mahkeme 2024/152 E. 2024/697 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/152

Karar No

2024/697

Karar Tarihi

25 Ekim 2024

T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/152 Esas
KARAR NO : 2024/697
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/03/2024
KARAR TARİHİ : 25/10/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 11/03/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; ... Limited Şirketi tarafından ... Anonim Şirketi'ne cari hesap alacağı sebebiyle işbu davaya konu .... İcra Dairesi - 2024/... Esas
sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı tarafından ödeme emrinin tebliğ alınması akabinde borcu olmadığı iddiası ile takibe itiraz edildiğini, davalı tarafın haksız ve hukuka aykırı itirazına istinaden müvekkili şirketi tarafından ticari dava şartı olan arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak arabuluculuk faaliyetinde de anlaşma sağlanamadığını, davalı'nın, huzurda bulunan davaya konu icra takibine itirazının tek nedeni borcun ödemesini geciktirmek ve itiraz ile takibin durdurulmasına sebebiyet verilerek malların haczinin önüne geçmek olduğunu, davalı borcunun olduğunu bildiğini, davanın kabulüne, ... İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı'nın icra takip tutarının %20'sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine ve yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin de davalı’ya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP : Davalı vekili tarafından sunulan 05/04/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyasıyla toplam 604.708,72-TL cari hesap ilişkisinden kaynaklanan ilamsız icra takibi başlatıldığını, bu başlatılan ilamsız icra takibine müvekkili şirket'in tarafımıza vermiş olduğu bilgiye göre takip tarihi itibariyle vadesi gelmiş ve/veya kesinleşmiş herhangi borcunun bulunmadığından dolayı borcun aslına, işlemiş faize, haksız takibe itiraz edildiğini, cari hesap ilişkisinden kaynaklanan alacak iddiası ile icra takibi başlatılması haksız ve kötü niyetli olduğunu, borca itiraz dilekçesinde de müvekkili şirket'in taraflarına vermiş olduğu bilgiye göre; davacı tarafa işbu davaya konu olan takipte yer alan miktarda ve şekilde kesinleşmiş bir borcu bulunmadığını, davacı tarafından takibe konu edilen alacak likit olmadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden, Davacı Şirket’in icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, söz konusu icra takibinde alacak asla kabul anlamına gelmemekle birlikte net ve likit bir alacak olmadığı için icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini, müvekkili şirket aleyhine başlatılan icra takibi tüm talepler yönünden haksız ve dayanaksız olduğundan .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyası ile müvekkili şirket aleyhine başlatılan haksız takipte borca ve tüm fer'ilerine karşı yapılan itiraz haklı olduğundan davanın reddine karar verilmesi, % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesi gerektiğini, yargılama harç ve giderleriyle vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLER :
.... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı icra dosyası, tarafların ticari defter ve kayıtları ile BA/BS formları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
.... İcra Müdürlüğünün 2024/... esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde, davalı borçlu hakkında 12/02/2024 tarihinde 604.708,72TL cari hesap kaynaklı alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlunun süresi içinde (16/02/2024) borca, faize ve faiz oranına itiraz ettiği, itiraz ile birlikte 16/02/2024 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 19/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "...Dava konusunun, taraflar arasındaki ticari ilişkiler çerçevesinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenmiş olan cari hesaba konu faturalardan kaynaklı 604.708,72 TL bakiye alacağın ödenmesi talebiyle yürütülen takibe karşı yapılan itirazın iptali, dava konusunu oluşturduğu, Davacının 2023 yılı ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davacının incelenen ticari defterlerine göre, davacı ... hesap kodu altında davalı ile olan cari ilişkilerini takip etmektedir. ... hesap kodu, muhasebe sistemlerinde genellikle "Alıcılar" olarak adlandırılır ve bir işletmenin mal veya hizmet satışından dolayı müşterilerinden alacaklı olduğu tutarların kaydedildiği bir cari hesaptır. Bu hesap, işletmelerin alacaklarını vade, miktar ve ödeme koşulları gibi detaylarla takip etmelerine olanak tanır. Davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve cari hesaba konu edilen faturalar, bu hesap üzerinden işlenmiştir. Cari hesaba konu faturalar davacının ticari defterlerinde ... hesap kodu altında kaydedilmiştir. Bu faturalardan kaynaklanan alacaklar nedeniyle, davacının davalıdan takip tarihi (12.02.2024) itibarıyla toplam 604.708,72 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu tespit edildiği, Davalı, 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M 182 uyarınca tutulması zorunlu olan 2023 yılında E-Defter kullanıcısı olup, 2023 yılında tuttuğu elektronik defterlerin beratları, yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, 2023 yılına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı ve 2023 yılı Envanter defteri açılış tasdikinin süresinde yapıldığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davalının incelenen ticari defterlerine göre, davalı 320. Satıcılar hesap kodu altında davacı ile olan cari ilişkilerini takip etmektedir. ... hesap kodu, muhasebe sistemlerinde genellikle "Satıcılar" olarak adlandırılır. ve bir işletmenin mal veya hizmet alışından dolayı müşterilerine borçlu olduğu tutarların kaydedildiği bir cari hesaptır. Bu hesap, işletmelerin borçlarını vade, miktar ve ödeme koşulları gibi detaylarla takip etmelerine olanak tanır. Davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve cari hesaba konu edilen faturalar, bu hesap üzerinden işlenmiştir. Cari hesaba konu faturalar davalının ticari defterlerinde 320 hesap kodu altında kaydedilmiştir. Bu faturalardan kaynaklı borçlar nedeniyle, davalının davacıya takip tarihi (12.02.2024) itibarıyla toplam 604.708,72 TL cari hesap bakiye borçlu olduğu tespit edildiği, Dosya içeriğinde fatura içeriği ürünleri ve peyzaj işleminin teslimine ilişkin bir belge ve verinin yer almadığı görülmüş ise de davalı tarafından faturaya ilişkin 8 gün içinde herhangi bir itiraz yapılmadığı ve faturaya kısmi ödemelerin yapıldığı, yine faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu görüldüğünden faturalar münderecatındaki malların tesliminin davalının bilgisi dahilinde olduğu kanaati hasıl olduğu, Sonuç olarak; Davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve cari hesap alacağını oluşturan faturaların davacı ve davalı ticari defterlerinde kayıtlı olup, davacının davalıdan takip tarihi (12.02.2024) itibarıyla toplam 604.708,72 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu tespit edildiği..." görüş ve kanaatini bildirmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. Mahkememiz taraflar tacir olduğundan görevli ve yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına göre taraf ve dava ehliyeti vardır.
İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür.
İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).
Davacı alacaklı taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle oluşan cari hesap kaynaklı alacaklı olduğu iddiasıyla icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu yasal süresi içinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.
Uyuşmazlık, taraflar arasında taraflar arasındaki cari hesaptan kaynaklanan alacak istemine dayalı olarak icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın haklı olup olmadığı, alacağın tespiti halinde miktarı, icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususundadır.
Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir.
Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.
Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.
Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı cari hesaptan kaynaklanan alacağı için icra takibi başlattığını ve davalının takibe haksız olarak itiraz ettiği belirtmiş, bu kapsamda toplanan delillerden sonra alınan bilirkişi raporu, sunulan deliller üzerinde yapılan incelemeler sonucu; tarafların incelenen defter ve kayıtlarına göre ticari ilişkilerinin bulunduğu, davacı ve davalı yanın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, dolayısıyla yasal defterlerin tarafların lehine delil olarak kullanılabileceği, taraflar arasındaki ticari ilişki gereği oluşan ticari kayıtlarda yapılan bilirkişi incelemesi ile cari hesaba konu olan e-faturaları düzenlendiği, davacı ve davalı şirketin e-fatura mükellefiyeti oldukları, tüm faturaların davacı ve davalı defter ve kayıtlarında bulunduğu, BA/BS formlarının birebir örtüştüğü ve cari hesaba konu faturaların vergi dairesine bildirimlerinin yapıldığı, cari hesaba konu faturalara TTK'nun 21/2. Maddesi uyarınca yasal süre içerisinde iade etmediği görülmüş olmakla borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığı anlaşılmakla davalının, davacıya toplamda 604.708,72TL tutarında asıl alacak yönünden borçlu olduğu, dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre davacı tarafın başlattığı takibe vaki itirazın iptaline, takibin takip talebinde belirtilen şartlarda kaldığı yerden aynen devamına, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Kabulü ile; davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden DEVAMINA,
2- Hükmolunan asıl alacağın %20'si olan 120.941,74TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 41.307,65TL nispi karar harcından peşin yatırılan 7.303,38TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 34.004,27-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan toplam 13.051,78-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 94.706,30TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa re'sen iadesine,
8-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 25/10/2024

Katip ...
¸e-imzalı

Hakim ...
¸e-imzalı

Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İmza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim