mahkeme 2024/269 E. 2025/104 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/269

Karar No

2025/104

Karar Tarihi

21 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/269 Esas
KARAR NO :2025/104

DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:07/05/2024
KARAR TARİHİ:21/02/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalılar ... tarafından 24.12.2021 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü sorumluluk sahasında bulunan ... Mahallesi, ... Sokak, No:89 .../İstanbul adresinde yapılan çalışma esnasında davalı tarafça gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle davacı şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiğinin tespit edildiğini, davalı ... ... Şirketi ve ... Anonim Şirketi tarafından hasardan doğan bedellerin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine, hasar tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz dahil 15.386,64 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını ve borçluya Örnek No: 7 ödeme emri gönderildiğini, davalı ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra gösterilen ana para borca dayanak belge, faiz, faiz oranı ve sair fer'iler toplamından oluşan borcun tamamına itiraz ederek takibin durdurulmasını talep ettiğini iddia ederek; itirazların iptaliyle takiplerin devamını, davalı aleyhine hükmolunacak meblağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye mahküm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı ... ... Şirketi vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacının haksız fiile dair hiçbir delil sunmadığını, davacı şirket çalışanlarının kendi arasında tutmuş olduğu tutanağa göre işlem yaptıklarını, olaya ilişkin görüntü, tanık vb hiçbir delilin sunulmadığın, tutanakların davalıya tebliğ edilmediğini, davalı şirket tarafından yapılan araştırmada hiçbir personel ya da şirket aracının böyle bir fiilde bulunduğuna dair tespitin yapılmadığını, davalının ilgili personelin iş akdinin feshi ya da rücu hakkı bulunduğu için haksız fiilin kim ve ne zaman yapıldığının kesin bir şekilde tespiti gerektiğini, alacağa işletilen faiz miktarı ve vadesinin hatalı olduğunu, alacağın bu yönüyle de incelenmesi gerektiğini, filin davalı tarafından yapıldığının ispat edilmediği gibi yapılan masrafın da kesin bir hesabı bulunmadığını, tüm tamirat ve tadilatların piyasa rayicinde olup olmadığının ispatı gerektiğini davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ...Anonim Şirketine çıkarılan tebligatın davalıya usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf davaya cevap vermeyerek ve duruşmalara katılmayarak HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmıştır.
DELİLLER :
.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası, Arabuluculuk son tutanağı, Olay yeri görüntüleri, Hasar tespit tutanakları, Altyapı kazı ruhsatı, Sözleşme, Bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
.... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde, davalı borçlular hakkında 12/04/2022 tarihinde 14.987,52-TL asıl alacak ve 399,12-TL işlemiş faiz alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçlulara tebliğ edildiği, davalı borçluların süresi içinde borca, faize ve faiz oranına itiraz ettiği, itiraz ile birlikte takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Elektrik yüksek mühendisi bilirkişi Mehmet Şen tarafından hazırlanan bilirkişi raporuna göre; Dava konusu olay; Davacı ... Şirketi davalı ... ... Şirketi ve davalı ... Anonim Şirketi tarafından 24.12.2021 tarihinde ..., ... Mahallesi, ... Sokak, No:... adresinde yapılan çalışma sırasında elektrik kablolarına hasar verildiğini ileri sürerek 14.987,52 TL hasar bedeli, 399,12 TL faiz ilave ederek toplam 15.386,64 TL üzerinden .... İcra Müdürlüğünde ... dosyasıyla icra takibi başlatmıştır. Ancak, davalı şirketlerin, itirazları sonucunda icra takibi durdurulmuştur. Davacı şirketin hasar bedeli talep edip edemeyeceği; Raporun yukarısında da açıklandığı üzere dava dosyasındaki tüm bilgi ve belgeler incelenmiş olup, davalı şirketlerin, davacı şirketin, kablolarına, hasar vermedikleri kanaatine varılmıştır. Ayrıca, davacı şirket, müzekkerelerde istenilen; meydana gelen kazı çalışmasından dolayı oluşturulan hasar tespit tutanaklarını, hesaplama dokümanlarını sunamamıştır. Eş deyişle, davacı şirketin, alt yapı tesisine dahil kablolarda davalı şirketlerin hasar oluşturduğuna ilişkin belgeleri ibraz edememiştir. Bu nedenle davacı şirket, hasar bedeli olarak tahakkuk ettirdiği 14.987,52 TLbedeli, .... İcra Müdürlüğü ... dosyasıyla icra takibindeki 399,12 TL faiz olmak üzere , toplam 15.386,64 TL'yi davalı şirketlerden talep edemeyeceği kanaatine varılmıştır. Sonuç olarak; Davacı ... Şirketinin, raporun yukarısında açıklandığı üzere .... İcra Müdürlüğü ... sayılı dosya kapsamında davalı ... ... Şirketi ve davalı ... Anonim Şirketi alacağının bulunmadığı saptanmıştır. Bu nedenle, davacı ... Şirketinin, hasar bedeli olarak tahakkuk ettirdiği 14.987,52 TL bedel, takip tarihine kadar işlettiği 399,12 TL faiz olmak üzere toplam 15.386,64 TL'yi davalı ... ... Şirketi ve davalı ... Anonim Şirketinden talep edemeyeceği kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davalı borçlular tarafından gerçekleştirilen haksız eylem neticesinde davacı şirketin tesislerinde oluşan zararın tazmini için başlatılan icra takibine vaki olmuş itirazın İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkememiz görevli ve yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına göre taraf ve dava ehliyeti vardır.
İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür.
İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).
Uyuşmazlık; 24/12/2021 tarihinde " ... İlçesi, ... Mahallesi, ... sokakno:89 " adresinde gerçekleştirilen alt yapı çalışmaları nedeniyle oluşan zarar arasında uygun illiyet bağı olup olmadığı, davalıların sorumlu olup olmadığı, var ise tespit edilen zarar kalemlerinin davalıların haksız fiiline nazaran kadri maruf olup olmadığı ve talep edip edemeyeceği, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı konularında toplanmaktadır.
Davacı şirketin, 24/12/2021 tarihinde " ... İlçesi, ... Mahallesi, ... sokakno:89 " adresinde bulunan alt yapı tesislerinin davalı ... Şirketi ile ...şirketi tarafından hasara uğratıldığı, davacı şirket personeli tarafından düzenlenen hasar tutanağı ile tespit edildiği, çalışma yapan davalı şirketlere ait tabelanın fotoğraflandığı görülmüştür.
15/06/2006 tarih ve 26199 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren "Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliği" nin 4. Maddesinde tanımlandığı üzere "altyapı" kavramı "içme suyu kanalizasyon projeleri, elektrik doğalgaz, telefon, kablolu televizyon bağlantı hatları gibi telekomünikasyon projeleri hafif yaylı toplu taşıma ve metro projeleri, termal ısınma ve enerji besleme projeleri ve benzerleri gibi raylı toplu taşıma sistemleri ile yollar ve kaplamaları" ifade etmekte ve kazı çalışmalarına başlanılmadan alt yapı kazı müsaadesi alınması zarureti olduğu, yüklenicinin kazıyla ilgili belediyeden alt yapı kazı müsaadesi almadan ve bölgede alt yapısı olabilecek kurumdan gözcü talep etmeden, kabloya hasar verildiği anlaşılmıştır.
Yukarıda anlatılan gerekçelerle yüklenicinin kazı çalışmalarına başlanılmadan alt yapı kazı müsaadesi alınması zarureti olduğu, yüklenicinin kazıyla ilgili belediyeden alt yapı kazı müsaadesi almadan ve bölgede alt yapısı olabilecek kurumdan gözcü talep etmeden, alt yapı araştırması yapmadan kazıya başlanılmış olması ve çalışmalar sırasında kazı çalışması yapanın daha dikkatli olması, çalışmalarını ona göre yönlendirmesi ve gerekiyorsa elle kazı yapması gerektiğinden , meydana gelen olayda yüklenicinin kazı yaparken dikkatsiz çalıştığı ve gereken tedbirleri almadığı anlaşılmıştır.
Her ne kadar davalı ... A.Ş vekilince müvekkiline husumet düşmeyeceği iddia edilmiş ise de zararın meydana geldiği tarihten sonra devir sözleşmesi yapıldığı ve devir sözleşmesinin tarafların kendi aralarındaki iç ilişkide değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla davalının bu yöndeki itirazlarına itibar edilmemiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; düzenlenen bilirkişi raporu ve mahkememizde görülen emsal dosyalar dikkate alınarak davaya konu hasarlarla ilgili olarak mahkememizce resen yapılan değerlendirme ile kablo onarım bedelinin KDV dahil ( 1.472,20-TL malzeme + 265,00-TL kdv) 1.737,20-TL hesaplandığı ve (24.12.2021-11.04.2022 tarihleri arasında yasal faiz işletilmesi ile 1.737,20TL108 gün9/36500=46,26 -TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.783,46-TL hasar tutarında sorumlu olduğu, davacı tarafından talep edilen araç, personel ve montaj talebi yönünden Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08/12/2010 tarih 2010/7-530 E. 2010/636 K. Sayılı ilamında da belirtildiği üzere; haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerli olduğu, zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebileceği ve zarar görenin zararı giderebilmek için kendi çalıştırdığı işçilerine ödediği ücretler genel idare giderleri olup haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderler olmakla zararla ilgisinin bulunmadığı, özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça haksız fiil meydana gelmeseydi dahi yapılacak bu nitelikteki giderler zarar kapsamına dahil edilemeyeceğinden hasarın özel olarak adam tutulup çalıştırılmak suretiyle giderildiğine ilişkin fatura vs. İspatlayıcı belge sunulmadığı anlaşılmakla haksız fiillerde gerçek zarar ilkesinin benimsendiği bu anlamda gerçek zarar olarak nitelendirilemeyeceği anlaşılmakla montaj, araç ve personel giderleri talebi yönünden alacak kalemi olarak dahil edilmemiş, davacı tarafça talep edilen dağıtılamayan enerji bedeli talebi yönünden Yargıtay 4. HD'nin 2015/10383 E. 2015/12692 K., Yargıtay 3. HD 2012/19781 E. 2012/24032 K.) Sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere;" tüketilmeyen elektrik santrallerde otomatik olarak üretilmeyip ancak kullanıldığı anda üretilerek enerji nakil hatları üzerinden dağıtılan bir enerji türüdür. Kullanılan enerji miktarı günün değişik saatlerinde farklı olduğundan kesinti (inkıta) süresi belirlenemez ve bu sebeple de satılamayan enerji bedeline hükmedilemez." "Hasar nedeniyle enerji nakil enerjisinin beslediği mahalde bir miktar elektrik kesintisinin olduğu muhakkaktır. Davacı elektrik enerjisi üreten bir şirket değildir, sadece dağıtımını yapmaktadır. Dolayısıyla kesinti nedeniyle henüz üreticiden bir elektrik almamıştır. Öte yandan mesken ve işyerlerine kullanılan elektrik miktarı günün değişik saatlerinde farklılık göstermektedir. Kablodaki hasar nedeniyle bir mahaldeki kesintinin hasar görmeyen enerji nakil hattından beslenmesi olanağı da mevcuttur. Kullanılan enerjinin kesinti süresinin kesin olarak belirlenmesinin mümkün olmadığı dikkate alındığında satılamayan enerji bedeli talep edilmesi usul ve yasaya uygun değildir."(İzmir BAM 4. HD 2018/563 E. 2019/524 K.) içtihatlar gereğince gerçek zarar ilkesine göre davacının dağıtılamayan enerji bedeli talebi yönünden alacak kalemi olarak dahil edilmemiş, davacının eşik kesinti süresi aşım bedeli talebi yönünden Elektrik Dağıtımı Ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliğine göre, abonelerin, yıllık eşik değerlerin aşılmasında veya günlük süreleri aşan kesintilerde dağıtım şirketi tarafından ilgili kullanıcıya tazminat ödenmesi gerekmektedir. Yani, sözü geçen yönetmelik, davacı şirketin abonelere tazminat ödemesine ilişkindir. Bu nedenle, davacı şirketin eşik kesinti süresi aşım bedelini davalıdan talep edebilmesi için sözü geçen bedeli ilgili kullanıcılara ödediğini somut belgelerle kanıtlaması gerekmekte olup dosyada bu konuda bilgi ve belge bulunmadığı ve ispatlanamadığı anlaşılmakla gerçek zarar ilkesi gereğince eşik kesinti süresi aşım bedeli talebi yönünden alacak kalemi olarak dahil edilmemiştir. Dava konusu hasar haksız fiil şeklinde gerçekleşmiş olup, haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Faiz bu tarihten itibaren başlayacaktır. 3095 sayılı Yasa’nın 2/3. maddesi uyarınca, gerçek veya tüzel kişi tacirler arasında, haksız eylem dahil her türlü nedenden kaynaklanan alacaklarda, istek halinde T.C.Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere uyguladığı avans faizi oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerekmekte olup mahkememizce resen hesaplama yapılmıştır. Uyuşmazlığın haksız fiile dayalı olduğu, likit olmayıp kimin ne kadar ve hangi sebeple sorumlu bulunduğu yargılamayı gerektirdiğinden davacı tarafın şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddi ile kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir. Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde davalıların, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Kabul oranı: % 11,59)
HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
a) Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 1.737,20TL asıl alacak ve 46,26TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.783,46-TL alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin belirtilen bedeller üzerinden takip talebindeki şartlarla DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
b) Alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
c) Davalının kötüniyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince 615,40-TL nispi karar harcından peşin yatırılan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 187,80TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan toplam 4.618,40-TL yargılama giderinin kabul oranına göre 535,27-TL sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, artan kısmının üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 1.783,46-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 13.603,18-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
7-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.200,00TL'nin 370,88TL sinin davalılardan müştereken müteselsilen, 2.829,12TL sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
9-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa re'sen iadesine,
Dair, miktar yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 21/02/2025

Katip ...
E-İmzalıdır

Hakim ...
E-İmzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim