mahkeme 2025/293 E. 2025/568 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/293

Karar No

2025/568

Karar Tarihi

8 Eylül 2025

T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/293 Esas
KARAR NO :2025/568

DAVA:Tanıma ve Tenfiz
DAVA TARİHİ:02/08/2024
KARAR TARİHİ:08/09/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tanıma Ve Tenfiz davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin İspanya yasalarına göre kurulduğunu, davacı şirket ile Türkiye Cumhuriyet yasalarına göre kurulan davalı şirket ve davalı ... arasında imzalanan 03.11.2021 tarihli ... Satış Sözleşmesinden ("Satış sözleşmesi") uyuşmazlık çıktığını ve söz konusu uyuşmazlık hakkında Uluslararası Ticaret Odası ... tarafından 03.04.2023 tarihli ... tahkim kararı verildiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre, davalının, bir adet ... davacıya toplam 1.400.000 Avro karşılığında satma ve vincin teslim yerini ve tarihini sözleşmenin 3. maddesinin 3.2 ve 3.3 bendleri gereğince davacı tarafından bildirilen teslim tarihinin, davalıların teyidi ile vincin teslimini yapma, davacının da söz konusu vincin bedelini ödeme yükümlülüğü altına girdiğini, davacı şirketin, kendisine düşen ödeme yükümlülüğünü ve sözleşmeden doğan yükümlülüklerini gerektiği şekilde yerine getirmiş olmasına rağmen, davalının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini gerektiği şekilde yerine getirmemesi ve Satış sözleşmesinin 4.2 maddesini ihlal etmesi üzerine taraflar arasında uyuşmazlık doğduğunu, tarafların akdettikleri satış sözleşmenin Uygulanacak Hukuk ve Yetki başlıklı 11. Maddesi gereğince "Milletlerarası Ticaret Odası Tahkim Kuralları" uyarınca sözkonusu kurallara uygun olarak atanacak bir hakem tarafından nihai olarak çözüleceği ve Tahkim yargılamasının yerinin Zürih, İsviçre olacağı, dilinin İngilizce ve uygulanacak hukukun İspanyol hukuku olacağının kararlaştırıldığını, davacının tahkim talebinin, Uluslararası Ticaret Odası Uluslararası Tahkim Divanı tarafından kabul edildiğini, tarafların tek hakemin seçiminde uyuşamadıklarından 22.09.2022 tarihinde İsviçre Ulusal Komitesi'nin teklifi üzerine Mahkemenin...'yı tek hakem olarak atadığını taraflara bildirdiğini, Uluslararası Ticaret Odası ... tarafından yapılan ... tahkim yargılamasının sonucu 03.04.2023 tarihinde karara bağlandığını, yapılan tahkim yargılamasına başlamadan önce ve yargılama esnasında Tahkim Mahkemesi'nin davacıya ve davalıya usulüne uygun olarak tüm tebligatları yaptığını ve her iki tarafın da tahkim yargılamasından haberdar olmasını sağladığını, Tahkim Mahkemesi'nin, davacının 17.05.2022 tarihli tahkim talebini Uluslararası Ticaret Odası Uluslararası Tahkim Divanı kabul ettiğini ve ICC Divanı tarafından atanmasını talep edildiğini, taraflarca ortak aday gösterilmesi ve tarafların hakemi ortak olarak belirleyememesi durumunda ICC divanı tarafından aday gösterilmesi önerisi ile 22.09.2022 tarihinde İsviçre Ulusal Komitesi'nin teklifi üzerine Mahkemenin, ...'yı tek hakem olarak atadığını taraflara bildirdiğini ve ...'nın Kabul, Uygunluk, Tarafsızlık ve Bağımsızlık Beyanı ile özgeçmişinin bir kopyasını taraflara bildirdiğini, Uluslararası Ticaret Odası ... tarafından yapılan ... tahkim yargılamasının sonucu 03.04.2023 tarihinde karara bağlandığını, 27/09/2022 tarihinde Tek Hakem taraflardan Dava Yönetimi Konferansı için uygunluklarını (CMC) talep edildiğini, davalıların CMC için uygun olduklarını teyit ederek duruşma düzenlendiğini, 10/01/2023 tarihinde, tarafların ve tek hakemin ... üzerinden ön duruşma konferansı gerçekleştirdiğini, bu konferansta tek hakem tarafından önerilen gündemde belirtilen konuların tartışıldığını ve devam eden günlerde tahkim yargılaması aşamalarında deliller toplandığını, tanıkların dinlendiğini ve 15/03/2023 tarihinde Tek Hakem yargılamanın sona erdiğinin ilan edildiğini, Uluslararası Ticaret Odası ... tarafından yapılan tahkim yargılaması sonucunda verilen ... sayılı ve 03.04.2023 tarihli tahkim kararında davalının, davacıya malı geç teslim ettiği ve bu nedenle Satış Sözleşmesinin 4.2 maddesi gereğince uğradığı zarara ilişkin iddiasının dosyaya sunulan delillerle ispatlandığını, davalının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ihlal etmiş olduğu gerekçesi ile davalıdan, limandaki demurajlar için, yani "vincin ... Limanı'nda yüklemede geciktiği tüm günlerdeki gecikmeler için" fatura edilen toplam 148.355,91-EUR ve... tarafından delillendirilen denizdeki demurajlar yani "kötü hava koşulları nedeniyle geminin sapması için" 46.644,09-EUR fatura edilerek talep edilmiş ise de, Hakem, geminin 21/122021 saat 17:30'da ...'e varışından 04.01.2021 saat 17:30'da vincin teslimine kadar olan sürastarya masraflarının 125.000-EURO tutarında olduğunu kabul ettiğini, tahkim öncesinde yapılan 7.260-EUR tutarındaki avukatlık masraflarının da faturalandırıldığını, toplam 125.000-EUR + 7.260-EUR = 132.260.00-EUR'nun davalıdan tahsiline ve nihai karar tarihinden itibaren tamamı ödenene kadar %8 oranında basit faiz ödenmesini karara bağladığını, davalı ... ... Ltd. Şti. Tarafından davacı ...,....'ye 37.300-ABD Doları tutarında tahkim masrafı ve 14.750- EUR tutarında yargılama masrafı ödenmesine karar verildiğini, Hakem Heyetinin ...,.... tarafından ...'ya karşı ileri sürülen talepleri karara bağlama yetkisinde sahip olmadığını belirttiğini, Tahkim Mahkemesinden alınan kesinleşme şerhine göre, Tahkim kararının 10/04/2025 tarihinden itibaren kesin ve icra edilebilir nitelikte olduğunu, Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunu ile öngörülen tüm tanıma ve tenfiz şartlarını taşıdığını ve Türkiye Cumhuriyetinde icra edilebilir nitelikte olduğunu, gerek Türkiye Cumhuriyeti'nin gerekse İsviçre/İspanya'nın (Uluslararası Ticaret Odası ...) 10 Haziran 1958 tarihli Yabancı Hakem Kararlarının tanınması ve İcrası hakkındaki New York Sözleşmesine taraf olduklarını, tahkim kararının MÖHUK'un 54. maddesinin (a) bendindeki koşulu karşıladığını, tahkim kararının, Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verildiğini, tarafların hangi mahkemenin yetkili olacağını açıkça kendi rızaları ile seçtiklerini, taraflar arasında yapılan sözleşmenin 9.2 maddesinde uyuşmazlıkların ortaya çıkması halinde bunların hangi mahkemede çözüme kavuşturulacağının kararlaştırıldığını, tahkim kararının MÖHUK'un 54.Maddesinin (b) bendindeki koşulu karşıladığını, davalının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini gerektiği gibi yerine getirmemesi nedeni ile yani demoraj nedeniyle uğranılan zararlar ve sözleşmenin 4.2 maddesinin ihlalinden kaynaklanan sebeplerin tahkim kararına konu olduğunu, gerek uyuşmazlık sebebi ve gerekse kararda gerekçe olarak yapılan atıfların, izlenilen usul ve varılan hüküm hiç bir açıdan kamu düzenine herhangi bir aykırılık teşkil etmediğini, bu nedenle tahkim kararının MÖHUK' un 54. Maddesinin (c) bendindeki koşulu karşıladığını, davalının, tahkim yargılamasının her aşaması hakkında İspanya hukukunun tahkim yargılaması için öngörülen usule uygun şekilde bilgilendirildiğini, kendisine dava dilekçesinin tebliğ edildiğini, hakem seçme hakkında bilgi verildiğini ve hakem seçmesi için öngörülen süre verildiğini, davalının dava dilekçesine cevap verdiği ve duruşmalara katıldığı, gerekli itirazları yaptığı, ek beyanlar ve deliller sunduğunu, Tahkim Mahkemesinin, bulunduğu ülkenin hukukuna uygun hareket ettiği, davalıyı usulüne uygun olarak tahkim yargılaması hakkında bilgilendirdiği ve savunma hakkını kullanmasına imkan verdiği ve davalının bundan faydalandığını, Tahkim Kararı MÖHUK'un 54. Maddesinin (ç) bendindeki ilgili koşulları davacının lehine karşıladığını beyan ederek; tahkim kararının tanınması ve tenfiz edilmesine ilişkin açılan davanın kabulüne, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; Davanın yetkisiz mahkemede ikame edildiğini, MÖHUK'un Görev ve yetki başlıklı 51. maddesi uyarınca tenfiz kararları için yetkili mahkemenin davalının Türkiye'deki yerleşim yeri olduğunu, davalı ...'nın yerleşim yerinin Hollanda, davalı şirketin dava tarihindeki yerleşim yerinin; "..." olduğunu, güncel yerleşim yerinin ise; ... her iki adres bakımından da yetkili Mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, dava dilekçesi ekinde sunulan kararın noter onaylı olmadığını, yalnızca tercüman çevirisi bulunduğunu, noter onaylı olmayan çeviriye bağlı olarak tanıma ve tenfiz hükmü kurulamayacağından Davacı tarafa bu eksikliğin tamamlattırılması gerektiğini, eksiklik giderilmediği takdirde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkemece verilecek sürede anılan eksiklik giderilse dahi ilk başta noter yahut konsolosluk onaylı olarak düzenlenmeyen çevirilerin hükme esas alınarak yabancı mahkeme kararının tanıma ve tenfizinin yapılmasının mümkün olmadığını, bu nedenle tahkim kararının Türk kamu düzenine aykırı olarak tanınmaması ve tenfiz edilmemesi gerektiği için çeviriye ilişkin olarak bilirkişi raporu alınmasını ve davacı tarafça evrak asılları mahkemeye sunulmamışsa işbu evrakların asıllarının dosyaya sunulmasını talep ettiklerini ayrıca yabancılık unsuru içeren işbu davada MÖHUK'un Teminat başlıklı 48. Maddesi uyarınca davacı tarafından teminat yatırılması gerektiğini, bu eksikliğin giderilmesini, aksi takdirde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu Uluslararası Ticaret Odası ...'nin ... No'lu dosyasında verilen kararda gerçek kişi ... hakkında, davacının talepleri bakımından, karar verme yetkisini haiz olmadığından karar verilmediğini ancak huzurdaki davanın hem müvekkili şirkete hem de gerçek kişi müvekkiline karşı açıldığını, yabancı ilamın kesin hüküm kuvveti ve/veya icra kabiliyeti kimin aleyhine ise, yabancı ilamın bu etkisinin Türkiye'ye teşmili de ancak aynı kişi aleyhine olabileceğini, hakkında karar verilmeyen müvekkili ...'ya huzurdaki davanın yöneltilmesinin hatalı olduğunu, ... yönünden davanın husumetten reddi gerektiğini, taraflar arasında geçerli bir tahkim sözleşmesi bulunmadığını, buna rağmen tahkim yargılaması yapılması ve işbu tahkim kararının tanınması talebinin kamu düzenine aykırı olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmede ehliyet, şekil ve esas bakımından geçerli bir tahkim şartı yahut sözleşmesi bulunmadığını, tanıma ve tenfizi istenen hakem kararlarının, tenfiz devleti hukukuna göre tahkim yolu ile çözümünün mümkün olması gerektiğini, ülkemizin de taraf olduğu New York Anlaşmasına göre Türk mahkemelerinde açılan tenfiz davalarında tenfiz kararı verebilmek için karara konu teşkil eden uyuşmazlığın Türk hukukuna göre tahkime elverişli olması gerektiğini, kural olarak tahkim yolu, tarafların iradesine tâbi ise de Türk hukuk sisteminde tahkime elverişli olmayan işbu kararın tanıma ve tenfizi mümkün olmadığını, somut uyuşmazlık nezdinde, tahkime konu yargılamanın, Türk hukukuna göre tahkime elverişli olmadığını, usulüne uygun bir tahkim şartı bulunmadığını, taraflar arasında görülen uyuşmazlığın Türkiye'de görülüyor olsa idi uyuşmazlık çözümünde ancak mahkemelerin yetkili olabileceğini, bu nedenle de anılan kararın tanıma ve tenfizi mümkün olmadığından davanın reddi gerektiğini, tanıma ve tenfizi istenen tahkim kararına ilişkin yapılan yargılamada, hakemlerin seçiminden ve tahkim prosedüründen müvekkillerinin haberdar edilmediğini, bu nedenle işbu tahkim kararının kamu düzenine aykırı olduğunu, tanınması ve tenfizinin mümkün olmadığını, uyuşmazlığa konu karara ilişkin yargılama süreci, verilen kararın niteliği ve uygulanması bakımından Türk Hukuk Sistemine açıkça ters düşecek noktalar bulunduğunu, Türk hukukunda bu yargılama yapılacak olsa idi davanın tümden reddedileceğini, bu nedenle anılan kararın tanınması ve tenfizinin mümkün olmadığını, kararın gerekçeli olmadığını, karar verilme aşamasında yeterli tahkikat aşamalarının yapılmaması ve neticeten müvekkili şirket bakımından haksız ve Türk hukuk sisteminde uygulanabilir olmayan bir karar verildiğini, tahkim kararının son "karar" başlıklı son bölümünde hükme bağlanan 132.260,00 Avro'ya nihai karar tarihinden bahsi geçen meblağın ödeneceği tarihe kadar %8 faiz işletilmesine karar verildiğini, ancak Türk hukukunda parasal haklara ilişkin verilen kararlarda bu şekilde bir faiz işletilmesi söz konusu olmadığını, kararın bu yönüyle de uygun olmadığını, aynı zamanda bu durumda faiz tarihi için her ne kadar karar tarihinden itibaren işletilmesi denmişse de, Türk hukuku tarafından tanınmayan ve tenfizi yapılmamış olan işbu kararın icrasında faizin nereden başlayacağının da tartışmalı hale geldiğini, Türk hukukuna göre işbu yargılama sonuçlanana dek henüz tanınmayan ve icrası mümkün olmayan bir alacağa faiz işletilmesinin kamu düzenine de aykırılık teşkil edeceğini, tahkim kararı açık olmadığı gibi, bu haliyle tanınması ve tenfizine karar verilmesi halinde karışıklık yaratacağını beyan ederek; öncelikle davanın yetkisiz mahkemede ikame edildiğini, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğundan davanın usulden reddine, bu talebinin kabul görmemesi halinde usule ilişkin diğer itirazları yönünden davanın reddine, usule ilişkin itirazları yerinde görülmemesi halinde gerçek kişi ... yönünden husumet yokluğu nedeni ile reddine, aksi takdirde ... hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesine, neticeten müvekkilleri hakkında açılan davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde; davaya konu Uluslararası Ticaret Odası ...'nin ... numaralı 03/04/2023 tarihli kararının ve tercümesinin fotokopisini sunmuş olduğu görüldü.
Davanın .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açıldığı, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/08/2024 tensip tutanağı ile
"1-Davanın yabancı mahkeme ilamının tenfizine yönelik olması karşısında Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 31/10/2017 tarih ve 2016/12582 Esas, 2017/7440 Karar sayılı ilamı ışığında 492 Sayılı Harçlar Kanunun 4. Maddesi düzenlemesi ve Yargı harçlarına ilişkin tarife hükümleri birlikte değerlendirildiğinden davanın nispi harca tabi olduğu halde dava açılırken maktu harç yatırılmış olduğu anlaşıldığından öncelikle harç ikmalinin gözetilmesi gerektiğine, 2- Yukarıda ki karara bağlı olarak 132.260 EURO karşılığı 4.737.553,20 TL olan dava değeri üzerinden hesaplanan nispi karar harcının peşin olarak yatırılması gereken 1/4'üne tekabül eden 80.905,56 TL peşin harç miktarından dava açılırken yatırılmış olan 427,60 TL maktu karar harcının mahsubu ile eksik 80.477,96 TL harcın yatırılması için davacı vekiline yasa gereği duruşma gününe kadar kesin süre verilmesine; aksi halde söz konusu 492 Sayılı Kanunun 30. Maddesi ve HMK Madde 150 düzenlemelerine bağlı olarak dosyanın işlemden kaldırılacağına," dair karar verildiği, davacı tarafça harcın ikmal edildiği, 05/03/2025 tarihli duruşma tutanağında; "1-Dava konusunun yabancı mahkeme kararı olmayıp yabancı tahkim kararı olması, nispi harca yabancı mahkeme kararının tabi olması ve fakat yabancı tahkim kararının maktu karar harcına tabi olması ve peşin harcın 2024 yılına göre yatırılmış olması hususları gözetilerek sonuçta nispi harç alınmasına ilişkin tensip ara kararından dönülmesine, 2-Yukarıdaki karara bağlı olarak 427,60 TL peşin harç ile 80.477,96 TL tamamlama harcının toplamı olan 80.905,56 TL den 2025 yılına göre 615,40 TL maktu karar harcının mahsubu ile artan 80.290,16 TL'nin 04/03/2025 tarihli sayman mutemedi alındısı ile ödenen bedel içinden davacı tarafa iadesine," dair karar verildiği ve ilgili mal müdürlüğüne 80.290,16 TL harcın davacıya iadesine ilişkin müzekkere yazıldığı anlaşıldı.
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı 05/03/2025 tarihli yetkisizlik kararı ile dosyanın mahkememize tevdi edildiği ve mahkememizin 2025/293 Esas sayılı numarasına kaydedildiği görüldü.
Mahkememizin 08/05/2025 tarihli tensip tutanağı ile "Davacı vekiline tanınmasını istediği yabancı mahkeme kararının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilamı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve tercümesinin ilamın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesinin Mahkememize sunması için 1 aylık kesin süre verilmesi, kesin süre içerisinde sunulmadığı takdirde mevcut delil durumuna göre karar verileceğinin ihtarına" dair karar verildiği, davacı vekilinin 22/05/2025 tarihli dilekçesi ile verilen sürenin duruşma gününe kadar uzatılmasını talep ettiği, mahkememizin 27/05/2025 tarihli ara kararı ile duruşma tarihi de göz önüne alınarak 24.06.2025 tarihine kadar ek süre verildiği anlaşıldı.
Mahkememizce Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'ne yazı yazılarak MÖHUK md 48 anlamında yabancılık teminatı alınıp alınmayacağının tespiti açısından ülkemiz ile İspanya ülkesi arasında akdi yahut fiili mütekabiliyet bulunup bulunmadığı hususunda bilgi istenildiği, verilen cevapta İspanya'nın, ülkemizin de katılmış olduğu 23.03.1972 tarihli ve ... sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi’ne taraf olduğu, bu Sözleşme'nin 17'nci maddesinin 1'inci fıkrasında; âkit devlet vatandaşlarının birbirlerinin ülkesinde ikame ettikleri veya müdahil olarak katıldıkları davalarda, bu kişilerin yabancı olmaları veya o ülkelerde ikametgâhı veya meskeni bulunmaması sebebiyle her ne ad altında olursa olsun teminat veya depozit istenemeyeceğinin öngörüldüğü, 2'nci fıkrasında ise; aynı usulün mahkeme masraflarının karşılanması hususunda da geçerli olduğunun bildirildiği anlaşıldı.
Mahkememizin 1278 sayılı kasasının incelenmesinde; davacı vekilince davaya konu kararın apostilli aslının ve onaylı tercümesinin ayrıca kararın kesinleştiğine dair tercüman onaylı ve apostilli kesinleşme şerhinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf iddiaları, sunulan beyan dilekçeleri ve tüm dosya içeriğine göre; Dava tanıma ve tenfiz talebine ilişkindir.
Taraflar arasındaki ihtilafın; ...'nin 03/04/2023 tarihli ... sayılı kararının MÖHUK md 50 vd. hükümleri uyarınca tanınması ve tenfizi şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; taraflar arasında imzalanan 03 Kadım 2021 tarihli Mobil Liman Vinci Satış Sözleşmesi gereği taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, anılan sözleşme kapsamında taraflar arasında uyuşmazlık meydana geldiği, sözleşmenin Uygulanacak Hukuk ve Yetki başlıklı 11. Maddesi gereğince tarafların tahkim hususunda anlaştıkları ve Tahkim yargılamasının yerinin Zürih, İsviçre olacağı ve dili İngilizce olup, uygulanacak hukukun İspanyol Hukuku olacağının kararlaştırıldığı, taraflar arasındaki uyuşmazlık hakkında ...'nin 03/04/2023 tarihli ... sayılı kararının tanınması ve tenfizi için eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Taraf şirketler bakımından Türkiye ve İspanya' nın; New York Sözleşmesine taraf olduğundan, hakem kararının tenfizi bakımından New York Sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 11. maddesinde tahkim kaydını içeren yazılı madde bulunmaktadır.
Tenfizi engelleyen haller New York Sözleşmesinin V. maddesinde düzenlenmiştir. Şartlardan bir kısmını tenfiz mahkemesi kendiliğinden dikkate almak zorundadır. Diğer şartları ise tarafların iddia ve ispat etmesi gerekir. Mahkeme tarafından re’sen dikkate alınacak şartlar şunlardır:
1-Hakem kararının konusunu teşkil eden uyuşmazlığın tanıma veya tenfiz istenilen ülkenin hukukuna göre tahkim yoluyla çözümünün mümkün olmaması,
2- Hakem kararının kamu düzenine aykırı olmamasıdır.
Taraflarca iddia ve ispat edilecek tenfiz engelleri ise ;
1-Tahkim anlaşmasının taraflarının ehliyetsiz olması veya tahkim anlaşmasının geçersiz olması,
2-Hakkında hakem kararının tenfizi istenen tarafın hakem seçiminden veya tahkim yargılamasından usulen haberdar edilmemiş olması veya delillerini sunma imkânından mahrum edilmesi,
3-Hakem kararının, tahkim anlaşmasında yer almayan bir hususa ilişkin olması veya tahkim anlaşmasının sınırlarını aşması,
4-Hakemlerin seçimi veya hakemlerin uyguladıkları usulün, tarafların anlaşmasına, böyle bir anlaşma yok ise hakem hükmünün verildiği yer hukukuna aykırı olması,
5-Hakem kararının tabi olduğu veya verildiği yer hukuku hükümlerine göre kesinleşmemiş veya icra kabiliyeti kazanmamış veya verildiği yer mahkemesi tarafından iptal edilmiş olmasıdır.
Uyuşmazlığın satış sözleşmesinden kaynaklanan alacağa ilişkin olup mevcut hali ile tahkime elverişli olduğu, tahkim kararının tenfizinin ülkemiz kamu düzenine aykırılık teşkil etmediği, taraflar arasında imzalanan sözleşmede Tahkim maddesinin ayrıca ve açıkça düzenlendiği, tahkim yargılamasında Uluslararası Tahkim Mahkemesince taraflara tebligatlar çıkarıldığı, davalıların yargılamadan haberdar oldukları, davalıların savunma haklarının kısıtlanmadığı, davalılar vekillerinin duruşmaya katıldıkları, savunmalarını ve delillerini sundukları, savunma haklarının ihlal edilmedikleri anlaşılmıştır.
New York Sözleşmesi uyarınca bu kapsamda davaya konu hakem kararına konu olan uyuşmazlık usulüne uygun olarak tahkim yargılaması yapılarak çözümlenmiş, hakem mahkemesinin teşkili veya tahkim prosedürü taraflar arasındaki anlaşma hükümlerine göre gerçekleştirilmiştir. Re'sen incelenecek hususlarda tenfiz engeli bulunmadığı; hakem kararının özel hukuka ilişkin tahkim sözleşmesine konu olabilecek bir uyuşmazlık olduğu ve kararın kamu düzenini ilgilendirir bir yönü bulunmadığı; taraflarca ispatı gereken hususlarda ise tenfiz engeli bulunduğuna yönelik bir delil sunulamadığı anlaşılmakla davacının davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile; davalı ... yönünden davanın kabulü ile ...'nin 03/04/2023 tarihli ... sayılı kararının tanınmasına ve tenfizine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Ancak davalı ... yönünden hakem kararının incelenmesinde; adı geçen davalıya karşı ileri sürülen taleplerin karara bağlanma yetkisine sahip olunmadığı yönünde karar ihdas edildiği, bu haliyle davalı ... yönünden tanınması ve tenfizi kabil bir karar verilmediği anlaşılmakla bu davalı açısından açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
İspanya, Lahey Sözleşmesine taraf bulunduğundan, davacıdan yabancılık teminatı alınmamıştır.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile;
Davalı ... yönünden davanın kabulü ile ...'nin 03/04/2023 tarihli ... sayılı kararının TANINMASINA ve TENFİZİNE,
2-Davanın davalı ... yönünden reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan, Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin harç olarak yatırılan 427,60-TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80-TL'nin davalı ...'nden tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalı ...'nden alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL peşin harç, 427,60-TL Başvuru Harcı, 60,80-TL vekalet harcı, 910,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 1.826,00-TL'nin davalı ...'nden alınarak davacıya verilmesine,
7-Karar kesinleştiğinde artan gider avansının ilgilisine iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/09/2025

Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim