Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/546

Karar No

2025/65

Karar Tarihi

11 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/546 Esas
KARAR NO : 2025/65

DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/09/2022
KARAR TARİHİ : 11/02/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı-karşı davalı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı borçlu şirket arasında 03.05.2021 tarihinde imzalanan ... Bina Tadilat Yapım Sözleşmesi kapsamında komple bina yapısına ilişkin sözleşme imzalandığını, sözleşme kapsamında karşı tarafın ise sözleşmede belirtilen işlere karşılık 40.000TL nakip peşin ödeme, 220.000TL değerinde ... model suv otomobil, 40.000TL değerinde ... motosikleti sözleşmenin imzalandığı tarihte teslim etmeyi taahhüt ettiğini, geriye kalan tutarların ise Haziran ayından başlamak üzere her ayın 23 ve 27. Günlerinde 25.000TL’lik ve 50.000TL’lik çeklerle ödenmesine karar verildiğini ve sözleşme bedelinin toplam 800.000TL olarak belirlendiğini, karşı tarafın ifa yükümlülüğü olan otomobil ve motosikleti tarihinde teslim etmediğini, müvekkilini oyaladığını, bunun üzerine müvekkilinin geciken teslim borcu nedeniyle ... 54. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini karşı tarafa çekerek 26.000TL gecikme faizi ile birlikte karşı taraf edimlerini yerine getirilmesini talep ettiğini ve sözleşme gereğince işi durdurduğunu, işbu sebeple işin gecikmesine davalı yanın sebep olduğunu, karşı tarafın bir süre bekledikten sonra borcu ve sorumluluğu kabul ettiğini bildirdiğini, çeklerin ödenmesini derhal yapmayı ve otomobil ile motosiklet için noterden taahhüt vererek iş bitiminde bunları teslim edeceğini müvekkiline söyleyerek işi tekrar başlatmak istediğini, bunun üzerine müvekkilinin karşı tarafa güvenerek işi tekrar başlattığını, müvekkili tarafından işe tekrardan son sürat başlanılmasına rağmen karşı tarafın taahhütlerini yerine getirmediğini, müvekkili şirket yetkilisinin şifahen sözleşme gereğince teslim edilecek aracın bir başkasına satıldığını öğrenmesiyle işi yavaşlatmaya başladığını ve noterden yapılacak taahhüt konusunda karşı taraf şirket yetkilisinden defalarca kez talepte bulunulduğunu, ancak taahhüdün alınamadığını, borcunu yerine getirmeye karşı tarafın sürekli huzursuzluk çıkardığını, hiçbir fesih ve ihtarı olmadığı halde polisle birlikte sözleşme konusu adrese gelerek müvekkilini çıkarmaya çalıştığını, nitekim müvekkilinin adresten haksız ve usulsüz bir şekilde çıkmak zorunda kaldığını, karşı taraftan delil tespiti yapılmadan sözleşme konusu yere dokunmamasının istenmesine rağmen, müvekkilinin yapmış olduğu işleri yok etmeye başladığını, müvekkili şirketin sözleşme gereği yüklendiği işi bitirmesine 10 gün kala karşı tarafın şirket yetkilisi tarafından sözleşme konusu yerden darp edilerek zorla çıkarılması nedeniyle, müvekkilinin ciddi kayıplarının olduğunu, bu sebeple ... 7. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ...D.İş sayılı dosyasından delil tespiti talep edildiğini, bilirkişi tarafından işin ayıpsız bir şekilde ve %85’nin bitirilmiş olduğu ve müvekkilinin 680.000TL alacak hakkının doğduğunun tespit edildiğini beyanla, davalı borçlunun ... 21. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı-karşı davacı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde özetle; İcra Dosyasında takibe konu bilirkişi raporundaki tespitlerin, üstlenilen işlerin ayıplı ve eksik olarak yapılanlarının da sanki ayıpsız ve eksik olarak yapılmışçasına dikkate alınarak düzenlendiğini, davacı şirketin işi sözleşmede yer alan koşullara aykırı olarak, sözleşilen sürenin çok ötesinde bir sürede üstelik ayıplı ve eksik olarak tamamlamadan, yeni aldığı yan binanın işini yapmaya başladığını, müvekkiline ait iş yerini de yan binanın deposu ve işçilerinin de yatakhanesi gibi kullanmaya başlayınca sözleşmenin feshedildiğini, ayıplı ve eksik işlerin de çok daha yüksek bedeller karşılığında başkaca üçüncü gerçek/tüzel kişilere yaptırıldığını, taraflar arasındaki sözleşmede belirtilen işlerin sözleşmede belirtilen süre içerisinde ve sözleşmeye uygun olarak teslim edilmesi halinde davacı tarafa iddia edildiği gibi toplam 800.000-TL’yi bulan ayni ve nakdi ödeme yapılmasının kararlaştırıldığını, davacının dava dilekçesinde belirttiği gibi araç ve motosikletin derhal teslimi gibi bir hususun sözleşmede yer almadığı gibi sözlü bir anlaşmanın da olmadığını, devir tarihinin anahtar teslimi olarak iş bitimi olmasının en büyük delilinin 03.05.2021 tarihli sözleşme olmakla beraber, işin devamı sırasında davacı tarafın talebi ve müvekkili şirketin işin ilerlemesi için orunlu olarak biçare kabulü üzerine davacı tarafa sözleşilene aykırı olarak ve müvekkili şirket aleyhine bir takım ödemeler yaptırıldığını, bu hususun davacı tarafın sözleştikleri koşuları kendi kafalarına göre değiştirdiklerini açıkça gösterdiğini, davacı tarafın ısrarla otomobil ve motosikletin teslim edilmemesi nedeniyle işi durdurduklarına ilişkin yakınmalarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, ilk sözleştikleri iradelerine aykırı hareket edip, işi tamamlayamayacaklarının anlaşılması üzerine ikinci iradelerinin de aksine bambaşka talep ve beklenti içerisine girdiğinin açık olduğunu, müvekkili şirketin öncesindeki sözlü ve 03.05.2021 tarihli yazılı sözleşme ile üzerine düşen yükümlülüklerini derhal ve fazlasıyla yerine getirdiğini düzenlemesi gereken ileri tarihli tüm çekleri derhal düzenlediğini ve davacı şirkete verdiğini, yapılan tüm ödemelere rağmen 25.07.2021 tarihinde bitirilmesi gereken işin 08.09.2021 tarihine gelinmesine rağmen halen yarım yamalak beklediğini, delil tespiti dosyasında aldırılan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, bilirkişi raporunun gerek itiraz dilekçelerinde eksik işlerin tamamlanmasına yönelik muhtelif fiyat teklifleri gerekse üçüncü kişilere yaptırdıkları bu işlerin maliyetleri dikkate alındığında, hem ayıplı işlerin düzeltilmesi, hem de eksik işlerin tamamlanma maliyetleri yönünden varılan %85’inin tamamlandığı değerlendirmesinin hatalı olduğunu, işbu bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde de belirtildiği üzere ayıplı işlerin düzeltilmesi ve/veya yeniden yaptırılması ve eksik işlerin tamamlanması yönünden altıkları fiyat tekliflerinin ve yaptırdıkları tutarlar ile birlikte toplam 700.000-TL’den fazla bir tutara mal olacağının görüleceğini, bu nedenle davanın dayanağı olarak gösterilen bilirkişi raporunun maddi gerçeklikten uzak ve hatalı olduğunu, davanın dayanağı olan bilirkişi raporunun, davacı tarafın “yapıldı” ve/veya “anlaşması yapıldı, malzemesi alındı” soyut iddialarına dayalı olarak iddianın doğruluğu ihtimaline binaen düzenlendiğini, bu bilirkişi raporuna dayalı alacak talebinde bulunulmasının hukuken mümkün olmadığını, sözleşme gereği üstlendikleri işi bitirmelerine 10 gün kala değil sözleşilen sürenin sona ermesinden 45 gün sonra bu olayların olduğunu beyanla, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun asıl davanın reddine, asıl alacağın %40’ından aşağın olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir
TALEP: Davalı-karşı davacı vekili karşı dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 03.05.2021 tarihli “....” başlıklı sözleşme düzenlendiğini, sözleşme uyarınca “...”nun sözleşmede belirtilen sürede anahtar teslim olarak 25.07.2021 tarihinde müvekkiline teslim edilmesinin ve sözleşme uyarınca davacı karşı davalıya 800.000TL ayni ve nakdi ödemenin yapılacağının kararlaştırıldığını, ödemenin 40.000TL’sinin peşin, 220.000TL değerinde ...Marka araç, 40.000TL değerinde ... marka Motosiklet ve her ayın 23. Ve 27. Günleri tarihli sıralı çekler ile ödenmesinin kararlaştırıldığını, sözleşme ile kararlaştırılan 40.000TL peşinatın 29.04.2021 tarihinde davalı karşı davacıya ödendiğini, ilk birkaç gün yıkım ve söküm işleri kısmen ve hızlı olarak yapılmış ise de, işe başladıktan kısa bir süre sonra davalı karşı davacı tarafın hemen yan tarafta bulunan binanın tadilat işini de aldığını ve müvekkilinin işini savsaklamaya ve yavaşlatmaya başladığını ve en sonunda durdurduğunu, müvekkili şirket yetkilisinin biçare işin ilerletilmesi için ilk sözleştiklerine aykırı ve kendi aleyhine olacak şekilde anahtar teslimi olarak iş bitiminde devri ve teslim edeceği kararlaştırılan araç ve motosikletin devri konusunda iyi niyet göstergesi ve teminat teşkil etmesi üzerine ve/veya en geç vadeli çeklere karşılık olarak davalı karşı davacıya tarafa 02.07.2021 tarihinde 6.500TL tutarlı güzellik ürünü, 02.07.2021 tarihinde 87.000TL, 02.07.2021 tarihinde 23.000TL, 02.07.2021 tarihinde 12.000TL, 05.07.2021 tarihinde 113.000TL tutarlı ödemeler yapıldığını, bununla yetinmeyen davalı karşı davacının tüm rica ve uyarılara rağmen müvekkili şirketin kiracısı olduğu bu yeri, hemen yan taraftaki binanın işinde kullanılacak malzemeler için depo ve işçiler için yatakhane olarak kullanmaya devam ettiğini, sözleşmeden belirlenen sürenin üzerinden 1 aydan fazla zaman geçmiş olması nedeniyle işin iyice kontrolden çıktığını, kiracısı olduğu taşınmazın kapsının birden çık ve farklı kilitler ile davalı karşı davacı tarafça kitlenmesi ve kendisinin kiracısı olduğu yere alınmaması nedeniyle kolluk kuvvetine başvurulduğunu ve tarafların birbirlerinden şikayetçi olduklarını, taşınmazın kolluk kuvveti tarafından tahliye edilerek anahtarın müvekkili şirket yetkilisine teslim edildiğini, bunun üzerine ... 7. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ...D.İş sayılı dosyası ile taşınmazın hali hazırda durumu, eksik ve ayıplı işler ile bu işlerin muhtemel yapım süresinin tespit ettirildiğini, davalı karşı davacı tarafın ayıplı ve eksik olarak yaptığı işlerin başkaca üçüncü gerçek/tüzel kişilere müvekkili şirket tarafından yaptırıldığını, bu nedenle oluşan maddi/müspet zararlardan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000TL’nin davalı karşı davacıdan tazminini talep ettiklerini, sözleşme uyarınca 25.07.2021 tarihinde tamamlanması gereken işin yarım yamalak ve tamamlanmamış bir şekilde 08.09.2021 tarihinde müvekkiline tesliminden sonra ayıplı işlerin giderilmesi ve eksik işlerin tamamlanması tespit tarihinden 75 gün sonra ancak tamamlandığını, müvekkilinin ticari faaliyetine 25.11.2021 tarihinde başladığını ve bu nedenle 120 günlük kar kaybı zararının oluştuğunu, kar kaybı nedeniyle şimdilik 50.000TL’nin davalı karşı davacı taraftan tazminini talep ettiklerini, ayrıca teslim konusunda gecikilen her gün için 1.000TL olmak üzere şimdilik 45.000TL’nin davalı karşı davacıdan tazminini talep ettiklerini, davalı karşı davacı tarafa, sözleşmeye uygun olarak yaptıkları birkaç işin karşılığından çok daha fazla tutarlı ödemeler yapıldığını, toplamda 540.000TL nakit ve çek, 17.000TL mal verilmiş olmasına rağmen yalnızca 278.000TL’lik kısmın faturalandırıldığını, bu durumunda davalı karşı davacı açısından sebepsiz zenginleşme teşkil ettiğini, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000TL’nin davalı karşı davacıdan tazminini talep ettiklerini beyan ederek; 50.000,00 TL ayıplı ve eksik işler nedeniyle maddi/müspet zarar, 50.000,00 TL kar kaybı, 45.000,00 TL gecikme tazminatı/cezai koşul, 5.000,00 TL sebepsiz zenginleşilen tutarın iadesi olmak üzere; toplam 150.000-TL maddi tazminatın en erken temerrüt tarihi olan 25.07.2021 tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalı karşı davacıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davacı-karşı davalı vekili karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; Davalı karşı davacının huzurdaki yargılamada kar kaybı talebinde bulunmuş olup, işbu talepte bulunabilmesi için malvarlığına zarar verici eylemin müvekkili tarafından gerçekleştirilmiş olması gerektiğini, oysa üzerine düşen edimi gerçekleştirmeyerek müvekkillerinin işi yavaşlatmasına neden olduğunu, işin uzamasına kendisinin sebebiyet verdiğini, davalı karşı davacı tarafından hem kendilerince hem de taraflarınca aldırılan bilirkişi raporlarında hiçbir şekilde bahsi geçmeyen ve yer almayan ayıp iddialarında bulunulduğunu, davalı karşı davacının müvekkiline 6.500TL tutarlı güzellik ürünü verdiği, söz konusu taşınmazı yatakhane ve depo olarak kullanıldığı iddialarının soyut ve ispatlanamamış iddialar olduğunu, davalı karşı davacının dayandığı ... 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin ...D.İş sayılı raporunun huzurdaki yargılamaya esas alınabilmesinin mümkün olmayıp, yetersiz olduğunu, raporda bir kısım işlerin hatalı/ayıplı olduğundan bahsedilmiş ise de, ayıbın/hatanın ne olduğunun belirtilmediğini, buna yönelik herhangi bir somut delil sunulmadığını, davalı karşı davacının 540.000TL + 17.000TL’lik mal verildiği iddiasının doğru olmadığını, taraflarınca hesaplandığı kadarıyla 484.000TL ödeme alındığını, buna göre bilirkişi raporu gereği alacaklarının 194.000TL fazlaya dair hakları saklı tutularak kısmi olarak icra takibine konul edildiğini, bunun dışında davalı karşı davacı tarafından müvekkiline verilmiş 17.000TL değerinde herhangi bir malın bulunmadığını, müvekkilinin davalı karşı davacıdan 484.000TL almış olup, 380.330TL’sini faturalandırdığını, kalan tutarın içerisinde onlarca işçiye ve ustaya ödenen tutarlar olduğu gibi, karşı tarafın müvekkilini kovduğu gün getirilen elektrik ustası ve alınmış olan malzemelere ödenen tutarlar nedeniyle hali hazırda zarar edilmiş olduğundan bakiye kısmından mahsup edilme durumunda kalındığını, bu sebeple davalı karşı davacının eksik fatura eksildiği yönündeki iddiasının dinlenebilir olmadığını beyanla, asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
TANIK BEYANLARI
Mahkememizce 20/01/2023 tarihinde yapılan keşifte davacı tanığı ...beyanında; "Ben davacı şirketin sahibiyim, davalı şirketle aramızda imalat işlerinin yapılmasına yönelik sözleşme imzalanmıştır, davalı tarafça kolluk marifetiyle iş yerinden çıkartıldığımız için işin tamamı teslim edemedik, sadece ince işler kalmıştır, işlerin yaklaşık %80'i tamamlanmıştır buna ilişkin bilirkişi marifetiyle delil tespiti yapılmıştır, ben işler yapılırken bizzat iş yerinde bulunuyordum, sözleşme 03/05/2021 tarihinde imzalanmış olsada biz 25/04/2021 tarihinde işe başladık ve kolluk marifetiyle çıkartıldığımız tarihe kadar çalışmaya devam ettik, işler yapılırken her gün işçiler işe devam etmiştir, herhangi bir iş yapmama durumu söz konusu olmamıştır, işin belirlenen sürede tamamlanmama nedeni olarak davalı taraf iş yerine gelip sürekli düzeltmemizi istediği gibi olmadığını söylüyordu bu nedenle bir gecikme olmuştur ancak bizden kaynaklı bir gecikme olmamıştır, ayrıca sözleşme gereği davalı tarafın aracı devretmesi gerekiyordu ancak ihtarname göndermemize rağmen aracı devretmemiştir, bize devir yapmayacağını ancak nakit ödeyeceğini söylemiştir bu teklif tarafımızca kabul edilmemiştir bu nedenle aramızda bir anlaşmazlık çıkmıştır, davalı tarafla anlaşmazlık yaşadığımız tarihten yaklaşık 15 gün sonra yan binanın işini aldık ancak yan binanın işi için davalı iş yerini sözleşme dışı kesinlikle kullanmadık, davalı tarafın işi ile yan binanın işi tamamen farklıydı, sadece zaman olarak 15günlük bir kesişme söz konusuydu, yan binanın işi kısa sürmüş olup davalı iş yerinden çıkartıldığımız tarihte davalı iş yerinde çalışmaya devam ediyorduk, davalı iş yerinin çatı katı açık olduğu ve yağmur yağdığında içeriye su girdiği için yan binanın işini almamız davalı taraf için faydalı olmuştur, yan odalarının boya işleride bu sayede yapılmıştır ayrıca bu işler karşılığında ücret alınmamıştır, ayrıca iş yerinin yan binaları tarihi eser olduğu için herhangi bir tadilat işi yapıldığında şikayet üzerine mühürlenip eski haline getiriliyordu, işin uzaması da bu sebepten kaynaklı olmuştur, davalı tarafça ayıp bildiriminde bulunulmamıştır, bilirkişi tarafından ayıplı olmadığı tespit edilmiştir, işin tamamını yapacaktık ancak çıkarılmamız üzerine tamamlayamadık eksik bırakılan işler bu nedenle olmuştur, davalı tarafça iddia edilen güzellik ürünü, cep telefonu ve airpods kulaklık sözleşme kapsamında yaptığımız işler karşılığı olarak alınmamıştır, bu ürünlerin ücretleri şirketin kredi kartıyla ödenmiştir, sözleşmeye uygun olarak malzeme temin edilmiştir, müşteri onayı alınmadan hiç bir ürün kullanılmamıştır, sözleşmede belirtilen işler dışında başka bir iş yapılmamıştır, davalı taraf sonradan kendi isteği ile değiştirmiştir örneğin balkon demirleri ve doğramaları sözleşmeye uygun şekilde yapılıp teslim edilmiştir ancak davalı taraf daha sonra kendi isteğine göre 3.kişilere yaptırmıştır, terası davalı tarafın isteği üzerine uzattık işin uzamasının bir sebebi de budur, bu işi ekstra olarak talep etti ancak daha sonra ücrete yansıtmadık, bu iş sözleşmede geçen tam kat ve teras yapımı değildir, benim beyanımda geçen balkon yapımıdır, bu işi sözleşmeye yansıtmadık, ücreti de ödenmemiştir, Elektronik malzemeler bu iş için alınmıştı ancak en son yapılması gereken işler olduğu için ve davalı tarafça iş yerinden çıkartıldığımız için tamamlayamadık ancak bu malzemeler depomuzda duruyordu faturalarının olup olmadığı şuan hatırlamıyorum biz mimarlık firması olduğumuz için ve malzemelerdeki fiyat artışı sebebiyle önceden malzemeleri alıp stokluyoruz, 07/02/2021 tarihinde arabanın devir olmaması üzerine davalı tarafa ihtar çektik bunun üzerine kendisi çekleri getirin ödeme yapayım dedi, bunun üzerine 220.030-TL küsürlük nakit ödeme yapıldı zaten sözleşme kapsamında belirtilen çeklerdi yani ekstradan bir ödeme yapılmadı elimizde olanı vererek bize ödeme yapmıştır, sözleşme kapsamında belirtilen motosiklet ve otomobil davalı tarafça sözlü olarak sözleşme tarihinden itibaren 1 ay içerisinde bize devredileceği bize söylenmiştir ancak devir işlemi gerçekleşmemiştir karşılığında da ihtar çekilmiştir, ihtarda belirttiğimiz üzere iş yavaşlatma hakkımız olmasına rağmen iş yavaşlatmayarak devam ettik, tadilat izninde çalışanımın ismi vardır, ayrıca günlük 1.000-TL öder istediğimiz kadar kalırız şeklinde bir beyanımız olmamıştır," şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce 20/01/2023 tarihinde yapılan keşifte davacı tanığı ...beyanında; "Ben davacı şirkette inşaat işçisi olarak çalışıyordum, işin yapıldığı olan tarihlerde iş yerinde işçi olarak çalıştım, işin ne kadar sürdüğünü hatırlamıyorum, ben pazar günü dahil her gün çalışıyordum, ustalara yardım işlemleri, malzeme taşıma, kırma dökme işlemlerini yapıyordum, yan binanın işinin alınıp alınmadığını bilmiyorum, sadece bu binanın işini yapıyordum, diyeceklerim bundan ibarettir,Davalı şirket sahibi ... bey sürekli iş yerine geliyordu yapmış olduğumuz işi beğenmiyordu, bizde istediği şekilde yeniden yapıyorduk, en son ... beyin, bizim şirket sahibi .. beye makine ile vurma sonrasında iş yerinden ayrıldık, iş yerinden ayrıldığımızda işlerin tamamı bitmek üzereydi sadece ince işler kalmıştı, iş yavaştlama/durdurma durumu olmadı son olaydan sonra iş yerine girmedik, İşi yaparken gece kalmıyorduk ancak geç saatlere kadar çalıştığımız oluyordu, çalışma saatlerimiz sabah 09:00 akşam 17:00'dı, bazen saat 21:00'a kadar çalıştığımız oluyordu, kalabalık şekilde çalışıyorduk, 5-6 tane fayans ustası, 5-6 tane sıvası, 5 kişi de işçi bulunuyordu." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce 20/01/2023 tarihinde yapılan keşifte davalı tanığı ...beyanında; "Ben inşaat üretimi yapıyorum, davalı taraf bana gelerek işin tamamlaması için bana başvurdu, yaklaşık işlerin tamamı 2,5 ayda bitecek iken 4 ayda bitti, bu durum ... Beyin pimpirikli olmasından kaynaklanmıştır, ayrıca bu durumda bizimde etkimiz olmuştur, organize olamamaktan kaynaklı 10 gün bir gecikme olmuştur, iş yerinde bütün binanın kalebodurların sökülüp yeniden yapılması işlemi yapılmış olup, binanın camlarının demir kasaları vardı ancak menteşeleri tutmadığı için baştan sökülüp yeniden yaptırılmıştır, camların yeniden sökülüp yeniden yapılması işini, fayans kalebodurların dengesiz olması ve kaynak işlerinden dolayı kaynak yanığı olması sebebiyle fayanslarda deforme olması sebebiyle 3 katta fayansların yenilenmesi işleri ve teras katın tamamını fayansların yapılması işlemi yapılmıştır, duvarların tamamı bitmişti ince sıvası yapılmıştı, duvarların dekor yapılması ve belli bölümlere resim yapılması işlemi yapılmıştır ayrıca kaba sıva dediğimiz işlem yapılmıştır ayrıca aydınlatmalar da tarafımızca yapılmıştır, tavan ve duvarlar temiz bir şekilde vardı önceden yapılmıştı, alt yapının bütün elektrik kabloları, ses sistemleri, klima sistemi, kamera sistemi, tuvalet ve ortak alanın havalandırma işleri, kompanizasyon panosu, doğalgaz sistemi tarafımızca yapıldı, tuvaletlerde klozetlerden bir tanesi havada duruyordu onu düzelttik, ayrıca gider suyunu düzelttik yaptığımız işler işçilikle ilgiliydi geldiğimizde davacı tarafın alt yapı malzemeleri bulunuyordu, onların malzemelerini de kullandık,ben hangi iş için kimin çalışacağı konusunda organizasyonu yaptım, bu kişileri Ercan Beyle çalıştırarak istediği şekilde işlemleri tamamladık ancak yapmış olduğumuz işlemlerin bir kısmı sözleşme dışı olarak davalı tarafın isteği üzerine yapılmış olabilir, ekstra işlemler yapılmıştır, ses kamera yangın haberleşme aydınlatma internet dahil olmak üzere tüm elektrik sistemi binanın 600.000-TL tutmuştur, ancak 400.000-TL si eski mimarlık firması tarafından yapılması gerekmektedir, yaklaşık 200.000-TL si davalı tarafça ekstra olarak istenmiştir, ayrıca eski mimarlık ekibi tarafından yapılan işin tarihi ile bizim yaptığımız işin tarihi arasında malzeme bedeli açısından fiyat farkı bulunmaktadır bu fiyat farkıda yaklaşık 50.000-TL olup eski mimarlık ekibinin yapması gereken işin bedeli aslında 350.000-TL'dir, ayrıca terasda çatı kısmı eksi mimarlık ekibi tarafından ... denilen demirler yerine standart demirlerle kapatılmıştır, bu nedenle çökme riski bulunmaktaydı biz belediye ye başvurduk geldiklerinde buranın anıtlar kuruluna ait olduğu bu nedenle çatının kaldırılması gerektiği söylendi, bizde yeniden söküp ... denilen demirlerle yeniden yaptık, 8 ton moloz dökülmüştür bu işlemin karşılığıda yaklaşık 110.000-TL olup şuan fatura askıdadır, bu fatura henüz faturalandırılmamıştır, otomatik kepengde yapılmıştır, Ben ...Tic. Ltd. Şti.nin sahibiyim, işe başladığımızda kaba inşaat olarak yaklaşık %35'lik kısmı tamamlanmıştı, yapmış olduğumuz işler itibariyle toplamda 1.500.000,00-TL civarıda iş yapılmıştır ancak bu işi yapan kişiler sorunun doğru muhattabıdır, ben tahmini olarak bir rakam verdim, İşe başlamadan önce işin erbabı olan bir ustadan tespit yapıp görüş bildirmesini istedik, kendisi de eksiklikleri tespit etmiştir buna ilişkin rapor elimde yoktur ancak raporlandığını biliyorum, ayrıca bu tespitlerde fotoğraflandırılmıştır, su tesisatı ayıplı olarak yapılmıştır biz yeniden yaptık, kapatılması gereken yerler kapatılmamıştı." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce 20/01/2023 tarihinde yapılan keşifte davalı tanığı ... beyanında; "Ben davalı şirketin sahibiyim, davacı tarafla aramızda sözleşme imzalanmıştı, işlerin tamamı teslim edilmemiştir, sözleşme kapsamında belirtilen araba ve motosikletin devri iş tamamlanınca teslim edilecekti, sözleşmedeki işlerin bedeli olarak tamamı çekle ödenecekti erken olanların ödemelerini aldılar ileri tarihli olanları da geri getirerek ödemeyi almak istediler bizde bir kısım çekleri geri alarak geri kalan ödemeyi nakit ve kredi kartıyla yaptık, motosiklet ve araç devri olmadı, işin başında hızlı bir şekilde ilerlediler daha sonra duraksama ve yavaşlamaları başladı, ödeme almadan devam edemeyeceklerini söylediklerinde ödeme planı yapıldı, sözleşmede işin süresi 2 ay olarak kararlaştırılmıştı ancak 3,5 4 ay a kadar kalmışlardır, sözleşmede belirtilen sürede bitmemesi ilerleme olmaması ve iş yerine bölgedeki işlerin deposu olarak kullanmaları ve iş yerini boşaltmayacaklarını söylemeleri üzerine kolluk marifetiyle iş yerinden çıkartılmışlardır, ben ara ara gelip kontrol ediyordum ancak her geldiğimde aramızda sözleşme olduğu söyleniyordu, ben geldikçe kusurlu ve olmayan kısımları gösterdiğimde bana o kısımların sonradan düzeltileceği söylendi, ancak sonradan yeniden yapılma durumu olmamıştır, eksik ve kusurlu olan kısımlar 3. Kişilere yaptırılmıştır 3.kişiler tarafından ... ile aramızda yapılan sözleşme kapsamındaki yapılması gereken işler yapılmıştır, sözleşme kapsamı dışında ekstra olarak herhangi bir işlem yapılmamıştır, ayrıca sözleşme kapsamında yer almasada yaklaşık 12.000- 13.000 TL civarında kulaklık telefon ve güzellik ürünü yapılan işin bir kısım karşılığı olarak verilmişti buna ilişkin aramızda bir yazılı anlaşma olmamıştı,Diğer iş yerim sokağın başında bulunmaktadır, mesafe olarak kısadır, iş yerimizi büyütme amaçlı olarak bu iş yerini açtık, davacı tarafça işlerin gecikmesi ve eksik işlerin tamamlanması süresinde ciro bazlı müşteri kaybımız olmuştur, eksik işleri tamamlanmadan önce 1 ay a yakın bilirkişi beklenmiştir, bilirkişi geldikten sonra eksik işlerin tamamlanması yaklaşık 3-4 ayı bulmuştur ve 700-800.000 tl masraf olmuştur, önceden kaynaklı eksik ve kusurlu işler sebebiyle iş yerinin 2 katının faaliyete geçiremedik ayrıca aralık 2021 yılında kiramız 52.000-TL + stopaj olup şuandaki mevcut kiramız ise 72.000-TL + stopajdırSözleşmede işin teslim süresi 2 olarak kararlaştırılmış olup belirtilen sürede iş bitmiş olsaydı herhangi bir araçta ve motorda değer artışı olmayacaktı, işin teslim süresi itibariyle araç ve motordaki değer artışının olmayacağını düşünerek araç ve motorun işin tesliminden sonra devir edileceği hususu kararlaştırılmıştır, davacı tarafça araç ve motor devrinin ihtarından sonra bir kısım nakit ödeme tarafımca yapılmış olup yapılması sebebi ise işin yarıda kalmaması ve devam etmesi sebebiyle olmasıdır, ben zaten sözleşmede belirtilen işin bedeli olarak 800.000-TL yi vermiş olduğum çeklerle verdim, ara ara geldiğim süre zarfında tespit etmiş olduğum ayıplarla ve iş yerimin yandaki iş yerinin yapılması sürecinde depo ve yatakhane olarak kullanılmasına ilişkin olarak yapmış olduğum herhangi bir tespit yada keşide edilen ihtarname bulunmamaktadır." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce 20/01/2023 tarihinde yapılan keşifte davalı tanığı ...beyanında; " Benim mekanik tesisat alanı üzerine şahıs şirketim bulunmaktadır, yapmış olduğumuz işler sıhhi tesisat, doğalgaz, klima, kombi, termosifon tesisatını, vitrifiye montajını yaptık, yaklaşık 1 ay kadar sürmüştür, yapmış olduğumuz işlemleri faturalandırmıştık, sadece sıhhi tesisatta temiz ve pis su alt yapısı yapılmıştı, tuvaletlerde yanlış imalat vardı onları giderdik, gider hatlarıda mevcuttu sadece lavabo ağızlarını yeniden çektik diğerleri mevcuttu, ancak diğer belirtmiş olduğum işler hiç yapılmamıştı onları en baştan yaptık,Yaptığımız işlerin hepsini faturalandırdık toplam bedelini şuan hatırlamıyorumEksik işleri tamamlamak üzere geldiğimde iş yerinde kapıların takılı olup olmadığını hatırlamıyorum." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce 20/01/2023 tarihinde yapılan keşifte davalı tanığı ...beyanında; "Ben davalı şirkette kuaför uzmanı olarak çalışıyorum, inşaat yapım sürecinde ara ara iş yerinde bulunuyordum, tam olarak tarihini hatırlamadığım bir zamanda iş yerine geldiğimde şirket sahibi ... bey ile davacı taraftan ismini hatırlamadığım bir kişi arasında tartışma yaşanıyordu, ... bey işlerin neden yapılmadığını ve işlerin durduğunu ve yan tarafın işini almaları ve depo olarak kullanmaları sebebiyle neden iş bitirilmeden yeni iş alındığını sorduğunda davacı taraf burası bizim niye karışıyorsunuz diye cevap verdi, ... bey harç makinasını eline alarak ve diğer malzemeleri eline alarak malzemelerinizi alıp iş yerini terk edin dediğinde davacı taraftan olan kişi makineyi eline alarak savurmaya başladı bende kavgayı ayırmak için araya girdiğimde makine benim başıma isabet etti ve ben yaralandım, ayrıca yan binanın işini davacı taraf almıştı iş yerimizde sıva malzemeleri ve alçı malzemeleri bulunmaktaydı, iş yerinden yan binaya bu malzemelerin taşındığına bizzat şahit oldum, iş yeri depo olarak kullanılıyordu,Tartışma sırasında davacı taraf günlük 1.000-TL öderiz istediğimiz kadar kalırız şeklinde beyanı olmuştur bizzat duydum, ayrıca kolluk görevlilerine de burası bizim işimizi yapacağız iş yerini biz kapatacağız şeklinde beyanları da olmuştur Tartışma sırasında kafama aldığım darbe sonucunda herhangi bir tutanak tutmadım, olayın ardından gelen polisler ise hastaneden rapor almam gerektiğini bana söyledi, bende darp raporu alıp ifade verdim" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
DELİLLER: ... 21. İcra Müdürlüğü’nün ...esas sayılı icra dosyası, arabuluculuk son tutanağı, ... 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin ...D.iş sayılı dosyası, .... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, davacı şirketin ve davalı şirketin 2021-2022 yılları arası ilişkin BA-BS formları, ... 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin ...D.iş sayılı dosyası, keşif, tanık beyanları, davacı şirketin ve davalı şirketin ticari defter ve kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; asıl dava yönünden ... 21. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasında davalının yaptığı itirazın haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının olup oluşmadığından ibaret olduğu, karşı dava yönünden taraflar arasında düzenlenen bina ve tadilat yapım sözleşmesinden kaynaklı olarak davacının müspet zarar, kar kaybı, gecikme tazminatı ve sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı alacak talebi koşullarının oluşup oluşmadığından ibaret olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlenen 03/05/2021 tarihli ... bina tadilat yapım sözleşmesi kapsamında müvekkilinin komple bina yapımına ilişkin işleri üstlendiğini, davalı tarafın sözleşmenin başında teslim etmesi gereken otomobil ve motorsikleti teslim etmediğini, bu nedenle ... 54. Noterliğinin ...arihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile teslim edilmesinin istenildiğini ve bu nedenle işin durdurulduğunu, davalı tarafın çeklerin ödemesini derhal yapacağını ve otomobil ve motorsikletin teslimi için noterden taahhüt vererek iş bitiminde yapacağını söyleyerek işe tekrar başlamalarını istediğini davalıya güvenilerek işin tekrar başlatıldığını ancak noterden taahhüdün verilmediğini karşı tarafın teslim edeceği aracın başkasına satıldığını öğrendiklerini, davalının işyerine gelerek huzursuzluk çıkardığını ve 08/09/2021 tarihinde fesih ihtarı olmadan polisle birlikte gelerek işyerinden çıkardıklarını ve müvekkilini darp ettiklerini, ... 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin ...D.iş sayılı dosyasıyla delil tespiti yaptırıldığını ve işin %85'inin bitirilmiş olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ve karşı dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça sözleşme ile üstlenilen işlerin eksik ve ayıplı yapıldığını, taraflar arasında araç ve motorsikletin sözleşmenin imzalanması ile birlikte derhal davacı tarafa devredileceğine ilişkin yazılı veya sözlü bir anlaşma bulunmadığını, yalnızca 40.000,00TL peşin ödeme kararlaştırıldığını ve peşinen 30.000,00TL, 4.000,00TL...cep telefonu, 1.500,00TL airpods kulaklık, 5.000,00TL güzellik ürünü ile ödendiğini, nakit ve kredi kartı ile ödemeler yaptığını, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirdiğini, vadeli çekleri derhal düzenleyip davalı tarafa verdiğini, davacı tarafından işin teslim edilmesi gereken sürede teslim edilmemesi ve yan binanın işinin yapılması için müvekkiline ait işyerinin yatakhane, depo olarak kullanıldığını öğrenmeleri üzerine durumun kolluk görevlilerine bildirildiğini, ... 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyasıyla delil tespiti yaptırıldığını, karşı dava yönünden müvekkili tarafından eksik veya ayıplı olarak yapılan işlerin başkaca üçüncü gerçek/tüzel kişilere yaptırılması nedeniyle oluşan maddi/müspet zararların şimdilik 50.000,00TL'nın, müvekkilinin ticari faaliyetine başlayacağı 25.07.2021 teslim tarihinden, ticari faaliyetine başlayabildiği 25.11.2021 tarihine kadar olan 120 günlük kar kaybı zararının şimdilik 50.000,00 TL'nin, davacı tarafa daha fazla tutarda yapılan ödeme sebebiyle daha fazla olarak sebepsiz zenginleştikleri bu tutarın şimdilik 5.000,00TL'nın, gecikilen her gün için 1.000,00 TL olmak üzere şimdilik 45.000,00TL'nın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacı/karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 22/04/2022 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır.
Karşı dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 07/10/2022 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile karşı davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır.
...21. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 140.000,00 TL borcun ödenmesi amacıyla 29/11/2021 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 11/01/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 07/01/2022 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafından davalı tarafa gönderilen ... 54. Noterliğinin...tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşme gereği davalının ifa ile yükümlü olduğu 220.000,00 TL ... marka otomobil ve 40.000,00 TL değerinde ... marka motorsikletin tesliminin gerçekleştirilmemiş olması nedeniyle ihtarnamenin tebliğini müteakip 3 iş günü içerisinde teslimin gerçekleştirilmesi aksi halde işin sözleşme gereği derhal durdurulacağı ve sözleşmenin feshedileceği hususunun ihtar edildiği anlaşılmıştır.
Davalı tarafından davacı tarafa gönderilen ... 40. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacı tarafından feshedilen sözleşmenin davalı tarafından da feshedildiği, taşınmazın tahliyesi ve anahtarın teslimi ile yapılan fazla ödemenin iadesi ve müspet, menfi ve maddi zararlarının tazmin edilmesinin ihtar edildiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafından dava açılmadan önce delil tespiti talebinde bulunduğu, ... 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre; "Taraflar narasında akdedilen KDV dâhil 800.000.-TL. götürü bedelli Sözleşmeye konu tadilat işinin çatı / çekme katında ihzar edilen malzeme ile birlikte global tarzda fiziki olarak gerçekleşme / ilerleme seviyesinin takribi %85 oran mertebesinde vücut bulduğu / tamamlanmış durumda olduğunun söylenebileceği görüş ve kanaatine varılmıştır. Bu durumda, KDV dâhil 800.000.-TL. götürü bedelli Sözleşme işin yaklaşık KDV dâhil 800.000.-TL. x % 85 = KDV dâhil 680.000.-TL. lik bir kısmının fiziki olarak vücuda getirilmiş durumda olduğunun kabul edilebileceği, geriye kalan KDV dâhil 800.000.-TL. - 680.000.-TL. = KDV dâhil 120.000.-TL. lik kısmının ise henüz fiziki olarak vücuda getirilmemiş / yapılmamış durumda olduğunun kabul edilebileceği " şeklinde düzenlendiği anlaşılmıştır.
Davalı tarafından dava açılmadan önce delil tespiti talebinde bulunduğu, ... 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre; "Sözleşmedeki yapılacak işler ve sözleşme bedeli dikkate alındığında işin %78 oranında tamamlandığı, ancak bunun içinde hatalı ve ayıplı işlerin de bulunduğu, hatalı ve ayıplı imalatlar %13 civarında olup bu durumda işin %65'inin tamamlanmış olduğu, işin sözleşme fiyatlarına göre 520.000,00 TL'lik kısmının yapılmış olduğu, işin sözleşme fiyatlarına göre tamamlanması için %35 karşılığı olan 280.000,00 TL'nin gerekli olduğu, ayıplı imalatların ve eksik imalatların teknik olarak giderilmesinin mümkün olduğu, ayıplı imalatların yenilenmesi ve eksik işlerin tamamlanması işlerinin başka bir yükleniciye yaptırılması için malzeme fiyat farkı da dikkate alınarak 300.000,00 TL masraf ve sözleşmedeki toplam süre dikkate alınarak 30 günlük süreye ihtiyaç duyulduğu kanaatine varıldığı" şeklinde düzenlendiği anlaşılmıştır.
Dava konusu işlerin yapıldığı yer olan "..." adresinde 20/01/2023 günü keşif icra edildiği ve dosyada bulunan 03/05/2021 tarihli ... Bina Tadilat Yapım sözleşmesi, ihtarnameler, ödeme kayıtları, ... 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... ve ... D.iş dosyaları, davalı/karşı davacı tarafça 3. Kişilere yaptırıldığı belirtilen fatura örnekleri, ticari defter ve kayıtlar ve dosyaya sunulan fotoğraflar hep birlikte değerlendirilerek sözleşme kapsamında tarafların edimlerini yerine getirip getirmediği, işin süresinde tamamlanıp tamamlanmadığı, tamamlanmamışsa gecikmenin hangi taraf kusurundan kaynaklandığı, sözleşmenin haklı nedenle fesih edilip edilmediği, davacı/yüklenici tarafından yapılan işin oranı ve miktarı tespit edilerek davalı/karşı davacı tarafça yapılan ödemeler düşülmek suretiyle asıl dava bakımından icra dosyası kapsamında davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı; varsa ayıplı ve eksik işlerin neler olduğu, davalı/karşı davacı tarafından 3.kişiye yaptırıldığı belirtilen ve buna dair sunulan fatura kapsamındaki işlerin, sözleşmeye konu işe ilişkin olup olmadığının belirlenmesi ve miktarının tespiti, karşı davacının davalıdan müspet zarar, kar kaybı, gecikme tazminatı ve fazla yapılan ödemenin olup olmadığının değerlendirilmesi bakımından rapor tanzimi için dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, Mali Müşavir Bilirkişi ..., İnşaat Mühendisi Bilirkişi ..., Elektrik Mühendisi Bilirkişi...ve Nitelikli Hesaplama Konusunda Uzman Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 22/06/2023 tarihinde düzenlenen bilirkişi heyet raporunda özetle; "Heyetimizin 20.01.2021 tarihinde keşif yaptığı keşifte, ... 7. Sulh Hukuk mahkemesi ...D. îş dosyasında tespit edilen eksik ve kusurlu işlerin tespit yapımından sonra işyeri sahipleri tarafından tamamlandığı, dava konusu taşınmazın bedeli sözleşmede, 800.000,00 TL +KDV olarak anahtar teslimi olarak imza altına alınmıştır. Sözleşme ekinde yapılacak işlerin miktarı, Birim fiyatı gibi unsurlar ve Yapının imalat öncesi rölöve projesi, sonrasına ilişkin uygulama projesi bulunmadığından metraj çalışması, fiyat değerlendirmesi yapılamadığından, , ... 7. Sulh Hukuk mahkemesi ... D. îş dosyasında bulunan Bilirkişi raporunda yapılan % 85 gerçekleşme oranına uyulması gerektiği kanaati ile gerçekleşen imalat bedelinin 680.000,00 TL + TL olduğu, davacı taraf kayıtlarına göre, davalıdan icra takip tarihi itibariyle 115.330,00 TL alacaklı olduğu, dosyaya sunulan davalı nezdinde davacıya ait muavin defter dökümü incelendiğinde, icra takip tarihi itibariyle, davalının davacıdan 159.670,00 TL alacaklı olduğu, aradaki hesap farkı: (115.330 + 159.670) 275.000 TL olup, farkın davalıda kayıtlı olan 9 adet çek ödemesi toplam tutarı: 275.000 TL’den kaynaklandığı, karşı dava bakımından ise, davalı-karşı davacının temerrüde düştüğü kabulünde karşı davanın reddi gerekeceği; aksi kabulde ise gecikme sebebiyle kar kaybı talep edilebilmekle birlikte bu konuda hesaplama yapılamadığı" şeklinde rapor düzenlenmiştir. Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi ile bilirkişi raporunda ... 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyasındaki tespitler dikkate alınarak hesaplama yapıldığı anlaşılmakla, ... 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyasında işin gerçekleşme oranı farklı belirlenmiş olduğundan söz konusu ... 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyasına neden itibar edilmediğinin belirtilmesi, dosyadaki delil tespiti raporları, tanık beyanları ve Mahkememizce yapılan keşif dikkate alınarak bilirkişi heyeti tarafından sözleşmede götürü ücret belirlendiğinden davacı/karşı davalı tarafça yapılan işin oranı belirlenerek yapılan ödemeler düşülmek suretiyle asıl dava bakımından icra dosyası kapsamında davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı hususunun belirlenmesi ile karşı dava bakımından davalı/karşı davacı tarafça 3. Kişilere yaptırıldığı belirtilen fatura örnekleri, keşif mahallinde dinlenen tanık beyanları, sözleşme ve delil tespiti raporları değerlendirilerek ticari defter ve kayıtlar ve dosyaya sunulan fotoğraflar hep birlikte değerlendirilerek davalı/karşı davacı tarafından 3.kişiye yaptırıldığı belirtilen ve buna dair sunulan fatura kapsamındaki işlerin, sözleşmeye konu işe ilişkin olup olmadığının belirlenmesi ile 3. Kişiye yaptırılması nedeniyle davalı/karşı davacının zararının olup olmadığının tespiti ile bilirkişi raporunda kar kaybı konusunda seçenekli görüş belirtildiği anlaşılmakla karşı dava bakımından davalı/karşı davacının varsa kar kaybına ilişkin zararının hesaplanması ve karşı dava bakımından karşı davacının müspet zarar, gecikme tazminatı ve fazla yapılan ödemenin olup olmadığının değerlendirilmesi ve işin gecikmesi nedeniyle davalı/karşı davacı tarafından sözleşme feshedildiğinden işin süresinde tamamlanıp tamamlanmadığı, tamamlanmamışsa gecikmenin hangi taraf kusurundan kaynaklandığı hususlarından bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verildiği, Mali Müşavir Bilirkişi ..., İnşaat Mühendisi Bilirkişi ..., Elektrik Mühendisi Bilirkişi ...ve Nitelikli Hesaplama Konusunda Uzman Bilirkişi ...tarafından düzenlenen 15/04/2024 tarihinde düzenlenen bilirkişi 1. ek raporunda özetle; "...D.İş dosyası değerlemesinde sayın bilirkişi meslektaşımız İşin gerçekleşme oranını % 78 oranında takdir etmiş, bu gerçekleşme oranı içinde %13 imalatın kusur ve hatalı imalatlar olduğunu ve hatalı ve kusurlu imalatların düzeltilebileceğini de yazmış olmasına rağmen, gerçekleşen %78 imalattan %13 hatalı ve kusurlu (değerlemede Hatalı ve Kusurlu imalatın düzeltilebileceği yazılı olmasına rağmen) imalat bedelini tamamen kesilmesinin ve gerçekleşen imalat yüzdesinin % 65 olarak belirlenmesinin hatalı bir değerleme olduğu, Hatalı ve Kusurlu işler için imalat kalemlerinin tüm bedellerinin kesilmesi değil, gerek nefaset kesintisi veya hata ve kusurlar kullanıma engel ise kusurun giderilmesi bedelinin kesilmesi gerekmekte olup Bu oranın da %5 civarında olabileceği kanaati ile raporda işin 3. Kat seramik döşeme kaplama gerçekleşmediği dikkate alınmadan değerleme yapıldığından dolay işin gerçekleşme oranının %75 olarak tespiti, ...D. îş dosyasında yapılan eksik ve kusurlu işlerden dolayı herhangi bir kusur oranı belirtilmeden % 85 oranında gerçekleşme tespiti yapıldığı bu raporda da hatalı ve kusurlu işler için bir nefaset oranı veya hata ve kusurlu imalatların onarımı için bedel tespiti yapılmamış olup, heyetimizce bu oranın % 5 olacağı kanaati ile işin gerçekleşme oranının % 80 olabileceği kanaati ile, her iki raporda yapılan tespitlerde yukarda açıklanan iş kalemleri dışında önemli bir fark olmaması sebebi ile her 2 raporda da hatalı ve kusurlu imalatların onarımı bedelleri karşılığı %5’er düşüldüğünde her iki rapor gerçekleşme oranı olan %75+%80 ‘nin ortalama değeri % 77,50 oranı işin gerçekleşme oranı olarak takdir edildiği, sözleşme bedeline göre KDV dahil tutarı ; 800.000,00 TL x %77,50 = 620.000,00 TL, davalı tarafından davacıya yapılan ödemeleri tutarı: 540.000,00 TL 80.000,00 TL, davalının davacıya borcu KDV Dahil 80.000,00 TL ( seksen bin TL ) olduğu, davacı/karşı davalı bakımından, davalı/ karşı davacı tarafa göndermiş olduğu ... 54. Noterliğinden ...Tarih ... yevmiye ihtarname ile davalı/karşı davcı tarafı temerrüde düşürmüş olduğu, karşı dava bakımından ise, davalı-karşı davacının temerrüde düştüğü kabulünde karşı davanın reddi gerekeceği ; aksi kabulde ise gecikme sebebiyle kar kaybı talep edilebilmekle birlikte konuda, davalı defter kayıtlarında günlük ciro, gelir/gider incelemesi yapılamamış olması sebebi ile hesaplama yapılamadığı" şeklinde rapor düzenlenmiştir. Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi ile karşı dava bakımından davalı/karşı davacı tarafça 3. Kişilere yaptırıldığı belirtilen fatura örnekleri, keşif mahallinde dinlenen tanık beyanları, sözleşme ve delil tespiti raporları değerlendirilerek ticari defter ve kayıtlar ve dosyaya sunulan fotoğraflar hep birlikte değerlendirilerek davalı/karşı davacı tarafından 3.kişiye yaptırıldığı belirtilen ve buna dair sunulan fatura kapsamındaki işlerin, sözleşmeye konu işe ilişkin olup olmadığının belirlenmesi ile 3. Kişiye yaptırılması nedeniyle davalı/karşı davacının zararının olup olmadığının tespiti ile karşı dava bakımından davalı/karşı davacının varsa kar kaybına ilişkin zararının hesaplanması (TBK 408/1 maddesinin ikinci cümlesindeki kesinti yöntemine göre )ve bilirkişi raporunda değerlendirme yapılmayan karşı dava bakımından karşı davacının müspet zarar, gecikme tazminatı ve fazla yapılan ödemenin olup olmadığının değerlendirilmesi ve işin gecikmesi nedeniyle davalı/karşı davacı tarafından sözleşme feshedildiğinden işin süresinde tamamlanıp tamamlanmadığı, tamamlanmamışsa gecikmenin hangi taraf kusurundan kaynaklandığı hususlarından bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına, dosyaya hesaplama konusunda uzman bilirkişinin eklenmesine karar verildiği, Mali Müşavir Bilirkişi ...., İnşaat Mühendisi Bilirkişi ..., Elektrik Mühendisi Bilirkişi ... ve Nitelikli Hesaplama Konusunda Uzman Bilirkişi ..., Menkul Varlık Değerleme Uzmanı Bilirkişi ...Tarafından düzenlenen 13/01/2025 tarihinde düzenlenen bilirkişi 2. ek raporunda özetle; Davalı taraf tespit ettiğimiz değerlemede , hesapları KDV dahil olarak yapmamıza itiraz etmiş olup, Kesilmesi gereken KDV dahil fatura bedeli:239.670,00 TL’nin KDV’sine verilecek karar sonrası fatura kesilmemesi gerektiği gerekçesi ile itiraz edilmiştir. Yüce Mahkemenin de aynı görüşte olması durumunda: Kesilmesi gereken 239.670,00 TL’nin KDV’ hariç bedeli: 239.670,00/ 1,18 =203.110,00 TL KDV TUTARI: 239.670,00 - 203.110,00 = 36.510,00 TL olmaktadır. Bu durumda Davacının alacağı : 80.000,00 TL- 36.510,00 TL = 43.490,00 TL olarak değerlendirilmiştir. Yapılan defter incelemesinde detayları yukarda açıklandığı üzere; davacı taraf kayıtlarına göre, davalıdan icra takip tarihi itibariyle 115.330,00 TL alacaklı olduğu görülmektedir. Dosyaya sunulan davalı nezdinde davacıya ait muavin defter dökümü incelendiğinde, icra takip tarihi itibariyle, davalının davacıdan 159.670,00 TL alacaklı olduğu (davalı alacaklı) görülmektedir. Aradaki hesap farkı: (115.330 + 159.670) 275.000 TL olup, fark: davalıda kayıtlı olan 9 adet çek ödemesi toplam tutarı: 275.000 TL’den kaynaklanmaktadır. Karşı dava bakımından ise, davalı-karşı davacının temerrüde düştüğü kabulünde karşı davanın reddi gerekeceği; aksi kabulde ise gecikme sebebiyle kar kaybı talep edilebilmekle birlikte bu konuda hesaplama yapılamadığı sonuç ve kanaatine varıldığ, karşı dava bakımından yapılan inceleme ve değerlemede, 31.08.20242022 yılı Kurumlar Vergisi beyanına göre Davalı/k.davacının 6 aylık karının 62.153,86 TL olduğu, aylık kar kaybının 10.358,98 TL olduğu, talebi olan 120 günlük kar kaybının sayın mahkemece kabul görmesi halinde 120 günlük kar kaybının 41.435,92 TL olabileceği" şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Eser sözleşmesini düzenleyen TBK'nın 470. maddesi uyarınca yüklenicinin edimi bir eser meydana getirmeyi; iş sahibinin edimi ise, karşılığında bedel ödemeyi üstlenmesidir.
Eser sözleşmelerini, diğer iş görme sözleşmelerinden ayıran önemli hususlardan birisi de sonuç sorumluluğu, yani tarafların iradeleri doğrultusunda yüklenici tarafından bir sonucun meydana getirilmesi taahhüdüdür. Burada, vekâlet akdindeki gibi sonuç taahhüt edilmeksizin sadece bir işin görülmesi taahhüdü bulunmamakta, bir eserin-sonucun yaratılıp teslim edilmesi borcu altına girilmektedir. Bu borcun altına giren taraf, yani yüklenici, BK'nun 356/1 (TBK'nın 471/1) maddesi ve işin mahiyeti gereği, işi sadakat ve özenle yerine getirmek zorundadır. Sadakat borcu, yüklenicinin iş sahibinin yararına olacak şeyleri yapma ve ona zarar verecek her türlü eylemden kaçınması anlamını taşır.
Eser, yüklenicinin sanat ve beceriyi gerektiren, bir emek sarfı ile gerçekleştirilen sonuçtur. Yüklenicinin eseri iş sahibinin yararına olacak şekilde ve ona hiçbir zarar vermeden meydana getirmesi, davalı yüklenicinin hem sadakat hem de özen borcunu kapsar. Burada belli bir sonucun ortaya çıkması amaçlanır. Meydana getirilen eserin iş sahibinin beklentisini karşılamaması halinde ise, sözleşmedeki yarar dengesi iş sahibi aleyhine bozulmuş olur. Bu bakımdan eserin fen ve sanat kurallarına uygun, iş sahibinin beklentilerini karşılar özellikleri taşıması aranır. Aksi halde eserin ayıplı olduğu kabul edilir. Ayıplı eseri meydana getiren yüklenici ise, ortaya çıkan ayıp ve eksiklerden sadakat ve özen borcu nedeniyle sorumludur. Yüklenici, hangi yöntemi kullanırsa kullansın eserin ayıpsız olarak ortaya çıkması gerekmekte olup, diğer bir deyişle eser sözleşmesinin niteliği gereği yüklenici sonucu garanti etmektedir.
Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, 6098 sayılı TBK 474-478 maddeleri arasında düzenlenmiştir. İmâl edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla dava tarihinde yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. TBK'nın 475. maddesinde ayıp halinde iş sahibine üç seçimlik hak tanınmıştır. Bunlar eserin kullanılamayacak ve kabule zorlanamayacak ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aykırı olması halinde sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim isteme ve aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde onarımı isteme ya da onarım bedellerini talep etme hakkıdır.
TBK'nın 474. maddesi hükümlerine göre iş sahibi açık ayıplarda eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz (makul süre içerisinde) eseri muayene ve açık ayıpları ihbar etmek zorunda olduğu,TBK'nın 472/son maddesi hükümleri gereğince ayıbın gizli olup sonradan ortaya çıkması halinde gecikmeksizin (derhal) ayıbı yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, aksi halde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı hükümleri getirilmiştir. Bu hükümler uyarınca gerek açık ayıp ve gizli ayıplarda iş sahibinin ihbar zorunluluğu bulunmakta ise de yüklenici eserdeki işçilik, malzeme ve yapımla ilgili açık ve gizli ayıplardan dolayı sorumluluğu garanti ettiği süre için bunu önceden kabul ettiğinden yüklenici lehine olan iş sahibinin ihbar zorunluluğunu aramaktan vazgeçtiği ve garanti süresi içinde ortaya çıkan bu ayıpları ücretsiz olarak gidermeyi sözleşme tarihinde peşinen kabul ve taahhüt ettiği kabul edilir. İş sahibi ihbar zorunluluğu olmaksızın garanti süresi içinde ortaya çıkan açık ve gizli ayıplarla ilgili zamanaşımı süresi içinde seçimlik haklarını kullanarak yükleniciden ayıpların giderilmesini talep edebileceği gibi, aleyhine dava açabilecek ve iş bedelini ayıp giderim bedeli miktarınca ödemekten kaçınabilecektir (Yargıtay (Kapatılan) 15. H.D., 19.06.2014 gün, ... E., ...K. sayılı ilamı ile benzer uygulama ve içtihatları).
Davacı ile davalı arasında 03/05/2021 tarihli "..." sözleşmesinin düzenlendiği, sözleşmenin 2. Maddesine göre ".. ili ... ilçesi ..." da bulunan komple binanın yapım işinin davacı yüklenici tarafından getirileceğinin kararlaştırıldığı, taraflar arasında eser sözleşmesinin bulunduğu, davacının yüklenici, davalının iş sahibi konumunda olduğu, sözleşmeye göre işçilik ve malzeme KDV dahil 800.000,00 TL olarak kararlaştırıldığı, işin en geç 25/07/2021 tarihine kadar tamamlanacağının kararlaştırıldığı, ödeme şeklinin 40.000,00 TL nakit peşin ödeme, 220.000,00 TL ... marka otomobil ve 40.000,00 TL değerinde ... marka motorsiklet ve 23/06/2021-27/03/2022 tarihleri arasında olmak üzere toplam bedeli 500.000,00 TL olan sıralı çeklerle ödeneceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmede yer alan düzenlemeye göre işverenin ödemelerini aksatması durumunda yüklenicinin işi durdurma yetkisinin bulunduğu, sözleşmede yer alan düzenlemeye göre yüklenici tarafından süresinde teslimat yapılmaz ise gecikilen her gün için ayrıca 1.000,00 TL miktarlı gecikme tazminatı ödeneceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmede yer alan düzenlemeye göre işbu sözleşmede anlaşılan özelliklerde ve şekillerde üretim yapılmaz veya teslimat süresinde yapılmaz ise işverenin tek taraflı sözleşmeyi feshetme ve sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesinden kaynaklı müspet ve menfi tüm zararlarını yükleniciden talep etme hakkının bulunduğunun kararlaştırıldığı, davalı ticari defter ve kayıtlarına göre davalı tarafça davacı tarafa 540.000,00 TL ödeme yapıldığı, ödeme yapılan tutar bakımından taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı, Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin ... E. ...K. Sayılı ilamı ve diğer yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere; "Götürü bedelli sözleşmeler dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 480 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bu Yasa hükmüne göre; yüklenici işi kararlaştırılan fiyata yapmaya mecburdur. Götürü bedelle yapılacak işlerde, hak edilen iş bedeli ya da varsa fazla ödemenin tesbitinde, fiziki oran yöntemi uygulanır. Bu yönteme göre işin, eksik ve kusurlar düşülmek suretiyle fiziki gerçekleşme oranı belirlenip, bu oran götürü bedele uygulanarak, kanıtlanmış ödemelerin de mahsubu yapılmak suretiyle yüklenicinin hak kazandığı iş bedeli bulunmaktadır." Düzenlenen bilirkişi raporlarında fiziki gerçekleşme oranı %77,50 olarak belirlendiği, delil tespiti raporlarında belirtilen oranlara neden itibar edilemeyeceği hususları ek raporlarda açıklanmış olup Mahkememizce dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olmakla işin fiziki gerçekleşme oranı %77,50 olarak kabul edilmiştir. Sözleşme bedeli KDV dahil 800.000,00 TL olduğundan gerçekleşen imalat tutarı (800.000,00 TLx%77,50) 620.000,00 TL olarak hesaplandığı, davalı tarafça davacı tarafa 540.000,00 TL ödenmiş olup davacı tarafın asıl dava bakımından talep edebileceği bakiye iş bedelinin ise (620.000,00 TL-540.000,00 TL) 80.000,00 TL olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir. Davacı-karşı davalı tarafça davalı-karşı davacı taraf aleyhine açılan asıl davanın kısmen kabulü ile; davacı tarafın başlattığı ... 21. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 80.000,00 TL alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin 80.000,00 TL alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit olmadığından ve alacak miktarı yapılan yargılama sonucunda belli olduğundan davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
3065 Sayılı Kanunun 1. Maddesinde hangi iş ve işlemlerin KDV tabi olduğu sayılmak suretiyle belirtilmiştir. Bunlar kategorik olarak; ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerdir. Eser sözleşmesi gereği imal edilen eserin bedeli KDV tabi olup sorumlusu da yüklenicidir. Vergiyi doğuran olay ise işin teslimidir. KDV talebi için fatura düzenlenmesine gerek bulunmadığı Yargıtay içtihatlar ile kabul edilmiş olduğundan davacının KDV dahil alacağının bulunduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.
Tarafların tacir olduğu, davaya konu alacağın ise tacirler arası sözleşmeden kaynaklandığı, davalı tacirin borcunun faizin doğduğu tarihte yürürlükte bulunan Türk Ticaret Kanunu uyarınca ticari nitelik gösterdiği, bu davanın aynı Kanun uyarınca ticari dava olduğu, tacirler arası bu sözleşmenin aynı Kanun'un 3. maddesi uyarınca ticari iş niteliğinde bulunduğu, tacirin ticari işlerde temerrüt faizi oranını düzenleyen 3095 sayılı Kanun'un 2/2. madde hükmü uyarınca avans oranında faiz isteme hakkını haiz olduğu gözetilerek, avans faizine hükmedilmiştir.
Davalının kötü niyet tazminatı talebi yönünden; İcra ve İflas Kanunun 72. maddesinin 5.fıkrasına göre; “Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. ”Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir. Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde davalı, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmamıştır.Bu nedenle davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen sözleşmede ödeme şeklinin 40.000,00 TL nakit peşin ödeme, 220.000,00 TL ... marka otomobil ve 40.000,00 TL değerinde Yamaha marka motorsiklet ve 23/06/2021-27/03/2022 tarihleri arasında olmak üzere toplam bedeli 500.000,00 TL olan sıralı çeklerle ödeneceğinin kararlaştırıldığı, motorsiklet ve otomobil yönünden tarih belirtilmemiş olsa da nakit peşin ödeme kısmının altında düzenlenmeleri ve tarafların sözleşmede bir miktar peşin ve sıralı çeklerin yanı sıra araçların devredileceğini düzenlemeleri karşısında bu devirlerin derhal yapılacağı, davacı tarafından davalı tarafa keşide edilen ihtarnameden sonra iş tamamlanmadan davalı tarafın yaklaşık olarak sözleşmede belirlenen araç ve motorsiklet bedeli kadar nakit ve çeklerle ödeme yapmış olması karşısında söz konusu araç devirlerinin sözleşme imzalanması ile birlikte peşinat olarak devredileceğinin taraflar arasında kararlaştırıldığı Mahkememizce kabul edilmiştir. Davacı/karşı davalı tarafından davalı/ karşı davacı tarafa göndermiş olduğu ... 54. Noterliğinden ... tarihli ... yevmiye ihtarname ile araç ve motorsiklet tesliminin gerçekleştirilmemiş olması nedeniyle ihtarnamenin tebliğini müteakip 3 iş günü içerisinde teslimin gerçekleştirilmesi aksi halde işin sözleşme gereği derhal durdurulacağı ve sözleşmenin feshedileceği hususunun ihtar edildiği, ihtarname ile davalı/karşı davacı tarafı temerrüde düşürmüş olduğu, işi durdurma hakkını kullandığı, davalı/karşı davacı tarafından davacı/karşı davalı tarafa gönderilen ... 40. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacı tarafından feshedilen sözleşmenin davalı tarafından da feshedildiği, taşınmazın tahliyesi ve anahtarın teslimi ile yapılan fazla ödemenin iadesi ve müspet, menfi ve maddi zararlarının tazmin edilmesinin ihtar edildiği, ihtarname tarihi itibariyle davacı/karşı davalının davalı/karşı davacı tarafından polis marifetiyle taşınmazdan zorla çıkartıldığı, bu tarihten öncesinde davalı/karşı davacı tarafından uyarı ihtarının bulunmadığı, eser sözleşmesinin yükleniciden kaynaklı sebeplerle ayıplı olarak yapılması veya sözleşmeye aykırı şekilde yapılmaya başlanmışsa iş sahibinin ihtarname ile yükleniciyi uyarması ve makul süre içerisinde eserin ayıpsız ve sözleşmeye uygun olarak yapılmasını istemesi gerektiği, ihtarnamede belirtilen hususlar düzeltilmezse bu durumunun iş sahibinin sözleşmeden dönme/fesih hakkının bulunduğu, yine yüklenicinin süresi içerisinde eseri teslim etmemesi durumunda iş sahibinin yükleniciye ihtarname ile makul bir süre vermesi ve eserin teslim edilmesini talep edilmesi gerektiği, buna rağmen yüklenicinin eseri teslim etmemesi durumundan yüklenicinin temerrüdünün gerçekleşeceği, ve iş sahibinin sözleşmeden dönme/fesih hakkının bulunduğu, ancak somut olayda davalı/karşı davacı tarafından ihtarname ile makul bir süre verilmeden ve işyerindeki ayıp ve eksiklikler belirtilmeden davacı/karşı davalının polis marifetiyle işyerinden çıkartılması ve aynı gün ihtarname gönderilmesi karşısında davacı yüklenicinin temerrüde düşmeyeceği ve davalı/karşı davacı tarafından yapılan feshin haksız olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir. Karşı dava yönünden davacı/karşı davalının ihtarname ile davalı/karşı davacı temerrüde düşürmüş olduğu, davalı/karşı davacı tarafından yapılan feshin haksız olması nedeniyle sözleşmenin feshinden kaynaklı olarak müspet ve menfi zararları talep edemeyeceği, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı olarak davacı/karşı davalı tarafa fazladan yapılan bir ödeme söz konusu olmadığından düzenlenen bilirkişi raporları dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğundan hükme esas alınarak davalı-karşı davacı tarafça davacı-karşı davalı taraf aleyhine açılan karşı davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
ASIL DAVA YÖNÜNDEN
1-Davacı-karşı davalı tarafça davalı-karşı davacı taraf aleyhine açılan asıl davanın KISMEN KABULÜ ile;
a) Davacı tarafın başlattığı ... 21. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 80.000,00 TL alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin 80.000,00 TL alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
b) Alacak likit ve belirlenebilir olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,
c) Davalı-karşı davacının kötüniyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 5.464,80-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.690,85-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 3.773,95-TL harcın davalı-karşı davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.560,00-TL'nin kabul red oranına göre 891,38-TL'sinin davalı-karşı davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 668,62-TL'sinin davacı-karşı davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı-karşı davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı-karşı davacıdan tahsili ile davacı-karşı davalıya verilmesine,
5-Davalı-karşı davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan tahsili ile davalı-karşı davacıya verilmesine,
6-Davacı-karşı davalı tarafça yatırılan 80,70-TL başvuru harcı ve 1.690,85-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.771,55-TL harcın davalı-karşı davacıdan tahsili ile davacı-karşı davalıya verilmesine,
7-Davacı-karşı davalı tarafından yatırılan 4.000,00-TL Bilirkişi ücreti ve 481,00-TL posta giderinden ibaret toplam 4.481,00-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 2.560,44-TL'sinin davalı-karşı davacıdan tahsili ile davacı-karşı davalıya verilmesine, kalan kısmın davacı-karşı davacı üzerinde bırakılmasına,
KARŞI DAVA YÖNÜNDEN
8-Davalı-karşı davacı tarafça davacı-karşı davalı taraf aleyhine açılan karşı davanın REDDİNE,
9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 1.946,23-TL'nin davalı-karşı davacıya iadesine,
10-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davalı-karşı davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
11-Davacı-karşı davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı-karşı davacıdan alınarak, davacı-karşı davalıya verilmesine,
12-Davalı-karşı davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
13-Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 11/02/2025

Katip
e-imzalı*

Hakim
e-imzalı*

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim