mahkeme 2025/142 E. 2025/1024 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/142
2025/1024
31 Aralık 2025
T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/142 Esas
KARAR NO : 2025/1024
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/02/2025
KARAR TARİHİ : 31/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından davacı müvekkili aleyhine ... 35. İcra Müdürlüğünün ...Esas dosyasından icra takibi başlatıldığını, takibin davalı alacaklının 13 adet takibi arasında gözden kaçtığını ve bu sebeple zamanında itiraz edilemediğini, müvekkili şirket ile davalı karşı taraf arasında, kiracısı olma sıfatına haiz olmak kaynaklı toplu yapı yönetimi ve kullanıcı ilişkisi olduğunu, söyle ki; davaya dahili istenen ... Sanayi Ticaret Anonim Şirketi tarafından müvekkiline toplam 31.033.339,57 TL bedelli ve faturada mal türü yazılı bir çok hizmet ve ürün içeren faturalar kesildiğini , faturadaki ürünlerin tesliminin vadedildiğini ve buna karşılık müvekkili firma tarafından toplam 50.399.642,96 TL ödeme yapıldığını, 26.10.2023 tarihinde...bank ... Şubesi'ne ait ..., ..., ..., ..., ... seri numaralı,...bank ...Şubesi ..., ... ve yine ... seri numaralı müvekkilince imzalanmış boş teminat çekleri verildiğini, 08.07.2024 tarihinde de ... 32.Noterliği'nin ... yevmiye numaralı alacağın devri konulu sözleşmesi ile 9.100.000 TL müvekkili şirket ile ... arasında kurulan ...-... Ortaklığı tarafından davaya dahili istenen davalıya yine müvekkilinin alacaklısı olduğu ... 35. İcra Müdürlüğünün .. Esas sayılı dosyasının davaya dahili istenen davalıya temlik edildiğini, davaya dahili istenen davalı şirket tarafından faturalara konu ürünlerin herhangi bir şekilde müvekkili firmaya teslim edilmediğini, hizmetlerin sağlanmadığını, müvekkilince gerek çek ile gerekse de dahili davalının iban numaralı banka hesabına gönderilmek suretiyle edimin (fatura bedelinden fazla 19.366.303,4 TL ödeme ve 22 adet çek de vermek suretiyle) ifa edildiğini ancak taraflarınca edimlerinin fazlaca ifa edilmiş olunmasına rağmen davaya dahili istenen şirketin ürün teslimi yapmadığı gibi tarafına teminat senedi olarak boş verdiğimiz çeklerden ... tarih ... seri numaralı çeklerine 13.000.000 TL bedel ile aralarında herhangi bir ticaret/ilişki bulunmayan 3. şirket ... Şirketi'ne ciro edildiğini, şirket ilgili çeki önce ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Değişik iş numaralı dosyası üzerinden ihtiyati haciz konusu yaptığını daha sonra da ... 35. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine konu ettiğini, ... 57.Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarı ile davaya dahili istenen yanın uyarıldığını, müvekkili firmanın davalı yan ile herhangi bir ticari, insani ilişkisi olmadığı gibi davaya dahili istenen ile herhangi bir borç ilişkisi olmadığını, müvekkili firma yetkilisinin ciddi tehdit ve baskı altında kaldığı için ... Cumhuriyet Başsavcılığına da şikayette bulunduğunu, aynı zamanda süreli iş olması sebebiyle hak kaybı yaşamamak adına işbu davanın açılmasının da zaruri olduğunu, haksız olan alacaklı-davalının asıl alacağın %20′sinden aşağı olmamak üzere tazminata ve yine alacağın %10′u oranında para cezasına hükmedilmesini de talep ettiklerini, tarafların ticari defterleri, hesapları incelendiğinde de böyle durumun anlattıkları gibi olduğunun görüleceğini, tüm bu nedenlerden ve resen gözetilecek nedenlerle (dava konusu takibe ilişkin borcu reddettikleri hususu belirtili olarak); davacı müvekkilinin davalıya borcu olmadığının tespit edilmesini, icra takibinin yargılama sonuna kadar tedbiren durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile takip bedelinin %20’si üzerinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı alacaklı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Şirketi cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın harcı eksik yatırdığını ve tamamlattırılması gerektiğini, davacı tarafça arabuluculuğa başvurulmadığını, arabuluculuğun dava şartı olduğunu, davacı tarafından dava şartının yerine getirilmediğini, davaların ayrılmasına karar verilmesi gerektiğini, müvekkili tarafından davacı/borçlu hakkında 03/11/2024 vadeli ...Bankası ... seri nolu 13.000.000,00 TL bedelli çek için ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Değişik İş ...Karar sayılı ihtiyati haciz kararıyla birlikte icra takibine geçilerek ... 35. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasından borcuna istinaden kambiyo senetlerine mahsus genel haciz yolu ile takip başlatıldığını, davacının müvekkile karşı hiçbir borcu bulunmadığını, herhangi bir ticari ilişkisi olmadığını, ihtiyati hacze ve icra takibine konu çekin teminat çeki olduğunu, ihtarname gönderdiğini iddia ederek borçsuzluğunun tespiti için mahkememizde menfi tespit davası açmışsa da davacının iddialarının hukuken kabul edilebilir olmadığını, söz konusu iddiaların icra takibi sürecini uzatmak ve sürüncemede bırakmak amacı taşıdığını, davanın haksız ve hukuka aykırı iddialar taşımasından ötürü davanın reddi gerektiğini, davacının iddia ettiği olayların hiçbirinin müvekkili ile alakası olmadığını, davacının iddialarında ... ile aralarında hukuki uyuşmazlıklarının olduğundan bahsettiğini, senet metninden anlaşılabilecek veya müvekkiline yöneltilebilecek defilere ilişkin hiçbir itirazı bulunmadığını, davacı yanın ... şirketi ile olan şahsi defilerini müvekkiline karşı ileri sürdüğünü, söz konusu defilere karşı muhatap olmadıklarını, senetlerin mücerretliği, şahsi defilerin temel ilişkideki kişiye karşı ileri sürülebileceği gerekçeleriyle itiraz ettiklerini, yine davacının senedi teminat senedi olarak devrettiği iddiasının da şahsi ilişkisinden kaynaklandığını, zira senedin üzerinde hiçbir şekilde "Teminat senededir, Senedi teminat için verilmiştir, Ciro edilemez." gibi hiçbir ibarenin veya kaydın olmadığını, dolayısıyla davacının iddia ettiği şahsi defilerini iyi niyetli üçüncü kişi olan müvekkiline karşı ileri süremeyeceğini, müvekillini bağlamayacağının aşikar olduğunu, kaldı ki teminat senedinin nasıl olması gerektiğine ilişkin kanuni düzenleme olmamasına karşın Yargıtay'ın istikrar kazanmış kararlarında teminat senedinin çok sıkı şekil şartlarına tabi tutulduğunu, müvekkilinin yetkili hamil olarak elinde bulundurduğu ve alacağını tahsil için İcra Müdürlüğüne sunduğu çekin teminat senedi olmadığını, davacının bu yöndeki iddialarını kabul etmemekle birlikte sürdüğü şahsi defilere karşı itiraz ettiklerini, ispat yükünün borçlu da olduğunu ancak davacının hiçbir şekilde müvekkiline ödeme yaptığını ispat edemediğini, davacının müvekkiline borçlu olduğunun izahtan vareste olduğunu, bu nedenle haksız ve mesnetsiz açılmış olan bu davanın esastan reddini talep ettiklerini, tüm bu nedenlerden dolayı ve mahkemece resen nazara alınacak nedenlerle tedbir talebinin reddini, öncelikle haksız ve kötü niyetli açılmış olan davanın usulden reddini, mahkemece esas incelemesine geçilirse davanın reddine karar verilmesini, alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Şirketi cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davaya "dahili davalı" sıfatıyla dahil edilmesinin usule aykırı olduğunu, müvekkili aleyhine usulüne uygun bir dava açılmamış olmasının dikkate alınmasını talep ettiklerini, davacı tarafın dava açmadan önce arabuluculuk sürecini tamamladığına dair bir belge sunulmamışsa bu eksikliğin giderilmesini aksi takdirde davanın dava şartı yokluğundan usulden reddedilmesi gerektiğini, noksan harcın tamamlatılması için davacıya HMK m. 120/2 uyarınca kesin süre verilmesini, süresi içinde tamamlanmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, davacının müvekkili şirket aleyhine ileri sürdüğü tüm iddiaların haksız, hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetli olduğunu, davacı ile müvekkili arasında ticari bir ilişki mevcut olmuşsa da davacının iddia ettiği gibi müvekkili şirketin edimlerini yerine getirmediği, faturalara konu ürünleri teslim etmediği veya hizmetleri sağlamadığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirketin aralarındaki sözleşme/anlaşma koşullarına uygun olarak tüm edimlerini yerine getirdiğini, davacıya kesilen faturaların gerçek ticari işlemlere dayandığını ve karşılığında mal/hizmet teslimi yapıldığını, davacının müvekkili şirkete çeşitli tarihlerde çekler verdiği ve ödemeler yaptığı kabul edilmekle birlikte bu ödemelerin ve çeklerin tamamının mevcut ve meşru borçlara karşılık olarak verildiğini, davacının iddia ettiği gibi "fatura bedelinden fazla ödeme" yapıldığı veya teminat amacıyla boş çek verildiği iddialarının kabul edilemez olduğunu, verilen tüm çekler ve yapılan ödemelerin davacının müvekkili şirkete olan borçlarına mahsuben alındığını, dava dilekçesinde özellikle bahsedilen 03.11.2024 vadeli, ... Bankası'na ait ... seri numaralı, 13.000.000,00 TL bedelli çekin teminat çeki olduğu iddiasının da gerçeği yansıtmadığını, söz konusu çekin davacının kesinleşmiş ve muaccel bir borcuna karşılık olarak verildiğini, çekin üzerinde "teminat senedidir", "ciro edilemez" gibi bir şerh bulunmadığını, davacının müvekkili şirketin yetkilisinin tehdit ve baskı altında olduğu yönündeki iddialarının tamamen asılsız olduğunu,, davayı kendi lehine sonuçlandırmaya yönelik mesnetsiz ithamlar olduğunu, bu tür iddiaların ispatının davacıya ait olduğunu, müvekkili şirketin tüm ticari faaliyetlerinde dürüstlük kuralına ve yasalara uygun hareket ettiğini, davacının iddialarının müvekkili şirketin ticari itibarını zedelemeye yönelik olduğunu, haksız menfaat elde etme çabasından ibaret olduğunu, dava dilekçesinde faturaların düzenlenip ürünlerin teslim edilmediğinin iddia edildiğini, 2021 yılından 2024 yılına kadar ve hatta bahse konu 2023-2024 yılı faturalarına dair bir red-iade-itiraz şeklinde muhasebe esas ve usullerine uygun bir fiilin söz konusu olmadığını, faturaların muhasebe kayıtlarına alındığını ve beyannamelere konu edildiğini, söz konusu çeklerin de bu ticarete istinaden verildiğini ve usulünce muhasebe kayıtlarına alınarak ticarete kullanıldığını, her iki firmanın da 2023 ve 2024 yılında e-irsaliye mükellefi olması nedeniyle sevkiyatlara dair irsaliyelerin entegratörler aracılığı ile gelirler idaresine iletildiğini ve süresi içinde kabul gördüğünü ve sevkiyatların tamamlandığını, hak düşürücü süre itirazında zamanaşımı def'inde bulunduklarını, tüm bu nedenlerden dolayı ve resen nazara alınacak nedenlerle; öncelikle müvekkili şirket hakkında usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığından davacı tarafa müvekkili hakkında harcını yatırmak suretiyle HMK hükümlerine uygun ayrı bir dava açması için kesin süre verilmesini, verilen kesin süre içerisinde davacı tarafça müvekkili aleyhine usulüne uygun ve harcı ikmal edilmiş bir dava açılmaması halinde müvekkili şirket yönünden davanın husumet yokluğundan reddini, diğer usule ilişkin itirazları (arabuluculuk dava şartı yokluğu, harç noksanlığı vs.) doğrultusunda davanın usulden reddini, mahkemece usule ilişkin bu temel itirazları kabul görmeyerek işin esasına girilmesi halinde, esasa ilişkin beyanları dikkate alınarak davacının haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli açılmış davasının esastan reddini, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekiline duruşma gün saatinin tensip tutanağı ve tevzi formu ile birlikte 19/04/2025 tarihinde tebliğ edildiği görüldü.
Davalı ...Şirketi'ne dava dilekçesinin, tensip tutanağının ve tevzi formu ile duruşma gün ve saatinin 19/04/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 30/04/2025 tarihinde cevap dilekçesi sunduğu, cevap dilekçesinin 05/05/2025 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği, cevap dilekçesinin süresinde sunulduğu görüldü.
Davalı ... Şirketi'ne dava dilekçesinin, tensip tutanağının ve tevzi formu ile duruşma gün ve saatinin 16/04/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 23/05/2025 tarihinde cevap dilekçesi sunduğu, cevap dilekçesinin 31/05/2025 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği, cevap dilekçesinin süresinde sunulduğu görüldü.
... 35. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının uyap suretinin dosya içerisine alınmış, mahkememizin 08/04/2025 tarihli ara kararı ile 219.804,50 TL peşin harcın duruşma gününe kadar depo edilmesi gerektiğinin aksi halde davaya devam edilemeyeceği ve dosyanın işlemden kaldırılacağının davacı vekiline ihtarına karar verildiği, işbu ara kararın davacı vekiline ihtar yerine geçmek üzere tebliğ edildiği, ara karar uyarınca peşin harcın ikmal edilmediği anlaşılmıştır.
Mahkememizin 22/09/2025 tarihli ara kararı ile "Davacı vekiline; 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesinden sonra gelmek üzere arabuluculuğun dava şartı olduğuna ilişkin 5/A.1 fıkrası ve aynı Kanunla 6325 Sayılı Kanuna eklenen 18/A maddesinin 2.fıkrası uyarınca arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanak aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini ibraz etmesi için duruşma gününe kadar süre verilmesine, aksi halde davanın usulden reddedileceğinin ihtarına" şeklinde karar verildiği, işbu ara kararın ihtar yerine geçmek üzere davacı vekiline tebliğ edildiği, arabuluculuk tutanağının sunulmadığı anlaşılmıştır.
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde
Dava, bedelsizlik iddiasına dayalı İİK m.72 kapsamında menfi tespit istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK 150. Maddesi "usulüne uygun şekilde davet edilmiş taraflar gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.
İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak 3 ay içinde yenilenmeyen davalar süresinin dolduğu gün itibariyle açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır." hükümlerini ihtiva etmektedir.
Dosya kapsamından davacının peşin harcı ikmal etmemesi sebebi ile Harçlar Kanunu 30.maddesi, HMK'nın 120.maddesi ve HMK 150.maddesi uyarınca 25.09.2025 tarihli duruşmada dosyanın işlemden kaldırıldığı, davacının dosyanın işlemden kaldırıldığı 25.09.2025 tarihli duruşmadan itibaren 3 aylık yasal süre içerisinde talebini yenilemediği anlaşılmakla HMK 150 maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK 150. maddesi gereği yenilenmeyen davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL olduğundan peşin yatırılan 2.203 TL harçtan karar harcının mahsubu ile bakiye 1.587,60 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalıllar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ve ön inceleme duruşması icra edilmeden dosya işlemden kaldırıldığından hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap ve takdir edilen 22.500 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile karar verildi. 31.12.2025
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.