Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2026/50

Karar No

2026/65

Karar Tarihi

3 Şubat 2026

T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2026/50 Esas
KARAR NO :2026/65

DAVA:Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:16/01/2026
KARAR TARİHİ:03/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ve dava dışı ... A.Ş. Arasında kurulan satış sözleşmesi kapsamında 66 ton ...'nın satışı konusunda anlaştıklarını, dava dışı şahsın müvekkiline iletmiş olduğu teklif formunun imzalanması ile oluşturulan sipariş ve karşılıklı yapılan e-posta iletişiminin ardından ürün bedeli bir ödeme planı çerçevesinde oluşturulduğunu, tarafların anlaşmasına göre ürün bedeli ödemesi müvekkili tarafından 1.080.060,00 TL nakit ve 2.000.000,00 TL Tutarlı 2 adet çek ile olmak üzere gerçekleştirileceğini, ödeme planına göre anlaşılan nakit miktar 1.080.060,00 TL dava dışı şahsa 31.12.2024 tarihinde gönderildiğini, daha sonra 2.000.000,00 TL tutarlı 21.02.2025 tarihli ... seri numaralı çek de hamilince bankaya ibraz edilmek suretiyle tahsil edildiğini, ancak tarafların anlaşmasına aykırı olarak, tahmini teslimi 6-7 hafta olarak belirtilen ürünler Mart 2025 itibariyle halen daha teslim edilmediğini, müvekkilinin kendisine taahhüt edilen 66 Ton ürünün yalnızca 23 tonunu teslim aldığını, bu noktada teslim edilen ürünlerin ayıplı olması müvekkilinin beklediği ekonomik faydayı elde edememiş olması yanında müvekkilini zarara da uğrattığını ki bu hususta dava dışı şahısla ilgili gerekli işlemleri yaptığını, dava dışı şahıs ve müvekkil arasındaki bu satış sözleşmesinin ifası gerçekleştirilmediğini ve müvekkilinin dava dışı şahsa hiçbir şekilde ulaşamadığı ve hatta kendisinin ticareti usulüne aykırı olarak terk ettiğini öğrenmesi karşısında müvekkilinin, dava dışı şahsın elinde bulundurduğu 2.000.000,00 TL tutarlı 20.03.2025 tarihli ve ... seri numaralı çekin tahsilinin borçlu olmadığı bir bedeli ödemek zorunda kalacağı ihtimali ile tespit davası açtığını, davalının, yasada belirtilen koşullara uygun bir faktoring işlemi gerçekleştirmediğinden çekin yetkili hamili olmadığını, somut uyuşmazlıkta, alacağın devri 20.03.2025 tarihli çekin cirosu ile yapıldığını, müvekkilinin dava dışı ciranta 3. Şahsa karşı borçlu olmadığının tespiti için ikame etmiş olduğu ve yargılaması devam eden bir dava bulunduğundan bu davanın ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası üzerinde birleştirilmesine karar verilmesini talep ettiğini,
İşbu uyuşmazlık bakımından, dava şartı olan zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, bu kapsamda 05.01.2026 tarihinde gerçekleştirilen arabuluculuk görüşmesi neticesinde taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığını, arabuluculuk süreci anlaşamama şeklinde sonuçlandığını, uyuşmazlığın bu aşamada arabuluculuk yoluyla çözümlenememesi ve davalı tarafın edimlerini ifadan imtina etmeye devam etmesi karşısında, davacı müvekkilinin hak ve alacaklarının korunabilmesi amacıyla işbu davanın açılması zorunlu hale geldiğini, müvekkilinin karşı tarafın sebepsiz zenginleşmiş olmasından doğan zararının tazmini için tahsil edilen bedelin müvekkiline iadesini talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, davalı tarafından bankaya ibraz edilerek tahsil edilen dava konusu 2.000.000,00 TL tutarlı 21.02.2025 tarihli ... seri numaralı çek bedelinin, sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca, davalıdan tahsili ile davacı müvekkiline iadesine karar verilmesini,
işbu davanın, ... A.Ş. aleyhine ... Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde açılmış ve derdest bulunan ... Esas sayılı dava dosyası ile bağlantılı olması nedeniyle birleştirilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, kambiyo senedinden kaynaklı sebepsiz zenginleşmeye dayalı tazminat talebine ilişkindir.
Dava niteliği gereği arabuluculuk dava şartına tabi bir davadır. Davacının dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu arabuluculuk tutanağının incelenmesinde talep edilen çek dışında başka bir çeke dayalı olarak başvuru yapıldığının anlaşılması üzerine davacıya "Davanın ..., ... seri numaralı, 21.02.2025 tarihli 2.000.000,00 TL bedelli senet bedelinin iadesi talebine ilişkin olmasına rağmen sunulan arabuluculuk tutanağında farklı bir senet bilgisi yer aldığından, dava konusu senet hakkında davacıya, arabuluculuk son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini mahkemeye sunması için bir haftalık kesin süre verilmesine, ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verileceği" şeklinde ihtar yapılmıştır. İhtar sonrası davacı vekili 28/01/2026 tarihli dilekçesi ile; dava dilekçesinde talep konusu çekin sehven yanlış bildirildiğini belirterek işbu davanın davalı tarafından ... seri numaralı çek üzerinden tahsil edilen 2.000.000,00 TL bedelin iadesine ilişkin olarak devam etmesini talep etmiştir.
Mahkememizce dava dilekçesi ve sunulan evraklar değerlendirildiğinde; hem ... hem de ... seri numaralı çeklerin taraflar arasındaki ticari ilişkiye konu olduğu, iki çekin de bankaya ibraz edilerek tahsil edildiğinin açıklandığı, iki çekin de görüntüsünün dava dilekçesine eklendiği ve çek bilgilerinin eksiksiz ve doğru olarak bildirildiği anlaşıldığından, talebin sehven yapılan bir maddi hataya ya da yazım hatasına dayanmadığı kanaatine varılmıştır. HMK md. 141 uyarınca talep konusunun ancak karşı tarafın açık muvafakati ya da ıslah ile değiştirilebileceği gözetilerek davacının HMK md. 183'e dayanarak talep konusunu değiştirme talebi reddedilmiştir. Bu hususta 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesi gereği arabuluculuk belgesi sunulmadan davalıya tebligat çıkartılmayacağı kuralı uyarınca davalıya tebligat yapılmamıştır. Davacı tarafından usulüne uygun bir ıslah dilekçesi sunulmadığından dava konusunun değiştirilmesi mümkün olmamıştır.
TTK md. 5/A hükmü “Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” şeklindedir. Hükmün lafzından da anlaşılacağı üzere menfi tespit davası açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulması dava şartıdır. 6325 sayılı Kanun’un 18/A/2 maddesi “Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.” şeklindedir. Bu maddeye göre, arabuluculuk son tutanağının dava dilekçesinde sunulmaması halinde davacıya bir haftalık kesin süre verilir. Ancak başvuru yapılmadığının anlaşılması halinde süre verilmesine gerek yoktur.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, davacının talep konusunu değiştirme talebinin usule uygun olmaması ve talep edilen çeke ilişkin davacının dava dilekçesinde arabuluculuk son oturum tutanağını sunmamış olması sebebiyle; dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulmasının dava şartı olduğu ve arabuluculuk dava şartının sonradan tamamlanabilir bir eksiklik olmadığı gözetilerek, davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu sebebiyle usulden REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 33.423,00-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/02/2026

Katip ...
Hakim ...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim