Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/245
2024/263
4 Aralık 2024
T.C.
İSTANBUL
1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/245 Esas
KARAR NO : 2024/263
DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/12/2023
KARAR TARİHİ : 04/12/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin 2008 yılında %100 yerli sermaye ile kurulduğu Mayıs 2011'de girişim sermayesi konusunda Türkiye'nin önde gelen şirketlerinden olan ...A.Ş. tarafından satın alınmış ve ... A.Ş. iştiraklerinden biri olduğu, Davacı şirketin faaliyet konusu özellikle internet üzerinden çeşitli ürünlerin fiyat ve diğer özelliklerinin karşılaştırılması hizmeti vermek olup, bu amaçla oluşturduğu ve işlettiği “...” adresli internet sitesinin sahibi olduğu “...” ibaresi, kurulduğu tarihten itibaren davacı şirketçe sürekli ve aralıksız olarak kullanılmakta olup, ayrıca davacı şirketin ticaret unvanının ve markalarının en önemli unsur olduğu, şirket, bu unvan, marka ve internet alan adı ile bilinirlik kazandığı, davacı şirket, Türk Marka ve Patent Kurumu (TPMK) nezdinde ... (...), ... (....), ... (...), ... (...), ... (şekil), ... (...), ... (...), ... (şekil), ... (...markası), ... (...), ... (...), ... (...), ... (...) ve ... (...) no ile tescil edilmiş markaların sahibi olduğu, Davacının ilk tescil ettirdiği ... no.lu markanın tescil başvuru tarihi 14.01.2009 olup, koruma süresi sonunda yenilenmiştir. ...(...) no.lu marka tescil başvuru tarihi ise 26.07.2018 olduğu, Marka görsellerin dava dilekçesinde görsellerinin bulunduğu, Davalı ise TPMK nezdinde tescilli ... no.lu "..." adlı markanın sahibi olduğu, Marka tescil tarihi 14.06.2019 olduğu, söz konusu marka görselinin dava dilekçesinde bulunduğu, Davalıya ait markanın, daha önce tescil edilmiş davacıya ait marka ile benzer olduğu ve davacının markası ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali olduğu, davalının 08.11.2021 tarihinde tescil başvurusu yaptığı diğer bir marka olan ... (..) no.lu marka başvurusu davacının itirazı üzerine TPMK tarafından, davacıya ait markanın ve kapsamındaki mal/hizmetin benzer olduğu ve karıştırılma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle reddedildiği, Davalının reddedilen marka görselinin dava dilekçesinde bulunduğu, Hem davacının markalarının ve hem de davalı markasının esaslı unsuru "..." ifadesi olduğu, bu ibarenin davacı şirketin unvanının esaslı unsuru olması, davacı şirkete ait internet sitesinin alan adı olması, davacı şirketin bu ibareyi ilk kurulduğu 2008 yılından bu yana aralıksız olarak kullanıyor olması nedeniyle üzerinde hak sahibi olduğu dikkate alındığında, SMK madde 6/3 ve 6/6 kapsamında nispi ret sebeplerinin mevcut olduğu davacının markaları tanınırlığı çok yüksek markalar olduğu, davacı şirket, 2009 yılından bu yana tescilini sağladığı ve kullandığı “...” ibareli birçok markası ile toplumda tanınmış, bilinirliği ve itibarı yüksek bir şirket olduğu, Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle davalı tarafından haksız bir yararın sağlanabileceği, davacının markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği dikkate alınarak, aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın SMK madde 6/5 kapsamında nispi ret sebebinin mevcut olduğu da görüldüğü, diğer taraftan davalı, davacının bu itibar ve bilinilirliğinden yararlanarak kötüniyetle "..." ibareli marka başvurusu yaptığı, davacının "..." ibaresini 2009 yılından itibaren tescilli marka olarak kullandığı, "..." ibaresini esas unsur olarak içeren muhtelif sayılarla tescilli markalarının bulunduğu, davalının sınırsız sayıda seçenek özgürlüğü varken, tesadüfen oluşturulma ihtimali düşük olan dava konusu markayı seçerek kendi adına tescil ettirmesinin, davacıya ait markanın varlığından haberdar olmaksızın söz konusu olamayacağı, aksinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu bağlamda, davacının herhangi bir haklı gerekçe ileri sürmeksizin söz konusu markayı tescil ettirmesinin iyi niyetli kabul edilemeyeceği ve SMK madde 6/9 kapsamında nispi ret sebebinin mevcut olduğu, davacı şirket insan kaynağına çok önem veren bir şirket olduğu, çalışan sayısının 130'un üzerinde olduğu, sektöre nitelikli eleman yetiştirmekte, çalışanlarına değer vermekte olduğu, sektör çalışanlarının en çok tercih ettiği şirketlerden biri olduğu, bu çerçevede,...aldığı, davacının reklam ve tanıtım faaliyetleri için çok yüksek harcamalar ve yatırımlar yaptığı, televizyon ve radyo reklamları yapmış, Türkiye’nin tanınmış ve prestijli birçok şirketi ile çeşitli kampanyalar gerçekleştirmiş, internet ve mobil mecralarda çok sayıda reklam ve tanıtım faaliyetinde bulunduğu, Davacının son 4 yılda TV , radyo, açık hava, sinema reklamları için harcadığı TL tutarlar aşağıdaki gibi olduğu;
2020 2021 2022 2023
Mayıs-Aralık Ocak-Aralık Ocak-Aralık Ocak-Ekim
TV 7 Milyon 17 Milyon 25 Milyon 19 Milyon
Radyo 500 Bin 750 Bin 181 Bin
Açıkhava 2 Milyon
Sinema 1 Milyon 500 Bin
İnternet ve sosyal medya reklamları için ..., ..., ... ve ... firmaları ile sözleşmeler yapmış, bu reklamlara her yıl milyonlarca TL harcadığı davacının son 5 yılda internet ve sosyal medya reklamları için harcadığı TL tutarlar aşağıdaki gibi olduğu;
2019 2020 2021 2022 2023
5 Milyon 9 Milyon 17 Milyon 35 Milyon 58 Milyon
Davacının yürüttüğü bu reklam ve tanıtım faaliyetleri sonucunda “...” ismini milyonlarca kişiye duyurmuş, tanınırlığını sürekli artırdığı, yine bu çabalar neticesinde davacının “...” adresli internet sitesinin ziyaretçi sayısı çok arttığı, Ekim 2023 ayı verilerine göre ... internet sitesi Dünyadaki internet siteleri arasında 3.063. sırada ve Türkiye’deki internet siteleri arasında 62. sırada yer almaktadır. Kendi sektöründe ise ikinci sırada olduğu, yıllara göre davacının “...” adresli internet sitesinin ziyaretçi sayıları aşağıdaki gibi olduğu;
2019 2020 2021 2022 2023
60 Milyon 98 Milyon 129 Milyon 168 Milyon 127 Milyon
Davacının reklam ve tanıtım faaliyetlerine yaptığı yüksek yatırımları, aldığı ödüller de teyit etmekte olduğu, bu çerçevede, her yıl internet sitelerini pek çok farklı kategoride ödüllendiren ve Türkiye’de gerçekleştirilen başarılı projeleri belirleyen... Ödülleri tarafından davacıya ... ödülleri verildiği, davacı ayrıca, ..., ..., ..., ..., ... Ödülü gibi ödüller de aldığı, davacının internet sitesine, Türkiye'nin tanınmış markaları da dahil olmak üzere çok sayıda firma ilan ve reklam vermekte ve kendi ürünlerinin ... sitesinde tanıtılmasını sağlamakta olduğu, bu şekilde davacı şirketin internet sitesine üye olan firma sayısı 3.000'in üzerinde olduğu, bu firmalar içinde tanınmış e-ticaret siteleri de bulunmakta olup, bu e-ticaret sitelerindeki binlerce satıcı firmanın ürünleri de ... sitesinde yer almakta olduğu, davacının internet sitesi, verilen tüm bu ilanları belli algoritmalarla sınıflandırmakta ve kullanıcıların tüm bu binlerce ürünü rahatça karşılaştırmasına olanak tanımakta olduğu, tüketiciler bu hizmetten ücretsiz olarak yararlanmakta ve tüketicilere büyük yarar sağlandığı, “...” ifadesi önemli bir değer ifade etmekte olduğu, prestij ve avantaj sağlamakta olduğu, Davalının markası haksız olarak davacının bu itibarından yararlandığı, yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı ve yargılamada belirlenecek durumlar karşısında, davanın kabul edilerek, davalıya ait ... no.lu "..." adlı markanın tüm tescil sınıfları açısından hükümsüzlüğüne ve sicilden silinmesine, anılan markanın internet ortamı, sosyal medya tanıtım araçları ve basılı evrakta kullanılmasının önlenmesine karar verilmesini, talep etmiştir.
SAVUNMA; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İtiraza mesnet marka ve davalı markasının kelime unsurları tamamen farklı olduğu, itiraza mesnet marka ve davalı markasının görselliği tamamen farklı olduğu, mal ve/veya hizmetlerinin kullanım amacı ve alanları benzer olmadığı, markalar üzerinden verilen hizmete konu faaliyetler benzer olmadığı, mal ve hizmetlerin birbirleriyle rekabet eder nitelikte bulunması mümkün olmadığı, mal ve hizmetlerin birbirlerini tamamlayıcı nitelikte olmasından kaynaklanan benzerlik mevcut olmadığı, malların mağazalarda aynı reyonda veya rafta bulunması mümkün olmadığı, malların muhatap kitlesi aynı olmadığı tüm bu nedenler ile, davacı marka ile hiçbir benzerliği olmadığından haksız ve hukuka aykırı olarak açılan işbu davanın reddine karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederiz.
İlgili yerlere müzekkere yazılmış, cevabi yazılar dosya arasına alınmıştır.
Bilirkişiler ..., ... ve ...03/07/2024 tarihli bilirkişi raporlarında özetle; Taraf markaları arasında aynı/aynı tür ve benzer mallar bulunması, görsel olarak bir bütün halinde yapılan değerlendirilme sonucunda, “...” kelimesinin baskın olduğu, davacı markalarının çokluğu ve piyasada bilinirliği nedeni ile taraf markalarının birbirinin aynı veya devamı olduğu intibasını uyandırmaları SMK'nın 6/1 bendi anlamında karıştırılma tehlikesi oluşturduğu Davalının markasının davacı markaları açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği kanaatine varıldığı, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı SMK'nın 6/5 maddesinde yer alan koşulların oluştuğu, taraf markaları arasında 6769 sayı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olduğu ve tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olduğu, baskın unsurun “...” kelimesi olduğu Dosyadaki deliller kapsamında yukarıda ayrıntılı olarak belirttiğimiz üzere , dava konusu markanın hükümsüzlük koşullarının oluştuğu yönündeki görüş ve kanaatine varmışlardır.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmalığın; ...no.lu "..." ibareli markanın, hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine, kararın kesinleşmesi ile kararın infazı için hüküm özeti ile birlikte TPMK'ya müzekkere yazılması, anılan markanın İnternet ortamı, sosyal medya tanıtım araçları ve basılı evrakta kullanılmasının önlenmesi talebinden ibarettir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde zaman aşımı definde bulunmuş olup, evvela bu yönde mahkememizce inceleme yapılmış; yapılan incelemede, Davalının markası 14.06.2019 tarihinde tescil edilmiş olup tescil tarihi üzerinden SMK madde 25/6'da düzenlenen 5 yıllık süre henüz geçmemiştir. Dolayısıyla, 5 yıllık zamanaşımı süresi henüz dolmamış olup, davalının zamanaşımı itirazı yerinde değildir.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu ile de isabetle tespit edildiği üzere; SMK madde 5 ve 6 kapsamında yapılan incelemede, her iki markanın da esas unsur olarak "..." ifadesini içerdiği, bu açıdan markalar arasında unsurların aynı olduğu, taraf markaları arasında aynı/aynı tür ve benzer mallar yanında görsel olarak bir bütün halinde yapılan değerlendirilme sonucunda da aynı ya da ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olması nedeniyle karıştırılma tehlikesi olduğu, davacı markasının tanınmış marka olduğu, bilirkişilerce de davacı markasının tanınmış olduğunun tespiti yapıldığı, iş bu tespitlere ilişkin davalı yanın rapora yönelik itirazının olmadığı, davacı markasının tanınmış olduğu yönündeki bilirkişi tespitlerinin ve gerekçesinin yasalara ve bu yöndeki uygulamalara uygun olduğu, davalı yanın da tanınmışlık yönündeki bilirkişi tespitlerine açık bir itirazının bulunmaması sebebi ile bu hususun kesinlik kazandığı, davalının markasının davacının markaları açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlayabileceği, davacıya ait markanın itibarına zarar verebileceği, SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşullar oluştuğu gibi taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi de olması nedeni ile tanınmışlığın etkisi nedeni ile davalı markasının davacı markasından yararlandığı, sonuç olarak, davalının markasının davacının markaları açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yarar sağlayabileceği, davacıya ait markanın itibarına zarar verebileceği, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşulların oluştuğu, taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olduğu ve tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olduğu, baskın unsurun “...” kelimesi olduğu ve bu sebeplerle davalı markasının hükümsüzlük koşullarının oluştuğu mahkememizce değerlendirilmiştir.
Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporu incelendiğinde de raporda taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırılmış ve karıştırılma ihtimali tespit edilmiş, davacı markasının tanınmışlık düzeyi nedeniyle davalının haksız yarar sağlayabileceği ve davacı markasının itibarına zarar verebileceği ortaya konulmuş olup, anılı rapor denetime elverişli ve hüküm kurmak için uygun mahiyette olduğu mahkememizce tespit edilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi, 2.cevap dilekçesi ve aşamalardaki beyan ve itirazlarında özetle: Zamanaşımı itirazında bulunduğunu, tarafların hizmet verdikleri alanların farklı olduğunu, tarafların markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ve davalı markasındaki "..." ibaresinin tali unsur olduğunu, davalı markasının asli unsurunun "..." ibaresi olduğunu, iki markanın asli unsurları arasında bir benzerlik bulunmadığını ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmakta ise de;
Her iki tarafın da internet üzerinden hizmet verdiği, dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda görüldüğü üzere davalı yanın markasının tescile konu mal ve hizmet sınıflarının... Sınıflara ilişkin olduğu, davacı yana ait ... esas unsurunu ihtiva eden markaların tamamında 35. Sınıf yönünden tescilin bulunduğu, ... Sınıf yönünden ise bir kısmında tescilin var olduğu, dolayası ile tescile konu mal ve hizmet sınıflarının ortak olduğu, kaldı ki davacı markasının tanınmış marka olduğu, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle davalı tarafından haksız bir yararın sağlanabileceği, davacı markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceğinin yukarıda yapılan tespitler doğrultusunda açık olduğu bu nedenle, aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde kullanılmış olmasına bakılmaksızın SMK madde 6/5 kapsamında nispi ret sebebinin mevcut olduğu mahkememizce değerlendirilmiştir.
Markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığı, görsel, biçimsel, anlamsal, ses açısından benzerlik, çağrıştırma, bütünlük, toplu intiba, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın ekonomik değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas ve tamamlayıcı unsurları gibi kriterlere göre belirlenir. Bu kriterler açısından bakıldığında, davacının seri markalarıyla davalının markası arasında benzerlik bulunduğu, davalının markasının davacının seri markalarını çağrıştırdığı, markaların kullanıldığı hizmet ve malların hitap ettiği grubun normal tüketiciler olduğu, markalardaki esaslı unsurun "..." ibaresi olduğu açıkça görülmektedir. Normal bir tüketici davalının internet sitesine girdiğinde, buradaki "..." ibaresi nedeniyle, sitenin ...'ye ait olduğunu düşünebilecektir. Yani, davalının markası, tüketici nezdinde karıştırmaya sebep olacaktır.
Hem davacının seri markalarında ve hem de davalının markasında asli ayırt edici unsur olarak "..." ibaresi kullanılmıştır. Davalının markasında kullanılan "..." ibaresinin asli unsur oluşturabilecek bir niteliği yoktur. "..." ibaresi, davalı markasının tali unsurudur ve sadece davacının markasından farklılaştırmak için kullanıldığı sabittir. Bu nedenle, davalının markalar arasında asli unsur benzerliği bulunmadığı savunması da yerinde değildir.
Davalı vekili her ne kadar bilirkişi raporuna yönelik itiraz dilekçesinde; markaların bir bütün olarak ele alınması gerektiğini, davalıya ait marka ile davacı tarafa ait markaların görselleri arasında bariz farklılıklar mevcut olduğunu ancak bilirkişi raporunda ihtilafa konu markaların görsel açıdan değerlendirmesi detyalı olarak yapılmadığını, online sitlerde ''...'' şeklinde yapılan arama sonuçlarında raporda da görüldüğü üzere tamamen davalıya ait marka ve müvekkilin satışını yaptığı ürünler çıktığını, ''...'' adıyla yapılan aramalarda davacıya ait marka veya ürünlerin hiçbiri sonuçlarda çıkmadığını, Dolayısıyla online sitelerde dahi karıştırılmayan markalar modern dünya ve teknoloji gelişimi dikkate alındığında ortalama tüketici nezdinde de karıştırılmayacağını, davacıya ait markanın asli unsuru ile davacıya ait markaların asli unsurları/vurgu kelimeleri birbirinden tamamen farklı olduğunu beyan etmiş ise de;
Mahkememizce gerek yukarıda yapılan tespitler gerek alınan bilirkişi raporunda da görüleceği üzere markaların bir bütün halde değerlendirildiği, davalı yanın markasına ait görselin bilirkişi raporunda gösterildiği, ancak yukarıda açıklandığı üzere markadaki esas unsurun ... olduğu, dava konusu davalı markasının yeşil/kırmızı renkli, alışveriş arabası ve renkli balon figürlerinin bulunduğu bu hali ile ... ibaresinin alışverişi çağrıştırdığı, nitekim markanın faaliyet kapsamının da buna ilişkin olduğu, "..." ibaresinin asli unsur oluşturabilecek bir niteliği olmadığı ve markanın bütün halde yapılan incelemesinde ... kelimesinin esas unsur olarak yer aldığının net bir şekilde belirlendiği, davalı yanın iddia ettiği arama motorlarında çıkan sonuçların, yukarıda tespiti yapılan karıştırılma ihtimalini değiştirecek bir savunma argümanı olmadığı ve yine dosya kapsamında mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde davalının tescil başvurusu yaptığı diğer bir marka olan ... (...) no.lu marka başvurusu davacının itirazı üzerine TPMK tarafından, davacıya ait markanın ve kapsamındaki mal/hizmetin benzer olduğu ve karıştırılma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle reddedildiği, ilgili davalı markasında da alışverişi çağrıştıracak şekilde moto kurye görselinin bulunduğu alt kısmında da ... ibaresinin yer aldığı anlaşılmakta olup, TPMK kararının da ... ibaresinin esas ve baskın unsur olduğu, diğer kelime ve görsellerin tali mahiyette yer aldığı yönündeki mahkememiz kararı ile uyumlu olduğu, hülasa açılan davanın yerinde olduğu anlaşılmakla; davalıya ait ...numaralı ''...'' adlı markanın tüm tescil sınıfları yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, kararın kesinleşmesi ile kararın infazı için hüküm özeti ile birlikte TPMK'ya müzekkere yazılmasına, Anılan markanın İnternet ortamı, sosyal medya tanıtım araçları ve basılı evrakta kullanılmasının önlenmesine dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Açılan davanın KABULÜ ile, davalıya ait ... numaralı ''...'' adlı markanın tüm tescil sınıfları yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, kararın kesinleşmesi ile kararın infazı için hüküm özeti ile birlikte TPMK'ya müzekkere yazılmasına, Anılan markanın İnternet ortamı, sosyal medya tanıtım araçları ve basılı evrakta kullanılmasının önlenmesine,
2-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 157,75 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan başvurma harcı, peşin harç, posta ve bilirkişi masrafları olmak üzere toplam 14.431,45 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Arta kalan gider ve delil avansının kararın kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine,
Dair karar taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 04/12/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.