mahkeme 2023/124 E. 2024/355 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/124
2024/355
21 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/124 Esas
KARAR NO : 2024/355
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/02/2023
KARAR TARİHİ : 21/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, Davalının işletmecisi olduğu mağazadan 29.11.2022 tarihinde 1 adet takım elbise ve 4 adet de ceket satın aldığını ve ödemesini de yaptığını, davalı tarafından müvekkili şirkete 29.11.2022 tarihli ve 39.025,00.TL. bedelli e-fatura düzenlendiğini, alınan ürünlerde tadilat gerekmiş ve satın almayı takiben mağazada ölçü alınarak tadilat işlemleri için elbiselerin muhatap mağazasında bırakıldığını, 26.12.2022 tarihinde tadilatın tamamlandığından bahisle elbiselerin müvekkili şirkete gönderildiğini fakat yapılan provalarda tadilatın hiç yapılmadığının ya da yanlış yapıldığının, elbise ve ceketlerin kullanacak olan şirket yetkilisine hiçbir şekilde uymadığının görüldüğünü, bunun üzerine bu durumun davalının işletmecisi olduğu mağazaya telefon ile haber verilerek bildirildiğini, davalı şirketin de bunun üzerine mağazadan bir görevli göndereceklerini bildirdiğini ve gönderilen davalı şirket görevli çalışanı ...’ün müvekkili şirkete gelerek elbiselerin kullanacak olan müvekkili şirket yetkilisine uymadığını bizatihi müşahede ettiğini, yapılan denemelerde de elbise ve ceketlerin tadilatlarının yanlış yapıldığının ve bu hali ile elbiseyi kullanacak şirket yetkilisinin kullanmasının mümkün olmadığının açıkça görüldüğünü, Bunun üzerine muhatap mağaza temsilcisi ...’ün derhal gereğini yapacaklarını bildirip elbiseleri iade alarak bedeli de iade edeceklerini beyan ettiğini ve bu beyanını imzaladığı 30.12.2022 tarihli beyanında da yazılı olarak belirterek bu hata için üzüntülerini ve müşteri memnuniyeti için ne gerekiyorsa yapılacağını bildirdiğini, Müvekkili şirketin de bunun üzerine 30.12.2022 tarihli iade faturası düzenleyerek davalı şirkete gönderdiğini ancak davalı şirket mağazası ile yapılan görüşmede ...’ün, taleplerini kabul etmediklerini ve iade almayacaklarını beyan ettiğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından keşide edilen ... 5. Noterliğinin ... tarih ve ... Sayılı ihtarnamesi ile ürünlerin alınarak bedelin de iade edilmesinin talep edildiğini ancak davalı şirketin ... 30. Noterliğinin ... tarih ve ... Y. Sayılı ihtarnamesi ile taleplerini kabul etmediklerini beyan ile düzenlenerek tebliğ edilen iade faturasına da itiraz ettiklerini hatta ihtarnamelerinde müvekkili şirket yetkilisinin kilo almış olabileceği şeklinde bir bahane ileri sürdüklerini, esasen uygunsuzluğun sadece kilo yönünden değil genel olarak uymama şeklinde olduğunu, Türk Borçlar Kanunu’nun 219. Maddesindeki yasa hükmü gereğince davalının ayıplı ifa nedeni ile sorumluluktan imtina etmesinin mümkün olmadığını, Davalının, faaliyet türü ve ifa ettiği işler nedeni ile işini ve mesleğini bilen ve neyi nasıl yapması gerektiğini bilmesi gereken bir tacir olup T.B.K.’nun 225. Maddesindeki açık yasa hükmü çerçevesinde çeşitli bahaneler ileri sürerek sorumluluktan kurtulmaya çalışmasının M.K. 2. Madde anlamında objektif iyiniyet kurallarının açıkça ihlali olduğunu Belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ayıplı ürünlerin iade alınarak satış bedeli olan 39.025 TL’nın ihtarname tarihinden itibaren en yüksek ticari avans faizi ile davalıdan tahsili ile tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA/
Davalı vekili, 16.03.2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Söz konusu ürünlere ilişkin olarak faturanın ... tarafından Habaş Sınai adına kesildiğini, oysaki davacının dava dilekçesinde ... ismine yer vererek tamamen müvekkili şirketten farklı unvana sahip bir şirkete yönelik olarak işbu davayı açtığını ve mahkemece düzenlenen tensip zaptının da ...Şubesine göre düzenlendiğini, ancak davacının Müvekkili Şirkete ait ... mağazasından alışveriş yaptığını, dolayısıyla davacı tarafından işbu davanın müvekkili şirket aleyhine açılmayıp açıklanan ve açıklanacak nedenlerle, davacı ile herhangi bir hizmet akdi içerisinde olmayan tamamen farklı bir şirkete açıldığından müvekkili şirketin bu davaya yönelik herhangi bir hukuki sorumluluğunun da bulunmadığını, izah edilen sebeplerle, müvekkili şirket ile davacı arasında herhangi bir ilişki olmadığını, bütün bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz şekilde müvekkili şirket aleyhine açılan işbu davanın öncelikle husumet yokluğundan kaynaklı usulden reddinin gerektiğini, sayın mahkemeniz tarafından aksi kanaatte olunması halinde ise bundan sonraki savunmalarının davacı tarafından doğru şekilde müvekkiline yönelik dava açılmış gibi varsayılarak ilerleyeceğini, Davacının süresi içinde ayıp ihbarında bulunmadığını, söz konusu satın alınan ürünlerin 26.12.2022 tarihinde davacıya teslim edildiğini ancak davacı tarafından müvekkili şirketin 02.01.2023 tarihinde noter kanalı ile ayıp hakkında bilgilendirildiğini, ürünlerin niteliği gereği gizli ayıplı olmasının söz konusu olmadığını, nitekim ürünlerde tadilat olması nedeniyle Davacının ürünleri zaten üzerinde denediğini, ayıp kolaylıkla anlaşılabilir nitelikte olduğundan Türk Ticaret Kanunu m.23/c çerçevesinde iki gün içerisinde ayıp ihbarında bulunmayıp aradan yedi gün geçtikten sonra ayıp ihbarında bulunan davacının süresi içinde ayıp ihbarında bulunmadığını, ayrıca davacının da ayıp ihbarını süresinde yapmadığını çok iyi bilmekte olup müvekkili şirketin ağır kusurlu olduğunu belirterek sorumluluktan kaçma çabası içerisinde olduğunu fakat davacının bu ürünleri üzerinde deneyerek memnun kaldığını, akabinde tadilat için davacının bizzat üzerinde ölçüler alındığını ve bu ölçülere davacının onay vermesi sonucu tadilata götürüldüğünü, ürünler ile ilgili tüm aşamaların davacının onay vermesi üzerine ve bizzat onun üzerinde ürünleri denemesi yoluyla gerçekleştiğini, dolayısıyla ortada ağır kusur hallerinin olmadığını ve müvekkili şirketin ağır kusurlu olmasının imkansız olduğunu, ayrıca davacının da müvekkili şirketin kusurlu olduğunu salt iddia ettiğini ancak bu durumu kanıtlayıcı herhangi bir delili dosyaya sunamadığını, bu nedenle davacının işbu davayı açması açıkça kötü niyet olarak algılanmakta olup ayıplı ihbar bildirimi süresinde yapılamadığından davanın usulden reddedilmesinin gerektiğini, Dava konusu ürünlerin ayıplı olmadığı gibi müvekkili şirket tarafından iade alınmasının da mümkün olmadığını zira davacının bu ürünleri bizzat gördüğünü ve üzerinde deneyerek memnun kaldığını, akabinde tadilat için yine davacının bizzat üstünde ölçüler alındığını ve bu ölçülere davacının onay vermesi sonucu tadilata götürüldüğünü, dolayısıyla üretilen ürünlerin müşteri özelinde tadilatı yaptırıldığından tekrar perakende satışa sunulması zaten mümkün olmamakla birlikte ürünleri teslim alan davacının aradan zaman geçtikten sonra ürünlerin dar geldiğini belirterek iadesini istemesinin de hukuka uygun olmayıp esasen ürünün ayıplı olmadığının ve davacının kötüniyetli olduğunun göstergesi olduğunu, Davacının ürünü 29.11.2022 tarihinde satın almış olup ürünlerin davacıya 26.12.2022 tarihinde teslim edildiğini, iki tarih arasında yaklaşık 1 ay fark bulunduğunu, bu 1 aylık sürede davacının ürünlerin yalnızca dar geldiğini iddia ettiğini dolayısıyla davacının kilo alması nedeniyle dahi ürünlerin dar gelmiş olmasının muhtemel olduğunu, ürünlerin 1 ay sonra dar gelme nedeni ile iade edilmek istenmesinin müvekkili şirket ile ilgili bir durum olmadığını, ayrıca davacının tadilat için onay verdiği ürünlerde müvekkili şirket tarafından daraltma işlemi dahi uygulanmadığını, söz konusu ürünlerde yalnızca kol boyu tadilatı yapıldığını, ayrıca davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu dava dışı ...’ün tanıklığı ile de davacının müvekkili şirket personeline; satın aldığı ürünler hakkında “o ürünleri istememiş olduğunu, o ceketlerde astar falan olmadığını, onları götürüp parasını da yatırmalarını” beyan etmiş olduğunun ispatlanacağını, Esasen ürünler ayıplı olmasa dahi müşteri memnuniyeti gereği aynı şekilde hiç giyilmemiş satışa sunulacak bir ürün ise müvekkili şirketin iade işlemlerini ürün mağazadan alınmış olsa dahi gerçekleştirdiğini fakat şirket politikası gereği kişiye özel tadilat yapılan ürünün iadesinin söz konusu olmadığını zira müvekkili şirketin sonradan söz konusu ürünü satmasının mümkün olmadığını, tadilatın bizzat müvekkili şirket tarafından yapılması durumunun o ürüne ilişkin kişiye özel bir işlem yapıldığı gerçeğini değiştirmeyeceğini, ayrıca belirttikleri üzere ürünlerin ayıplı olması gibi bir durumun da olmadığını, Tüm bu nedenlerle davacının ürünlerin dar geldiği iddiası ile tadilatın ayıplı olduğunu veya hiç yapılmadığını iddia ederek seçimlik haklarını kullanarak sözleşmeden dönme talep etmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, Ayrıca dava dışı ...’ün müvekkili şirket nezdinde uzman satış danışmanı olarak görev aldığını, şirketi borçlandırma noktasında herhangi bir yetkisinin olmakla birlikte davacının ürünlerin iade alınacağını iddia etmiş olduğu yazılı beyanda yalnızca personelin imzasının mevcut olup şirket kaşesi vb.’nin zaten bulunmadığını, ayrıca söz konusu dava dışı personelin davacının iddia ettiği gibi elbisenin ve ceketlerin tadilatlarının yanlış yapıldığı ve bu hali ile elbiselerin kullanılmasının mümkün olmadığı şeklinde bir beyanının da olmadığını, bununla birlikte dava dışı ...’ün söz konusu belgenin kendisine baskı sonucu imzalatıldığını aktardığını, Neticeten uyuşmazlık konusu ürünlerde mevzuatta tanımlanan anlamda bir ayıp bulunmamakla beraber, ürünün niteliksel ve niceliksel vasıflarında maddi, hukuki veya ekonomik bir eksiklik taşımadığını belirterek, fazlaya dair her türlü dava, talep ve beyan hakları saklı kalmak kaydı ile, haksız ve hukuka aykırı işbu davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak davasıdır.
Uyuşmazlığın, Fatura karşılığında davalı şirketten alınan elbiselerin satış bedeli olan 39.025,00 TL nin ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi istemine hususlarından kaynaklandığı görülmekte olup ispat yükü davacıda bulunmaktadır. Bu hususun tespiti hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren hal olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususları bilirkişiye tespit ettirmesi mümkündür.
Dava konusu takım elbise ve ceketler 03.01.2024 tarihinde yapılan bilirkişi incelemesine sunulmamış, bilirkişi incelemesi dosya üzerinden yapılmıştır.
Bu kapsamda Tekstil Mühendisi Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 24/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda: "Somut olaydaki iddia, savunma, vakıa ve sunulan belgeler Mahkemenin tarafıma tevdi ettiği görev kapsamında değerlendirildiğinde; takım elbise ve ceketler 29.11.2022 tarihinde satın alındığı zaman davacı şirket yetkilisi tarafından beden olarak üzerine uyduğu görülerek beğenildiği, ürünler satın alındıktan sonra davalı tarafından ceketler ve takım elbise ceketinin kol boyu ve takım elbise pantolonunun paçasına tadilat yapıldığı, ceketlerin bedenine tadilat yapılmadığı, tadilat sonrasında, 27 gün sonra, 26.12.2022 tarihinde ceketlerin beden olarak şirket yetkilisine uymadığı, Ceketlere beden olarak tadilat yapılmadığına göre, davacı şirket yetkilisinin 27 gün içerisinde kilo aldığından dolayı ceketlerin beden olarak şirket yetkilisine uymadığı, davacı şirket yetkilisinin kilo alarak ürünlerin bedenine uygunsuz olmasına neden olduğu anlaşıldığından, ürünlerin bedenine uygun olmamasındaki sorumluluğu davacıya yükleyemeyeceği, tadilat sonrası ürünler 26.12.2022 tarihinde davacıya teslim edilince, davacı tarafından kontrol edilerek 2 gün içerisinde 28.12.2022 tarihinde whatsapp mesajıyla davalıya ayıp ihbarında bulunduğu " yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür.
Mahkememizce 21/11/2023 tarihli duruşmada dinlenilen davacı tanığı ...'un duruşmada, "Ben davacı şirketin avukatıyım, davalı şirketten bir beyefendi gelmişti soy ismini hatırlamıyorum İsmi Muhammet olması lazımdı ancak emin değilim şirkete gelerek elbiselerin tam olarak olmadığını bununla alakalı ücret iadesi yapılacağını kendisi yazıp imzalayarak bize sundu daha sora çalıştığı yere döndükten sonra bunun olmayacağını söylemiş sonrasında ben kendisini aradım siz geldiniz kendiniz gördünüz ücret iadesi yapılacağını kendiniz söylediniz dedim bana kendisinin cevabı daha sonra yapamıyoruz oldu, bahsetmiş olduğum ismini tam hatırlamadığım muhammet olan kişinin davalı şirkette çalışan olduğunu biliyorum" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Davalı tanığı ...'ün 21/11/2023 tarihli duruşmada, " Dava konusu olay ile doğrudan ilgilenen kişi bendim başlangıç itibari ile davacı firma bizden ürün talep etti ceket ile takım elbise , birde pantolon istediler ben elimizdeki tüm seçenekleri kendilerine göstermek için davacı iş yerine götürdüm daha sonra şirket sahibi olan beyefendi ismi yanlış hatırlamıyorsam ... olması lazımdı, 3 ceket 2 pantolon beğendi , orada ürünler bahsetmiş olduğum beyefendinin deneme yapılarak beğenisine sunuldu kendisi de deneyerek bunları beğendi, dedi, bu arada bu benim ikinci gidişimdi ilk gidişimde hiç birşey beğenmemiştir, çünkü ilk gidişimde götürmüş olduğum ceketler astarlıydı beyefendi biraz kilolu olduğu için daha rahat şeyler istedi, pantolonları da ikinci gidişimde götürdüm, ancak davacı pantolonları denememişti biz beğendiği ürünleri orada bıraktık daha sonra beni tadilat için çağırdılar şirket sahibi beyefendinin ölçülerini üzerine göre bizzat ben aldım tadilatlarda da ceketlerin kol boyu yapıldı, pantolonlarında sadece paça boyu yapıldı sonra ben ürünleri terziye teslim etmek için aldım tadilat bittikten sonra tekrardan götürdüm ürünlerde yanlış bir şey var mı tekrar tadilat gerektirir bir durum var mı diye denettim. Tadilatları tamamdı ancak sanırım beyefendi o süreç içerisinde kilo aldığı için ceketlerin önü kapanmıyordu, davaya konu elbiselerin ölçülerini alıp terziye götürdüğümü süre ile tadilat bittikten sonra ürünleri davacıya teslim ettiğim süre bakınında üç veya dört haftalık bir süre bulunmaktadır, son götürdüğümde ceketler olmayınca bana bağırarak bunlar benim beğendiğim ürünler değil dedi, sekreterini çağırıp parayı iade edileceğine dair imza attırılmadan gönderme şeklinde direktif verdiğini duydum bunu benim yanımda söyledi ben bu süreçte devamlı sekreteri ile iletişim halindeydim ben sekreterine davalı firmada çalışan olduğumu yetkili olmadığımı söyledim sekreteri de imza atmadan beni gönderemeyeceğini söyledi ben de ilk defa bu düzeyde bir iş tecrübesi yaşadığım için mecburen imza atıp çıktım hatta ben çımadan sekreteri bana patronu için biraz aksi olduğunu ve kusura bakmamam gerektiğini söyledi. " şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Davacı, davalının takım elbise ve ceketlerin tadilatını yanlış yaptığından davacı şirket yetkilisinin bedenine uymadığından giyemediğini ve kullanamadığını iddia etmektedir. Davacı ürünleri iade edip ödemiş olduğu bedeli davalıdan talep etmektedir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İspat yükü” başlığını taşıyan 190. maddesinin 1. fıkrasında, ispat yükünün belirlenmesine ilişkin temel kural vurgulanmış; 2. fıkrada ise, karinelerin varlığı hâlinde ispat yükünün nasıl belirleneceği düzenlenmiştir. Buna göre
“(1)İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.”
İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Kanun koyucu HMK’nın 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin senetle ispatını zorunlu kılmış ve bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri delillerle ispatına imkân vermemiştir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-936 E., 2021/1090 K. sayılı kararında da değinilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Hâkimin kendisine ispat yükü düştüğünü bildirdiği taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir.
Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. ( İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi 2019/859 Esas 2022/1199 Karar)
Somut olay tahtında, dinlenen tanık anlatımları ve bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde, dava konusu takım elbise ve ceketlerin 29.11.2022 tarihinde satın alındığı zaman davacı şirket yetkilisi ... tarafından giyilerek denendiği, beden olarak üzerine uyduğu ve satın alındığı, ürünlerin satın alındıktan sonra davalı tarafından ceketler ve takım elbise ceketinin kol boyu ve takım elbise pantolonunun paçasına tadilat yapıldığı, ceketlerin bedenine tadilat yapıldığının davalı tarafça kabul edilmediği, davacının aksi yönde ceketlerin bedenine yönelik tadilat yapıldığını gösteren herhangi bir delil sunmadığı, 29.11.2022 tarihinde satın alınan ceketler ve takım elbise ceketinin beden olarak şirket yetkilisine uyduğu halde tadilat sonrasında yani 27 gün sonra, 26.12.2022 tarihinde uymadığı konusunda taraflar mutabık olduğu, ceketlere beden olarak tadilat yapılmadığına göre, davacı şirket yetkilisinin 27 gün içerisinde kilo aldığından ceketlerin beden olarak şirket yetkilisine uymadığı kanaatine varılmakla davalının sorumluluğuna gidilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu, dinlenen tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, davacı, davalının takım elbise ve ceketlerin tadilatını yanlış yaptığından davacı şirket yetkilisinin bedenine uymadığından giyemediğini ve kullanamadığını, ayıp nedeni ile ödenen ücretin iadesini talep etmiş ise de, bu husus davacı tarafından usulüne uygun deliller ile ispatlanamadığından davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 2.665,80 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 666,45 TL peşin harcın mahsubu ile noksan kalan 1.999,35 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 21/05/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.