mahkeme 2022/322 E. 2024/345 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/322

Karar No

2024/345

Karar Tarihi

17 Mayıs 2024

T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/322
KARAR NO : 2024/345

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/04/2022
KARAR TARİHİ : 17/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
(I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
(1) Davacı Tarafın İddialarının Özeti:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı .... Ltd. Şti. arasındaki satış işlemlerine binaen davalı tarafa, 14/04/2021 tarihinde 6.836,40 TL'lik, 07/08/2021 tarihinde 30.942,62 TL'lik, 02/09/2021 tarihinde 31.520,75 TL'lik, 29/09/2021 tarihinde 24.363,34 TL'lik, 07/10/2021 tarihinde 38.069,20 TL'lik, 15/10/2021 tarihinde 13.468,94 TL'lik, 26/10/2021 tarihinde 56.047,44 TL'lik, 02/11/2021 tarihinde 3.182,50 TL'lik olmak üzere toplamda 204.431,19 TL'lik fatura kesildiğini, davalı taraf bu faturalara karşılık borcu için 6.846,40 TL ve 50.000 TL havale yoluyla gönderdiğini, 50.000 TL'lik çek verdiğini, ve elden de 16.724 TL ödeme yaptığını, bütün bunlarla birlikte davalının yaptığı ödeme 123.560,40 TL olup ödenmeyen tutarın 80.870,79 TL olduğunu, işbu faturalara davalı tarafından itiraz edilmediğini, buna rağmen yukarıda ayrıntılı olarak bahsedilen bakiye borcun ödenmediğini, bunun üzerine davalı hakkında ... 37. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasıyla ödenmemiş olan faturalara ilişkin genel haciz yoluyla takip başlatıldığını, davalı taraf kötü niyetli olarak 15/02/2022 tarihinde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, bu nedenle davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, arabululculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptaline, borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen faiziyle birlikte ödemesine, takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
(2) Davalı Tarafın Savunmalarının Özeti:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının takip dayanağı belge olan faturada yazılı bir alacağı mevcut olmadığını, fatura müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, ispat yükü davacı üzerinde olduğunu, davacı tarafça hizmetin verildiği ispatlanamadığını, dava değeri nedeniyle senetle ispat zorunluluğu mevcut olduğunu, davacı haksız ve kötü niyetli olduğunu, %20’den az olmamak üzere davacı aleyhine tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davanın reddine, haksız ve kötü niyetli davacı aleyhine İİK m. 67 uyarınca %20’den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.
(II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
1-... Vergi Dairesinden gelen ...ne ait BA/BS formları,
2-... 37. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası,
3-... Vergi Dairesinden gelen ...'e ait BA/BS formları,
4-Bilirkişi raporu,
5-Tüm dosya kapsamı.
(III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, SABİT GÖRÜLEN VAKIALAR, ÇIKARILAN SONUÇ VE HUKUKÎ SEBEPLER:
Davacının davası itirazın iptali davasıdır.
Davaya dayanak icra takip dosyası celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Celp edilen takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine ... 37.İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında faturalara dayanan ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu tarafından takibe yasal süresi içinde itiraz edildiği anlaşılmıştır.
Davacı taraf, takibe dayanak olarak davalı adına tanzim edilen faturalara dayanmıştır.
Davacı ve davalı tarafa ait BA BS formları bağlı oldukları vergi müdürlüklerinden celp edilmiş, tarafların ticari defterleri incelenmek suretiyle mali müşavir bilirkişisinden uyuşmazlığa ilişkin rapor alınmıştır. Dosyaya ibraz edilen 05.06.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle, davacı ve davalı tarafından ibraz edilen ticari defterlerin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin zamanında yaptırıldığı, kayıtlarının düzenli ve muhasebe ilkelerine uygun bulunması nedeniyle kayıtlarının lehine kesin delil vasfının bulunduğu, dava dosyası içerisinde davacı ile davalı arasındaki ilişkiyi belirleyen yazılı bir sözleşme görülemediği, davacı ve davalı tarafından ibraz edilen 2020-2021 yılları ticari defterlerinde 09.02.2022 takip tarihi itibari ile davacının kayıtlarında davacının davalı Ģirketten 92.595,28 TL alacaklı olduğu, ancak davacı tarafından takip talebinde 80.870,80 TL fatura alacağı talep ettiğinden talebi ile bağlı olduğu, davalı şirketin kayıtlarında davacıya herhangi bir borç bakiyesi bulunmadığı, buna göre tarafların cari hesapları arasında 92.595,28 TL fark olduğu, bu farklara ilişkin olarak yapılan incelemelerle ilgili olarak kayıtlarda yer alan farklılıkların sunulan belgelere göre düzeltilmesi neticesinde kayıtlara göre davacının davalı şirketten 92.595,27 TL alacaklı olacağı, bu tutardan davacı tarafından dava dilekçesinde belirtilen “davalı tarafından elden 16.724 TL ödeme yapıldığı” yönündeki beyanına göre tarafların kayıtlarında yer almayan, davacının kabulünde olan 16.724,00TL'nin bu alacak bakiyesinden düŞülmesi halinde davacının davalıdan 75.871,27 TL alacaklı olacağı, davacı tarafından davalı şirket adına tanzim edilmiş icra takibine konu olan faturaların da dahil olduğu 7 tanesinin e-Arşiv faturası, 1 tanesinin de irsaliyeli fatura olup teslim alan teslim eden bölümlerinde imzalarının olduğu, toplam 204.431,19 TL bedelli, 8 adet faturanın her iki tarafın ticari defterlerinde ve davacının Bs formlarında, davalının Ba formalarında kayıtlı olduğu takip ve dava konusu alacağın kabulü halinde 6102 sayılı TTK. nun 1530/4 hükmüne göre takip tarihine kadar talep edilebilecek işlemiş faiz tutarının ise 2.731,57 TL olduğu bildirilmiştir.
Dava konusu icra takibine konu fatura bedelleri yönünden; Davacı tarafından davalı adına tanzim edilen faturaların davalı tarafından bağlı olduğu vergi müdürlüğüne beyan edildiği, davacı tarafından bildirilen kısmi ödemelerden elden yapılan ödeme dışındakilerin davacının ticari defterlerine işlendiği, bu haliyle davaya konu icra takiplerine konu fatura bedelleri yönünden yapılan kısmi ödemeler mahsup edildikten sonra davacının davalıdan bakiye 75.871,27 TL alacaklı olduğu, davalının takipten önce temerrüde düşürülmediği vicdan ve kanaatine varılmış, her ne kadar davacı vekilince, davalı tarafından yapılan elden ödeme mahsup edildikten sonra bakiye kalan kısmın icra takibine konu edildiği ileri sürülmüş ise de, yapılan elden ödemenin davacının ticari defterlerine işlenmediği değerlendirilmekle, aksi yöndeki iddiaya Mahkememizce itibar edilmemiştir.
Takip talebinde fatura bedellerine işletilen faiz alacağı yönünden;
Somut olayda uygulanması tartışmalı olan TTK'nın “Ticari hükümlerle yasaklanmış işlemler ile mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçları” başlıklı 1530. maddesi aşağıdaki düzenlemeyi içermektedir.
MADDE 1530-(1)Aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde, ticari hükümlerle yasaklanmış işlemler ve şartlar batıldır. Ancak, sözleşme uyarınca yerine getirilmesi gereken edimler için kanunun veya yetkili makamların koymuş olduğu en yüksek sınırı aşan sözleşmeler en yüksek sınır üzerinden yapılmış sayılır; sınırı aşan edimler hata ile yerine getirilmiş olmasa bile, geri alınır. Bu sınırlarda, Türk Borçlar Kanununun 27 nci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi uygulanmaz.
(2) Ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde, alacaklı, kanundan veya sözleşmeden doğan tedarik borcunu yerine getirmiş olmasına rağmen, borçlu, gecikmeden sorumlu tutulamayacağı hâller hariç, sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemezse, ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer.
(3) Mütemerrit borçlunun alacaklısı sözleşmede öngörülen tarihten ya da ödeme süresinin sonunu takip eden günden itibaren, şart edilmemiş olsa bile faize hak kazanır.
(4) Sözleşmede ödeme günü veya süresi belirtilmemişse veya belirtilen süre beşinci fıkraya aykırı ise, borçlu aşağıdaki sürelerin sonunda ihtara gerek kalmaksızın mütemerrit sayılır ve alacaklı faize hak kazanır: a) Faturanın veya eş değer ödeme talebinin borçlu tarafından alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda. b) Faturanın veya eş değer ödeme talebinin alınma tarihi belirsizse mal veya hizmetin teslim alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda. c) Borçlu faturayı veya eş değer ödeme talebini mal veya hizmetin tesliminden önce almışsa, mal veya hizmetin teslim tarihini takip eden otuz günlük sürenin sonunda. d) Kanunda veya sözleşmede, mal veya hizmetin kabul veya gözden geçirme usulünün öngörüldüğü hâllerde, borçlu, faturayı veya eş değer ödeme talebini, kabul veya gözden geçirmenin gerçekleştiği tarihte veya bu tarihten daha önce almışsa, bu tarihten sonraki otuz günlük sürenin sonunda; şu kadar ki, kabul veya gözden geçirme için sözleşmede öngörülen süre, mal veya hizmetin alınmasından itibaren otuz günü aşıyor ve bu durum alacaklının aleyhine ağır bir haksızlık oluşturuyorsa, kabul veya gözden geçirme süresi mal veya hizmetin alınmasından itibaren otuz gün olarak kabul edilir.
(5) Sözleşmede öngörülen ödeme süresi, faturanın veya eş değer ödeme talebinin veya mal veya hizmetin alındığı veya mal veya hizmetin gözden geçirme ve kabul usulünün tamamlandığı tarihten itibaren en fazla altmış gün olabilir. Şu kadar ki, alacaklı aleyhine ağır bir haksız durum yaratmamak koşuluyla ve açıkça anlaşmak suretiyle taraflar daha uzun bir süre öngörebilirler. Ancak alacaklının küçük yahut orta ölçekli işletme (KOBİ) veya tarımsal ya da hayvansal üretici olduğu veya borçlunun büyük ölçekli işletme sıfatını taşıdığı hâllerde, ödeme süresi, altmış günü aşamaz.
(6) Gecikme faizi ödenmeyeceğini veya ağır derecede haksız sayılabilecek kadar az faiz ödeneceğini, alacaklının geç ödeme dolayısıyla uğrayacağı zarardan borçlunun sorumlu olmayacağını veya sınırlı bir şekilde sorumlu tutulabileceğini öngören sözleşme hükümleri geçerizdir. Geçersizlik durumunda yedinci fıkra uygulanır.
(7) Bu madde hükümleri uyarınca alacaklıya yapılan geç ödemelere ilişkin temerrüt faiz oranının sözleşmede öngörülmediği veya ilgili hükümlerin geçersiz olduğu hâllerde uygulanacak faiz oranını ve alacağın tahsili masrafları için talep edilebilecek asgari giderim tutarını Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası her yıl ocak ayında ilan eder. Faiz oranı, 4/12/1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunda öngörülen ticari işlere uygulanacak gecikme faizi oranından en az yüzde sekiz fazla olmalıdır.
(8) Mal veya hizmet bedelinin taksitle ödenmesinin öngörüldüğü durumlarda, bu maddenin ödeme sürelerini düzenleyen hükümleri birinci taksit bakımından uygulanır. Her bir taksit tutarının ödenmeyen kısmı yedinci fıkrada öngörülen oranda gecikme faizine tabidir. Alacaklının küçük veya orta ölçekli işletme veya tarımsal veya hayvansal üretici olup borçlunun büyük ölçekli işletme olduğu hâllerde taksitle ödemeyi öngören sözleşme hükümleri geçersizdir.”
Maddenin gerekçesindeki düzenleme ise, aşağıdaki şekildedir:"Bu Maddenin ikinci ilâ ile yedinci fıkraları Avrupa Parlamentosu ile Konseyin ... tarihli ve ... sayılı, geç ödemelerle mücadele yönergesini değiştiren ve 2011 yılında AB Gazetesinde yayımlanacak olan yönergesinin esasları çerçevesinde kaleme alınmıştır. Yönergenin kamu kurumlarının ödemeleriyle AB çerçevesinde şeffaflık sağlayan mekanizmaları hakkındaki hükümleri ve konumuzla doğrudan ilgili bulunmayan düzenlemeleri değişik metne yansıtılmamıştır.
Hüküm üreticileri, KOBİ’leri ve fatura ya da eşdeğer ödeme talepleri karşılığı hizmet veren ticari işletmeler ile kişileri, şartları dayatma konumları güçlü ticari işletmeler, özellikle market, süper market, hiper market gibi alışveriş merkezleri karşısında korumaktadır. Pazarlık güçleri ile konumları aynı olmayan kişi ve işletmeler arasında sözleşme özgürlüğü ilkesinin geçerli olmayacağı modern hukukun kabul ettiği bir diğer ilkedir. Tüketicinin, sigortalının, işçinin, küçük paysahibi ile yatırımcının ve rekabetin korunması alanlarında ikinci ilke geçerlidir. Üretici firmalar ile KOBİ’ler de söz konusu ilkenin kapsamındadır. Çoğunlukla finansal açıdan pek de güçlü olmayan üretici, KOBİ ve benzeri işletmelerin teslim ettikleri malların ve hizmetlerin bedellerini zamanında alarak ekonomik yapılarını güçlendirmelerine yardımcı olmak, pazar ekonomisine hakim yeni bir yaklaşımdır. AT yönergesi ve değişikliği bu yaklaşımın somut örneğidir.
Yönergenin giriş kısmında da belirtildiği gibi birçok büyük ve güçlü ticari işletme geç ödemeyi bir finansman aracı olarak kullanmaktadır. Ancak bu araç marketlere, süper marketlere, hiper marketlere ve benzeri güçlü ticari işletmelere mal ve hizmet verenleri çok güç durumda bırakmakta, finansal durumlarını sarsmakta, hatta iflasa da sürüklemektedir. Hüküm bu kötü uygulamanın önüne geçmek için öngörülmüştür." şeklinde düzenlenmiştir.
Yukarıda belirtilen, kanun maddesine ait gerekçede de açıklandığı üzere, TTK 1530.maddenin konuluş amacına baktığımızda, mal tedarik sözleşmeleri kapsamında küçük ve orta ölçekli tedarikçiyi, büyük şirketlere karşı korumak amacıyla getirilmiş bir hüküm olduğu, tacirler arası satım sözleşmelerinde uygulanmasının söz konusu olmadığı anlaşılmaktadır.Bu sebeple davacının, Mahkemenin olayda TTK'nın 1530.maddesi hükmünü uygulanması yönündeki talebi yerinde görülmemiştir.( Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi 2017/289 Esas 2017/1425 Karar sayılı ilamı)
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacının davasının kısmen kabulüne, alacak likit ve itiraz haksız olduğundan asıl alacağın %20'sine karşılık gelen 15.174,25 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
Davacının davasının KISMEN KABULÜNE,
1-Davalının ... 37. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının 75.871,27 TL asıl alacak yönünden iptaline,
2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %15,75 ve değişen oranlarda ticari faiz uygulanmasına,
3-Alacak likit ve itiraz haksız olduğundan asıl alacağın %20'sine karşılık gelen 15.174,25 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 5.182,77 TL nispi karar harcından, peşin yatırılan 1.024,33 TL harcın mahsubu ile noksan kalan 4.158,44‬ TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 8.941,09‬ TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan toplam 1.446,5‬0 TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 1.294,00 TL yargılama gideri ile 1.024,33 TL peşin harç ve 80,70 TL başvuru harcı toplamı 2.399,03‬ TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret miktar ve oranı göz önüne alınarak kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 1.395,54 TL'nin davalıdan, ret edilen miktar üzerinden hesaplanan 164,46‬ TL'nin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 17/05/2024

KATİP ...
¸e-imzalıdır

HAKİM ...
¸e-imzalıdır

Harç/ Masraf Dökümü
Peşin Harç : 1.024,33 TL
Karar Harcı : 5.182,77 TL
Noksan Harç : 4.158,44‬ TL

Davacı Gider Avansı
Yatırılan Avans : 1.740,00 TL

Davalı Gider Avansı
Yatırılan Avans : 150,00 TL

Yargılama Gideri Detayları
Bilirkişi Ücreti : 1.300,00 TL
Posta Giderleri : 146,50 TL

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim