mahkeme 2024/113 E. 2025/633 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/113
2025/633
16 Eylül 2025
T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/113 Esas
KARAR NO : 2025/633
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 19/02/2024
KARAR TARİHİ : 16/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24/12/2021 tarihinde Sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen araç seyir halinde iken sürücü ...'in sevk ve idaresindeki elektrikli bisiklete çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle müvekkili ...'in yaralandığını, Plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün 2918 sayılı K.T.K.‘nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında Plakası tespit edilemeyen aracın ... Hesabı'nın sorumluluğunda olduğunu, müvekkili tarafından davalıya başvuru yapıldığını, davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkili ...'in söz konusu trafik kazası nedeniyle, ... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi'nden 09/01/2023 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %9 oranında malul kaldığını, müvekkilinin tedavi gördüğü hastanelerin belirtildiğini, tedavi giderlerine ilişkin hastaneden gönderilecek faturaların bilirkişiye tevdi edilerek hesaplamaya dahil edilmesini talep ettiklerini, ayrıca müvekkilinin ceza dosyasının ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma numaralı dosyası olduğunu, müvekkilinin haksız olarak mağdur edilmeye devam edildiğini, müvekkilinin bu mağduriyetinin ve maluliyet zararının giderilmesi için sigorta şirketinden ZMSS kapsamında alacağı olan maluliyet tazminat miktarının bilirkişi marifeti ile hesaplanarak müvekkiline ödenmesi için işbu davayı açtıklarını, Tüm bu nedenlerle işbu davalarının belirsiz alacak davası olarak kabulü ile, maluliyet oranı dahil olmak üzere fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla; 50 TL Sürekli iş göremezlik, 25 TL Geçici iş görmezlik, 10 TL Sürekli Bakıcı gideri ve 15 TL Tedavi gideri tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 100 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkiline ödenmesine, Yapılacak yargılama nedeniyle oluşacak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA/
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davanın kesin hüküm sebebiyle reddi gerekir. kesin hüküm hmk 114 gereği dava şartı olduğunu, sigorta tahkim komisyonu hakem heyeti kararının huzurdaki dava bakımından kesin hüküm teşkil etmesi nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddinin gerektiğini, davacının yabancı olması nedeniyle teminat yatırmasının gerektiğini, teminat yatırılmasının zorunlu olduğunu, ayrıca davacının kimlik bilgilerinin araştırılmasının gerektiğini, davadaki taleplerin zamanaşımına uğradığını, kaza tarihi dikkate alınarak davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, KTK madde 97 ve 99 gereği dava şartı yokluğundan davanın usulden reddinin gerektiğini, kesin hüküm ile sabit olduğu üzere tespit edilemediği iddia edilen aracın kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını, Davacının iddia ettiği kalıcı maluliyet oranının tespiti için sağlık kurulu raporunun alınmasının gerektiğini, sgk ödemeleri mahsup edilmesinin gerektiğini, tazminat hesaplamasının TRH yaşam tablosu ve % 1,65 teknik faiz dikkate alınarak sicile kayıtlı aktüer bilirkişi tarafından yapılmasının gerektiğini, hesaplanan tazminattan en az %20 müterafik kusur indirimine gidilmesinin gerektiğini, bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminatından müvekkili kurumun sorumluluğunun bulunmadığını, ayrıca davacının yabancı uyruklu olduğunu, Türkiye'de çalışma izni olduğu belgelenmedikçe, geçici iş göremezlik talep hakkının bulunmadığını, sürekli bakım ihtiyacı ispatlanamadığını, tedavi gideri zararından müvekkil kurumun sorumluluğunun bulunmadığını, temerrüdün gerçekleşmediğini, tüm bu nedenlerle davanın öncelikle kesin hüküm nedeniyle ve başvuru şartlarının oluşmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, aksi kanaat halinde ise cevap dilekçelerindeki diğer nedenlerle ve ispatlanamayan davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ GEREKÇE:
Davacının davası yaralamalı trafik kazası nedeniyle ... hesabına karşı kalıcı iş göremezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi giderinden oluşan maddi tazminat davasıdır.
Tarafların bildirdikleri deliller toplanmıştır.
Bilindiği üzere, kesin hüküm ilişkin olduğu konuda uyuşmazlığı ortadan kaldırır. Bu yüzdendir ki açılan bir davada kesin hüküm bulunmaması bir yargılama koşulu olup, mahkemece resen gözetilmesini gerektirir. Bir hükmün diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. (HMK.m.303)
Tarafları, dava konusu ve dava sebebi aynı olan kesinleşmiş bir karar, sonradan açılan dava için kesin hüküm teşkil eder. Gerek maddi gerek ise şekli anlamda kesin hüküm dava şartlarının olmakla hakim tarafından kendiliğinden gözetilir ve varlığı saptandığı takdirde kesin hüküm varlığı nedeniyle sonradan açılan davanın reddi gerekir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; davacının eldeki davayı açmadan önce Sigortacılık Kanunu'nun kendisine tandığı seçimlik hakkını kullanarak, kendisi yönünden ihtiyari çözüm yolu olan Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla; sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi gideri tazminatının ... Hesabından tahsili için 30/03/2023 ve 03/04/2023 tarihlerinde başvuruda bulunduğu, mahkememizce Sigorta Tahkim Komisyonu'na dosyaların fiziken onaylı ve eksiksiz örneğinin gönderilmesi için müzekkere yazıldığı, gelen 27/03/2025 tarihli yazı cevabının incelenmesinde; komisyonlarının ...sayılı uyuşmazlık dosyasında uyuşmazlık hakemi tarafından 10/02/2024 tarihli karar verildiği, kararın taraflara tebliğ edildiği ve taraflarca itiraz yoluna başvurulmadığı, karara karşı doğrudan temyiz yoluna başvurulacağı beyanının üzerine mahkemede hakem kararına karşı saklama dosyasının da oluşturulmadığı, bu sebeple karara karşı komisyon içi başvuru yollarının tükendiğinin tespit edildiği; yine komisyonlarınca verilen ... sayılı uyuşmazlık dosyası incelendiğinde, itiraz hakemi tarafından verilen 03/01/2024 tarihli ... sayılı kararın verildiği, kararın 05/01/2024 tarihinde taraflara tebliğ edildiği, taraflarca karara karşı doğrudan temyiz yoluna başvurulacağı beyanı üzerine mahkeme hakem kararına karşı saklama dosyası da oluşturulmadığını, karara karşı komisyon içi başvuru yollarının tükendiğinin tespit edildiği hususunun bildirildiği, Sigorta Tahkim Komisyonunca verilen bu ret kararından sonra eldeki davanın açıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde görülerek sonuçlandırılan bir davanın, şartları varsa genel mahkemelerde görülen dava bakımından kesin hüküm oluşturacağı konusunda herhangi bir duraksama bulunmamaktadır.(Bkn; Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin ...E,-... K, ve ...E,-... K, ve Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin...E,-... K,ve ...E,- ... K, sayılı içtihatları)
Dosyanın incelenmesinde, davacının işbu dava tarihinden önce 30.03.2023 ve 03.04.2023 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuruda bulunduğu, başvurusunun Sigorta Tahkim Komisyonunca red edildiği anlaşılmıştır.
6100 Sayılı HMK Madde 114 Dava şartları şunlardır:
"a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması.
b) Yargı yolunun caiz olması.
c) Mahkemenin görevli olması.
ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması.
d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması.
e) Dava takip yetkisine sahip olunması.
f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması.
g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması.
ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi.
h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması.
ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması.
i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması" hükmünü içermektedir. Bu maddeye göre "Aynı davanın daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması" hükmü dava şartlarındandır.
Mahkeme hem davanın açıldığı tarihte hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının bulunup bulunmadığını kendiliğinden araştırıp inceler, bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. (HMK 115)
Mahkememizce tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davanın, dava şartı yokluğundan HMK'nun 114/1-i, 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-)Davanın, dava şartı yokluğundan HMK'nun 114/1-i, 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine,
2-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcının peşin yatırılan 427,600 TL harçtan mahsubu ile noksan 187,80 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-)Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 100,00- TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-)Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, mahkememiz gerekçeli kararının HMK 345 maddesi gereğince taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 16/09/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.