Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/5
2024/713
2 Aralık 2024
T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/5 Esas
KARAR NO : 2024/713
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/01/2024
KARAR TARİHİ : 02/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı Müvekkil Şirketin, unvanından da anlaşılacağı üzere ... tarafından üretilen ... , ... , , ... vb. birçok şarap nev'inin satış ve pazarlaması ile iştigal ettiğini, davalı ... ... ile davacı müvekkili Şirket arasında 22.04.2015 tarihli şarap satım 'şmesi akdedilmiş olup işbu sözleşme, davalı borçlunun ödeme koşullarına uymaması nedeniyle müvekkili şirket tarafından feshedilmek zorunda kalındığını, Zira, daha önce davalının borcunu ödememesi nedeniyle cari hesap alacağının tahsili amacıyla müvekkil şirket tarafından davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2016/... e. sayılı yasal takip başlatıldığını, müvekkili şirket tarafından ... Noterliği 28.11.2016 tarihli ... yevmiye no'lu ihtarnamesi ile davalının ödeme koşullarına uymaması nedeniyle 22.04.2015 tarihli sözleşmenin feshedildiği ve fesih sebebiyle ... Seri A Sıra Numaralı 51.451,26-TL hizmet bedelli fatura alacağının tebliğden itibaren 3 (üç) gün içerisinde ödenmesi hususları davalıya ihtaren bildirildiğini, bahse konu ihtarname davalı borçluya tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenle, tarafınca .... İcra Müdürlüğü 2018/... E. (yeni esas:2022/...) sayılı dosyası ile 50.161,35-TL fatura alacağının tahsili için icra takibi başlatılmak durumunda kalındığını, iş bu nedenlerle müvekkili şirket tarafından alacağının tahsili için .... İcra Müdürlüğünün 2022/... E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yapılmış ise de davalı borçlu, borcu bulunmadığı gerekçesiyle takibe itiraz etmiş ve takibin durmasına neden olduğunu, davalı borçlunun sırf zaman kazanmaya yönelik haksız ve kötü niyetli itirazı karşısında itirazın iptalini temin yönünde huzurdaki davanın ikamesi zarureti hasıl olmakla; tarafımızca dava şartı olan Arabuluculuk kurumuna başvurulmuş ise de 06.10.2023 tarihinde yapılan arabuluculuk toplantısında anlaşma sağlanmadığını bildirip, davalı borçlunun haksız itirazının reddi ile takibin aynen devamına karar verilmesini, itiraz haksız ve kötü niyetli olmakla %20'den az olmamak kayıt ve şartı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde açılacağını, davacının iddiaları ve talepleri kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davalı tarafın ikamet adresinin İzmir olduğunu, sözleşmenin ifa edileceği yerin İzmir İli olduğunu, davanın açıldığı mahkemenin yetkili olmadığını, bu sebeplerle yetkiye karşı itiraz ettiklerini, öncelikle davacının iddia ve taleplerini kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla belirtmek gerekir ki, davacının talep ettiği alacakların zamanaşımına uğramış olması nedeniyle davanın öncelikle zamanaşımı yönünden reddinin gerektiğini, müvekkilinin karşı tarafa bir borcu bulunmadığını, davacı tarafın aynı konu için iki farklı icra müdürlüğünde takip başlatmış olduğunu, mükerrer şekilde müvekkilinin aleyhine haksız şekilde takip başlattığını, davacı tarafın, reklam bedeli olarak belirlenen parayı geri istediğini, alkol ürünleri satıcıları kendi ürünlerinin göz önünde olan mekanlarda satışının yapılarak reklamının yapılması için bu uygulamada mekanlara reklam bedeli verdiğini, davacı tarafın müvekkili şirketin işletmesinde reklamı yapılmış olup, Türkiye'nin önemli tatil beldelerinden olan Alaçatı gibi bir yerde sözleşme gereğince satışı ve reklamı belirlenen şekilde yapılmış olup, müvekkilinin sözleşme gereği edimini yerine getirdiğini, davacı tarafın talepleri haksız ve iyi niyet kurallarına uymadığını, ayrıca sözleşme yapıldığında müvekkili tarafından 8.000 Dolar teminat mektubu verilmiş olduğunu, teminat mektubunun ... Bankası ... Ana Şubesi'ne müzekkere yazılarak istenilmesini talep ettiklerini, bir diğer husus davacı tarafın 28/11/2016 yılında ihtarname gönderdiğini beyan ettiğini, İhtarname tarihinden neredeyse 2 sene sonra müvekkili aleyhine 2018 yılında .... İcra Müdürlüğü'nün 2018/... e sayılı dosyasıyla — takip başlattığını, mezkur dosyada da işlem yapılmadığından dolayı takipsizlik ile kapandığını, 2022 yılında davacı tarafından yenileme talep ettiğini ve icra dosyası 2022/... e sayılı dosyasıyla devam ettiğini, davalı müvekkilinin sözleşmede belirlenen tüm edimlerini ifa ettiğini, dava dilekçesinin ekinde sunulan faturada davacı tarafından gerçek olmayan şekilde belirlenen gelecek aylar açıklaması adı altında borcu kabul etmemiz mümkün olmadığını bildirip, davacı tarafa müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığını, dolayısıyla müvekkiline karşı açılan hukuki dayanaktan yoksun haksız ve mesnetsiz olarak açılan işbu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini bildirip, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
....İcra Dairesine müzekkere yazılarak 2022/... sayılı dosyanın gönderilmesinin istenilmiş ve UYAP kaydı dosyamız arasına alınmıştır.
09/09/2024 tarihinde Mali Müşavir, Nitelikli Hesaplama Uzmanı vasıtasıyla rapor aldırılmış ve dosyamız arasına alınmıştır.
GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki sözleşmenin feshi sonucu katılım payının iadesine ilişkin fatura alacağına dayalı takipte itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takibe yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında 22/04/2015 tarihli sözleşme bulunmaktadır. Bu sözleşmeye göre davalı, davacının ürettiği ürünlerin satışını üstlenmiştir. Sözleşmenin 2.1. maddesine göre sözleşmenin sona ermesi için şişe kotası ve süre öngörülmüştür. Yine aynı maddeye göre sözleşmedeki satış hedefinin gerçekleştirilememesi halinde davalı, satışla orantılı olarak davacının verdiği katılım bedelini iade etmeyi taahhüt etmiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre davalının ödemelerini zamanında yapmaması sebebiyle sözleşmenin davacı tarafından 28/11/2016 tarihinde haklı olarak feshedildiği anlaşılmıştır. Zira sözleşmenin fesih şartları sözleşmenin 2.4. maddesinde kararlaştırılmıştır.
Davalı taraf yetki ilk itirazında bulunmuşsa da taraflar arasındaki sözleşmede yetki anlaşması bulunması ve davalının tacir olması sebebiyle yetki anlaşmasının geçerli olduğu gözetildiğinde yetki ilk itirazının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Davalı tarafın zamanaşımı itirazı ise, sözleşmenin 28/11/2018 tarihinde feshedilmesi ile alacağın muaccel hale gelmesi sebebiyle yerinde değildir. Taraflar arasındaki diğer takip dosyası olan .... İcra Müdürlüğü’nün 2016/... Esas sayılı icra dosyasında alacak konusunun bakiye hesap alacağı olması sebebiyle, eldeki dava konusu takip alacağı ile mükerrerlik göstermediği anlaşılmıştır.
Mahkememizce alanında uzman bilirkişilerden alınan 09/09/2024 tarihli rapora göre, takip konusu faturanın tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafın faturaya 8 gün içinde itiraz etmediği ve davacı tarafından satış adedine göre yapılan oranlamanın doğru olduğu tespit edilmiştir. Davalı taraf her ne kadar ticari defterlerinin istinabe yoluyla incelenmesini talep etmiş ise de, taraflar arasındaki sözleşmede yetki anlaşmasının bulunması ve ticari defterlerin mahkememize sunulamaması adına geçerli bir mazeret ispatlanamadığından talebin 15/05/2024 tarihli ara karar ile reddine karar verilmiştir. Davalı tarafın beyan ve savunmalarının incelenmesinde, davacı tarafın verdiği katılım payı ile yapılan satışlara oranla yapılan hesaba bir itirazının bulunmadığı görülmüştür.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, davacının sözleşmeyi haklı olarak feshetmesi sebebiyle davalıya verdiği katılım payının, satış adedine oranla (Sözleşmenin 2.1. maddesine göre) iadesini talep edebileceği, buna uygun olarak yapılan hesaplama ile düzenlenen faturanın sözleşmeye uygun olduğu ve bu alacak için başlatılan takibe davalı borçlunun itirazının yerinde olmadığı kanaati ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Sözleşmeye göre alacağın hesaplanmasının mümkün olması ve faturaya dayanması gözetilerek alacağın likit olduğu anlaşılmış olup, davacının %20 oranında icra inkâr tazminatı talebinin yerinde olduğuna karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın Kabulüne,
-.... İcra Müdürlüğü’nün 2022/... Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline; takibin, 50.161,35 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanarak devamına,
2-10.032,27 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 3.426,52-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 605,83-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 2.820,69-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 605,83-TL Peşin/nisbi Harcı, 15.000,00-TL Bilirkişi ücreti, olmak üzere toplam 16.033,43TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/12/2024
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.