mahkeme 2024/410 E. 2025/586 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/410
2025/586
16 Eylül 2025
T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/410 Esas
KARAR NO:2025/586
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:18/07/2024
KARAR TARİHİ :16/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı / borçlu tarafından 27.11.2022 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü hizmet sahası içinde bulunan ... Mah. ... Sk. No:6 .../... adresinde davalılar tarafından yapılan çalışma esnasında müvekkili şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği tespit edildiğini, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisi müvekkili şirketin yüklenici şirketi tarafından giderilmiş olup işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj ve işçilik gibi bedellerin zarar verenlerden tahsili amacıyla -KDV dahil- toplam 2.558,98 -TL borç davalı yana tahakkuk ettirildiğini, davalı / borçlu tarafından hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine 2.558,98-TL hasar bedeli i1e 107,99-TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 2.666,97-TL'nin tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yapılmış ve borçluya Örnek No: 7 ödeme emri gönderildiğini, davalı ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ettiğini, borçlu itirazında takibe konu borca, borç miktarına, faize, faiz oranına, takibe, asıl alacak ve fer'ilerine külliyen itiraz etmiş, takibin durdurulmasını talep ettiğini, borçlunun itirazı ile mezkur icra takibinin durdurulmasının akabinde işbu dava konusunun her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hasebiyle huzurdaki itirazın iptali davası için dava şartı teşkil eden 6102 S.'lı TTK'nın 5/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş; görüşme sonunda anlaşılamaması üzerine ilgili anlaşamama tutanağı tanzim edilmiş olup işbu dava dilekçe ekinde sunduğunu, Borçlu borca itiraz ederek takibi durdurmuş ise de itirazları haksız ve dayanaksız olduğunu, davalı her ne kadar borcunun bulunmadığından bahisle borca itiraz etmiş ise de icra takibine konu olan alacak, davalıların kusurlu şekilde yürüttüğü kazı çalışmaları sebebiyle uğranılan maddi zararlardan ibaret hasar bedeli olup zarar veren davalı bedelden sorumlu olduğunu, meydana gelen dağıtım tesisi hasarı ve enerji kesintisi müvekkili şirketin yüklenici şirketi tarafından giderilmiş olup işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj, işçilik bedelleri ile hasardan kaynaklanan diğer kayıplar müvekkili şirketin maddi zararına sebebiyet verdiğini, nitekim huzurdaki dava ile birebir aynı mahiyette yüzlerce dava dosyası görülmüş ve müvekkili şirketin delilleri ışığında müvekkili şirket lehine davaların kabulünü yönünde kararların verildiğini, borçlunun borca itiraz ederek takibi durdurmuş ise de itirazının haksız ve dayanaksız olduğu, davalı her ne kadar borcunun bulunmadığından bahisle borca itiraz etmiş ise de icra takibine konu olan alacak, davalının kusurlu şekilde yürüttüğü kazı çalışmaları sebebiyle uğranılan maddi zararlardan ibaret hasar bedeli olup zarar veren davalı bedelden sorumlu olduğu, söz konusu hasar sebebiyle borç tahakkuku ve akabinde de icra takibine geçildiğini, borçlu haksız fiilden kaynaklı müvekkili kuruma vermiş olduğu zararı tazmin etmemiş, hasar bedeli alacağına ilişkin icra takibine de kötü niyetle itiraz ettiğini, dilekçe ekinde sunulan hasara ilişkin icra takibine de kötü niyetle itiraz ettiğini, hasara ilişkin tutanaklar incelendiğinde davanın haklılığı ve davalıların itirazlarının haksızlığının ortaya çıkacağını, tüm bu açıklanan nedenler ile, borçluların itirazlarının iptaline ve hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye hükmedilmesini, Arabuluculuk vekalet ücreti yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı yan tarafından, ....İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosya nezdinde ... Mah....Sok.No:6 .../... adresinde 27.11.2022 tarihinde davalı ... tarafından yürütülen iş kapsamında, ...'ye bağlı ekipler ve çalışanları tarafından yapılan kazı çalışmaları esnasında davacıya ait tesislerin hasara uğraması dayanak gösterilerek takip başlatılmış, mezkur takibin itiraza uğraması nedeniyle mahkemeniz nezdinde itirazın iptali davası ikame edildiğini, davanın taraflarına ihbar edilmesi nihayetinde, hukuka ve kanuna aykırı mesnetsiz mahiyette açılan davayı cevap mahiyetinde işbu lahiyanın ibraz edilme zaruretinin hasıl olduğunu, haksız fiilden mütevellit zararların tazminini düzenleyen B.K m.49'a göre zararın tazmini için kusur-zarar-illiyet bağı şartlarının oluşmadığını, dava konusu hasar iddiasına bağlı tazminat talebinin muhatabı müvekkili şirket olmadığını, şirketin eylem ve işlemlerinden doğan bir zararın olmadığı hukuken sorumluluklarının bulunmadığını, müvekkili firma tarafından davacı ... firmasının ön bilgisi ve onayı ile kazı yapıldığını ve bu kazı da müvekkili tarafından tüm teknik kurallarını uyulduğunu, kazının yapılacağı yer, yön ve derinlik kazı yapılmadan önce Davacı firmaya yazılı olarak bilgi verildiğini ve davacı firma yetkilisi Teknik Md. ... tarafından imzalanmak suretiyle kazıya onay verildiğini, Davacı firmaya ait olduğu iddia edilen kabloların kazıda meydana çıkınca işlemin yarıda kesilerek davacı firmaya haber verildiğini, yapılan kazıda bu beklenmedik hadise yaşandığını, şematik onay, saha tutanağı onay ve kroki onay belgelerinin sunulmuş olduğunu ve hepsinde de Davacı ... firması yetkilisi ...'in imzası ve onayı bulunduğunu, bu nedenle davacı firmanın bilgisi ve onayı dahilinde gerçekleşen ve teknik şartnameye uygun yapılan kazıda, davacının kendisine ait kablolara zarar verildiği iddialarını kesinlikle kabul etmediklerini, davacı ... firmasının yönlendirmesi ve onayı ile yapılan kazıda yerin altında nereden hangi kablo geçtiğini müvekkili firmanın bilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle de müvekkili firmaya kusur atfedilemeyeceğini, Kazı yapılan yerde müvekkili firmaya ait ruhsatlı bir çalışma yapılmış olduğunu, ... Alt Yapı Yatırım işini yaparken, yatay sondaj çalışmasının yapıldığı yerlerin resimlerinin belli olduğunu, Fakat ... alt yapısına işaret eden herhangi bir durumun yer yüzünde belli olmadığını, birlikte yatay sondaj yapılan yerde ...’un standart derinlikte (100 cm) alt yapısı olması lazım iken yapılan yatay sondaj daha derinden (260 cm) derinlikten gittiğinde rast geldiğini, Hasar Tespit Tutanağının bölgede ... ekipleri ve arıza kaynaklarının yapılmasına müteakip, ... ... (2 adet bakır kablo biri 100 perli diğeri 200 perli, 2 adet ... kablo biri 4 kıllı diğeri de 6 kıllı) olarak tutulmuş olduğunu, Bölgede hasar verilen 113 metrelik AP cinsi kablonun demontaj edilen kısmı ise ne yazık ki 50 metre olarak yazıldığını, Ayrıca bölgede yapılmış olan kazı öncesi bölge fotoğraflarında alt yapı ile ilgili hiçbir menhol belli olmamakla birlikte derinlik olarak daha derinden gidilmesine rağmen ... alt yapısına müvekkil firmaya ait yatay delginin denk gelmesinden dolayı sorumluluk hiçbir şekilde taraflarına ait olmadığını, Burada yapılmış olan ekip raporlarında ...’un alt yapısının bakımı yapılmadığı da belli olduğunu, davacı ... firması kendi görevi olan Menhol yükseltme ve bulma işlerinin bedellerini de müvekkil firmadan istediğini, Bu da davacının kusuruna delil teşkil ettiğini, zamanında yapılmış olan bir bakım çalışmasıyle bu kayıp Menholler bulunsaydı bu iş kazası da belki de ortaya çıkmamış olacağını, Ancak belirttiğimiz gibi tüm bu
olayların ortaya çıkması tamamen davacının kendi kusurundan ileri gelmekte olduğunu, davacı firmanın bizzat kendi başına tuttuğu zarar tutanağı ile var olduğunu iddia ettiği zararını müvekkilinden istemekte olduğunu, zira Mahkemeden alınmış bir delil tespiti yahut bağımsız bir Bilirkişiden alınmış rapor olmadan davacının salt kendi tuttuğu tutanak ile zararın tazminini talep etmesinin ispat hukukunun temeline de aykırı olacağını, davanın reddinin gerektiğini, haksız ve ispat edilemeyen davanın reddini talep ettiğini, kullanılan malzemelerin tespiti ve bedellerin tespiti ile yeniden hesaplanmasının gerektiğini, davacı tarafından talep edilen bedelin fahiş olduğunu, davacı şirket Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliğine 16. Maddesine göre Dağıtılamayan Enerji Bedeli adı altında bedel hesaplamış ve müvekkil idareden talep ettiğini, ancak sözü geçen yönetmeliğin 16. Maddesi; kesintiler için sınır değerler aşıldığında dağıtım şirketinin kullanıcıya tazminat ödemesine ilişkin olduğu, bu nedenle davacı şirket dağıtılamayan enerji bedeli diye adlandırdığı bedelleri müvekkili idareden talep edemeyeceğini, Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliğine göre, abonelerin, yıllık eşik değerlerin aşılmasında veya günlük süreleri aşan kesintilerde dağıtım şirketi tarafından ilgili kullanıcıya tazminat ödenmesinin gerektiğini, yani söz geçen yönetmelik, davacı şirketin abonelere tazminat ödemesine ilişkin olduğu, bu nedenle davacı şirketin eşik kesinti süresi aşım bedelini talep edebilmesi için sözü geçen bedeli ilgili kullanıcılara ödediğini belgelerle kanıtlamasının gerektiğini, dosyada bu konu da hiçbir bilgi ve belgenin bulunmadığını, Davacı tarafından yapılan tesisat imalat işinin mevzuatına uygun olup olmadığının herhangi bir tereddüte yer vermeyecek şekilde tespit edilmesinin gerektiğini, tüm bu açıklanan nedenler ile, müvekkilinin ....İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasında borçlu olmaması nedeniyle davanın reddine, davalının haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle %20 den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı taraf üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Dosya kapsamındaki dava dilekçesi, ekleri ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir.
...' ye ve ... Belediyesi'ne müzekkere yazılarak 03/10/2022 tarihinde belirtilen adreste davalı şirketin kazı çalışması yapıp yapmadığı ve ruhsatının olup olmadığı hakkında Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiş, yazı cevaplarının dosyamız arasında olduğu görülmüştür.
.... İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı dosyası celp edilerek incelenmiştir.
Mahkememizin 07/01/2025 tarihli celsesinin 3 numaralı ara kararı gereğince, Dosyanın mahkememizce resen seçilecek; Elektrik Mühendisi uzman bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup,
Bilirkişi ...' in 21/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda sonuç ve özet olarak,
"Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının yer altı kablolarında ve tesislerinde meydana gelen hasarın davalı tarafından yürütülen bir kazı çalışmasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespit edilmesi ile onarıma ilişkin bedellerin oluşan hasarla uyumlu olup olmadığının tespit edilmesi ve davacının kusurlu olup olmadığının tespit edilmesi noktalarında toplandığı,
Sunulan fotoğraftan ve ... ilgili birimi tarafından gönderilen yazıdan da anlaşıldığı şekliyle, davacı tarafa ait yer altı kablo tesislerinde oluşan hasara sebep olan kazı çalışmasının dava dışı ... GENEL MÜDÜRLÜĞÜ adına çalışma yapan davalı ... ... A.Ş. tarafından yürütülen bir kazı çalışması olduğu,
Davacı ... tarafından sunulan harcama kalemlerine göre; kazı çalışmalarından kaynaklandığı belirtilen hasarın 0,4.-kV kablo dış yüzeyinde zedelenmeye sebep olan bir hasar olduğu ve onarımının ... kullanılarak yapıldığı anlaşılmakla, kullanılan malzemenin hasara ilişkin sunulan fotoğraflarla uyumlu ve bu malzemenin kullanıldığı belirtilen miktarının söz konusu hasarın onarımında kullanılabilecek yeterli ve doğru miktar olduğu, ... tarafından yüklenicisine yaptırıldığı beyan edilen onarıma ilişkin ayrı bir ödeme yapıldığını gösteren fatura, makbuz vb. belge olmadığı için, emsal Yargıtay kararları uyarınca davacının yalnızca kullanılan malzeme bedelini talep edebileceği, Sonuç olarak; davacı ... tarafının 27.11.2022 tarihinde meydana gelen yer altı elektrik kablosu ve dış yüzeyinde zedelenmeye sebep olduğu anlaşılan hasara ilişkin olarak, yapıldığı belirtilen onarıma dair sunulan harcama kalemlerinden yalnızca 264,08 *KDV- 262,90.-TL malzeme bedelinin talep edilebileceği ve alacak tutarının 06.04.2023 takip tarihi itibariyle 291,38.-TL olduğu.." yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Bilirkişi raporunun taraflara usulüne uygun olarak tebligat çıkartıldığı, davacı ve davalı vekillerinin rapora karşı beyan ve itiraz dilekçelerini dosyaya ibraz ettikleri görülmüştür.
GEREKÇE
Dava konusu uyuşmazlık konusunun, .... İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu anlaşıldı.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Dava, davalı tarafından yapılan kazı çalışması sırasında davacıya ait kablolara verilen zararın tazminine ilişkin başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
Davacı alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Davacının alacağı, davalıların yaptığı çalışma sırasında davacıya ait alt yapıya zarar vermelerinden kaynaklanmaktadır. Hukuki niteliği itibariyle dava konusu alacak, haksız fiile dayanmaktadır. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden davalıların, dava dışı firma ile yaptıkları sözleşme kapsamında yapılan kazı çalışmaları sırasında davacıya ait alt yapı kablolarına zarar verildiği anlaşılmıştır.
Yüksek mahkeme içtihatları kapsamında davacı şirket yalnızca, meydana gelen zarar sebebiyle ödeme yaptığı bedeli zarar verenden talep edebilir. Zarar meydana gelmeseydi dahi yapılacak olan giderleri ise talep edemez. Denetime elverişli ve usulüne uygun düzenlenmiş bilirkişi raporu uyarınca davacının, meydana gelen zarar sebebiyle yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde 262,90 TL zarar talebinde bulunabileceği ve takip tarihine kadar 28,48 TL faiz talep edilebileceği hesaplanmıştır.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; yukarıda açıklanan sebeplerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve alacak likit olmadığından şartları oluşmayan icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen gerekçeler uyarınca;
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
2-.... İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı takip dosyasına yapılan davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 291,38.-TL ' lik kısmının iptaline, 262,90.-TL asıl alacak ve 28,48.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 291,38.-TL üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte devamına,
Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
İcra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan, Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 615,40.-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 427,60.-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 187,80.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 291,38.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 2.375,59.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 427,60.-TL Başvuru Harcı, 427,60.-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 855,20.TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan; 7.000,00.-TL Bilirkişi ücreti, 74,00.-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 7.074,00.-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 772,87.-TL' lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,
9-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 3.120,00.-TL arabuluculuk ücretinin, 340,88-TL' sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 2.779,12.TL ' sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/09/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.