mahkeme 2021/463 E. 2024/111 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/463

Karar No

2024/111

Karar Tarihi

9 Şubat 2024

T.C
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/463 Esas
KARAR NO : 2024/111

DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/08/2021
KARAR TARİHİ : 09/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan 17/08/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı arasında akaryakıt istasyonu için 25.02.2019 tarihinde 5 yıl süreli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi (ve ona ek Çerçeve Protokol ve Taahhütname) imzalandığını, bu sözleşmeye göre davacının davalıya akaryakıt ürünleri ikmal edeceğini, davalının sözleşme şartlarına münhasıran davacıdan almış olduğu ürünleri mezkur istasyonda son tüketicilere satacağını, davalının sözleşmenin devamı süresinde akaryakıt istasyonunu satmış olduğunu ve EPDK tarafından bayilik lisansının 27.01.2020 tarihinde sona erdirilmiş olduğunu, davalının eksik ürün alarak Akaryakıt ürün alım taahhüdüne aykırı davrandığını ve bunun cezai şarta sebebiyet verdiğini, EPDK nezdindeki lisansı sona eren davalının bayilik yapması hukuken imkansız hale geldiğinden bahisle sözleşmenin erken sona ermesine ve buna ilişkin olarak cezai şartın doğumuna yol açtığını, davalının cari hesap borcunun var olduğunu, izah olunan ve re'sen ele alınacak nedenlerle Akaryakıt ürün alım taahhüdüne aykırılıktan doğan cezai şartı(5000 TL), Sözleşmenin erken sona ermesinden kaynaklı cezai şartı(5000 TL), cari hesap alacağını(5000 TL) olmak üzere - toplam 15.000 TL alacağının sözleşmesel faiz/ticari temerrüt faiziyle beraber davalının tahsiline ve tüm yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yükletilmesiyle davanın kabulü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafın üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü.
DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, Bayilik sözleşmesi, Ürün alım taahhütnamesi, Protokol, Cari hesap ekstresi ve tüm dosya kapsamı.
Serbest muhasebeci mali müşavir bilirkişi ... ve Akaryakıt uzmanı bilirkişi ... tarafından hazırlanan 28/07/2022 tarihli bilirkişi raporuna göre; Dava konusunun, taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesi kapsamında davalı tarafın sözleşmeye aykırı olarak eksik ürün alım yaptığı iddiası ile cezai şart bedelinden kaynaklı şimdilik 5.000,00 TL, sözleşmenin erken feshinden kaynaklı şimdilik 5.000,00 TL ve cari hesap alacağı olarak şimdilik 5.000,00 TL alacağın davalı yandan tahsili talebinden ibaret olduğu, Davacının 2017-2018-2019-2020-2021 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, Davacının incelenen ticari defterlerine göre; Davacının incelenen kendi ticari defterlerinde, 120. Kodlu alıcılar hesabında 31.03.2020 tarihi itibariyle 497.265,57 TL borçlu olduğu, ... Kodlu karşılıksız çekler hesabında 16.08.2019 tarihi itibariyle 428.086,22 TL alacaklı olduğu, .... Kodlu şüpheli ticari alacaklar hesabında 271.327,52 TL alacaklı olduğu, dava tarihi (17.08.2021) itibariyle davalı yandan toplamda 202.148,17 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu, Taraflar arasında 25 Mart 2019 tarihinde Bayilik Sözleşmesi ve ek olarak 25.03.2019 tarihli Ürün Alım Taahhütnamesi ve Çerçeve Protokol akdedildiği, Neticeten mali yönden yapılan incelemelerde; Mahkemece davacının davasında haklı görülmesi halinde, akdedilen sözleşme ve ekleri kapsamında davacının davalı yandan, akaryakıt ürün alım taahhüdüne aykırılıktan doğan cezai şart yönünden 2.898.097,65 TL olduğu, sözleşmenin erken feshinden kaynaklı cezai şart olarak 200.000,00 TL olduğu, davacının incelenen kendi ticari defterlerinde, 120. Kodlu alıcılar hesabında 31.03.2020 tarihi itibariyle 497.265,57 TL borçlu olduğu, ... Kodlu karşılıksız çekler hesabında 16.08.2019 tarihi itibariyle 428.086,22 TL alacaklı olduğu, ... Kodlu şüpheli ticari alacaklar hesabında 271.327,52 TL alacaklı olduğu, dava tarihi (17.08.2021) itibariyle davalı yandan toplamda 202.148,17 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu, Teknik ve sektörel açıdan; eksik alım taahüdü ve erken fesih kaynaklı cezai şarta ilişkin yapılan hesaplamaların, sözleşme ve ek protokol maddelerinde açıklıkla yer alan gerekliliker ile uyumlu olduğunun görüş ve kanaatine varılmışıtr.
Serbest muhasebeci mali müşavir bilirkişi ... tarafından talimat kanalıyla alınan 30/05/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre; Davalı defterlerinin, 6102 sayılı ...m.64/3, VUK. M 182 uyarınca tutulması zorunlu olan E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, E-Defter mükellefi olması sebebiyle açılış kapanış tasdikine tabi olmadığı, E-Defter uygulamasında yalnız Envanter Defterinin açılışının noter tasdikine tabi olduğu, davalının 2017 yılında davacı firma ile aralarında cari kaydı bulunmadığı -2018-2019-2020 yıllarına ait Envanter defterinin açılış tasdikini yasal süresi içerisinde yaptırmış olduğu, bu anlamda yasal delil olabileceği, ancak, karşılıklı olarak defter kayıtlarındaki, fatura ve ödeme/tahsilat kayıtlarının birbirini doğrular nitelikte olmadığı, bu hususta, delil sayılıp sayılmayacağının takdirinin sayın mahkemenize ait olduğu, dosya içeriğinde , taraflar arasında imzalanmış bir taşıma sözleşmesine rastlanmadığı, vergi Dairesi kayıtlarına göre 31.12.2020 Tarihi itibariyle işin terk edildiği, 28.07.2022 Tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen 202.148,17 TL bakiye alacağı, davalı tarafın , cari bakiye tutarı ile birbirini doğrulamamaktadır. Bu nedenle, cari bakiyenin teyit edilemediği, davalı şirketin, 2018-2019-2020 yılları bilanço ve gelir tabloları değerlendirilmiş olup, 2018 yılında 338.995,79 TL Kâr , 2019 yılında 55.613,88 TL kâr ve şirketin kapatıldığı yıl olan 2020'de -55.496,90 TL zarar ettiği, fesih tarihi olan , 2020 yılı ocak ayını kapsayan 1. Dönem geçici vergi beyannamesindeki karlılık oranı ile 2019 yılının 1. Dönem geçici vergi beyannamesindeki (aynı dönemindeki) davalının kar zarar ve bilanço durumları referans alınarak, karşılaştırılmış ve bir önceki yılın aynı dönemine göre 96-94 oranında gelirinde düşüş olduğu, davalı şirketin aynı şirket üzerinden 2020 yılı içinde başka bir faaliyet geliri bulunmadığı, kurumlar vergisi beyannamesinde de, aynı brüt satış tutarının olduğu ve -55.496,90 TL zararla 2020 yılını kapattığı, davalıdan talep edilen 2.898.097,65 TL, sözleşmenin erken feshinden kaynaklı cezai şartın, davalının mahvına sebep olacağının görüş ve kanaatine varılmıştır.
HUKUKİ NİTELENDİRME VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki akaryakıt bayilik sözleşmesinin süresinden önce haksız feshi sebebi ile cezai şart, kâr mahrumiyeti ve cari hesap alacağı istemine ilişkindir. Mahkememiz görevli ve yetkili olup tarafların, dava ve taraf ehliyeti vardır.
Davacı taraf davalı ile aralarındaki akaryakıt bayiliği sözleşmeleri ve protokollerinin davalı tarafça haksız feshedildiğini, bu nedenle sözleşme gereği cezai şart, kâr mahrumiyeti ve cari hesap alacağı tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafa çıkarılan tebligatın davalıya usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf davaya cevap vermeyerek ve duruşmalara katılmayarak HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmıştır.
Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 10/06/2021 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların görüşme yapılmaksızın (davalının katılmadığı) anlaşamama nedeniyle arabuluculuk sürecinin tamamlandığı anlaşılmıştır.
Vergi dairesi kayıtlarından 31/12/2020 tarihinde işi terk ettiği, EPDK tarafından 27/01/2020 tarihinde bayilik lisansının sonlandırıldığı anlaşılmıştır.
Dava konusu ihtilaf, taraflar arasındaki akaryakıt bayilik sözleşmesi ve protokolünün davalı tarafça haksız feshedilip edilmediği, sözleşme gereği cezai şart, kâr mahrumiyeti koşullarının oluşup oluşmadığı, cari hesap alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Cezai şart, borçlunun alacaklıya karşı mevcut bir borcu hiç veya gereği gibi ifa etmemesi halinde ödemeyi vaad ettiği, hukuki işlem ile belirlenmiş ekonomik değeri olan bir edimdir. Cezai şartın amacı, borçluyu borca uygun davranmaya sevketmektir. Cezai şart, asıl alacağı kuvvetlendirme amacı güder. Bu bakımdan cezai şart, kuvvetlendirilecek asıl borcun mevcut olmasını gerektirir. Asıl borç yoksa cezai şart da söz konusu olamaz. Bu niteliği itibariyle cezai şart asıl borca bağlı fer'i bir borçtur. Asıl borç, mevcut ve geçerli ise, cezai şart da borç doğurur. Asıl borç sona ermiş ya da geçersiz doğmuşsa, cezai şart bağımsız bir borç oluşturamaz. Cezai şart, asıl borcun bağlı olduğu şekle tabidir. Asıl borç bir geçerlilik şekline bağlanmışsa, cezai şartın borç doğurabilmesi aynı şekilde kararlaştırılmış bulunmasına bağlıdır. Ancak, geçerlilik şekline bağlı olan bir sözleşme bu şekle uygun olarak yapılmadığı halde, şekle aykırılığı ileri sürmenin dürüstlük kurallarıyla bağdaşmaması nedeniyle dinlenmediği hallerde, sözleşme geçerli sayıldığından, onun fer’i nitelikte olan cezai şart da geçerli sayılacaktır. Cezai şartın fer’ilik niteliği asıl borca bağlı olduğu sürece devam eder. Başka bir anlatımla cezai şartın fer’iliği, muaccel olduğu ana kadar devam eder. Borçlu borca aykırı davrandığında cezai şart muaccel hale geldiğinden artık fer’i değil, asli (bağımsız) bir alacak niteliğini kazanır. Cezai şart, sağlararası hukuki işlemlerde ve özellikle sonuçlarını hayatta doğuran sözleşmelerde kararlaştırılır. (Bkz.Tunçomağ Kenan; Türk Borçlar Hukuku I.Cilt Genel Hükümler İstanbul 1976 Sh.853 vd., Eren Fikret; Borçlar Hukuku Genel Hükümler 5.Bası, Cilt 2 Sh.1169-1171; Kılıçoğlu M.Ahmet; Borçlar Hukuku Genel Hükümler 4.Bası Sh.575-577; Reisoğlu Safa; Borçlar Hukuku Genel Hükümler 12. Bası Sh. 362.)
818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 158. maddesinin başlığı “cezai şart” iken 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun “Ceza Koşulu” başlığı altında üç çeşit ceza koşulu düzenlenmiştir. Bunlar öğretide ortaya atılan kavramlara göre seçimlik ceza koşulu (TBK. md. 179/I), ifaya eklenen ceza koşulu (TBK md. 179/II) ve ifayı engelleyen ceza koşulu (dönme cezası) (TBK md. 179/III) dur.
Akaryakıt bayilik sözleşmelerinde (veya sözleşme eki taahhütnamelerde) yer alan “yıllık asgari alım taahhüdü”ne uymama halinde öngörülen ceza koşulu (cezai şart) hükümleri TBK'nun 179/II. (BK. md. 158/II) maddesindeki ifaya ekli ceza koşulu (cezai şart) niteliğinde olduğundan burada bu tür ceza koşulu üzerinde durulması gerekmektedir.
TBK'nun 179/II maddesine göre; “ceza borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkca feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir.”
Anılan yasa hükmünden de açıkça anlaşılacağı gibi, ifaya eklenen ceza koşulunda, şart gerçekleştiği takdirde alacaklı, hem ifayı hem de cezayı talep edebilecektir. Buna öğretide “taleplerin birleşmesi” veya “toplanması” denmektedir. TBK, “borcun belirlenen zamanda veya yerde ifa edilmemesi” hali için kararlaştırılmış ceza koşulunun, ifaya eklenen ceza koşulu niteliğinde olacağına dair bir karine koymuştur. Bu iki olasılık dışında kalacak eksik ifa hallerinde TBK'nun 179/II. md. değil, 179/I. md. hükmü uygulanacaktır. Zira, Kanun, 179. maddenin ikinci fıkrasında bütün eksik ifa hallerini değil, bunlardan sadece zaman veya yer itibariyle aykırılık teşkil edenlerin ifaya eklenen ceza koşulu olduğunu kabul etmiştir. TBK'nun 179/II. md. hükmü emredici yapıda olmayıp düzenleyici nitelikte olduğundan taraflar, yukarıda belirtilen iki hal dışında kalan eksik ifalarla, bütün ifa etmeme hallerinde de ifa ile birlikte cezai şartın istenebileceğini kararlaştırabilirler. (Bkz. Tunçomağ Kenan; age sh. 875 vd.; Eren Fikret age sh. 1173 vd. ; Kılıçoğlu M. Ahmet age sh. 579 vd.; Günay Cevdet İlhan, Cezai Şart Ankara 2002 sh. 83 vd.; Uygur Turgut; Açıklamalı – İçtihatlı Borçlar Kanunu Genel Hükümler, İkinci Cilt 1990 sh. 740)
TBK.'nun 179/II. maddesine göre, iki halde alacaklı, ceza koşulunu isteyemez. Eğer alacaklı, ceza koşulunu isteme hakkından açıkça vazgeçmişse artık bu yönde bir talepte bulunamaz. Diğer yandan alacaklı, çekince koymadan ifayı kabul etmiş veya sözleşmeden doğan edimlerini ifa etmeye devam etmişse bu takdirde de ceza koşulunu isteyemez. Örneğin; beş yıl süreli bir “akaryakıt bayilik sözleşmesinde (veya eki taahhütnamede) bayinin yıllık asgari ürün alımı taahhüdü bulunmasına rağmen yıllar itibariyle bu taahhüde uyulmamış ise tedarikçi (sağlayıcı) firmanın, TBK'nun 179/II. md. uyarınca hem ifayı hem de ceza koşulunu talep edebilmesi için takip eden yılda henüz bayie mal vermeden önce ceza koşulu ile ilgili “çekince” (ihtirazi kayıt) bildirmesi ya da bu konuda bayie noterden bir ihtarname göndermesi gerekir. Çekince için bir şekil şartı getirilmemiştir. Tedarikçi, taahhüde aykırı davranılmış olan yılı takip eden yeni yıldaki ilk fatura ve irsaliyeye koyacağı bir açıklama (şerh) ile bu koşulu yerine getirebilir. Bu şekilde bir çekince (ihtirazi kayıt) konulduktan veya ihtar çekildikten sonra tedarikçi (sağlayıcı) firma, mal vermeye (ifaya) devam etse bile önceki yıla ilişkin ceza koşulu alacağını sözleşme zamanaşımı süresi içinde her zaman talep edebilir. Sonraki yıllarda da aynı kural geçerlidir. Tekrarlamak gerekirse, her yıl sonunda bir önceki yıla dair ceza koşulunun istenebilmesi, takip eden yılda henüz ifaya başlanmadan önce çekince (ihtirazi kayıt) bildirilmesi veya ihtar çekilmesine bağlıdır. Bunlar yapılmadan müteakip yılın ifası gerçekleşmişse artık bir önceki yıla ait ceza koşulu istenemez. Çekince konmuş veya ihtar çekilmiş olan yıllarla ilgili ceza koşulunun istenebileceği ise kuşkusuzdur. TBK’nun 179/II. Maddesinde öngörülen hüküm, emredici nitelikte olmadığından taraflar, sözleşme serbestisi ilkesi gereğince aralarında farklı bir düzenleme yapabilirler. Örneğin, sözleşmenin feshi halinde hem cezai şart hem de kar mahrumiyeti ödeneceğini kararlaştırabilirler. Ancak sözleşmenin feshi halinde cezai şart ödeneceğinin kararlaştırılmış olduğu hallerde, Yargıtay HGK'nun 20.01.2013 T. 2012/19-670 E. 2013/171 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, sözleşme süresi içinde çekince konmadan uzun süre ifaya devam edilmesi üzerine borçluda, “ceza koşulu istenmeyeceği” ne dair haklı bir güven oluşmuş ise oluşan bu haklı güven ve dürüstlük ilkesi nedeniyle önceki yıla veya yıllara ait ceza koşullarının talep edilemeyeceğinin kabulü gerekir.
Taraflar arasında imzalanan 25 Mart 2019 tarihinde Bayilik Sözleşmesi ve ek olarak 25.03.2019 tarihli Ürün Alım Taahhütnamesi ve Çerçeve Protokolün sözleşmenin ilgili maddelerinde:1) Bayi, münhasıran kullanım hakkını haiz olduğu veya ... tarafından işletme hakkı kendisine verilen ... beldesi ... adresinde taşınmaz üzerinde kurulu bulunan akaryakıt satış ve servis istasyonunda münhasıran ...’den veya ...’in yazılı olarak belirleyeceği yerden satın alacağı akaryakıt, oto lpg, madeni yağlan ve ... tarafından belirtilecek diğer malları, kendi nam ve hesabına olmak üzere satmayı, bulundurmayı kabul ve taahhüt eder. Şeklinde Akdedilen Ürün alım Taahhütnamesinde ise: Birinci yıldan başlamak, anılan sözleşmelerin yürürlüğü süresince geçerli olmak, ... ile akdettiğimiz ticari koşullar sözleşmesi kapsamında münhasıran dağıtım karının yıllık 2.000 tona kadar %70 bayi’de - %30 ...’de kalacağı şekilde paylaşım modeli ile satın aldığımız ürünleri kapsamak ve münhasıran kanopi altında satılmak üzere yıllık asgari 2.000 ton münhasıran ...’den veya ...’in yazılı olarak göstereceği ikmal kaynaklarından satın almayı kabul ve taahhüt ederiz.
Yukarıda beyan ettiğimiz satın alma taahhüdümüzü her bir yıllık sözleşme dönemine ilişkin olarak yerine getirmediğimiz takdirde, Sözleşme süresinin hitamında veya her bir yıllık sözleşme süresinin sonunda hesaplanacak eksik
kalan miktar üzerinden ton başına 315 TL tutarı üzerinden hesaplanacak kar mahrumiyetini ödemeyi, İş bu taahhütnameye aykırılığın münakit sözleşmelerin de ihlali olarak değerlendirilebileceğini kabul ve taahhüt ettiği, 12. Maddesinde ise: Bayi, işbu protokolün veya standart bayilik anlaşması, taahhütlerinin, mevzuatın, herhangi bir hükmünü kısmen veya tamamen ihlal ettiği, ...’ten satın aldığı ürün bedellerini ve hizmet bedellerini vadesinde ödemediği takdirde, ... iş bu protokol, standart bayilik anlaşması ve eklerini haklı nedenle fesih hakkını haiz bulunduğunu kabul etmiştir.
Bayi, işbu protokol, standart bayilik anlaşması ve eklerinin ... tarafından yukarıda açıklanan şekilde feshedilmesi ve/veya bayi tarafından işbu anlaşma ve eklerini süresinden önce feshetmesi veya fesih sonucunu doğuracak şekilde hareket etmesi halinde, c. ...’e, Standart Bayilik Anlaşmasından kaynaklanan tüm hakları ve diğer cezai şartları talep hakları saklı kalmak kaydıyla fesih tarihinde 200.000,00 TL miktarında cezai şartı ödemeyi, 200.000,00 TL olarak belirlenen işbu cezai şart tutarının her bir sözleşme yılında bir önceki yılın Tüfe enflasyon oranında arttıracağını…kabul etmiştir. Şeklinde düzenlendiği görülmüştür.
Taraflar arasında 5 yıl süre ile 25/03/2019 tarihli bayilik sözleşmesi, çerçeve protokol ve ticari koşulların düzenlendiği, davalı tarafça taşınmazın devredilmesi nedeniyle talebi ile EPDK lisansını 27/01/2020 tarihinde sonlandırdığı ve davalı şirketin ilk sözleşme yılı tamamlanmadan lisansını sonlandırmak suretiyle bayilik sözleşmesinin erken feshine neden olduğu, taraflar arasında düzenlenen bayilik sözleşmenin 12.maddesinin c bendi kapsamında, davalı tarafça sözleşmenin süresinden önce feshi halinde davacının bayilik sözleşmesinden kaynaklanan tüm hakları ve diğer cezai şartları talep hakları saklı kalmak kaydıyla fesih tarihinde 2000.000,-TL miktarında cezai şart ödemeyi kabul ettiği, davalı tarafın sözleşmenin süresinden önce feshi nedeniyle, davacı şirketin davalıdan cezai şart alacağının 200.000,-TL olduğu kabul edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen ürün alım taahhütnamesine göre davalının birinci yıldan başlamak ve sözleşmenin yürürlüğü süresince geçerli olmak üzere yıllık asgari 2.000 ton ürün satın almayı kabul ve taahhüt ettiği, her bir yıllık sözleşme süresinin sonunda hesaplanacak eksik kalan miktar üzerinden ton başına 315,00- TL tutarı üzerinden hesaplanacak kar mahrumiyetini ödemeyi kabul ettiği, davalı tarafça 25/03/2019-27/01/2020 tarihleri arasındaki, alımı taahhüt edilen 2000 ton ürün miktarına karşılık, toplam 799,69 ton ürün alınmış olup, eksik alım miktarı ise 1.200,31 ton olduğu, sözleşme süresi kapsamında ve yıl bazında davalı tarafından taahhüt edilen alım miktarları ile, eksik alım miktarları ve buna göre hesaplanan kar mahrumiyeti tutarının 378.097,65 TL olduğu, yıl esaslı olarak belirlenen asgari alım taahhüdünde, davalı şirket tarafından taahhüdün yerine getirilmemiş olmasına karşılık, takip eden yıl için ifaya başlanmadan önce, davacı şirket tarafından ihtirazi kayıt bildirildiği ya da ihtarname keşide edildiğine ilişkin dosyada herhangi bir belge ve bilgi bulunmadığı, ancak sözleşmenin 5 yıllık olarak düzenlendiği ve davalı şirket ilk sözleşme yılı tamamlanmadan bayilik sözleşmenin fiilen imkânsız hale gelmesine sebebiyet vermiş olup sözleşmenin birinci yılı henüz tamamlanmadan bayilik lisansı iptal ettiğinden bu nedenle ikinci yıl için ifaya başlanmadığı bu nedenle davacı tarafın ihtirazi kayıt koymasına gerek olmadığı anlaşılmıştır. Davacının diğer dönemler yönünden ise davalının feshe sebebiyet vermesinden dolayı maruz kaldığı zararı ve satış kaybından dolayı mahrum kaldığı kar kaybını talep etmediğinden mahrum kalınan karın, davacı yanın aynı bölgede ve mahalde yeniden bayilik kurabilmesi için geçecek makul süre için talep edilebileceği şeklinde Yargıtay'ın yerleşik içtihatının dikkate alınmış ve bu süre 3 olarak kabul edilmiş ve 3 ay için 500kg315TL=157.500,00TL olmak üzere toplam 535.597,65TL kar kaybı talep edebileceği kabul edilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının taraflar arasında düzenlenen bayilik sözleşmenin 12.maddesinin c bendi kapsamında, davalı tarafça sözleşmenin süresinden önce feshi nedeniyle 200.000,00 TL cezai şart alacağının bulunduğu, taraflar arasında düzenlenen ürün alım taahhütnamesine göre eksik ürün alımından kaynaklı olarak bilirkişi raporunda hesap edildiği üzere davacının davalıdan 535.597,65TL cezai şart alacağının bulunduğu, her iki cezai şart talebinin farklı hukuki nedenlere dayanması nedeniyle davalıdan talep edilebileceği, düzenlenen uzman bilirkişi kök ve ek raporunun da mahkememizce dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunması nedeniyle hükme esas alınmış olup tarafların defter ve kayıtlarının incelenmesinde davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı kayıtlarında da bulunduğu, ödeme kayıtlarının birbirini tutmadığı ancak sözleşmenin 38 maddesinde delil sözleşmesi düzenlendiği ve davacı kayıtlarına delil olarak sunma hakkı olduğu, davalı tarafından kaydedilen faturaların ödendiğine dair delil sunulmadığından davacının 202.148,17TL cari hesap alacağının bulunduğu kabul edilmiştir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 24.maddesi uyarınca tacir sıfatını haiz bir borçlu fahiş olduğu iddiasıyla ceza koşulundan indirim yapılmasını mahkemeden isteyemez ise de kararlaştırılan cezai şartın borçlunun ekonomik yönden yıkımına neden olacak tarzda fahiş olduğunun belirlenmesi halinde cezai şarttan indirim yapılabilecektir. Mahkememizce cezai şartın davalının ekonomik mahvına yol açıp açmayacağı yönünde konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla yapılan incelemede davalının mahvına sebep olacağı belirtilmiş olmakla Mahkememizce bu husus dikkate alınarak kar mahrumiyeti hesaplanmış ve davacı tarafın dava açmadan önce davalıyı temerrüde düşürdüğüne yönelik olarak dosya kapsamında ihtarname vs. bulunmadığından dava tarihinden itibaren taraflar tacir olmakla ticari avans faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmiş olup, davacı taraf davasını kısmi alacak davası olarak açmakla; davanın kabulü ile davacının talebi ile bağlı kalınarak 5.000,00 TL cezai şart, 5.000,00 TL kar mahrumiyeti ve 5.000,00TL cari hesap alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- DAVANIN KABULÜ ile;
a) 200.000,00-TL cezai şart alacağından taleple bağlı kalınarak 5.000,00-TL cezai şart alacağının dava tarihi olan 17/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
b) 535.597,65TL kar mahrumiyeti alacağından taleple bağlı kalınarak 5.000,00-TL kar mahrumiyeti alacağının dava tarihi olan 17/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
c) 202.148,17TL cari hesap alacağından taleple bağlı kalınarak 5.000,00TL nin dava tarihi olan 17/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 1.024,65-TL nispi karar harcından peşin yatırılan 256,17-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 768,48-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan toplam 3.964,47-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 15.000,00
-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri ve vekalet ücretinin üzerinde bırakılmasına,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa re'sen iadesine,
7-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.560,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 09/02/2024

Katip ...
¸e-imzalı

Hakim ...
¸e-imzalı

Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İmza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim