mahkeme 2022/385 E. 2023/843 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/385
2023/843
28 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/385
KARAR NO : 2023/843
DAVA :Müdürün Azli ve Limited Şirkete Kayyım Atanması
DAVA TARİHİ : 14/02/2018
KARAR TARİHİ : 28/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Müdürün Azli ve Limited Şirkete Kayyım Atanması davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...nin %50 ortağı olduğu, davalının ise şirketin münferiden yetkili müdürü olduğu ve aynı zamanda %50 pay sahibi olduğu, davalının müvekkili ile aralarındaki problemlerden dolayı ortaklıktan ayrılmak istemesi nedeniyle iş yerini terk ettiği, davalının müvekkili ve yetkilisi bulunduğu şirketi zor durumda bırakmak için arkadaşları olan ..., ... ve ...'e şirketi borçlandırarak sahte bonolar tanzim edip imzaladığı adı geçen şahısların ... 17. İcra Müdürlüğünün ..., ... ve ... Esas sayılı dosyalarında icra takibi başlatıldığı, ayrıca sözde alacaklıların ... 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Değişik İş, ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Değişik İş ve ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Değişik İş sayılı dosyalarında ihtiyati haciz kararlarının alındığını ve tarafların ortağı olduğu şirkette 20.05.2013 günü ve haciz ve muhafaza işlemi yapıldığını, şirkete ait 48.500-TL'ye, el konulduğunu iş bu davanın aynısının ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasıyla açıldığını ancak davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, davacının aleyhine olan durumdan kurtulmak için ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında dava ikame edildiğini, görevini ve güvenini kötüye kullanan ve şirket kişisel çıkarları uğruna şirketi zarara uğratan şirket müdürünün yönetim ve temsil yetkilerinin elinden alınmasına dava kesinleşinceye kadar tedbiren dava kesinleştikten sonra kesin olarak yönetim ve temsil yetkilerinin kesin olarak müvekkiline verilmesine dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında çok sayıda birbiriyle bağlantılı davalar bulunduğunu, davacısı ... davalısı ... olan şirket yöneticisinin yönetim ve temsil yetkisinin geri alınmasına ilişkin ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarafından dava açıldığı ve anılan dosyada davanın açılmamış sayılmasına dair 23.01.2018 tarihinde gerekçeli kararın yazıldığı, ... 50. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında ... tarafından şirkete kayyum atanması talebinde bulunulduğunu bu dosyanın ... 43. Asliye Ticaret Mahkemesinde ... Esas sayılı dosyasıyla yerleştirildiğini, ... 43. Asliye Ticaret Mahkemesinin kapatılarak dosyaların ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiğini, ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında ... tarafından ... ve... aleyhine pay devrinin geçersizliğinin tespit edilerek iptali istemiyle dava açıldığı yapılan yargılamada pay devrinin geçersizliğine karar verildiği ancak uzun süre sessiz kalınması gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının Yargıtay 11. Hukuk tarafından bozulduğu verilen kararın henüz kesinleşmediği, ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının kesinleşmesinin gerektiği, dava dışı ... Limited Şirketinin 27.01.2009 tarihinde kurulduğunu kurucuların davacı ile ... olduğunu, müvekkilinin şirket kurulurken aynı işle iştigal etmekte olan ... işletme unvanı başka bir adi ortaklıkta ortak olduğundan dolayı ... Şirketinde kurucu ortak olarak yer alamadığını ancak 200.000 TL sermayeli şirketin tüm sermayesini müvekkilinin koyduğunu kuruluşun üzerinden 1 yıl geçmeden dava dışı ...'ın hisselerini davacı ...'e devrettiği, ...'in ise 18.01.2012 tarihinde hissesinin adi ortaklıktan ayrılma sebebiyle müvekkiline hisselerinin devredildiğini 11.10.2012 tarihinde ...'den hisse devralan ...'in yeniden şirkette ortak olduğunu, ...'in ortak olduğu dönemlerde müdürlük görevini de yürüttüğünü , 2011 yılında 200.000 TL'den fazla hacmi olan bir altın alım satım işlemi nedeniyle davacının şirketi borçlandırdığını bu durumun müvekkilimin çabalarıyla çözümlendiğini, ...'in müvekkiline hissesinin devretmesine bir sebebinin de bu olay olduğunu, müvekkilinin ortak olduktan sonra şirketi temsil ve yönetmeye yetkili müdür olduğunu, uzun zamandır Kapalı Çarşı piyasası içinde toptan ya da perakende altın alım satım işiyle uğraştığını, ...z ticareti yapan gerçek veya tüzel kişilerin belgesiz ve fatura istemeden ve almadan seri bir biçimde alım satım yaptıklarını , hatta üçüncü şahıslar için de komisyon karşılığında bu işlemin yapıldığını davacının bu durumu gayet iyi bildiğini .... 17. İcra Müdürlüğünün dosyasına konu bonoların ..., ..., ... , ...'in komisyon karşılığı parasını altın alıp satması için müvekkile vermesi ve alacakların garanti altına alınması için senet düzenlenmesi söz konusu olduğunu her 4 bononun da ...'in ortak olmadığı dönemde düzenlendiğini, bu sebeple davacının bu müşterileri tanımamasının doğal olduğunu, icra takibi yapan 4 müşterinin aynı vekaletname verdiklerinin müvekkili tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını davacının hukuku kullanarak şirketi ele geçirmeye çalıştığını bu sebeple davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası celp edilmiş tetkikinden; 23.05.2013 tarihinde ... tarafından ... aleyhine iş bu dosyadaki aynı taleplerle ilgili müdürün azli davasının ikame edildiği ve 22.01.2018 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, iş bu davanın 14.02.2018 tarihinde ikame edildiği anlaşılmakla derdestlik itirazı yerinde görülmemiş ve yargılamaya devam edilmiştir.
Dava dışı ... Şirketinin ticari defter ve kayıtları incelenerek şirket müdürü olan davalının şirketi yönetimde gerekli özeni gösterip göstermediği ve azli için yasal koşulların oluşup oluşmadığı konusunda rapor düzenlenmesi için dosya ticaret hukukunda uzman bilirkişi ... ile finans konusunda uzman Salih Semih Kortel'e tevdi edilmiş, bilirkişiler 14.02.2019 tarihli raporda özetle ve sonuç olarak; davacı ...'in ...nde 27.01.2009-13.01.2012 tarihleri arasında şirkette pay sahibi ve müdür sıfatıyla şirketi münferiden temsil ettiği davalının ise 13.01.2012 tarihinden itibaren şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili olduğu, 4 adet 600.000 TL tutarlı bonolardan tarafların pay sahibi olduğu şirketin borçlu olarak yer aldığı şirket kaşesi üzerinde şirket müdürü ve pay sahibi ... imzasının bulunduğu, bonoların 15 Mart 2012 ile 16 Temmuz 2012 tarihleri arasında düzenlendiği, şirket adına borçlanmayı sağlayan söz konusu bonolar ile ilgili sorumluluğun davalıya ait olduğu, bonoların şirket resmi kayıtlarıyla ilişkilendirildiğine dair bir bilginin bulunmadığı, davalının şirket adına ancak şirket kayıtlarında yer almayan bonolar ile şirketi borçlandırdığından TTK'nın 626 ve 636'ıncı maddeleri gereğince şirkete karşı gerekli özeni göstermediği haklı sebeplerin oluştuğu görüş ve tespitleri yer verildiği anlaşılmıştır.
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde;
Dava, TTK'nın 630/2. maddesi uyarınca limited şirket müdürünün azli ve şirkete kayyım atanması talebine ilişkindir.
Mahkememizin 2018/151 Esas 2019/ 308 Karar sayılı kararı ile 14.02.2019 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 14. Hukuk dairesinin 2019/2237 Esas 2022/368 Karar sayılı ilamı ve davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunulmadığının tespiti amacıyla ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasının kesinleşmesinin beklenmesi gerektiği gerekçesi ile kaldırılmakla dosya yukarıda belirtilen Esasa kaydedilmiş ve ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında verilen kararın kesinleşmesi beklenilmiştir.
...8. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası dosyası celp edilmiş tetkikinden; iş bu dosyada davalı ... tarafından ortaklar kurulu kararı altındaki imzanın kendisine ait olmadığı bu sebeple hisse devrinin pay defterine işlenmesine ilişkin 09.10.2012 tarihli kararın geçersizliğinin tespiti talebinde bulunulduğu yapılan yargılama sonunda davanın reddine dair verilen 2019/619 Esas 2020/685 Karar sayılı kararın Yargıtay denetiminden geçerek 07.09.2023 tarihinde kesinleştiği, davacının pay sahibi olarak dava ve taraf ehliyetinin bulunduğu anlaşılmakla yargılamaya devam edilmiştir.
Dava dışı ... Şirketinin ticaret sicil kaydının tetkikinden davalının 13.01.2012 tarihinden itibaren şirketi münferiden temsile yetkili müdür olarak görev yaptığı ve tarafların dava dışı şirket sermayesinde eşit oranda (% 50) pay sahibi oldukları anlaşılmıştır.
TTK’nın 630/1. maddesi uyarınca genel kurul, müdür veya müdürleri görevden alabilir, yönetim hakkı ve temsil yetkisini sınırlandırabilir. Maddenin ikinci fıkrası uyarınca her bir şirket ortağına, haklı sebeplerin varlığı halinde yöneticilerin yönetim hakkı ve temsil yetkilerinin kaldırılması veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteme hakkı getirilmiştir. Maddenin sonraki fıkrasında ise yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin haklı sebep olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir. Bu durumda, mahkemece, her somut olayın özelliğine göre azil için haklı nedenlerin oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerekir. Görüldüğü gibi yasa hükmünde yöneticinin azli için haklı sebep olabilecek durumlar sınırlı olarak sayılmamış ve her somut olayın özelliğine göre değerlendirilmesi gerektiği belirlenmiştir.
Davacı taraf, davalının, şirketin gerçek bir ticari ilişkisi başka bir deyişle borcu olmadığı halde üçüncü kişiler yararına ve şirket zararına olacak şekilde bono tanzim ettiğini ileri sürerek müdürlük görevinden azlini istemiş, davalı ise şirketin altın ve döviz ticaretine ilişkin faaliyeti dikkate alındığında lehine bono tanzim edilen kişilerin şirkete bonolarda belirtilen miktarlar kadar para vermek suretiyle kendi adlarına şirket vasıtasıyla altın alınmasını istediklerini ve karşılığında da şirkete komisyon verileceğini, bu nedenle alınan paralar karşılığında bonoların tanzim edildiğini, yasaya, ana sözleşmeye aykırı herhangi bir işlem ve eyleminin olmadığı iddiasında bulunulmuştur.
14.02.2019 tarihli raporda açıklandığı üzere, bonoların tanzim tarihlerinin 2012 yılı, vadelerinin ise 2013 yılına ilişkin olduğu, bonoda alacaklı olarak görünen ve tarafların pay sahibi oldukları şirket aleyhine icra takibi başlatan gerçek kişiler tarafından verilen paraların şirket kayıtlarında yer almadığı gibi bonoların da ticari defterlerde kayıtlı olmadığı ayrıca lehine bono tanzim edilen kişiler tarafından şirkete belli bir komisyon ödendiğine ilişkin kaydın da bulunmadığı, bonoların verilmesine neden olan paraların kaydı olmadığı gibi nerede kullanıldığının da kayıtlarda hiçbir şekilde yer almadığı nitekim bilirkişi raporunda şirketin ticari borç kayıtlarında veya senet karşılığı bir mal temin edildiyse ticari mallarla ilgili kayıtlarda bunlara ilişkin hiçbir bilginin bulunmadığı, bonoların resmi kayıtlarla ilişkilendirildiği yönünde de herhangi bir bilgi veye kaydın olmadığı tespit edilmiştir.
TTK'nın 626. maddesi gereğince, limited şirket müdürünün özenle bağlılık yükümlülüğünün olduğu, TTK'nın 625. Maddesı uyarınca, şirket finansal tablolarının ve yıllık faaliyet raporunun gerçeğe uygun şekilde düzenlenmesi işinin şirket müdürünün devredilmez ve vazgeçilemez yetki ve görevleri arasında bulunduğu, bonolar karşılığında alınan paraların ve bu paraların nerede kullandığı ile alınan paralar karşılığında verilen bonoların şirket kayıtlarında yer almadığı açıkça tespit edildiğinden davalı müdürün TTK'nın 625. maddesindeki düzenlemeye aykırı hareket ettiği, TTK'nın 630/3. maddesi gereğince, kanundan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinin ağır bir şekilde ihlal edilmesi durumunun gerçekleştiği ve bu olgunun müdürün azli için haklı sebep olduğu anlaşılmakla davacının, şirket müdürünün azline ilişkin talebinin haklı ve yerinde olduğu kabul edilmiştir.
Davacı taraf, kendisinin şirkete kayyım olarak tayin edilmesini talep etmiş ise de TTK'nın 630. maddesi uyarınca haklı sebeple müdürün azli halinde kayyım tayinine ilişkin bir düzenlemenin olmadığı, kollektif şirketler bakımından TTK'nın 235. maddesinde bu konuda bir düzenlemenin olduğu, şirketin limited şirket olduğu gözetildiğinde TTK'nın 235. maddesinin bu davada uygulama yerinin bulunmadığı, sermaye şirketi niteliğinde bulunan limited şirkette azledilen müdür yerine yeni müdür tayini için şirket genel kurulunun toplanması ve bu konuda karar alması gerektiği, bu aşamada mahkememizce şirkete kayyım tayin edilmesinin mümkün bulunmadığı sonucuna varılmış ve davacının kayyım tayinine ilişkin talebi yerinde görülmemiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
Davalının ...'ndeki müdürlük görevinden AZLİNE,
Şirkete kayyım tayin edilmesi isteminin REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken harç 269,85-TL olduğundan peşin alınan 44,40 TL nin mahsubu ile bakiye 225,45-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Mahsubuna karar verilen 44,40-TL başvuru harcı ile 44,40-TL peşin harç toplamı 88,80-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 2.000,00-TL bilirkişi ücreti, 227,00-TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 2.227,00-TL yargılama giderinin kabul oranına göre takdiren 1/2'si olan 1.113,50-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan toplam 91,50-TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 45,75-TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dair, davalı vekili Av. ...'nın yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 28/12/2023
BAŞKAN ...
ÜYE ...
ÜYE ...
KATİP ...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.