Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/387
2024/714
9 Aralık 2024
T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/387 Esas
KARAR NO : 2024/714
DAVA : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/06/2023
KARAR TARİHİ : 09/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilin ortağı bulunduğu ... A.Ş.'nin, ana iştigal mevzu akaryakıt ve servis hizmetleri olmasına rağmen, davalıların Türk Ticaret Yasası'nın 408 ve ilgili maddelerine aykırı olarak Genel Kurul'un ağırlıklı yeter sayısı olan 2/3 oranında herhangi bir karar almaksızın;hatta genel kuruldan onay almaksızın; ana iştigal mevzunu yok ederek, tüm akaryakıt ve servis hizmetli eti ağır zarara duçar eyleyen Yönetim Kurulu Üyesi olan davalıların Şirketin uğradığı tüm zarar ve ziyan tespit edilerek müştereken ve müteselsilen TCMB avans faizi ile birlikte davalılardan tazminine ve bu zararın şirkete ödenmesine ve bu hususta Müvekkilimin bizzat yetkili olmasına karar verilmesi talebine ilişkin olduğunu, Müvekkili ..., 'nün ... sicil numarasında kayıtlı olup, ... mahallesi, ... Caddesi No: adresinde mukim ... A.Ş. Firmasının 046,74 ortağı olduğunu, Davalılar, anılan şirketin yönetim kurulu üyeleri iken, 22.05.2023 Tarihinde yapılan genel kurula kadar bu görevlerine devam etmiş; şirketin şu anki yönetim kurulu üyesi sadece Davalılardan ... olduğunu, İhtilaf konusu olan vaka, Davalıların yönetim kurulu üyesi olduğu dönemde vuku bulmuş olması nedeniyle Davalıların tamamı müştereken ve müteselsilen bu zarardan sorumlu olduğunu, şirket, her yıl önemli kârlılık sağlamakta ve ülkemizin en önemli akaryakıt dağıtım şirketlerinin şerefiye ve kira bedelleri ödeme yarışında olduğu ve değerli cazibesini korumakta iken, davalıların yönetim kurulu üyesi olduğu sırada, şirketin tüm akaryakıt ve is hizmetleri bir anda sonlandırıldığını, akaryakıt ve servis ekipmanları ile yok edildiğini, akaryakıt pompalarının yerlerinde yeller estiğini, üstelik son derece değerli arazinin, tüm çevresinin demir parmaklıklarla kapatıldığını, girişlerin engellendiğini, otopark haline getirildiğini ve yine yönetim kurulu'nun hakimiyeti altındaki ... A.Ş. Firmasına peşkeş çekildiğinin de saptandığını, davalı yönetim kurulu üyelerinin, şirketin ve Müvekkilinin uğradığı zararlardan ve ayrıca mahrum kaldığı karlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu beyanla, Şirketin ve müvekkilinin uğradığı zararın tespiti ile davalılardan TCMB avans faizi ile birlikte tahsiline, ... A.Ş.'nin uğradığı zararın şirkete ödenmesine, tahsil ve takibi hususunda Müvekkilinin münferiden yetkili kılınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 2021 mali yılına ait olağan genel kurul toplantısı 18/04/2022 tarihinde yapıldğını, davacı azlık hakkını kullanarak bu toplantının ertelenmesini talep ettiğini, TTK 420 hükmü gereğince ertelenen toplantı 03/06/2022 tarihinde yapıldığını, toplantıda yönetim kurulu üyelerine karşı sorumluluk davası açılması hususunda bir karar alınmadığını, anonim şirket yönetim kurulu üyelerine karşı sorumluluk davası açılabilmesinin, genel kurulun bu hususta açıkça karar almasıyla mümkün olduğunu, genel kurulun bu yöndeki kararı dava şartı niteliğinde olup huzurdaki davada şart gerçekleşmediğinden, davanın esasa girilmeksizin derhal reddini talep ettiklerini, olayda TTK 408. Maddesinde belirlenen şartların olmadığını, akaryakıt lisansının iptali davacının kötü niyetli işleminin sonucu olduğunu, davacının 17/11/2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan 3, 4 ve 6 numaralı kararların iptali istemiyle ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/... esas sayılı davasını açmış ise de bu davada Shell sözleşmesinin yenilenmesi için ilave şartlar getiren kararın iptalini dahi talep etmediğini ve petrol istasyonunun kapanmasına neden olan tutumunu muhafaza ettiğini, davacının oylarıyla alınan bu genel kurul kararındaki şartların ne ... ne de diğer akaryakıt dağıtım firmaları tarafından kabul edilmemesi ve her an tasfiyeye girme tehdidi altıda olan şirketle sözleşme yenilemeyi uygun bulmaması üzerine sözleşme yenilenemediğini ve 4646 sayılı Petrol Piyasası Kanunun amir hükümleri gereğince Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun yazısıyla petrol istasyonunun kapatıldığını, davacının 2018 yılından başlayarak şirketin tasfiyesi için davalar açıldığını ve ticaret hayatının en temel gereklerinden biri olan şirketin devamlılığına güvenin tamamen ortadan kaldırıldığını, bu şartlar altında artık davacının kendi planlı ve süreklilik arz eden eylem ve işlemleriyle yarattığı güvensizlik ortamından dolayı sözleşme tarafı olan akaryakıt dağıtım şirketinin ya da yürürlükteki emredici düzenlemelerin neticesini kendisi dışındaki kişilere yükleyemeceğini, bu sonuçların sorumlusunun artık yönetim kurulu üyeleri değil, bu sonuca sistematik ve planlı bir şekilde neden olan davacı olduğunun açık olduğunu beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişi heyetinden alınan 30/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Şayet Sayın Mahkemece gerek... ile sözleşme imzalanmamasının ihbar olunan şirket yönetim kurulu üyelerine atfedilebilecek sebebe dayandığı, davacının dava açmasının veya şerefiye payı talep etmesinin yeni sözleşme akdedilmesi noktasında önem arz etmediği kanaatinde olunması durumunda davacının zarar talebinde bulunmasının mümkün olabileceğinin, Buna karşın Muhterem Mahkemece aksi kanaatte olunması bir başka ifade ile gerek davacı tarafından şirketin tasfiyesine yönelik dava açılıp, Shell ile sözleşme imzalanmamasının ardından davadan feragat edilmesi gerekse de davacının talep ettiği şerefiye (bayrak) bedelinin fahiş olduğu gerekçesiyle sözleşme ilişkisinin kurulamadığı kanaatinde olunması durumunda ise ihbar olunan şirket yönetim kurulu üyelerine atfedilebilecek bir kusur söz konusu olamayacağından davacının zarar talebinde bulunmasının mümkün olmadığını," bildirmişlerdir.
Davacı vekili 08/11/2024 tarihli dilekçesi ile; Taraflar sulh olduğundan davadan feragat ettiklerini, davanın feragat nedeniyle reddini, taraflarca masrafların masrafı yapan taraf üzerinde bırakılmasını ve dava tarafları lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 11/11/2024 tarihli dilekçesi ile; taraflar sulh olduğundan vekalet ücreti talepleri olmadığını bildirmiştir.
Sulh sözleşmesi sunulmuş mahkememizce incelenmiştir.
Davadan feragat, 6100 sayılı HMK'nun 307 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
Buna göre feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi diye tanımlanmıştır. Feragatin kayıtsız ve şartsız olacağı, dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği belirtildikten sonra, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı açıkça belirtilmiştir.
Davacının davasından feragat ettiği görülmekle, davacının feragati nedeniyle davanın reddine, yapılan giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın FERAGAT SEBEBİYLE REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60 TL harçtan, davacı tarafça peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 247,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Taraflarca yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5- Arabuluculuk ücreti olan 3.200,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere, oybirliğiyle dosya üzerinden karar verildi. 17/12/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.