Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/516

Karar No

2024/906

Karar Tarihi

3 Aralık 2024

T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/516 Esas
KARAR NO : 2024/906

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/08/2023
KARAR TARİHİ : 03/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında ... dolum tesisi ve kurulumu ile birlikte ... tedariki konusunda ticari sözleşme akdedilmiş olduğunu, işbu sözleşme kapsamında adblue ürününe ilişkin hizmet bizzat müvekkili tarafından yerine getirileceği kararlaştırıldığını, müvekkilinin davalıya birkaç kez davaya konusu olan ürünü tedarik ettiğini, davalı tarafın müvekkiline sözleşmede yazan şartlar dahilinde ödemede bulunmadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 6. Maddesinde '' BAYİ ödemeyi ürün alımı sırasında kredi katı ile veya ürün alımında kesilecek fatura sonrasında EN GEÇ 30 GÜN İÇERİSİNDE ...'e ödemekle mükelleftir. BAYİ tarafından ödemenin yapılmaması ve/ veya vade tarihi içerisinde yapılmaması durumunda ... yasal kredi faizi ile vade farkı talep hakkına sahiptir.'' şartı taraflarca sözleşmeye konulduğunu, ancak müvekkili tarafından ürün tedariki sağlanmışsa da buna ilişkin ödemeler davalı tarafından yapılmadığını, davalı tarafın aldığı hizmete karşılık olarak gerekli ödemelerde bulunmamasından ötürü işbu davayı açma gereği hasıl olduğunu, tarafların ticari şirket olmasıyla birlikte ayrıca TTK uyarınca yapılan işin her iki taraf açısından ticari iş olmasından ötürü görevli mahkemeler Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bununla beraber ürün tedarikine ilişkin sözleşmenin 13. Maddesinde ''Taraflar işbu anlaşmadan doğabilecek tüm anlaşmazlıkların çözümünde İstanbul (Çağlayan) Mahkemeleri VE icra dairelerinin yetkili olduğunu kabul ederler.'' yönünde sözleşmelerinde uyuşmazlık durumunda Çağlayan yetkili olduklarını kararlaştırıldığını, bilindiği üzere HMK 17. Maddesinde ''Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.''' hükmü uyarınca sözleşmede yer alan bu şart hukuka uygun olduğundan işbu davada görevli mahkemenin mahkememiz olduğunu, davalı tarafa karşı ... 20. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatılmışsa da davalının kötü niyetli olarak takibe itiraz etmesi nedeniyle icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiğini, bilindiği üzere TTK uyarınca ticari alacakların tazmininde dava şartı olarak arabuluculuğa gidilmesi emredildiğini, taraflarınca ... Arabulucuk Bürosu ... Büro dosya numarası üzerinden davalı taraf ile görüşülmüşse de görüşlemelerin olumsuz sonuçlandığını, tarafların arasında akdedilen sözleşme gereğince vade tarihinden 30 gün sonrasından hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, davalının itirazının kaldırılarak, ... 20. İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı takibin devamına karar verilmesini, alacağın %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA/
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu takip hakkında yapılan borca itiraz hukuka ve kanuna uygun olduğunu, davacı ve davalının ticari faaliyetlerini sürdürdükleri şirket merkezleri ve davacı tarafından dava dosyasına delil olarak sunulan sözleşmede bulunan yetki şartı da dikkate alındığında söz konusu icra dosyasının İstanbul İcra Dairelerinde açılması gerekmekte iken davacı kötü niyetli olarak işbu icra takibini yetkisiz icra dairesinde ikame ettiğini, şöyle ki davacı tarafından bizzati dosyaya sunulan delillerde göz ardı edilse dahi genel yetki şartı kapsamında dahi davaya konu takibin devamına karar verilmesi istenilen icra dosyası yetkili icra dairesinde açılmadığını, müvekkiline 19.04.2023 tarihinde tebliğ edilen işbu ödeme emrine ilişkin yasal süresinde yaptığımız borca itiraz dilekçelerini 2. maddesinde genel yetki kuralları da iletilerek - icra dosyasında taraflarına icra dosyasının dayanağı olan belge olduğu iddia edilen ticari sözleşme tebliğ edilmemesi de göz önüne alınarak genel yetki kuralları da hatırlatılarak yetkili mahkemede belirtilecek şekilde "Borcu kabul anlamına gelmemekle birlikte icra takibi yetkili icra dairesinde açılmamıştır. Müvekkilin adresi yukarıda da görüldüğü üzere İstanbul ili Bakırköy ilçesi sınırlarındadır. İcra takibi Bakırköy İcra Dairelerinde açılması gerekirken yetkisiz icra dairesi olan İstanbul Anadolu icra dairesinde açılmıştır. Bu sebeple yetkiye de itiraz ediyoruz." yetki itirazında bulunulduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte bu hususta müvekkili firmanın borcu dahi olsa yetkisiz icra dairesinde açılan işbu takibin davacı tarafından yetkili icra dairesine gönderilerek yeniden ödeme emrinin gönderilmesi hususunda talepte bulunması gerekirken mahkememizdeki itirazın iptali davasını açması hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, kaldı ki bu durumda taraflarına yapılan itiraz için davacının iddia ettiği üzere kötü niyetli bir itirazdan bahsetmek söz konusu olamayacağını, davacı tarafından delil olarak sunulan sözleşmede de görüleceği üzere sözleşme taraflarca henüz ikamesi tamamlanmamış olmadığını, davalı müvekkiline ait olduğu iddia edilen imza her ne kadar kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirket yetkilisine ait olsa dahi henüz sözleşme ikame edilerek taraflarına ulaşılmadığını, taraflar arasındaki ikamesi henüz tamamlanmamış işbu sözleşmeye dayanarak yetki şartı dikkate alınarak davacı tarafça sadece lehe olan kısımların kabul edilmesi suretiyle hareket ederek henüz taraflarca imza altına alınmayan sözleşmeye dayanarak yetkisiz mahkemede açılan işbu davada mahkememizin yetkisiz mahkeme olduğunu, yetkili mahkeme ise yukarıda da detaylarıyla belirtildiği üzere ... Ticaret Mahkemeleri yetkili olacağını, davacı tarafından dava dilekçesinde " davalı ile aralarındaki ticari ilişkiye dayanarak ürün tedariki sağlamış olmasına rağmen davacıdan karşılığı olan ödemeleri alamadığını" beyanı tamamen gerçek dışı olduğunu, kötü niyetli olunduğunu, müvekkili tarafından davacının beyan ettiği tedarikler tamamlanmadığını, müvekkili firmanın alacaklı olduğunu iddia eden davacıya ifa edilmeyen herhangi bir borcu bulunmadığını, bilineceği üzere tek taraflı ikame edilen satış faturaları borç dayanağı olarak davaya konu olması söz konusu olamayacağını, müvekkili hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının reddini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır.
Uyuşmazlığın, taraflar arasında akdedilen Dökme ... Kombi Kurulum sözleşmesinden kaynaklanan şartların yerine getirilmediği iddiasına dayalı davacı tarafından... 20. İcra müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin hususlarından kaynaklandığı görülmektedir.
Dava dosyasına celbedilen ... 20. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine 13/02/2023 tarihinde 13.594,00 TL toplam alacağın tahsil tarihine kadar yasal faizi, masraf , vekalet ücreti ve tüm ferileri ile birlikte tahsilini talep ettiği, ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine davalı borçlunun süresinde olarak borca, faize ve tüm ferilerine itiraz etmesi neticesinde icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği ve süresinde olarak iş bu itirazın iptali davasının açılmış olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 20/02/2024 tarihli duruşmanın 4 nolu ara kararı gereğince, dosyanın mahkememizce resen seçilecek mali müşavir bir bilirkişiye tevdi ile tarafların iddia ve savunmaları sunulan deliller kapsamında davacının takip talebinde haklı olup olmadığı ve varsa alacağın miktarı konusunda rapor alınmasına karar verilmiş olup, mahkememiz dosyası bilirkişi mali müşavir ...'a tevdi edilmiş, bilirkişi ...'ın 14.04.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " dosyanın detaylıca incelendiğini ve tespitleriyle dava dosyasına konu olan somut olayda tespit edilen durumların, davacıya ait yasal defterlerden 2022 yılına ait defterlerin Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK'nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış-kapanış tasdiklerinin süresi içerisinde alındığını, 2023 yılı ticari defterlerin noter açılış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde alındığı, aynı yıla ait yevmiye defteri kapanış tasdikinin ise işbu raporun yazım tarihi itibariyle tasdik süresinin dolmadığının anlaşıldığını, anılan nedenlerle ticari defterlerinin delil niteliğine haiz olduğu sonucuna gidildiğini, üzerinde tarih bilgisi bulunmayan ürün tedarik sözleşmesinin dosyada mübrez olduğunu, davacının takibe konu ettiği alacak isteminin davalı adına düzenlenen 10.11.2022 tarih ve 21.594,00 TL tutarlı faturadan kaynaklandığını, faturanın davalıya ait olduğu beyan edilen mail adresine gönderildiğini, ayrıca faturaya konu ürünlerin davalıya teslim edildiğini gösterir ürün teslim tutanağının ibraz edildiğini, işbu raporda yer verilen tespitler ile ticari defter deliline göre davacı lehinde hüküm kurması halinde, 13.02.2023 takip tarihi itibariyle davalıdan istenebilir tutarın 11.463,95 TL olacağını, takiple birikmiş faiz talebinde bulunulmadığı" Yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür.
Mahkememizin 09.07.2024 tarihli duruşmasının 3 nolu ara kararı gereğince dosya davacı itirazlarının karşılanması amacıyla önceki bilirkişi mali müşavir ...'a tekrar tevdi edilmiş, bilirkişi ...'ın 26.07.2024 tarihli ek raporunda özetle; "Dosyaya sunular alacak hesaplamasında davalının toplam borcunun 23.724,02 TL, davalının 8.000 TL ve 2.130,01 TL olmak üzere toplamda 10.130,01 TL ödeme yaptığını, kalan borcun 13.591,00 TL olduğunu ancak kök raporda bu tutarın 11.463,95 TL olarak hesaplanması nedeniyle kök rapora itiraz edildiğini, davalının kök rapora itiraz dilekçesi dosya içeriğinde görülemediğini, davacının davalı adına 2022 yılında 5 adet karşılığı toplamda 26.708,94 TL tutarlı fatura düzenlediği tespit edildiğini, kök raporda davacı nezdinde davalı hesap hareketlerinin incelendiğini, davacının 13.02.2023 tarihli takip açıklamasında “Cari hesap alacağı” ibaresine yer verdiğini, bu nedenle davacı nezdinde davalıya ait tüm hesap hareketlerinin incelendiğini, davacının davalı adına 2022 yılında 5 adet karşılığı toplamda 26.708,94 TL tutarlı fatura düzenlediğini, bu tutarın 15.244,99 TL'lik kısmının davalı yanca ödendiğine dair davacı ticari defterlerinde kayıt bulunduğunu, bu işlemler sonucunda davacı ticari defterlerine göre davalının 11.463,95 TL borç bakiyesinin kaldığı görüldüğünü, İşbu tespitlerin detaylarının şu şekilde olduğunu; davacının 31.05.2022 tarihinden 20.08.2022 tarihine kadar davalı adına 3 adet karşılığı toplamda 2.984,93 TL tutarlı fatura düzenlediğini, bu tutarın 1.269,98 TL'lik kısmını 31.05.2022 tarihinde, 1.715,00 TL'lik kısmını ise 13.09.2022 tarihinde ödeyerek davalının cari hesapta kapsamında 0,05 TL alacaklı konuma geldiğini, devam eden süreçte davalı adına 30.10.2022 tarih ... sıra numaralı 2.130,01 TL ile 10.11.2022 tarih ... numaralı 21.594,00 TL olmak üzere toplamda 23.724,01 TL tutarlı iki adet fatura düzenlendiğini, faturaların davalıya ait olduğu beyan edilen mail adresine gönderildiğini, iki adet fatura bedeli olan 23.724,01 TL'nin kısmen 30.09.2022 tarihinde 8.000 TL, 30.10.2022 tarihinde 2.130,01 TL, 02.01.2023 tarihinde 2.130,00 TL olmak üzere toplamda 12.260,01 TL olarak ödendiğini, bu işlemler ile 1 numaralı maddede kalan 0,05 TL'lik bakiyenin dikkate alınması neticesinde davalının cari hesap bakiye borcunun 11.463,95 TL olarak kaldığı tespit edildiğini, (23.724,01-8.000-2.130,01-2.130,004-0,05), davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi ve kök raporda ayrıntılarıyla incelendiği üzere; davacıya ait ticari defterlerin delil kabiliyetine haiz olması nedeniyle, takibe dayanak alacak iddiasında davacı ticari defterlerine değer verilerek sonuca gidilmesi gerektiği anlaşıldığından, takip ile istenen 13.594,00 TL tutarlı alacak iddiasının 1.463,95 TL'lik kısmına iştirak edildiğini, davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi ve davacıya ait ticari defterlerin delil kabiliyetine haiz olması nedeniyle takibe dayanak alacak iddiasında davacı ticari defterlerine değer verilerek sonuca gidilmesi gerektiğini, kök raporun bu minvalde kaleme alındığını, davacı ticari defterleri ile dosyaya sunulan belge incelemesine göre, davalı adına 2022 yılında 5 adet karşılığı toplamda 26.708,94 TL tutarlı fatura düzenlendiğini, bu tutarın 15.244,99 TL'lik kısmının davalı yanca ödendiğine dair davacı ticari defterlerinde kayıt bulunduğunu, davacı ticari defterlerine göre davalının 11.463,95 TL borç bakiyesinin kaldığını ve buna paralel olarak davalıdan takiple istenebilir tutarın 11.463,95 TL olacağını, işbu ek raporda irdelenen hususlara göre kök raporda yer verilen tespitlerin cari olduğu " yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür.
Mahkememizce 20/02/2024 tarihli duruşmada taraflara ticari defter ve kayıtlarını sunması için kesin süre verilmiştir. Davalı taraf verilen kesin süre ve kesin sürenin sonuçları usulüne uygun ihtar edilmesine rağmen dava konusu icra takibine dayanak fatura dönemlerine ait ticari defterlerini dosyaya sunmamıştır.
6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde, "mahkeme ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir" hükmü bulunmaktadır.
Ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delil niteliğindedir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de, ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bu durumda her iki tarafın ticari defterlerinin de incelenmesi zorunludur. Ancak karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defteri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden, verilen kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmediği takdirde mahkeme karşı taraf defterindeki kayıtların doğru olduğunu kabul edebilir. Bu açıklamalar ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde, mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davacı defterleri üzerinden yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ile talep edilen alacağın varlığı kanıtlanmıştır. Davalı, defterlerini sunmayarak, davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığını tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan, sunulmayan ticari defterlerinde davacının alacaklı olduğuna dair kayıtları mevcut olduğu halde sunulmadığını ve bunun sonucunda davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine değil oluşturduğunun kabulü gerekir.( Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi ...Esas ... Karar)
Mahkememizce tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;davacının davaya dayanak olarak tanzim etmiş olduğu fatura içeriği hizmetin davalıya verildiğine dair delillerini dosyaya sunduğu, davacı tarafından tanzim edilen faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulması sebebiyle lehine delil niteliğini haiz olduğu, davalı tarafın verilen kesin süreye rağmen ticari defterlerini dosyaya sunmadığı ve buna ilişkin geçerli bir mazeret de sunmaması sebebiyle davacının ticari defter ve kayıtlarına mahkememizce itibar edildiği, davacı ticari defterleri ile dosyaya sunulan belge incelemesine göre, davalı adına 2022 yılında 5 adet karşılığı toplamda 26.708,94 TL tutarlı fatura düzenlendiği, bu tutarın 15.244,99 TL'lik kısmının davalı yanca ödendiğine dair davacı ticari defterlerinde kayıt bulunduğu, davacı ticari defterlerine göre davalının 11.463,95 TL borç bakiyesinin kaldığı, bu durumda davacının 11.463,95 TL kadar davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü ile davalı tarafından ... 20. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından başlatılan takibe yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 11.463,95-TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olduğundan İİK 67/2 uyarınca alacağın %20'si oranındaki 2.292,79-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Davanın KISMEN KABULÜ ile davalı tarafından ... 20. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından başlatılan takibe yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 11.463,95-TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-) Alacak likit olduğundan İİK 67/2 uyarınca alacağın %20'si oranındaki 2.292,79-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-) Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 783,10-TL karar harçtan peşin yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 513,25-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-) Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 11.463,95-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-) Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 2.130,05-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-) Davacı tarafından yapılan toplam 3.197,00-TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 2.696,06 TL yargılama giderinin ve 269,85-TL peşin harç ve 269,85-TL başvurma harcı toplamı 3235,76-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-) 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret oranına göre 2.631,00-TL'nin davalıdan, 489,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
8-)Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 03/12/202

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim