mahkeme 2024/108 E. 2024/695 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/108

Karar No

2024/695

Karar Tarihi

25 Ekim 2024

T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/108 Esas
KARAR NO : 2024/695
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/02/2024
KARAR TARİHİ : 25/10/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 19/02/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında, davalının ... Oteli için 01.05.2019 tarihinde, ... Kullanım Sözleşmesi ve ... ... Programı Kullanım Taahhütnamesi sözleşmeleri olarak ayrı hizmetler yönünden iki ayrı sözleşme yapılmış ve sözleşmelere uygun olarak kurulumlar ve hizmetler davalı şirkete sunulduğunu, bu sözleşmelere göre davacı şirket "servis sağlayıcısı", karşı taraf ise "otel" ismi ile belirtildiğini, taraflar arasında yapılan ... ... Sistemleri Kullanım Sözleşmesi gereğince, davacı şirket, davalı şirkete ait otel için özel olarak dizayn edilmiş otellere ve otel gruplarına çevrimiçi otel rezervasyon dağıtım sistemine erişim için gerekli kurulumları yaptığını, davacı şirket sözleşmeye uygun yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen, davalı sözleşme hükümlerine aykırı hareket ettiğini, ... ... sistemleri kullanım sözleşmesi ile otelin internet sitesine ... Motoru sistemi kurmak ve otel bilgilerini girebilecekleri, rezervasyonları takip edebilecekleri kendilerine ait bir kontrol paneline erişim imkanı sağlamak olduğu, bu şekilde davalıya ait otelin; hem kendi internet sitesi üzerinden, hem de davacının organizasyonunda bulunan diğer satış ve dağıtım kanalları aracılığıyla ... alması amaçlandığını, ... ... ... Programı Kullanım Taahhütnamesi sözleşmeleri ile ... servisi ile internet acenteleri (kanal) listesi ile davalı şirketin hizmet verilen otellerinin bağlantıları sağlandığını, davacı tarafından, davalıya, söyleşmeye uygun hizmetler verilmekte iken davalı şirket tarafından hizmet bedelleri ödenmemiş, davalı ile yapılan görüşmelerden sonuç alınmamış, davalı işbirliğini sağlamamış, davalının fatura bedellerini ödememesi nedeni ile 30.01.2023 tarihinde ihtarname ile sözleşmenin haklı nedenle feshi ve sözleşmeler doğrultusunda ödenmesi gereken kalemler davalı şirkete bildirildiğini, sözleşmenin erken feshi nedeni ile ödenmesi gereken cezai şart bedelleri ile fatura bedellerinin sözleşmede belirtilen vadelere göre akdi faiz ile birlikte ödenmesi talep edildiğini, davalı şirketin ihtarname sonrasında, ihtarname de belirtilen bedellerden sadece fatura bedeli ödemiş, sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödemeleri yapmaması ile davalı aleyhine ... İcra Müdürlüğünün 2023/... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış, davalının haksız itirazı ile icra takibi durduğunu, davacıya senelik otel başı 1.000 ( Bin)Euro cezai şart bedellerinin ödenmesi taraflarca kabul edilmiş olduğundan sözleşme süresi üç yıl olduğundan, davalının 3.000 Euro cezai şart bedelini ödemesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle .... İcra Müdürlüğünün 2023/... E. sayılı dosyasındaki takibe yapılan itirazların iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP : Davalı vekili tarafından sunulan 28/03/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında; 21.05.2019 başlangıç tarihli hizmet sözleşmesi akdedildiğini, İşbu sözleşme ile; davalıya ait otelin rezervasyonları, davacı şirket tarafından online olarak yapılmakta ve konaklama hizmeti pazarlandığını, davacı tarafından, 31.01.2023 tarihinde hiçbir uyarıda bulunmaksızın ... sistemi kapatılmış, davalıya ait şirketin bütün oda müsaitlikleri sıfıra indirilerek oda satışları durdurulduğunu, davalı sistemin neden kapandığını bilmediğinden 31.01.2023-09.02.2023 tarihleri arasında online satış yapamamış, 50.000,00 TL zarara uğradığını, somut olayda davacı şirketin fesih sebebi olarak ödenmediğini iddia ettiği fatura bedeli 96.10 Euro olup işbu fatura bedeli 01.02.2023 tarihinde davacı şirkete ödenmediğini, izah edildiği üzere ücretsiz konaklama, ücret olarak talep edilemeyeceği, bu bir promosyon uygulaması olduğunu, bu kapsamda promosyon rezervasyonları almak da davacı şirketin sorumluluğunda olup davacı şirket promosyon rezervasyon almamış, bu zamana dek davalıdan da bu yönde bir talepte bulunmadığını, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLER :
.... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı icra dosyası, 01.05.2019 tarihli, ... Sistemleri Kullanım Sözleşmesi ve ... ... ... Hotel ... Programı Kullanım Taahhütnamesi sözleşmeleri, ihtarnameler, fatura, e-mail yazışmaları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
.... İcra Müdürlüğünün 2023/... esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde, davalı borçlu hakkında 7.077,36 EURO alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlunun süresi içinde (14/03/2023) borca, faize ve faiz oranına itiraz ettiği, itiraz ile birlikte 14/03/2023 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği, icra takibinin derdest olduğu ve itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi ..., bilirkişi ... ve bilirkişi ... tarafından hazırlanan 15/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "...Dava konusunun, taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında davalı yanın sözleşmeye aykırı hareket ettiği (davacı tarafından, davalıya, söyleşmeye uygun hizmetler verilmekte iken davalı şirket tarafından hizmet bedelleri ödenmemiş, davalı ile yapılan görüşmelerden sonuç alınmamış, davalı işbirliğini sağlamamış) iddiası ile sözleşmenin ilgili hükümlerinden kaynaklı fesihten kaynaklı oluşan zararlar nedeniyle 6.000,00 Euro cezai şart bedelinin ve 1.077,36 Euro konaklama bedelinin davalı yandan tahsili amacıyla yürüttüğü .... İcra Müdürlüğünün 2023/... E. Sayılı takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, Teknik incelemeler yönünden yapılan değerlendirmelerde; davalıya ait sözleşme konusu ... Butik Oteli için sözleşmede belirtilen ürünlerin kurulumu ve yapılandırılması sağlandığı ve gerekli teknik desteklerin davalı yana verildiği, dosyada mübrez sözleşme ve taahhütname gereği davacı tarafın sözleşme ve taahhütnameye konu işlerin gereğini yerine getirebilecek enstrümanları oluşturduğu, yani davalı yana ait otele çevrimiçi otel rezervasyon dağıtım sistemine erişim için gerekli olan kurulumları yaptığı, bu dağıtım sistemleri üzerinden davalının oteline ait bilgileri (otel özellikleri, kontenjan, fiyat, vb.) sisteme yükleyerek rezervasyonlarını takip etmesini ve kontrol panellerine erişim yapmasını sağladığı, sonuç olarak davacının sözleşme konusu olan online servislerin yapılandırılıp kullandırılması işini ve destek hizmetlerini yerine getirdiği tespit edildiği, Davacının 2019-2020-2021-2022-2023 yılları ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davacının incelenen ticari defterlerine göre, davacı ... alt hesap kodu altında davalı ile olan cari ilişkilerini takip etmektedir. ... hesap kodu, muhasebe sistemlerinde genellikle "Alıcılar" olarak adlandırılır ve bir işletmenin mal veya hizmet satışından dolayı müşterilerinden alacaklı olduğu tutarların kaydedildiği bir cari hesaptır. Bu hesap, işletmelerin alacaklarını vade, miktar ve ödeme koşulları gibi detaylarla takip etmelerine olanak tanır, Davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve takibe konu edilmeyen faturalardan kaynaklı, davacının davalıdan takip tarihi (03.03.2023) itibarıyla toplam 924,73 TL cari hesap bakiye olarak alacaklı olduğu, Sayın Mahkemenizin 07.06.2024 tarihli duruşma tutanağında, davalı şirketin ticari defterleri üzerinde yerinde inceleme yetkisi verildiği, iş bu yetkiye istinaden tarafımdan davalı yan vekiline telefonla teyit edilen adresine (kenancalis gmail.com) 09.07.2024 tarihinde mail atılarak ticari defter ve belgelerin hazırlanması yönünden bilgi verildiği, davalı yan vekili “E-postanız tarafımıza ulaştmıştır.” şeklinde cevap vermiş ve yapılan yazışmalara rağmen davalı yan rapor tarihine kadar tarafımıza herhangi bir dönüş yapmadığından ve yapılan görüşmelerde olumsuz sonuçlandığından davalı şirketin ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamadığı, Davalı tarafın itirazı ile .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... E. sayılı dosyasında İcra Takibi durdurulduğu ve ihtilaf nedeniyle takibin durdurulmasına müteakip davacı ... Bilgi Tekn. Tur. Ltd. Şti. tarafından “cezai şart ve konaklama bedeli" yönünden huzurdaki itirazın iptali davası açıldığı, Taraflar arasında 01.05.2019 tarihinde akdedilen sözleşmenin süresi 1 yıl olarak kararlaştırıldığı, bu süre bitiminde tarafların yazılı beyanı olmaması halinde sözleşmenin 3 yıl daha uzadığı, buna göre sözleşme bitiminin 01.05.2023 tarihi olduğu, taraflar arasında mezkür sözleşmenin davacı yan tarafından davalı taraf muhatap alınarak keşide edilen 30.01.2023 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmenin davalının fatura bedellerini ödememesi nedeniyle feshedildiği, davacının davalı ile olan cari hesap ekstresi incelendiğinde, davalı şirketin süregelen ticari ilişkide her zaman cari hesap borcunun olduğu ve bakiyesinin hiç sıfırlanmadığı, Dosyaya mübrez belgelerden taraflar arasındaki sözleşmenin olağanüstü fesih sebebine dayalı olarak sona erdirildiği ve gerekçe olarak fatura bedellerinin ödenmemesi sebebine dayandırıldığı, | Davacının davalıdan fatura alacağına dayalı olarak talepte bulunması ve fakat davalının sözleşme bedelini ödememesinin mehil verilmeksizin sözleşmenin haklı sebeple feshini doğurmayacağının düşünüldüğü, zira yargı kararlarında da ifade edildiği üzere haklı sebebin, fesih hakkını kullanan taraf bakımından sözleşmesini devam ettirmesini dürüstlük kuralı çerçevesinde beklenemeyecek duruma sokan ve çekilmez bir hâle getiren olgu ve olayları ifade ettiği, Taraflar arasında mutabakatsızlık bulunan faturalar dayanak gösterilerek sözleşme ilişkisinin sürdürülmesinin davacı taraf için çekilmez kılındığı ve bu nedenle feshin haklı sebebe dayandığından bahsetmenin kanaatimizce mümkün olmadığı, hâl böyle olunca: Muhterem Mahkemece sözleşme ilişkisinin davacı tarafından sürdürülmesinin kendisinden beklenemeyeceği ve dolayısıyla feshin haklı sebebe dayalı olarak gerçekleştirildiği kanaatinde olunması durumunda sözleşmenin feshi haklı sebebe dayanacağından davacının sözleşmenin feshi sebebiyle cezai şart talebinde bulunmasının mümkün olacağının ifade edilebileceği, Buna karşın Sayın Mahkemece 924,73-TL'lik borç dayanak gösterilerek sözleşme ilişkisinin sürdürülmesinin davacı taraf için çekilmez kılındığı ve bu nedenle feshin haklı sebebe dayandığından bahsetmenin mümkün olmadığı kanaatinde olunması durumunda ise sözleşmenin feshi haklı sebebe dayanmadığından davacının cezai şart talebinde bulunmasının mümkün olmayacağının ifade edilebileceği, ancak davacının faturalardan kaynaklı alacağını talep edebilmesi sözleşmenin feshine bağlı olmadığından davacının varsa fatura alacağına konu bedelleri talep edebilmesinin mümkün olduğu, Sayın Mahkemece sözleşme ilişkisinin davacı tarafından sürdürülmesinin kendisinden beklenemeyeceği ve dolayısıyla feshin haklı sebebe dayalı olarak gerçekleştirildiği kanaatinde olunması durumunda davacının cezai şart talebinin irdelenmesi halinde ise taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin 01.05.2019 tarihinde başladığı ve 1 yıllık süre için imzalandığı hususu nazara alındığında yürürlük tarihinin 01.05.2020 olduğu ifade edilebilecekse de sözleşme ilişkisinin taraflarca sona erdirilmediği hususu nazara alındığın 01.05.2020 ilâ 01.05.2023 tarihleri arasındaki üç yıllık uzama sürecin de devam ettiği, her ne kadar davacı davalının hizmetler karşılığı borçlarına ilave olarak, davacıya senelik otel başı 1.000 Euro cezai şart bedeli ödemekle yükümlü olduğunu, sözleşme süresi üç yıl uzama döneminde olduğundan 3.000 Euro cezai şart bedellerini ödemesi gerektiğini ileri sürmekte ise de bakiye sözleşme uzama yılı bulunmadığı, nitekim davalı 16.01.2023 tarihli ihtarnamesi ile sözleşme ilişkisinin uzamayacağını davacıya bildirdiği, Tüm bu açıklamalardan sonuçla evvelce de ifade edildiği üzere Sayın Mahkemece sözleşme ilişkisinin davacı tarafından sürdürülmesinin kendisinden beklenemeyeceği ve dolayısıyla feshin haklı sebebe dayalı olarak gerçekleştirildiği kanaatinde olunması durumunda dahi davacının herhangi bir cezai şart talebinde bulunmasının mümkün olmadığı zira sözleşme ilişkisinin zaten davalı tarafça sözleşmede ifade edildiği üzere en az 90 gün önceden keşide edilen ihtarname ile sona erdirileceğinin ifade edildiği, Öte yandan konaklama talebi yönünden dosyaya mübrez belgelerden aynen ifa talebinin davalıya karşı ileri sürüldüğü ve bu talebin geri çevrildiğine ilişkin bir belge dosyaya ibraz edilmemiştir. Dolayısıyla aynen ifa talebi ileri sürülmeden tazminat talep edilemeyeceğinin düşünüldüğü, Saym Mahkemece aksi kanaatte olunması durumunda bu bedelin 1.077,36 Euro olarak talep edebileceği, Davacının kendi defter kayıtlarında davalıya sözleşme gereği fatura tanzim ettiği, davacının sunmuş olduğu hizmete konu olan faturaların Yevmiye Defterinde kaydının olduğu Davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve takibe konu edilmeyen faturalardan kaynaklı, davacının davalıdan takip tarihi (03.03.2023) itibarıyla toplam 924,73 TL cari hesap bakiye olarak alacaklı olduğu..." görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. Mahkememiz taraflar tacir olduğundan görevli ve yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına göre taraf ve dava ehliyeti vardır.
İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür.
İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).
Davacı alacaklı taraflar arasındaki ... ... ve online revervasyon sözleşmesi nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturaya dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu yasal süresi içinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sözleşmenin haklı olarak feshedilip feshedilmediği, davacı tarafından davalıya bir hizmet verilip verilmediği, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı cezai şart ve konaklama bedelinden kaynaklı alacak istemine dayalı olarak icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın haklı olup olmadığı, alacağın tespiti halinde miktarı, icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususundadır.
Davacı taraf, taraflar arasındaki ... sistemleri kullanım sözleşmesi kapsamında davalı şirkete verilen hizmet bedellerinin ödenmediğini, yapılan görüşmelerden sonuç alınamadığını, aralarındaki hizmet sözleşmesi kapsamında davalıya verilen hizmet bedellerinden ve cezai şarttan kaynaklı alacağa ilişkin başlattıkları icra takibine yönelik yapılan haksız itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf ise davacı tarafça verilen hizmetin haksız şekilde durdurulduğunu, müvekkil şirketin davacı tarafa borcu olmadığını, cezai şart koşullarının oluşmadığını, bu nedenle haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 07/06/2023 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların görüşme sonrası anlaşamadığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasında 01/05/2019 tarihinde ... ... Sistemleri Kullanım Sözleşmesi, ... ... Programı Kullanım Sözleşmelerinin imzalandığı görülmektedir.
Sözleşmenin Hizmet Bedeli
başlıklı bölümünde: c. Hizmetler, aylık olarak hizmetin ait olduğu ayın son günü faturalandırılır. Otel,
hizmetlerine ait olduğu ayı takip eden ayın 7. Günü ilgili faturayı ödemekle yükümlüdür. Bu
fatura ödeme günü taraflar arasında kesin vade hükmünde olup, vade tarihinde ödenmeyen
borçlar ayrıca ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşmüş kabul edilir. Zamanında
ödenmeyen faturalara aylık %5 gecikme faizi uygulanır.
şeklinde, 6. Sözleşme Süresi
başlıklı maddesinde: Bu sözleşmenin geçerlilik süresi imza tarihinden itibaren 1 (bir) yıldır. Bu süre sonunda eğer
taraflardan herhangi birinin, sözleşme sona erme tarihinden 90 gün öncesine kadar noter
kanalıyla yazılı fesih ihtarında bulunmaması halinde, sözleşme 3 (üç) sene daha uzar. Sözleşme bu şekilde devamlılığını sürdürür.
şeklinde ve 9. Reklam Bedeli
başlıklı bölümüne: Otel, iş bu sözleşmeyi süresinden önce feshetmesi durumunda veya sözleşmedeki borçlarına
aykırılık halinden dolayı servis sağlayıcısı tarafından sözleşmenin feshedilmesine sebep
olması durumunda, hizmetler karşılığı borçlarına ilave olarak servis sağlayıcısına senelik otel
başı 1.000 Euro reklam, sistem, bakım ve zarar bedeli ödemekle yükümlüdür. Bu durumda
Otel, servis sağlayıcısının en az bu kadar zararı olduğunu kabul eder…” şeklinde
anlaşıldığı görülmüştür.
Davalı tarafından keşide edilen 16.01.2023
ihtarnamesi ile taraflar arasında bulunan sözleşmenin 21.05.2023 tarihinden
itibaren yenilenmeyeceği bildirilmiş ve 21/01/2023 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Davacı tarafından keşide edilen 30.01.2023
ihtarnamesi ile taraflar arasında bulunan sözleşmenin yükümlülüklerinin davalı
tarafından yerine getirilmediği, fatura bedellerinin ödenmediği, bu nedenle sözleşmenin
haklı nedenle feshi ile feshe bağlı alacakların ödenmesi ihtar edilmiş ve
10.02.2023 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür.
Cezai şart 818 sayılı Borçlar Kanununda 158-161.maddelerinde düzenlenmiş olup, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 179-182.maddelerinde ise "ceza koşulu" ismini almıştır. Cezai şart borçlunun asıl borcunu ilerde, hiç veya gereği gibi ifa etmediği takdirde alacaklıya karşı ifa etmeyi önceden taahhüt ettiği, asıl borca bağlı olarak ve ancak bu borcun ihlali ile doğabilecek olan fer'i bir edimdir. Borçlu cezai şart ödemeyi taahhüt etmişse, artık alacaklı herhangi bir zarara uğradığını iddia etmek veya zararını ispat etmek zorunda kalmadan, tazminat elde etmek imkanını bulacaktır. Zira cezai şart borcun ihlali halinde verilmesi gereken, önceden kararlaştırılmış kesin miktarlı (maktu) bir tazminattır. Cezai şartın kararlaştırılabilmesi için asıl borcun mahiyeti önemli değildir; bir verme borcu kadar, yapma veya yapmama borçlarında da cezai şart kararlaştırılabilir (Tekinay Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Tekinay/Akman/Burcuoğlu/Altop, 7. Bası, İstanbul 1993, s. 341-343).
Asıl borcun fer'isi olan cezai şart, asıl borca bağlıdır, fakat ondan ayrı bir edim niteliğini taşır ve cezai şartın istenebilmesi için zararın gerçekleşmesi şart değildir. Cezai şartın esas itibariyle üç temel işlevi bulunmaktadır; ilki borçluyu ifaya zorlayarak borcun ifasını teminat altına almak, ikincisi borcun yerine getirilmemesi sebebiyle doğacak zararı önceden belirlemek, üçüncüsü ise borçlunun cezai şartı ödeyerek sözleşmeden kolayca dönmesini sağlamaktır.
6098 sayılı TBK'nın 179. maddesinde cezai şartın türleri seçimlik cezai şart (TBK 179/1), ifaya eklenen cezai şart (TBK 179/2) ve ifa yerine cezai şart yani dönme cezası (TBK 179/3) olarak düzenlenmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 179/1 hükmüne göre; "Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir". Borçlu, borca uygun hareketle yükümlü olup, bu hükme göre taraflar, sözleşmede borçlunun ya borcunu sözleşmeye uygun olarak ifa etmesini ya da ceza koşulunu ödenmesini kararlaştırmış olabilirler ancak bu durumda seçim hakkı alacaklıya tanınmıştır. Alacaklı borcun aynen ifasını talep edebileceği gibi bundan vazgeçerek ceza koşulunun ödenmesini de talep edebilir.
6098 sayılı TBK'nın 179/2 hükmüne göre; "Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir." Bu hükme göre, borçlunun borca aykırı davranışı halinde, alacaklı hem aynen ifayı, hem de kararlaştırılan cezanın ödenmesini talep edebilecektir.
6098 sayılı TBK'nın 179/3 hükmüne göre; "Borçlunun, kararlaştırılan cezayı ifa ederek sözleşmeyi, dönme veya fesih suretiyle sona erdirmeye yetkili olduğunu ispat etme hakkı saklıdır." Burada borçlu, borcu ifa yerine bizzat ceza koşulu ödemek suretiyle borçtan kurtulma olanağına sahiptir. Yani ceza koşulu ifanın yerini aldığı için borçlu borca aykırı davranmamakta, borcu ifa yerine ceza koşulunu ödeyerek sözleşmeden dönebilmektedir.
Cezai şart ile borçlunun kusuru ve alacaklının zararı arasındaki ilişki ise TBK'nın 180.maddesinde düzenlenmiştir. Bu hükme göre cezai şartın ödenmesi alacaklının zarar görüp görmediğine ve zararının miktarına bağlı değildir. Ayrıca borçlunun kusurlu olduğunun alacaklı tarafından ispat edilmesine de gerek bulunmamaktadır.
Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 10. maddesinde yer alan cezai şart, TBK 179/1 maddesinde düzenlenen seçimlik cezai şarttır. Davacı, davalının sözleşme hükümlerine aykırı davrandığını iddia ederek, sözleşmede kararlaştırılan cezai şart bedelinin ödenmesini talep etmektedir.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça davalı ile aralarında otel rezervasyon sistemi kullanımına ilişkin hizmet sözleşmesi kapsamında davalıya verilen hizmet bedellerinin ödenmemesi nedeniyle sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini ve cezai şart ve konaklama bedellerinden kaynaklı alacağa ilişkin başlatılan icra takibine yapılan haksız itirazın iptali talep edilmiş, davalı taraf ise davacının hizmeti haksız şekilde durdurduğunu, davacıya borçları olmadığını, cezai şart koşulları oluşmadığını bu nedenle davanın reddi gerektiğini savunmuş olup, taraflar arasında otel rezervasyon sistemi kullanımına ilişkin hizmet sözleşmesi bulunduğu, bu kapsamda davacı tarafça davalı şirkete otel rezervasyon sistemi hizmeti verildiği, bu haliyle taraflar arasında sürekli edim içeren hizmet sözleşmesi bulunduğu, bu hizmetin devamı sırasında davalı tarafından keşide edilen 16.01.2023
ihtarnamesi ile taraflar arasında bulunan sözleşmenin 21.05.2023 tarihinden
itibaren yenilenmeyeceği bildirilmiş, davacı tarafından keşide edilen 30.01.2023
ihtarnamesi ile taraflar arasında bulunan sözleşmenin yükümlülüklerinin davalı
tarafından yerine getirilmediği, fatura bedellerinin ödenmediği ifade edilerek sözleşmenin feshedildiği ve verilen hizmete ilişkin fatura bedellerinin ve cezai şart alacağının ödenmesi hususunun ihtar edildiği, davalı tarafından sunulan kayıtlardan 31.01.2023 tarihinde davacı tarafça sisteme erişimin kapatılarak verilen hizmetin durdurulma üzerine yazışmalar yapıldığı, davacı şirket tarafından talebin ilgili departmanlara iletildiğini ve dönüş yapılacağının bildirildiği ancak sistemin açılmadığı anlaşılmakla, taraflar arasındaki otel rezervasyon sistemi kullanımına ilişkin hizmet sözleşmesi kapsamında davacı tarafça davalıya verilen hizmete ilişkin fatura bedellerinin ödenmediği gerekçesiyle davacı tarafça rezervasyon sisteminin 31/01/2023 tarihinde erişime kapatılmak suretiyle verilen hizmetin durdurulduğu hususu açık olup bu hususta taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, ihtilafın hizmetin durdurulmasının haklı olup olmadığından kaynaklandığı, davacı tarafça sistemin erişime kapatılarak hizmetin durdurulmasının taraflar arasındaki 01/05/2019 tarihli sözleşmenin 2. Hizmet bedeli başlığı altında yer alan (h) bendindeki "Servis Sağlayıcısı, zamanında ödenmeyen faturalardan ötürü Otel'e sunduğu hizmeti sona erdirme hakkını saklı tutar." düzenlemesine dayandığı ileri sürülerek sözleşme gereği fatura bedelleri ödenmediğinden hizmetin durdurulmasının ve sözleşmenin feshinin haklı olduğu iddia edilmiş ise de; davacı tarafça davalıya gönderilen 30/01/2023 tarihli davalının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediği sözleşmeye aykırı davrandığı, yapılan görüşmelerden sonuç alınamadığı, aykırılığın giderilmesi hususunda mail gönderilmesine rağmen sonuç alınamadığı ifade edilerek sözleşmenin feshedildiği ve verilen hizmete ilişkin fatura bedellerinin ve cezai şart alacağının ödenmesi hususuna ilişkin ihtarın davalıya iadeli taahhütlü posta yoluyla gönderildiği ve gönderi hareketleri ile ihtarnamenin 10.02.2023 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafça davalıya sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerine yerine getirerek hizmet bedellerini ödemesi hususunda 30.01.2023 tarihli ihtarname davalıya ulaşmadan davacı tarafça aynı gece rezervasyon sisteminin erişime kapatılarak hizmetin durdurulduğu sabit olup, bu husus taraflar arasındaki yazışmalardan da anlaşılmaktadır. Davacı taraf sözleşmede hizmet bedelinin ödenmemesi durumunda hizmetin sonlandırılacağı düzenlemesi gereği hizmetin durdurulmasının haklı olduğunu ileri sürmüş ise de taraflar arasındaki sözleşmenin ilgili düzenlemesi olan "Servis Sağlayıcısı, zamanında ödenmeyen faturalardan ötürü Otel'e sunduğu hizmeti sona erdirme hakkını saklı tutar." koşulu davacıya hizmet bedelinin ödenmemesi durumunda doğrudan hizmeti durdurma hakkı vermemekte olup, bu düzenlemenin lafzından da anlaşılacağı üzere davacının hizmet bedelinin ödenmemesi durumunda hizmeti sona erdirme hakkının saklı olduğu anlaşılmakla, taraflar arasındaki sözleşmenin sürekli edim içeren sözleşme olması, bildirim yapılmaksızın doğrudan sistemin erişime kapatılması taraflar arasında uzun süredir devam hizmet ilişkisinin gereği (taraflar arasındaki ticari ilişkide her zaman cari hesap borcunun olduğu buna rağmen herhangi bir bir bildirim ve yapılan bir yazışma olmadığı, davalı tarafından sözleşmenin yenilenmeyeceğinin bildirilmesinden sonra davacı tarafından sözleşmenin feshedildiği ) TMK 2. maddesi gereğince de haksız ve kötü niyetli olup, davacı tarafça hizmet bedellerinin ödenmemesi durumunda sözleşmeden kaynaklı hizmeti durdurma hakkının davalıya hitaben ödeme yapılmadığı takdirde sözleşmenin feshedilerek hizmetin durdurulacağı hususunda gönderilecek usulüne uygun ihtarname ile ihtar edilmesi gerekirken davacı tarafça davalı tarafa hizmetin durdurulacağı hiç bildirilmeden hizmet bedellerinin ödenmediğinden sözleşmenin feshedildiği hususuna ilişkin 30.01.2023 tarihli ihtarname davalıya ulaşmadan sistemin erişime kapatılarak doğrudan hizmetin durdurulması haklı nedene dayanmamakta ve davacı tarafça gönderilen 30.01.2023 tarihli ihtarname içeriğinde "sözleşmeye aykırılığın giderilmesi hususunda davalıya mail gönderilmesine rağmen sonuç alınamadığı ifade edilerek sözleşmenin feshedildiği" belirtilmiş ise de davacı tarafça dosyaya sunulan e-posta kayıtlarında da davalıya hitaben gönderilmiş sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmesi sözleşmeye aykırılığın giderilmesi hususunda herhangi bir ibare içeren yazışma bulunmadığı, davalının cari hesaba ilişkin borcu olduğu tespit edilmiş ise de davacı tarafça davalıya verilen hizmetin haksız durdurularak ve yine sözleşmenin haksız feshedildiği anlaşıldığından davacının davalıdan sözleşme kapsamında cezai şart alacağı talep etmesi koşullarının oluşmadığı, asıl sözleşmenin eki sayılan ... ... Programı Kullanım Taahhütnamesi kapsamında talep edilen cezai şart yönünden ise ... Programı Kullanım Taahhütnamesinde sözleşmenin bedellerinin de sözleşme başlangıcında ödeneceği kararlaştırılmış olup davacı tarafından bahse konu sözleşme yönünden sözleşme bedellerinin ödenmediği ya da sözleşmeye aykırılık yönünden bir erken fesih söz konusu olmadığından, davacının ... ... ... ... Programı Kullanım Taahhütnamesi sözleşmesi nedeniyle cezai şart alacağı şartlarının da ayrıca oluşmadığı anlaşılmıştır. Yine davacının konaklama bedeli için teknik bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere toplam 2416 konaklama için 24 gece ücretsiz konaklamaya hak kazanıldığı ve 1.077,36euro olarak hesaplandığı, davalının ücretsiz konaklama sağlandığına dair ispata yarar bir delil sunmaması sebebi ile davacının 1.077,36 euro ücretsiz konaklama alacağının bulunduğu kabul edilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmede, aylık %5 gecikme faizinin zamanında ödenmeyen faturalara uygulanacağı düzenlenmiş olup, cezai şart ve konaklama bedeli yönünden uygulanamayacağı 3095 sayılı “ Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun” un 4/a maddesinde, sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanacağı düzenlendiğinden, Euro cinsinden talep edilen konaklama bedeline 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi hükmüne göre devlet bankalarında Euro cinsinden açılmış vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faiz oranı işletilmiş ve dava konusu alacak sözleşmeye dayalı, likit bir alacak olduğundan İİK 67/2 maddesi gereğince % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. (kabul oranı: % 15,22)
HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; .... İcra Müdürlüğünün 2023/... E. sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile; takibin, 1.077,36-EURO alacağın 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi hükmüne göre devlet bankalarında Euro cinsinden açılmış vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faizi ile fiili ödeme günündeki döviz satış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığı ile davalıdan TAHSİLİNE,
2) İİK 67/2 maddesi gereğince hükmolunan 1.077,36 Euro alacağın takip tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden hesap edilecek Türk Lirası karşılığının % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3)Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
4-Alınması gereken harç 1.469,81TL olduğundan peşin alınan harcın mahsubu ile artan 233,84TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
5-Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen 1.469,81TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil marifetiyle temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 21.516,82TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri, tanık gideri ve posta giderinden ibaret toplam 14.213,40TL yargılama giderinin kabul oranına göre 2.163,28TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan kısmının üzerinde bırakılmasına,
8-Dava kısmen reddedildiğinden ve davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
10-Arabuluculuk başvuru dosyasından yapılmış olan 3.600,00-TL yargılama masrafının 547,92TL sinin davalıdan, 3.052,08TL sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
11-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde yatıran resen iadesine,
Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 25/10/2024

Katip ...
E-İmzalıdır

Hakim ...
E-İmzalıdır

u belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İmza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim