mahkeme 2025/950 E. 2025/840 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/950
2025/840
31 Aralık 2025
T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/950 Esas
KARAR NO :2025/840
DAVA:Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:30/12/2025
KARAR TARİHİ:31/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı ... (Kurum) arasında 05.08.2024 tarihinde "... Ödeme Sistemleri Sözleşmesi" imzalandığını, bu sözleşme ile müvekkili şirket, Kurum kampüsü içerisinde QR kod tabanlı dijital ödeme sisteminin kurulması, işletilmesi, gerekli donanım ve yazılımın sağlanması ile 7/24 aktif tutulması yükümlülüğünü üstlendiğini, sözleşme süresi 5 yıl olarak belirlendiğini, müvekkili şirket, sözleşmenin imzalanmasını müteakip "basiretli bir tacir" sıfatıyla derhal harekete geçtiğini, proje için gerekli olan yazılım, donanım, bulut hizmetleri ve saha servisleri dahil olmak üzere ciddi boyutta yatırımlar yaptığını, sözleşmenin ifası için tüm hazırlıklarını tamamladığını, Sözleşmenin yürürlüğe girmesi ve ifanın başlayabilmesi için davalı Kurumun yerine getirmesi gereken asli yükümlülükler bulunduğunu, Sözleşmenin "V) TARAFLARIN YÜKÜMLÜLÜKLERİ" başlıklı bölümünün (A) bendi ve "IV) UYGULAMAYA İLİŞKİN HÜKÜMLER" maddeleri uyarınca Kurum; Yer teslimini yapmak, Sistem kurulumu için gerekli iş emirlerini vermek, Sistemin çalışacağı veri ve elektrik kablolama altyapısını hazır etmek (Madde IV/j/iii), KVKK kapsamında gerekli verileri (öğrenci/personel datası) paylaşmak, İşin fiilen başlaması için gerekli idari onayları vermekle yükümlü olduğunu ancak davalı Kurum, sözleşmenin imzalanmasının üzerinden uzun bir süre geçmesine rağmen bu yükümlülüklerin hiçbirini yerine getirmediğini, müvekkili şirket, sözleşme konusu işi ifa etmeye hazır olduğunu defalarca beyan etmesine rağmen, davalı tarafın pasif tutumu ve edimin ifasına olanak sağlama borcunu ihlal etmesi nedeniyle proje hayata geçirilemediğini, Yargıtay yerleşik içtihatları uyarınca; iş sahibi, yüklenicinin işi yapabilmesi için gerekli olan ön hazırlıkları yapmak zorunda olduğunu, bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi, yüklenicinin işe başlamasını kusuru olmaksızın engellemekte olduğunu, bu durum iş sahibinin sözleşmeye aykırı davranışı olarak kabul edildiğini, müvekkili şirket, iyi niyetli yaklaşımını koruyarak sorunun çözümü ve işe başlanması adına defalarca girişimde bulunduğunu, 08.01.2025 tarihinde KEP üzerinden ... numaralı gönderi, 27.01.2025 tarihinde KEP üzerinden ... numaralı gönderi ile bildirimde bulunulduğunu ancak yanıt alınamadığını, son olarak .... Noterliği'nin 28.03.2025 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı Kuruma; sözleşmenin imzalanmasına ilişkin işlemlerin tamamlanması, yer tesliminin yapılması ve işe başlatma işlemlerinin gerçekleştirilmesi için 7 gün süre verildiğini, söz konusu ihtarnameler ve yapılan şifahi görüşmelerde davalı taraf "değerlendirme yapıyoruz" beyanlarıyla süreci sürüncemede bıraktığını ve nihayetinde sözleşmenin ifasına engel olduğunu, davalı Kuruma son olarak 05.09.2025 tarihinde .... Noterliği 22004 yevmiye numaralı ihtarname ile işe başlamaya hazır olunduğu, işe başlatma işleminin gerçekleştirilmesi ve bu hususta müvekkiline bilgilendirme yapılması ihtar edildiğini ancak hiçbir şekilde davalıya gönderilen ihtarnamelerden sonuç alınamadığını, davalı Kurumun, müvekkili şirketin işe başlamasını engelleyici tutumu ve yükümlülüklerini yerine getirmemesi, sözleşmenin fiilen davalı tarafından haksız olarak sonlandırılması (eylemli fesih) sonucunu doğurduğunu, dava şartı olan arabuluculuk süreci yürütüldüğünü, ancak 24.10.2025 tarihli son tutanak ile anlaşamama şeklinde sonuçlandığını, bu sebeplerle; davanın kabulü ile, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, Sözleşmenin IX. maddesi uyarınca şimdilik kısmi olarak talep edilen 1.000.000,00 TL cezai şart bedeli ile sözleşmeye güvenilerek yapılan bağışların iadesi, menfi zararlar ve müspet zararlar (kâr kaybı) tazminatı kapsamında belirsiz alacak olarak talep edilen 1.000.000,00 TL olmak üzere toplam 2.000.000,00 TL’nin sözleşme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce tüm dosya kapsamına göre; Dava, taraflar arasında imzalanan 05.08.2024 tarihli Kampüs İçi Ödeme Sistemleri Sözleşmesi'nin, davalı Kurumun asli edimlerini yerine getirmemesi, işin ifasını imkansız kılması ve sözleşmeye aykırı tutumları iddiasıyla feshi, sözleşmenin IX. maddesi uyarınca cezai şartın, yapılan bağışların iadesinin ve uğranılan menfi/müspet zararların şimdilik bir kısmının davalıdan tahsilinden ibaret Alacak davasıdır.
Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önüne alınır.
Ticaret Mahkemesinin görev alanını düzenleyen 6102 Sayılı TTK'nın 4 ve 5 maddeleri şu şekildedir:
"MADDE 4- (1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde,
öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.
MADDE 5- (1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir."
6100 Sayılı HMK'nın 2.maddesinde ise Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanı düzenlenmiş olup, bu madde;
"Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.'' hükmünü haizdir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olması gerekir.
6102 sayılı TTK'nın 16/2.maddesine göre Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısından fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar, bir ticari işletmeyi, ister doğrudan doğruya ister kamu hukuk hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzelkişi eliyle işletsinler, kendileri tacir sayılmazlar. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.12.2007 tarih ve 2007/11-965 Esas ve 2007/961 karar sayılı ilamında da Vakıf üniversitelerinin tacir sıfatına haiz olmadıklarına işaret edilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Davalı üniversite; kazanç amacı olmamak şartı ile mali ve idari konular dışında akademik çalışmalar, öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlik yönlerinden Devlet eliyle kurulan yükseköğretim kurumları için Anayasada belirtilen hükümlere tabi olarak Yükseköğretim Kurulunun görüş ve önerisi üzerine kanunla, tüzel kişiliği haiz olmak üzere kurulmakta olup; bu tüzel kişiliğinde, gerek 2809 sayılı Kanun hükümleri ve gerekse Anayasa Mahkemesinin 30.05.1990 günlü ve 1990/2 E 1990/10 K. sayılı kararı uyarınca kamu tüzel kişiliği niteliğinde olduğu tartışmasızdır(HGK'nun 13.05.2015 günlü ve 2014/13-566 E. 2015/1339 K. sayılı kararı da aynı yöndedir).
TTK m 16/2'ye göre Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısın dan fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar, bir ticari işletmeyi , ister doğrudan doğruya ister kamu hukuk hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzelkişi eliyle işletsinler, kendileri tacir sayılmazlar.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında akdedilen sözleşmeden kaynaklı davacının bir kısım alacağına ilişkin iş bu davanın açıldığı, her ne kadar davacı taraf tacirse de, davalı yanın tacir olmadığı, yukarıda belirtilen kanuni düzenlemeler doğrultusunda iş bu davanın her iki taraf için mutlak veya nispi ticari dava niteliğine haiz olmadığı, davaya bakmaya görevli mahkemenin genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklanacağı üzere;
1-Davacı tarafça açılan DAVANIN, HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-HMK 20/1 maddesi gereğince, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE tevzi edilmek üzere İstanbul Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
3-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair; tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 31/12/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.