaren en geç 5 iş günü içinde sigortacıya bildirim yapmakla yükümlü olduğu düzenlenmiştir. Sigorta ettirenin ihbar yükümlülüğüne ilişkin yasada açık bir süre belirlenmeyip gecikmeksizin bildirim yapma yükümlülüğü düzenlenmişken kasko sigortası genel şartlarında bu süre açıkça en geç 5 iş günü olarak hükme bağlanmıştır. Bu durumda somut olayın özelliğine göre sigorta ettirenin lehine olan en geç 5 iş günü ihbar süresinin tazminat alacağının muacceliyeti ve bu kapsamda zamanaşımı süresinin değerlendirilmesinde gözetilmesi gerekecektir.
TTK'nun 1427. maddesinde ise sigorta bedelinin rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her halde 1446. maddeye göre yapılacak ihbardan 45 gün sonra muaccel olacağı belirtilmiş, aynı maddenin 4. bendinde borç muaccel olunca sigortacının ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşeceği belirtilmiştir (Emsal Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 13/11/2017 tarih 2016/19039 Esas 2017/10425 Karar, 01/03/2018 tarih 2017/1161 Esas 2018/1453 Karar)
Öte yandan, yargı kararlarında ve öğretide kısmi davada dava edilmeyen alacak kesimi için, fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmuş olmasının zamanaşımını kesmeyeceği kabul edilmektedir. Kısmi dava açılması halinde zamanaşımı alacağın yalnız kısmi dava konusu yapılan miktarı için kesilir (Hukuk Genel Kurulu'nun 20.3.1968 gün ve 9/210 E., 151 K.; 23.11.1966 E.T/593, 296 K.; 3.7.2002 gün ve 2002/9-564 E., 572 K. sayılı ilamları).
Yukarıda yapılan açıklamalar karşısında somut olaya gelindiğinde, taraflar arasında akdedilen kasko poliçesi uyarınca davacının aracı kasko poliçesi teminatı altında olup zarara konu olay 31.07.2022 tarihinde meydana gelmiştir. Davacının kasko sigorta tazminatı talebi, KTK'nun 109/2. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, eldeki davada uzamış ceza davası zamanaşımı süresi uygulanamayacaktır. Bir başka anlatımla somut olayda dava zamanaşımı süresi alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren iki yıldır. Kaza tarihi 31.07.2022 ile dava tarihi 04.09.2025 tarihi arasında arabuluculuk görüşmelerinde geçen süre (33 gün ve 36 gün) dikkate alınarak 19.11.2022 tarihli eksper raporu ile öğrendiği kabul edilse dahi 2 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/... Esas sayılı dosyasında kısmi dava açıldığı ve zamanaşımı alacağın yalnız kısmi dava konusu yapılan miktarı için kesildiği anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın zamanaşımı sebebiyle REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince 732,00-TL nispi karar harcından peşin yatırılan 1.810,22-TL harcın mahsubu ile artan 1.078,22TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri ve vekalet ücretinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa re'sen iadesine,
7-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.

Katip ...

Hakim ...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim