mahkeme 2025/617 E. 2025/565 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/617
2025/565
5 Eylül 2025
T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/617 Esas
KARAR NO :2025/565
DAVA:Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ:22/08/2025
KARAR TARİHİ:05/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05.09.2023 tarihinde, meydana gelen sel su baskını/ yağış sonrası davalı ...'nin alt yapı ve teknik donanım yetersizliği nedeniyle biriken sel suları, "..." adresinde bulunan dava dışı sigortalı işletmeye sirayet ederek muhtelif emtialarda hasara sebebiyet verdiğini, bunun üzerine sigortalının zararı müvekkili şirket tarafından tazmin edilmiş olup söz konusu tazminatın sorumluluğu bulunan davalıdan TTK 1472. Madde kapsamında rücuen tazmini için öncelikle arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, anlaşma sağlanamadığını, dava dışı sigortalı ... SAN.VE TİC.A.Ş.'nin kiracı bulunduğu işyerinin 20/04/2023 -20/04/2024 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı “Endüstriyel Paket Yangın Poliçesi ” ile müvekkiil şirket nezdinde sigortalı olduğunu, hasar sonrası bağımsız ve tarafsız eksper tarafından hazırlanan Rönesans ekspertiz raporuna göre sigortalı işletmede toplam 8.539.152,18 TL hasarın tespit edilmiş olup hasar bedelinin 24.11.2023 tarihinde sigortalıya ödendiğini, 05.09.2023 tarihinde meydana gelen sel/seylap sonucunda işyeri makinelerinde hasarların meydana geldiği, 05.09.2023 tarihinde bölgede meydana gelen sel nedenli binanın -1.katında bulunan 10 adet fırın, 3 yağ soğutma 1 yıkama kuyularına sel sularının girdiğinin tespit edildiğini, müvekkili sigorta şirketinin 8.539.152,18 TL tutarındaki sigorta tazminatını ödeyerek, TTK 1472. ve devamı maddeleri uyarınca sigortalısı yerine geçerek haklarına halef olduğunu, bu doğrultuda müvekkili şirketin, sigortalı iş yerinin gerçek zararını bağımsız ve tarafsızca tanzim edilen ekspertiz raporu doğrultusunda tazmin etmiş olduğundan sigortalısına ödediği sigorta tazminatını davalı yandan rücuen tahsil etme hakkına sahip olduğunu, hizmet kusurunun, idarenin yürüttüğü kamu hizmetinin hiç işlememesi, kötü işlemesi veya geç işlememesi sonucu ortaya çıkan ve idarenin ortaya çıkan zararı ödemesini öngören bir sorumluluk türü olduğunu, meydana gelen olayın dolayısıyla da davalı idarenin gerekli ve yeterli altyapı ve drenaj sistemini yapmayarak, yaptıysa da gerekli bakım ve denetimi yapmayarak sorumlu olduğunun açık olduğunu,
müvekkili sigorta şirketi 8.539.152,18.-TL tutarındaki sigorta tazminatını ödeyerek, TTK 1472. ve devamı maddeleri uyarınca sigortalısı yerine geçerek haklarına halef olduğunu, bu doğrultuda müvekkili şirketin, sigortalı iş yerinin gerçek zararını bağımsız ve tarafsızca tanzim edilen ekspertiz raporu doğrultusunda tazmin etmiş olduğundan sigortalısına ödediği sigorta tazminatını davalı yandan rücuen tahsil etme hakkına sahip olduğunu, haksız fiilden doğan zararlarda faiz sorumluluğunun başlangıç tarihinin her ne kadar haksız fiilin meydana geldiği tarih olsa da, müvekkili şirketin zararının ödeme tarihi olan 24.11.2023 tarihinde doğduğundan bu tarihten itibaren avans faiz talep edildiğini, dava dışı sigortalının tacir olması, davalı ...'nin tacir sıfatı nedenleriyle mahkeme nezdinde iş bu alacak davasının açıldığını, beyanlarla fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulü ile, davalı ...’den, şimdilik 8.539.152,18.-TL'nin, 24.11.2023 ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davada adli yargı/idari yargı yolu uyuşmazlığının söz konusu olup, tam yargı davası niteliği olan davalarda, yargı yolunun idare mahkemeleri olduğunu, işbu davanın İstanbul İdare Mahkemelerinde açılması gerektiğini, görülen davada adli yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle mahkemenin görevsizliğinden davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili idarenin ...'nin 2560 sayılı Yasa ile kurulmuş olan ve kamu görevi yapan bir kamu tüzel kişiliğini haiz idare olup, idare aleyhine açılan ve konusu tam yargı davası olan tüm davalarda görevli yargı yolunun idare mahkemeleri olduğunu, davacının tazminat talebinin zamaşımına uğradığını ve davanın hak düşürücü süresi içerisinde açılmadığını, iddia olunan hasar tarihi itibariyle süresinde açılmayan davanın reddini talep ettiklerini, müvekkili idare ...'ye işbu davada husumet yöneltilemeyeceğini, davacının dosyaya sunduğu beyanlarında belirtildiği üzere dava konusu zararın meydana geldiği mahalin, ana veya arterde kalıp kalmadığının tespit edilmesiyle belirleneceğini, yağmur sularının tahliyesinden sorumlu olan ...veya ilçe belediyesi olan ...Belediyesinin sorumluluk alanında olduğundan müvekkil idareye husumetin yöneltilmesinin haksız ve dayanaksız olduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere, davacının zararının mücbir sebepten kaynaklanması nedeniyle meydana gelen zarar ile mücbir sebep kaynaklı illiyet bağının kesildiği bu durumun göz önünde bulundurularak davanını reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili idarenin olayda kusurlu olmadığını, gerçekleştiği iddia edilen hasar ile idarenin filleri arasında illiyet bağının kurulmasının da mümkün olmadığını, sigortalının kusur durumunun irdelenmesi ve davacının kusur oranının tespitinin gerektiğini, davacının davasını hasar dosyasına ve ekspertiz raporuna dayandırmakta ise de söz konusu raporun, sigorta eksperleri yönetmeliğine uygun olarak hazırlanmadığını ve tek taraflı oluşturulduğunu bu nedenle ekspertiz raporunun tek başına huzurdaki davaya dayanak edilerek izafe edilmesinin taraflarından kabulünün mümkün olmadığını, istenen tazminattaki faiz başlangıcının ödeme tarihinden itibaren istenmesinin hukuka aykırı olduğunu, zira, davalı idarenin dava öncesinde kendisine yapılan bir başvuru olmadığı için açılan işbu dava ile birlikte mütemerrit hale geldiğini, davacının davalı idareye ödeme tarihi itibariyle istemde bulunmasının mümkün olmadığını, bu nedenle, faiz isteminde dava tarihi esas alınması gerektiğini, ayrıca davalı idareden faiz isteminin hukuka aykırı olup bu hususta da itirazları olduğunu beyanlarla davanın öncelikle, yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan, yetki yönünden, husumet yokluğu, zamanaşımı nedeniyle usulden reddine, davacının davasının esastan ve tümüyle reddine, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, su baskını sebebiyle zarar gören sigortalıya ödenen tazminatın, kusurlu olduğu iddia edilen davalı idareden rücuen tazmin istemine ilişkindir.
Axa Sigorta Şirketi tarafından davaya konu hasar dosyasının gönderildiği görülmüştür.
Davacı, husumeti ...’ye yöneltmiştir. Davalının sorumluluğu hizmet kusuruna dayanmaktadır. Davalının hukuki konumu itibariyle yargı yolunun caiz olup olmadığı mahkememizce araştırılmıştır. HMK md. 114’te dava şartları düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasının b bendi “yargı yolunun caiz olması” şeklindedir. Dava şartları, yargılamanın her aşamasında mahkeme tarafından kendiliğinden gözetilmesi gereken unsurlardır. Bunlardan birinin eksik olması halinde davanın usulden reddine karar verilir.
Somut olayda davalı taraf ... olup, ... kamu tüzel kişiliğini haiz bir kuruluştur. ...’nin kamu hizmeti görürken vermiş olduğu zararlar hizmet kusuru kapsamında değerlendirilmektedir. Hizmet kusuruna ilişkin açılacak tam yargı davalarında ise idari yargı yoluna gidilmesi gerekir. Bu hususta Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından verilen 05/02/2024 tarihli ... K. sayılı ilamda “17. Yukarıda anılan mevzuat hükümleri ve yerleşik içtihatlar uyarınca, kamu tüzel kişiliğini haiz ... (...) hizmet kusurundan kaynaklanan zararın ilamsız icra takibine ve dolayısıyla itirazın iptali davasına konu edilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır.
18. Kamu hizmeti yürüten idarenin bu hizmeti yürüttüğü sırada verdiği zararın tazmini istemiyle açılan dava, kamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin, bu hizmetin yürütülmesinde hizmet kusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığının saptanmasını gerektirmektedir. Bu hususların saptanması ise idare hukuku ilkelerine göre yapılabileceğinden, 2577 sayılı Kanun'un ilgili maddesi kapsamında bulunan tam yargı davasının görüm ve çözümünde idari yargı yeri görevli bulunmaktadır.
19. Bu durumda, davalı idarenin hizmet kusuru nedeniyle verdiği ileri sürülen zararın tazmini istemi niteliğindeki davanın, idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.” şeklinde karar verilmiştir. Bu sebeple hizmet kusuruna ilişkin idari yargıda dava açılması gerekirken adli yargıda dava açılmasında HMK md. 114/1-b uyarınca yargı yolu caiz olmadığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın HMK. Madde 114/1-b ve 115/2 uyarınca yargı yolu caiz olmadığından dava şartı yokluğu sebebiyle REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 145.211,98-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 4.600,00.-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Verilen kararın niteliği göz önüne alınarak 30.000 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
7-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 05/09/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.