mahkeme 2022/437 E. 2025/608 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/437

Karar No

2025/608

Karar Tarihi

1 Eylül 2025

T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/437 Esas
KARAR NO : 2025/608

DAVA : Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)
DAVA TARİHİ : 30/05/2022
KARAR TARİHİ : 01/09/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ve davalı kardeş olduğunu, aynı zamanda, ... Şirketinin davaya konu satışın yapıldığı zamanda iki ortağı olduğunu, davaya konu işlem esnasında müvekkili ve davalı birlikte çift imza ile şirketi temsil ve ilzam ettiklerini, bu dava konusu satış, müvekkili adına çıkartılan sahte vekaletname ile davalı tarafından yapıldığını, davalı bu şekilde gayri menkulü kendi üzerine devir ve temlik ettiğini, ... İli, ... İlçesi, ... Mahalesi, ... Sokağı, 724 Ada, 18 Parsel No, 11 ve 12 numaralı Bağımsız Bölüm'de kayıtlı iki adet taşınmaz, ... Şirketi adına kayıtlı iken, müvekkilinin haberi, izni ve rızası ve de imzası bulunmadan, müvekkili adına düzenlenen sahte vekaletname ile şirket üzerinden davalı ...’a devredildiğini, bu şekilde anılan taşınmaz davalı adına tapuya tescil edildiğini, bu işlemde şirket her iki ortak birlikte imza atarak temsil edilmekte iken müvekkilinin imzası noterde taklit edilerek sahte vekaletname düzenlenerek işlem yapıldığını, müvekkilinin bu bitişik halde ve birleştirilerek kullanılan iki adet dairede yaklaşık 5 senedir yaşlı annesi ile birlikte yaşadığını, müvekkilinin annesinin 04.02.2022 tarihinde vefat ettiğini, müvekkilinin annesinin vefatından sonra ... Şirketi'ne ait olduğunu bildiği bu evin, annesinin veraset ve intikal işlemleri sırasında, davalı kardeşi ...'a tapuda satış işlemi ile bu şekilde sahtecilikle devredildiğini, müvekkilinin böyle bir satışa izni, rızası ve işlem için imzası olmadığını, davalı hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulacağını, davalı üzerinde kayıtlı taşınmazın, sahte vekaletname kullanılarak yapılan satışı nedeniyle oluştuğundan, yolsuz tescil olup yok hükmünde olduğunu, bu nedenle tapu kaydının iptaline karar verilmesini, usulsüz gayrimenkuller, devir alındığı tarihte malik olan ... Şirketi üzerinde kalacağını, işbu davanın açılmasının zorunlu olduğunu, önlenemeyen sonuçlar doğurmaması açısından da, taşınmazın 3. Kişilere devrinin önlenmesi için tapu kaydına ihtiyati tedbir konulmasını, yine davalıya karşı sebeple, ... 'da bulunan bir yazlık evin satışı için de dava açıldığını, bu dava ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesi, ... Esas sayılı dosyasında sürdüğünü, İstanbul Bölge Adliye mahkemesi 13. Hukuk Dairesi ... Esasi ...Karar sayılı tarafları ve konusu aynı olan diğer bir taşınmaza ilişkin davada, karar gerekçesinde 4. Sahifece aynen şunu belirlendiğini, konuda kesin karar verildiğini, karar içeriğine göre sahte vekaletnamenin tapu dairesinden celbi ile müvekkilinin imzasının incelenerek iddialarının ortaya konulmasını, davalıya karşı aynı sebeple açılan bu dava önce gayrimenkulün bulunduğu yer olan Büyükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açıldığını, aktif husumet yokluğu nedeniyle reddedildiğini, taraflarınca istinaf edilen karar sonrasında, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi ...E. ...K. Sayılı ve 01.10.2020 karar tarihli ilamında kesin karar içeriğine göre işbu davayı Ticaret Mahkemesine açmak zorunlu olduğunu, müvekkilinin ileride telafisi imkansız mağduriyeti oluşmaması açısından, davaya konu, ... İli, ... İlçesi, ... Mahalesi, ... Sokağı, 724 Ada, 18 Parsel No 11 ve 12 Bağımsız Bölüm'de kayıtlı iki adet gayri menkul üzerine, 3. kişilere satış ve devrinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir konulmasını talep ettiklerini, davanın kabulü ile, ... İli, ... İlçesi, ... Mahalesi, ... Sokağı, 724 Ada, 18 Parsel No 11 ve 12 Bağımsız Bölüm'de kayıtlı iki adet taşınmazın, tapuda davalı adına olan kaydının İPTALİNE, tapunun önceki malik... Şirketi adına tesciline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin Almanya'da ikamet ettiğini, müvekkilini en son 2017 yılının Ağustos ayında Türkiye'de bulunduğu, 16/08/2017 tarihinde Türkiye'den ayrıldığını ve bir daha Türkiye'ye dönmediğini, müvekkilinin kardeşi olan davacınında bunları bildiğini, müvekkilinin 16/08/2017 tarihinden beri yurt dışında bulunduğu için davaya ilişkin tebligatın kendisine ulaşmadığını, tebligattan haberdar olmadığını, davadan ise tesadüfen haberdar olduğunu, dava dilekçesinde belirtildiği ve tapu kayıtlarında da sabit olduğu üzere dava konusu taşınmaz dava dışı ... Şirketi adına kayıtlı iken müvekkili adına tapuda devir ve tescil edildiğini, davacı ... bu davada davacı taraf ve dava ehliyetine sahip olmadığını, ... taşınmazın maliki olmadığı gibi dava tarihi itibariyle dava dışı ... Şirketini temsil yetkisi de bulunmadığını, ...'ın davacı taraf ve dava ehliyetine sahip olmaması nedeniyle husumet itirazında bulunuyor davanın husumet yokluğu nedeniyle reddini, Türk Medeni Kanununun 712. maddesindeki düzenleme ile yolsuz tescile dayalı tapu iptali ve tescil davası açma süresi 10 yıllık zamanaşımına tabi tutulduğunu, dava konusu taşınmaz tapuda müvekkili adına devir ve tescil edildikten sonra 10 yılı geçmiş ise de mahkememiz huzurundaki dava ise 30.05.2022 tarihinde açıldığını, tapudaki devir ve tescil işlemi ile dava açılması arasında 10 yıldan fazla süre geçmiş, yolsuz tescile dayalı tapu iptali ve tescil davası açma hakkı zamanaşımına uğradığını, davanın bu durum nedeni ile reddini talep ettiğini, davacı tarafça dava dilekçesinde belirtilen ve iddia edilen hususların tamamının gerçek dışı ve kötü niyetli olduğunu, dava dışı ... Şirketi bir aile şirketi olduğunu, davalı müvekkili ...' da yaşadığı için aile şirketinin fiilen idaresi, işletilmesi, sevk ve idaresi ile temsil işlemlerinin tamamı davacı ... tarafından yürütüldüğünü, davacının idaresindeki şirket borç batağına saplandığını ve çalışamaz hale düştüğünü, davacının, şirketin içine düştüğü bu durumu önceleri abisi davalıdan gizlemiş ise de davalı müvekkili bir süre sonra bu durumu öğrendiğini, davalı müvekkilinin, şirketi bu durumdan kurtarmak için yurt dışındaki birikimlerini şirkete aktarmış, davacının ve şirketin borçlarını ödemeye çalıştığını, ancak şirketin işletmekte olduğu matbaa tesisini ve tesisin bulunduğu taşınmazı kurtarmak mümkün olmadığını, müvekkili böyle bir dönemde dava dışı şirketten dava konusu taşınmazı satın aldığını, ... İli, ... İlçesi, ... Mahalesi, ... Sokağı, 724 Ada, 18 Parsel No, 11 ve 12 numaralı Bağımsız Bölüm'de kayıtlı iki adet taşınmazın dava dışı ... Ticaret Anonim Şirketi adına kayıtlı iken müvekkili ... adına devir ve tescili işlemleri bizzat davacı ...' ın bilgisi ve gözetimi dahilinde gerçekleştirildiğini, tapuda devir ve tescil işlemleri vekiller tarafından gerçekleştirildiğini, dava dışı ... Anonim Şirketi adına tapuda taşınmaz devir işlemini gerçekleştirmek üzere şirket adına vekaleti davacı ... verdiğini, devir ve tescili gerçekleştiren vekilleri davacı ... yönlendirildiğini, yapılması gereken işlere ilişkin talimatları verildiğini ve her safhayı adım adım takip ettiğini, davacının iddiasının aksine dava dışı şirket tarafından tapu devri için verilen vekaletname sahte olmadığını, tapudaki devir ve tescil işlemleri bizzat davacı ...' ın bilgisi ve gözetimi dahilinde ve rızası ile gerçekleştirildiğini, husumet itirazımızın kabulü ile husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, husumet itirazımızın kabul edilmemesi halinde, hak düşürücü zamanaşımı def'imizin kabulüne, zamanaşımı def'i nedeniyle davanın reddine, husumete yönelik itirazlar ve zamanaşımı def'i kabul edilmemesi halinde, davanın gerçeğe, hukuka ve kanuna aykırı olması nedeni ile esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde
Dava, sahtelik - batıl işlem iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili 25/07/2025 havale tarihli dilekçesi ile müvekkili ile davalıların anlaşması ve müvekkilinin talebi üzerine işbu davadan feragat ettiklerini, anlaşma sağlanmış olduğundan davalıdan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin kalmadığını, davadan feragat beyanlarının kabul edilerek dosyada karar verilmesini talep etmiş; vekaletnamesinin incelenmesinde feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Davalı vekili 28/07/2025 havale tarihli dilekçesi ile davacının feragat talebine istinaden herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmiştir.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun feragate ilişkin 307 ve devamındaki maddelerine göre; feragat, davacının, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın talep sonucundan kayıtsız-şartsız vazgeçmesidir. Hükmün kesinleşmesine kadar yapılabilen feragat, kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir.
Yukarıda yazılı yasal düzenleye göre; davanın, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikteki davalardan olduğu, davacı vekilinin talep sonucundan kayıtsız, şartsız ve tamamen vazgeçtiği, feragat sebebiyle davacı tarafın davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerinden sorumlu olduğu ancak davalının yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin bulunmadığı hususu dikkate alınarak aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Peşin harcın mahsubu ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-6100 sayılı HMK'nın 75.maddesi uyarınca davalı vekillerinden birinin beyanı yeterli olduğundan ve davalı vekili yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını bildirdiğinden davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.01/09/2025

BAŞKAN ...

ÜYE ...

ÜYE ...

KATİP ...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim