mahkeme 2026/7 E. 2026/6 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2026/7
2026/6
6 Ocak 2026
T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/7 Esas
KARAR NO :2026/6
DAVA:Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:15/01/2025
KARAR TARİHİ:06/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davalı kurumun elektrik abonesi olup abonelik sözleşmesi kapsamında elektrik tüketimini davalıdan sağladığını, davalı tarafça 10.01.2025 tarih ve ... abone hesap numarası için 246.858,53 TL ve ... nolu hesap numarası için 262.067,45 TL ve tutarlı elektrik borcu ... nolu hesap numarası için 10.891,08 TL kullanım ve ... hesap numarası için 7.415,28 TL kullanım bedeli ve ticari grup kaçak ticarethane sınıfında borç tahakkuk ettirilip müvekkile tebliğ edildiğini, müvekkilinin bireysel abone olup ticari abone olmadığını, fatura içeriğinde; fiziki müdahale yaparak elektrik tüketimi yaptınız şeklinde bir ibareye yer verilerek kaçak elektrik kullanımı iddiası ile borç tahakkuku yapıldığını ve ödenmesi talep edildiğini, davalı kurum tarafından kaçak tespitinin ne zaman yapıldığı ne kadar süre ile kaçak elektrik kullanıldığı, gün başına ne kadar süre ile kaçak elektrik kullanımı sağlandığı konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, sadece 1 yetkilinin geldiğini tek başına elektrik sayaçlarına baktığını ve söz konusu işlemler yapıldığını, birlikte yapılan bir tespit bir kamera kaydı veya tutanak olmadığını, müvekkili tarafından fiziki herhangi bir müdahale de olmadığını, müvekkilinin taşınmazı mesken olarak kallandığını, davacı tarafından normal elektrik tüketimine ilişkin gönderilen faturalarda da bu yerin mesken olduğunu, bu durumda günlük 5 saat üzerinden güç tüketimi hesaplaması yapılması gerekirken, yönetmeliğe aykırı olarak, iş yeri olarak kabul edilip, ticari işletme sayılarak günlük 24 saat kullanım üzerinden hesaplama yapıldığını, müvekkilinin meskeni kiraya verdiğinden bu yerde vardiyalı çalışmada bulunmadığını, esasen müvekkilinin bu kadar kullanım yapmasının da fiziken mümkün olmadığını, 1 aylık dönemde üretim yapan sanayi tesislerinin bile kullanamayacağı bir elektrik ve bedel söz konusu olmasına rağmen işlemin mesnedinin anlaşılamadığını, davaya konu tespit tutanağında izlenmesi gereken usul ve yöntemler göz ardı edilerek ve usulsüz olarak, yönetmelik, elektrik enerjisi düzenleme kurul kararı ve Yargıtayın içtihadı da göz önüne alınmadan tutulduğunu, bu nedenle bu tutanağa dayanılarak kaçak elektrik enerjisi kullanıldığı iddiasının yersiz olduğunu, düzenlenen tutanak ve yapılan tespitin usulsüz ve geçersiz olduğunu, müvekkilinin kaçak elektrik enerjisi kullanmadığından davalı kurumun müvekkili hakkında haksız ve hukuka aykırı bir şekilde tahakkuk ettiği 228.337,22 TL kaçak elektrik kullanım cezasının iptali ile davalı kuruma karşı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 527.232,34 TL borçlu olmadığının tespitini, bu borç nedeniyle elektrik kesintisine gidilmemesi yönünde tedbir kararı verilmesini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ekiplerince 09.01.2025 tarihinde davacının kullanımında bulunan; "..." adresinde müvekkili şirket ekiplerince yapılan incelemede, perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi kullanıldığı, müvekkili şirket yetkililerince ... ve ... hizmet numaralı tüketim noktalarına ait tesisatta bulunan sayaçta yapılan tespite istinaden Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. maddesinin 1/c bendi uyarınca H/... ve H/... tahakkuk numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanakları düzenlendiğini, davacının bu kaçak elektrik kullanımına istinaden davacı adına; Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri doğrultusunda, H/... numaralı tutanağa istinaden ... numaralı faturası ile 49881 kWh enerji tüketimi karşılığında 246.858,53 TL fatura bedeli ve ... numaralı fatura ile de 887 kWh enerji tüketimi karşılığında 7.415,28 TL ek fatura tahakkuk ettirildiğini, H/... numaralı tutanağa istinaden ise; ... numaralı faturası ile 973 kWh enerji tüketimi karşılığında 10.891,08 TL fatura bedeli ve ... numaralı faturası ile de 52376 kWh enerji tüketimi karşılığında 262.067,45 TL ek fatura bedeli tahakkuk ettirildiğini, daha sonra müvekkili şirket tarafından, alacağının tahsili amacıyla davacı aleyhine Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... dosyalarıyla icra takibi başlatıldığını, davacı taraf haksız ve hukuka aykırı olarak, müvekkili şirket yetkililerince sunulacak olan belgelerle de borcun mevcut olduğu açık olmasına rağmen huzurdaki haksız ve mesnetsiz davayı ikame ettiğini, davacı tarafın bahsi geçen borcuna ilişkin kaçak tahakkuk hesap bülteni oluşturulduğunu ve ilgili Yönetmeliğe uygun bir tahakkuk hesaplaması yapıldığını, Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği, kaçak elektrik kullanımı durumunda yapılacak kaçak tahakkukunun nasıl hesaplanacağını, akabinde düzenlenecek faturaların da nasıl düzenleneceğini kesin sınırlarla belirlediğini, buna göre borçlu adına tutulan kaçak elektrik tutanağına bağlı olarak yapılan tahakkuk hesabı neticesinde, ... hizmet ve H/... seri nolu tutanağa istinaden; ... numaralı fatura ile 359 GÜN X 30,8 KW X 0,6 X 8H = 53074 KWH (ENDEKS DÜŞÜMÜ) 28287 - 25094 = 3192 KWH 53074 - 3192 = 49881 KWH enerji tüketimi karşılığı 246.858,53 TL bedelli, ... numaralı fatura ile 6 GÜN X 30,8 KW X 0,6 X 8H = 887 KWH KWH enerji tüketimi karşılığı 7.415,28 TL bedelli kaçak elektrik ek tüketim borcu tahakkuk ettirildiğini, ... hizmet ve H/... seri nolu tutanağa istinaden ise; ... numaralı faturası ile 6 GÜN X 33,8 KW X 0,6 X 8H = 973 KWH enerji tüketimi karşılığında 10.891,08 TL bedelli, ... numaralı faturası ile de 359 GÜN X 33,8 KW X 0,6 X 8H = 58244 KWH (ENDEKS DÜŞÜMÜ) 44376 - 38508 = 5867 KWH 58244 - 5867 = 52376 KWH enerji tüketimi karşılığında 262.067,45 TL kaçak elektrik ek tüketim borcu tahakkuk ettirildiğini, davaya konu faturalar, kaçak elektrik tespit tutanağı ve kaçak tahakkuk hesap bülteni müvekkili şirket tarafından davacının kaçak elektrik kullanımına karşılık olarak usule ve yasaya uygun olarak düzenlendiğini, davacı tarafından müvekkili şirketçe yapılan işlemlerin ve tutulan evrakların delil teşkil etmediği iddiası ve davacı yanın borcunun olmadığına ilişkin iddiası tamamen asılsız olup gerçeklikten uzak olduğunu, bu nedenle davacı tarafından ikame edilen huzurdaki dava haksız ve mesnetsiz olup reddi gerektiğini, müvekkili şirket ekiplerince kaçak elektrik kullanımına ilişkin 09.01.2025 tarihli H/... ve H/... seri numaralı kaçak tespit tutanakları düzenlenmiş ve tutanakta da belirtildiği üzere ilgili mahal ticarethane olarak kullanılmakta olup apart olarak günlük kiraya verildiğini, açıklanan nedenlerle davacı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak ikame edilen huzurdaki davanın esastan reddine, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre;
Hukuk mahkemelerinin hangileri olduğu ve bunların kuruluşu 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 4 ve 5 inci maddelerinde düzenlenmiştir.
Kanunun 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre asliye hukuk mahkemeleri, sulh hukuk mahkemelerinin görevleri dışında kalan ve özel hukuk ilişkilerinden doğan her türlü dava ve işler ile kanunların verdiği diğer dava ve işlere bakar. Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 2.maddesiyle de teyit edilmiştir. Anılan maddenin ikinci bendi Hukuk Muhakemeleri Kanununda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesinin diğer dava ve işler bakımından da görevli olduğunu vurgulamıştır.
Asliye Ticaret Mahkemeleri de 5235 sayılı Kanunun üçüncü fıkrasında düzenlenmiştir ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5.maddesinin 1 numaralı bendi uyarınca bu mahkemeler, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.
Bir davanın ticari nitelikte olup olmadığı, bir diğer ifade ile asliye ticaret mahkemesinde görülüp görülmeyeceğinin belirlenmesi işi de Türk Ticaret Kanununun 4.maddesinde gösterilen ilkelere göre yapılmalıdır. Öğretide de benimsenen görüşe göre ticari davalar mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrılmaktadır. Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinin 1.bendinin (a) alt bendi uyarınca bu Kanunda düzenlenen hukuk davaları mutlak ticari davalardır. Nispi ticari davalar ise konusu ne olursa olsun, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarıdır (TTK.m.4/1). Kanuni düzenleme uyarınca sadece mutlak ya da nispi ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemesinde görülürken, bunlar dışında kalan davalar (istisnalar saklı kalmak kaydıyla) Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmelidir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 2025/3106 E. 2025/3347 K. Sayılı ilamının ihtiyati hacze/tedbire itirazın reddi ara kararının istinaf istemine ilişkin olduğu, .... Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen görevsizlik kararına ilişkin olmadığı, dava konusu kaçak elektrik tespitinin 2025 yılına ilişkin olduğu ve menfi tespit talebine ilişkin faturaların 2025 yılına ait olduğu ve davacının vergi kaydını 2019 yılında sonlandırdığı, kaçak elektrik tespiti ve fatura tarihinde vergi kaydının olmadığı, tacir kaydının da olmadığı anlaşılmakla; TTK'da yer alan nisbi ticari davalardan olması için her iki tarafın tacir olması ve her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi gerektiğinden somut olayda davalı tarafın tacir olmadığı anlaşılmakla bu itibarla davaya bakma görevi genel mahkeme olan .... Asliye Hukuk Mahkemesine ait olup, mahkememizin görev alanında değildir. HMK 2. madde ve TTK 5. maddesi gereğince davaya bakma görevi Mahkememize ait olmayıp davacı tarafça açılan davanın .... Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 2025/3106 E. 2025/3347 K. Sayılı ilamında açıkça belirtildiği üzere; değişik iş dosyası üzerinden verilen karar esas hakkında dava açıldığından bahisle menfi tespit dosyasına bakan mahkemeye gönderilmiş ise de bu dosya üzerinden itirazın değerlendirilemeyeceği, esasa ilişkin davanın açılmamış olması halinde değişik iş dosyası üzerinden itirazın değerlendirilmesi gerektiğinden ihtiyati haciz kararı bakımından esasa ilişkin açılmış dava bulunmadığından dosyanın değişik iş dosyasına iadesi gerektiğinden ihtiyati hacze itirazı değerlendirmek üzere değişik iş dosyasının ve itiraz dilekçesinin .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyası üzerinden değerlendirilmek üzere iadesine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafça açılan DAVANIN, HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, .... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA,
2-İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 2025/3106 E. 2025/3347 K. Sayılı ilamında açıkça belirtildiği üzere; ihtiyati haciz kararı bakımından esasa ilişkin açılmış dava bulunmadığından dosyanın değişik iş dosyasına iadesi gerektiğinden ihtiyati hacze itirazı değerlendirmek üzere değişik iş dosyasının ve itiraz dilekçesinin .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyası üzerinden değerlendirilmek üzere iadesine,
3-Mahkememizce verilen görevsizlik kararına karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmuşsa ve Mahkememizin görevsiz olduğunun tespit edilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi halinde bu ret kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde tarafların Mahkememize başvurarak dosyanın görevli Mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine aksi takdirde HMK 20. maddesi uyarınca Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,
4- HMK'nın 20. Maddesindeki yasal şartlar yerine getirildiğinde dosyanın görevli Mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
5- Mahkememizce verilen görevsizlik kararı istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşirse olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü için dosyanın merci tayininde görevli İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 37. HUKUK DAİRESİ'NE GÖNDERİLMESİNE,
6- Karar kesinleştiğinde merci tayini ile görevli mahkeme İstanbul 21. Asliye Hukuk Mahkemesi olarak tespit edildiği takdirde dosyanın re'sen görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
7-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair; tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar verildi. 06/01/2026
Katip ...
e-imzalı*
Hakim ...
e-imzalı*
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.