Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/344

Karar No

2025/72

Karar Tarihi

10 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/344 Esas
KARAR NO : 2025/72

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/06/2024
KARAR TARİHİ : 10/02/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; iş bu dava görevli ve yetkili mahkemede ikame edildiğini, davanın taraflarının ticari şirketler olup her iki şirket de ticari amaçlı olarak ticari faaliyet içerisinde bulunduklarını, bu nedenle görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davaya konu icra takibinin, müvekkili şirketin, ... ... AŞ.'ne gönderdiği 25.320,00.-EURO avansın iadesi talebinden kaynaklandığını, söz konusu borcun para borcu olduğundan, götürülecek borç olduğunu, 6098 Sayılı TBK m.89/1 gereği para borçlarında yetkili mahkeme alacaklının yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, bu nedenle işbu davada İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu,
davalının hem İstanbul İcra Müdürlüklerinin yetkisine hem de ... Arabuluculuk Bürosunun yetkisine itiraz ettiğini, huzurdaki dava öncesi tarafınca 18.01.2024 tarihinde ... Arabuluculuk Bürosunun 2024/... büro no, 2024/ ... arabuluculuk no.lu dosyası ile başvuru yaptığını, karşı taraf ... ... A.Ş. vekili yetki itirazında bulunduğunu, ... Sulh Hukuk Mahkemesi 2024/ ... E., 2024/ ... K. Sayılı, 09.02.2024 tarihli kararı ile "Yetki itirazı yerinde görülmediğinden REDDİNE" kesin olarak karar verdiğimi, Söz konusu başvuru dosyası yeniden 21.02.2024 tarihinde, ... Arabuluculuk Bürosu tarafından 2024/ ... büro no, 2024/ ... arabuluculuk no ile arabulucuya tevdi edildiğini, taraflar arasında yapılan arabuluculuk görüşmesinde anlaşma sağlanamamış, dosya "Anlaşamama" şeklinde kapatıldığını, müvekkili şirket kamu bankasından yatırım kredisi alarak Güneş Enerji Tesisi kurup işlettiğini, müvekkili şirketin, davalı şirketin 22.03.2022 tarihinde gönderdiği teklife istinaden, davalı şirketten 13 adet Huawei marka ... model İnverter (1 adeti 5500 Euro' dan 13 adeti 71.500,00.-Eurodur) ve 3 adet smartlogger için 74.000,00.-Euro bedelli sipariş verdiğini, söz konusu teklifte; "Ödeme şekli: Sipariş Avansı olarak %30" şeklinde düzenlendiğini, bu teklife uygun olarak, Ziraat Katılım Bankası müvekkili şirket adına, 30.03.2022 tarihinde, davalı şirkete 25.320,00.-Euro avans ödemesi yaptığını, davalı şirketin 22.03.2022 tarihli teklif mailiyle ilettiği teklif formuna göre 22.03.2022 tarihli proforma fatura düzenlediğini ve 22.03.2022 tarihli proforma faturaya göre ise müvekkili şirketçe, ... AŞ. ... Şubesine inverter proforma faturasına göre avans ödemesi yapılması talimatı verildiğini, davalı şirket sahibi ... 'ın, müvekkili şirket yetkilisi ... e 28.06.2022 tarihinde gönderdiği mailde "25.320,00EURO Avans Ödemesi Yapıldığını" kabul ettiğini, müvekkili şirketin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun kendisine verdiği sürelerle bağlı olup, bir yandan banka kredi koşullarına göre, bir yandan da EPDK'nın projeye verdiği süre içinde tesisin devreye alması zorunlu olduğunu, mücbir sebepler dışında EPDK, bağlantı anlaşmaları için süre uzatım kararı vermemekte, bir milyon euroyu aşan yatırımla kurulan tesis atıl kalmakta ve üretime geçme imkanı olmamakta, bunun yanında banka kredi geri ödemeleri yapılması gerektiğini, Bu nedenlerle, EPDK'nın müvekkiline verdiği süreler içinde imalat yapılarak, tesisin elektrik üretimine hazır hale getirilmesi, müvekkili şirket için hayati öneme sahip olduğunu, 11.12.2023 tarihli ihtara rağmen davalının, söz konusu avansı iade etmemesi nedeniyle, davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2024/... E., Sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatılmış, ödeme emri 17.01.2024 tarihinde gönderilmiş, davalı 17.01.2024 tarihinde kötü niyetli ve gerçeğe aykırı olarak "borcu olmadığı gerekçesi ile" takibe itiraz etmiş ve icra müdürlüğüne "takibin durdurulmasına" karar verildiğini bildirip, iş bu nedenle itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, fazlaya ilişkin haklarısaklı kalmak kaydıyla;
davanın kabulü ile müvekkilinin davalı-borçlu aleyhine başlatmış olduğu ... İcra Müdürlüğünün 2024/... E. Sayılı icra takibine yapılan hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptaline karar verilmesini, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı-borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı-borçluya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... ...... Tic. A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; İstanbul İcra Daireleri ve mahkemelerinin yetkisiz olduğunu, davanın usulden reddinin gerektiğini, ilamsız icra takibi borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesi tarafından yapıldığını, sözleşmeden kaynaklı para veya teminat alacağı söz konusu ise sözleşmenin ifa yerindeki icra dairesi de yetkili olduğunu, kaldı ki dava dilekçesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, davacı davasını "sebepsiz zenginleşme" hükümlerine dayandırmış olup, sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında yetkili mahkeme de yine davalının yerleşim yeri olduğunu,
buna göre müvekkili şirketin yerleşim yeri Ankara ili olduğunu, sözleşmeden kaynaklı para alacağı olduğu iddiası varsa bile, sözleşmeden kaynaklı para alacaklarında sözleşmenin ifa yerinin yetkili olduğu gözetildiğinde, proforma faturadan da açıkça tespit edildiği gibi ifa yeri "ankara depo araç üstü olduğunu, bu durumda da yetkili yer ankara mahkemeleri olduğunu, davacının ahde vefa ilkesine ve dürüstlük kuralına aykırı olarak sözleşmeyi haksız olarak tek taraflı feshetmiş olduğunu, huzurdaki davanın hukuki dayanağının bulunmadığını, taraflar arasındaki teklif ve proforma faturada da belirtildiği ve davacınında kabulünde de olduğu üzere, taraflar ödeme şeklini "sipariş avansı olarak %30, kalan bakiye ürünler depodan çıkmadan önce peşin (havale/eft)" olarak belirlendiğini ve kabul ettiklerini,
bu kapsamda yine müvekkili şirket tarafından 03.10.2023 tarihinde ürünlerin depodan çıkmaya hazır olduğu bilgisi davacı şirkete yazılı olarak verildğini ve anlaşmaya uygun olarak ürünler depodan çıkmadan önce ödemenin gerçekleştirilmesi için davacı şirketten dönüş istendiğini, müvekkili şirketin 03.10.2023 tarihli dönüş talebine davacı şirket tarafından 18.10.2023 tarihinde dönüş yapıldığını ve faturalama işlemlerinin hangi şirketler adına yapılacağı bilgisi verildiğini, bu maile müvekkili şirket tarafından aynı gün içinde cevap verilerek devir işlemleri için elleçleme işlemlerine başlandığı bilgisi verildiğini,
elleçleme işlemlerinin tamamlanmasına müteakip müvekkili şirket tarafından taslak faturalar oluşturularak davacı şirkete 23.10.2023 tarihinde yine mail üzerinden iletildiğini, ve ödemenin gerçekleşmesine müteakip derhal ürün devirlerinin gerçekleştirileceğinin bildirildiğini, davacı ürünleri tamamen kendisinden kaynaklanan sebeplerle teslim almamış olduğunu, kötü niyetli olarak ve hukuka aykırı şekilde icra takibi başlattığını, bu sebeple davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini bildirip, öncelikle davanın yetkisizlik nedeni ile, mahkeme aksi kanaate ise davanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine
karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
.... İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı dosyasının gönderilmesi istenilmiş ve dosyanın UYAP kaydı dosyamız arasına alınmıştır.
GEREKÇE:
Dava, avans iade talebine ilişkin başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
İtirazın iptali davalarının dinlenebilmesi için öncelikle usulüne uygun bir takibin bulunması gerekir. Bu husus İİK md. 67 uyarınca özel dava şartı niteliğindedir ve mahkemece re’sen gözetilmesi gerekir. Dava konusu takibin incelenmesinde davacının alacak talebinin EURO cinsiden olduğu görülmüştür. İİK md. 58 uyarınca takip talebinde ‘alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi’nin gösterilmesi zorunludur. Yabancı para taleplerinde, talep edilen bedelin TL karşılığının takip talebinde ve ödeme emrinde gösterilmesi kamu düzenine ilişkin bir husustur. ... BAM ... HD’nin 2019/ ... Esas ve 2020/ ... Karar sayılı ilamında bu husus “İİK'nın 58/3. maddesi gereğince alacaklı yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığını takip talepnamesinde ve buna bağlı olarak düzenlenen ödeme emrinde göstermek zorundadır. Bu husus kamu düzeni ile ilgili olduğundan süresiz şikayete tabidir.” şeklinde belirtilmiştir. Dolayısıyla yabancı para alacakları yönünden takip talebinde ve ödeme emrinde bedelin TL karşılığının gösterilmemesi, takibi usul yönünden sakatlamaktadır. Bu husus kamu düzeninden olduğundan ve özel dava şartı sayıldığından mahkemece kendiliğinden incelenmesi gerekir.
Somut olayda davacı alacaklının takip talebinin ve ödeme emrinin incelenmesinde talep edilen EURO cinsinden alacağın TL karşılığına yer verilmediği görülmüştür. Bu sebeple dava konusu takip İİK md. 58 uyarınca usul ve yasaya uygun olmadığından, ortada dinlenebilecek bir itirazın iptali davası bulunmadığı kanaatiyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın dava şartı yokluğu sebebiyle REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 10.982,52-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 10,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 7/2 gereği hesap ve takdir olunan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu ( ... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/02/2025

Katip ...
¸

Hakim ...
¸

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim