Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/59

Karar No

2026/33

Karar Tarihi

4 Şubat 2026

T.C.
İSTANBUL
1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/59 Esas
KARAR NO : 2026/33

DAVA : Alacak (Fikir Ve Sanat Eseri İle İlgili Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/10/2021
KARAR TARİHİ : 04/02/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Fikir Ve Sanat Eseri İle İlgili Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı taraf vekili 01.10.2021 tarihli dava dilekçesinde; “Davacı müvekkili şirket ile davalı şirket arasında akdedilen "Lisans Satın Alma Sözleşmesi" ile workrunner yazılımı satın alınmış olup, 25/12/2019 tarihli yazılım satın alma sözleşmesi ile yazılımın süreç, modül ve uygulamaları ile ilgili kullanım lisans hakları, garanti şartları, bakım destek hizmetleri ve ek geliştirme hizmetlerine dair usul ve esaslar ile tarafların hak ve yükümlülükleri düzenlendiğini, davaya konu somut olay ve müvekkili şirketin uğramış olduğu zararların daha iyi anlaşılabilmesi adına öncelikle davaya konu Workrunner; şirketlerin yahut bireylerin evraklarının dokümantasyonunun sağlanması, prosedür ve evrak süreçlerin düzenlenmesi, şirket tarafından kullanılacaksa eğer şirket içi koordinasyonun sağlanması adına evrakların elektronik ortamda kayıt alında tutulması ve yetkili kişilerin o evraklar üzerinde değişiklikler yapabilmesini sağlayan yazılım olduğunu, müvekkili şirketin ...A.Ş'nın halihazırda 300'den fazla çalışanı olduğunu, mevcut iş hacmi ve üretimini gerçekleştirdiği ilaç ve tıbbbi cihaz ürünlerinin fazlalığı, ithalat ve ihracat alanında etkin bir şekilde rol alıyor olması nedeniile şirket içi yazışmalarının, dokümantasyon, prosedür ve evrak süreçlerinin düzenlenebilmesi, çalışmalarını düzenli ve sistematik bir şekilde yürütebilmesi, iç koordinasyonunu sağlayabilmesi, şirket arşivinin kayıt altına tutulması ve kurumsal sürecini yürütebilmesi adına "..." satın alınması için davalı şirket ile "lisans satın alma sözleşmesi" imzalandığını, davalı şirket ile müvekkili şirket arasındaki sözleşme uyarınca satın alınan yazılımın verdiği hataların bildirimlerinin düzenli ve sürekli olarak tekrarlanması, yazılımın davalı desteği olmaksızın kullanımının imkansız hale gelmesi, yazılımın kullanımında davacının davalıya bağımlı hale gelmesi, birçok modülde davalı tarafından destek alınmasına rağmen yine de kullanılamıyor olması nedeni ile sözleşmeden ve yazılımdan beklenen hukuki menfaatin ortadan kalktığını, tüm bu hususlara ek olarak yazılım dokümanlarına erişme, dökümana numara verme, düzeltme, silme gibi en basit temel işlemlerin dahi müvekkili şirket kullanıcıları tarafından yerine getirilemeyerek davalının desteği ile yapılması zorunda kalınması halihazırda kullanılamayan yazılımın müvekkili şirket tarafından kullanımının devamını çekilmez hale getirdiğini, müvekkili şirketteki işlerin aksamasına yol açtığını, verimliliğinin düşmesine neden olduğunu, iş bu nedenler ışığında, sözleşmenin müvekkili şirket tarafından haklı nedenler ile derhal feshi zaruretini gerektirdiğini, ... 6. Noterliği'nin... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı şirkete müvekkili şirket ile aralarında akdedilmiş olan Lisans Satın Alma sözleşmesinin feshedildiği ihtar olunduğunu, müvekkili şirketin, davalı şirket ile aralarında akdedilmiş bulunan "Lisans Satın Alma Sözleşmesi" uyarınca bir yazılım satın almış olup davalı şirket tarafından sözleşme ile taahhüt edilmiş olan edimler gereği gibi ifa edilmediğinden sözleşmenin müvekkili şirket tarafından haklı nedenle feshedildiğini, her ne kadar davalı şirket tarafından sözleşme ile taahhüt edilmiş olan edimler yerine getirilmemiş olsa da, müvekkili şirket tarafından sözleşme ile taahhüt edilmiş olan edim olan sözleşme bedelini ödemesi yapıldığını, müvekkili şirketin, sözleşmenin tarafı olarak üzerine düşen edimi ifa etmiş olduğundan ve bununla birlikte yeni yazılım firmaları ile görüşülmesi ve teklif alınması zorunluluğu hasıl olduğundan; müvvekkili şirketin söz konusu sözleşmenin feshi nedeni ile hem maddi hem de manevi zarara uğradığı açık olduğunu, davalı şirket, 25/12/2019 tarihli sözleşme ile taahhüt etmiş bulunduğu uygulama ve modüllerden yalnızca insan kaynakları modülünün kurulumu test ortamında gerçekleştirilmiş ancak canlı ortamda kurulumu gerçekleştirilmemiş olup, geriye kalan modüllerin kurulumu ise ne test ortamında ne de canlı ortamda gerçekleştirildiğini, dolayısıyla davalı, dava konusu sözleşme ile yükümlendiği edimlerin büyük bölümünü hiç ifa etmediğini, müvekkili şirket tarafından eksikliklerin giderilmesi talep edildiğinde ise davalı şirket tarafından her bir talep ayrı ayrı geliştirme olarak değerlendirildiğini, ayrıca her bir geliştirme için de ayrıca ödeme talep edildiğini, davalının söz konusu sürekli geliştirme adı altında ek ücret talep etmesi, yazılımın kurulumunun davalının kusuru ile özellikle yapılmamış olduğunu ve kötü niyetli olarak hareket ettiğini gösterdiğini beyan etmiş, davalı aleyhine fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, davalıya ödenen ancak kurulumu yapılmayan modüllerin toplam tutarı olan 91.000 Tl + KDV sözleşme bedelinin iadesine, davalı aleyhine fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili şirket tarafından ödemesi yapılan ve davalı tarafından kurulumu gerçekleşen modüllerin ayıplı olması sebebiyle sözleşme feshedilmiş olduğundan sözleşmenin feshi nedeni ile uğranılan zarar göz önüne alınarak 10.000 TL müspet zararın da davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin haksız ve hukuka aykırı fiilleri ile iş bu davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan alınarak davacı müvekkil şirkete verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.” denilmiştir.
SAVUNMA; Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Davalı taraf vekili 04.11.2021 cevap dilekçesinde; “İki tüzel kişi arasında akdedilen sözleşmede yetkili mahkemenin İstabul Mahkemeleri olarak belirlendiğinden iş bu davada mahkemenin yetkisiz olduğunu, davacı nezdinde gerçekleşen çalışan sirkülasyonu ve yönetimsel problemler nedeniyle müvekkili şirket mutabık kalınandan daha fazla emek ve mesai harcamışsa da müvekkili şirkete dönüşlerin yapılmaması, sürecin her defasında başka kişilerle ilerletilmeye çalışılması nedeniyle anılan işin tam anlamıyla teslim edilmediğini, müvekkili şirkete gerektiği gibi çalışma imkanı sağlayamayan davacının kusurlu olduğunu, davacı, 24 ay süreli sözleşme boyunca hizmet alamadığını iddia etmişse de faturaları iade etmeyen, ayıp ihbar sürelerine riayet etmeyen bir tacirin sözleşmenin bitimine 6 ay kala bedel iadesi talep etmesisinin iyi niyetle bağdaşmadığını, davacının talebi gibi hem sözleşmeden vazgeçme hem de müspet zararın tazminin talep edilmesi çelişkili olup usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle iş bu davanın reddi gerektiğini, davacı ile müvekkili şirket arasında karşılıklı borç doğuran sözleşme akdedildiğini, müvekkili şirketin temel borcu Workrunner yazılımı üzerinden satın alınan sürecin modül ve uygulamaları ile ilgili kullanım lisans hakları, garanti şartları, bakım destek hizmetleri ve ek geliştirme hizmetlerine dair usul ve esasların sağlanması iken; davacının borcu ise karşı edim olarak fatura tarihinden itibaren 15 gün içinde para borcunu ifa etmesi olduğunu, müvekkili şirket tarafından sözleşme kapsamında yer alan tüm modüller davacının test ortamında kurulduğunu, davacı tarafından iddia olunan ve müvekkili şirketin edimini eksik ifa ettiği ve gereği gibi ifa etmediği iddiasının afaki olduğunu, davacının sözleşmeden dönme talebi kötü niyetli olup somut olay açısından mümkün olmadığını, tarafların ticari defterleri incelendiğinde de görüleceği üzere ilk 3 ay sonrasında davacı 15 günlük ödeme vadesine karşılık ödemelerini 45-60 günlük süreler ile gerçekleştirmeye başladığını ancak müvekkili şirket iyi niyet ve sözleşmeyi devam ettirme iradesi gereğince ticari temerrüt faizi talep etmediğini, sonrasında ise 05.10.2019 tarihinde davacının talep ettiği ek geliştirmeler paketi de mutabık kalınarak faturalandırılmış ve geliştirmeler de 2 aylık gecikme sonucunda 10.01.2020 tarihinde ödendiğini, davacı tarafından sözleşmenin feshinde usule aykırı davranıldığını, davacı tarafından sözleşmenin feshi bildirimini içeren ... 6. Noterliği ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile müvekkili şirkete keşide edildiğini, taraflar arasında feshin geçerliliği için öncelikle borcun yerine getirilmesi talebine dayanan yazılı bildirimde bulunma ön koşuluna ve işbu yükümlülüklerin yerine getirilebilmesi için karşı tarafa 15 günlük süre tanınacağı hüküm altına alındığını, ancak davacı tarafından sözleşmenin feshinden önce müvekkili şirkete herhangi bir yazılı bildirimde bulunarak yükümlülüklerini yerine getirmesi için süre verilmediğini beyan etmiş, davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine, yetkili mahkeme tarafından davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.” denilmiştir.
Dosya kapsamı itibari ile sunulu deliller dosya kapsamına alınmış, alanında uzman bilirkişilerden kök ve ek raporlar alınmak suretiyle, tanzim olan raporlar taraflara tebliğ edilmiş, rapora ve esasa yönelik beyan ve itirazlar dosya arasına alınmıştır.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmalığın; Davanın, taraflar arasında akdolunan lisans sözleşmesi kapsamında sözleşme bedelinin iadesi ile müsbet zararın tazminine ilişkin olduğu tespit edildi.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, dosya kapsamına alınan bilirkişi raporları ile de usul ve yasaya uygun olarak tespit edildiği üzere; Davacı, her ne kadar lisans kullanımı sırasında 124 hata aldığını ve bunları davalı Şirkete bildirdiğini iddia etmiş ise de, yapılan bilirkişi incelemelerden net bir şekilde görüleceği üzere, bu hata mesajlarının yazılımsal veya modüllerle ilgili değil sadece lisans kullanımıyla ilgili olduğunun usul ve yasaya uygun bilirkişi kök ve ek raporları ile tespit edildiği, tarafların 2021 yılı ticari defter ve belgelerinin sahipleri lehine delil teşkil edeceği, taraflar arasında 25.12.2019 tarihinde imzalanan ödeme planına göre davalı tarafından aylık 7.000,00 TL + KDV toplam 8.260,00 TL olarak düzenlenen faturalara davacı tarafından ödemelerin yapılmış ve bu noktada taraflar arasında bir husumet olmadığı, Davacı kayıtlarında davalıya ait izlenen hesabıncari hesap hareketlerinde davalı tarafından düzenlenen en son faturanın 01/03/2021 tarihli ... numaralı fatura ile kayıtlarda yer aldığı ve bu faturanın davacı tarafından 09.04.2021 tarihli ödendiği, Aynı şekilde davalı kayıtlarında da davacıya ait cari hesap ekstresinde, davalı tarafından düzenlenen en son faturanın 01/03/2021tarihli fatura olduğu davacı tarafın 09.04.2021 tarihli ödemesinden sonra davalı kayıtlarında davacının takip edilen hesabın bakiyesinin sıfırlandığı görülmüş olup taraf ticari defter ve belgelerinde tarafların sıfır bakiye ile karşılıklı mutabık oldukları, yukarıda anılı sebepler nazara alındığında davacının fesih için haklı bir sebebi olmadığı gibi Davacı tarafın sözleşmede geçen 15 günlük süreye uymadan ve haklı nedenlere dayanmadan sözleşmeyi feshettiği, lisans alan davacının, bu şartlara uymadan sözleşmeyi feshettiği için haksız fesihte bulunmuş olduğu, bu nedenle de ödemiş olduğu lisans bedelini talep etmesinin yerinde olmadığı, Müspet zarara ilişkin olarak ise davacının yalnızca başka firmalarla görüşüldüğü ve daha yüksek ücret ödenmesi gerekeceğine ilişkin beyanda bulunduğu ancak müspet zararı ispatlayıcı delil sunulmadığı gibi feshin de esasen haklı sebeplere dayanmaması sebebi ile müspet zararının da doğmadığı, alınan bilirkişi raporunun yerinde tespit ve değerlendirmeler içerdiği, alınan ek rapor ile de itirazların kalem kalem denetime elverişli olacak şekilde değerlendirmesinin de yapıldığı görülmekle ispattan yoksun davanın reddi yönünde aşağıdaki gibi karar verilmiştir.
HÜKÜM:
1-Açılan davanın reddine
2-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 2.004,56 TL peşin harca mahsubu ile fazla yatırılan 1.272,56 TL karar ve ilam harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacı yana iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yapılan 2.585,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden toplam dava değeri üzerinden hesaplanan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
6-Arta kalan gider ve delil avansının kararın kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine,
Dair karar taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 04/02/2026

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim