Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2026/56
2026/92
12 Şubat 2026
T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/56 Esas
KARAR NO :2026/92
DAVA:Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ:20/01/2026
KARAR TARİHİ:12/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı, 2021 model ... marka aracıyla 23/09/2025 tarihinde İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi sınırlarında seyir halindeyken, ... plakalı aracın sürücüsü ...’nun kusurlu manevrası sonucu meydana gelen çift taraflı trafik kazasına karıştığını, kaza sonrası düzenlenen maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı, kroki ve olay yeri inceleme kayıtlarına göre, karşı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/1-a maddesini ihlal ettiğini, kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu açıkça tespit edildiğini, kazada müvekkiline ait araçta ön tampon, sağ ön çamurluk, sağ far, bağlantı ve taşıyıcı parçalar dahil olmak üzere ciddi nitelikte hasar meydana geldiğini, aracın, yetkili servis niteliğindeki onarım merkezine teslim edildiğini; yapılan ekspertiz ve parça listesine göre onarım bedeli 129.809,74 TL olarak belirlenmiştir.Müvekkil adına davalı sigorta şirketine 15/10/2025 tarihinde noter kanalıyla ihtarname gönderildiğini, onarımın makul sürede tamamlanması ve yalnızca orijinal (OEM) parça kullanılması talep edildiğini, ancak bu ihtara rağmen davalı şirket yükümlülüklerini yerine getirmediğini, müvekkilinin aracında orijinal parça yerine yan sanayi parça kullanılmasını dayattığını, keza sigorta şirketinin sorumluluğu yalnızca soyut bir ödeme yükümlülüğü olmayıp; rizikonun gerçekleşmesinden sonra zararın makul sürede giderilmesini sağlama borcunu da kapsadığını, müvekkilinin aracından uzun süre yoksun kaldığını, günlük yaşamı ve iş düzeni ciddi şekilde etkilendiğini, alternatif ulaşım masraflarına katlanmak zorunda kaldığını, aracın ikinci el piyasa değerinde düşüş riski doğduğunu bildirip, haklı davanın kabulüne karar verilmesini, müvekkilinin aracının orijinal parça esas alınarak bilirkişi marifetiyle hesaplanacak gerçek onarım bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, araçtan mahrum kalınan 43 günlük süre için ikame araç bedelinin ve kullanım mahrumiyeti tazminatının bilirkişi marifetiyle hesaplanarak davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Mahkememizce 20/01/2026 tarihinde "HMK 119/1-b uyarınca, davalıların adresleri dava dilekçesinde belirtilmediğinden, davalıların tebliğe yarar adresini bildirmek üzere davacı vekiline 1 haftalık kesin süre verilmesine, ihtarın gereği yerine getirilmez ise davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği; KTK madde 97 uyarınca, dava açmadan önce sigorta şirketine başvuru dava şartı olduğundan, sigorta şirketine başvuru yapıldığına ilişkin evrakların mahkememize sunulması için davacı vekiline 1 haftalık süre verilmesine; dava değeri olarak tevzi formunda 100,00 TL gösterilmesine rağmen dava dilekçesinde talep sonuç miktarı açıklanmadığından ve HMK 119-1-ğ uyarınca, dava dilekçesinde açık bir şekilde talep sonucu belirtilmesi gerektiğinden, davacı vekiline her bir talebi için ayrı ayrı talep ettiği tazminat miktarını açıklayarak talebini somutlaştırması için 1 haftalık kesin süre verilmesine, ihtarın gereği yerine getirilmez ise davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği ve dava konusu itibari ile bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında olduğu ve dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması TTK 5/A maddesi gereğince dava şartı olduğu, davacı tarafından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A/2 maddesi gereğince arabuluculuk yoluna başvurulduğu, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin sunulmadığı anlaşıldığından, davacıya, davalılar yönünden, arabuluculuk son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini mahkemeye sunması için bir haftalık kesin süre verilmesine, ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verileceği" hususunda davacı vekiline muhtıranın tebliğe çıkartıldığı, muhtıranın 02/02/2026 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilince 02/02/2026 tarihinde beyan dilekçesi sunulduğu görüldü.
Davacı beyan dilekçesinde davasını belirsiz dava olarak açtığını, bilirkişi incelemesi sonrasında ıslah ile dava değerini somutlaştıracağını ifade etmiştir. Belirsiz alacak davası HMK md. 107'de düzenlenmiştir. Bu maddeye göre davacı ancak davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. Yani davacı belirsiz alacak davası açmış olsa da asgari bir miktar belirtmesi yasal bir zorunluluktur. Somut olayda davacı, dava dilekçesinde bakiye onarım bedeli ile ikâme araç bedelinin tazminini talep etmiş, ancak talepleri hakkında ayrı ayrı miktar belirtilmediğinden talep somutlaştırılmamıştır. Mahkememizce verilen kesin süre sonucunda davacı vekilinin yaptığı açıklama usûle uygun değildir. Zira davacı belirsiz alacak davasını açarken iki talebi için ayrı ayrı asgari bir bedel belirtmemiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, dava dilekçesinin HMK md. 119/1-ğ uyarınca usûl ve yasaya aykırı olması, mahkememizce verilen kesin süre içinde talebin açıklanmaması ve yapılan ihtaratlar uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-HMK Madde 119. uyarınca davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Alınan harç yeterli olduğundan başka harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığı ancak sarf kararı düzenlenmediği görülmekle; Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecek olan 2025 Yılı Arabuluculuk Asgari Ücret tarifesi uyarınca hesaplanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile, hazineye irat kaydına,
-Sarf kararı düzenlendiğinde; arabuluculuk ücretinin tespit edilenden eksik/fazla olması durumunda bakiye miktarın iadesine ya da tahsiline ilişkin talep halinde işlem yapılmasına,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/02/2026
Katip ...
Hakim ...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.