mahkeme 2022/826 E. 2025/619 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/826
2025/619
4 Eylül 2025
T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/826
KARAR NO : 2025/619
DAVA : Tazminat ( Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 28/10/2022
KARAR TARİHİ : 04/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... adına kayıtlı ve davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın 04.12.2021 tarihinde ... üzerinde araç trafiğine kapalı olan tramvay yolundan ... istikametine seyir halindeyken ... Caddesi kesişimine geldiği esnada kavşağa yaklaşırken hızını azaltmaması, trafik ışıklarına uymaması sonucunda, ... üzerinden ... istikametine seyir halinde olan ve kendisine yeşil ışık yanarken geçiş yapan müvekkilinin ön yolcu koltuğunda bulunduğu ... Plakalı araca sağ tarafından çarptığını, aracın 14 metre sürüklendiğini, müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, kaza nedeniyle ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma dosyası ile davalı ... hakkında soruşturma başlatıldığını, soruşturmanın devam ettiğini, davalı ...'nın olay sonrası kaçtığını, bilirkişi raporu ile davalı ...'nın tam ve asli kusurlu olduğunu, davacı müvekkilinin yolcu olduğu... plakalı araç sürücüsü ...'a atfı kâbil kusur bulunmadığının açıkça tespit edildiğini, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma dosyasına celp edilen tedavi belgeleri üzerinden tanzim edilen Adli Tıp Kurumu/İstanbul Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 05.05.2022 tarih ve ...sayılı raporu ile davacı-müvekkilinin yaralanmasının kişi üzerindeki etkisinin kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğunu, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olmadığını, şahısta saptanan kırıkların hayat fonksiyonlarını ağır derecede etkileyecek nitelikte olduğunun tespit edildiğini, olayın mahiyeti müvekkilinin yaşı, vücudunda meydana gelen iyileşmeyecek ve kapanmayacak ameliyat yaralarının, yürüyüşünde oluşan aksamanın, ezcümle yitikliğin herkesçe görülebilir ve fark edilebilir olması, vücuduna çok sayıda platin yerleştirilmiş olması, maluliyet ve kusur durumu nazara alınarak müvekkilinin çektiği elem, acı ve ıstırabın bir nebze olsun teskin edilebilmesi amacıyla talepleri doğrultusunda manevi tazminata hükmedilmesini, arabuluculuğa başvurulduğunu, anlaşmaya varılamadığını, müvekkili çalışamadığı için müvekkilinin maddi manevi desteğe ihtiyacı olduğunu, davalı ...'a ait ... Plakalı araç, davacının ciddi anlamda maddi-manevi zararına sebep olduğundan anılan zararın tazmini için huzurdaki davanın açıldığını, davanın devamı sırasında aracın el değiştirmesi, yargılama sonucu verilecek kararın etkisiz bırakılarak davacının zararının karşılanma ihtimâlini bertaraf edeceğinden mevcut durumda meydana gelebilecek mezkür değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde imkânsız hale geleceğini ve gecikme sebebiyle davacının zararının katlanarak artacağı endişesi nedeniyle ... plaka kaydına devir ve temlikinin önlenmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalıların oluşturacakları muvazaalı alacaklar neticesinde tesis edebilecekleri muvazaalı hacizler ile huzurdaki dava sonucu verilecek kararın etkisiz bırakılmasının her an mümkün olduğunu davacı yönünden oluşan zararın daha büyük boyutlara varmasının önlenmesi için davalıların menkul, gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarına ilişkin olarak arzedilen kesin delil niteliğindeki hususlar dikkate alınarak öncelikle teminat alınmaksızın, mahkeme aksi kanaatte ise takdir edilecek teminatın Davacının daha fazla mağduriyetine neden olmayacak şekilde takdiri ile ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, mevcut delil durumu ve davacıda oluşan maluliyetin sebebiyet verdiği olumsuz ekonomik durum ve geçim sıkıntısı nazara alınarak geçici ödeme talebinin kabulü ile 300.000,00 TL tutarında, mahkeme aksi kanaatte ise uygun görülecek miktarda geçici ödemeye karar verilmesini, belirlenecek geçici ödeme tutarının davalı ... ve davalı ... yönünden olay tarihi olan 04.12.2021 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden ise temerrüt tarihi olan 24.06.2022 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, bilirkişi raporu ile saptanacak rakamlar esas olmak ve fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak üzere davacının 04.12.2021 tarihinde geçirdiği kaza nedeniyle uğradığı maddi zararın, kazanç, meslekte kazanma efor ve iş gücü kaybının, ekonomik geleceğinin tamamen tehlikeye düşmesi nedeniyle uğradığı zararın ve huzurdaki dava ikâme edilene kadar dava konusu kaza nedeniyle çalışamadığı için mahrum kaldığı/kalacağı kazancın tazmini için tazminat miktarı net olarak tespit edildiği takdirde dava değerini arttırmak üzere belirsiz alacak olarak şimdilik 300.000,00 TL maddi tazminatın davalı-ruhsat sahibi ... ve davalı sürücü ... yönünden kaza tarihinden (04.12.2021), davalı-sigorta şirketi yönünden ise temerrüt tarihinden (24.06.2022) itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte ve sorumlulukları dâhilinde müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine, 200.000,00 TL manevi tazminatın müştereken ve müteselsilen davalı ruhsat sahibi ... ve davalı sürücü ...'dan kaza tarihinden (04.12.2021) itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacı müvekkiline ödenmesine, yargılama harç ve giderleri ile avukatlık ücretinin davalılara tâhmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle, Dava tarihi itibariyle davada talep edilen tazminatlar zamanaşımına uğramış olduğunu, Sigortacılık Kanunu 30/13 maddesi gereğince dava şartları oluşmadığından huzurdaki davanın dava şartı eksikliği nedeniyle reddini talep ettiklerini, müvekkili şirket tarafından ... nolu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalanan ... plakalı aracın 04.12.2021 tarihinde işletilmesi sırasında oluşan kazada davacının yaralandığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin maddi tazminat talepleri açısından, poliçe limitleri dâhilinde ve sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında davacının zararlarını gidermekle yükümlü olduğunu, Davacı taraf, dava dilekçesinde 300.000,00 TL'lik maddi tazminat talebinin içerisinde maddi zarar, kazanç, meslekte kazanma gücü, efor ve iş gücü kaybı vd zararlarının oluştuğunu iddia ederek bu zararların tazminini talep ettiği, Müvekkil şirketin sorumluluğunu kabul etmemekle birlikte; davacı tarafından talep edilen maddi tazminatın neye ilişkin olduğu Mahkeme tarafından açıklattırılmasını talep ettiklerini, Davacının içinde bulunduğu aracın ticari bir araç olmadığını, yapılan taşımanın da “hatır taşıması” olduğunu, Yargıtay'ın yerleşik kararlarında, hatır taşımasının söz konusu olduğu durumlarda BK.43-44 maddeleri uyarınca tazminattan belli bir ölçüde hakkaniyet indirimi yapılmasının öngörüldüğünü, Davacının içinde bulunduğu aracın sürücüsünün kuralları ihlal etmesine engel olmadığı için kusura katıldığını, davacı lehine tazminata hükmedilmesi halinde davacının kusura katılımı dikkate alınarak gerekli indirimlerin yapılmasını talep ettiklerini, Müvekkil şirket tarafından sigortalanan aracın ZMSS Poliçesi 25.02.2021 - 25.02.2022 tarihlerini kapsadığından, poliçe ile ilgili çıkan uyuşmazlıklar 14.05.2015 tarihli ve 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları hükümlerine tabi olduğunu, 01.06.2015 Tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları'nın 5. Maddesinde poliçe kapsamına giren teminat türlerinin belirlenmiş olduğunu, Bu şartlar içinde geçici iş görmezlik tazminatı sayılmadığını, Davayı kabul etmemekle birlikte geçici iş görmezlik tazminatı talebi poliçe teminatı dışında olduğunu, müvekkil şirketin temerrüdü için başvuran tarafından müvekkil şirkete gerekli belgelerle birlikte başvuruda bulunulması, bu başvurudan sonraki 8 gün içinde müvekkil şirket tarafından ödeme yapılmaması gerektiğini, huzurdaki dava kısmi dava olduğundan, davanın kısmi dava hükümlerine göre karara bağlanması gerektiği, Davacının temerrüt faizi olarak ticari avans faizi uygulanmasını talep ettiği, Ancak Yargıtay'ın yerleşik ihatlarına göre temerrüt faizinin yasal faiz olması gerektiği, Davacı, kaza nedeniyle oluştuğunu iddia ettiği maddi ve manevi zararlarının giderilmesi talebi ile huzurdaki davayı açtığı, KTK'nın 92/f maddesine göre manevi tazminat talebi zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında olduğunu, Bu nedenle manevi tazminat yönünden davanın reddini talep ettikleri, KZMSS poliçesinde manevi tazminata yönelik teminat bulunmadığından davacıların manevi tazminat talebinin müvekkili şirket yönünden reddedilmesi gerektiği, davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ..A.Ş. vekili tarafından cevap dilekçesi ekinde sunulan karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk trafik sigorta poliçesinin başlangıç tarihinin 25.02.2021 bitiş tarihinin 25.02.2022 tarihi olduğu, sigorta konusu aracın ... marka ... plaka sayılı hususi otomobil olduğu, sigortalısının davalı ... olduğu anlaşılmıştır. Poliçe limitinin sakatlanma ve ölüm teminatı kapsamında kişi başına 430.000,00 TL sağlık gideri teminatı kapsamında ise yine 430.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır.
Davalı ... ve ...'ya usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunmadıkları anlaşıldı.
Davacı vekili 24/06/2025 tarihli talep arttırım dilekçesi ile Dosyada davacı vekili 24.06.2025 tarihli bedel artırım dilekçesiyle dosyada davalı ... A.Ş den 1.000,00 TL geçici iş göremezlik ve 299.000,00 TL kalıcı iş göremezlik, 200.000,00 TL manevi tazminat talepli dava ikame edildiğini, 300.000,00 TL'lik sakatlık tazminatı alacağının bilirkişi raporu doğrultusunda 2.801.924,44 TL olarak artırıldığını, davalı sigorta şirketinden poliçe limitlerine kadar tahsiline karar verilmesi diğer davalılar yönünden müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesi talebinde bulunduklarını bildirmiştir.
Davalı sigorta şirketince tanzim edilen poliçenin incelenmesinde;
Davalı ...A.Ş.’nin davacının yolcu olara ön koltuğunda bulunduğu... plakalı araca sağ tarafından çarpan ve bu aracı 14 metre sürükleyen ... plaka numaralı aracı 25.02.2021-25.02.2022 tarihleri arasında geçerli ... numaralı ve 25.02.2021 tanzim tarihli poliçe ile sigortaladığı, poliçede tanzim tarihi itibariyle kişi başı sakatlanma ve ölüm tazminatının limitinin 430.000,00 TL olduğu, sağlık gideri tazminatı limitinin ise kişi başı yine 430.000,00 TL olduğu, araç başı maddi tazminat limitinin 430.000,00 TL olduğu, sözleşme süresi içinde Hazine Müsteşarlığı’nın bağlı bulunduğu bakanlık tarafından teminat limitleri arttırıldığı taktirde poliçede yazılı teminat limitlerinin herhangi bir işleme gerek kalmaksızın ve ek prim alınmaksızın limitlerin arttırıldığı tarihten itibaren yeni teminat limitleri üzerinden geçerli olacağının poliçede belirtildiği, manevi tazminat klozunun poliçede bulunmadığı anlaşılmakla davacının maddi tazminata dayanak zararlarının kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketlerince tanzim edilen poliçe teminatları kapsamında oldukları anlaşılmıştır.
Dosyaya ibraz edilen davaya dayanak trafik kazasına ilişkin ilgili kolluk tarafından olay günü tanzim edilen trafik kazası tespit tutanağında; kazanın meydana gelmesinde sürücüsü firari olan ... plakalı aracın tramvay yolunu kullandığı için ve aracın hızını kavşaklara yaklaşırken hemzemin geçitlere yaklaşırken azaltmamak kurallarını ihlal ettiğini bildirildiği anlaşılmıştır.
... Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve ... Üniversitesi, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesine müzekkere yazılarak davacıya ait tüm tetkik ve tedavilere ilişkin belgeler dosya içine celp edilmiş, davacının 09.06.2022 tarihli sağlık kurulu raporu, davacıya ait 21.12.2021 tarihinden itibaren tedavi evrakları ... Üniversitesi'nden 07.11.2022 tarihli cevabi yazı ile; sistemde kayıtlı davacıya ait tüm evraklar ise ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinden 22.11.2022 tarihli cevabi yazı ile dosya içine getirtilmiştir.
Davacıya 04/12/2021-20/12/2021 ve 21/12/2021-28/12/2021 tarihleri arasında Kuruma müracaatı bulunmadığından iş göremezlik ödemesi yapılmadığına ve gelir bağlanmadığına, 01/02/2022-01/04/2022 geçici iş göremezlik ödeneği için 60 güne karşılık 6.672 TL iş göremezlik ödemesi yapıldığına dair ... Sosyal Güvenlik Merkezinin 29.11.2022 tarihli cevabi yazısı dosya içine alınmıştır.
... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sayılı soruşturma dosyası celp edilerek dosya içerisinde mevcut kaza anını gösterir kamera görüntülerinin olduğu CD fiziken celp edilerek dosya arasına alınmıştır. Soruşturma dosyasının incelenmesinde davaya dayanak trafik kazasına ilişkin savcılık tanzim ettirilen kusur raporunda özetle; kazanın meydana gelmesinde ... plaka sayılı araç sürücüsü davalı ...'nın asli ve tam kusurlu olduğu,... plaka sayılı araç sürücüsü dava dışı ...'ın kusurunun bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nca düzenlenen iddianame doğrultusunda davalılardan ... hakkında ... 55. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı kovuşturma dosyasında dava açıldığı anlaşılmış, kovuşturma dosyası da ilgili mahkemeden UYAP üzerinden celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Trafik kazası tespit tutanağında yer alan kusur belirlemesine ilişkin tespit ile soruşturma dosyasında tanzim ettirilen ATK Trafik İhtisas Dairesi kusur raporu dikkate alınarak kazanın meydana gelmesinde kusurlu olan tarafın tespiti amacıyla dosya Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmiş, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin ...tarihli raporunda özetle;; davalı ...'nın otomobili ile yerleşim yeri içerisinde seyretmekte iken hızını mahal şartlara göre ayarlaması, olay mahalli ışık kontrollü kavşakta seyir yönü için yanan kırmızı ışığa riayet ederek aracını durdurması, yeşil ışığın yanmasının ardından seyrine kontrollü bir şekilde devam etmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, tedbirsiz şekilde gelmiş olduğu ışık kontrollü kavşak noktasında kırmızı ışık ihlali yapması sonucu somut olayda tamamen kusurlu olduğu, davacının yolcu koltuğunda bulunduğu araçta sürücü olan Rahmi Kavak'ın kusursuz olduğu yönünde görüş belirtildiği anlaşılmıştır.
Maluliyet ve iyileşme süresi konusunda rapor tanzim edilmesi için dosya mahkememizce Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmiş, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp 2. İhtisas Kurulunun ... karar sayılı raporunda özetle, ''Mevcut tıbbi belgelere göre; ... oğlu 10/10/1983 doğumlu ...'ın 04/12/2021 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanmasının 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik dikkate alındığında;
I-Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar;
a.Kalça eklemi hareket kısıtlılığı, Tablo 3.8a ve Tablo 3.8b’ye göre: fleksiyon kısıtlılığı; %5, iç rotasyon kısıtlılığı %5, dış rotasyon kısıtlılığı %5 alt ekstremite engelliği olduğu;
b.Alt Ekstremitedeki Uzunluk Farkı, Tablo 3.3’e göre %10 alt ekstremite engelliği olduğu;
Balthazard formülüne göre= %22,8 toplam alt ekstremite engellilik oranı olup, Tablo:3.2’ye göre; %12 engel oranı olduğu,
II- Kas-İskelet Sistemi, Omurgaya Ait Sorunlarda Engellilik; Tablo 1.7’ye göre; Lomber, Posterior eleman kırığı; %5+%5 engel oranı olduğu,
III- Ürogenital sistem; Üretra darlığı, tedavi ile düzeltilebilen sık tekrarlayan, engellilik oranı %10 olduğu,
Balthazard formülüne göre= %28,52 olduğuna göre;
1.Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %29 (yüzdeyirmidokuz) olduğu,
2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9(dokuz) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur.'' şeklinde görüş belirtilmiştir.
Davacının daimi işgücü kaybından ve geçici iş göremezlik süresinden kaynaklanıp talep edebileceği tazminatın hesaplanması için dosya aktüerya uzmanı bilirkişiye tevdi edilmiş, aktüerya uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 25.04.2025 tarihli raporda özetle; davacının 9 aylık iyileşme süreci, %29 tüm vücut engellilik oranı, kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı dikkate alınarak davalı gerçek kişilerden 35.838,22 TL geçici iş göremezlik tazminatı talep edebileceği, davacının sürekli iş göremezlik zararının 2.801.924,44 TL olduğu, kazaya konu aracın kullanım amacının hususi araç olması sebebiyle yasal faiz talep edebileceği yönünde tespitte bulunulduğu anlaşılmıştır.
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde
Dava, haksız fiil nedeni ile bedensel zararların ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Haksız fiil sorumlusu olarak sürücünün sorumluluğu TBK’nın 49. maddesinde düzenlenen kusur sorumluluğudur. Madde; “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” belirlemesi ile kusur, haksız fiilin kurucu bir unsuru olarak düzenlemiştir.
Bir motorlu aracın işletilmesinden doğan sorumluluk ise tehlike sorumluluğudur. İşletenin sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 85. maddesinde düzenlenmiştir. 85. maddeye dayalı sorumluluktan bahsedebilmesi için sorumlu olacak kişinin öncelikle KTK’nın 3. maddesinde tanımlanan “işleten” sıfatına haiz olması gerekmektedir.
Karayolları Trafik Kanunu’nun 3. maddesine göre, "İşleten, araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet ve rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır."
Özellikle endüstri devrimiyle birlikte ortaya çıkan teknik buluşlar ve makineleşme zarar tehlikesini arttırmış ve artan bu zarar tehlikesini önlemek için kusura dayanan sorumluluğun her zaman yeterli olmayacağı öngörülerek tehlikeli faaliyette bulunanların sebep oldukları zararları gidermesi kabul edilmiştir (Eren, F: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 9. Bası, s. 449 vd.).
Motorlu bir aracı, kendi menfaat ve hesabına işleten, tehlike ve masraflarını üstlenen, araç ile aracın işletilmesi için gerekli personel üzerinde fiilen ve doğrudan doğruya emir ve tasarruf yetkisine (gücüne) sahip olan kimseye işleten denir (Tekinay, Selahattin Sulhi/ Akman, Sermet/ Burcuoğlu, Haluk/ Altop, Atilla:Borçlar Hukuku Genel Hükümler, İstanbul 1993, s. 713).
Bir aracı kendi menfaatine, masraflarına katlanmak suretiyle işletmekten amaç, geçici, bir defaya mahsus özel bir kullanma menfaati değil, aracın tahsis amacına yönelik, sürekli, çok daha genel bir nitelikte bir kullanma menfaatidir. Keza, fiili hâkimiyetten de anlaşılması gereken, araçtan bir anlık, geçici bir yararlanma gücü olmayıp, aksine aracın hangi şartlarla ve özellikle hangi kişinin egemenliği altında hareket edebileceğine karar verme gücüdür. Özellikle aracın trafiğe sokulmasına, orada tutulmasına veya trafikten çekilmesine, donatılmasına, bakılmasına, muhafazasına, kim tarafından, nasıl ve hangi amaçla kullanılması gerektiğine karar verme yetkisi, fiili hâkimiyeti oluşturur. Bir aracın masraf ve tehlikelerini üstlenme ise, onun donatım, bakım ve işletme giderlerini, vergi ve sigorta primlerini ödemeyi ifade eder.
Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesi, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni bu zarardan sorumlu olur." hükmü ile KTK, zarara, motorlu aracın işletilmesinin sebep olması hâlinde, işleten hakkında tehlike sorumluluğunu öngörmüştür. Bu hükme göre, sorumluluk, motorlu taşıt aracının işletilmesine bağlanmıştır. Bu itibarla, işletenin sorumlu olması için, zarara, aracın işletilmesinin sebep olması gerekir. Burada sorumluluğun temeli, işletme tehlikesi, türü ise, tehlike esasına dayalı işletme sorumluluğudur. İşletme tehlikesi gerçekleştiği anda, işletenin sorumluluğu doğar.
Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. maddesine göre, işletenin, aracın işletilmesinin sebep olduğu zararlardan doğan sorumluluğu, kusur sorumluluğu olmadığı gibi, objektif özen ödevinin ihlâline dayanan olağan sebep sorumluluğu da değildir. Bu itibarla, işleten hiç bir kusuru bulunmasa bile, aracın işletilmesinin sebep olduğu zararları tazmin etmek zorundadır. Sorumluluk kusura dayanmadığı için, kendisi veya eylemlerinden sorumlu olduğu kimseler, temyiz kudretine sahip olmasalar da işleten, doğan zarardan sorumludur (Eren, s. 631 vd.; Kılıçoğlu, Ahmet: Borçlar Hukuku, 10. Baskı, s. 264 vd.).
Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesi sorumluluğu, aracın işletilmesine dayanan tehlike sorumluluğu olarak düzenlediğinden, işleten kusurlu olsa bile, kusur ilkesine göre değil, tehlike ilkesine göre sorumlu olur. Bunun nedeni, böyle bir hâlde işletenin şahsında birden çok sorumluluk sebebinin birleşmesi veya başka bir deyişle, çeşitli sorumluluk normlarının çatışmasıdır. Sorumluluk normlarının çatışması veya aynı kişide birden çok sorumluluk sebebinin birleşmesi hâlinde, tehlike sorumluluğu ilkesi uygulanır.
Karayolları Trafik Kanunu’nun 86. maddesinde, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma şartlarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hâkim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin takdirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de bu husus kabul edilmektedir (Ünan, Samim: “Ergün Atilla Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180).
Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında KTK’nın 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere malî sorumluluk sigortası (Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Malî Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir. Hemen belirtmelidir ki, işletenin sorumluluğu hukukî nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla birlikte, işletenin hukukî sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğunun ise, sözleşmeye dayalı bir sorumluluk olduğu tartışmasızdır.
Sorumluluk sigortasının konusu, sözleşmede aksine bir hüküm yoksa sigortacının, sigorta sözleşmesinde öngörülen bir olayın gerçekleşmesi nedeniyle zarar görenlere karşı sigortalının sorumluluk riskinin üstlenilerek zarar gören üçüncü kişiye sigorta sözleşmesinde öngörülen miktarda tazminat ödenmesidir.
Sorumluluk sigortası bir yandan sigorta ettirenin üçüncü kişilere verebileceği zararlardan ötürü bu zararların giderilmesi için sigorta ettirenin malvarlığındaki azalmayı önlemeyi amaçlarken, diğer yandan da sigorta ettirenin eyleminden zarar gören üçüncü kişilerin zararlarının giderilmesini hedeflediğinden sorumluluk sigortası, sigorta ettiren ile onun eylemlerinden zarar görenlerin menfaatlerini dengeleyen suigeneris bir sigorta türü olarak kabul edilmelidir (Ulaş, Işıl: Uygulamalı Zarar Sigortaları Hukuku, Ankara 2012 s. 764).
Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere malî sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” ifadesi ile karayolları motorlu araçlar malî sorumluluk sigortası işletenin KTK’nın 85/1. maddesinden kaynaklanan sorumluluğunu poliçe teminatı kapsamında karşılamak amacıyla yapılması zorunludur.
Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde yer alan; "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni bu zarardan sorumlu olur." hükmü ile KTK; zarara, motorlu aracın işletilmesinin sebep olması hâlinde, işleten hakkında tehlike sorumluluğunu öngörmüştür. Bu hükme göre, sorumluluk, motorlu taşıt aracının işletilmesine bağlanmıştır. Bu itibarla, zorunlu malî sorumluluk sigortasının sorumluluğu motorlu aracın işletilmesi ile meydana gelen zararlar ile sınırlı tutulmuştur.
Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde işletenin hukukî sorumluluğunu üstlenen ve sigorta sözleşmesi teminat kapsamında olan tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dâhilinde karşılamakla yükümlü olan sigortaya karayolu motorlu araçlar malî sorumluluk sigortası denilmektedir.
Sigorta hukuku, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6. Kitabında 1401. maddesi ilâ 1520. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Bu düzenlemede sigorta hukukunun genel hükümleri, zarar sigortalarından mal sigortaları ve sorumluluk sigortaları ile can sigortaları düzenlenmiştir.
Türk Ticaret Kanunu’nun 1483. maddesi gereği, sigortacılar, diğer kanunlardaki hükümler saklı kalmak üzere, faaliyet gösterdikleri dalların kapsamında bulunan zorunlu sigortaları yapmaktan kaçınamazlar.
Açıklanan mevzuat çerçevesinde somut olayda, 04/12/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalılardan ...'nın ... plaka sayılı aracı sevk ve idare etmekte gereken dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması sebebiyle kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu, davacının kazanın meydana gelmesinde ve de zararın oluşmasında bir kusurunun bulunmadığı, davacının zararın artmasına neden olduğu hususunun davalılar tarafından ispat edilmediği, davalı ...A.Ş.'nin dava konusu trafik kazasına karışan ... plaka sayılı aracı 25/02/2021 tanzim tarihli poliçe ile sigortaladığı, poliçede tanzim tarihi itibari ile kişi başı sakatlanma ve ölüm tazminatı limitinin 430.000,00 TL olduğu, sağlık gideri tazminatının ise yine kişi başı 430.000,00 TL olduğu, davacı tarafından 24/06/2022 tarihinde davalı ... A.Ş'ye. başvurulduğu, başvuru tarihinden 8 iş günü sonrasın 07/07/2022 tarihinde ... A.Ş 'nin temerrüde düştüğü , sigortalı aracın kullanım amacının hususi araç olması nedeniyle hükmedilecek tazminata yasal faiz uygulanması gerektiği, davacının kaza nedeni ile sürekli özür oranının %29 olduğu, geçici iş göremezliğine neden olan yaralanmasının iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 9 ay olduğu tanzim ettirilen aktüerya raporundan davalı araç sürücüsünün %100 oranında kusuruna göre davacının geçici iş göremezlik maddi zararının 35.838,22 TL , davacının sürekli iş göremezlik maddi zararının 2.801.924,44 TL olarak hesaplandığı, davalı araç sürücüsü ... ile araç maliki ...'ın meydana gelen maddi zararın tamamından sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin maddi tazminattan sorumluluğunun ise poliçe limiti ile sınırlı olduğu, kazanın meydana geldiği tarih, tarafların kusur oranı, kazanın meydana geliş şekli, davacıda oluşan kalıcı ve geçici maluliyet nazara alındığında, davacının davalılar ... ile ...'tan 200.000 TL manevi tazminat talep edebileceği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının maddi tazminat talebinin KABULÜNE,
35.838,22 TL geçici iş göremezlik zararının 04/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı sigorta şirketi yönünden yasal faizin 07/07/2022 tarihinden itibaren uygulanması kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2.801.924,44 TL kalıcı iş göremezlik zararının 04/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı sigorta şirketi 430.000,00 TL'ye 07/07/2022 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek suretiyle oluşacak borçtan sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Davacının manevi tazminat talebinin KABULÜNE,
200.000,00 TL manevi tazminatın 04/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesine göre kabul edilen maddi tazminat yönünden tahsili gereken harç 193.847,57 TL'nin davalılardan (davalı sigorta şirketi 31.821,41 TL'den sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesine göre kabul edilen manevi tazminat yönünden tahsili gereken harç 13.662,00 TL olduğundan peşin yatırılan 1.707,75 TL ile tamamlama harcı olarak alınan 8.667,73 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.286,52 TL'nin davalılar ... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılıp mahsup edilen harçlar toplamı 10.375,48 TL'nin davalılar ... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından maddi tazminat nedeniyle yapılan 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, 3.146,75 TL posta ve tebligat masrafı ile 6.806,00 TL İstanbul Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen rapor masrafı olmak üzere toplam 14.952,75 TL'nin davalılardan (davalı sigorta şirketi 2.454,60 TL'den sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Manevi tazminat nedeniyle ayrıca bir yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap ve takdir edilen 371.021,01 TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı sigorta şirketi 73.875,73 TL'den sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen manevi tazminat davası nedeniyle hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap ve takdir edilen 32.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
10-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.200,00 TL arabulucu ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
11-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 04/09/2025
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.