Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/219
2026/28
4 Şubat 2026
T.C.
İSTANBUL
1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/219 Esas
KARAR NO : 2026/28
DAVA : Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini, Tazminat (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/11/2024
KARAR TARİHİ : 04/02/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini, Tazminat (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ulusal ve uluslararası tüm otoriteler tarafından sinemamızın çehresini değiştirdiği kabul edilen, sadece oyunculuğu ile değil karakteriyle de sinemamıza ismini altın harflerle yazdıran, onyıllar içinde aldığı sayısız ödülden de görüleceği üzere başlı başına sanatımızın bir mirası haline gelmiş olan müvekkilleri ..., ... döneminde imza attığı bu yapımların çoğu bakımından, o dönem var olmayan haklarını doğal olarak devretmediğini, hatta çoğu yapımda yazılı bir sözleşme dahi akdetmediğini, Buna rağmen, müvekkillerinin ismiyle ve performansıyla ünlenen bu yapımlar, on yıllardır çeşitli suretlerde, müvekkillerinin izni olmaksızın kullanıldığını; müvekkilleri ise bu kullanımlardan en ufak karşılık elde edemediğini, Yeşilçam döneminde icracı sanatçı olarak sinema yapımlarında rol alan oyuncular bakımından, FSEK m. 51 hükmünün kıyasen uygulanması sonucunda, HENÜZ MEVCUT OLMAYAN HAKLARIN, O DÖNEM YAPILAN BİR SÖZLEŞMEYLE DEVREDİLMİŞ OLAMAYACAĞI, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun, ...Esas,...Karar sayılı ve 01.12.2022 tarihli ilamıyla [EK-1, (Buradan itibaren "YHGK-...")] sabit hale geldiğini, Haliyle, 21.2.2001 tarihinde FSEK m. 80 hükmü altında icracı sanatçılara tanınan haklar ve anılan içtihat uyarınca, Yeşilçam filmlerine ilişkin olarak, yapımcılar veya iyi niyetli olup olmadıklarına bakılmaksızın üçüncü kişiler (FSEK m. 54/1) tarafından, İCRACI SANATÇININ KOMŞU HAKLARI BAĞLAMINDA BU MADDENİN YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNDEN SONRA GEREKLİ İZİNLERİ ALINMADAN (FSEK m. 80/I-1-A, B) YAPILAN UMUMA İLETME, ERİŞİME AÇMA, ÇOĞALTMA VE GENEL İTİBARIYLA YAYMA FAALİYETLERİ, İCRACI SANATÇININ MALİ HAKLARINA AYKIRILIK TEŞKİL ETTİĞİNİ, Müvekkilleri ... bakımından yapılan araştırmalar ışığında, müvekkillerinin başrol olarak yer aldığı ve “... ” olarak tanınan birçok yapım bakımından, davalı yan ile müvekkilleri arasında akdedilmiş bir sözleşme bulunmadığı bulunamayacağı, bir sözleşmenin varlığı öne sürülse dahi davalı yanın gelir elde ettiği mevcut yayma biçimlerinin (..., ..., ..., TV kanalları vb…) anılan dönemde ilgili teknolojilerin mevcut olmamasından ve sözleşmelerin yalnızca sinema salonlarında gösterime ilişkin olmasından ötürü ilgili sözleşmelerde FSEK m. 52 hükmünün gereği gibi anılmış olamayacağı, münhasır bir sözleşmeden bağımsız olarak, müvekkillerinden icracı sanatçı sıfatıyla bu kullanımların gerçekleştirilmesi için 21.02.2001 tarihinden sonra bu kullanımlara ilişkin yeni komşu hakları doğrultusunda alınmış olması gereken izinlerin alınmadığı ortaya çıktığını, Bunlar ışığında, sinema salonlarında gösterimleri sonlanmış olmasına rağmen, bu yeni teknolojilere dayanan yayma yöntemleri üzerinden üzerinden davalı yanca ciddi gelirler elde edilmiş, anılan kullanımlardaki hukuka aykırılığın tespiti için işbu davanın açılması gereği doğduğunu, Bu bağlamda, şekli şartlardan kaynaklanan hukuka aykırılıkların yanında, hakkaniyete ciddi ölçüde aykırı bir ekonomik eşitsizlik mevcut olduğunu, Eserlerde büyük rol sahibi olan müvekkilleri, 70 yıl boyunca hakları yapımcıda kalacak olan icralarından, bizzat bu esere ruh ve mana yönünden derinlik katan bir başrol oyuncusu olmasına rağmen, en ufak gelir elde edemediğini, Müvekkillerinin izni olmaksızın icralarının, Veri saklama ortamlarında (... vb...) çoğaltılarak bu kopyaların satılması suretiyle, ..., ... ve benzeri platformlarda bütün olarak veya kısa kesitler halinde erişime açılarak milyonlarca görüntülenme ve reklam gösterimiyle, Telli ve telsiz yayınlar aracılığıyla sürekli olarak umuma iletimiyle, 2001 tarihinden sonra dahi olağanüstü gelirler elde edilmiş, müvekkilleri hakkında sözleşme dahi yapmadığı bu mütemadi kullanımlardan en ufak gelir elde edemediğini, Mahkemenizin ve bilirkişi heyetinin gözetmesinin ve yararlanmasının önem arz ettiği hususlar olarak, EK2 listesinde yer alan yapımlar bakımından Kültür Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak; Bu yapımların VERİ DEPOLAMA FORMATLARI (CD/DVD/BLU-RAY VB...) İLE ÇOĞALTIMINA, çoğaltılmış kopyalar için çıkarılmış bandrol adedine, bu bandrollerin hangi tüzel kişi namına çıkarıldığı ve davalı tarafından çıkarılıp çıkarılmadığı başta olmak üzere her türlü bandrol bilgisine, Bahse konu yapımların davalının veya hangi yapım şirketinin uhdesinde bulunduklarının bilgisine başvurulması gerektiğini, Davalının kullanmasının hukuka aykırı olduğunun tespiti istenen yapımlar, EK-2 listesindeki yapımların tamamı olup (zira dönemin yapım şirketleri, zaman zaman bu yapımları birbirlerine devretmektedir), toplanacak deliller ışığında davalının bu eserlerden hangilerini kullandığı kesin bir şekilde ortaya çıkacağını, Bununla birlikte mevcut aşamada, asgari düzeyde, davalı tarafından izinsiz biçimde DİJİTAL ORTAMDA ERİŞİME AÇILDIĞI EK-4 suretindeki delillerle kesin hale gelen yapımların (EK-2 numaralı listede bu yapımlar özel olarak belirtilmiştir) her türlü kullanımının hukuka aykırılığının tespiti gerektiğini, İlgili yapımların TELLİ VE TELSİZ (KABLOLU VEYA KABLOSUZ) ARAÇLARLA, ÖZELLİKLE TELEVİZYON KANALLARI SURETİNDE UMUMA İLETİMİ amacıyla davalı tarafından tasarrufta bulunulmuşsa; örneğin bir üçüncü kişi lehine müvekkillerinin dava konusu icralarını içeren yapımlar yönünden lisanslama yapıldığını, kullanım ruhsatı verilmiş veya benzeri bir muvafakat gösterilmişse, bu tasarruflar da hukuka aykırı olacağından, bunların da ayrıca tespiti gerektiğini, Zira ilgili yapımlar, en çok televizyon kanalları üzerinden yayınlandığını ve bu yönde davalıyı sorumlu kılan hukuka aykırı tasarrufların mevcut olduğunun tespiti için öncelikle; Genel itibarla davalı yanın her türlü ticari kaydının (defter kayıtları, banka dökümleri vb...) incelenerek, telli ve telsiz umuma iletim/erişime açma faaliyeti gösteren aşağıdaki şirketler ile davalı arasındaki transfer hareketlerinin de ortaya konulması, davalıların yakın tarihli hiçbir yapıma imza atmadıkları da gözetilerek müvekkillerinin icracı sanatçısı olduğu 1995 yılı öncesi yapımlardan gelir elde edip etmediklerinin tespiti gerektiğini, ... Şirketi (...), MERSİS:... ... Şirketi (...), ...Şirketi (...), ...Tic. A.Ş (... TV),...Anonim Şirketi (... TV/... TV), ...Şirketi (... ), ... Şirketi (...), ... Şirketi (...), ... Şirketi (...),...Şirketi (...), ... Şirketi (...), ...Şirketi (...), ..., ... Şirketi (...), ... A.Ş. (...), ... Şirketi (...), ... Aynı zamanda ilgili şirketlere müzekkere yazılarak, uydu (..., ..., yeniden dağıtım vb...) üzerinden telsiz veya ... gibi vasıtalar üzerinden kablolu/telli yayınlar da dahil olmak üzere, bünyelerindeki televizyon kanalları dahil her türlü yayın vasıtasını kullanmak suretiyle EK-2 listesindeki sinematografik eserlere dair gerçekleştirdikleri yayın faaliyetlerinin; davalının lisanslamasına, kullanım ruhsatı tanımasına veya benzeri bir muvafakat tanımasına dayalı olarak gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin sorularak, bu konudaki her türlü sözleşme ve belgenin ibrazı ile yine, bir edim karşılığı söz konusu olmuşsa bunlara dair dökümün istenilmesi gerektiğini, Yine, genel itibarla davalı yanın her türlü ticari kaydının (defter kayıtları, banka dökümleri vb...) incelenmesi sonucunda, ... ve sair dijital platformlardan dijital erişime açma faaliyetleri dolayısıyla gelir elde ettiğinin, yabancı menşeli dijital platformlardan gelen transferler üzerinden tespiti gerektiğini, Genel itibarla, bahse konu yapımlardan gelir elde edildiğini gösterir her türlü ticari faaliyetin dosya kapsamına alınması gerektiğini, ÖZETLE; Müvekkilleri ...’ın icracı sanatçı ve başrol olduğu birçok yapımın ve bu yapımlardan elde edilen kesitlerin, komşu haklara dair yasal düzenlemenin vazedilmesinden sonra çeşitli internet veya televizyon mecraları başta olmak üzere, ...gibi formatlarda çoğaltım sureti dahil olmak üzere yayınlandığı, çoğaltıldığı, satıldığı, umuma arz edildiği, erişime açıldığı ve davalı yanca bu doğrultuda çok ciddi gelirler elde edildiğinin tespit edildiğini, Müvekkilleri davalı yan arasında anılan yapımlarla ilgili olarak yazılı bir sözleşme bulunmadığından, var olduğu öne sürülse dahi müvekkillerinin ileride ortaya çıkmış komşu haklarının bu sözleşmenin yapıldığı tarihte devredilmiş olması mümkün olmadığından, ayrıca TBK m. 19 kapsamında gerçek iradenin gözetilmesi bakımından bugün elde edilen gelir biçimlerini kapsayamayacak olmasından ve dahi hakkaniyet ile genel ahlaka aykırılıkla hükümsüz olacağından, Dolayısıyla komşu haklara dair yasal düzenlemenin vazedilmesinden sonra müvekkillerinin bu hakları bakımından icracı sanatçı sıfatıyla vermiş olması gereken izinler alınmadan yapılan kullanımların hukuka aykırı olduğundan, Ortaya çıkan hak ihlalleri, işbu davanın açılması gereğini ve anılan kullanım biçimlerinin her birinin hukuka aykırı olduğunun tespit edilmesi gereğini doğurduğunu, Yukarıda açıklanan nedenlerle ve tecavüzün men'ine, ref'ine, maddi ve manevi tazminata, iadeye, FSEK m. 71 bağlamında cezai süreçlere başvurulmasına, vekaletsiz iş görme hükümlerine ve her türlü fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla; öncelikle DAVANIN KABULÜNE, Müvekkillerinin EK-2 suretinde yer alan icralarının içerildiği yapımların, komşu hakların devredildiği bir sözleşmenin yokluğundan yahut varsa dahi bu sözleşmenin geçersizliğinden ötürü herhangi bir surette davalı yanca kullanılmasının HUKUKA AYKIRILIĞININ TESPİTİNE, Müvekkillerinin EK-2 suretinde yer alan icralarının içerildiği yapımların, komşu hakların devredildiği bir sözleşmenin yokluğundan yahut varsa dahi bu sözleşmenin geçersizliğinden ötürü herhangi bir surette davalı yanca kullanılmasının REF'İNE VE MENİNE, Müvekkillerinin icracı sanatçısı olduğu eser işletim belgelerinden görülebilen yapımlardan, davalının uhdesinde veya tasarruf yetkisinde bulunanların, bunların üçüncü kişilere devrinin, ruhsat/lisanslanmasının ve tasarruf mahiyetinde sair biçimlerde kullandırılmasının TEDBİREN DURDURULMASINA VE ÖNLENMESİNİ talep ve beyan ettikleri görülmüştür.
SAVUNMA; Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Husumet itirazında bulunduklarını, Davadaki husumetin müvekkilleri şirkete yönlendirilemeyeceği açık olduğundan davanın husumet itirazları nedeniyle dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, Davacının müvekkilleri şirket yönünden aleyhe olan beyanlarını asla kabul etmediklerini, Davacı/Oyuncu ile ...isimli sinema filmine dair dava dışı ...Ltd.Şti arasında 22.05.2000 tarihli yazılı sözleşme akdedildiğini, Bu sözleşme kapsamında sözleşmenin ikinci sayfası 5-Mali ve Fikri Haklar Başlıklı maddeye göre ," Eserin tek sahibi yapımcıdır.Yapımcı eserin yurtiçi ve yurtdışı pazarlaması ile sinema tv özel gösterimler ve resmi kurum ve kuruluşlar ile festivaller nezdinde gerek pazarlama ve gerekse gösterim izni verme konusunda tek yetkili de yapımcıdır.Oyuncu film üzerindeki bütün haklarını yapımcıya devretmiştir. Yapımcı,eserin dizi film kitap video klip kısa veya uzun metrajlı sinema filmi,Dvd,VCD,VHS kaset,film müziklerinin çeşitli ses dağıtıcı malzemelerle (kaset veya Cd gibiR) çoğaltılması ,pazarlanması ve sesli sessiz tüm formatlarda(...yoluyla),yan eserler de de sonsuz kadar hak sahibidir.Yapımcı bu hakların bir kısmını veya tamamını dilediği bedel ile ve dilediği kişi veya kuruluşlara devir edebilir." hükümlerinin yer aldığını, Dolayısıyla davacının iddialarının ne derece mesnetsiz ve gerçek dışı olduğunu, Ayrıca haricen haberdar oldukları kadarıyla Davacı ...'ın Dava Dışı ... Ltd.Şti ile aralarında akdedilen 22.05.2000 tarihli sözleşme gereğince rol almış olduğu...isimli uzun metrajlı sinema filmindeki oyunculuk görevi nedeni ile ... olan ücret ve prim alacaklarını tamamının tarafına ödendiği, taraflar arasındaki 22.05.2020 tarihli sözleşme ile ilgili olarak da ücret,ek ödeme,cezai,şart vs hiçbir nam altında ve hiçbir alacağının kalmadığını bu sözleşme nedeni ile gayrikabili rücu olmak üzere ve tamamen ibra ettiğine dair ibraname imzaladığını, Davacı tarafın iddialarının tamamen soyut ve hiçbir somut bilgi ve belge sunulmadan açılan bir dava olduğunu, iş bu davadaki husumetin müvekkilleri şirkete yöneltilemeyeceğini, Kaldı ki ... ve Tanıtım Hiz.San.Tic.Ltd.Şti ne de filmin mali ve fikri haklarının davacı tarafça devredildiğinin de açıkça bariz olduğunu, ..Tic.Ltd.Şti tarafından mali ve fikri hakları sözleşme ile davacı tarafından devredilmesi sebebiyle de sözleşmede açıkça belirtildiği üzere yapımcı bu hakların bir kısmını veya tamamını dilediği bedel ile ve dilediği kişi veya kuruluşlara devir edebilir hükmü yer aldığını, Davacının iddialarını kabul etmemekle birlikte talepleri de zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı iddiasında bulunduklarını, Dolayısıyla müvekkilleri şirket hakkındaki haksız ve mesnetsiz hukuka aykırı olarak açılan davanın reddi gerektiğini, Davacının açmış olduğu davanın öncelikle husumet nedeniyle reddi'ne, Davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep ve beyan ettikleri görülmüştür.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmalığın; Davanın, davacının mali hakları devredilmemiş bazı icralarını çoğaltan, çoğaltılmış nüshalarını yayan, umuma ileten, erişime açan, başka şirketlere devrettiği iddia olunan davalının, söz konusu faaliyetleri kapsamında ortaya çıkan hukuka aykırılığın tespiti, kullanımların ref'i ve meni şirketin uhdesindeki yapımların başka şirketlere devrinin tedbiren önlenmesine ilişkin olduğu tespit edildi.
Tüm dosya içeriği incelendiğinde; dosya kapsamına alınan cevabi yazılar, bilirkişi raporu ve eser kayıt belgeleri incelendiğinde, davacı yanca iddia olunun eylemlerin davalı tarafından gerçekleştiğine ilişkin herhangi bir delil olmadığı, davalı tarafın da davanın başından bu yana husumetin yanlış gösterildiği noktasında beyanlarının bulunduğu, yapılan incelemede Bakanlık nezdinde gönderilen cevabi yazıda dava konusu eser yönünden yapımcının dava dışı şirket olarak gözüktüğü, davalı yanca sunulan sözleşmede de dava konusu eser yönünden ...Tic.Ltd.Şti ile sözleşmenin yapıldığı ve yine dosya kapsamına alınan ... tarafından gönderilen cevabi yazıda da dava konusu eser yönünden lisans sözleşmesinin ...Ltd.Şti ile yapıldığı, tüm bu hususlar nazara alındığında davalı yanın davacı yanca iddia olunan eylemleri gerçekleştirdiği noktasında hiçbir delil olmadığı gibi aksine bahse konu eylemlerin yukarıda bilgileri yer alan dava dışı şirket tarafından yapıldığının anlaşıldığı, nitekim davacı tarafça dosyaya sunulan taraf değişikliği talebini ihtiva eden beyan dilekçesinde de davacı yan davalının düzeltilerek ...Şti. Olarak değiştirilmesini talep etmiş olup, esasen bahsi geçen talebin de husumetin davalıya değil bahsi geçen dava dışı şirkete yöneltilmesi gerektiği hususunun davacı tarafça da zımnen kabulü mahiyetinde olduğu mahkememizce değerlendirilmiştir.
Davacı taraf her ne kadar aşamalardaki beyanlarında davalı ile bahsi geçen dava dışı şirketin bağlantılı olduğunu iddia etmiş ise de, sunulu kayıtlar incelendiğinde davalı ile dava dışı şirket arasında organik bağın mevcut olduğu, bu hususta niza bulunmadığı ancak dava dışı şirketin davalı ile bağlantılı olması husumetin davalıya yönlendirilmesi için yeteli bir sebep olmadığı, bağlantılı dahi olsa iki şirketin ayrı şirketler olduğu, iddia olunan eylemlerin hangi şirket tarafından gerçekleştiriliyor ise o şirkete davanın yöneltilmesi gerektiği, nitekim mahkememiz nezdinde ... esasında kayıtlı yakın zamanda karara bağlanan başka bir dava dosyasında, dosyanın davacısı tarafından aynı iddialarda bulunulmuş ancak mahkememizce yukarıda belirtili gerekçeler ışığında davacı yanın talebi uygun bulunmamış, verilen karar derecattan geçerek kesinleşmiş olup, ilgili gerekçeli karar kısmı incelendiğinde;
"Bir an için davacı vekilinin beyan ettiği gibi davalı şirketin ve sözleşmede bahsi geçen dava dışı şirketin(...) aynı grubun şirketleri olduğu varsayılsa dahi, her bir şirketin ayrı bağımsız kişiliği bulunmakta olup, sözleşmeyi davalı ile aynı unvana sahip olsa da farklı uyruğa haiz başka bir şirket imzalamış olup, aralarındaki bağlantıya dair herhangi bir açıklama iddia yer almayıp ve yine davalı şirket ile dava dışı şirketlerin uyrukları farklı olduğu dosya kapsamında anlaşılmakla birlikte bir an için davalı ile sözleşmede imzası bulunan şirketin bağlantılı olduğu varsayımında dahi sözleşmede imzası bulunan şirketin bağımsız ayrı bir tüzel kişiliği olan şirket olması sebebiyle husumetin her halükarda sözleşmede ismi yer alan şirkete yöneltilmesi gerektiği ancak davacı vekili 04/03/2024 tarihli dilekçesi ile kendi iradesi ile bilerek davalı şirkete davasını yönelttiğini açıklaması sebebiyle somut olayda HMK 124. Maddesi kapsamında düzenlenen taraf değişikliği gerekçeleri olan maddi hata ve tarafın yanlış gösterilmesinin kabul edilebilir yanılgı kapsamında olduğuna ilişkin sebeplerin de var olmadığı iş bu sebeple davacı vekiline sözleşmede imzası bulunan davalıya husumet yöneltip davaya dahil etmesi için süre verilmemiş, anılı sebeplerle bahsi geçen şirket yönünden de davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir." şeklinde olup, ilgili karara ilişkin olarak İstanbul Bam 44. Hukuk Dairesi ... Esas, ...Karar sayılı ilamı ile kararın tasdiklendiği ve sonrasında Yargıtay incelemesinden de geçerek kararın kesinleştiği, bu durumda davalı şirket ile dava dışı şirketin bağlantılı şirketler olduğu varsayımında dahi bahse konu eylemlerin davalı şirket tarafından değil sözleşme ile hakları devralan aynı zamanda yukarıda bilgileri yer alan dava dışı şirket tarafından gerçekleştirildiğinden , husumetin dava dışı şirkete yöneltilmesi gerekeceği, bu durumda davalı yanın sorumlu kılınmasına imkan tanıyacak eylemlerinin saptanmaması hasebiyle davanın reddini karar verilmiştir.
Davacı vekili her ne kadar 02/02/2026 tarihli talep dilekçesi ile HMK 124/4 maddesi gereği taraf değişikliği talebinde bulunarak davalı tarafın düzeltilerek ... TİC. LTD. ŞTİ'nin davalı olarak eklenmesini talep etmiş ise de;
Hukuk Muhakemeleri Kanunu MADDE 124 4. Fıkra uyarınca " Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir.
HMK 124. Maddenin somut olaya tatbiki için tarafın yanlış gösterilmesinde kabul edilebilir bir yanılgı bulunması gerektiği, ancak somut olay incelendiğinde davacı yanın ikame ettiği davasında tarafın yanlış gösterilmesinin kabul edilebilir yanılgıya dayanmadığı, nitekim davalı şirket ile yukarıda bahsi geçen dava dışı şirketin farklı şirketler olduğu davacı yanca da bilindiği, bilinmese dahi basit bir araştırma ile öğrenilebilecek mahiyette olduğu, nitekim davacı yan 03/12/2025 tarihinde sunduğu rapora karşı beyan dilekçesi ile davalı ile dava dışı şirketin ortaklarının aynı olduğunu, hatta dava dışı şirketin tasfiye halinde olduğunu beyan etmiş ekinde de ticaret sicil kayıtları sunmuş olup, bu durumunda dava dışı şirketin varlığının davacı yanca bilindiğinin göstergesi olduğu, yukarıda da açıklandığı üzere davalı şirket ile dava dışı şirketin ortaklarının ve faaliyetinin aynı olmasının dava dışı şirket tarafından gerçekleşen eylemler sebebi ile husumetin dava dışı şirket yerine davalıya yöneltilmesini hukuken doğru kılmadığı gibi dava dışı şirketin tasfiye halinde olması durumu da husumetin davalıya yönlendirilmesi için de geçerli bir sebep olmadığı zira tasfiye halinde olan şirketlere de davanın açılmasının mümkün olduğu, anılı sebeplerle davacı yanın HMK 124 kapsamında talebinin uygun olmadığı gibi bir diğer husus davalı yan aşamalarda süreklilik arz edecek şekilde husumetin yanlış kişiye yapıldığını beyan etmiş ancak davacı yan 03/12/2025 tarihindeki beyan dilekçesinin verildiği tarihe kadar bu konuda dava dışı şirketin davaya dahil edilmesi gerektiğine dair hiçbir açıklama ve beyanda da bulunmamış olup, ilk defa 03/12/2025 tarihli beyan dilekçesi ile HMK 124. Maddesine atıf yapmış, tahkikat aşamasının sonlandırılarak sözlü yargılama aşamasına geçilmesine yönelik ara kararın kurulduğu 10/12/2025 tarihli ara karardan sonraki tarihte olan 02/02/2026 tarihli talep dilekçesi ile ilk defa taraf değişikliği talebinde bulunmuş olup, bu durum da davacının ikame edilen davayı isteyerek davalı yana açtığının göstergesi olduğu ve yine davalı yanın husumet itirazının bildirildiği cevap dilekçesine karşı davacı vekilince sunulan cevaba cevap dilekçesinde;
" Husumete ilişkin ileri sürülen iddialar asılsızdır. Dava dilekçemizde belirttiğimiz hususlar ve eklerde sunduğumuz deliller incelendiğinde de detaylı görüleceği üzere davalı taraf müvekkilin icracı sanatçısı olduğu eserleri dijital ortamda izinsiz kullanımla paylaşmıştır. Davaya konu olayın muhatabı davalı şirket olup husumet izninin reddi gerekmektedir." şeklinde belirterek davanın iradi olarak ve isteyerek davalı yana karşı açıldığının ve yanılgı durumunun olmadığının göstergesi olduğu, tüm bu açıklamalar ışığında HMK 124. Maddesinin somut olaya tatbiki mümkün olmadığından; HMK 124. Maddesine dayanan taraf değişikliği talebinin reddi ile, ikame edilen davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-HMK 124. Maddesine dayanan taraf değişikliği talebinin reddi ile, ikame edilen davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine,
2-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
3-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 116,60 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Arta kalan gider ve delil avansının kararın kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine,
Dair karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 04/02/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.