mahkeme 2023/726 E. 2023/682 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/726

Karar No

2023/682

Karar Tarihi

7 Kasım 2023

T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/726
KARAR NO : 2023/682

DAVA : Tazminat (Haksız Kullanımdan Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 06/07/2022
KARAR TARİHİ : 07/11/2023

Mahkememizin 2022/240 Esas sayılı dosyası ile birleştirilen İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/613 Esas sayılı dosyasındaki haksız kullanımdan kaynaklı tazminat (100.000,00 TL) talebi yönünden tefrik edilerek mahkememizin 2023/726 Esas sırasına kaydedilen dosyada yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile davalı arasında yılın belirli zamanlarında fuar düzenlenmesi konusunda 6 Aralık 2005 tarihinde protokol isimli sözleşme imzalandığını. öu sözleşme ile 2006-2007-2008-2009-2010 yıllarında, her yılın Mayıs ayının 3. haftası ve Çarşamba gününden başlamak koşulu ile beş gün boyunca ...’de ev tekstili fuarı düzenlenmesi konusunda anlaşmaya varıldığını, her ne kadar 06.12.2005 tarihli Protokol'un taraflarının... ve ... olsa da ilgili dernekler 20.11.2007 tarihinde birleşme protokolü imzalayarak ... adı altında birleştiklerini ve işbu birleşme protokolünden itibaren ana protokolün tarafı müvekkil ... olduğunu, İşbu protokol ek protokoller aracılığı ile yenilendiğini, ek protokol 06.12.2005 tarihli Protokol'e Ek Protokol No:8'in 9 maddesi ile ile ... A.Ş. ve müvekkil dernek ana protokolün hükümlerini 2020 tarihli fuarı kapsayacak şekilde uzatmışlardır. Ancak 2020 yılında protokol konusu fuar pandemi koşulları sebebiyle gerçekleştirilemediğinden 2020 yılı fuarının aynı koşullarda başka bir sözleşme akdetmeye gerek olmaksızın Protokol'ün 3. maddesine uygun olarak komitenin karşılıklı mutabakatı ile 20-24 Eylül 2021 tarihine ertelenmesine karar verildiğini, fakat sonrasında ... A.Ş. Müvekkil dernek ile arasındaki Protokole aykırı olarak ilgili fuarı pandemi sebebiyle TEK BAŞINA 2022 tarihine erteleme kararı almış olup, 2021 tarihli ... fuarını Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin fuar listesinden çıkarılması talep ettiğini, müvekkil tarafından ... 27. Noterliği... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile ... A.Ş. 'nin 06.12.2005 tarihli Protokol'e ve sonraki ek protokollerin tarafı olmadığından fuar tarihinin değiştirilmesi hususunda herhangi bir karar alma hakkına sahip olmadığı ve ...'nin de fuar tarihini tek taraflı biçimde değiştirmesinin 06.12.2005 tarihli protokole aykırı olduğu belirtilmiş olup fuar tarihinin 20-24 Eylül 2021 tarihinde gerçekleştirilmesini, gerçekleştirilmemesi durumunda yasal yollara başvurulacağı ... 27. Noterliği ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bildirildiğini,... tescil numaralı ‘‘...’’ markası üzerindeki mülkiyet hakkının %66,6’sı müvekkil ...’a, %33,3’ü ise müflis ... A.Ş. ’ye ait olduğunu, 25.04.2003 tarihinde ...Tic A.Ş. ("...") ile davacı müvekkil (... ("...") ve ... [ETD-08.07.2003 tarihinde ticaret unvanını değiştirerek ... "..." olmuştur) arasında Ortak Markaların Kullanım Sözleşmesi-Teknik Yönetmeliği imzalandığını, ortak markaların kullanım sözleşmesi 6. Maddesi markanın kullanım amacını düzenlediğini, bu madde kapsamında "..." markası davalı müvekkil ile dava dışı ... şirketinin sadece BİRLİKTE düzenleyecekleri fuar ve sergi organizasyonlarında kullanılabilir şeklinde olduğunu, ... 6. Noterliği ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname gereğince 2022 yılı ve devam eden yıllar için davacılardan...A.Ş. İle fuar organizasyonu düzenlenmeyeceği bildirildiğini, dava dışı ...Tic. A.Ş. hakkında ise ... 1. İcra Dairesi...E sayılı sayılı dosya ile tasfiye işlemleri devam etmekte olduğunu, dolayısıyla gerek sözleşme olmaması gerekse iflas dosyası nedeniyle birlikte fuar düzenlenmesi mümkün olmayacağını, müvekkil derneğin muhtelif ihtarlarında ... markasının ... ve ... tarafından kullanılamayacağını, ... ve ...'nin tek taraflı düzenlediği fuarda ... markasının kullanımına izni olmadığını da belirtmiş olsa da davalıların bu markanın haksız ve hukuka aykırı biçimde kullanımına devam ettiğini, ,müvekkil derneğin sayısız ihtarlarına rağmen hem protokole aykırı davranarak tek taraflı irade beyanıyla fuar tarihini ertelemiş olup aynı zamanda müvekkil derneğin %66 oranında hak sahibi olduğu ... markasını haksız ve hukuka aykırı biçimde kullanmakta olduğunu, tüm bu nedenlerle ve resen ele alınacak nedenlerle davanın kabulü ile fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla ... A.Ş. 2019 yılı cari föyünde cari bakiyesi olan 908.122,09-TL'nin 100.000-TL lik kısmının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkil davacılara ödenmesine, 2012 ve 2013 yılları için Ana Protokol madde 4.1.4'e istinaden hak edilen ... (...) ödenmesi gereken ancak eksik ödenen toplam 382.234,90-TL nin (2012 yılı alacağı yönünden 31.12.2012) , (2013 alacağı yönünden 31.12.2013) tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkil davacıya ödenmesine, 2012 ve 2013 yılları için Ana Protokol madde 2.2.9'a istinaden hak edilen ... (...) ödenmesi gereken ancak eksik ödenen toplam 91.654,75-TL nin (2012 yılı alacağı yönünden 31.12.2012) , (2013 alacağı yönünden 31.12.2013) tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkil davacıya ödenmesine, ... markasının (15 yıl) Yıpranma Vergi Usul Kanununda yapılan düzenlemeler esas alınarak amortisman değeri üzerinden bir yıllık derneğimizin maddi kaybı olan (En az) 1.225.166,66-TL nin -(Fazlaya İlişkin dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla ) 100.000-TL lik kısım için dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkil davacılara ödenmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İddia Ve Dava Konusu davacı tarafın tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, bu nedenle davanın zamanaşımı nedeni ile reddi gerektiğini, Davanın taraf tüzel kişiliği sivil toplum kuruluşu olan Dernek statüsünde olduğunu, Derneklerin taleplerinin Yönetim kurulu kararına bağlı olmak ile huzurdaki davanın açılması için alındığını, bu noktada bir karar bulunmadığı için davanın dava ehliyeti nedeni ile dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, .... fuarının 2022 yılına ertelenmesinde müvekkil şirketin bir kusuru bulunmadığını. fuarın pandemi nedeni ile mücbir sebep, sektör temsilcileri ve dernekten gelen talepler üzerine ertelendiğini, Ek Protokolün 3. maddesi incelendiğinde fuar tarihinin değiştirilmesi noktasında mücbir sebepler ayrık tutulduğunu, Taraftar arasında akdedilen 06.12.2005 tarihli sözleşmenin 6.1.4. hükmünün mefhumu muhalifi ile 6.1.5. ve 7 numaralı madde içeriklerinden ve yine taraflar arasında akdedilen 25.04.2019 tarihli ek protokolün 3/2 maddesi kapsamından da açık bir şekilde anlaşıldığı üzere, fuarın yapılmasını engelleyen herhangi bir mücbir sebebin varlığı durumunda fuarın gerçekleştirilememesi dolayısıyla müvekkil şirkete herhangi bir sorumluluk yükletilemeyeceği ve yine bu halde müvekkil şirketin davacı taraf onayını almaksızın fuarı erteleme yoluna gidebileceğini, dolayısıyla temerrüde düşmede herhangi bir kusuru bulunmayan ve gerek ana sözleşmenin 6.1.4. hükmünün son cümlesi ve 6.1.5. hükmü gerekse 25.04.2019 tarihli ek protokolün 3/2 maddesi uyarınca mücbir sebebe dayalı olarak tek taraflı olarak fuar tarihini erteleme imkânına sahip olan müvekkil şirket bakımından davacı tarafın sözleşme feshinin haksız olduğu aşikâr olduğunu, tüm bunların yanında, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte, 06.12.2005 tarihli sözleşmenin sözleşmesel ilişkinin feshine gerekçe gösterilen 6.1.4. hükmü incelendiğinde ise bu hükmün organizasyon bozukluğu ya da ihmali söz konusu olan fuar için değil sonraki yıllarda düzenlenecek fuarlar için iptal hakkı vereceği ve bu hükme dayanılarak ancak ve ancak takip eden yıllar için sözleşmenin iptali yoluna gidilebileceği açıkça anlaşıldığını, Evteks markasının kullanımına ilişkin davacı tarafın ileri sürmüş olduğu iddiaların mesnetsiz olduğunu, davacı aleyhine ... 1 Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. Sayılı dosyası ile ikame edilen dosya ile iş bu dosya arasında iddialar benzer nitelikte olduğundan usul ekonomisi ilkesi gereği davaların birleştirilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine, davacı aleyhine ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 02/11/2023 tarihli duruşmasında mahkememize ait... Esas sayılı dosyası ile birleştirilen ... 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında davacı ...'nin ... markasının haksız kullanımından kaynaklanan tazminat talebinin...Esas sayılı dosyasından tefriki ile mahkememizin başka bir esasına kaydedilmesine karar verilmiş, tefrik sonucundan ilgili dava ve talepler işbu ... Esas sayılı dosya üzerinden görülmeye devam etmiştir.
Tefrik edilen işbu davada uyuşmazlık, ... markasının kullanımından kaynaklanan maddi zararının talep edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
6769 sayılı Kanunun "Tazminat" başlıklı 150. Maddesine göre "(1)Sınai mülkiyet hakkına tecavüz sayılan fiilleri işleyen kişiler, hak sahibinin zararını tazmin etmekle yükümlüdür.
(2)Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilmesi durumunda, hakka konu ürün veya hizmetlerin, tecavüz eden tarafından kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi, bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi sonucunda sınai mülkiyet hakkının itibarı zarara uğrarsa, bu nedenle ayrıca tazminat istenebilir.
(3)Hak sahibi, sınai mülkiyet hakkının ihlali iddiasına dayalı tazminat davası açmadan önce, delillerin tespiti ya da açılmış tazminat davasında uğramış olduğu zarar miktarının belirlenebilmesi için, sınai mülkiyet hakkının kullanılması ile ilgili belgelerin, tazminat yükümlüsü tarafından mahkemeye sunulması konusunda karar verilmesini mahkemeden talep edebilir.
"Yasanın "Yoksun kalınan kazanç" başlıklı MADDE 151- (1)Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar.
(2)Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanır: a)Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir. b)Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç. c)Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli.
(3)Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur.
(4)Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, ikinci fıkranın (a) veya (b) bentlerinde belirtilen değerlendirme usullerinden birinin seçilmiş olması hâlinde, mahkeme ürüne ilişkin talebin oluşmasında sınai mülkiyet hakkının belirleyici etken olduğu kanaatine varırsa, kazancın hesaplanmasında hakkaniyete uygun bir payın daha eklenmesine karar verir." hükümlerine amirdir.
Sınai mülkiyet hakkına tecavüz sayılan fiilleri işleyen kişiler, hak sahibinin zararını tazmin etmekle yükümlüdür. Markaya tecavüz nedeniyle marka sahibinin uğradığı maddi kayıp, fiili zarar ve yoksun kalınan kazançtan oluşmaktadır. Yoksun kalınan kazanç, marka hakkına tecavüz edilmesi dolayısıyla malvarlığında kesin olarak ya da büyük ihtimalle gerçekleşecek artışın kısmen veya tamamen önlenmesi, yitirilmesi olarak tanımlanabilir.
6100 Sayılı HMK'nın 1.maddesinde; görevin kamu düzenine ilişkin olduğu düzenlenmiş olup aynı yasanın 114/1-c maddesinde; görevin dava şartı olduğu belirtilerek, mahkemenin görevli olup olmadığını davanın her aşamasında mahkemenin kendiliğinden araştıracağı hükmüne yer verilmiştir.
HMK’nun 115/1.maddesi uyarınca dava şartlarının bulunup bulunmadığı davanın her aşamasında resen araştırılır. HMK’nun 114/1-c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir.
6102 Sayılı TTK’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.
Öte yandan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'ndan doğan uyuşmazlıkların çözüm yeri aynı yasanın 156. maddesi uyarınca ihtisas mahkemesi olarak Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemelerine bırakılmıştır. İhtisas Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, görev ilişkisidir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu' nun 1. maddesinde "Bu Kanunun amacı; marka, coğrafi işaret, tasarım, patent, faydalı model ile geleneksel ürün adlarına ilişkin hakların korunması ve bu suretle teknolojik, ekonomik ve sosyal ilerlemenin gerçekleştirilmesine katkı sağlamaktır." hükmü düzenlenmiştir. Aynı Kanun' un 156. maddesine göre "Bu Kanunda öngörülen davalarda görevli mahkeme, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi ile fikri ve sınai haklar ceza mahkemesidir." düzenlemeleri mevcuttur.
Yukarıda anılan mevzuat hükümleri uyarınca yapılan değerlendirmede, davacı yanın ... tescil numaralı ‘‘...’’ markası üzerindeki mülkiyet hakkının %66,6’sının kendilerine ait olduğu, %33,3’ünün ise müflis ... Tic. A.Ş.’ye ait olduğuna yönelik beyanları, 25.04.2003 tarihinde imzalanan Ortak Markaların Kullanım Sözleşmesi-Teknik Yönetmeliği, ortak markaların kullanım sözleşmesinin 6. Maddesi'nin markanın kullanım amacının düzenlediği, bu madde kapsamında "..." markasının davalı ile dava dışı ... şirketinin sadece BİRLİKTE düzenleyecekleri fuar ve sergi organizasyonlarında kullanılabilir şeklinde olduğunu, ... markasının ... ve ... tarafından kullanılamayacağı, ... ve ...'nin tek taraflı düzenlediği fuarda ... markasının kullanımına izninin olmadığı ancak davalıların bu markanın haksız ve hukuka aykırı biçimde kullanımına devam ettiğine yönelik davacı yanın iddiaları bir arada değerlendirildiğinde uyuşmazlık konusunun SMK md. 29 uyarınca markanın izinsiz kullanımından kaynaklanan haklara tecavüze bağlı SMK md. 150 ve 151 kapsamında tazminat istemine dayandığı bu taleplere ihtisas mahkemesi olan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi tarafından bakılması gerektiği anlaşılmakla , davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın HMK 114/1-c ve HMK 115/2 gereği usul (görev) yönünden REDDİNE,
2-HMK 20. maddesi kapsamında süresi içinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli İstanbul Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-Sair hususların görevli mahkemece değerlendirilmesine,
4-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 07/11/2023

BAŞKAN

ÜYE

ÜYE

KATİP

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim