mahkeme 2025/999 E. 2025/1026 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/999

Karar No

2025/1026

Karar Tarihi

31 Aralık 2025

T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/999
KARAR NO : 2025/1026

DAVA : Alacaklı Tarafından Açılan Doğrudan Doğruya İflas (İİK 177)
DAVA TARİHİ : 05/11/2025
KARAR TARİHİ : 31/12/2025

Mahkememizin 2025/815 Esas sayılı dosyasında davalı yönünden tefrik edilen dava dosyası mahkememizin yukarıda belirtilen esasına kaydedildi, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı dava dilekçesinde özetle; davalılar arasında ihtiyati dava arkadaşlığı bulunduğunu, her bir dava arkadaşı açısından bağımsız bir hüküm verilmesi gerektiğini, davalıların kira alacağına ilişkin kesinleşmiş yargı kararları ve icra takipleri bulunmasına rağmen haklarında iflas kararı verilmesi taleplerinin bulunduğu ... 7. İcra Müdürlüğünün ... Sayılı dosyasında davalıların ödemeden kaçındıklarını, ... 31. İcra Müdürlüğünün ...Sayılı icra dosyasında ise İİK 173.maddesi uyarınca borçlu şirketlerin tüzel kişilik perdesi arkasında bu fiilden haksız kazanç elde edilen gerçek kişilerin iflaslarına karar verilmesinin talep edildiğini, ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasında toplam 2.240.999,03 TL alacağının oluştuğunu, yargılama devam ederken davalıların şirket unvanlarını değiştirdiklerini, bu alacağa dayalı olarak başlatılan takibin sonuçsuz kaldığını, borçluların ödeme aczine düştüğünü, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin...tarihli ... sayılı yayınında davalı şirketlerin pasif hale geldiklerinin gerçek faaliyet yürütmediklerinin anlaşıldığını, davalı gerçek kişilerin perdeleme yaparak mal kaçırma ve alacaklıdan kaçınma yoluna gittiklerini, bu durumun ... 48. Asliye Ceza Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasında yürüyen ceza soruşturmasıyla sabit olduğunu, borçluların kötü niyetle ve hileli hareketle alacağın tahsilatını imkansız hale getirmeye çalıştığını, yalnız tarafının mağdur edilmediğini, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında komiser heyeti tarafından tanzim edilen 20.05.2025 tarihli raporda dolandırılan 145 kişi ile tüzel kişi ve devlet kurumlarının bulunduğunu, hırsızlık ve yan kesicilikle elde edilen 279.818.212,08 TL'nin haksız sahipleri adına alacaklı bulunan bir kısım alacaklıların davaya dahil edilmesi gerektiğini, davalı ...A.Ş ile...Şirketinin 24.0.42024 tarihli ticaret sicili kayıtlarına göre tüzel kişiliklerinin sona ermiş olmasına rağmen bu şirketlerin adları kullanılarak sahte ve geçersiz çekler düzenlendiğini, bu çeklerin davalılardan ... ve ... tarafından aval sıfatıyla imzalandığını, arkalarında ise ..., ... ... ve ...A.Ş nin olduğunu bu çeklerin karşılıksız çıktığını, tarafının haksız kazanca maruz kaldığını, ceza soruşturmalarının yürütüldüğünü, alacağının tahsilinin imkansız hale geldiğini, İİK 172.maddesi uyarınca borçluların ve perde arkasındaki gerçek kişilerin iflasına karar verilmesi gerektiğini, davalıların ticari faaliyetlerini kötü niyetli, aldatıcı ve güven sarsıcı biçimde yürüttüklerini, davalıların yalnız alacaklıyı değil ticari piyasayı da zarara uğrattıklarını, İİK 173.maddesi gereğince borç ödememe niyeti sabit olan ve haksız kazanç sağlayan tacir ve tüzel kişilerin iflasına karar verilmesinin mümkün olduğunu, davaya konu alacakların davalıların hileli ve muvazalı işlemleri ile suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinden elde edildiğinin açık olduğunu, alacağın güvence altına alınması amacıyla davalıların suç gelirlerinden elde ettiği tüm taşınır taşınmaz ve banka malvarlıklarına ihtiyati haciz uygulanması, tapu kayıtlarına ve malvarlıklarına tedbir şerhi konulması, gerektiğinde ... nezdinde suç duyurusunda bulunularak davalıların mal varlığının araştırılması gerektiğini, özellikle...A.Ş ve ...A.Ş ye ait taşınmazların ... Tapu Müdürlüğü ile ... Merkezefendi Tapu Müdürlüğü nezdinde yapılan işlemlerde hileli ve suç gelirinden elde edilmiş şekilde devredildiğinin resmi belgelerden açıkça anlaşıldığını, bu taşınmazların 3. Kişilere devrinin önlenmesi için tedbir konulmasını, ....31. İcra Müdürlüğünün ... Sayılı icra dosyasında sahte çek düzenleyen davalıların iflasına karar verilmesi gerektiğini, dava dilekçesi ve eklerini davaya dahil edilen davacılar adına tebliğe çıkarılması gerektiğini, şirket perdesi arkasına saklanarak sahtecilik ve dolandırıcılık yoluyla mal kaçırma ve sorumluluktan kaçırma eylemlerini gerçekleştiren davalılar hakkında resen iflas kararı verilmesi gerektiğini, yargılamanın hızlandırılmasının, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıları yükletilmesini dava ve talep ettiği anlaşılmıştır.
Davacı, dava dilekçesinde davalıların hileli işlemlerde bulunarak alacaklarını tahsilinin engellendiğini iddia etmiş ancak hangi davalının hangi eylemleri nedeni ile hangi alacağını tahsil edemediğini somutlaştırmadığından mahkememizin 24.11.2025 tarihli ara kararı ile davacı tarafa hangi davalının hangi eylemleri nedeni ile hangi alacağını tahsil edemediğini açıklayıp somutlaştırmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine; 2 haftalık sürenin bitiminden sonra davalı gerçek kişi yönünden davanın tefrikine karar verilip verilmeyeceğinin ayrıca değerlendirilmesine karar verilmiş olup , davacı ...'nın 29.11.2025 havale tarihli dilekçesi ile beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde
Davacı, dava dışı ...A.Ş ile ...Şirketinin tüzel kişiliklerinin sona ermiş olmasına rağmen bu şirketlerin adları kullanılarak sahte ve geçersiz çekler düzenlendiğini, bu çeklerin ... ve ... tarafından aval sıfatıyla imzalandığını, bu olayların arkasında olan gerçek ve tüzel kişilerin ..., ..., ... ve ...A.Ş olduğunu,davalının da araların da bulunduğu avukatların mesleki bilgisini kötüye kullanarak eylemlere iştirak ettiklerini iddia ederek davalının ( İİK 177/1-1.maddesi kapsamında) doğrudan doğruya iflasına karar verilmesi talep edilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 12/2 fıkrası gereğince; bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır.
Aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre de bir ticari işletme açmış gibi, ister kendi adına, ister adi bir şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kimse, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur.
İcra ve İflas Kanunu'nun m.43 hükmüne göre ancak Türk Ticaret Kanunu'na göre tacir sayılan ya da tacirler hakkındaki hükümlere tâbi olanlar ile tacir olmadıkları halde özel yasalara göre iflasa tabi tutulan kimselerin iflasına karar verilebileceği, tanıma talep eden davacının yapılan yazışmalar neticesinde tacir olmadığının anlaşıldığı, ayrıca tacirler hakkındaki hükümlere tabi olduğunun da talep eden vekilince iddia ve ispat olunamadığı anlaşılmakla öncelikle bu yönden tanıma talebinin kabulü mümkün değildir. (Yargıtay 15.HD'nin 08/04/2021 tarih ve ...E...K.sayılı kararı)
Davacı gerçek kişinin ... Barosuna kayıtlı avukat olduğu, ... sayılı Avukatlık Kanunu 11., 12. ve 44/B maddeleri uyarınca avukatın tacir olamayacağı anlaşılmakla davalının esnaf kaydı olup olmadığı, ticari işletmesinin bulunup bulunmadığı hususunda ayrıca araştırma yapılmasına gerek görülmemiştir.
İİK 177 ve İİK 43.maddeleri kapsamında işbu iflas istemli dava yönünden davalının iflasa tabi şahıslardan olması özel dava şartıdır. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu 11.maddesi uyarınca davalının tacir olmayan gerçek kişi konumunda olduğu, iflasa tabi olmayan gerçek kişi yönünden özel dava şartı yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla davanın usul yönünden reddine karar vermek gerekmiş, davacı aynı zamanda davalının da aralarında bulunduğu avukatların mesleki bilgilerini kötüye kullanarak disiplin cezası gerektiren eylemlerde bulunduklarını iddia ettiğinden bu konuda ...'ne başvurmakta serbest olduğunun davacıya ihtarına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının HMK 114/2 ve HMK 115/2 maddesi gereği dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,
2-Peşin harcın mahsubu ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap ve takdir edilen 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
6- Davalının da aralarında bulunduğu avukatların mesleki bilgilerini kötüye kullanarak disiplin cezası gerektiren eylemlerde bulunulduğu iddiası ile ilgili ...'ne başvurmakta serbest olduğunun davacıya ihtarına,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 31/12/2025

BAŞKAN

ÜYE

ÜYE

KATİP

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim