mahkeme 2021/48 E. 2024/105 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/48

Karar No

2024/105

Karar Tarihi

2 Nisan 2024

T.C.
İSTANBUL
1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/48 Esas
KARAR NO : 2024/105

DAVA : Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/02/2021
KARAR TARİHİ : 02/04/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkiline ait, 2003 yılında ... Yayınlarından çıkan "..." adlı kitapta bulunan “...” adlı şiirde geçen “...” dizesinin ilk defa müvekkili tarafından kaleme alındığını, ancak davalının “...” isimli kitabının ... sayfasında "..." dizesini müvekkilinin yazmış olduğu dizelerden iltibas yapılmak suretiyle kitabında yer verdiğinin tespit edildiğini, söz konusu kitabın ... (...) tarafından basılmış ve dağıtımının da bu şirket tarafından yapılmış olduğunu, “...” dizesinin yıllardır internet ortamında altında müvekkilin imzasıyla birlikte dolaştığını ve müvekkiline ait olduğunu, Müvekkiline ait "..." adlı kitap içerisinde bulunan "..." adlı şiirin Edebiyat Eseri olduğunu, müvekkiline ait şiir dizesini kendisinden izin almadan, çıplak gözle, ortalama bir kişi tarafından bile okunduğunda, orijinalinin kime ait olduğu kuşkuya mahal bırakmayacak biçimde davalı tarafça hukuka aykırı bir şekilde kullanılmakta olduğunu, “...” dizesinin kelimelerinin yeri değiştirilerek iltibas yaratmak suretiyle kullanılan “Gel otur yanıma./ Kalkarız bir ara/ Yaşlanınca...” dizesinin bulunduğu “...” isimli kitabının tedbir kararı verilerek basımı ve satışının durdurulmasını ve piyasada bulunan kitapların toplatılmasını, dava sonunda kitapların imha edilmesine karar verilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili yazar hakkında bir takım haksız ithamların ortaya atılmış ve kitaptaki bazı aforizmaların intihal olduğunun iddia edilmiş olduğunu, oysa bu iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Davacı tarafın müvekkil yazarın kitabının yayınlanmasından iki yıl sonra, kendisine ait "..." adlı şiirden bir dizenin izinsiz olarak alındığı ve Müvekkilinin kitabının ... sayfasında kullanıldığı iddiasına dayanarak bu davayı açmış bulunduğunu, 2003 yılında yayınlanan davacı şiirinin internet ortamında yaygın olarak bilindiğini, şiirdeki "..." şeklindeki dizenin müvekkil kitabı .... Sayfasında “...” şeklinde yayınlandığı, bu durumun hukuka aykırı olduğunu ve kelimelerin yeri değiştirilerek iltibas yaratmak suretiyle kullanıldığını belirtmekte olduğu, "..." söz kalıbını herkesin günlük yaşantısındaki konuşmalarda yeri geldikçe sık sık kullandığı "..." ile başlayan kalıp cümleler bazen somut bir durumu, belli bir zamanı anlattığı gibi, "...", "..." kalıbında olduğu gibi mecaz bir anlama gönderme yapabilmekte olduğu, davacının her ne kadar müvekkilinin kitabında yer alan “...” aforizmasının şiirdeki, "..." sözlerinin yerlerinin değiştirilerek aynı anlamda kullanıldığını iddia etmiş ise de iki kalıp söz arasında çok açık anlam farkı olduğunu, davacı dizesinin tekil ve emir kipinde yazılmış olduğunu oysa müvekkilinin emir kipinde bir cümle yazmadığı gibi yazılan cümlenin çoğul bir niyeti ifade etmekte olduğunu, özetle her iki cümlede anlam ve ifade benzerliği bulunmadığını, farklı anlamlar taşıdığının ortaya çıkmakta olduğunu, edebiyatta esinlenmenin her zaman mümkün olduğunu, esinlenmede, FSEK kurallarına aykırılık bulunmadığını, özellikle sanatsal şekillendirme ve sanatsal ifade amacıyla yapılan esinlenme, toplumun kültürel zenginliğini artırmada, kültürel gelişimini sağlamada önemli bir araç olabilmekte olduğu, esinlenme yoluyla yaratılan eserlerde okuyucuda oluşturulacak çağrışımsal duygu, okuyucuyu başka eserlere yönlendirebilmekte olduğu, bu ise farklı eserlerin okunmasına, aranmasına yol açarak yazarların, sanatçıların maddi ve manevi kazanç sağlamalarına yaramakta olduğu, Yargıtay kararlarında ve literatürde de vurgulandığı üzere fikir, düşünce ve sanat alanında ortaya konulan ve kendilerinden önce yayınlanmış fikirlerden esinlenerek meydana getirilen eserler, yeni bir eser olduğu, ancak bu durumun hiçbir zaman başkasının emeğini ve yaratıcılığını sömürme şeklinde olmaması gerektiği, açılan davanın haksız olduğunu , her iki müvekkili bakımından davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmazlık; Davacı ya ait “...” adlı Şiir kitabında bulunan ve 2003 yılında ... Yayınlarından çıkan ve kitapta bulunan “...” adlı şiirde geçen “...” dizesinin ilk defa davacı yanca kaleme alındığını, davalının “...” isimli kitabının ... sayfasında “..” dizesini davacının yazmış olduğu dizelerden iltibas yapılmak suretiyle kitabında yer verdiğini, kitabın ... (...) tarafından basılmış ve dağıtımı da bu şirket tarafından yapıldığını, bu nedenle dizenin davalı tarafından hukuka aykırı olarak kullanılmasının engellenmesi bakımından öncelikle tedbir kararı verilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000 TL maddi, ve 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan ticari faizi ile tahsili ile davacıya verilmesine, kitabın toplatılmasına yönelik olarak açıldığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip davacının dava, davalının cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, duruşmada hazır olanlar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, arabuluculuk kurumundan faydalanmak istenilmediğinden tahkikat duruşmasına devam olunmuş, tarafların beyanlarında geçen deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, HMK 184.madde kapsamında hazır olanlardan tahkikat ile ilgili beyanları sorulmuş, HMK 186. madde kapsamında ise karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorulmuştur.
HMK 266. Madde kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişiler ..., ..., ... tarafından düzenlenen 27/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; şiirin FSEK) anlamında, “ilim ve edebiyat eseri” olduğunu, Davacı tarafa ait eserin bir dizesinin davalı yazarın eserine aktarılmış olduğunu, davacı tarafın FSEK 14 ve 15. Maddelerinden kaynaklanan manevi haklarından “umuma arz salahiyeti” ve “adın belirtilmesi salahiyeti” ile FSEK 22, 23 maddelerinden kaynaklanan mali haklarından “çoğaltma”, “yayma” haklarının ihlal edilmiş olduğunu, heyette mali bilirkişi bulunmadığı için tazminat hesabının yapılamadığını, öngörülecek manevi tazminat tutarının takdirinin ise mahkemeye ait olduğunu bildirmişlerdir.
Bilirkişiler ..., ..., ... tarafından düzenlenen 09/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; FSEK kapsamında esinlenme olmadığı,kullanımın intihal kapsamında olduğunu, maddi tazminat hesabı yapılamadığını bildirmişlerdir.
İtiraz üzerine aynı heyette edebiyat alanında uzman bilirkişi eklenerek ek rapor alınmış ve heyetin görüş değiştirdiği görülmüştür.
Bilirkişiler ..., ..., ...tarafından düzenlenen 05/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalının işlediği konu, okuyucuya verilen mesaj, edebi türlerden “nesir” (düz yazı) olması, davacının eserinin ise “nazım” (şiir), işlediği konunun içeriği, şiirin isminin olması göz önünde bulundurulduğunda edebiyatın nazım ve nesir gibi iki ayrı alanında özgün eserler olarak düşünülmesi gerektiğini, davalının eserinde imâ yolu ile bile davacının şiirinin başlığına, nakarat kısmına yani kimliğine yer vermemiş olması, hayatın olağan akışı içinde davalının en fazla esinlendiği ve farklı içerikte bir eser ürettiği, intihal olmadığı yönünde görüş ve kanatlerini bildirmişlerdir.
Bilirkişiler ..., ..., ...'nin 29/08/2023 tarihli ek bilirkişi raporlarında özetle; Davacının kök raporlarını yeteri kadar okumadığını veya sadece kendi açısından meseleye baktığını düşündüklerini, hakaret içerikli ifadelerin kabulünün mümkün olmadığını , 05.05.2023 tarihli Raporlarında ki kanaatlerini koruduklarını bildirmişlerdir.
İtiraz üzerine yeniden heyet oluşturulmuştur.
Üçüncü bilirkişi heyeti ..., ...,... tarafından düzenlenen 09/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı eserinin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) anlamında, "ilim ve edebiyat eseri" olduğu, davacı tarafın eser sahibi sıfatı ile eseri üzerinde FSEK kapsamında manevi ve mali haklarının bulunduğu, Davalının kullanımındaki benzerliğin eserin hususiyet taşıyan bölümüne ilişkin olmadığı, yani intihal veya iktibas kapsamında olmadığı ve dolayısıyla 5846 sayılı yasa kapsamında ihlal eylemi olarak nitelendirilemeyeceği,ni 05.05.2023 tarihli ve aynı heyetten alınan 05.08.2023 tarihli bilirkişi ek raporunda varılan davalı eyleminde "Hak İhlali Olmadığı" yönündeki görüş ve kanaatlere heyetlerince de itibar edildiğini bildirmişlerdir.
Toplanan deliller, taraf iddia ve savunmaları, sunulu şiir kitabı, davacı ve davalıya ait şiirler, HMK 266 madde kapsamında hükmü dayanak olarak alınan bilimsel olarak hazırlanmış Üçüncü bilirkişi heyeti ...,..., ... tarafından düzenlenen 09/02/2024 tarihli bilirkişi raporu ile Bilirkişiler ..., ..., ... tarafından düzenlenen 05/05/2023 tarihli raporlar ve aynı heyetin ek raporları bir bütün olarak incelendiğinde sübut bulmayan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Rapor içeriklerinde de denetime uygun olarak işaret edildiği üzere; şiirlerin isimleri, nakarat kısımları şiirdeki ana temayı yansıtır. Anlatılmak istenenin özeti niteliğinde olup, şiirlerin isimleri, nakarat kısımları adeta onun kimlik bilgisi, mernis numarası gibidir. Şiirin ismi de mısralar ile ilintili durumdadır. Davacının şiirinin ismi “...”'dır. Davacı şair şiirinde özetle, sevdiği kişinin içinde bulunduğu hâl nedeniyle sıkıntılı olduğunu, onun sakinleşmesi için oturmasını, biraz zaman geçtikten sonra kalkıp gidebileceğini belirtiyor. Şiirde geçen “...” sözü ise göreceli bir sözdür. Çünkü yaşlanmanın kesin çizgilerle belirlenmiş mutlak bir senesi, yaşı yoktur. Herkes kendisinden daha küçük olana göre yaşlıdır. Yaş almak ise zaten her nefes alışverişle, geçen her saniye ile herkesin yaşadığı doğal bir süreçtir. Şair verdiği mesajda karşısındaki kişinin karamsar, çıkmazda, depresyon içinde olduğunu biraz oturması zamana bırakması gerektiğini düşünerek duygularını ümitsizlik, çaresizlik içeren “...” sözü ile değil de “...” sözü ile ifade ederek depresyonda, karamsarlık içinde olan kişiye moral vermek amacıyla söylediğini ifade etmeye çalışmaktadır. ... ise “...” adlı eserinin ... Sayfasında “.....” eserin 52. Sayfasında ise: “..." İfadelerine yer vermiştir.
Dolayısıyla davalı yazar ilk cümlesindeki “...” sözleri ile dünyaya gelen insanoğlu, dünyanın neresinde, hangi aileden doğacağının kararını kendisinin veremediğini, çünkü kendisine bir davet gelmediğini, dünyanın herhangi bir yerinde refah içindeki bir aileden ya da yoksulluk içindeki bir aileden kişinin dünyaya gelebileceğini belirtmektedir.“Oturarak başarıya ulaşan tavukmuş ama yine de o yumurta, kendisi serbest gezince güzel olurmuş”sözleri ile de tavuklar ancak yumurtalarının üzerinde oturarak neslinin devamını sağladığını ve isteklerine ulaştıklarını, kabuk içinde kıpırdayamayan, irade kullanamayan değil, yürüyen özgür olan,dolaşan bir civciv gibi olmanın daha güzel olduğunu belirtmektedir. Yine vallahi bu hayattaki ikilemlerden yoruldum. Sözleriyle dünyevi sıkıntılardan yorulduğunu,“...”Sözleriyle yazar, kendi durumunda olan kişiye yanına gelip oturmasını, acele etmemesi gerektiğini,çözüm odaklı şekilde sorunların üzerine gitmenin daha yararlı olacağını, biraz zaman geçtikten sonra bu sorunların üstesinden gelinebileceğini karşısındaki ile paylaştığı izlenimi vermektedir.
Yani “... istemediğini söylemektedir.
Hatta bu sakinliğin beraber oturup sorunları gidermeye yönelik çalışmanın ilk etkileri olumlu olmuş olmalı ki, daha çayı içmeden karşısındaki ile gönül bağının kurulduğunu, ona gönlünde özel bir yer verdiğini ifade etmektedir. Onun da kendisini beğenmesi için gelip oturmasını biraz daha kalmasını istemektedir.
Bir edebiyat türü olan Şiir “Duygu, çağrışım ve izlenimlerin dizeler halinde dile getirildiği söz sanatıdır.” İnsanlar üzüldüğünde, sevindiğinde, duygulandığı zamanlarda şiir söylemek veya yazmaktadır. Yani duyguların en üst tepe noktasında olduğu durumlarda şiir söylemek yada yazmak için ilham gelmektedir. Raporlarda isabet ile işaret edildiği üzere ; davacı ve davalının eserlerinde kullandığı “...” kelime kökleri aynı olmakla beraber, içerikleri, ifade etmek istedikleri yani vermek istedikleri mesaj aynı değildir. Davacı “nazım” olarak, davalı ise “nesir” olarak; farklı edebi sınıfta birer eser üretmiştir. Dolayısıyla davalının, kullandığı bu dört adet kök kelime davacının eserine de değer katmıştır. Ancak Davacının şiirinin ismi “...”dır. Demek ki şair açısından eser değeri taşımaya lâyık olan kelime, “...” kelimesidir. Davacı tarafından dumanın mor olarak ifade edilmesi kurgunun bunun üzerine inşa edilmesi, “...” sözüne eser niteliği kazandıran güzel bir ifadedir. Fakat Davalı “...” kelimesini kitabında kullanmamıştır. Dolayısıyla davalının işlediği konu, okuyucuya verilen mesaj, edebi türlerden “nesir”(düz yazı) olması, davacının eserinin ise “nazım” (şiir), keza konunun içeriği, her iki şiirin okuyucuya verdiği mesaj, edebiyatın nazım ve nesir gibi iki ayrı alanında özgün eserler olarak yaratılması, Davalının eserinde imâ yolu ile bile davacının şiirinin başlığına, nakarat kısmına yani kimliğine yer vermemiş olması, hayatın olağan akışı içinde davacı ve davalının farklı içerikte eser üretmiş olmaları, somut olayda mali ve manevi hakların ihlal edildiği yönünde bir delil bulunmadığı, fsek kapsamında esinlenmenin serbest olduğu, gözetildiğinde sübut bulmayan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-427,60 TL ilam harcının peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 86,05 TL harcın davacıdan tahsiline,
3-Red edilen maddi tazminat istemi nedeniyle Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 10.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Red edilen manevi tazminat istemi nedeniyle Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 10.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan 100 TL tebligat ve müzekkere masrafı ile 3000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam toplam 3100 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafın yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine,Dair karar taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 02/04/2024

Katip ...
¸

Hakim ...
¸

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim