Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/82
2024/269
10 Aralık 2024
T.C.
İSTANBUL
1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/82 Esas
KARAR NO : 2024/269
DAVA : Markanın Hükümsüzlüğü & Marka Hakkına Tecavüzün Tespiti
DAVA TARİHİ : 16/03/2023
KARAR TARİHİ : 10/12/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Markanın Hükümsüzlüğü & Marka Hakkına Tecavüzün Tespiti davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin uzun süredir “...” markası altında gıda sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalı adına kayıtlı “...” markası için 16.01.2021 tarihinde ... Sınıfta yer alan ürünler için TPMK nezdinde yapılan başvuru sonucunda söz konusu başvurunun SMK m.5/1-ç kapsamında kısmen yayınlanmasına karar verildiğini, marka başvurusundan “Her türlü un, irmikler, nişastalar. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler.” emtialarının resen çıkarıldığını, “...” markası ele alındığında “...” ibaresinin ayırt edici özellik taşıdığı, diğer “un buğday unu üstün kalite” ibarelerinin ise hiçbir ayırt edici özellik taşımadığını, ürün cinsi ve üstünlük belirten ibare olduğunu, bu kapsamda ilgili markanın kısmen reddedilmesine karar verildiğini, ancak davaya konu olan marka tescili kapsamına düşen “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/ lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez” emtialarının da SMK m.5/1 (ç) gereği hükümsüz kılınması gerektiğini, aksi takdirde davalı kullanımının müvekkilinin önceki tarihli tescillerine tecavüz teşkil edeceğini, marka isminden anlaşıldığı üzere “...” ibaresinin un ürünü ambalaj görselinden oluşturulan markanın un ürünü dışında bir ürün üzerinde kullanılacağının düşünülmesinin hayatın olağan akışına aykırı olacağını, müvekkiline ait önceki tarihli “Helin” markalarını birebir içeren “...” şeklindeki markanın müvekkili tescil kapsamına düşen ürünler üzerinde kullanımının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, davalı tarafından gerçekleştirilen kullanımın müvekkilin önceki tarihli marka haklarına tecavüz edeceğini, markanın sulandırılmasına neden olacağı ve müvekkili şirket ile idari bir bağ içerisinde ticari faaliyette bulunulduğu izlenimi yaratacağını, müvekkilinin markalarının serisi, devamı gibi algılanacağını, müvekkiline ait önceki tarihli ... marka tescillerinin .... Sınıfta yer alan “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/ lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez” emtialarını kapsadığını, davalının paket görseli de dikkate alındığında, bu ambalajın varlığının müvekkilinin marka hakkını ihlal edeceğini ve marka hakkına tecavüz teşkil edeceğini, davalının piyasaya süreceği ürünlerin ambalaj tasarımını tescile konu etmesinin tecavüz oluşturacak ciddi halin varlığı olarak değerlendirilmesi gerektiğini, söz konusu tescilin un ürünü dışında herhangi bir ürün üzerinde kullanılacağının düşünülmesinin mümkün olmadığını, davaya konu markanın müvekkiline ait “...” markasının birebir aynısı olması ve “un buğday unu üstün kalite” sözcük grubunun jenerik ve ayırt edicilik vasfı olmayan ibarelerden oluşması nedeniyle davalı markası ile müvekkili markasının benzerliğinin tartışmasız olduğunu, aynı şekilde müvekkili marka tescillerinin kapsadığı ürünler ... sınıfta yer alan ürünler olduğundan davalının markasının kapsadığı ürünlerin de 30. sınıfta yer alması sebebiyle emtialar arasında ayniyetin olduğunun şüphesiz olduğunu, sonuç olarak davalı markasının müvekkili markası ile ayırt edilemeyecek kadar benzer nitelikte olduğunu, ... sayı ile ... sınıfta yer alan mallar için kayıtlı “...” markasının kötü niyetli tescil olması ve markaların ayırt edilemeyecek surette benzer olması itibariyle SMK 6/9, SMK 5/1(ç) ve SMK 25/1 maddeleri uyarınca hükümsüz kılınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı yan yasal sürede cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmazlık; davalı adına ...nolu "..." ibareli markanın kötü niyetli tescili(SMK 6/9) de gözetilerek SMK 6-9, SMK 5-1 (ç) kapsamında hükümsüzlüğü, davalı kullanımının marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Davanın açılmasını müteakip davacının dava dilekçeleri davalıya tebliğ olunmuş, davalı açılan davaya cevap vermemiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, duruşmada hazır olan davacı sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, arabuluculuk kurumundan faydalanmak istenilmediğinden tahkikat duruşmasına devam olunmuş, tarafların beyanlarında geçen deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, HMK 184.madde kapsamında hazır olanlardan tahkikat ile ilgili beyanları sorulmuş, HMK 186. madde kapsamında ise karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorulmuştur.
HMK 266. Madde kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişiler Marka Vekili ... ve sektör bilirkişi ... tarafından düzenlenen 19.04.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı adına tescilli 2021/07476 numaralı “...” ibareli marka ile davacı markaları karşılaştırıldığında markalar arasında benzerlik bulunduğu ancak SMK m.5/1-ç hükmü yönünden aranılan ayniyet veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlik halinin bulunmadığı, marka adları yönünden benzerlik ve mal ve hizmet sınıfları yönünden ayniyet söz konusu olsa da, davalı yana ait marka tesciline konu marka örneğinin farklı olması sebebiyle ortalama tüketici kitlesi nezdinde bırakacağı genel izlenimin doğrudan davacı markası ile ayniyet yaratacağının ifade edilmesinin mümkün bulunmadığı, Yargıtay içtihatlarında belirtilen ayırt edilemeyecek kadar benzerlik haline ilişkin genel izlenim itibariyle olan farkın önemsenmeyecek derecede düşük olması hususu göz önüne alındığında özellikle marka örneğinin farklı olması gözetildiğinde farklılığın düşük nitelikte olarak ifade edilmesinin mümkün bulunmadığı, bu doğrultuda SMK m.5/1-ç hükmü yönünden hükümsüzlük Koşullarının bulunmadığı, SMK m.6/9 gereğince kötüniyet haline ilişkin herhangi bir delil tespit edilemediği, davalı yanın tecavüz niteliğinde eylemlerini gösterir delil tespiti niteliğinde dokümanın bulunmadığı, tecavüzün gerçekleştiğinin mevcut deliller doğrultusunda tespit edilemediği, yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Bilirkişiler ...,..., ... tarafından düzenlenen 10.09.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dava konusu somut olay bakımından; dava konusu hükümsüzlüğü talep edilen ...numaralı “...” ibareli kelime+şekil markasınınTÜRKPATENT tarafından kısmı yayın kararı ile emtia sınıfından SMK madde 5/1 (ç) kapsamında “Her türlü un, irmikler, nişastalar. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler.” emtiaları re’sen çıkarılmış, kalan mal emtiaları bakımından ise, marka tescil edildiğini, “...” marka kompozisyonu içerisinde yer alan “un buğday unu üstün kalite” ibaresi 30. Sınıfta yer alan “Her türlü un, irmikler, nişastalar. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler.”Ürünler bakımında tanımlayıcı olmakla, bu mal emtiaları bakımından benzerlik değerlendirmesi dışında tutulmuş ve davacı adına tescilli markaları ile aynı ve ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunarak davalı markasının kısmen yayınlandığını, dava konusu somut olay bakımından kısmen ret kararı dışında kalan 30. sınıf “ Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez” mal emtiaları bakımından 5/1(ç) maddesindeki şartların gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesi gerektiğini, inceleme yapılan davacı ve davalı markaları görsellerine göre; Ayırt edilemeyecek kadar benzerlik kanaatinin oluşması için hemen hemen aynılık derecesinde bir benzerlik ortaya çıkmasının gerektiğini, taraf markalarının hemen hemen aynılık derecesinde benzer bulunmadığını, kısmen ret kararı dışında kalan 30. Sınıf kapsamındaki diğer mal emitaları bakımından SMK' nın 5/1(ç) hükmü kapsamında hükümsüzlük koşulunun oluşmayacağını, kötü niyetin tespitinin hukuki bir olgu olduğundan, takdirin Mahkemeye ait olduğunu, davalı yanca dava konusu markanın 6769 Sayılı SMK’ nın 29. Maddesinde anılan şekillerden biri halinde kullanıldığını yorumlayacak herhangi somut bir fiilin tespit edilemediği, salt ambalaj görselinin marka olarak tescil edilmesinin, reklam ve tanıtım veya ticaret mevkiine koyma şeklinde yorumlanamayacağından marka hakkına tecavüzün vukuu bulmadığı yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Toplanan deliller, taraf iddia ve savunmaları, taraflara ait marka tescil belgesi, markanın şekil markasına ait görsellerinin denetime uygun şekilde renkli çıktıları ile birlikte incelendiği, HMK 266 madde kapsamında dosyada sunulu deliller ile uyumlu, denetim ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi heyetlerinin raporları incelendiğinde benzerlik ve kötüniyet olgusu marka hukukuna özgü argümanlar olduğundan Mahkememizce res’en incelenmiştir.
Türk Patent ve Marka Kurumundan marka tescil belgeleri celp edilmiştir.
Davacı adına ilk tescil ... tescil nolu ... kelime ve şekil markası ile ... tarihinde ... sınıflarında başvurusunun yapıldığı ve markanın 07.03.2017 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.
Davacı adına ... nolu markasının ... sınıflar için), ... nolu markanın ... ve şekil (... sınıflar için), ... nolu markanın Helın ibaresi ile(... Sınıf için) davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
Davalı adına ... tescil nolu ... "..." ibareli markanın ...sınıf için 12.8.2021 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.
Tescilli bir markanın 5. maddede yer alan mutlak ret nedenlerinden veya 6. maddede bulunan nispi ret nedenlerinden birini içermesi halinde hükümsüzlüğünün istenebileceği, davacı tarafından huzurdaki davada hükümsüzlük sebebi olarak SMK m. 5/1-ç ve 6/9 maddelerini gösterdiği ve incelemenin de Mahkememizce ve bilirkişilerce bu hükümsüzlük talepleri ile sınırlı olarak incelenmesi gerektiği anlaşılmıştır.
6769 sayılı SMK m. 5/1-ç hükmünde "Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler" marka olarak tescil edilmez denilmesi suretiyle hükümsüzlük sebebinin yasal çerçevesi çizilmiştir.
Buradaki “ayniyet” olgusuyla, “bir markanın tamamen taklit edilmesi” kast edilmektedir. “Ayırt edilemeyecek derecede benzerlik” olgusuyla ise başvuru konusu markanın tescilli markanın birebir aynısı olmamakla birlikte, “ilk bakışta fark edilemeyecek derecede aynı” olan ve bu hususun ispatına dahi gerek duyulmayan, ancak çok dikkatli bir inceleme sonucu farkın anlaşılabileceği ibare ve şekilleri taşıyan işaretler kast edilmektedir (Pril/Pırıl örneği, Sabih Arkan, Marka Hukuku).
Yapılacak incelemede davacının önceki tarihli markası ile davalının hükümsüzlüğe konu markalarının aynı olup olmadığının belirlenmesi, aynı ise sınıfsal ayniyetin ya da benzerliğin bulunup bulunmamasına göre hükümsüzlük nedeninin irdelenmesi gereklidir.
Eğer marka herhangi bir modifikasyon ya da ekleme yapılmaksızın tüm unsurlarıyla birlikte önceki markayı oluşturuyor ise ya da bir bütün olarak bakıldığında tüketicilerce fark edilemeyecek kadar çok önemsiz farklılıklar sahipse, böyle bir markanın öncekinin aynısı olduğunun kabul edilmesi gerektiği, Türk Patent ve Marka Kurumu’ nun marka inceleme kılavuzunda da, başvuruya konu işaretin daha önce tescil edilmiş (veya başvurusu yapılmış) marka ile aynı olması, karşılaştırılan işaretlerin özdeş, farksız, tıpta tıp taklit, aynen veya birebir koyma olmaları halini ifade ettiğini, aralarında küçük de olsa farklılıklar olması halinde markaların aynı sayılmayacağının ifade edildiğini, iki marka arasında küçük te olsa farklılık olma halinde ayniyet halinin değil, “ayırt edilemeyecek kadar benzer” marka halinden söz edilebileceğinin anlaşıldığı, ayırt edilemeyecek kadar benzerlik incelemesinde, markaların kapsadıkları mal veya hizmet gruplarına göre belirlenecek olan ortalama tüketicinin esas alınması ve yapılacak karşılaştırma sırasında markalarındaki ayırt edici özellik taşımayan tali ve jenerik unsurların değerlendirme dışında bırakılması gerektiği, bu noktada ayırt edilemeyecek kadar benzer marka ile benzer marka farklarının neler olduğu ve ne şekilde ayrıma tabi tutulacağı huşunda ise yerleşik 11.HD’nin ilamları ile Hukuk Genel Kurulu’ nun .... Sayılı kararının uyuşmazlıkta dikkate alınması gerektiği bilinmektedir.
Dava konusu ... numaralı “...” ibareli marka yönünden SMK m.5/1-ç hükmü yönünden hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığının incelenmesinde: Tescili için davacı yana ait marka tescillerinin incelenmesinin gerektiği, davacı yana ait marka adlarının “...”, “...” ve “... şekil” biçiminde olduğu( Davacının 2015/02129 tescil nolu markasının ... ve şekil, ...nolu markasının ... , ... nolu markanın ... ve şekil,... nolu markanın Helın ibaresi ile tescilli olduğu) davacının şekil markasında ... ibaresi ile ... harfinin üzerine gelecek şekilde bir ağaç figürü bulunduğu, diğer markalarında ise salt yazı ile ... ve ... ibareli yazı unsuru ile tescil edilmiş olduğu, davalıya ait marka örneğinin ise ¸marka ambalajı gibi tescil edildiği, en başta arapça harfler altta Helin ibaresinin kırmızı bir çerçeve içinde yazıları beyaz olacak şekilde yazının üstünde bir ahçı görseli ile kombine edildiği, altında ise büyük harfler ile kırmızı bir yazı ile ... ibaresinin bulunduğu, görsel zeminde sarı renkler ile değirmen görselinin baskın şekilde markada şekil unsuru ile yer aldığı , yanlarda ... ibaresi ile sarı yıldızlar ile konumlandırıldığı, yine şekil görselinde yeşil yaylar sol alt köşede arapça ve Türkçe buğday unu yazısı , sağ alt köşede yeşil bir kurdaleyi andıran bir kuşak bulunduğu , kuşağın içinde üstün kalite ibaresinin yer aldığı, altında Türk malı ibaresinin küçük punto ile yazılmış olduğu, davalının tescilli markasının “...”şekil biçiminde olduğu, markanın asli unsurunun “...” ibaresi olduğu ve marka örneğinde bu ibarenin ön plana çıkarıldığı, “...” ibaresinin ise tali nitelikte unsur olarak marka görselinde yer aldığı anlaşılmıştır.Davacı marka adlarının “...”, “...” ve “...” biçiminde olduğu , her ne kadar marka adları açısından bir an için benzerliğin bulunduğu söylenebilse de davalının markasının şekil unsurları ile tescilli olduğu, marka hukukunun en temel belirleyici bakış açısına göre incelemenin bütünsel bir göz ile yapılmasının gerektiği, bilirkişi raporunda da davacı marka örneklerinin ortada konumlandırılmış şekilde bulunan “...” ibaresi üzerinde yer alan ağaç şekli içerir biçimde olduğu, diğer marka örneğinin küçük harfler ile yazılan “...” ibaresi biçiminde olduğu, bir diğer marka örneğinin ise düz yazı biçiminde yazılan “...” ibaresi olduğunun görüldüğü, davalı yana ait marka tescili incelendiğinde marka örneğinin ambalaj deseni biçiminde olduğu, ambalaj deseni ortasında “...” ibaresinin büyük punto ile yer aldığı, sağ ve sol kenarlarda yatay biçimde aynı ibareye yer verildiği, ortada yer alan “...” ibaresi üzerinde sarı renkte şekil unsuru bulunduğu, marka örneğinin kenarlarında yıldız işaretlerinin bulunduğu, ortada bulunan ibarenin altında değirmen görselinin bulunduğu, ortada konumlandırılan büyük punto ile yazılmış “...” ibaresi üzerinde ve marka örneğinin sol alt kısmında Arapça yazılmış ibarelere yer verildiğinin görüldüğü, davacı ile davalı tarafa ait markaların marka örneği açısından karşılaştırıldığında, markalar arasında aynı olan “...” ibaresinin bulunduğu, davalı marka örneğinde ön plana çıkarılarak büyük punto ile yer verilen ibarenin tek başına “...” değil, “...”ve şekil ibaresi olduğu, alınan her iki raporda da davacı markaları ile davalı markası arasında şekil unsurları yönünden herhangi bir benzerlik tespit edilemediği, marka örneği genel kompozisyonunun farklı olduğunun tespit edildiği, mal ve hizmet sınıfları açısından inceleme yapıldığında, hükümsüzlüğü istenilen davalı markasının 30. Sınıfta “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/ lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez” emtiaları yönünden tescilli olduğu, davacı adına kayıtlı 2015/02129 numaralı markanın 30. Sınıfta “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler; makarnalar, mantılar, erişteler; Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis; yiyecekler için çeşni/ lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları; her türlü un, irmikler, nişastalar; toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri; çaylar, buzlu çaylar; şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler; sakızlar; dondurmalar, yenilebilir buzlar; tuz; Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez.” emtiaları yönünden tescilli olduğu, davalı markasının tescile konu ettiği emtiaları içerdiğinin tespit edildiği, davacı adına kayıtlı ... ve ... numaralı markaların da 30. sınıfta aynı emtialar yönünden tescilli olduğunun görüldüğü, hükümsüzlüğü istenilen marka ile davacı markaları arasında mal ve hizmet sınıfları açısından ayniyetin bulunduğunun tespit edildiği, bu belirlemeler neticesinde SMK m.5/1-ç hükmü yönünden gerekli olan ayniyet derecesinden benzerlik hali açısından değerlendirme yapıldığında, her ne kadar marka adları ile ve mal ve hizmet sınıfları yönünden benzerlik söz konusu olsa da, davalı yana ait marka tesciline konu marka örneğinin farklı olması sebebiyle ortalama tüketici kitlesi nezdinde bırakacağı genel izlenimin doğrudan davacı markası ile ayniyet yaratacağının ifade edilmesinin mümkün bulunmadığı, bilirkişilerce davalı tarafın kötüniyetli hareket ettiğine dair herhangi bir kullanımının tespit edilememiş olduğunun belirlendiği, alınan her iki heyet raporu kapsamına göre ; davalı adına tescilli ... numaralı “...” ibareli marka ile davacı markaları karşılaştırıldığında markalar arasında benzerlik bulunduğu ancak davacı yanın ileri sürdüğü SMK m.5/1-ç hükmü yönünden aranılan ayniyet veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlik halinin bulunmadığı, davalı yana ait marka tesciline konu marka örneğinin farklı olması sebebiyle ortalama tüketici kitlesi nezdinde bırakacağı genel izlenimin doğrudan davacı markası ile ayniyet yaratacağının ifade edilmesinin mümkün bulunmadığı anlaşıldığından SMK 5/1-ç maddesine dayalı hükümsüzlük isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Markalar arasında "..." ibaresinin müşterek olarak bulunmasına rağmen, markaların tıpa tıp aynı olmadığı, şekil unsurunun, davalının ambalaj tasarımı şeklinde tescil ettirdiği markanın üzerinde kullandığı şekil karakterlerinin, renk ve kombinasyon ile markaya görsel ve işitsel olarak ayırt edicilik kattığı, öte yandan davalının markasında ayrıca ''Arapça'' yazım şekli bulunmasının markaları farklılaştırdığı, benzerliğin ilk görüşte oluşan mutlak bir benzerlik olmadığı, bağlantı kurularak iltibas oluşması mahiyetinde dolaylı bir benzerlik olduğu bu da 5/1-ç anlamında değil 6/1 maddesi anlamında bir benzerlik olduğu, bu nedenle mutlak red nedenine dayalı olarak yapılacak bir incelemenin söz konusu olmadığı, marka hukukuna hakim genel ilke gereğince karşılaştırılan markaların bölünerek değil bir bütün olarak incelenmesi gerektiği, markalar bir bütün olarak incelendiğinde de birbirlerinde ilk bakışta ayırt edilecek farklılıkların daha baskın olduğu anlaşılmaktadır.
Markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında benzerlik bulunmadığı, somut uyuşmazlık açısından emsal alınabilecek nitelikteki, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin... Esas, ...Karar ve 24.05.2022 tarihli, "..." - ..." ibareli markalara yönelik verdiği kararında, şekil unsurları bakımından yaratılan farklılığın SMK'nın 5/1-ç maddesinin uygulanmasını engelleyeceği sonucuna varıldığının da bilinmekte olduğu, yüksek yargı uygulamaları da gözetildiğinde her iki markanın 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi bağlamında benzer kabul edilemeyeceği anlaşılmıştır. Zira somut olay açısından yapılan değerlendirmede, markada yer alan işaretlerin özdeş, farksız, tıpatıp taklidi, aynen veya birebir kopyalarının olmadıkları, karşılaştırılan markalar açısından orta düzeydeki tüketicide bıraktığı genel izlenimin aynı olamayacağı, Yargıtay’ın son dönem kararlarında da, güçlü benzerliğin olup olmadığına bakılması gerektiği dolayısıyla markalar bir bütün olarak incelendiğinde de birbirlerinde ilk bakışta ayırt edilecek farklılıkların daha baskın olduğu anlaşılmaktadır.
Yüksek 11.HD nin uygulamalarına bakıldığında; 07/02/2011 tarih ... E. ... K. Sayılı ... +şekil kararı, yine aynı yönde 28/05/2014 tairh... E.... K sayılı ...Şti. +şekil kararı, ...E. ...K. , ...E. ... K. Sayılı ilamları, Yargıtay 11. HD.'nin ...E. .. K. Sayılı ilamıyla ''...'' ile ...; Yargıtay 11. HD.'nin ... E. ... K. Sayılı ilamıyla ...ve ...+şekil; Yargıtay 11. HD.'nin... E. ... K. Sayılı ilamıyla ...+şekil ile ...; Yargıtay 11. HD.'nin... E. ... K. Sayılı ilamıyla ... ile ...+şekil ve ...+şekil; Yargıtay 11. HD.'nin ... E. ...Sayılı ilamıyla ...+şekil ile ...; Yargıtay 11. HD.'nin ... E.... K. Sayılı ilamıyla ...+şekil ile ...; Yargıtay 11. HD.'nin ... E....K. Sayılı ilamıyla ... ile ...; Yargıtay 11. HD'nin... E. ... K. Sayılı ... ile ...; Yargıtay 11. HD'nin ...E. ... K. Sayılı ... ile ...; markaları arasında ayniyetin bulunmadığı yönündeki kararlarının bulunduğu,
Keza ... (...)uygulamalarına bakıldığında ise; markaların birinde kısmen de olsa ayniyet algısını ortadan kaldırır bir şekil unsuru, bir mizanpaj var ise karşılaştırılan markaların özdeş olarak kabul edilemeyeceği vurgulanmaktadır. ... (...) bu durumu “...” biçimindeki bir sözcük ile aynı markanın düzensiz bir yazı stili ile yazılmış biçiminin aynı olmayacağı örneği ile açıklamıştır. Yine ...+şekil ve ...+şekil markaları, ... ile ... markaları ... (...) nezdinde aynı olarak kabul edilmeyen markalardır.
Davacı ayrıca davalının kötüniyetli olduğundan hareket ile ( SMK 6/9) tüm sınıflar yönünden davalı markasının hükümsüz kılınmasını talep etmiştir. Bilindiği üzere İyiniyet, bir hakkın ya da hukuki sonucun doğmasına engel bir nedenin varlığını bilmeme veya bilmesi de gerekememe halidir. Hukukumuzda iyi niyet asıldır. Bir hakkın veya hukuki işlemin doğumunda kişinin kötüniyetli olduğunu iddia eden tarafın ispat etmesi gerekir. O halde iyi niyet kural ve karine, niyet istisna ve ispata muhtaç kabul edilmekte, ispatın kötü niyet iddiasında bulunan kişi tarafından yapılması gerekmektedir. Bu bağlamda marka tescil başvurusunda bulunan kişilerin iyi niyetli olduğu, dolayısıyla kötü niyetli olmadığı kabul edilmek zorundadır. Meğer ki başvuru veya marka sahibinin iyi niyetli olmadığı açıkça anlaşılsın. Dolayısıyla iyi niyetin esas olmasının bir diğer sonucu ise, başvuru sahibinin kötü niyetli olup olmadığının özenle tespit edilmesi ve mümkün olduğunca somut koşullara bağlanmasının gerekmesidir”.
Ancak davacı yanca davalının kötüniyetli olduğu hususu ispat edilemediğinden SMK 6/9 maddesine dayalı hükümsüzlük isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Toplanan deliller, HMK 266 madde kapsamında iki farklı heyetten alınan ve birbirleri ile uyumlu, benzerlik incelemesi yönünden taraf markalarının denetime uygun şekilde incelendiği rapor içerikleri dikkate alındığında; dosya içerisinde yer alan delillerde davalı yanın tecavüz niteliğinde eylemlerini gösterir delil tespiti niteliğinde dokümanın bulunmadığı, tecavüzün gerçekleştiğinin mevcut deliller doğrultusunda tespit edilemediği, hükümsüzlük ve tecavüzün tespiti istemlerinin ispat edilmediği gözetilerek sübut bulmayan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-DAVANIN REDDİNE,
2-427,60 TL ilam harcının, 179,90 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 247,70 TL harcın davacıdan tahsiline,
3-Davacı tarafın yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine,
Dair karar davacı vekilini yüzüne karşı, davalı/vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 10/12/2024
Katip Hakim
e-imza e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.