Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/376

Karar No

2024/237

Karar Tarihi

1 Ekim 2024

T.C.
İSTANBUL
1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/376 Esas
KARAR NO : 2024/237

DAVA : Marka hakkına tecavüz ve haksız rakebetin önlenmesi&tazminat;
DAVA TARİHİ : 06/12/2021
KARAR TARİHİ : 01/10/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka hakkına tecavüz ve haksız rakebetin önlenmesi&tazminat; davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin "..." markasının Türk Patent Kurumu nezdinde ... Sınıf kapsamındaki ürünler için ... tescil numarası ile davacı adına tescilli bir marka olduğunu, davalı taraflardan ... in diğer davalı tarafa ait ... adresli web sitesinde davacı adına tescilli ... markasını izinsiz olarak kullanmakta ve markanın birebir aynısı kullanıp taklit ederek sahte ...ürünleri satmakta olduğunu, müşterilerinden gelen ihbarlar ile tescilli markasının taklit edildiğinden haberdar olan davacının delil elde etmek ve sahte ürünleri incelemek adına www.hepsiburada.com web sitesinde satılan taklit ürünlerden sipariş ederek faturasını temin ettikleri, “21/09/2021” tarihli ... tarafından düzenlenen e-arşiv faturasının HepsiBurada‟dan istenerek alındığı ve bu faturanın delil listelerinde bulunduğunu , davalılardan ... (...)in ürünlerin satış fiyatından (yaklaşık 10 da 1 fiyatına) sahte olduğunu anlayarak satışını yapmaması gerektiği, taraflarınca “21.09.2021” tarihi itibariyle neredeyse her gün yapılan müşteri hizmetleri şikayetlerini de hiçbir şekilde dikkate almadığı ve “6 Aralık 2021” tarihinde dahi halen ... satış linklerinin ... sitesinde yer almakta, ... aramasında da çıkmakta olduğunu,Arabuluculuk sürecine rağmen kullanımın devam ettiğini, tüm bu nedenlerle ; Davalı taraflardan ...' in ... markasını birebir taklit etmek suretiyle satışa sunduğu sahte ürünlerin diğer davalı ... online satış platformu üzerinden satılması ile gerçekleşen, ... Numarası ile tescilli “...” markasına vaki tecavüzün tespitini, durdurulmasını ve önlenmesini, fazlaya dair talep ve sair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL maddi tazminat ile davalı tarafların bu eylemi davacı şirketin ve ... markasının ticari itibarı da zedelediğinden 40.000 TL manevi tazminatın davalılardan tazminine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
SAVUNMA:Davalı ... AŞ cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin davalı şirkete bir e-posta göndererek ... markalı ürünlerin tescilli marka sahibi olduğunu, bu ürünün tek satıcısı olduğunu, davalı müvekkiline ait ilgili internet sitesi ... üzerinden satış yapan diğer davalı ...‟in sahte ... markalı ürünler sattığını ve marka görsellerini kullandığını ve markaya gelen şikayetler neticesinde davalının mağazasını keşfettiğini iddia ettiğini, davacı şirketin şikayeti üzerine yapmış oldukları kontrolde diğer davalı ...’e ait ... adlı mağazadaki ...markası altında listelenmekte olan 6 adet ürün olduğunu ve bunlardan bir kısmının davacının şikayetinden önce sipariş iptaline istinaden otomatik olarak satışa kilitlendiğini tespit ettiğini, kalan ürünlerin ise davacının şikayetine istinaden satıştan kaldırıldığını, dilekçelerinde ürünlerin kilitlenme tarihlerinin yer aldığı, ayrıca yine diğer davalı ...‟in, ... adlı mağazasında sadece 6 adet davacı şirkete ait sahte ürün tespit edildiğini ve dilekçede yer aldığı üzere 6 tanesi için de siteden kaldırılmasına yönelik aksiyon alındığını ...‟e ait ... mağazasında bu 6 ürün dışında farklı bir ürün bulunmadığından ürünlerin tekrar açılmaması için mağazanın kapatıldığını, ...‟e ait ... isimli mağazanın hesabının “03.11.2021” tarihinde askıya alınmış olduğunu, ilgili ekran görüntülerinin de dilekçelerinde yer aldığını, davacı şirketin, davalı şirkete sadece “şikayetvar” sitesi üzerinden gerçekleştirilen şikayeti ilettiği tek bir e-posta bulunduğunu, başkaca bir uyarıda bulunulmadığını ve davalının ilgili e-posta kapsamında hemen aksiyon aldığını, ancak akabinde davacı şirketin davalı şirket ve diğer davalıya karşı işbu davayı ikame etmeden önce arabuluculuk sürecini başlattığını, arabuluculuk görüşmeleri sırasında davacı şirketin belirttikleri ürünlerin satışa kapatıldığını ancak ilgili linklere tıklandığında “ Bu ürün şu anda satılmamaktadır” şeklinde bir ibare ile ürünlerin görsellerinin göründüğünü belirttiğini, bu görsellerin de çıkmaması yönünde gerekli aksiyonların alınmasını istediğini, ancak davalı şirket ile kaldırılmasını istedikleri URL adreslerini paylaşmamış olduklarını, bu sebeple arabuluculuk toplantısının ise “anlaşmama” olarak sonuçlanmış olduğunu ve işbu davanın ikame edilmiş olduğunu, yasal düzenlemeler karşısında yer sağlayıcının yer sağladığı içerikten dolayı bir sorumluluğu bulunmamakla birlikte, yer sağladığı içeriğin hukuka aykırılığından haberdar edilmesine ve söz konusu içeriği yayından kaldırmakla yükümlü olmasına rağmen, yayından kaldırmaması halinde, sorumluluğu doğduğunu, davalı şirket in ise basiretli tacir olarak davacı şirket tarafından bildirilen tüm ihlallere ilişkin kullanımları incelediğini ve ilgili ürünleri satışa kapatmış olduğunu , davanın reddi gerektiğini bildirmişlerdir.
Davalı ... açılan davaya cevap vermemiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmazlık; marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet eyleminin tespiti, durdurulması, önlenmesi, şimdilik 1.000 TL maddi 40.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili taleplerine ilişkindir.
Davanın açılmasını müteakip davacının dava, davalının cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, duruşmada hazır olanlar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, arabuluculuk kurumundan faydalanmak istenilmediğinden tahkikat duruşmasına devam olunmuş, tarafların beyanlarında geçen deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, HMK 184.madde kapsamında hazır olanlardan tahkikat ile ilgili beyanları sorulmuş, HMK 186. madde kapsamında ise karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorulmuştur.
HMK 266. Madde kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişiler ..., ...., ... ve ... tarafından düzenlenen 02/01/2023 tarihli raporda özetle; Davacı adına ... nolu ..mal sınıfında tescilli “...” marka tescilinin bulunduğu,... sitesinde davacı ve davalı kullanımına esas iki markanın karşılaştırılmasında ibarelerin yazı renk ve formatında küçük farklılıklar bulunsa da logonun aynı olduğu, kısaca her iki markanın da kozmetik ürün/mal sınıfında( 03) olduğu, her iki markanın da görsel, anlamsal, fonetik ve bütünsel aynı ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu sonucuna varılmış olduğunu, davacıya ait ...ürünleri Davalı ...Şirketi'ne ait ... alışveriş sitesinde ve ... arama motoru üzerinde dava konusu ürünlere ait fotoğraf görselleri incelenmiş olup, dava konusu ürün ambalajları üzerinde karşılaştırmalı yapılan incelemeler sonucunda; “..., ..., ..., ..., ... , ...” ürün ambalajlarının şekil renk, gramaj olarak benzer olduğunun tespit edilmiş olduğunu, davacıya ait ...ürünlerinin Davalı ... Anonim Şirketi'ne ait ... alışveriş sitesinde şu anda satışının yapılmadığı, ancak ... arama motoru üzerindeki sonuçlardan ulaşılabilen iki adet .. ürününe ait URL adresinin yayında olduğu, ilgili linklere giriş yapıldığında ürünlerin görüntülendiği ancak satışta olmadığı bilgisinin yer aldığı ... web sitesinde görselleri bulunan ancak satışta olmayan ... markalı iki ürüne ait URL adresleri... üzerinde incelendiğinde, bu URLadreslerinin arşivlenmediği, dolayısıyla hangi tarihler arasında ilgili ürünlerin satışta olduğunun bu şekilde tespit edilemeyeceği,Davacı tarafından dosyaya sunulan fatura ve ekran görüntülerine göre ... web sitesinden davacının “21.09.2021” tarihinde satın alma işleminin gerçekleştirildiği, “13 Ekim 2021” tarihinde satın alan kullanıcı olarak ... web sitesi üzerinde ilgili ürünlere yorum yaptığı, ancak hem davalı hem de davacı dilekçelerinde belirtilen şirket yetkilisi tarafından mail yoluyla yapılmış şikayete dair dosya içeriğinde herhangi bir evrak bulunmadığı görüldüğünü, davacı tarafından sunulan delil görselleri ve davalı tarafın cevap dilekçesinde sunulan ekran görüntülerine göre dava konusu ... markalı ürünlerin ... web sitesinde “...” isimli mağaza tarafından satışa sunulduğu, Davalı tarafından “...” isimli mağaza sahibinin “...” olduğunun belirtildiği gibi davacı tarafından dosyaya sunulan ... web sitesinden satın alınan ... markalı ürünlere ait faturada, fatura kesen taraf olarak ...'in yer aldığı, dolayısıyla ilgili ürünlerin ... tarafından satıldığı, ... web sitesinin dava konusu ... markalıların satışında yer sağlayıcı olarak bulunduğunun tespit edilmiş olduğunu, davacı adına TPMK” nda ...no ile ... mal sınıfında tescilli “...” markası ile ...internet sitesinde satışa sunduğu “...markasının da ... mal sınıfında kullandığı, görsel, anlamsal, fonetik ve bütünsel incelemede her iki markanın da AYNI/ ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu, normal tüketici kesiminde ( hatta bilgilenmiş kullanıcı nezdinde de) karıştırılma ( İLTİBAS) durumunun yüksek olduğu ve bu durumun da SMK.m.29 uyarınca marka hakkına tecavüz suçu oluşturacağını bildirmişlerdir.
Aynı heyetin düzenlediği 12/05/2023 tarihli EK raporlarında özetle; Davalı... Şirketi’nin sunmuş satış listesi ile Davacı ...Şirketinin sunmuş olduğu ürünlerin birim fiyatları, ilgili ürünün adet bilgisi olmaması nedeniyle eşleştirilemediğinden diğer davalı ...’in satmış olduğu ürünlerdeki davacının maddi kaybının hesaplanmasının olanaksız olduğu, Kök raporda da belirtildiği üzere, Davalı ...Şirketi’ne ait olan ... web sitesinin dava konusu ... markalı ürünlerin satışında yer sağlayıcı olarak bulunduğunun tespit edildiğini, hukuki durumun takdirinin mahkememize ait olduğunu bildirmişlerdir.
Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 23/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dosyaya sunulan tüm ekran görüntüleri incelendiğinde dava konusu “...” ibareli ürünlerin “...” web sitesinde “...” isimli satıcı tarafından “...” URL adresli mağaza linkinde satışa sunulduğu ve ilgili mağazanın güncel olarak yayında olmadığı, Davacı tarafından dosyaya sunulan fatura ve ekran görüntülerine incelendiğinde “...” web sitesinden “21.09.2021” tarihinde dava konusu “...” ibareli “7” farklı ürünlerin satın alma işleminin gerçekleştirildiği, ürünlere ait faturada, fatura kesen taraf olarak “...” adının yer aldığı, bu veriler ışığında ilgili ürünlerin “...” tarafından satıldığı ve ürünlerin yayınlandığı “...” isimli mağaza sahibinin yine “...” olduğunun belirtildiği, davacıya ait marka olduğu belirtilen “...” ibareli ürünlerinin Davalı ...Şirketi‟ne ait “...” pazaryeri alışveriş sitesinde güncel olarak satışlarının yapılmadığı, ancak ... Arama Motorunda dava konusu olarak belirtilen “... ” kelimesi ile güncel olarak arama yapıldığında 1. Sayfada reklam dışındaki doğal sonuçların 1.ve 2. sırasında davalı tarafa ait (2) adet “...” internet sitesine ait sayfaların çıkmakta olduğu ve arama sonuçlarında çıkmakta olan (2) iki adet “...” ibareli ürünlere ait URL adresinin güncel olarak yayında olduğu, ilgili linklere giriş yapıldığında ürünlerin görsel ve detayların görüntülendiği ancak satışta olmadığı bilgisinin yer aldığı, “Dosyaya davacı tarafça sunulan ve güncel olarak arama motorlarında çıkmakta olan “...” internet web sitesinde görselleri bulunan ancak satışta olmayan ...” ibareli ürünlere ait URL adresleri geçmişe dönük internet Arşiv sistemi üzerinde incelendiğinde, bu URL adreslerinin geçmişe dönük hiç arşivlenmediği, dolayısıyla hangi tarihler arasında ilgili ürünlerin satışta olduğunun net bir şekilde tespit edilemediği mahkeme ara kararında geçen görevlendirme gereğince; içeriğin web arşivleri de incelenerek hangi tarihte kaldırıldığı, davalı ... “yönünden ihlal teşkil eden içerikler, reklam satış... Tam olarak hangi olarak kaldırıldıysa buna ilişkin raporda belirleme yapılmasına, arabuluculuk görüşme tutanağı 11/11/2021 tarihinden sonra davalı ... ihlal teşkil eden içerik kaldırılmış ise tam olarak hangi tarihte kaldırıldığı ..." şeklinde bilirkişi görevlendirmesi üzerine web arşivlerinde arşiv kayıtlarının olmamasından dolayı dosya üzerinde yapılan detaylı incelemeler neticesinde davacının dilekçesinde sunmuş olduğu görsellerin incelendiğini, davalıya ait “..." isimli alışveriş sitesinde davacıya ait olduğu belirtilen “...” ibareli ürünün “...” sayfa linkinde “06.12.2021” tarihinde yayında olduğu, ancak ürünün satın alma butonun olmadığı ve “Değerlendir” butonunun bulunduğu, yani satışta olmadığı, bu veriler ışığında arabuluculuk görüşme tutanağının düzenlendiği ifade edilen “11.11.2021” tarihinden sonra yayında olduğu ve sonrasında kaldırıldığı ve satışa kapatıldığının anlaşıldığı, Davalı “...” web sitesinin dava konusu “...” markalı ürünlerin satışında yer sağlayıcı konumunda olduğu, ancak her ne kadar sitesinden diğer davalı ...'e ait ''..." isimli mağazası “03.11.2021” tarihinde askıya alınmış olduğunu beyan edilmiş ise de, ... Arama Motorunda dava konusu olarak belirtilen “... " kelimesi ile güncel olarak arama yapıldığında 1. Sayfada reklam dışındaki doğal sonuçların 1. ve 2.sırasında davalı tarafa ait (2) adet “...” internet sitesine ait sayfaların çıkmakta olması ve arama sonuçlarında çıkmakta olan (2) iki adet “...” ibareli ürünlere ait URL adresinin güncel olarak yayında olması ancak satışa kapatılmış olması, ilgili linklere giriş yapıldığında ürünlerin görsel ve detaylarının görüntülenmesinden dolayı yer sağlayıcı sorumluluğunu tam anlamıyla yerine getirip getirmediği hususundaki hukuki takdirin mahkemeye ait olduğunu, dolayısıyla Dava konusu ürünlerin arabuluculuk görüşme tutanağının düzenlendiği ifade edilen “11.11.2021” tarihinden sonra yayında bırakılarak güncel olarak yayında olması, ancak “Satışa Kapatılması” hukuki olarak yer sağlayıcı sorumluluğunu tam anlamıyla yerine getirdiği anlamına gelmekte ise davalının yer sağlayıcı sorumluluğunu yerine getirdiği, Fakat hukuki olarak sadece “Satışa Kapatılması" yeterli olmayıp ilgili ürünü tamamen sistemden kaldırması gerektiriyorsa yer sağlayıcı sorumluluğunu tam anlamıyla yerine getirmediği ve eksik ifa etmiş olduğu yönünde görüş ve kanaatlerini bildirdiği anlaşılmıştır.
Toplanan deliller, taraf iddia ve savunmaları, marka tescil belgesi, HMK 266 madde kapsamında dosyada sunulu deliller ile uyumlu, denetim ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişilerin raporları incelendiğinde;
6769 sayılı SMK’nun 29. maddesinin (a) bendi uyarınca, " marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7.madde de belirtilen biçimlerde kullanmak"; (b) bendi uyarınca, "Marka sahibinin izni olmaksızın markayı veya ayırt edilemeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek", fiilleri marka hakkına tecavüz sayılır. Maddenin (a) bendi ile atıf yapılan SMK’nun 7.maddesi ise, marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları düzenlemekte olup, özetle, tescilli bir marka sahibine, "Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:
a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması" yasaklama veya buna izin verme hakkı tanır (6769 s. SMK m. 7/2-a-b).
5651 sayılı yasanın 1-m maddesine göre yer sağlayıcı hizmet ve içerikleri barındıran sistemleri sağlayan veya işleten gerçek veya tüzel kişileri ifade eder. Bu kişiler, başkasına ait içeriği kendi bilgisayar sistemine kaydederek, barındırarak, 3. Kişilerin buna erişimini sağlarlar.
5651 sayılı Kanunun 5(1) maddesine göre: “Yer sağlayıcı, yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir.”
5651 sayılı Kanunun değişik 5(2) maddesine göre ise: “Yer sağlayıcı, yer sağladığı hukuka aykırı içeriği bu Kanunun 8 inci ve 9 uncu maddelerine göre haberdar edilmesi hâlinde yayından çıkarmakla yükümlüdür.” Yer sağlayıcı, yer sağladığı hukuka aykırı içerikten haberdar edilmesi halinde ve teknik olarak imkan bulunduğu ölçüde hukuka aykırı içeriği yayından kaldırmakla yükümlüdür.
5651 s. Kanunun 5(1) maddesi, internet ortamında hizmet ve içerikleri barındıran sistemleri sağlayan veya işleten yer sağlayıcıya, içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlüğü getirmemekte, Kanunun 5(2) maddesi ise, ancak Kanunun 8 inci ve 9 uncu maddelerine göre haberdar edilmesi halinde hukuka aykırı içeriği yayından çıkarma yükümlülüğü getirmektedir.
6563 Sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkındaki Kanun 9. Maddesine göre, (1) Aracı hizmet sağlayıcılar, hizmet sundukları elektronik ortamı kullanan gerçek ve tüzel kişiler tarafından sağlanan içerikleri kontrol etmek, bu içerik ve içeriğe konu mal veya hizmetle ilgili hukuka aykırı bir faaliyetin ya da durumun söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir.
Yüksek 11.HD’nin emsal ... E. - ... K., ...E. - ... K. ve ...E. - ... K. sayılı ilamları ile Yargıtay HGK’nın ... tarih ... sayılı kararında da açıklandığı üzere, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un 5. maddesi ve 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un 9.maddesi ile yer sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcıların, tazminat sorumluluğu açısından, yayınlanan içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırma yükümlülüğü bulunmamaktadır. Ancak marka hakkı sahibi, devam etmekte olan tecavüz ve haksız rekabet eylemleri yönünden, bu eylemlerin tespiti, tecavüzün durdurulması, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması davalarını herkese karşı yöneltebilecektir.
Yüksek mahkemenin yerleşik içtihatlarında ve 6563 sayılı Elektronik Ticaret Kanunu’nda da vurgulandığı üzere, içerik sağlayıcı sıfatı bulunmayan internet yer ve hizmet sağlayıcı kuruluşların tazminat sorumluluğundan bahsedebilmek için, imkan sağladıkları içeriğin hukuka aykırı ve marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunu bilmeleri gerekir. Bunun için de önceden hak sahipleri tarafından uyarılmaları ve hukuka aykırı içeriği makul süre içerisinde kaldırmalarını yer ve hizmet sağlayıcı kuruluşlardan talep etmeleri gerekir.
Tüm bu açıklamalardan sonra somut olaya dönersek; dava konusu “...” ibareli ürünlerin “...” web sitesinde “...” isimli satıcı tarafından “...” URL adresli mağaza linkinde satışa sunulduğu ve ilgili mağazanın güncel olarak yayında olmadığı, Davacı tarafından dosyaya sunulan fatura ve ekran görüntüleri ise bilişim uzmanı ... tarafından incelendiğinde; “...” web sitesinden “21.09.2021” tarihinde dava konusu “...” ibareli “7” farklı ürünlerin satın alma işleminin gerçekleştirildiği, ürünlere ait faturada, fatura kesen taraf olarak “...” adının yer aldığı, ilgili ürünlerin “...” tarafından satıldığı ve ürünlerin yayınlandığı “...” isimli mağaza sahibinin yine “...” olduğunun belirtildiği, “...” ürünlerinin Davalı ...Şirketi‟ne ait “...” pazaryeri alışveriş sitesinde güncel olarak satışlarının yapılmadığı, ancak ... Arama Motorunda dava konusu olarak belirtilen “... ” kelimesi ile güncel olarak arama yapıldığında 1. Sayfada reklam dışındaki doğal sonuçların 1.ve 2. sırasında davalı tarafa ait (2) adet “...” internet sitesine ait sayfaların çıkmakta olduğu ve arama sonuçlarında çıkmakta olan (2) iki adet “...” ibareli ürünlere ait URL adresinin güncel olarak yayında olduğu, ilgili linklere giriş yapıldığında ürünlerin görsel ve detayların görüntülendiği ancak satışta olmadığı bilgisinin yer aldığı, “Dosyaya davacı tarafça sunulan ve güncel olarak arama motorlarında çıkmakta olan “...” internet web sitesinde görselleri bulunan ancak satışta olmayan Formula” ibareli ürünlere ait URL adresleri geçmişe dönük internet Arşiv sistemi üzerinde bilirkişi tarafından incelendiğinde, bu URL adreslerinin geçmişe dönük hiç arşivlenmediği, dolayısıyla hangi tarihler arasında ilgili ürünlerin satışta olduğunun net bir şekilde tespit edilemediği ancak mahkememizce teknik bilirkişinin görevlendirilerek ; içeriğin web arşivleri de incelenerek hangi tarihte kaldırıldığı, davalı ... “yönünden ihlal teşkil eden içerikler, reklam satış... Tam olarak hangi olarak kaldırıldıysa buna ilişkin raporda belirleme yapılması, arabuluculuk görüşme tutanağı 11/11/2021 tarihinden sonra davalı ... ihlal teşkil eden içerik kaldırılmış ise tam olarak hangi tarihte kaldırıldığı ..." yönünde rapor tanzim edilmesi istenilmiş ve son raporda ; davalıya ait “..." isimli alışveriş sitesinde davacıya ait olduğu belirtilen “...” ibareli ürünün “...” sayfa linkinde “06.12.2021” tarihinde yayında olduğu, ancak ürünün satın alma butonun olmadığı ve “Değerlendir” butonunun bulunduğu, yani satışta olmadığı, arabuluculuk görüşme tutanağının düzenlendiği ifade edilen “11.11.2021” tarihinden sonra yayında olduğu ve sonrasında kaldırıldığı ve satışa kapatıldığının anlaşıldığı, Davalı “...” web sitesinin dava konusu “...” markalı ürünlerin satışında yer sağlayıcı konumunda olduğu, ancak her ne kadar sitesinden diğer davalı ...'e ait ''..." isimli mağazası “03.11.2021” tarihinde askıya alınmış olduğunu beyan edilmiş ise de, ... Arama Motorunda dava konusu olarak belirtilen “... " kelimesi ile güncel olarak arama yapıldığında 1. Sayfada reklam dışındaki doğal sonuçların 1. ve 2.sırasında davalı tarafa ait (2) adet “...” internet sitesine ait sayfaların çıkmakta olması ve arama sonuçlarında çıkmakta olan (2) iki adet “...” ibareli ürünlere ait URL adresinin güncel olarak yayında olması ancak satışa kapatılmış olması, ilgili linklere giriş yapıldığında ürünlerin görsel ve detaylarının görüntülenmesinden dolayı yer sağlayıcı sorumlu olduğu, zira bilgilendirmeye rağmen görevini tam anlamıyla yerine g getirmediği zira ürünün salt “Satışa Kapatılması”nın hukuki olarak yer sağlayıcı sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı, ürünü tamamen sistemden kaldırması gerektiği halde davalının basiretli bir tacir gibi davranmayarak ürünü sistemden tamamen kaldırmadığından dolayı marka ihlalinden dolayı diğer davalı ile birlikte sorumlu olduğu anlaşıldığından davanın kabulü ile, Davalıların davacıya ait marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, İhlal nedeniyle somut olaya uygun olarak talep edilen tazminatın da hakkaniyet ilkelerine göre talep edilmiş olması gözetilerek 1000 TL maddi ve 40.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilerek , aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :
1-Davalıların davacıya ait marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine,
2- İhlal nedeniyle 1000 TL maddi ve 40.000 TL manevi tazminat isteminin kabulü ile tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,
3-2.800,71 TL ilam harcının peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 2.100,53 TL eksik harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,
4-Marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet talebi yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 25.500 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Maddi tazminat talebi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 1000 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Manevi tazminat talebi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 25.500 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafın yargılama giderlerinden olan 700,18 TL peşin harç, 59,30 tl başvuru harcı, 1.102,00 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 8.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.861,48 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalıların yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
9-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine,
Dair verilen karar davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, davalılardan gerçek kişi ...’ın yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İSTİNAF YASA yolu açık olmak üzere karar verilip tefhim kılındı, hazır olanlara duruşma zaptından örnek verildi. 01/10/2024

Katip
¸

Hakim
¸

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim