Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/203

Karar No

2024/914

Karar Tarihi

4 Aralık 2024

T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/203 Esas
KARAR NO : 2024/914

DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/05/2017
KARAR TARİHİ : 04/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarafından hangi firma ile alıcılarına sevk edildiği tespit edilemeyen 602 adet gönderinin 6475 sayılı kanunun 6. maddesinin 3. fıkrasına istinaden alıcılarına sevk edilmek üzere kendilerine teslim edildiğini,bu gönderilerden 567 adedinin davalı şirkete ait "..." gönderisi olduğunu, davalı şirketin 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu kapsamında posta tekel hakkını düzenleyen ilgili maddelerine aykırı faaliyet gösterdiği,bu gönderiler için kabullerin yapıldığı tarihte birim posta ücretinin 1,40 TL olduğunu, 6475 sayılı yasa ile tekel haklarının ihlali halinde ihlal edenin 10 kat (1,40 TL X 567 X 10 = 7.938,00 TL) hükmedilmesi gerektiği; tekel ihlalinin mahkeme kararıyla tespit edilebileceği, posta tekelinin ihlali kapsamında taşınan gönderi adedinin sözleşmenin tarafı bulunmayan şirket tarafından bilinmesinin objektif olarak mümkün olmadığı; mahkeme kanalı ile yapılacak tespit ile alacak miktarının bilirkişi incelemesi ile belirlenebilir hale geleceği; neticeten 6475 sayılı kanunun posta tekeli hakkını düzenleyen ilgili maddelere aykırı faaliyet göstererek hangi firma ile taşıtıldığı tespit edilemeyen posta tekeli kapsamında bulunan 567 gönderiye ilişkin posta ücretinin 10 katı tutarında 7.938,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyen ticari avans faizi ile davalıdan tahsiline; davalının 6475 sayılı kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren posta tekeline aykırı faaliyet göstererek çeşitli firmalara taşıttığı gönderilerin gerçek adedinin bilirkişi marifetiyle tespit edilmesi, tespit edilen her bir gönderi için şirket tarafından belirlenen ücret tarifesindeki toplam posta ücretinin 10 katı tutarında tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ayrıca muarazanın meni ile müdahalenin önlenmesi ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
SAVUNMA/
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yurt içinde ve yurt dışında faaliyet gösteren ve birçok devlet kurumunun yanı sıra özel gerçek ve tüzel kişilere gönderdiği gönderilerini PTT kanalıyla gönderdiği için her yıl milyonlarca ödeme yaptığını, davacı şirket tekelindeki gönderilerin davacı şirket eliyle gönderilmesi için hassas ve titiz davrandığını, davaya dayanak 567 adet gönderinin hangi firma tarafından alıcılarına gönderildiğinin belli olmadığını, bu nedenle kendilerine sorumluluk yüklenemeyeceği, bu nedenle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, 567 adet gönderi yönünden davalının davacının tekel hakkını ihlal etmesi nedeniyle posta ücretinin on katı olan 7.938,00 TL'nin tahsili ile davalının 6575 sayılı kanunun yürürlüğü girdiği tarihten itibaren posta tekeline aykırı faaliyetle başka firmalara taşıttığı gönderilerin gerçek adedinin tespiti ile tespit edilen gönderilerin posta ücret tarifesindeki posta ücretinin on katı tutarının davalıdan tahsili ve muarazanın meni ile müdahalenin önlenmesi istemine ilişkindir.
Mahkememizin 19/06/2019 tarih... E. ...K. sayılı kararı ile ''Mali müşavir bilirkişi ...'ten alınan 29/12/2017 tarihli rapor ile; ... Baş Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile davalıya ait 567 adet gönderinin ilgililerine sevk ve teslim edildiğinin anlaşıldığı,... tarih ve ... sayılı yazıdan yurt içi kayıtlı gönderi ücretinin 1,40 TL olduğu, 567 adet gönderi bedelinin 10 katı tutarındaki tazminatın 7.938,00 TL olduğu tespit edilmiştir.
Bilirkişi raporunun hüküm kurma bakımından yetersiz olması nedeniyle mevcut bilirkişi heyetine sözleşme uzmanı ...'ın da eklenmesi sonrası alınan 18/02/2019 tarihli bilirkişi heyet raporu ile; 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun 3/ı ve 6/1-a,j maddeleri kapsamında dava konusu gönderilerin davacının tekeli kapsamında kalan gönderiler olduğu ancak 567 adet gönderinin otoparkta bulunduğunun tespit edildiği, bu gönderilerin davalının iş yerinde veya davalının bağlantısının olduğu bir iş yerinde elde edildiğinin tespit edilmediği, bu nedenle vaki ihlalden davalı şirketin sorumlu tutulamayacağı tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ile alınan bilirkişi heyet raporunun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle davanın reddine'' şeklinde karar verilmiştir.
Davacı vekilinin bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurması sonrası İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 16.02.2023 tarih ... Esas... Karar sayılı ilamı ile ''Somut olayda davacı dava dilekçesinde 567 adet gönderi yönünden davalının davacının tekel hakkını ihlal etmesi nedeniyle posta ücretinin on katı olan 7.938,00 TL'nin tahsili ile davalının 6575 sayılı kanunun yürürlüğü girdiği tarihten itibaren posta tekeline aykırı faaliyetle başka firmalara taşıttığı gönderilerin gerçek adedinin tespiti ile tespit edilen gönderilerin posta ücret tarifesindeki posta ücretinin on katı tutarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince davacı tarafından davadaki taleplerin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddedildiği anlaşılmaktadır.
Davacı vekilince dava dilekçesinde bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmış, ayrıca yargılama sürecinde alınan 06.07.2018 tarihli ek rapora karşı beyan dilekçesinde, davalının 6575 sayılı kanunun yürürlüğü girdiği tarihten itibaren posta tekeline aykırı faaliyetle başka firmalara taşıttığı gönderilerin gerçek adedinin tespiti ile tespit edilen gönderilerin posta ücret tarifesindeki posta ücretinin on katı tutarının davalıdan tahsili talebi bakımından davalı defter ve kayıtlarının inclenmesi gerektiği ileri sürülerek itiraz edilmiştir. İlk derece mahkemesince 10.10.2018 tarihli duruşma ara kararı ile de mevcut bilirkişi yanında sözleşme bilirkişisi de eklenmek suretiyle davalı defter ve kayıtları incelenmek üzere rapor alınmasına karar verilmiş, ancak bilirkişilerce davalı defter ve kayıtları incelenmeksizin rapor sunulduğu, mahkemece de bu haliyle sonuca gidildiği anlaşılmıştır.
TTK'nın 83. maddesi uyarınca, ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilecek olup HMK'nın yargılamayı gerektiren davalarda hazırlık işlemlerine ilişkin hükümleriyle senetlerin ibrazı zorunluluğuna dair olan hükümlerinin ticari işlerde de uygulanacağı belirtilmiştir. HMK'nın ''Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması'' başlıklı 222/1 maddesinde de benzer yönde düzenleme yapılarak ''Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazın kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. '' hükmünü getirilmiştir. Kaldı ki yukarıda açıklandığı üzere davacı vekilince dava dilekçesinde bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmış, ayrıca yargılama sürecinde alınan 06.07.2018 tarihli ek rapora karşı beyan dilekçesinde davalının 6575 sayılı Kanun'un yürürlüğü girdiği tarihten itibaren posta tekeline aykırı faaliyetle başka firmalara taşıttığı gönderilerin gerçek adedinin tespiti ile tespit edilen gönderilerin posta ücret tarifesindeki posta ücretinin on katı tutarının davalıdan tahsili talebi bakımından davalı defter ve kayıtlarının incelenmesi gerektiği ileri sürülerek itiraz edilmiş, ilk derce mahkemesince de bu doğrultuda davalı defter ve kayıtları incelenerek rapor alınması için bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verilerek rapor alınmasına karar verilmiştir. Ancak davalı tarafına defter ve kayıtları incelenmeksizin bilirkişilerce rapor sunulmuş, mahkemece de bu hale göre hüküm kurulması isabetsiz olmuştur.
Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine'' şeklinde karar verilmiştir.
Kaldırma kararı mahkememiz işbu dosyasında yapılan yargılamada tensip ile dosyanın son bilirkişi heyetine tevdi ile davalı defterleri incelenmek ve davalının itirazı da değerlendirilmek üzere varsa ihlalin kapsamı belirlenerek ihlal neticesinde davacının davalıdan talebi mümkün olup olmadığı hususunda rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 20/06/2023 tarihli ek rapor ile davalı tarafın 2013, 2014, 2015, 2016 ve 2017 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yasal süresinde yapıldığı, ilgili yıllar ticari defterlerinin sahibi lehine delil teşkil edebileceği, davalı tarafın 2013, 2014, 2015, 2016 ve 2017 yılı ticari defterleri incelenmiş olup, davacı tarafın talepleri olan, davalı tarafın 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren gerçekleştirilen posta tekeline aykırı faaliyet göstererek davacı dışında firmalara taşıttığı gönderilerin gerçek adedinin tespiti taleplerine ilişkin olarak, davalı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan incelemelerde, heyetimiz mali müşavirince yapılan inceleme/değerlendirmede, posta tekeline aykırı faaliyet göstererek dava dışı firmalara taşıtılan gönderi tespit edilmediği, diğer bir deyişle, ticari defter kayıtlarından gönderi sayısı tespitinin yapılamadığı tespit edilmiştir.
Mahkememizin 29/11/2023 tarihli duruşma ara kararı ile Bam bozma ilamında davalı şirketin defter ve kayıtlarının incelenmesi gerektiğinden bahisle dosyanın mahkememize gönderildiği ancak bilirkişilere yalnızca davalı tarafın ticari defterlerini inceleme hususunda ara karar oluşturularak rapor aldırıldığı ancak alınan rapor içeriğinin denetime elverişli olmadığı yapılan hangi inceleme sonucunda rapor sonucuna ulaşıldığı hususu da dikkate alınarak ayrıca ticari defterler dışında kayıtların da incelenmediği de görülmekle davalı şirket defter ve kayıtlarının yerinde incelenerek dava dilekçesi ekinde yer alan ... gönderi sahiplerine ilişkin Haziran-Temmuz 2016 tarihlerine ait gönderilerin taşınması amacıyla tutulan fatura kaydı bulunup bulunmadığı varsa davacı dışında bu hizmeti kimin sağladığı hususunda bir taşıma hukuku uzmanı ve bir mali müşavir bilirkişi heyetinden rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
Bu kapsamda taşıma hukuku uzman... ve mali müşavir bilirkişi ...'dan alınan 25/09/2024 tarihli bilirkişi raporu ile davalının ibraz olunan e-defter Beratlarının süresinde oluşturulduğu, açılış ve kapanı noter tasdiklerinin süresinde yaptırıldığı, her iki taraf ticari defterlerinin de sahibi lehinde delil vasfına haiz olduğu, dava konusu maddi vakıaya konu posta/gönderi vb. giderleri Maliye Bakanlığınca yayımlanan Tekdüzen Muhasebe Sistemi Genel Tebliğleri kapsamında mahiyetine göre 760-Pazarlama, Satış ve Dağıtım Giderleri ve/veya 770-Genel Yönetim Giderleri hesabında izlenmektedir. Ancak söz konusu hesaplara gider kaydı yapılırken gönderi yapılan Müşteri ve/veya alıcılar adına bir açıklama içermeyeceği ya da her bir gönderi alıcısı ve/veya müşteri adına alt hesap açılmayacağı, Bu nedenle ticari defter kayıtları üzerinden dava konusu gönderilerin davalı tarafından 6575 sayılı Kanun'un kapsamında posta tekeline aykırı faaliyetle başka firmalara taşıttırılıp taşıttırılmadığı ya da davalının 6575 sayılı Kanun'un kapsamında posta tekeline aykırı faaliyetle başka firmalara taşıttığı gönderilerin gerçek gerçek adedinin tespiti mümkün olmadığı, çünkü hesap hareketlerinin açıklamaları alıcıların isimlerini içermeyeceği, dava konusu gönderi alıcılarının isim ve adresleri ile davalının müşterilerinin isim ve adresleri arasında bir benzerlik olup olmadığı denetlenebileceği, ancak bunun da gönderilerin mutlak olarak davalı tarafından gönderildiği anlamına gelemeyeceği, tespit edilen 567 adet gönderinin taşıma sürecinde olduğu, davalı tarafından dava dışı 3.kişilerden hizmet alındığı hususlarının sabit olmadığı, Davalı tarafından davacının posta haberleşme gönderisi taşıttığı ve böylece davacının tekel hakkını ihlal ettiği hususunun davalı ticari defterleri ile de teyit edilemediği, BAM kararı gereği yapılan incelemede de davacı iddiası olan 567 adet gönderi taşıması ve tekel hakkı ihlalinin belirlenemediği tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede davacı vekili dava dilekçesinde özetle 6475 sayılı kanun kapsamında posta tekel hakkının davalı tarafından ihlal edildiği; 567 adet davalı şirkete ait "..." gönderisi olduğu, davalı şirketin posta tekel hakkını düzenleyen ilgili maddelerine aykırı faaliyet göstermesi nedeniyle hem 567 adet gönderi hem de sayısı bilirkişi raporu ile tespit edilecek gönderilerin gerçek adedinin tespit edilerek toplam posta ücretinin 10 katı olan tazminat bedeli ile muarazının meni ve müdahalenin önlenmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
... müzekkere cevabı ekinde yer alan ... Başmüdürlüğü tarafından Regülasyon Birimi'ne gönderilen 23/08/2016 tarihli müzekkere içeriğinde 19/08/2016 tarihinde kendisini ... Belediyesi arkasındaki ...kapalı otoparka çok sayıda ...'e ait gönderilerin bırakıldığının cep telefonu ile beyan edilmesi üzerine Merkez Müdürlüğü yetkililerince adrese gidildiğinde yapılan kontrollerde gönderilerin Digitürk Kurumuna ait olduğu; 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'na istinaden şirket tarafından kabul edilerek ücretlendirilmesi gerekirken şirket harici kabul ve dağıtım olduğunun tespit edildiği; otopark sorumlusu ile yapılan görüşmede mezkur gönderileri kimin bıraktığını bilmediği ve görmediği hususunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
Bozma ilamı öncesi alınan kök bilirkişi raporunda davacının talepleri dikkate alınarak tazminat hesaplaması yapıldığı; ek raporda ise davalının posta tekeline aykırı faaliyet gösterdiğine dair tespit yapılamadığı; 567 adet ... gönderisinin davalı tarafından bırakıldığı hususunun tespit edilemediği anlaşılmıştır. 2. Ek raporda heyete sözleşme hukuku alanında uzman bilirkişinin de eklenmesi sonucu alınan ek raporda özetle, dava konusu uyuşmazlıkta söz konusu gönderilerin davalıya ait olmayan yerde otoparkta tespit edildiği; davalının işyerinde veya davalının bağlantısının olduğu işyerinde tespit edilmediği davalının da kabulü olmadığı davalının dosya kapsamında belgelerin posta tekeli dışında dağıtılmış olduğu tam ve kesin anlaşılmadığından davacının posta tekelinin ihlal edildiği iddiasının subüt bulmadığı; mahkemenin bu değerlendirilmeyi dikkate almaması durumunda tazminat miktarının tespit edildiği anlaşılmıştır. Bozma ilamı doğrultusunda mahkememizin 16/05/2023 tarihli ara kararı ile davalı taraf ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verildiği; bozma öncesi oluşturulan heyetten alınan ek raporda davalı tarafın ticari defterlerinden gönderi sayısının tespitinin yapılamadığı anlaşılmıştır. Ancak iş bu raporda rapor içeriğinin denetime elverişli olmadığı yapılan hangi inceleme sonucunda rapor sonucuna ulaşıldığı hususu da dikkate alınarak ayrıca ticari defterler dışında kayıtların da incelenmediği de görülmekle Mahkememizin 29/11/2023 tarihli celse 1 nolu ara kararı uyarınca yeni bilirkişi heyetinden alınan raporda ticari defter kayıtları üzerinden dava konusu gönderilerin davalı tarafından 6575 sayılı Kanun'un kapsamında posta tekeline aykırı faaliyetle başka firmalara taşıttırılıp taşıttırılmadığı ya da davalının 6575 sayılı Kanun'un kapsamında posta tekeline aykırı faaliyetle başka firmalara taşıttığı gönderilerin gerçek gerçek adedinin tespiti mümkün olmadığı, çünkü hesap hareketlerinin açıklamaları alıcıların isimlerini içermeyeceği, dava konusu gönderi alıcılarının isim ve adresleri ile davalının müşterilerinin isim ve adresleri arasında bir benzerlik olup olmadığı denetlenebileceği, ancak bunun da gönderilerin mutlak olarak davalı tarafından gönderildiği anlamına gelemeyeceği, tespit edilen 567 adet gönderinin taşıma sürecinde olduğu, davalı tarafından dava dışı 3.kişilerden hizmet alındığı hususlarının sabit olmadığı, davalı tarafından davacının posta haberleşme gönderisi taşıttığı ve böylece davacının tekel hakkını ihlal ettiği hususunun davalı ticari defterleri ile de teyit edilemediği tespit edilmiştir. Neticeten davacının davalı tarafından tekel hakkının ihlal edilmesinden kaynaklı açılan iş bu tazminat ve muarazanın meni ile müdahalenin önlenmesi istemi taleplerine ilişkin davalı tarafından davaya konu 567 gönderinin taşındığı hususu ispatlananmıştır. BTK müzekkere cevabı ekinde yer alan ... Başmüdürlüğü tarafından Regülasyon Birimi'ne gönderilen 23/08/2016 tarihli müzekkere içeriğinde de yalnızca gönderilerin tespit edildiği, gönderilerin bulunduğu yerin davalıya ait olmadığı, davalının hakimiyet alanında ya da davalı şirket çalışanları tarafından gerçekleştiği hususları tespit edilememiştir. Davalı tarafından davacının posta haberleşme gönderisi taşıttığı ve 567 gönderi haricinde de davalının davacının tekelinde olan gönderi taşıttığı hususu ispatlanamadığından ve bu hususun ticari defterlerin incelenmesi sonucunda da tespit edilemediği anlaşılmakla 567 gönderi haricinde de davalıdan gönderi taşıttığı hususunda tazminat talep edemeyeceği anlaşılmıştır. Davalının davacıya ait tekel hakkı ihlalinin belirlenemediği tespit edilmekle muarazanın meni ile müdahalenin önlenmesini talep edemeyeceği anlaşılmakla tümden davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu karar harcının peşin yatırılan 135,57 TL harçtan mahsubu ile bakiye 292,03 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince red edilen miktar üzerinden hesaplanan 7.938,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 04/12/2024

KATİP
¸e-imzalıdır

HAKİM
¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim