mahkeme 2023/535 E. 2024/767 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/535

Karar No

2024/767

Karar Tarihi

25 Ekim 2024

T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/535
KARAR NO : 2024/767

DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 16/08/2023
KARAR TARİHİ : 25/10/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
(I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
(1) Davacı Tarafın İddialarının Özeti:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Sigorta A. Ş. nezdinde Sigortalı ...tarafından ...Konsolosluğu'na 854 kg ağırlığında "..." emtiası satılmış ve söz konusu emtiaların Amerika Birleşik Devletleri'nden Irak/Erbil'e kadar olan havayolu nakliyesi Sigorta Şirketi tarafından ... numaralı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi tahtında nakliyat muhataralarına karşı teminat altına alındığını, emtialar ...'ye İzafeten ... Şirketi ile fiili taşımayı üstlenen ... Yolları Anonim Ortaklığı sorumluluğunda ... tarihli ve ... numaralı Havayolu Taşıma Senedi ile ... ait kargo uçağına yüklendiğini, emtiaların teslim alınması esnasında yapılan kontrolde bir kısım emtiaların hasarlı olduğu tespit edildiğini, hasar sebebiyle sigorta şirketi sigortalısına 5.219,41 USD ödeme yaptığını, ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalısının haklarına halef olarak borçlular aleyhinde açılacak davalar için dava şartı arabuluculuk başvurusu yapıldığını, ... 25. İcra Müdürlüğü nezdinde ... Esas sayısı ile başlatılan icra takibinde itirazın iptalini talep ettiklerini, davalı tarafların icra takibine yaptığı haksız ve yersiz itirazların iptali ile takibin aynen devamına ve fazlayı talep hakları saklı kalmak kaydıyla ve tahsilde tekerrür olmamak üzere müvekkili Sigorta Şirketinin dava dışı Sigortalıya ödeyerek haklarına halef olduğu 5.346,23 USD tutarındaki alacağımızın, TBB - MEVDUAT USD (Bankalarca) değişen oranlarda faizi ile birlikte aynen veya fiili ödeme günündeki Merkez Bankası efektif satış bedeline göre belirlenecek TL karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı borçluların, başlatılmış olan icra takibine karşı yaptığı haksız ve yersiz itiraz nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahküm edilmelerine, Mahkeme masrafları ile ücreti vekaletin ve diğer tüm giderlerin davalı taraflara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
(2) Davalı Tarafın Savunmalarının Özeti:
Davalı ... ŞİRKETİ vekili cevap dilekçesinde özetle: davacı sigorta şirketi dava dışı sigortalısının...'dan ...'e taşıması yapılan yükü sigorta ettiğini, dava konusu emtianın ...numaralı hava yolu taşıma senedi tahtında taşındığını, emtianın alıcıya vardığında hasarlandığının tespit edildiğini, bu sebeple sigortalısının kendisine hasar bildiriminde bulunması üzerine sigortalısına 5.219,41 USD ödeme yaparak TBK ve TTK hükümleri uyarınca haklarına halef olduğunu iddia ettiğini, yapılan bu ödemeler hakkında ...”'ye izafeten ... Şti. aleyhine icra takibi başlattığını, işbu takibe taraflarınca itiraz edilerek yasal takibin durduğunu, bunun üzerine davacı şirket işbu haksız davayı açtığını, davacı tarafça düzenlenen sigorta poliçesinin taraflarınca yalnızca 1 sayfası tebliğ edilmiş olup kalan sayfalar tebliğ edilmediğini, bu nedenle de sigorta poliçesi taraflarıca incelenemediğini, sigorta poliçesi incelendikten sonra oluşacak yeni itiraz hakları bu kapsamda saklı tuttuklarını, Mahkemeye bildirdikleri, öncelikle davacının sigortalısının ticari defterleri incelenerek alıcıdan mal bedelini tahsil edip etmediğinin incelenmesi gerektiğini, bu kapsamda davacı sigorta şirketinin aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı tespit edilebileceğini, müvekkili şirketin işbu davada pasif husumet ehliyeti olmadığını, ...olarak belirtilen yurtdışı menşeili firma ile müvekkil şirketin hiçbir bağlantısı olmadığını, tam olarak ticari ünvanı anlaşılamayan ... olarak belirtilen firma ile müvekkil şirket iki farklı tüzel kişiliği haiz birbiri ile hiçbir ilişki ve alakası olmayan iki firma olduğunu, pasif husumet ehliyeti olmayan müvekkil şirket yönünden huzurdaki davanın reddini talep ettikleri, davacı taraf her ne kadar huzurdaki davaya konu hava taşıması nedeniyle meydana geldiği iddia olunan hasardan müvekkil şirketin sorumlu olduğunu iddia etmişse de TTK md. 855'e göre, hiçbir şekilde müvekkil şirketin taşıyan sıfatını ve sorumluluğu kabul anlamına gelmemekle birlikte, taşıyana karşı açılacak her türlü istem hakkının bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşeceğini düzenlediği, huzurdaki davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddini talep ettiğini, iddia olunan zararın taşımanın hangi aşamasında ve kimin kusuru neticesinde meydana geldiği belli olmadığını, davacı tarafın iddialarının aksine, taşıyan şirket hiçbir şekilde emtiaya zarar vermediğini, hasarlanmasına sebep olmadığını, uyuşmazlık konusu taşımada fiili taşımayı gerçekleştiren ...olduğunu, herhangi bir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere, yargılama neticesinde sorumluluk hasıl olması halinde, müvekkilin rücu edeceği taraf anılan şirket olacağını, müvekkili şirketin sorumluluğunu kabul anlamına gelmemek üzere, yük hava yolu taşıması sırasında zarara uğramış ise buna ilişkin tüm sorumluluk diğer davalı THY üzerinde olduğunu, davacı şirket tarafından sunulan ekspertiz raporu vs bulunmadığını, ayrıca hiçbir evrak okunaklı da olmadığını, ancak şu aşamada iddia olunan zararın kimin kusurundan kaynaklı oluştuğu belli olmadığını, bu şartlar altında kusurun kime atfedileceği saptanamaz, herhangi bir hasarın varlığını ve müvekkil şirketin sorumluluğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte, belirtmek isteriz ki yapılan taşımada hasarın taşımanın hangi aşamasında meydana geldiğini, bundan dolayı kimin sorumlu olduğuna dair ispat külfeti davacı tarafa aittir ve iddia olunan hasarın taşımanın hangi aşamasında meydana geldiği davacı sigorta şirketi tarafından sunulan delillerden anlaşılamadığını, Varşova Konvansiyonu'na göre taşıyıcı; kargonun tahrip olması ya da kaybolması ya da kargoya zarar gelmesi durumunda uğranmış hasara karşı sadece, hasara bu şekilde uğranmasına neden olan olayın hava yoluyla taşıma esnasında meydana gelmiş olması durumunda sorumlu olduğu, kargonun hava yolu taşıması esnasında zarara uğradığını ispat yükü tamamen davacı üzerinde olmakla birlikte, eğer bir kusur var ise de tüm sorumluluk diğer davalı ... üzerinde olacağı, taşıyan işbu davaya konu uluslararası hava taşıması nedeniyle ... Konvansiyonu'nun sınırlı sorumluluğu kapsamında sorumlu olduğunu, davanın öncelikle aktif ve pasif husumet itirazımız yönünden reddine, bu talepleri kabul görmez ise haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan ve delil yetersizliğinden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ...cevap dilekçesinde özetle, davacı tarafından davalılar aleyhine açılan tazminat davasında, dava konusu emtianın bir kısmının hasarlı teslim olunduğu iddiası ile 5.346,23 USD maddi tazminatın tahsili talep olunduğunu, dava konusu olaya 1999 tarihli Montreal Konvansiyonu hükümleri uygulanacağını, ihtilafa konu taşıma 05.08.2021 ...ve ... arasında gerçekleşen uluslararası bir taşıma olduğunu, dava konusu olaya 28 Mayıs 1999 tarihli olan ve ülkemiz açısından 26.03.2011 tarihi itibariyle yürürlüğe giren, “Hava Yoluyla Uluslararası Taşımacılığa İlişkin Belirli Kuralların Birleştirilmesine Dair Sözleşme” (Montreal Sözleşmesi) hükümlerinin uygulanması gerektiğini, 1999 tarihli Montreal Sözleşmesi'nin 31. madde 4. fıkrasında yer alan “31. madde 4. fıkrasına göre, “ Eğer yukarıda bahsedilen süreler içerisinde bir şikayette bulunulmazsa, taşıyıcının kötü niyeti olması dışında, taşıyıcı aleyhinde bir dava olamaz.” hükmü gereğince davacının süresi içerisinde, Konvansiyonda belirtilen şartlarda yazılı bir ihbarda bulunmadığı göz önüne alınarak davanın reddi gerektiğini, davacı vekilince her ne kadar "tutanakların, hasarın varlığını ve taşıyıcının bilgisinde olduğunu ispat eder." denmekte ise de, bu hukuka aykırı olup kabul edilemediğini, davacı tarafından tutulan tutanaklar hukuka aykırı olarak ihbar gibi değerlendirilmektedir ki bunun da kabulü mümkün olmadığını, sonuç olarak davacı tarafından 14 günlük hak süresi içinde davalı ortaklığa yapılmış bir hasar ihbarı bulunmadığından davanın öncelikle bu yönden reddi gerektiğini, öncelikle, davacı tarafından ihbarda bulunma mükellefiyeti yerine getirilmediğinden dolayı davanın reddine, bir an için ortaklığın tazminat ödemekle sorumlu tutulması halinde sorumluluklarının sınırlı sorumluluk limitleri içinde ancak gerçek zarar kadar olduğu göz önünde bulundurularak fazla talebin reddine, tüm mahkeme masrafları ve ücreti vekaletin de davacıya tahmiline karar verilmesini savunmuştur.
(II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
1-... 25. İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyası,
2-Bilirkişi raporu,
3-Tüm dosya kapsamı.
(III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, SABİT GÖRÜLEN VAKIALAR, ÇIKARILAN SONUÇ VE HUKUKÎ SEBEPLER:
Davacının davası havayolu ile yük taşınması sırasında meydana gelen hasar nedeniyle oluşan zararın rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
Dava konusu uyuşmazlığa ilişkin ilgili kayıt ve belgeler ile davaya dayanak takip dosyası ve davacı sigorta şirketi tarafından tanzim edilmiş hasar dosyası ekleri ile birlikte celp edilmiş ve uyuşmazlığa ilişkin alanında uzman 3 kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.
Havayolu ile taşıma sözleşmesi, yolcu veya yükün havayolu ile bir ücret karşılığında taşınması için yapılan sözleşmedir. Bu sözleşmede hareket yeri ve varış yeri aynı olan bir taşıma söz konusu ise iç taşımadan; hareket yeri ve varış yeri farklı iki ülkede olan veya her ikisi de aynı ülkede olmasına rağmen başka bir devletin ülkesinde bir duraklama yerinin kararlaştırılmış olduğu taşıma söz konusu ise uluslararası taşımadan bahsedilecektir.
Ülkemizde havayoluyla yapılan iç taşımalarda TSHK uygulanacak; bu Kanun’da hüküm bulunmayan hâllerde ise aynı Kanun’un 106 ncı maddesi gereğince ülkemizin taraf olduğu uluslararası anlaşmaların hükümleri ve bu anlaşmalarda da hüküm bulunmadığı hâllerde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümleri uygulanacaktır. Uluslararası taşımalarda ise doğrudan Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmaların uygulanması gerekecektir. Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmalar ise 1929 tarihli Uluslararası Hava Taşımalarına İlişkin Bazı Kuralların Birleştirilmesi Hakkında Sözleşme ve Eki Protokol ile 4 numaralı Montreal Protokolü (Varşova Konvansiyonu) ve bu Sözleşme ile kurulan sistemin günümüz şartlarına uygun hâle getirilmesi amacıyla hazırlanan 1999 tarihli Hava Yoluyla Uluslararası Taşımacılığa İlişkin Belirli Kuralların Birleştirilmesine Dair Sözleşme’dir (Montreal Konvansiyonu). Ülkemizin Varşova Konvansiyonuna katılması 01.03.1977 tarihli ve 2073 sayılı Kanunla uygun bulunmuştur. Montreal Konvansiyonu ise ülkemiz tarafından 28.05.1999 tarihinde imzalanmış, ancak 26.03.2011 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Öte yandan Irak devleti Montreal Konvansiyonu’na taraf devletler içerisinde yer almadığından anılan bu ülke ile ülkemiz arasında gerçekleşecek hava taşımalarından doğan uyuşmazlılarda Montreal Konvansiyon hükümlerinin uygulanması söz konusu değildir.
Bilindiği üzere taşıma hukukunda hangi tür taşıma olursa olsun, taşıyıcı bakımından emtia (yük) taşımalarında ziya ve hasardan dolayı sorumluluk ile gecikmeden doğan sorumluluk; yolcu (insan) taşımalarında ise ölümden ya da cismani zarardan dolayı sorumluluk ile gecikmeden doğan sorumluluk düzenlenmiş ve bu sorumluluk hâlleri bakımından taşıyıcının sorumluluğu sınırlandırılmıştır. Bu sorumluluk hâlleri dışında ise taşıyıcının sorumluluğu genel hükümlere tabidir.
Havayolu ile yük taşınması sırasında yükte oluşan zararlardan sorumluluğa dair hüküm, TSHK’nın 121 inci maddesinde düzenlenmiş olup anılan hükmün birinci fıkrasına göre tescil ettirilmiş yükün kaybı veya zarara uğraması hâlinde zarara sebebiyet veren olay, havayolu ile taşıma sırasında meydana gelmiş ise zarardan taşıyıcı sorumludur. Aynı maddenin ikinci fıkrasında havayolu ile taşımanın kapsamına yükün bir havaalanında veya bir hava aracında yahut havaalanı dışına inilmesi hâlinde o yerde taşıyıcının muhafaza ve nezareti altında bulundukları süreyi kapsayacağı belirtilmiştir.
Burada taşıyıcının yük üzerinde bir özen borcuna dayalı bakım ve gözetim yükümlülüğü söz konusudur. Bu mükellefiyet yükün taşıyıcıya teslim edilmesi ile başlayıp yükün sözleşme koşullarına uygun olarak gönderilene teslimi ile sona erer. Belirtilen süreç içinde taşıyıcının teslim edilen yük üzerindeki bakım ve gözetim yükümlülüğünün ihlali, yükte oluşan zarar sebebiyle taşıyıcının sorumluluğuna yol açar. Bahse konu özen yükümlülüğü, taşıyıcının adamlarından da beklenir.
Bunun yanında havayolu taşımasında taşıyıcı, yükte ortaya çıkan zarar nedeniyle kural olarak sınırlı sorumluluk altındadır. Nitekim TSHK’nın 124 üncü maddesinde bu husus; “Taşıyıcının sorumluluğunun sınırlandırılması, 12 Ekim 1929 tarihinde Varşova'da imzalanan ve Uluslararası Hava Taşımalarına İlişkin Bazı Kurulların Birleştirilmesi Hakkındaki Sözleşme ve bu Sözleşmeyi değiştiren Türkiye'nin katıldığı sözleşme ve protokollerin hükümlerine göre tayin olunur.
Taşıyıcı, birinci fıkrada anılan sözleşme ve protokoller ile öngörülmüş bulunan sınırların yükseltilmesine ilişkin özel anlaşmalar yapmak veya bu nitelikteki anlaşmalara katılmak yetkisini haizdir.
Para kıymetinin değişmesi halinde, birinci fıkrada öngörülen sorumluluk sınırlarının yeniden belirlenmesine Cumhurbaşkanı yetkilidir.” şeklindeki hüküm ile düzenlenmiştir.
Belirtilen düzenlemedeki sınırı sorumluluğa dair kural yönünden Varşova Konvansiyonuna atıf yapılmıştır. Varşova Konvansiyonu’nda da taşıyıcının sınırlı sorumluluğu kural olup burada üst sınırı tayin edilmiş bir sorumluluk hâli söz konusudur. Sınırlı sorumluluğun kabul edilmesinde, Varşova Konvansiyonu’nun 1929 yılındaki imzalanması aşamasında hem hava taşımacılığının ve hava sanayinin desteklenmesi, hem de taraflar arasındaki menfaat dengesinin tesisi amaçlanmıştır. Bu kapsamda havayolu ile gerçekleştirilen emtia taşımasında yükün TSHK hükümleri çerçevesinde kaybedilmesi yahut zarara uğraması durumunda taşıyıcının sorumluluğu sınırlı olacaktır. Bu durum TSHK’nın 127 nci maddesi kapsamında taşıyıcının adamları için de geçerlidir.
Bu doğrultuda TSHK’nın 124 üncü maddesi ile taşıyıcının sınırlı sorumluluğu hususunda atıf yapılan Varşova Konvansiyonu’nun 22/2-a maddesi gereğince; havayolu ile emtia taşımasında yük taşıyıcıya verilirken gönderici, varış yerinde teslim anındaki menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunmadıkça ve gerekiyorsa ek bir meblağ ödemedikçe, taşıyıcının sorumluluğu kilogram başına 17 Özel Çekme Hakkı (SDR) ile sınırlandırılmıştır. Özel bildirimde bulunulması hâlinde ise taşıyıcı, bildirilen meblağın göndericinin varış yerinde teslim anındaki gerçek menfaatinden büyük olduğunu ispat etmedikçe bildirimi yapılan meblağa kadar ödemem yapmakla yükümlüdür.
Öte yandan havayolu taşımasındaki sınırlı sorumluluk ilkesi mutlak nitelikte olmayıp taşıyıcının sınırsız sorumluluğu TSHK’nın 126 ncı maddesinde ayrıca düzenlenmiştir. Anılan hükme göre zararın taşıyıcının veya adamlarının zarar vermek kastı ile veya zararın doğması ihtimali olduğunu bilerek dikkatsizce yaptıkları bir hareket veya ihmal sonucunda meydana geldiği ispat edildiği takdirde TSHK’da öngörülen sorumluluk sınırları uygulanmaz. Buna göre taşıyıcının sınırsız sorumluluğu için taşıyıcının ve/veya adamlarının zarar verme kastı ile icra ettikleri hareketlerinin yanı sıra zararın ortaya çıkma ihtimalinin bilincinde oldukları hâlde ihtiyatsızca fiilleri sonucunda oluşan zarardan taşıyıcı sınırsız sorumludur. Taşıyıcının işçileri yahut temsilcileri gibi yardımcı kişilerinin meydana getirdiği sınırsız sorumluluk talebine mevzu olan zarar hakkında 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (BK) 55 inci madde [6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) 66 maddesi] hükümleri ise saklıdır.
Bunun yanında TSHK’nın 110/2 nci maddesi gereğince düzenlenmesi gereken ve maddenin birinci fıkrasındaki kayıtları içeren hava yük senedi olmaksızın yükü kabul eden taşıyıcı, TSHK’da mevcut sorumluluğu kaldıran veya sınırlandıran hükümlerden yararlanamaz. Her ne kadar böyle bir durum, taşıma sözleşmesinin geçerliliğine etki etmese de taşıyıcının sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanmasını engeller.
Taşıyıcının sorumluluk sınırlarını yükselten anlaşmalar yapma yetkisinin mevcudiyeti TSHK’nın 124/2 nci maddesinde açıkça ifade edildiğinden, taşıyıcı tarafından bu tür bir anlaşma yapılmış olması hâlinde taşıyıcının zarardan sorumluluğu, Varşova Konvansiyonu’ndaki bedelle sınırlı olmayacak, sorumluluk sınırı anlaşılan miktara göre belirlenecektir.
Taşıyıcının oluşan zarara dair sorumluluktan kurtulması ise TSHK’nın 123 üncü maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre taşıyıcı, kendisinin ve adamlarının zararı önlemek için gerekli olan bütün tedbirleri aldıklarını veya bu tedbirleri alma olanağı bulunmadığını ispatlarsa sorumluluğu ortadan kalkar. Belirtilen iki durumdan birinin taşıyıcı tarafından ispatı ile taşıyıcı, yükte oluşan zarara ilişkin sorumluluktan kurtulacaktır.( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2023/11-801 Esas 2024/277 Karar)
Yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacının davaya dayanak taşıma sözleşmesi kapsamında taşınan emtiayı ... numaralı poliçe ile sigortaladığı, rizikonun poliçenin geçerli olduğu dönem içinde ve davalıların sorumluluğu altında iken, eş deyişle taşıma sırasında gerçekleştiği, davacı tarafından dava dışı sigortalıya emtia bedelinin ödendiği, dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunda davalıların sorumlu olduğu sınırlı bedelin ise toplam 2.493,92 USD olduğu anlaşılmakla davacının davasının kısmen kabulüne, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
Davacının davasının KISMEN KABULÜNE,
1-Davalıların ... 25. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazın 2.493,92 USD asıl alacak, 29,52 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.523,44 USD yönünden iptaline,
2-Asıl alacağa takip tarihinden itibarin USD cinsinden mevduata Kamu Bankalarınca fiilen uygulanan azami yıllık faiz ve değişen oranlarda faiz uygulanmasına,
3-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
4-Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 4.611,64 TL nispi karar harcından, peşin yatırılan 2.003,14 TL harcın mahsubu ile noksan kalan 2.608,5‬0 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davalılar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan toplam 18.510,00 TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 8.634,59 TL yargılama gideri ile 2.003,14 TL peşin harç ve 269,85 TL başvuru harcı toplamı 10.907,58‬ TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret miktar ve oranı göz önüne alınarak kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 1.492,74 TL'nin davalılardan, ret edilen miktar üzerinden hesaplanan 1.707,26‬ TL'nin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili ile ... vekilinin yüzüne karşı diğer davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 25/10/2024

KATİP
¸e-imzalıdır

HAKİM
¸e-imzalıdır

Harç/ Masraf Dökümü
Peşin Harç : 2.003,14 TL
Karar Harcı : 4.611,64 TL
Noksan Harç : 2.608,5‬0 TL

Davacı Gider Avansı
Yatırılan Avans : 19.435,00 TL

Davalı Gider Avansı
Yatırılan Avans : 00,00 TL

Yargılama Gideri Detayları
Bilirkişi Ücreti :18.000,00 TL
Posta Giderleri :510,00 TL

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim