mahkeme 2022/472 E. 2025/618 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/472

Karar No

2025/618

Karar Tarihi

4 Eylül 2025

T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/472
KARAR NO : 2025/618

DAVA : Tazminat ( Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 23/09/2014
KARAR TARİHİ : 04/09/2025

Mahkememizin 03/07/2019 tarih 2014/1084 E. ve 2019/380 K. sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi'nin 22/03/2022 tarih 2020/40 E. ve 2022/497 K. sayılı kararı ile kaldırılmakla dosya mahkememizin 2022/472 Esas sırasına kaydedilmiş, yapılan açık yargılama sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davacının ... şirketinden 10.11.2012 tarihinde 3 nolu koltuk ile ...'dan ...'a gitmek üzere yolcu bileti aldığını, araç seyir halindeyken ... arasında otobüs şoförünün hakimiyetini kaybetmesi üzerine aracın devrildiğini ve davacının kaza nedeniyle yaralandığını; kalçasının kırıldığını 1 ay hastanede yatılı tedavi gördüğünü; hastaneden taburcu olduğunu ancak 6 ay süre ile evde yatılı tedavi gördüğünü, davanın açıldığı tarihe kadar ayda bir fizik tedaviye devam ettiğini; sağ kalçasına platin takıldığını, sağ ayak parmaklarının baş ve 2. parmaklarını da hissetmediğini; davacının uzun süreli yürüyemediğini, fazla yürüdüğünde bacağında ağrı oluştuğunu, kazada yolcu olarak yer aldığından kusurunun bulunmadığını; davacının evli ve 4 çocuklu olduğunu, kaza öncesi 15 yıl boyunca geçimini gelinlik firmasında parça başı el işi yaparak sağladığını; ortalama kazancının 2.000 TL olduğunu; kazaya ilişkin ... CBS 'nin ... sayılı dosyasında soruşturmanın devam ettiğini, davacının bir kısım tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılandığını ancak kaza geçirdiği tarihten bu yana çok sayıda masraf yaptığını, ekte sunulan fiş ve faturalardan tespit edilen tutarın 520 TL olduğunu, davanın açıldığı tarihe kadar bir buçuk yıl yakınlarıyla hastaneye gidip geldiğini, yüklü miktarda yol, yiyecek, ilaç masrafı yaptığıını, tamamına yakının belgelemesi mümkün olmayacağından davalılardan istenebilecek tüm tedavi ve tüm iyileşme giderlerinin hesaplanmasını, davacının kaza öncesi 15 yıl boyunca gelinlik firmasında parça başı el işi yaparak geçimini sağladığını, işleri her sabah gelinlik firmasından alıp eve götürüp akşama kadar gelinlik elbise üzeri boncuk işlemesi yaptığını, işyerinde yaptığı kaza sonrası hastanede ve evde yatılı tedavi görmesi nedeniyle işine devam edemediğini; iş gücü kaybı nedeniyle gelinlik firmalarının davacı ile çalışmak istemediğini; davacının kazanç kaybının ve güç kaybı tazminatının hesaplanmasını; dava konusu kaza nedeniyle davacının acı ve ızdırap çektiğini; annesinin hastalığı nedeniyle Kahramanmaraş'a gitmek için yola çıktığını ancak yaralanması nedeniyle annesinin yanına gidemediğini, annesinin kazadan 2 ay sonra vefaat ettiğini, kaza nedeniyle tedavi gördüğünü ve psikolojisinin bozulduğunu bu nedenle davalının kusur durumu gözetilerek telafi edici ve caydırıcı unsurlar etkin olmak üzere 60.000,00 TL manevi tazminat ödenmesi gerektiğini; davalı taşımacıya ait ... plakalı aracın 07.09.2012- 07.09.2013 tarihleri arasında ... nolu poliçe ile Zorunlu Taşıma sigortasının davalı ... A.Ş'ye yaptırıldığını; koltuk sigortasının 11.09.2012- 07.09.2013 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... poliçe ile (...) sigortası yaptırıldığını belirterek zararın HMK m.107 uyarınca fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla işleten ve araç sahibi yönünden olay tarihinden; sigortacı yönünden sigorta limitini aşmamak üzere bildirim tarihinden itibaren işleyecek avans faizi , yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte ortaklaşa ve zincirleme davalılardan alınıp davacıya verilmesine, 60.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte işleten ve araç sahibinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmış, dava dilekçesinde manevi tazminat talebinin 60.000 TL olarak belirtilmesi, dava değerinin harçlandırma formunda 63.000 TL olarak girilmesi karşısında maddi zarar talebinin toplam 3000 TL olduğu anlaşılmıştır.
Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde belirtilen ve tazminat talebinin dayanağı olan maluliyetle ilgili herhangi bir rapor ya da çalışma gücünün kaybına ilişkin belge ibraz edilmediğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığı, kazaya karışan araç sürücüsünün kusuru olmadığı bu nedenle müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığı, kusur durumunun mahkemece tespit edilmesi gerektiği ve davacının müterafik kusurunun da incelemesi gerektiği, davacının manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğu, davacıya sigorta şirketleri ya da SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespit ettirilmesi, ceza yargılamasının sonucunun beklenmesini neticeten davanın reddine,yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilemesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava tarihi itibariyle alacağın zamanaşımına uğradığı; Zorunlu Karayolu Taşıma Mali Sorumluluk Sigortası zarar sigortası olup Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası'nın meblağ sigortası olduğu bu nedenle davacının zararı varsa öncelikle meblağ sigortası poliçesi sigorta bedelinden karşılanması, davacının zararının daha fazla olması durumunda fazla kısım için davalı şirket sorumluluğuna gidilmesi gerektiği; davacının tazminat taleplerinin müşterek ve müteselsil karşılanması mümkün olmadığı, müvekkili şirketin poliçe limiti ve sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, tedavi gideri yönünden SGK tarafından karşılanması gerektiğinden reddi gerektiği; geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddi gerektiği, davacının çalıştığına dair delil mevcut olmadığı; çalıştığı ispat olunursa asgari ücret üzerinden yapılması gerektiği; davacı taraf tazminat için başvuru yapmadığından davalının temerrüde düşürülmediği, davacıya tazminat ödemesine karar verilmesi halinde dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilebileceği neticeten davanın reddine,yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilemesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı ...Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; trafik kazasına karışan aracın davalı şirkette ... nolu poliçe ile Karayolu Zorunlu Taşımacılık Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi ile sigortalı olup daimi sakatlık teminatının 150.000,00 TL ile sınırlı olduğu; davacının hangi koltukta kayıtlı yolcu olduğunun tespit edilmesi gerektiği; Karayolu Zorunlu Taşımacılık Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta Poliçesine göre davacılarda meydana gelen uzuv kayıtlarının genel şartlarda belirtilen oranlarda tespit edilmesi gerektiği, iş bu poliçe meblağ sigorta türü olup çalışılamayan günler için kazanç kaybı talebinin reddi gerektiği; tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılanması gerektiğinden iş kaybı ve kazanç kaybına yönelik talepler bu poliçe ile güvence altında olmadığı; şirkete tüm belgelerle birlikte kaza ve hasar ihbarında bulunulmadığı; şirketin temerrüde düşürülmediği, kaza tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceği neticeten davanın reddine, davanın açılmasına sebebiyet vermediği temerrüd söz konusu olmadığından aleyhe masraf, vekalet ücreti, faize hükmolunmamasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı ... Tic. Ltd. Şti. 'ne usulüne uygun şekilde davetiye tebliğ edilmesine rağmen cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
Dava dilekçesinde davalı olarak belirtilen ... Ltd. Şti. yönünden 29.04.2025 tarihli dilekçe ile bu davalı yönünden davanın takip edilmeyeceğinin bildirilmesi nedeni ile dosyanın 07.05.2025 tarihli ara karar ile işlemden kaldırıldığı, 01.07.2025 tarihli ara karar ile ...Tic. Ltd. Şti. yönünden davanın bu davadan tefrikine karar verildiği, mahkememizin ... Esasına kaydedilen dava ile ilgili henüz karar verilmemiş olduğu anlaşılmıştır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) haksız fiile ilişkin 49 ve 72 nci maddeleri ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 109 uncu maddesi kapsamında haksız fiillere uygulanacak üç zamanaşımı süresi belirlenmiştir. Bunlar, zarar görenin zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren başlayacak bir yıllık zamanaşımı; fiilin vukuundan itibaren işleyecek on yıllık zamanaşımı ve fiilin aynı zamanda ceza kanunlarında düzenlenmiş olması hâlinde uygulanacak olan ceza zamanaşımı süreleridir.Özel kanun niteliğinde olan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 109 uncu maddesinin ilk fıkrasında, yine bir haksız fiil niteliğindeki trafik kazalarından doğan tazminat taleplerinin tabi bulunacağı zamanaşımı süresi yönünden (BK'nın 60 ıncı maddesindeki düzenlemeden farklı) özel bir hüküm getirilmiştir.Dava tarihi itibari ile TBK 72.maddesinde düzenlenen 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığı gibi ceza zamanaşımı süresi de dolmadığından davalıların zamanaşımı itirazları yerinde görülmeyerek yargılamaya devam edilmiştir.
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde
Dava, trafik kazası nedeniyle oluşan bedensel zararların, meblağ sigortasından kaynaklı riziko bedelinin ve haksız fiilden kaynaklı manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davacı, yolcu taşımacılığında kullanılan ... plaka sayılı otobüste şehirler arası seyahat için yolcu olarak bulunduğu sırada, otobüs şoförünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi üzerine otobüsün yol düzeyinin aşağısına yuvarlandığını ve kaza nedeniyle daimi ve geçici işgücü kaybına uğradığını, tedavi gideri yapmak zorunda kaldığını iddia ederek 6098 sayılı TBK m.54 maddesi kapsamında bedensel zararlarının tazminini, ferdi kaza koltuk sigortası nedeni ile riziko bedelinin tahsilini ve manevi tazminatın motorlu aracın işleteni şirketten tazminini talep etmiştir.
Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle konu ile ilgili mevzuatın ve yasal kavramların incelenmesinde fayda bulunmaktadır.
Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesinin birinci fıkrasında; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi hâlinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibinin, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, 91 inci maddesinin birinci fıkrasında; işletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, yine olay tarihinde yürürlükte bulunan 90 ıncı maddesinin birinci fıkrasında ise; zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların bu Kanunda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğu ve 2918 sayılı Kanun'da düzenlenmeyen hususlar hakkında 6098 sayılı Kanun'un haksız fiillere ilişkin hükümlerinin uygulanacağı şeklinde düzenleme getirilmiştir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ilâ 51 inci maddelerine göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlü olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispatla mükelleftir. Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.
Türk Borçlar Kanunu'nun "Bedensel zararlar" başlıklı 54 üncü maddesinde bedensel zararlar "özellikle" ifadesine yer verilmek suretiyle tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak örnekseme yoluyla açıklandıktan sonra, "Tazminatın belirlenmesi" başlıklı 55 inci maddenin birinci fıkrasında ise; "Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır." hükmüne yer verilmiştir. Açıklanan düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere tazminatın hesaplanmasına yönelik somut kurallar bulunmadığından tazminatın (uğranılan gerçek zararın) belirlenmesine yönelik ilkeler, somut olayın özelliği gözetilmek suretiyle yeksenak uygulamaların ortaya konulabilmesi amacıyla ilgili Kanunlar çerçevesinde oluşturulan içtihatlarla belirlenmiştir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu yönünde bir iddia ve talep bulunması hâlinde gerçek zararın tespit edilebilmesi bakımından kusur durumu, kişinin gelir durumu, yaşam tablolarına göre belirlenen bakiye ömür süresi, maluliyet oranı gibi birden fazla veri bir arada göz önünde bulundurularak değerlendirme yapılmaktadır. Dolayısıyla tazminat hesabında (varsa geçici işgöremezlik süresinin ve) maluliyet, (sürekli iş gücü kaybı) oranının usulüne uygun belirlenmesi büyük önem taşımaktadır. Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamaları uyarınca kaza ile maluliyet arasında illiyet bağı kurulmak koşuluyla bu belirlemenin Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi, üniversite ya da araştırma hastanelerinin Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlıkları aracılığıyla tespit edilmesi gerekmektedir. Söz konusu bu belirlemenin kayba uğradığı iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan ve Yargıtay uygulamaları ile benimsenen mevzuata uygun olarak yapılması gerekmektedir.
Sürekli iş göremezlik oranının tespit edilirken uygulamada yeksenaklığın oluşturulabilmesi amacıyla Yargıtay Özel Dairesinin istikrar kazanmış kararlarında; 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü 22.06.1972 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Tespit işlemleri Yönetmeliği 11.10.2008 tarihli ve 27021 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Yönetmeliğin yürürlük tarihinden önceki talepler bakımından getirilen Geçici 1 inci madde ile "... Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce çalışma gücü kaybı, iş kazası, meslek hastalığı, vazife malullüğü, harp malullüğü sonucu meslekte kazanma gücü kaybı ile erken yaşlanma durumlarının tespiti talebinde bulunan sigortalılar ve hak sahipleri için, yürürlükten kaldırılan ilgili sosyal güvenlik mevzuatının Kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanır..." hükmüne yer verilmiştir. 03.08.2013 tarih ve 28727 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ise 01.09.2013 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 22 inci madde de; "1/10/2008 tarihli ve 27021 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin çalışma gücü kaybı, vazife malullüğü, harp malullüğü ile erken yaşlanma durumlarının tespiti hükümlerine yapılan atıflar bu Yönetmelik hükümlerine yapılmış sayılır." 23 üncü maddesinde; "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde yer alan; çalışma gücü kaybı, vazife malullüğü, harp malullüğü ile erken yaşlanma durumlarının tespiti ile ilgili tüm hükümler yürürlükten kaldırılmıştır." düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan Yönetmelik 28.09.2021 tarihli ve 31612 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile yürürlükten kaldırılmıştır. 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu Yönetmelik ile 14.1.2012 tarihli ve 28173 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır. Yönetmeliğin özürlü sağlık kurulu raporlarının alınışı, geçerliliği, değerlendirilmesi ve özürlü sağlık kurulu raporu verebilecek yetkili sağlık kurumlarının tespiti ile ilgili usul ve esasları belirlemek; özürlülerle ilgili derecelendirmelere, sınıflandırmalara ve tanımlamalara gereksinim duyulan alanlarda ortak bir uygulama geliştirmek ve uluslararası sınıflandırma ve ölçütlerin kullanımının yaygınlaştırılmasını sağlamak amacıyla hazırlandığı ve özürlülere sağlanan haklardan ve verilecek hizmetlerden yararlanmak üzere istenilen özürlü sağlık kurulu raporları ile özürlü sağlık kurulu raporu verebilecek yetkili sağlık kurumlarını ve özürlülerle ilgili sınıflandırma ve ölçütleri kapsadığı hususu hüküm altına alınmıştır. 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında
Yönetmelik ile 30.3.2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ...Esas, ...K.sayılı emsal kararında belirtildiği üzere gerçek zararın belirlenmesine yönelik ilkeler (yukarıda açıklandığı üzere somut tazminat hesabına ilişkin belirlemeler) istikrar kazanan Yargıtay içtihatlarıyla belirlenmiş ve uygulamaya yön verilmiştir. Haksız fiilden kaynaklanan zararların tespitinde fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükteki mevzuat hükümleri dikkate alınarak hesaplama yapılır.
Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (EREN, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (KILIÇOĞLU, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418) Buna göre, müterafik kusur indirimi için zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında kusurlu olması aranmaktadır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 24.01.2013 tarih ve ... E.-...K. sayılı kararında da belirtildiği gibi tedavi giderleri, yaralanan kişinin iyileşmesi için yapılan giderlerdir. Bu kapsamda muayene, ilaç, bakıcı gideri, ulaşım giderleri de tedavi giderleri kapsamında değerlendirilir."
Davacının yaralandığı trafik kazasındaki ... plakalı otobüs malikinin... Şti, işleteninin davalı ... A.Ş olduğu, ... plakalı aracın 07.09.2012- 07.09.2013 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... nolu poliçe ile Zorunlu Karayolu Taşıma Mali Sorumluluk Sigorta poliçesinin davalı ... A.Ş tarafından düzenlendiği, poliçede sağlık giderleri teminatının kişi başı 225.000,00 TL; sakatlık ve ölüm teminatının kişi başı 225.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır. ... plaka sayılı araç için davalı (...) Sigorta A.Ş tarafından 11.09.2012- 07.09.2013 tarihleri arasında geçerli olmak üzere düzenlenen ... nolu Karayolu Zorunlu Taşımacılık Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan sakatlık teminatı limitinin 150.000,00 TL,SGK sağlık giderleri teminatı limitinin 150.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır.
Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A.1. maddesine göre, "Bu sigorta ile sigortacı, poliçede belirtilen motorlu taşıtta seyahat eden yolcuların, duraklamalar da dahil olmak üzere, kalkış noktasından varış noktasına kadar geçecek süre içinde meydana gelebilecek bir kaza sonucu bedeni zarara uğraması halinde, sigortalının 10.07.2003 tarih ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’ndan doğan sorumluluğunu, poliçede yazılı sigorta tutarlarına karar temin eder."
4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanununun 18'inci maddesi uyarınca taşımacılar, yolcuya gelebilecek bedeni zararlar için bu Kanunun 17'nci maddesinde düzenlenen sorumluluklarını sigorta ettirmek zorundadırlar. Anılan Kanunun 19/son ve Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.8'inci maddeleri hükümlerine göre, meydana gelen zarar öncelikle taşımacının sorumluluk sigortasından karşılanır. Ancak bu sigortanın hiç yapılmamış olması, yapılmış fakat geçersiz hale gelmiş olması, süresinin bitmiş olması veya meydana gelen zararın bu sigorta teminatlarının üzerinde bulunması halinde teminatların üzerinde kalan kısım için, sırasıyla zorunlu mali sorumluluk sigortasına ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortasına başvurulur. Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu, yolcuların uğradığı bedeni zararlar bakımından taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortacısı, trafik sigortacısı ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. Başka bir anlatımla, yolcunun uğradığı bedeni zararlar, taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortası kapsamında ise bu aracın trafik veya ihtiyari mali mesuliyet sigortacısının sorumluluğu doğmayacaktır.
... sigortası türünden olan Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası,
yolculuğun başlangıcından bitişine kadar, otobüsün içinde veya dışında, otobüs hareket halinde iken veya değilken, yolculuk sırasında veya bekleme, duraklama ve mola yerlerinde karşılaşılabilecek her türlü kazalara karşı, sigortalılar (yolcular, sürücüler ve yardımcılar) yararına taşımacı tarafından yaptırılması zorunlu bir kaza (can) sigortası olup, kazanın oluşunda taşımacının yada sürücü ve yardımcılarının bir kusurları bulunmasa bile, ölümlerde sigorta poliçesinde yazılı tutarın tamamı, bir zarar (destekten yoksunluk) hesabı yapılmaksızın, ölen kişinin mirasçılarına eksiksiz ve kesintisiz olarak; yaralanmalarda beden gücü kayıp oranına göre zarar gören kişilere ödenir. Ödenecek tazminat miktarı yönünden “zarar sigortası - tutar (meblâğ) sigortası” ayrımında Zorunlu Koltuk Sigortası bir “tutar (meblâğ) sigortası”dır.
Zarar sigortasında sigortacının ödeyeceği tutar, “sigorta değeri” ya da “sigorta poliçesinde yazılı tutar” olmayıp, sigortalının ya da üçüncü kişinin uğradığı “zararın tutarı”dır. Meblâğ sigortasında ise, sigortacı, sigorta ettirilen kişinin zarara uğraması durumunda, somut zarar ne olursa olsun, sigorta sözleşmesinde belirlenen tutarı (meblâğı), başka bir deyişle, sigorta poliçesinde yazılı olan “sigorta bedelini” eksiksiz ve tam ödemek zorundadır. Açıklanan bu durumun bir sonucu olarak ... plakalı sayılı otobüsün Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası poliçesi nedeni ile yapılan ödemenin, Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortasına göre hesaplanan sürekli bedensel zarar tazminatından mahsubuna yasal olanak bulunmadığından her iki tazminat tutarı ayrı ayrı hesaplanmıştır.
Sözleşme hukukunun temel prensiplerinden olan sözleşme özgürlüğü ilkesi sigorta sözleşmeleri bakımından da geçerli olmakla birlikte kanun koyucu kamu yararı, sosyal ve ekonomik gereklilikler sebebiyle bazı sigorta sözleşmelerini zorunlu tutmuştur.
Bu kapsamda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1483 vd. maddelerinde kanun koyucu zorunlu sorumluluk sigortalarını düzenlemiş olup bu tip zorunlu sigorta sözleşmelerinden biri de, somut olayda uygulama yeri bulan, karayollarındaki motorlu araçlar için zorunlu mali mesuliyet sigortasıdır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1 inci maddesine göre bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi hâlinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar ve 91/1 inci maddeye göre de işletenlerin bu sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.
Uyuşmazlık, 10.11.2012 tarihindeki kazada tarafların kusur oranı, davacının sürekli işgücü kaybı oranı, iyileşme süresi, yoksun kaldığı kazanç itibarıyla bedensel zararının ne kadar olduğu hususunda toplanmaktadır. İşgücü kaybı oranı ve iyileşme süresi ile zarar miktarının tespiti konuları hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren haller olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususları bilirkişiye tespit ettirmesi gerekmektedir.
Kazanın meydana gelmesinde davacının kusurunun bulunup bulunmadığı, varsa davalıların kusur oranı konusunda rapor düzenlenmesi için dosya Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmiş, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin ... sayılı raporunda özetle, "...Olay mahallinde yol 7m genişliğinde, tek yönlü-bölünmüş, iki şeritli ... devlet karayolu, banket mevcut, zemin asfalt-ıslak, vakit gece, aydınlatma mevcut değil, hava yağmurlu, mahal meskûn dışıdır. Kaza tespit tutanağında olay mahallinde araca ait fren izi bulunmadığı belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı, tüm beyanlar, kaza tespit tutanağı ve gerekçeli karar incelendiğinde kazanın yukarıda “OLAY” kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiği anlaşılmış olup; aşağıdaki kanaate varılmıştır; Mevcut verilerle; Sürücü ... idaresindeki otobüs ile meskun dışı mahaldeki ıslak zeminli devlet karayolunda seyri sırasında, seyrini aracının teknik özellikleri ve mevcut hava-yol şartlarını göz önünde bulundurarak kaplama içinde kalacak şekilde sürdürmeye yeterli özeni göstermediği, mevcut hali ile olay mahalline geldiğinde de aracın hakimiyetini kaybederek yol dışında kaldığı olayda asli derecede kusurludur. Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda Sürücü ...’ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş, davacının zararının artmasına neden olacak bir eyleminin varlığı davalılar tarafından ispat edilemediğinden davacının müterafik kusurunun bulunduğuna dair davalılar itirazları yerinde görülmemiştir.
... SGK tarafından gönderilen ... sayılı cevabi yazıdan davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı tespit edilmiştir.
Davaya konu trafik kazası nedeni ile ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma neticesinde dava dışı sürücü hakkında iddianame düzenlendiği, ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında yürütülen yargılama neticesinde davaya konu kazada aracı kullanan araç sürücüsünün taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet verme suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 01/07/2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
25.03.2016 tarihli ... Üniversitesi Hastanesi'nde yapılan ameliyat dikkate alınmadan düzenlenmiş olan Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'nun... tarihli ... nolu raporunda özetle, davaya konu kazanın yürülükte olan yönetmelik kapsamında davacı ...'ın maluliyetine neden olacak şekilde araz bırakmadığından maluliyet oranı tayinine mahal olmadığı, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 18 ay sürebileceği yönünde görüş belirtildiği anlaşılmıştır.
25.03.2016 tarihli ... Üniversitesi Hastanesi'nde yapılan ameliyat dikkate alınmadan düzenlenmiş olan Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'nun ... tarihli ... nolu raporuna itibar edilerek verilen mahkememizin 03/07/2019 tarih ... E. ve ... K. sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi'nin 22/03/2022 tarih ...E. ve ... K. sayılı kararı ile kaldırılmakla dosya yeniden esasa kaydedilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Davacının ... Üniversitesi Hastanesi'nde 25.03.2016 tarihinde yapılan ameliyatı dikkate alınmadan rapor düzenlenmesi nedeniyle hükme esas alınamayacağı tespit edilmekle ilgili hastane evrakları celp edildikten sonra dosya yeniden Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi'ne gönderilmiş, İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun ... tarihli ve ... sayılı raporunda kaza tarihinden ameliyat tarihine kadar olan dönem için ayrı ayrı maluliyet oranı hesabı yapıldığı , raporda özetle "...A-Kişinin kaza tarihi 11.11.2012 ile kalça protezi ameliyat tarihi 25.03.2016 tarihleri arasında kalan süre boyunca ... tarih ve ... sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak araz bulunmadığı ; B- Kalça protezi ameliyat tarihi 25.03.2016 tarihinden itibaren olan maluliyetinin; 1-11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında yapılan değerlendirme ile meslek grup numarası Grup 1 kabul olunarak E cetveline göre: % 45.2 (yüzdekırkbeşnoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği " yönünde görüş belirtildiği, davacının ... Üniversitesi Hastanesi'nde 25.03.2016 tarihinde yapılan ameliyatının trafik kazasından kaynaklanan şikayetlerini gidermek amacıyla yapıldığının tedavi evraklarından ve ATK rapor içeriğinden açıkça anlaşıldığı, davacının trafik kazası nedeni ile daimi işgücü kaybı oranının % 45.2 olduğu ve iyileşme süresinin 18 ay olduğu anlaşılmıştır.
Davacının gelinlik firmasında parça başı el işi yaparak geçimini sağladığı, aylık ortalama gelirinin 2.000 TL olduğu iddiası doğrultusunda ... Esnaf ve Sanatkarlar Odası'ndan kaza tarihindeki aylık ortalama kazanç miktarı sorulmuş, 21.11.2014 tarihli müzekkere cevabından parça başı el işi yapan bir işçinin bu işteki tecrübesi, işin niteliği, özel ustalık, beceri istenmesi gibi özellikleri dikkate alınarak azami 5.000,00 TL, asgari 2.500,00 TL aylık net gelir elde edebileceği tespit edilmiştir. Davacının SGK kaydının bulunmadığı anlaşılmış, TUİK Kazanç Bilgi Sorgulama Raporu'nun dosya içine alınmış davacının kaza tarihindeki aylık ortalama kazanç miktarının tespiti için davacı tanıklarının beyanları alınmıştır.
Davacı Tanığı ... 13.03.2024 tarihli duruşmada ; "2006 yılında .. evini açtım, davacı ile gelinliğe ait süslemeleri ve işlemeleri yapması konusunda 2007 ocak ayında tanıştık, 2012 yılında kaza geçirdikten sonra çalışamadık, ancak kaza tarihine kadar birlikte çalıştık, işlemenin durumuna ve yoğunluğuna göre minimum 100 TL ücret takdir ediyorduk ancak yapılacak işlemeler çok yoğun ve fazla ise buna göre fiyat artıyordu, ancak bir üst rakam sınırı bulunmuyordu, parça başı işleme için ücret takdir ediyordum, Yeter abla benimle çalıştığı zamanda çok yoğun bir şekilde çalışıyordu, haftada en az beş altı parça işleme yapıyordu, kazaya kadar bu şekilde sürekli birlikte çalıştık, kazadan sonra hiçbir şekilde çalışamadık, "
Davacı tanığı ... 13.03.2024 tarihli duruşmada ; "Hatırladığım kadarıyla 2007 yılının sonu itibariyle davacı ile çalışmaya başladım, eşimin ...'te ... bulunmaktaydı, davacı gelinlikler üzerine işlemeler yapıyordu, yaptığı işin niteliğine göre en az 100 TL ve değişen fiyatlarda ücret ödemesi yapıyorduk, parça başı iş yaptıkça ücret veriyorduk, işin niteliğine göre gelinliğine modeline 250-500 TL verdiğimiz zamanlarda oluyordu, kaza tarihine kadar birlikte çalıştık, 2012 yılında artık kaza nedeniyle çalışamadık, kazadan sonra hiçbir şekilde davacı bizlimle çalışamadı, " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacının , daimi iş gücü kaybı, geçici iş görmezlik süresi ve tedavi giderleri ile ferdi kaza koltuk sigortası poliçe teminatı kapsamında talep edebileceği tazminat tutarı konusunda rapor düzenlenmesi için dosya aktüerya konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilmiş, 14.11.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle "... %45,2 daimi işgücü kaybı nedeni ile sürekli iş göremezlik zararının 2.379.528,15 TL; 18 aylık geçici iş göremezlik süresi nedeni ile zararının 38.668,14 TL olduğu;.. Yargıtay kararları gereğince davacının maluliyet durumu Zorunlu Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Genel şartlarında belirtilen cetvele uygun olmadığından, davacıda gerçekleşen maluliyetlerin ehemmiyet derecelerine göre listedeki hangi bölüme uygun olduğu ve ne oranda değerlendirileceği, ancak bir hekim bilirkişinin dava dosyasındaki verileri incelemesiyle mümkün olacağından, bu yönden bir hekim bilirkişiden rapor alınması, ardından dosyanın, hekim bilirkişi tarafından hesaplama yapılmaz ise dosyanın ek rapor için tevdi edilmesi gerektiği " şeklinde görüş belirtildiği anlaşılmıştır.
Tanık beyanları ve müzekkere cevaplarından davacının kaza öncesi parça başı, gelinlik süsleme el işçiliği işi ile uğraştığı anlaşılmakla dosya daha önce meslek kodu tespit edilmeden rapor tanzim eden ATK 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu’na gönderilmiş, davacının gelinlik firmasında parça başı el işçiliği yaptığı dikkate alınarak 25/03/2016 tarihinden itibaren maluliyet oranının tespitinin ve dosya kapsamına alınan aktüerya bilirkişi raporunda yer alan “davacının maluliyet durumu Zorunlu Karayolu YolcuTaşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza (...) Sigortası Genel şartlarında belirtilen cetvele uygun olmadığından, davacıda gerçekleşen maluliyetlerin ehemmiyet derecelerine göre listedeki hangi bölüme uygun olduğu ve ne oranda değerlendirileceği” hususunun da ayrıca irdelenerek rapor tanzim edilmesi istenilmiş, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 08.102024 tarihli raporunda özetle; “ A-Kişinin kaza tarihi 11.11.2012 ile kalça protezi ameliyat tarihi 25.03.2016 tarihleri arasında kalan süre boyunca ...tarih ve ... sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında araz bulunmadığından kişinin maluliyet oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu;B- Kalça protezi ameliyat tarihi 25.03.2016 tarihinden itibaren olan maluliyetinin ise 1-11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında meslek grup numarası ( benzetmekle XII-el işleri işçileri (nakış vb)) Grup 12 kabul olunarak E cetveline göre: % 45.2 (yüzdekırkbeşnoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı,İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği, 2- davacı ...'ın 11.11.2012 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen femur kırığı yaralanması ve buna bağlı protez uygulamasının Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları A.3.2 maddesinin klinik olarak maluliyet oranı tespitine ilişkin bir barem olmadığı, kişinin maluliyetine neden olan femur kırığı yaralanması ve buna bağlı protez uygulamasının söz konusu sözleşme maddelerine kıyasen "Bir kalçanın hareket kaybının tamamen kaybı; %30x1/2= %15 olarak uygulanmasının uygun olduğu " yönünde görüş belirtildiği anlaşılmıştır.
Davacının talep edebileceği maddi tazminat miktarının hesaplanması için dosya aktüerya bilirkişi ile birlikte doktor bilirkişiye tevdi edilmiş, 10.06.2025 tarihli ortak raporda özetle, "...Davacının kazada yaralanmasından dolayı dönemsel rayiç bedellerle sağlık kurumlarına 80,50 TL belgeli, 439,50 TL tutarlı kısmı belgeli ;3.560,50 TL kısmı belgesiz 4.000,00 TL pansuman, ilaç, bakım için tıbbi malzemeler ve yardımcı ortopedik malzemeler için, 5.000,00 TL sağlık kurumlarına ulaşım ve bu süreçteki temel sosyal giderleri için olmak üzere toplam 520,00 TL tutarlı kısmı belgeli,8.560,50 TL kısmı ise belgesiz olmak üzere toplam 9.000,00 TL belgeli-belgesiz tedavi gideri zararı oluştuğu; TRH-2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz kullanılmadan progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplama sonucu; davacı ...'ın geçici iş göremezlik nedeni ile maddi zararının 38.668,15.-TL olduğu; davacının sürekli iş göremezlik neden ile maddi zararının 4.447.470,79.-TL olduğu; davacının tedavi gideri maddi zararının 9.000,00.-TL olduğu; yaralanması ve buna bağlı protez uygulamasının söz konusu sözleşme maddelerine benzeterek ve ATK mütalaası dikkate alınarak bir kalçanın hareketinin tamamen kaybı halinde ödenecek riziko bedeli hükmüne kıyasen %30x1/2= %15 davacının , Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası kapsamında 22.500,00.TL tazminat hesaplandığı" yönünde tespitlerde bulunulduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili 24.06.2025 tarihli dilekçesi ile 4.447.470,79.-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 38.668,15.-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 8.560,50.-TL tedavi gideri alacağı olmak üzere (4.447.470,79.-TL + 38.668,15.-TL + 8.560,50.-TL = 4.494.699,44.-TL) toplam 4.494.699,44.-TL maddi tazminat alacağının kaza tarihi olan 10.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte davalılardan ...A.Ş. ile ... Şirketi'nden ( iş bu toplam maddi tazminat tutarından ... Şirketinin sorumluluğunun ise poliçede yazan limit olan 225.000.-TL lik tutarla sınırlı olmak üzere ) müştereken ve müteselsilen (ortaklaşa ve zincirleme) tahsili ile müvekkili davacıya verilmesini, 1 22.500.-TL tutarındaki Koltuk Sigortası Tazminatının ise davalılardan ... Şirketi'nden (Eski Ünvanı : ...A.Ş.) kaza tarihi olan 10.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte tahsili ile müvekkili davacıya verilmesini, dava dilekçesinde talep edilen 60.000.-TL Manevi zararın davalılardan...Tic.A.Ş. den kaza tarihi olan 10.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte tahsili ile müvekkil davacıya verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olayda; davacının ...'dan ...'a davalı ...Tic. A.Ş'nin işlettiği ... plakalı yolcu otobüsü ile 11.11.2012 tarihinde yolculuk ettiği esnada...yolunda otobüs sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeni ile otobüsün yol düzeyinin aşağısına yuvarlandığı ve yolcu olan davacının yaralandığı; davacının kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı; ceza dava dosyası, kaza tespit tutanağı , davacının yaralanma bölgesi dikkate alındığında emniyet kemeri takmasının zararı önlemeyeceği gibi davacının emniyet kemeri takmadığının davalılar tarafından ispat edilemediği bu nedenle davacının zararın oluşmasında müterafik kusurunun bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacının trafik kazasındaki yaralanmasının iyileşme süresinin 18 ay ; kaza nedeni ile daimi işgücü kaybının %45.2 oranında olduğu, Zorunlu Karayolu Taşıma Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında davalı ... Sigorta A.Ş 'nin sağlık giderleri poliçe teminat limitinin 225.000,00 TL , sakatlık ve ölüm poliçe teminat limitinin 225.000,00 TL olduğu, aktüerya ve doktor bilirkişisinin 10.06.2025 tarihli raporundan anlaşıldığı üzere davacının geçici iş göremezlik zararının 38.668,15 TL, sürekli iş göremezlik zararının 4.447.470,79 TL olduğu, ferdi kaza koltuk sigortası poliçesi kapsamında davacının talep edebileceği riziko bedelinin 22.500 TL olduğu, davalı sigorta şirketlerinin dava tarihinden önce temerrüde düşürüldüğünün ispat edilemediği, davacının kazada yaralanması nedeni ile 8.560,50 TL (belgesiz) tedavi gideri talep edebileceği anlaşılmakla davacının geçici iş göremezlik zararının 11/11/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... A.Ş. ve ... A.Ş.'den (davalı ...Şirketi yönünden avans faizinin dava tarihi 16/04/2014 tarihinden itibaren yürütülmesi kaydıyla), davacının kalıcı iş göremezlik zararının davalı ... Tic. A.Ş. ve ... A.Ş.'den (davalı ... Anonim Şirketi 225.000,00 TL'ye 16/04/2014 tarihinden itibaren avans faizi yürütülmek suretiyle oluşacak borçtan sorumlu olmak kaydıyla) , davacının tedavi gideri zararının 11/11/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ...A.Ş. ve ... A.Ş.'den (davalı ...Şirketi yönünden avans faizinin dava tarihi 16/04/2014 tarihinden itibaren yürütülmesi kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Ferdi kaza koltuk sigortası poliçesi kapsamında aktüerya ve doktor bilirkişi tarafından hesaplanan zararın 16/04/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesinde ""Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir..” şeklinde düzenleme yer almaktadır.
Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir. Bu açıklamalar çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta davacının uğradığı zararın ağırlığı, kaza tarihi, kazanın oluş şekli, tarafların kusur durumu, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları ile hakkaniyet ilkesi dikkate alınarak 60.000,00 TL manevi tazminatın 11/11/2012 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı ... Tic. AŞ'den tahsili ile davacıya verilmesine dair karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile;
1-Davacının geçici iş göremezlik tazminatı 38.668,15 TL'nin 11/11/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... A.Ş. ve ... A.Ş.'den (davalı ... Anonim Şirketi yönünden avans faizinin dava tarihi 16/04/2014 tarihinden itibaren yürütülmesi kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Davacının kalıcı iş göremezlik tazminatı 4.447.470,79 TL'nin davalı ... A.Ş. Ve ... A.Ş.'den (davalı ... Anonim Şirketi 225.000,00 TL'ye 16/04/2014 tarihinden itibaren avans faizi yürütülmek suretiyle oluşacak borçtan sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
3- Tedavi gideri tazminatı 8.560,50 TL'nin 11/11/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... A.Ş. ve ... A.Ş.'den (davalı ... Anonim Şirketi yönünden avans faizinin dava tarihi 16/04/2014 tarihinden itibaren yürütülmesi kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
4-22.500,00 TL'nin dava tarihi olan 16/04/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine,
5- 60.000,00 TL manevi tazminatın 11/11/2012 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı ...AŞ'den tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesine göre kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden tahsili gereken harç 308.569,89 TL olduğundan davacı tarafından yatırılan 215,20 TL peşin harç, 15.419,00 TL tamamlama harcı toplamı 15.634,20 TL'nin mahsubu ile bakiye 292.720,49 TL harcın davalılardan (davalılardan ... A.Ş. 18.595,94 TL ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla, davalılardan ... AŞ ise 1.536,98 TL ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
7-Kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre tahsil edilmesi gereken karar harcı 4.098,60 TL'nin davalı ... Tic. AŞ'den tahsili ile hazineye gelir kaydına,
8-Davacı tarafından yatırılıp mahsubuna karar verilen harç toplamı 15.634,20 TL'nin davalı ... Tic. A.Ş.'den tahsili ile davacıya verilmesine,
9-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre kabul edilen maddi tazminat istemi yönünden 501.859,97 TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı ... A.Ş. 43.556,58 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla, davalı ... AŞ ise 22.500,00 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
10-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre kabul edilen manevi tazminat istemi yönünden 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... AŞ'den tahsili ile davacıya verilmesine,
11-Davacı tarafından maddi tazminat talebi nedeniyle yapılan 2.715,21‬ TL posta ve tebligat masrafı, 10.600,00 TL bilirkişi masrafı, 7.389,00 TL adli tıp raporu masrafı olmak üzere toplam 20.704,21‬ TL yargılama giderinin davalılardan (davalı ... AŞ 103,13 TL'sinden; davalı ... AŞ 1.247,74 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
12-Davalı ... AŞ. tarafından yapılan 100,00 TL yargılama giderinin bu davalı üzerinde bırakılmasına,
13-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı ... Tic. A.Ş. vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 04/09/2025

BAŞKAN

ÜYE

ÜYE

KATİP

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim