mahkeme 2022/337 E. 2024/359 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/337
2024/359
21 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/337 Esas
KARAR NO : 2024/359
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/04/2022
KARAR TARİHİ : 21/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ;... markasıyla ve ... alan adlı internet sitesi üzerinden e-ticaret sektöründe faaliyetlerini sürdüren müvekkil şirket, akdedilen sözleşmelere istinaden ülke genelindeki birçok gerçek ve/veya tüzel kişi tacirin ürünlerin satışına da aracılık ettiğini, Davalı tarafla da 13.11.2019 tarihinde Satıcı İş Ortaklığı ve İlan Sözleşmesi (kısaca “Sözleşme") akdedildiğini, satıcıların platform üzerinden işlem yapabilmelerinin öncelikli koşulu bu sözleşmeyi elektronik ortamda da onaylamış olması gerektiğini, Sözleşme uyarınca davalıya ait ürünler ... alan adlı internet sitesi üzerinden tüketicilere satışa sunulmakta, her bir satış işlemiyle ilgili olarak da müvekkili kararlaştırılan oranlardaki komisyonlar başta olmak üzere cezai şart, hediye çeki, kargo ve iade bedellerinden kaynaklı sair hak ediş bakiyeleri doğduğunu, Müvekkile ait platform (... alan adlı internet sitesi) üzerinden yapılan işlemler neticesinde her bir taraf nezdinde doğan hak edişler faturalandırılarak cari hesaba kaydedildiğini, müvekkil şirket, sözleşmenin diğer tarafı olan satıcıların cari hesapta alacak bakiyeleri doğduğunda ödeme işlemlerini gecikme olmaksızın yerine getirdiğini, buna karşın davalı gibi birçok satıcı tarafından borç bakiyeleri ödenmemekte, ödeme konusunda yapılan sözlü görüşmeler ile iadeli taahhütlü olarak gönderilen ihtar mahiyetindeki ödeme mektuplarına da olumlu yanıt alınamadığını, dolayısıyla da borçlu konumundaki satıcılar aleyhine alacağın tahsili bakımından icra müdürlükleri nezdinde yasal işlemler başlatıldığını, Davalı tarafın cari hesabı da 21.020,77-TL tutarında borç bakiyesi vermesine rağmen ilgili tutar kararlaştırılan vade tarihinde ödenmemiş, yapılan sözlü görüşmeler ile davalının sözleşmede yazılı adresine tebliğ edilen ödeme mektubundan da olumlu bir netice elde edilemediğini, bu bakımdan borçlu konumundaki davalı aleyhine ... 8. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, Ödeme emrinin davalı - borçluya tarihinde tebliği akabinde yasal süresi içerisinde itirazda bulunulduğu için icra müdürlüğü tarafından takip işlemlerinin durdurulmasına karar verildiğini, Takip borçlusu - davalının borca yönelik itirazı mevcuttaki ticari kayıt ve belgeler göz önünde bulundurulduğunda açıkça haksız ve kötü niyetli olduğunu, Alacağın tahsilini geciktirmeye matuf bu amaç, ticari kayıt ve belgelerin bilirkişi marifetiyle incelenmesi neticesinde ortaya çıkartılabileceğini, Yargılama neticesinde itirazın iptalinin yanında davalı tarafın likit bir alacağı kötü niyetli olarak inkar etmesi nedeniyle alacak tutarının yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata da hükmedilmesi gerektiğini, İhtilafın türü bakımından dava şartı olan zorunlu arabuluculuğa müracaat edilmiş ancak yapılan görüşmeler anlaşmayla neticelendirilemediğini, tüm bu nedenlerle takip borçlusu - davalının haksız ve kötü niyetle ileri sürdüğü itirazın tümden iptali ile takibin devamına, kötü niyetli itiraz nedeniyle alacak tutarının yüzde yirmisinden aşağı olmayacak şekilde lehte icra inkar tazminatına hükmedilmesi için huzurdaki davanın ikamesi zorunlu hale geldiğini, açıklanan nedenlerle, fazlaya ilişkin her türlü hakkın da saklı tutulması kaydıyla takip borçlusu - davalının itirazı haksız, kötü niyetli ve alacağın tahsilini geciktirme amaçlı olduğundan; Davanın kabulü ile takibin devamına, Kötü niyetli itiraz nedeniyle dosya borçlusu - davalının 9620'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; Mahkemenin yetkisiz olduğunu, mahkemenin görevsiz de olduğundan, esasa girilmeksizin, görevsizlik nedeniyle de davanın reddini talep ettiğini, yargı yerinin caiz olup olmadığı, aynı konuda kesin hüküm bulunup bulunmadığı, davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı, kesin yetki kuralının bulunup bulunmadığı gibi hususlar, dava şartlarından olduğundan, bu hususların da ayrıca mahkemece resen araştırılmasını ve usule aykırılığın tespiti halinde, dava şartlarının yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiğini, Karşı tarafın aleyhine beyanlarını kabul etmemekle birlikte davaya konu talep, zamanaşımına uğradığından, zamanaşımı nedeniyle davanın reddini talep ettiğini, kanun hükmünde "Genel işlem koşulları, bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümler olduğun, bu koşulların, sözleşme metninde veya ekinde yer alması, kapsamı, yazı türü ve şekli, nitelendirmede önem taşımaz" dendiğini, kanun koyucunun yapmış olduğu yukarıda belirttiğimiz tanımlamadan anlaşılacağı üzere, karşı tarafın bahsettiği ve ekte sunduğu sözleşmenin hükümleri de genel işlem koşulu niteliğinde olduğunu, dolayısıyla da bu sözleşmedeki genel işlem koşulu niteliğindeki hükümlere uygulanacak yaptırım, yazılmamış sayılması olduğunu, yerel mahkemece işbu dosya kapsamında verilecek olan hükme esas alınmamasını , müvekkilin karşı tarafa hiçbir borcu bulunmadığını ve dolayısıyla da işbu davanın reddine karar verilmesini talep ettiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 11.02.2020 tarihinde vermiş olduğu 2017/2076 E. Ve 2020/117 K. sayılı karar ile “İtirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamadığını, dayanağı teşkil eden ancak takipte dayanılmayan genel kredi sözleşmesinin itirazın İptali davasında kullanılması davanın yukarıda açıklanan niteliği ile bağdaşmadığını, alacaklının ilamsız haciz takibini başlatırken dayanmadığı belgelere, açacağı itirazın iptali davasında da dayanamayacağını belirttiğini, karşı taraf, takip talebinde dayanak belge sunduğunu, ilamsız takip başlatırken dayanak belge göstermeyen karşı tarafın işbu davada delil olarak belge öne sürmesi mümkün olmadığını, karşı tarafın delillerine muvafakatinin olmadığını, karşı tarafın ispattan yoksun asılsız davasını reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır.
Dava dosyasına celp edilen ... 8. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde 26/01/2022 trihinde 21.020,77 TL asıl alacak, üzerinden davalı aleyhine takibe geçtiği , davalının icra takibine , takip miktarına , borca , faiz ve borcun tüm ferilerine itiraz ettiği, bu itiraz üzerine davacının davalı aleyhine yaptığı takibin devamı için süresinde olarak iş bu itirazın iptali davasının açılmış olduğu görülmüştür.
İhtilaf, davacının ... markası ile ... alan adlı internet sitesi üzerinden e-ticaret sektöründe faaliyetlerini sürdüren davacı şirket ile davalı arasında sözleşme akdedilmiş, davalı ile aralarındaki anlaşmazlıklar sonucu bu konuda davalı borçlu aleyhine ... 8. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibinin başlatıldığını, başlatılan takibe konu alacağa yönelik olarak davalının vuku bulan itirazının haksız olup olmadığı haklı değil ise takip sebebi itibariyle takip tarihinden davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı varsa miktarının tespiti için tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren hal olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi veya kendiliğinden vereceği karar ile bu hususları bilirkişiye tespit ettirmesi mümkündür.
Bu kapsamda mali müşavir bağımsız denetçi...'den alınan 10/02/2024 tarihli bilirkişi raporu ile ; uyuşmazlığın hizmet sözleşmesi kapsamında alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının itirazı sonucu takibin durması ve mahkememize açılan itirazın iptali davası ile inkar tazminatına hükmedilmesi talebi hususlarında olduğu, Davacı taraf, davalıdan faturaya dayalı bakiye alacağı tahsil edemediği gerekçesi ile ... 8. İcra Müdürlüğü - ... E.. dosya numarası ile 26.01.2022 tarihinde 21.020,77.-TL asıl alacak, üzerinden davalı aleyhine takibe geçtiği; davalının icra takibine, takip miktarına, borca, faiz ve borcun tüm ferilerine itiraz ettiği, bu itiraz üzerine davacının davalı aleyhine yaptığı takibin devamı için huzurdaki davayı açtığı, Davacının ibraz edilen ticari defterleri kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, açılış ve kapanış tasdikleri yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olduğu görülmüş olup, mevcut tespitlere göre davacının ibraz edilen ticari defterlerinin kendi lehine delil vasfı taşımakla birlikte nihai karar sayın mahkemeye ait olduğu, davacının ibraz edilen ticari defterine göre; davacı tarafından davalı adına tanzim edilen ve davacı tarafından icra ve dava konusu yapılan belge tutarlarının davacı ticari defterlerinde usulüne uygun olarak kayıtlı olduğu, takip tarihi itibariyle davalından 21.375,76.-TL alacağı olduğu tespit edildiği, Dava dosyasına ve tarafımıza ibraz edilen bilgi ve belgelere göre davalının; ... 8. İcra dairesinin ... E. dosya numarası ile aleyhine yapılan icra takibi dolaysıyla, icra takip dosyasına yaptığı itirazın ispata muhtaç olduğu, değerlendirildiği, Tarafların mahkeme masrafları, vekâleti ücreti, icra ve benzeri taleplerinin Mahkemenin takdirinde olduğu yönünde görüş ve kanaat belirtmiştir.
Uyuşmazlığın, hizmet sözleşmesi kapsamında alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının itirazı sonucu takibin durması üzerine açılan itirazın iptali davası ile inkar tazminatına hükmedilmesi talebi hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında Satıcı İş Ortaklığı ve İlan Sözleşmesi olduğu, sözleşmenin konusu ve kapsamı başlıklı 3. Maddesinde "... işbu Sözleşme'nin konusunu, Platform 'da ... tarafından sunulan Hizmetlerden, Satıcı "nın yararlanmasına ilişkin şart ve koşulların belirlenmesi ve bu doğrultuda tarafların hak ve yükümlülüklerinin tespiti oluşturmaktadır. Satıcı ile Alıcılar arasındaki ilişki işbu Sözleşme'nin kapsamına girmemektedir; ... işbu ticari faaliyette sadece, Platform “da Satıcılara ürün/hizmet satış hakkı vermekte olup hiçbir surette Satıcı ile Alıcılar arasındaki sözleşme ilişkisine taraf değildir. Satıcı, Platformdan gerçekleştireceği satış işlemlerinden, alıcılara karşı mevcut mevzuat hükümleri çerçevesinde bizzat sorumlu olacaktır." şeklinde düzenlemenin mevcut olduğu görülmektedir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin Kayıtların Geçerliliği başlıklı 12. Maddesinde "Satıcı, işbu Sözleşme 'den doğabilecek ihtilaflarda ...'nin resmi defter ve ticari kayıtlarıyla, kendi veri tabanında, sunucularında tuttuğu elektronik bilgilerin ve bilgisayar kayıtlarının, bağlayıcı, kesin ve münhasır delil teşkil edeceğini ve bu maddenin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 193. maddesi anlamında delil sözleşmesi niteliğinde olduğunu kabul, beyan ve taahhüt eder." şeklindedir.
Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 12. Maddesi uyarınca, davacı tarafından ibraz edilen ticari defterlere göre; davacı tarafından davalı adına tanzim edilen ve davacı tarafından icra ve dava konusu yapılan belge tutarlarının davacı ticari defterlerinde usulüne uygun olarak kayıtlı olduğu takip tarihi itibariyle davalından 21.375,76.-TL alacağı olduğu mali bilirkişi tarafından tespit edilmiştir.
Tüm bu açıklamalar muvacehesinde toplanan deliller, taraflar arasında akdedilen sözleşme, davacı defter ve kayıtları ile denetime elverişli bilirkişi raporunun bir arada değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında, davacı şirkete ait platformda davalının alıcılara ürün/hizmet satış hizmeti sunduğu, yapılan satış sonucunda davacının komisyon hakkı elde ettiği, davacının, davalının ürün/hizmet satışlarına aracılık yaptığı, öte yandan taraflar arasındaki Satıcı İş Ortaklığı ve İlan Sözleşmesi'nin maddesine göre davacını ticari defter ve belgeleri kesin delil olacağı taraflarca kabul edildiği, davacının ticari defterlerinin münhasır olarak delil olarak kabul edileceğinin sözleşmede kararlaştırıldığı, bu duruma göre, usulüne uygun tutulan ve sahibi lehine delil niteliğini haiz davacının ticari defterlerine göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 21.375,76.-TL alacaklı olduğu, alacağın likit olduğu, itirazın da haksız olduğu anlaşıldığından İİK m. 67/2 uyarınca alacığın %20'si oranındaki 4.204,15 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, Davalı tarafından ... 8. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ile takibin takip şartlarındaki gibi aynen devamına ,
2-Alacak likit olduğundan İİK m. 67/2 uyarınca alacığın %20 oranındaki 4.204,15 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 1.435,93 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 253,89 TL harcın mahsubu ile noksan 1.182,04 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan 2.094,50 TL yargılama gideri ile 253,89 TL peşin harç 80,70 TL başvurma harcı toplamı 2.429,09 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 28/05/2024
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.