mahkeme 2023/238 E. 2024/358 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/238

Karar No

2024/358

Karar Tarihi

21 Mayıs 2024

T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/238 Esas
KARAR NO : 2024/358

DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/04/2023
KARAR TARİHİ : 21/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalının yedinde bulunan ...bank ... Şubesine ait, keşide yeri ..., Keşide tarihi 05/02/2023, Lehtarı ... Şirketi, Keşidecisi ...Tic. Ltd. Şti olan ... seri numaralı çekin vade tarihinde bankaya ibraz ettiğini fakat bankaca çek arkasında ödeme yasağı kararı bulunduğunun ihtarının not edilerek çekin davalıya iade edildiğini, davalının keşideci işletmeyi arayarak çekin ödemesinin yapmalarını, aksi halde cebri icra marifetiyle parayı ödemek zorunda kalacaklarını, bu durumda dosya bedelinin daha da artacağını ve kendilerince hakları olan her türlü işlemi ödeme yapılmaması halinde gerçekleştireceklerini belirterek keşideci üzerine baskı ve korku politikalarını kullanarak ödeme yapmasını sağladıklarını, tehdit ve baskı altında ödemeleri yaptırılan çekler hakkında ödemeden men yasağının olduğunu, müvekkili elindeyken çalma şüphesiyle kaybolan çekin müvekkili firmalarla hiçbir ticari bağı bulunmayan diğer davalılara haksız ve kötü niyetle cirolayarak ... verdiğini, ...'in birçok çeki aynı şekilde elde ettiğinini, birbirinden bağımsız kaybolan çekleri kendi elinde topladığı ve icra takiplerine konu yaptığının tespit edildiğini, bu suça konu hareketler hakkında savcılığa şikayet dilekçesi sunduklarını, gerçek bir alacak iddiasında olan alacaklının ödemeden men yasağı bulunan çekler hakkında durumu öğrendiğinde keşideciye baskı yaparak ve korkutarak çek bedelini tahsil etmekten ziyade, çek yaprağının arka yüzüne yazılan ihtara uygun şekilde ödemeden men yasağı veren mahkemeye çeki ibraz etmesi, burada verilecek karara göre hareket etmesinin beklendiğini, ancak karşılarına kötü niyetli ve organize bir hareket bulunduğunu, lehtar olan müvekkili ve keşidecisi adına çok ciddi bir mağduriyet yaşandığını, cirantaların bu çekleri toplayacak bir alacak portföyüne sahip olabileceğine inanmanın akıl dışı olduğunu, haciz baskısı ile keşidecisi ve lehtardan tahsil yoluna gidildiğinin haksız kazanç elde edildiğinin net olarak ortada olduğunu, davalarının kabulü ile müvekkilinin borçlu olmadığı halde cebri icra tatbik edileceği tehdidi neticesinde ödemek zorunda kaldığı 50.000-TL bedelin 14/02/2023 tarihinden itibaren, diğer 50.000-TL bedelin ise 03/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte istirdatına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... A.Ş vekili ... tarafından sunulan 28/04/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacının öncelikle arabuluculuk yoluna başvurması gerekirken arabuluculuğa başvurmadan dava açtığından davanın esasa girilmeden usulden reddinin icap ettiğini, konusu bir miktar paranın ödenmesine yönelik talepler bakımından dava açmadan önce arabuluculuğa başvurulmasının zorunlu olduğunu, arabuluculuğa gitmenin bir dava şartı olduğunu, davacının bu şartı yerine getirmeden dava açması nedeniyle esasa girilmeden davanın usul yönünden reddi gerektiğini, müvekkilinin temlik almış meşru ve yetkili hamil olduğunu, Ciro zincirinin düzgün teselsül ettiğini, davacı çeklerdeki imza ve kaşesinin sahte olduğunu iddia etmediği gibi kaybettiğini öne sürdüğü çeklerle ilgili somut bir savcılık soruşturmasından da söz etmediğini, çek hakkında verilen ödeme yasağı kararının çekin müvekkil şirketçe iktisap edildiği tarihten çok daha sonraki bir tarih olduğunu, çekin müvekkili şirketçe iktisap edildiği 30/09/2022 tarihinde ortada çek hakkında verilmiş herhangi bir ödeme yasağı kararı bulunmadığının gayet açık olduğunu, müvekkilinin çek iktisap ettiği tarihte bankalar nezdinde herhangi bir ödeme yasağı kararı bulunmadığından çeki iktisap ederken davacının çeklerini zayi ettiğinden haberdar olmasının da olanaksız olduğunu, temlik tarihinden sonra verilen ödeme yasağı kararının müvekkili şirketi kötü niyetli yapmadığını, yasal süresi içerisinde ibrazında bankaca çekle ilgili olarak ödeme yasağı kararı bulunduğu şerhinin düşülmesi, hamilin çek borçlularından alacağını talep etmesine ve dolayısıyla icra takibi başlatmasına dahi engel olmadığını, dava konusu çeklerin bedelini müvekkili şirkete davacı lehtar değil, dava dışı çek keşidecisi ödemiş olduğunu, davacının cebri icra tehdidi altında çek bedelini ödemesinin söz konusu olmadığını, dolayısıyla açtığı davanın hukuki yarar yokluğundan da reddinin gerektiğini, bu nedenlerle öncelikle davanın arabuluculuk başvurusu yapılmadan açılmış olması nedeniyle esasa girilmeden usulden reddine, aksi kanaatle yargılamaya devam olunması halinde müvekkili şirketin davaya konu edilen bedel istirdadı talebine konu çekleri faktoring mevzuatına uygun olarak iktisap ettiğini iyi niyetli ve meşru hamil olması, iktisabında kötü niyetli ve ağır kusurlu olmaması, öte yandan çeklerin bedellerini davacının değil keşidecisinin ödemesinden ötürü hukuki yararın da bulunmaması karşısında davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, icra baskısı ve tehdidi altında ödenmek zorunda kalınan bedelin istirdatı istemine ilişkindir.
TTK'nın 5/A maddesindeki düzenlemeye göre, "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir."
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A/2. maddesinde "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü düzenlenmiştir.
Somut olaya dönüldüğünde, dava dilekçesinde, davacının cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığı 50.000 TL bedelin 14/02/2023 tarihinden itibaren, diğer 50.000 TL bedelin ise 03/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte istirdadına karar verilmesini talep ettiği, dava konusu uyuşmazlığın, çek istirdadı olmadığı, ödenen bedellerin istirdadı olduğu, davacının çek nedeni ile başlatılan icra takibinde icra baskısı altında ödediğini iddia ettiği bir miktar paranın ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte istirdatını talep ettiği, dolayısı ile konusu para alacağı olan bu talebin TTK md. 4 uyarınca zorunlu arabuluculuğa tabi olacağı, davanın usulüne uygun olarak arabulucuya başvurulmadan açıldığı anlaşılmakla, 7155 sayılı Kanuna eklenen 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi hükmü uyarınca davanın zorunlu arabuluculuk kapsamında olması ve 6325 sayılı HUAK 18/A maddesi hükmü gereğince arabuluculuğa başvurulmadan dava açıldığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin yatırılan 1.707,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.280,15 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 21/05/2024

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim