Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/600

Karar No

2025/74

Karar Tarihi

10 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/600 Esas
KARAR NO : 2025/74
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 17/10/2024
KARAR TARİHİ : 10/02/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili şirketin, davalı şirketlere hasar dosyası için konu kısmında bilgilileri belirtilen dosyalarda icra takibi başlattığını, davalı taraflar itiraz dilekçelerinde özetle borca itirazda bulunduğunu ve takiplerinin durdurduğunu, davalı taraflar tüm takiplerdeki itirazlarında haksız ve kötü niyetli olduğunu, 04/08/2023 günü " ... Mah. ... Sokak No Önü ... / İstanbul" adresinde, davalı ... tarafından yapılan kazı esnasında müvekkiline ait kablolara ve yer altı güzergahına zarar verildiğini, söz konu hasarlar nedeniyle müvekkili şirket çalışanlarının ... tarafından hasar tespit tutanağı düzenlendiğini, olaya ilişkin hasar keşif tutarı formu, kroki, fotoğraflar, günlük şantiye defteri, fatura, malzemeler listesi dilekçe ekinde sunulduğunu, 19.01.2023 günü " ... Mah. ... Cad. ... Sokak ve ... Sokak Kesişimi" adresinde, davalı ... tarafından yapılan kazı esnasında müvekkiline ait kablolara ve yer altı güzergahına zarar verildiğini, söz konu hasarlar nedeniyle müvekkili şirket çalışanlarının ... tarafından hasar tespit tutanağı düzenlendiğini, olaya ilişkin hasar keşif tutarı formu, kroki, fotoğraflar, günlük şantiye defteri, fatura, malzemeler listesi dilekçe ekinde sunulduğunu,
29.04.2023 günü " ... Mah. ... Sk. Ve ... Sk. Kesişimi No:2 " adresinde, davalı ... tarafından yapılan çalışmalarda müvekkiline ait kablolara ve yer altı güzergahına zarar verildiğini, söz konu hasarlar nedeniyle müvekkili şirket çalışanı Sinan Türkel tarafından hasar tespit tutanağı düzenlendiğini, olaya ilişkin hasar keşif tutarı formu, kroki, fotoğraflar, günlük şantiye defteri, fatura, malzemeler listesi dilekçe ekinde sunulduğunu, davanın kabulüne, .... İcra Dairesi 2024/ ... Esas sayılı dosyası, .... İcra Dairesi 2024/... esas sayılı, .... İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı dosyası, .... İcra Dairesi 2024/... Esas sayılı dosyası, .... İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı dosyalarına davalılar tarafından yapılan itirazların ayrı ayrı iptaline, takiplerin ayrı ayrı devamına karar verilmesi, her icra takibi için ayrı ayrı alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin (her takip için ayrı ayrı) davalı taraflar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu hasarın bizzat müvekkilinin idare tarafından verilen bir hasar olmadığını, söz konusu hasarın gerçekleştiği yerde idare tarafından bizzat herhangi bir çalışma yürütülmediğini, zarar iddiasının yüklenicilerin çalışmalarından kaynaklandığını ispata yarar bir delil de sunulmadığını, bu hususun, davacının davayı dava dışı idarenin o tarihte görevli olan yüklenicisi şirkete açılmamış olması nedeniyle de anlaşılabildiğini, ancak, bu zararın yükleniciden kaynaklandığı da belli olmadığını, zira davacının, idare dışındaki vakıa ve hasar iddiasını da ispat edecek deliller sunmadığını, yüklenici firmaların çalışmasını bilmesi gerekenin davacı olduğunu, zarar iddia edenin zarar verenin kim olduğunu araştırması ve husumet yönelteceği kişiyi dava dilekçesinde doğru biçimde belirlemesi usul hukuku açısından da bir gereklilik olduğunu, davacının husumet yönelteceği kişiyi belirlemesi ve istemini somutlaştırması yasal bir zorunluluk olduğunu, ayrıca, eğer idare bilgisi dışında üçüncü başkaca şahıslar tarafından söz konusu adreste herhangi bir çalışma yapılmış ise de idarenin dava dışı üçüncü kişilerce verilen zararlardan dolayı herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, idarenin cevabına göre söz konusu adreste hasar tarihi olarak belirtilen tarihlerde görevli yüklenicinin ... A.Ş. olduğu bildirildiğinden davanın bu şirkete ihbarına karar verilmesini talep ettiğini, davacı şirketin söz konusu hasarın meydana gelmesinde kusuru olup olmadığı ve yasanın emredici hükmüne göre mevcut tesisatını yasada belirlenen şekilde döşeyip döşemediğini, bu suretle hasara kendi eylem ve kusuru ile sebebiyet verip vermediği hususları araştırılması gerektiğini, söz konusu adreste, davacıya ait tesis ve kabloların yasaya uygun olarak imal edilip edilmediğini, davacının kablolarını yeterli derinlikte tesis edip etmediğini, üçüncü kişiler için öngörülen ve gerekli olan uyarıcı-önleyici tedbirleri alıp almadığını, tesisat ve kablolarının yerlerini ve derinliğini gösteren ve ikaz ve sair işaretlerin konulup konulmadığı hususlarının araştırılması gerekli olduğunu, sorumluluğunun davacıda olması yahut dava dışı yüklenicinin eğer olaya dahil olmuşsa müterafik kusur değerlendirilmesi açısından bu araştırmanın yapılması gerektiği ortada olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, davaya konu tazminat iddiasındaki faiz istemi hukuka aykırı olduğunu, yine, faiz isteminin başlangıç tarihi olay tarihi olarak bildirilmemiş ise de bu istem hukuka aykırı olduğunu, zira, idarenin temerrüde düşürülmeden hasar tarihinden itibaren faiz talep edilmesi hukuk dışı olduğunu, davalı idare, açılan işbu dava ile birlikte mütemerrit hale geldiğini, bu nedenle faiz isteminde dava tarihi esas alınması gerektiğini, ayrıca, talep edilen alacak miktarınında fahiş olduğunu bildirip, öncelikle yargı yolu ve görev itirazımızın kabulü ile görevsizlik kararı verilmesine karar verilmesini, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesini, davanın öncelikle usule ayıkırılık itirazları nedeniyle reddine karar verilmesini, davacının davasının esastan ve tümüyle reddine karar verilmesini, davacının faiz isteminin tümüyle reddine karar verilmesini, davacının yargılama masrafı ve avukatlık ücreti isteminin reddine karar verilmesini, yargılama masraflarının davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
.... İcra Dairesinin 2024/ ... esas, 2024/ ... esas, 2024/ ... esas, 2024/ ... esas, 2024/... esas sayılı dosyalarının gönderilmesi istenilmiş ve dosyaarın UYAP kaydı dosyamız arasına alınmıştır.
GEREKÇE:
Dava, davalı tarafından yapılan kazı çalışmasında davacının alt yapısına zarar verildiği iddiası ile başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı taraf, 5 farklı icra dosyası sebebiyle itirazın iptali talebinde bulunmuştur. Davaların yığılması niteliğinde olan işbu dava, takip dosyalarının taraflarının aynı olması, hukukî sebebin aynı olması ve haksız fiil niteliğinde iddia edilen olayların benzer olması sebebiyle davalar tefrik edilmemiştir. Ancak davaların yığılması niteliğindeki davalarda her bir dava özünde ayrı bir dava olarak değerlendirilmesi gerektiğinden, istinaf sınırı ve yargılama giderleri her bir takip yönünden ayrı değerlendirilmiştir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. ... BAM ... HD’nin 2024/ ... Esas ve 2024/ ... Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takiplerin incelenmesinde, alacağın dayanağının haksız fiil olduğu, davalı kurumun farklı adreslerde yaptığı kazı çalışmaları sebebiyle davacı şirketin alt yapısına verilen zararların tazmini istemine dayandığı görülmüştür. Başlatılan beş ayrı takip dosyası için tek bir dava açılmış olup, niteliği gereği davaların yığılması söz konusudur. Bu durumda her bir dava ayrı birer dava olma özelliğini yitirmemektedir. Davaların taraflarının aynı olması ve hukuki sebebin benzer olması nedeniyle beş ayrı takibe karşı davaların yığılması şeklinde işbu davanın açılabileceği mahkememizce kabul edilmiştir. Alacağın niteliğine göre dava şartlarının incelenmesi gerekmektedir. HMK md. 114’te dava şartları düzenlenmiştir. Bu maddenin birinci fıkrasının b bendi “yargı yolunun caiz olması” şeklindedir. Dava şartları yargılamanın her aşamasında mahkeme tarafından kendiliğinden özetilmesi gereken unsurlardır. Bunlardan birinin eksik olması halinde davanın usulden reddine karar verilir.
Somut olayda davalı taraf ... olup, ... kamu tüzel kişiliğini haiz bir kuruluştur. ...’nin kamu hizmeti görürken vermiş olduğu zararlar hizmet kusuru kapsamında değerlendirilmektedir. Hizmet kusuruna ilişkin açılacak tam yargı davalarında ise idari yargı yoluna gidilmesi gerekir. Bu hususta Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından verilen 05/02/2024 tarihli 2023/545 E. ve 2024/40 K. sayılı ilamda “17. Yukarıda anılan mevzuat hükümleri ve yerleşik içtihatlar uyarınca, kamu tüzel kişiliğini haiz ... nün (...) hizmet kusurundan kaynaklanan zararın ilamsız icra takibine ve dolayısıyla itirazın iptali davasına konu edilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır.
18. Kamu hizmeti yürüten idarenin bu hizmeti yürüttüğü sırada verdiği zararın tazmini istemiyle açılan dava, kamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin, bu hizmetin yürütülmesinde hizmet kusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığının saptanmasını gerektirmektedir. Bu hususların saptanması ise idare hukuku ilkelerine göre yapılabileceğinden, 2577 sayılı Kanun'un ilgili maddesi kapsamında bulunan tam yargı davasının görüm ve çözümünde idari yargı yeri görevli bulunmaktadır.
19. Bu durumda, davalı idarenin hizmet kusuru nedeniyle verdiği ileri sürülen zararın tazmini istemi niteliğindeki davanın, idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.” şeklinde karar verilmiştir. Somut olayda da zarara sebep olan kazı çalışmalarının davalı idarenin görmekte olduğu kamu hizmetine ilişkin olduğu ve hizmet kusuru olarak nitelendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Bu sebeple hizmet kusuruna ilişkin idari yargıda dava açılması gerekirken adli yargıda dava açılmasında HMK md. 114/1-b uyarınca yargı yolu caiz olmadığından davanın usulden reddine karar verilmiştir. Yargılama giderlerinin hesabında ve istinaf sınırının belirlenmesinde her bir takip için açılan itirazın iptali davasının ayrı bir dava olduğu gözetilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın HMK. Madde 114/1-b ve 115/2 uyarınca yargı yolu caiz olmadığından dava şartı yokluğu sebebiyle REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 971,49-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-.... İcra Dairesinin 2024/ ... esas sayılı dosyasına yönelik açılan itirazın iptali davası yönünden; davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 1.601,52-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-.... İcra Dairesinin 2024/ ... esas sayılı dosyasına yönelik açılan itirazın iptali davası yönünden; davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 5.035,13-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-.... İcra Dairesinin 2024/ ... esas sayılı dosyasına yönelik açılan itirazın iptali davası yönünden; davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 3.816,67-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-.... İcra Dairesinin 2024/ ... esas sayılı dosyasına yönelik açılan itirazın iptali davası yönünden; davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 1.736,60-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-.... İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı dosyasına yönelik açılan itirazın iptali davası yönünden; davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 3.146,63-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığı ancak sarf kararı düzenlenmediği görülmekle; Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecek olan 2024 Yılı Arabuluculuk Asgari Ücret tarifesi uyarınca hesaplanan 3.600,00.-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
-Sarf kararı düzenlendiğinde; arabuluculuk ücretinin tespit edilenden eksik/fazla olması durumunda bakiye miktarın iadesine ya da tahsiline ilişkin talep halinde işlem yapılmasına,
10-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/02/2025

Katip ...
¸

Hakim ...
¸

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim