mahkeme 2023/751 E. 2025/449 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/751

Karar No

2025/449

Karar Tarihi

17 Haziran 2025

T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/751 Esas
KARAR NO : 2025/449

DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/06/2023
KARAR TARİHİ : 17/06/2025

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2012/2013 yılları arasında ...A.Ş firmasına ait çeşitli ürünleri kişisel kullanım amacıyla satın ve teslim aldığını, müvekkilinin kendisine teslim edilen tüm ürünlerin bedelini tamamen ödediğini, buna rağmen ... A.Ş'nin müvekkiline bir kısım ürün bedellerinin ödenmemesi nedeniyle icra takibi başlattığını, ürünlerden ve bu bedellere işletilen faizden kaynaklandığı anlaşılmışsa da borcun hangi ürünlere ait olduğu, sipariş verenin kimliği ya da fatura bilgilerinin bilinmediğini, müvekkilinin aleyhinde ... 22. İcra Müdürlüğü'nün... dosya numarası ile başlatılan takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, alacaklının itirazen duran takibe devam edilmesine yönelik herhangi bir işlem yapmaması üzerine dosya hakkında 29/11/2014 tarihinde takipsizlik kararı verildiğini, daha sonra takibe konu edilen sözde borcun... A.Ş tarafından temlik alındığını, alacağı devreden şirketin müvekkil müvekkili aleyhine aynı borç için yeniden icra takibine kalkıştığını, müvekkilinin yine borçlu olmadığını belirterek bu dosya adına gönderilen ödeme emrine de itiraz ettiğini, söz konusu ikinci takip dosyasının da yine alacaklının icra takibinin devamına yönelik işlem yapmaması nedeniyle 04/11/2019 tarihinde takipsizlikle sonuçlandığını, davalı şirketin 3. Bir takip daha başlattığını, bu takibin itiraz eden müvekkiline ilgili tarihte otelde çalışıyor olması nedeniyle resmi ikamet adresine gönderilen tebligatı almadığını ve TK 21/2'ye göre tebliğ edildiğini, bu şekilde davalının başlatmış olduğu 3. Takibin kesinleştiğini, müvekkilinin kesinleşen bu takibe karşı ... 46. İcra Hukuk Mahkemesi'ne ...esas sayılı dosyası ile dava açmışsa da icra hukuk mahkemelerinin dar yetkili olması gerekse söz konusu mahkemenin mükerrerliğe ilişkin savunmaların borca itiraz mahiyetinde olduğunun ve 7 günlük itiraz süresi içerisinde ileri sürülmeleri gerektiğinin kabulü ile bu davanın reddolunduğunu, son icra takibinin kesinleşmesi ile takip alacaklısının davalı şirketin haciz işlemlerine başladığını, bu kapsamda müvekkilinin maaşından kesintiler yapıldığını, ayrıca 22/06/2023 tarihinde davalı şirketin müvekkilinin alacaklı olduğu başka bir icra dosyasına haciz işlettiğini, müvekkilinin bu dosyadan gelen alacaklarının kendisine ödenmesini sağladığını, tüm bu nedenlerle müvekkilinin kendisine ait olmayan borcu ödemek zorunda bırakılmasının önüne geçilmesi adına dosyadaki ihtiyati tedbir kararı alınmasının gerektiğini, tüm bu nedenlerle Öncelikle İİK md. 72/3 hükümleri tatbik edilerek icra takip dosyasında tehiri mümkün işlemlerin durdurulmasına, teminat miktarı tespit edildikten sonra tensiben taraflarına gerekli meblağın yatırılması için süre verilmesine, söz konusu icra takibinde müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, bu aşamaya kadar müvekkilinin maaşından haczen kesilen para il alacaklı olduğu dosyadan kesilen paranın kesim tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber taraflarına iadesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla İİK md. 72/5 uyarınca takip alacaklısının davalının haksız olarak açmış olduğu takip nedeniyle davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmayacak şekilde kötüniyet tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA/
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının da ikrarında bulunduğu üzere davacı ile müvekkili şirketin satış temsilciliği sözleşmesi ilişkisinin bulunduğunu, müvekkili şirketin davacıya söz konusu satış temsilciliği sözleşmesi uyarınca ürünlerin faturalarını düzenlemek suretiyle işbu dilekçe ekinde verilen kargo bilgileriyle teslim ettiğini, davacının her ne kadar ürünlere karşı bir ödeme yaptığını ileri sürmüşse de bu ödemeye dair herhangi bir dekont ya da makbuz ileri sürmediğini, davacının her ne kadar zaman aşımı defi ileri sürse de söz konusu alacaklar için kendisine defalarca icra takibi başlandığını da yine kendi ikrarıyla ifade ettiğini, davacı tarafından takip hukuku yönünden ileri sürülen herhangi bir beyanın karşılığının bulunmadığının icra mahkemesince sübuta erdirildiğini, davacı ile müvekkili arasındaki borç ilişkisinin ise müvekkili tarafından ...'dan temlik işlemiyle alınan borçlara dayandığını, söz konusu temlik işlemlerine dair ve icra dosyasında mübrez Tahsili Gecikmik Alacakların Satış ve Devir Sözleşmesi ile ... 11. Noterliği'nin ... tarih ve ... numaralı yevmiyesiyle tasdik edildiğini, taraflar arasında ticari bir iş ve ilişki söz konusu olduğunu, tüm bu nedenlerle uyuşmazlık hakkında görevsiz olması sebebiyle davanın usulden reddine, davacı tarafın haksız davasının tüm talepleriyle beraber esastan reddine, davacı tarafın aleyhine kötü niyeti sebebiyle kötü niyet tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava menfi tespit talebine ilişkindir.
Uyuşmazlığın ... 9. İcra Müdürlüğünün ... Esass sayılı dosyasından başlatılan takip alacağına yönelik davacının borçlu olmadığının tespiti ile ... 1. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasından ödendiği iddia edilen paranın istirdatına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Dosya ... 1. Tüketici Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasına tevzi olmuş, ... 1. Tüketici Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar ve 12/10/2023 tarihli ilamı ile görevsizlik kararı verilerek dosya mahkememizin ... esasına tevzi edilmiştir.
Mahkememizin 09/07/2024 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararı ile dosyanın mahkememizce grafoloji uzmanı...'a tevdi ile... Tic. A.Ş Tali Satıcılık Sözleşmesinde yer alan imzanın davacıya ait olup olmadığı hususunda imza ve yazı incelemesi yapılması konusunda rapor alınmasına karar verilmiş, mahkememiz dosyası bilirkişi...'a tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından düzenlenen 13/01/2025 tarihli dilekçesinde özetle :" İnceleme konusu “a/4 ebatlarında kağıt üzerinde düzenlenmiş 15.12.2012 tarihli “... Satış Temsilcisi Kayıt Formu-tali Satıcılık Sözleşmesi” başlıklı belge” aslında ...'a atfen atılı yazı unsuru içeren imza ile ...'a ait mevcut mukayese imzalar ve yazıların birlikte yapılan incelemelerinde arasında; işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından da farklılıklar saptandığından inceleme konusu imzanın mevcut mukayese yazı ve imzalarına kıyasla ...'ın Eli Ürünü Olmadığı kanaatimi bildirir rapordur." şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür.
Ticaret mahkemelerinin görevi TTK'nin 5. maddesinde düzenlenmiş ve maddenin 1. bendinde "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." denilmiştir.
Bir davanın ticari dava olup olmadığı ise TTK'nin 4. maddesinde gösterilen ilkelere göre belirlenmekte olup, ticari davalar kendi aralarında mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar için tarafların sıfatlarına ve dava konusunun ticari işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmazken, nispi ticari davalarda dava konusunun ticari işletme ile ilgili olup olmadığı kriter olarak kabul edilmiştir.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nin 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nin 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nin 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nin 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi ... Esas... Karar)
Mahkememizin 29/04/2025 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı ile davacı vekilinin göreve ilişkin itirazlarının değerlendirilmesi yönünden davacı ...'ın bağlı bulunduğu Vergi Dairesi'ne, Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ve Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliği'ne müzekkere yazılarak davacının tacir olup olmadığı hususunda araştırma yapılmasına karar verilmiş, mahkememizce ... Vergi Dairesi'ne yazılan müzekkereye verilen 06/05/2025 tarihli cevapta ...'ın müdürlüklerinde kaydına rastlanılmadığının bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizce tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ...l 1. Tüketici Mahkemesi tarafından ... Esas sayılı dosyası kapsamında "...davacının davalı adına satış temsilcisi olduğunun dosyaya sunulan sözleşmelerden ve borca konu ürünlerin miktarından anlaşıldığı, taraflar arasındaki alacak ilişkisinin ticari amaçlı olduğu anlaşıldığından taraflar arasında TTK'dan kaynaklanan uyuşmazlıkların TTK'nın 4. ve 5. maddeleri gereğince ticaret mahkemesinde görülüp çözümlenmesi gerektiği..." gerekçesi ile görevsizlik kararı verildiği, dosya kapsamında Grafoloji Uzmanı Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 13/01/2025 tarihli raporda dava konusu edilen taraflar arasında akdedildiği davalı tarafça iddia olunan 15.12.2012 tarihli “... Satış Temsilcisi Kayıt Formu- Tali Satıcılık Sözleşmesi” başlıklı belge aslında ...'a atfen atılı yazı unsuru içeren imza ile ...'a ait mevcut mukayese imzalar ve yazıların birlikte yapılan incelemelerinde arasında; işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından da farklılıklar saptandığından inceleme konusu imzanın mevcut mukayese yazı ve imzalarına kıyasla ...'ın eli ürünü olmadığı dolayısı ile görevsizlik kararına gerekçe teşkil eden sözleşmede yer alan imzanın davacıya ait olmadığının tespit edildiği davaya konu uyuşmazlığın mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı nazara alındığında tarafların ticari işletme kaydının bulunup bulunmadığının önem arz ettiği, davacının bağlı vergi müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabına göre davacının vergi mükellefi olmadığı, eş deyişle davacının tacir olmadığı nazara alındığında uyuşmazlığa konu davada görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğu anlaşılmış, davacının davasının mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine, mahkememiz kararının istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde İstanbul 1. Tüketici Mahkemesi ile Mahkememiz arasında olumsuz görev uyuşmazlığı ortaya çıkacağından görevli Mahkemenin tayini yönünden dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacının davasının Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan REDDİNE,
1-Mahkememiz kararının istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde ... 1. Tüketici Mahkemesi ile Mahkememiz arasında olumsuz görev uyuşmazlığı ortaya çıkacağından görevli Mahkemenin tayini yönünden dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
2-HMK 331/2 md. gereğince yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
3-Süresi içinde dosyanın gönderilmesi için mahkememize başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun ihtarına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 17/06/2025

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim