Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/799
2026/114
9 Şubat 2026
T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/799 Esas
KARAR NO : 2026/114 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/11/2025
KARAR TARİHİ : 09/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin 03/11/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin davalıdan aylık danışmanlık bedeli alacağının bulunduğunu, müvekkili ile davalı ... A.Ş. arasında davalıya ait unlu mamüller üretip satan "..." markasının şubeleşmesi ve mevcut şubelerin verimliliğinin artırılması için Müvekkil'den "Danışman" olarak hizmet alınması konusunda 24.02.2025 imza tarihli "Danışmanlık Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşmenin "Danışmanın Sorumluluk Sınırları" adlı 3. madde içeriğinde, Müvekkilinin franchise sözleşmesi imzalanana kadar olan tüm aşamalarında danışmanlık yapacağı, doğru ve işe uygun franchise adaylarının bulunmasında azami gayreti göstereceği, davalının franchise onayı vermekte serbest olacağı ve bu kararın sonuçlarından müvekkilinin sorumlu tutulmayacağı, ayrıca müvekkilinin franchise işletme süreçlerinde mağaza yönetimi ve franchise bedellerinin tahsilatında sorumluluğunun bulunmayacağı hususları düzenlendiğini, müvekkili davalı ile aralarında akdedilen sözleşme ile üstlendiği danışmanlık edimini gereği gibi yerine getirmiş ancak davalı şirketin müvekkiline 2025 Nisan, 2025 Mayıs ve 2025 Haziran aylarına ilişkin danışmanlık ücret tutarlarını ödemediğini, bu nedenlerle; davalı şirketin .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas Sayılı icra takibine yaptığı haksız ve mesnetsiz itirazın iptaliyle takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilerek, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin 09/12/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine yapılan icra takibinde .... İcra Dairesi 2025/... Esas sayılı dosyasından ilamsız takiplere ilişkin ödeme emri tebliğ edildiğini, müvekkili şirketin merkezi İstanbul Ümraniye olduğunu, İİK. 50. Maddesi delaleti ile HMK. 6. Maddesi uyarınca ilamsız takiplerde borçlunun ikametgahındaki icra müdürlükleri yetkili olduğunu, İstanbul icra müdürlüğünün yetkisine itiraz edildiğini, ortada bir hizmet sözleşmesinde edimin ifa edildiği iddiası ve fakat hizmet verildiğini iddia eden tarafından faturasının düzenlenmediği ve edimin ifa edildiğinin ispatının davacı alacaklıda olduğu bir "danışmanlık hizmet sözleşmesinden " doğduğu iddia edilen alacak davası söz konusu olduğunu, sadece sözleşme, tek başına alacağı ispatlanamayacağını, ifa/teslim edilmemiş hizmet mevcut olduğunu, bu ifanın yerinin de İstanbul (Anadolu) olduğunu, davacı ile müvekkili şirket arasında imzalanan sözleşmeye göre, davacının ücrete hak kazanması için sorumlu olduğu edimlerini yerine getirmiş olması gerektiğini, davacının sözleşme gereği vermeyi taahhüt ettiği hizmetleri vermediğini, davacı tarafında sözleşmeye konu hizmetlerin hiçbiri verilmediğini, davacının tek bir raporlama, faaliyet raporu, sunum iletmediği gibi, tek bir aday dahi bulamamış, değerlendirmek üzere müvekkili şirkete iletmediğini, davacı tarafından edimin ifa edildiğini ispatlayan tek bir belge ve fatura da sunulmadığını, davacı tarafından, müvekkili şirkete sözleşme gereğince hizmetin kapsamına giren hizmetler verilmediği gibi, uygun bir tane Franchise adayı dahi bulunarak müvekkili şirkete sunulmadığını, müvekkili şirkete, markası ile ilgili sunumlarını hazırlayarak iletmediğini, aday bulma hizmetini dahi yerine getirmediğini, bu şartlar altında danışman olarak vermesi gereken hizmeti vermediği halde ücret alacağı olduğu iddiası ile icra takibi başlattığını, bu nedenlerle; itirazlarımızın kabulü ile haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, %20 az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilerek, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER:
-.... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyası Uyap kayıtlar,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, takip talebine itirazın iptaline ilişkindir. İİK m.67’de "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir" hükmüne yer verilmiştir.
Davaya konu .... İcra Müdürlüğünün 2025/... esas sayılı dosyası celp edilmiş, incelenmesinde; Alacaklısının ... ... olduğu, borçlusunun ... ve Perakende Hizmetleri olduğu, takip konusu alacak miktarının 240.000,00TL, takibin ilamsız icra yoluyla takip olduğu, ödeme emrinin borçluya 13/08/2025 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, borçlunun İcra Müdürlüğü'ne 19/08/2025 tarihinde ve süresinde itiraz dilekçesini sunmuş olduğu ve takibin İİK m.66 gereğince durdurulduğu anlaşılmıştır.
Yargıtay 5. HD'nin 2024/9873 Esas - 2025/1968 Karar sayılı ilamında: "... İtirazın iptali davasında usulüne uygun olarak başlatılmış ve itirazla durmuş bir takibin varlığı dava şartıdır. İtirazın iptali davasını gören mahkemenin, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelemesi gerekir. Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması, bu sonuca etkili değildir. Eş söyleyişle, itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, mahkeme öncelikle, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırmalıdır. Kaldı ki, itirazın iptali davasını görme yetkisi, takibin yapıldığı yer mahkemesine aittir. O nedenle, mahkemenin, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı incelemesi doğaldır. Bu yetki itirazının incelenmesi sonucunda, mahkeme, kendisinin yetkili olup olmadığını da belirlemiş olacaktır..." Mahkemenin yetkiye yönelik itirazda öncelikle İcra dairesinin yetkisinin incelenmesi gerektiği vurgulanmıştır.
İlamsız bir takipte yetkili icra dairesi de 2004 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin yollaması ile 6100 sayılı Kanun'un genel hükümlerine göre belirlenecektir. 6100 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesine göre genel yetkili icra dairesi, davalı gerçek veya tüzel kişinin takibin yapıldığı tarihteki yerleşim yeri icra dairesidir. Aynı Kanun’un 10 uncu maddesine göre ise sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği hüküm altına alınmış olup, bu sebeple sözleşmeden doğan para borcunun tahsili için başlatılan takipte, sözleşmenin ifa edileceği yer icra dairesi de yetkili kılınmıştır.
6100 sayılı Kanun'un "Yetki sözleşmesi" başlığını taşıyan 17. Maddesi "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." şeklindedir.
Yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılması, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olması ve yetkili kılınan mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesi şarttır.
Taraflar arasında 24/02/2025 tarihli Danışmanlık Sözleşmesi imzalandığı, mezkur sözleşmenin 8. maddesinde; taraflar arasında çıkacak ihtilaflarda İstanbul Anadolu Mahkemelerinin ve İcra Dairelerinin yetkili olduğu hüküm altına alındığı görülmüştür. Davalı borçlu vekili icra takibine yaptığı itiraz dilekçesinde İstanbul Anadolu İcra Dairelerinin yetkili olması nedeniyle yetkiye de itiraz etmiştir. Davalı aynı zamanda cevap dilekçesinde de hem Mahkemenin hem de İcra Dairesinin yetkisizliğine ilişkin ilk itirazını Mahkemeye sunmuştur.
Yüksek yargı kararı ve taraflar arasındaki sözleşme dikkate alındığında, ilamsız takibin yetkisiz icra dairesi olan ....İcra Müdürlüğünde başlatıldığı anlaşılmakla; Mahkememizce takip yapılan icra dairesinin yetkili olmadığına kanaat getirilmiş ve yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir takip olmadığından dava şartı eksikliğinden davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;.
1-) Davanın dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE,
2-)Alınması gerekli 732,00TL karar harcının peşin alınan 2.898,60TL harcın mahsubu ile artan 2.166,60TL harcın kararın kesinleşmesi ve istek halinde davacıya iadesine,
3-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-)Yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 45.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-)Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine,
6-)Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00TL nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.09/02/2026
Katip ...
E-imzalıdır
Hakim ...
E-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.